Zor günler, bitmeyecek gibi gelen seneler, bunalımlar, ataklar, diş çıkarmalar, odada yalnız kalamamalar, yemek yememeler, kafasını duvara vurmalar.. Hepsi geçiyor değil mi?
Annelik deli işi. Ya çok gençken bir bebeğe sahip olmalı ya da hiç olmamalı. Gerçekten sabır işi inanın. Hani klişedir hep derler bir gülüşü yeter diye.. Bir sene aralıksız durmadan ağlasa, 10 sene boyunca dişleri çıksa, 5 sene atak dönemi olsa yine de bir kez gülümsese her şeye değer. O uykusuzluğa, o asosyalliğe, o sinir krizlerine,hepsine ama hepsine değer. Yeter ki şu küçücük dudakları kıvrılsın da o yeni yetme iki dişi görünsün diyorsun. Dedim ya annelik deli işi.
O ateşlenmesin, onun canı sıkılmasın, o üzülmesin, aman o taş onun ayağına değmesin diye diye bir gün bir bakıyorsunuz delirmişsiniz. Baya hemde böyle huni takma seviyesinde. Sizden başka hiçkimse ona iyi bakamayacakmış gibi geliyor. Bir bardak suyu bile sizden başkası içiremez gibi hissediyorsunuz.
Hele bir de yalnızsanız. Ailenizden uzaksanız. Her şey daha da zor oluyor.
Bilmiyorum niye ama bir kez de ben dökeyim istedim içimi.