Birbirine değmiş iki dudak, arzunun en yakıcı hâlidir. Ten, teni çağırır; nefes, nefesi çeker. Ve o ince tükürük bağı… Tutkunun ipince bir sızı gibi uzayıp gerildiği çizgi. Bu bir öpüş değil, arzunun sabırsız kıyısıdır. Dudakların henüz susmadığı, ama artık konuşamayacağı an.















