masaya bir tabak fazla koydum, sırf yalnızlığım evde tek başına sıkılmasın diye. pastamın mumlarını üflerken tuttuğum dileklerin hepsi, çocukken balkondan aşağı attığım o renkli leblebiler gibi kayboldu havada. iyi ki doğdun didem, dedi içimdeki o huysuz üvey anne. iyi ki doğdun da, bu dünyanın tozunu yutmaya yetiştin.













