Aşkın tarifini yap deseler,
“Bir nesnenin büyük bir kütlesi olması için illa da iri olması gerekmez. Menekşe kadar küçük olan bir kız.. Çiçek yaprakları gibi oradan oraya giden bir kız.. Dünyanın kütlesinden daha büyük bir güçle beni kendine doğru çekiyor. Tam o esnada Newton’un elması gibi durmaksızın ona rastlayana dek yuvarlanıp durdum. Küt sesiyle.. Küt küt sesiyle.. Yüreğim yer ile gök arasında baş döndürücü bir sarkaç gibi gidip geliyordu. İlk aşktı o."













