Family of Mehmed IV.
seen from China
seen from United States

seen from India
seen from China

seen from United States

seen from Kazakhstan

seen from Japan
seen from China
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from Canada
seen from Canada

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Saudi Arabia
seen from Canada

seen from United States
seen from Saudi Arabia
Family of Mehmed IV.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bir sanat fedaisi: AFİFE
Müslüman bir kadın olarak sahneye çıkması yasak olduğu için Jale ismiyle tiyatro yapan Afife Hanım, bu sırrı keşfedilince her piyes sonrası zaptiyelerden kaçmaya başladı. Eziyetle geçen kısa hayatı, hayallerinin peşinden koşan her kadına ilham kaynağı olacaktı.
Darülbedayi bünyesine aralarında Behire, Memduha, Beyza, Refika ve Afife’nin de bulunduğu ona yakın kadın dâhil edilir. İsimlerinden emin olduğumuz bu beş kadından üçü hayallerine çabuk veda etse de Refika ve Afife bu mücadelelerine devam eder. Refika Hanım suflör olarak devam ederken, Afife stajyer oyuncu (mülazım artistlik) kadrosuna alınır. Kadro için girdiği sınavda Tahsin Nahit Bey’in Fransızcadan çevirdiği ‘Rakibe’ oyunundaki Leyla karakterinden bir parça oynar. Afife, on beş yaşındadır.
Doktor Sait Paşa’nın torunu, dönemin ileri gelenlerinden Hidayet Bey’in kızı Afife, 1902 yılında doğdu. Sanayi Mektebi’nden mezun oluncaya kadar da okudu. Aile desteğini, Darülbedayi’ye girişinden sonra çekti Afife’den. Yalnızca annesi Methiye Hanım, son anına kadar turnelerinde dahi kızının elini bırakmayacaktı.
Rolün sahibi olan Eliza Binemeciyan’ın Paris’e dönmesiyle Emel’i oynayacak kadın aktris arayışına girilir. Elbette bu kişi, düzgün Türkçesi ile Afife olacaktır. Müslüman olduğu anlaşılmasın diye sahneye “Jale” adıyla çıkar. 22 Nisan gecesi yaşadığı tarihe şöyle geçecektir: “… Sanatın ruhuma verdiği güzel sarhoşluk içindeydim. O piyeste güzel bir sahne vardır, ağlama sahnesi… Orada taşkın bir saadetle ağladım. Sahiden ağladım… Alkış, alkış, alkış… Perde kapandı, açıldı, bana çiçekler getirdiler. Muharrir Hüseyin Suat Bey, kuliste bekliyormuş. Ben çıkarken durdurdu, “bizim sahnemize bir sanat fedaisi lazımdı, sen işte o fedaisin” dedi. Alnımdan öptü.”
Birden fazla kez oyun sonrasında zabitlerden kurtulmak için kaçmak zorunda kalmıştır. Bu kez, Halit Fahri’nin evine saklanır. Bu olaydan birkaç gün sonra, tiyatro yolundayken Kadıköy’de yakalanan Afife karakolda taş bir odaya kapatılır ve hayatı boyunca unutamayacağı tokat öncesinde şu lafları işitir: “Dinini, milletini, namusunu unutarak sahneye çıkıp oyun oynayan sen misin?” O gün serbest bırakılır Afife. Yediği tokadın acısını unutmadan, sahnelerde boy göstermeye devam eder; haklılığının, kızgınlığının önüne geçmesine izin vermez. Belediye, dönemin muhafazakârlarının baskısıyla, Müslüman Türk kızlarının sahneye çıkmasının kesinlikle yasak olduğunu emreden bir bildiriyi 27 Şubat 1921 tarihinde Darülbedayi’nin yönetimine yollar. Bunun üzerine 8 Mart 1921’de Afife Jale kadrodan çıkarılır. Babası Hidayet Bey de kızına sırt çevirir ve evlatlıktan reddeder. Afife artık yalnız, işsiz ve sahnesizdir. 20 yaşına gelmeden tutkusu uğruna yalnız kalmıştır.
…
Afife Jale kendi mutsuzluğu ile baş etmeye çalışırken, açtığı yolda ilerliyordu çağdaşı kadınlar. Cumhuriyetin ilanı ile Türk kadınına sahne yasağı kalkıyor ve kadınlar sahnede ve sinema perdesinde boy göstermeye başlıyordu. Tüm bunlar olurken sahneye çıkmak istese de Afife, uyuşturucu bağımlılığı yüzünden, ancak amatör kumpanyalarda kendisine yer buluyor, ancak oralarda da barınamıyordu.
Selahattin Pınar, kendisini desteklemiş, sahne hayatına dönmesi için elinden geleni yapmışsa da açılan yaraların kapanmadığını gördükçe ısrarından vazgeçer. Bu sürecin sonunda Afife Jale’nin sağlığı daha da kötüleşir. “Ben düşüyorum, seni de çekiyorum” der Afife. Aşkları bitmez, ama evliliklerini bitirirler. Önceleri kardeşi Behiye Hanım’ın yanında kalmaya çalışsa da, çıkan dedikodulara dayanamaz ve kaçar Afife. Büsbütün sefalete düşer, aşevlerinde karnını doyurur, sokaklarda yatar. Bundan haberdar olan Darülbedayi heyeti, Vasfi Zorbu aracılığıyla yardım parası gönderir Afife’ye. Zorbu karşılaşmalarını şöyle anlatacaktır:
“Şehzadebaşı’nda yangın yerinde bir tek ev kalmış harap, onun ikinci katında kapısı filan açık…girdim içeriye “Afifeeee” diye seslendim. Ses seda yok. Yerde… Bir kilim mi ne serilmiş, üstünde yatıyor. Bir mahluk, kıvrılmış oracığa. “Ben geldim” dedim. Zayıf bir ses çıkardı, “Vasficim sen mi geldin? Otur diyemiyorum, yer yok”… Yapacak tek şey var, bunu buradan kaldırıp iyi bir yere yatırmak. Hiçbir hastane almıyor.” Nihayetinde sertabip yardımcısı Neşet’in izniyle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatırılır.
Hastanedeki birkaç süre zarfında Afife şunları söyleyecektir:
“Beni unutmuşlar, sahneye çıktığım zaman alnımdan öpen muharrir, beni teşvik eden büyük adamlar, hayranlarım, seyircilerim, arkadaşlarım, hepsi beni unutmuşlar. Ne çabuk… Kapımı çalan, hatırımı soran bir insan yok… Burada boğuluyorum, tımarhane köşesinde ölmek istemiyorum. Ne yapın edin, beni çıkarın buradan. Donuyorum, sırtımda giyecek bir gömleğin yok; görüyorsunuz her tarafım çıplak… Delilere tahammül edemiyorum… Ben deli değilim fakat olmak üzereyim. Beni buradan çıkarın da nereye atarsanız atın.”
Afife Jale’nin deli olmadığı Başhekim Mahzar Osman tarafından onaylanır ve bundan bir süre sonra hastaneden çıkarılır. Ağabeyi Salah’ın evine yerleşir. Başa çıkamayınca kendi isteğiyle Balıklı Rum Hastanesi’ne yatırılan Afife kimsesizliğin ve yoksulluğun son durağını burada geçirir.
Afife Jale, 24 Temmuz 1941 günü yapayalnız öldü. Tüm hayatına bakınca, morfin bağımlılığının zaaftan çok isteklerine, hayallerine ulaşmak için gösterdiği çabanın karşısındaki korkunç yalnızlığının getirisi olduğu aşikârdır. Bakırköy mezarlığına gömülen Afife’nin cenazesinde sadece 4 kişi vardır. Mezarı bugün tam olarak nerededir bilinmiyor. Kısacık ömrü ile “O” olmayı başaran Afife, koca bir aşk ve daha da kocaman bir inanç bırakarak göçer. Tek mirası, cesaretidir. Tüm ulusların kadınlarının inandıklarını savunmalarına yetecek kadar koyu, yüreklerini avuçlayacak kadar büyüktür.
Merve Engin
Atlas-Tarih, Sayı: 54
Pool designed by architect Guilherme Machado Vaz in Afife, Portugal
Machado Vaz, Detached House, Afife, 2019
www.guilhermemachadovaz.pt/
Afife Nurbanu Sultan in blue

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Casa em Afife | Guilherme Machado Vaz | Afife, Portugal | Fotografia: José Campos
Casa em Afife - Guilherme Machado Vaz
Afife