anzak -- 8.2

seen from China
seen from China

seen from Malaysia

seen from Canada

seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from South Korea
seen from United Kingdom
seen from China
seen from India

seen from Malaysia

seen from China

seen from Malaysia
seen from China
seen from United Kingdom
seen from Malaysia
seen from Israel

seen from United States
seen from China
anzak -- 8.2

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
ARPANATOLIA
28-29 Mart 2019 Perşembe-Cuma, 20:00 CSO Konser Salonu
Anadoludan Anzaklara
Avustralyalı bir asker yaralı Türk askerine içecek veriyor. Gelibolu, 1915.
Anzak Ömer
1957 yılında İstanbul Tıp Öğrenim Alanından mezun olup uzmanlık yapmak üzere ABD’ye giden hekim Ömer Musluoğlu görev yaptığı hastahanede başından geçen çok ilginç bir olayı şöyle anlatıyor: (more…)
View On WordPress

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
ANZAK ASKERİNİN İBRETLİK MEKTUBU
Bir Anzak askerinin Çanakkale Savaşı sırasında ailesine yazdığı mektup..
10 AĞUSTOS 1915 - GELİBOLU
Sevgili ve bir zamanlar mutlu ailem;
Gelibolu cehenneminden hepinize merhaba! Bu mektubusize yazmak niyetinde değildim. Aslında ben artık kimseyle konuşmak kimsenin yüzünü görmek istediğimden de emin değilim. hem siz benim buraya cehennem dediğime bakmayın burası hakikaten güzel bir yer. üzerleri toz toprakla örtülmeden önce zeytin ağaçlarının bolluğu, savaşa aldırmadan her yanda pıtır pıtır açan kırmızı gelinciklerin neşesi, akşamları yarımadayı kızıla boyayarak batan güneşin insanın içini acıtan güzelliği ve bir de Gelibolu bülbülleri. Gelibolu’nda hala un ufak olmadan kalan küçük bir ruh parçam mevcutsa bunu bülbüller sağlamıştır. Eğer o sırada bir Türk öldürmüyorsak ya da bir Türk tarafından öldürülmüyorsak, Gelibolu’nun muhteşem grubunu seyrediyoruz. Ege Denizi’nin içine gömülen güneşin biraz önce Pasifik Okyanusu’ndan yükselerek Yeni Zelanda’da ki ertesi günü aydınlattığını bilmek insanın canını acıtıyor. Fakat bu acı hissi çok kısa sürüyor, sonra yeniden katılaşıyorum. Artık saatlerce hiçbir şey hissetmiyor ve duymuyorum.Bu arada sadece bakıyor, saklanıyor, ateş ediyor, süngü takıyor, düşman öldürüyor, bit ayıklıyor, yemek diye verdikleri kuru bisküvi, kraker, kuru et parçalarını kemiriyor, zaman olursa yatıyor, çok ender olarak da uyuyorum. Ben artık sadece bir Anzak askeriyim. Ne sevdiğim şarkılar, yemekler, kokular ne de sevdiğim insanlar... Ben artık bir sayıyım. Yaşayan bir sayı. Ölürsem o zaman da bir sayı olacağım. ‘Vatan uğruna kahramanca’ ölmüş bir sayı. Kahramanca ve vatan uğruna! Kahramanlık mı? Hadi ya. Kahramanlık zorla olmaz. Vatana gelince... Burası Türklerin vatanı ve bu savaş bizim savaşımız değil. bizler İngilizlerin de söyledikleri gibi 2 hevesli oğlan çocukarı’yız. Asıl kahraman olan Türkler. ‘Johnny Türk dediğimiz Türkler vatanlarını savunmak için bize karşı çok ağır şartlar altında direniyorlar ve kahramanca ölen asıl onlar.
Geçen hafta ölüleri gömmek için karşılıklı ateşkes ilan edildiğinde ilk defa Türkleri yakından ve canlıyken gördük. Türkler bize anlatılan canavarlara benzemiyordu. Onlar da gözlerinde endişe ve keder olan genç insanlardı. Onlarında arkalarında arkalarında bekleyen üzüntülü aileleri, yaşlı anne-babaları, karıları belki de sevgilileri vardı. Onlarda yaralanınca acı çekiyor, onlarda gencecik hayallerini bırakıp ölüyorlar. Türklerde insandı.
Bana süt ikram eden iki Türk’e ben de konserve et verdim, ama kabul etmediler. Bu sığır eti dediysem de inanmadılar. Aslında anlamadılar. O zaman ellerimle kafama boynuz yapıp öküz gibi böğürdüm. Güldüler. Ben de güldüm. Orada savaş meydanında etrafımız askerlerin cesetleriyle doluydu, biz düşmandık ve birbirimize gülüyorduk. Bana süt ikram eden Türklerden biri ‘Sen no İngiliz’ diye şaşırarak sordu. ‘Ben İngiliz değilim’ dedim. Sonra elini uzattı ‘Ben Türk’ dedi. Bana uzatılan eli tuttum. Orada, Gelibolu’nun en kanlı savaşlarının yapıldığı o tepede, el sıkıştık. Ben artık bu adamla nasıl düşman olabilirdim. Ben bu adamla neden düşman olmuştum ki. Düşmanım o anda artık arkadaş Türk olmuştu. Ben bu savaşta ölmeyi reddediyorum. bu benim savaşım değil. Fakat yaşamak içinde hiç isteğim kalmadı.
Allahım günahlarımı affet. Hepinizi çok seviyorum.
Ebediyen sizin oğlunuz, Alistair John TAYLOR
GELİBOLU 1915.
Anzaklar şafak töreniyle anıldı
Anzaklar şafak töreniyle anıldı
Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Arıburnu önünde bulunan Anzak Koyu’nda, Anzak Çıkarması’nın 106’ncı yıl dönümü nedeniyle şafak çelenk koyma merasimi gerçekleştirildi. Koronavirüs önlemleri nedeniyle Anzak torunları merasime katılmadı. Merasim, resmi ve üst seviye iştirakçilerin yer aldığı yaklaşık 50 kişilik iştirakçiyle yapıldı.Törene, Avustralya Büyükelçisi Marc Innes Brown, Birleşik Krallık…
View On WordPress
Canakkale sadece bit zafer degil Vatan sevgisi, Alcak gonulluluk, Fedakarligi iceren insanlik destanidir. “Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar! Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.” #canakkalegecilmez #anzak #ataturk #nemutlutürkümdiyene🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷 https://www.instagram.com/p/CMjTvC9HArT/?igshid=pcqw8a2afju3