16 Devlet Yönetim Sistemi
Son yıllarda neredeyse ilahi bir düzen gibi sahiplenilen demokrasi bir devlet yönetim sistemidir. Yöneticilerini, yöneticilerin seçtiği yada seçtiğini zannettiği bir yönetim sistemi. Ancak tek ve kutsal yönetim sistemi bu değildir. Türlü türlü yönetim sistemleri uygulanmıştır ve uygulanmaya devam etmektedir.
bu yazımda bunları derlemek istedim. Aklıma gelen 16 tanesini burada birer ikişer cümle ile paylaşmak istedim. Muhakkak birçoğunu bir yerlerden duydunuz, kimine sempatiniz kimine antipatimiz olabilir. ancak bugün bir yerlerde bazı insanlar size aşağıda çok garip ve mantıksız gelecek olan yönetim sistemleri ile yönetiliyorlar.
Bir söz vardır ya halklar layık oldukları gibi bir yönetici tarafından idare edilir diye. Bu söz her aklıma geldiğinde biz nasıl bir suç işledik diyesim geliyor. Durduruyorum kendimi. Fatih Sultan Mehmet gibi, Mustafa Kemal Atatürk gibi kendilerine duacı olduğumuz nice liderlerin torunu olmaktan gurur duyuyorum. Son elli yılda başımıza gelenlerinse birer kaza olduğunu varsaymak istiyorum.
Neyse, özetle yeryüzünde en çok rağbet gören yönetim sistemleri şöyle;
Cumhuriyet : Hükumet, hür iradeyle aday olmuş veya belirli bir kesim tarafından aday gösterilmiş kişilerin halkın oyları ile seçilmesi şeklinde kurulur. Demokrasi : Demokrasi, halkın belirlediği kurallar anlamına gelir. Günümüzde bu terim politik sistem şeklini almıştır. Günümüzdeki anlamı ile demokrasi halk tarafından belirlenmiş kişilerin yine halk tarafından belirlenmiş kurallara göre halkı yönetmesidir.
Teokrasi : Teokraside yönetim din görevlileri tarafından Yaradanın (Allah, Tanrı, İlah…) belirlediği düşünülen kurallara göre sağlanır. Kurallar insanüstü bir merkezden belirlendiği için halk tarafından da kutsal olarak addedilir ve esasının değiştirilmesi söz konusu değildir.
Otokrasi : Yönetim güç sahibi belirli bir zümrenin elindedir. Güç bir kişinin elindedir ve kararları ile halkı dizginleme eğilimi vardır. Teokrasi : Yönetim gücü bir kısım bilim ve teknik insanın elindedir. Yöneticiler teknik yeterlilik ve becerilerine göre belirlenirler. Genellikle kişisel güç ve varlıkları çok etkili değildir.
Faşizm : Tüm kontrolün tek bir kişinin elinde olduğu bir yönetim sistemidir. Farklı kültür ve davranış tiplerine tahammülü yoktur. Tek tip halk ideali üzerine kuruludur.
Anarşi : Anarşi, yasanın olmaması üzerine kuruludur. Düzensizlik ve kanunsuzluk en büyük besin kaynağıdır. Genellikle mevcut hükumetin başarısızlığı sonucu ortaya çıkar.
Monarşi : Yüksek otorite sağlamış tek bir kişinin hükümranlığında yürüyen yönetim biçimdir. Genellikle krallık, padişahlık gibi sistemlerdir. Yürütme gücünün kimde olduğu çok net değildir.
Oligarşi : Azınlıkların belirlediği kurallara göre yönetim. Belirli bir aile, holding gibi güç sahibi bir azınlık tarafından belirlenen kuralların esas olduğu yönetim sistemi.
Plütokrasi : Genellikle zengin bilim insanları diye bileceğimiz bir zümre tarafından belirlenen kurallara göre yönetim. Yönetim kurallarının esası da genellikle akılcılığı dayanır.
Tiran : Anayasa ve hukuk kurallarını tanımayan önderler tarafından yönetilmek. Liderler, gerek kendi halkına gerekse diğer halklara zulüm etmekten geri durmazlar.
Totaliter : Tüm kontrolün tek bir merkez elinde tutulduğu yönetim sistemidir. Diktatörlüğe giden ilk adım olarak düşünebiliriz. Bireysel özgürlükler sınırlandırılmıştır.
Federasyon : Ülke içinde küçük ülkeler barındırmak gibidir. İçişlerinde bağımsız dış işlerinde merkezi devlete bağımlı yönetim birimleri gibi düşünülebilir.
Komünizm : Devlet, endüstri üzerinde tek söz sahibidir. Halk eşit miktarda üretim sorumluluğunu yerine getirmekle yükümlüdür. Sınıf ayrımı ve üstünlük yoktur.
Cunta : Zor kullanarak yönetime el koyan tabaka demektir. Genellikle askeri bir grup kendi başına karar ve inisiyatif alarak yönetime el koyar.
Diktatörlük : Günümüzdeki kullanımı sınırsız yönetim gücü elde etmiş kişiler demektir. Diktatörler kendilerini hukuk kurallarını belirlemeye ve esnetmeye yetkili hisseder.












