Ben ki; hala cebimde martılar saklarım, yüreğimde maviler.
( Eda Tanses )
.
.
.
.
.
[ Muğla, Fethiye, Yanıklar, Karaot Plajı, 21.09.2025 ]
seen from Indonesia

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Yemen

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Germany
seen from Türkiye

seen from United States
seen from Estonia
seen from United Kingdom
seen from Australia
seen from United Kingdom
Ben ki; hala cebimde martılar saklarım, yüreğimde maviler.
( Eda Tanses )
.
.
.
.
.
[ Muğla, Fethiye, Yanıklar, Karaot Plajı, 21.09.2025 ]

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
ilk EP’m Güldestenin ilk parçası Sarı Gelin’i üç dilde, türkçe, azerice ve ermenice seslendirdim. buraya bırakayım, bir vakit dinlersiniz.
Harita denizi olmayan şehirlere deniz çizmiş kadın @edatanses bu gece 23.00"da canlımızda..! #edatanses #rolanizm #mixerce #geceyeselsam
beni hep böyle dile geleyim istiyorum, hep çiçek böcek. ben de kendimi hep böyle düşleyeyim mesela, hep bahar bahçe.
yeni yıl vol. 4
bir insanı koşulsuz şartsız sevmek, aslında ne kadar tehlikeli ve yanlış bir şeymiş. bunu on yıl önce idrak edip, uygulamaya alan akranlarıma gözlerimi kaçırarak selam ediyorum. istanbuldayım bir kaç gündür, yalnızım da. baya baya yalnızım. bu gibi süreçleri yılda bir iki kez kendime zoraki yaşatıp, duygu dünyamı yeniden toparlıyor, eskiyi püsküyü seçiyor, yanlış bulduklarımı raflara kaldırıp yerlerine yerleştirmek için kullanıyorum.
kaldığım otelden ezan sesi duyulmuyor. tuhaf, ezan sesi olmadan istanbulda olma duygusunun bir yanı eksik sanki. gökçeada geliyor aklıma, evin önünde koşuşturan tavuklar, eşeğiyle sokağı inen yunan amcanın her gün bize süt getirmesi, arka bahçedeki incirler. çocukluğuma özlem duyuyorum sonra, aklıma gelen her deli fikri hemen oyuna döküşlerim, o tatlı telaş, o ciddi duruş.
insan insanın en büyük hayal kırıklığı ya işte, ne bileyim, öyle de garip bir girdaptayım. yıl da bitti üstelik, yeni bir deftere en güzel yazımla yazılar yazma arzusu var içimde... bir hüzünlü haller işte.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Lale Koçgün’e eşlik ettim.. __________________________________
Tembur & Solist: Lale Kocgün Guitar & Vocal: Eda Tanses Flute: David Bernast __________________________________
Bugün ben bir güzel gördüm Bakar cennet sarayından Kamaştı gözümün nuru Onun hüsnü cemalinden Bahçanın kapısın açtım Sanırsın cennete düştüm Sevdim coştum helâllaştım Bûse aldım yanağından Salındı bahçaya girdi Çiçekler selâma durdu Mor menekşe boyun eğdi Gül kızardı hicabından Bahçanın kapısı güldür Dalında öten bülbüldür Emrah da bir edna kuldur Bağışla geç günahından __________________________________ Kaynak: Ibrahim Karataş Derleyen: Mustafa Hoşsu Yöre: Tokat
“seyyah güzele bir dal diken uzatmış, kız gül açmış. kıza sazından bir tel koparmış, kız ezgi olup kainata karışmış. güzele bohçasından üç beş kelam vermiş, kız şiir olmuş.”
22 July 2017 | #EdaTanses | hikâyenin tamamı
ki ben her sene cân'ım Sabâhattin'im Ali'm ile kutlarım doğum günümü. her sene bir mum da ona yakar, bir dilek de ona tutarım. ki ben her sene yine biraz Raif efendi olur özüme kapanır, biraz Madonna olur dışıma taşarım... ama bazen, işte bazen de Yusuf olurum, çıkamam kuyu diplerinden, kendi boşluklarımda çırpınışı kendime çok görürüm. inzivaya çekilip, martı ayaklarına tutunup göğe çıkmayı diler, diler de yine tırmanışa beş kala köklerime sarılıp dallarımı es geçerim. şimdi yine; sen ki ruhuma eş; varlığıma mânayı, satırlarıma derinliği seninle katıyorum işte dostum diye söz'e girmek istedim. dönem dönem yep yeni döngülere gebe kalır bâzı satırlar. zaman zaman yeni sayfalardan ziyade yeni defterler, farklı kitaplarda devam etmek zorunda bırakılırız hikayelere. öyle de bir döngünün ilk satırını yazdım dün eski bir dost ile. ki vatan da, yurt'da, memleket'de toprağa değil, gönüle işlenendedir. uzun zamandır uğramadığım evimin kapısını çalmak gibi bir şeydi bu. ne denli toz duman olsa da etraf, ne kadar uzun süre terk etmiş olsan da, ev senindi ve kapı açıktı. kapısı olmayan sinelerde gezginliğin mânasını asla izah edemeyeceğim kadar içi boşaltılmış insanlarla münakaşadan yorulduğumu fark ettim. her derinliği yüzeyselleştiren, her daim dünyevi başarılarla övünen, övündükleri boşlukları başka insanların mor'dan bozma hayallerini gri'ye bulamak için kullanan insanların ezbere satırlarında solan bir gülistanı izledim geçenlerde. bir gün, beş gün, on ay, bir yıl, bir ömür ve hiç işte. insan kazanmamın mânasından dem vuramadan daha "sen ki kendinden vazgeçmişken, senden asla vazgeçmeyen insanlar biriktirebilmiş olmak gibi bir şeydi bu gömleğinin sol cebinde" notumu hatırladım ve sustum. demem o ki, Sabahattin Ali'nin satırlarından yola çıkarak yeni bir yolun başında koşuya hazırlanan heyecanlı bir çocuk gibi, pek yakında size turkuaz şarkılar bırakıp, pembe satırlardan, mosmor hayallerden bahsedeceğim. 😌🙋🏽🌱 #renewing ——————— © #edatanses