Aşık oldum ben anne dedim . Suratıma öyle bi baktı ki sanki ben ölüyorum artık .

#dc#batman#dc comics#dick grayson#batfam#tim drake#dc fanart

seen from India

seen from United States

seen from Greece
seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States

seen from Singapore
seen from China
seen from United States

seen from New Zealand

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Serbia

seen from Serbia
seen from Serbia
seen from Serbia
seen from United States
seen from Serbia

seen from Germany
seen from China
Aşık oldum ben anne dedim . Suratıma öyle bi baktı ki sanki ben ölüyorum artık .

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Size mutlulugun resmini cizemem ama fotoğraflarini gosterebilirim :))
Cumartesi Anneleri 640.Hafta
Önce adalet, herkes için adalet!
640 haftadır “Önce adalet, herkes için adalet!” diyerek Galatasaray’dayız.
640 haftadır Galatasaray’dan sesleniyoruz: adalete giden yol, hak ve özgürlüklerin tanınması ve onlara saygı gösterilmesiyle başlar. Hukuka, eşitliğe, hakikate ve barışa yönelmeyen yol adalete ulaşamaz.
640 haftadır Galatasaray’dan sesleniyoruz:
Vicdan sahibi yurttaşlar olarak, hukuk dışı keyfi bir yönetimi kalıcılaştırmak isteyen iktidarlara karşı hak ve özgürlüklerimizi savunmak için sokaklara, meydanlara çıkmaya, yollara düşmeye hakkımız var.
Demokratik haklarımızı kullandığımızda düşmanlaştırılmamaya, ötekileştirilmemeye, suçlanmamaya hakkımız var.
Bu nedenle Devleti yönetenlerin adalet talebiyle yollara düşen onbinlerce vatandaşın 17. gününe giren yürüyüşünü itibarsızlaştırmaya yönelik çabalarını yürüyüşçülerin demokratik haklarına bir saldırı olarak görüyor ve reddediyoruz.
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın çalışma haklarını savunmak için yaptıkları açlık grevi bugün 115. gününe girdi. Onların“Burada ekmek kavgası veriyoruz, bunu duymak zorundasınız” diyen haklı sesi karşısında devleti yönetenlerin ve yargı makamlarının sergilediği hukuk dışı tutumu temel insan haklarına bir saldırı olarak görüyor ve bu saldırının derhal sonlandırılmasını istiyoruz.
Devleti yönetenlerin haklarımızı keyfiliklerine kalmış lütufları olarak gören despotizmini reddediyor ve onları hukukun, insanlığın ve vicdanın sınırlarına çekilmeye çağırıyoruz.
640. haftamızda kendisi gibi düşünmeyeni düşman gören yönetimlerin yarattığı vahşet ortamında işlenen insanlığa karşı suçlarından birini kamuoyu ile paylaşmak için buluştuk.
45 yaşındaki Hüseyin Ertaş Mardin’in Kızıltepe ilçesine bağlı Emrud (Başdeğirmen) köyünde yaşıyor tarım ve hayvancılıkla uğraşıyordu.
Koruculuk baskısı altında olan köye sık sık asker ve korucular tarafından baskınlar yapılıyordu. Korucu olmayı kabul etmeyen köy 1994 yılında güvenlik güçleri tarafından boşaltıldıktan sonra yakıldı. Köyü terk etmek zorunda kalan Ertaş ailesi Kızıltepe’ye yerleşti.
08.07.1995 tarihinde akşam vakti silahlı dört kişi Hüseyin Ertaş’ın evine geldi. Hüseyin Ertaş kendisini karakola götürmek üzere geldiklerini söyleyen kişilere itiraz edince bu kişiler Hüseyin Ertaş’ı başına silah dayayıp zorla beyaz Toros arabaya bindirerek götürdü. Eve gelenler arasında Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı Hasan Atilla Uğur tarafından ‘Bıçak Timi’ adıyla oluşturulan birimde faaliyet gösteren ve savcılık iddianamesinde Hasan Atilla Uğur’un en yakın adamı olarak geçen korucu İsmet Kandemir de vardı.
Bu time mensup kişilerin gözaltına aldığı insanların ya ortadan kaybolduğunu ya da infaz edildiğini bilen aile aynı gün Kızıltepe Jandarma Karakoluna başvurdu ama yetkililer böyle bir kişinin gözaltında olmadığını söyledi. Onu arayan ailesi 13.07.1995 tarihinde tanınmaması için yakılmış olan cansız bedenine Urfa Ceylanpınar’da ulaştı. Ailesi zorlukla kimlik teşhisinde bulundu.
Ertaş’ın eşi, korucular Memduh Kandemir, İsmet Kandemir ve Avdo Kulva’nın Hüseyin Ertaş’ı evden götüren kişiler arasına olduğunu belirterek Kızıltepe Cumhuriyet Savcılığına bir dilekçe ile başvurdu. Aile 2006 yılında da Hüseyin Ertaş ‘ın Hasan Atilla Uğur’un talimatıyla evden götürülüp öldürüldüğünü belirterek korucular İsmet Kandemir ve Abdurrahman Kurğa’dan şikayetçi oldu.
22 yıldır Hüseyin Ertaş dosyasında hukuk işletilmedi. Hakikati açığa çıkartacak, faillerin yargılanmalarını sağlayacak etkin bir soruşturma yürütülmedi. Dosyada evrensel hukuka aykırı bir biçimde takipsizlik kararı veridi ve bilinen failler cezasızlıkla korundu.
Hüseyin Ertaş’ı gözaltına alanlar, işkenceyle sorgulayıp öldürenler ve ondan iz bırakmamak için yakanlar bellidir. Ertaş Ailesinin 22 yıllık adalet talebini karşılıksız bırakan siyasi ve adli irade bu hukuksuzluğun nedenidir. Artık yeter! Hukuku işletin Hüseyin Ertaş dosyasındaki cezasızlığa son verin!
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon
Cumartesi Anneleri 628.Hafta
Nurettin Yedigöl’ü unutmadık!
628 haftadır Galatasaray’dayız. Galatasaray’dayız çünkü: hukukun bütün imkânlarını kullandığımız halde kayıp dosyalarında sonuç alamıyoruz. Başvurularımız sonuç vermiyor, çünkü Türkiye bir hukuk devleti değil. Mevcut devlet sistemi insan haklarına saygı göstermek, bu hakları korumak ve ihlali halinde failleri cezalandırmak yükümlülüğünü yerine getirmiyor. Galatasaray’dayız çünkü: Türkiye’de bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemi yok. Mevcut yargı sistemi faaliyetlerini, evrensel esas ve ilkelerin meşruiyetine dayandırmıyor. Güvenlik güçlerinin yurttaşa karşı işlediği suçlarda savcılar etkin soruşturma yürütmüyor. Hakimler, kesin hüküm verme işlevini evrensel hukuka bağlı olarak yerine getirmiyor. Siyasi karar vericilerin etki alanındaki adliyeler hukuka değil, hukuksuzluğa ev sahipliği yapıyor. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı olmadan, yargı mensuplarının yalnızca hukuka bağlı olacağı koşullar yaratılmadan doğru ve hukuka uygun bir yargılama faaliyeti yürütülemez. Bu yüzden biz gözaltında kayıp dosyalarında verilen kararları, “yargı kararı” olarak kabul etmiyoruz. Çünkü Türkiye’de ne yargı var ne de hukuk. Erzincanlı olan Nurettin Yedigöl, 70’li yıllarda üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Öğrenciliği dönemi ve sonrasında sosyalist gençlik hareketinin içinde yer aldı. 12 Eylül Askeri Darbesi’nin ardından hakkında yakalama kararı çıkartıldı. 10 Nisan 1981 tarihinde İstanbul/İdealtepe’de bir eve yapılan baskında gözaltına alındı. Ünlü işkence merkezi Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Orada Honduras’ta işkence eğitimi alan K Gurubu tarafından sorgulandı. İfade vermeyi reddettiği için Mete Altan’ın başında bulunduğu işkenceciler tarafından en ağır işkencelere maruz kaldı. En son şubede sorgulanan diğer arkadaşları tarafından görüldüğünde; kanlar içindeydi, konuşamıyordu, bilinci yerinde değildi. O günden sonra da Nurettin’i gören olmadı. Baba İsmail Yedigöl ve avukatı tüm mercilere başvurdu, Kenan Evren'e kadar ulaştı. Ama bu başvurulara Nurettin’in hiç gözaltına alınmadığı cevabı geldi. 10 kişi Nurettin’i siyasi şubede gördüklerine dair tanıklık etti. “Şahidiz, işkencede öldürüldü” diye ifade verdiler ama savcılık “böyle şey olmaz, devlete iftira atmayın” dedi. Tam 36 yıldır hukuk işletilmedi, suç duyuruları takipsizlikle sonuçlandı. Nurettin Yedigöl'ün gözaltında kaybedilmesi ve faillerin yargılanması ile ilgili yapılan suç duyuruları sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından farklı tarihlerde üç ayrı soruşturma yürütülmüş olsa da, soruşturmaların hepsinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Son olarak İHD avukatı Eren Keskin, anne Zeycan Yedigöl adına 15 Şubat 2013 tarihinde Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Dünya İnsan Hakları günü olan 10 Aralık 2015 tarihinde Anayasa Mahkemesi, evrensel hukuka ve teamüllere aykırı bir biçimde başvurunun zaman bakımından kabul edilemez olduğuna karar vererek, iç hukuk yollarını tamamen bitirdi. Dava AİHM’e taşındı. Baba İsmail Yedigöl 1998 yılında aramızdan ayrılıncaya kadar Nurettin’i aramaktan vazgeçmedi. 95 yaşındaki Anne Zeycan Yedigöl hukuki girişimlerini sürdürmeye devam ediyor. İşkence ile öldürüldüğü ve kaybedildiği tanık ifadeleriyle sabit olan Nurettin Yedigöl’ü aramaktan vazgeçmeyeceğiz. Nurettin’i kaybeden 12 Eylül darbecilerini ve 36 yıldır onları koruyanları unutmayacağız. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon
MERHUM MUHARREM AKTAS IN ESI, HAYATI, HAYDAR AKTAS iN ANNELERI FIDASE AKTAS HAKKIN RAHMETINE KAVUSMUSTUR. CENAZESI 5 OCAK PERSEMBE GÜNÜ ÖGLE NAMAZINA MÜRAKIBEN K. M. P. DEVLET HASTAHANESINDEN ALINARAK KARAMAGARA KÖYÜ MEZARLIGINA DEFNEDILEC….
MERHUM MUHARREM AKTAS IN ESI, HAYATI, HAYDAR AKTAS iN ANNELERI FIDASE AKTAS HAKKIN RAHMETINE KAVUSMUSTUR. CENAZESI 5 OCAK PERSEMBE GÜNÜ ÖGLE NAMAZINA MÜRAKIBEN K. M. P. DEVLET HASTAHANESINDEN ALINARAK KARAMAGARA KÖYÜ MEZARLIGINA DEFNEDILEC….
MERHUM MUHARREM AKTAS IN ESI, HAYATI, HAYDAR AKTAS iN ANNELERI FIDASE AKTAS HAKKIN RAHMETINE KAVUSMUSTUR. CENAZESI 5 OCAK PERSEMBE GÜNÜ ÖGLE NAMAZINA MÜRAKIBEN K. M. P. DEVLET HASTAHANESINDEN ALINARAK KARAMAGARA KÖYÜ MEZARLIGINA DEFNEDILEC…. via IFTTT
View On WordPress

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming