Her canlı bir gün "HAYIR"ı tadacaktır.
Mesela öyle bir insanım ki bana kafam iyiyken çaktırmadan kırmızı reçete ilaç yutturan, erkek arkadaşımla aramı bozan, yuvama kor ateşler düşüren, her gün kapıma dayanan sapık çocukluk arkadaşımla ev tuttuğumu farketmem yaklaşık sekiz ayımı aldı. Evet, tam sekiz ay öncesinde ben bu insansı bireyle neden uzun zamandır görüşmüyordum acaba diye bir boşluk vardı zihnimde. O boşluğu anımsayamadığıma göre önemsiz bir kırgınlık olsa gerekti. Tabii o esnada ben bu muhteşem travma yokedici beynimin bilincinde değilmişim. Bir de ne göreyim; aynı evde yaşıyoruz, aa ne tatlı kardeşlik hissi, evde yalnız olmama hissi derkeeeen... evet, benden daha az unutkan olmaya dursun evil corp üyesi olduğundan şüphe duyduğum yakın bir arkadaşım bütün geçmişime ışık tuttu ve kendisiyle beraber benim beynimin anı imha kapasitesine şaşırdık. El ele verip yepyeni maceralara açıldık demek isterdim ama esas macera evin içinde şiddetleniyordu. Aşırı paranormal soğuk kış gecesi hikayelerinin tam ortasında sekizinci ayımıza ayak basmıştık. Artık sıcaklar geldiğinde daha dünyevi alemlerden sınanırız diyordum. Fakat öyle de garip oldu ki kendimi hem öte alemin, hem de bu alemin şiirselliğinde yaşamam gereken manyak bir Edgar Allen Poe hikayesinin içinde aşırı dramatik günlerime devam ederken buldum. Neyse, "Ada ben ayrılmak istiyorum!" dedim. Olay çıkartmaya çalıştı. Olmadı. "Hastayım ben! Yoksa seni asla üzmem."dedi. Yemedim. "Ev bende o zaman, git! Kirayı nasıl öderim?" dedi. "O senin sorunun, halledemeyeceksen sen de gidebilirsin." dedim. "Yook, bu işi çikolata ve çiçekle çözemez miyiz?" dedi. Türlü yöntemlerle ve kıvraklığıyla manipüle etmeye ant içmiş bu sinsi ve hunili birey karşısında yılmadım. Sen yılansan, ben de yılanım dedim. Ömrümde hiç bu kadar sağlam hayır dememiştim. Milli oldum resmen. Öyle mühim, öyle başarı, gurur ve göz yaşı dolu bir hayır dedim ki aylarca kafasını ütülediğim doktora videosunu çekip atmak isterdim. Ard arda, bıkmadan, gerçek bir savaşçı gibi.. Neyse sonuca ulaşmam, taşınma, kaçma, soyutlanmam gibi eylemler için önümde çılgın bir zaman daha var ama yine de hayır dememi kutlayarak bu süreci keyifle geçirmekte olacağım. Her canlı bir gün "HAYIR"ı tadacaktır diye başladım ve böyle de bitiriyorum. Ayrıca, olumlamacı dostlar bu size gelsin. Ve öyle de oldu! Teşekkürler. Kib. Bye.











