Dışarıdan bakan, Raif Bey 'in Kürk Mantolu Madonnası ile tanışmayan ya da henüz kendi Mariasıyla tesadüf etmemiş Raifler için hayat, sadece dört beş aydan ibaret hiçbir zaman olmaz. Nefes alırsın, biraz içinde tutar ve geri salarsın. Belki biraz üzülür, biraz kızar, biraz heyecanlanır, biraz seversin ve sana ayrılan zamanın sonuna gelirsin. Yolculuğun son saniyelerinde "yaşamak buraya kadarmış" der ve bir daha yenisini almamak üzere içindeki soluğu özgür bırakırsın. Yıllarca sürmüş bir ömrü yaşanmış sanırsın ama aslında bir saniyesinin bile gerçek olmadığını bilmezsin. Çünkü yürüdüğün rastgele bir sokaktaki sergiye girmeye tenezzül etmezsin. Madonna'yı tanımazsın, belki kalabalık bir caddede yanından geçer gidersin, yıllar sonra Atlantik dendiğinde önünde gecelerini geçirdiğin, o'nu bulduğun yer değil Berlin'de ondan bundan duyduğun bir eğlence merkezi gelir aklına, hatta belki bir kış gecesi trenle yanından geçtiğin buz pistinin ilerisindeki ağacı fark etmezsin bile. Kleist ve sevdiceğinin kanı gözünün önünde gönülleri gibi tekrar kavuşurken sen karanlıkta tren camındaki yansıman dışında hiçbir şey göremezsin. Bütün "yaşamın" boyunca kapalı olan o perdeleri açıp kalbinin odacıklarını havalandıracak kişi asla gelmez, sen de o sergiye girmezsin zaten.
Raif bey Maria'yı hiç tanımasaydı ve beş yaşındaki Raif aradığı kahramanı bulamasaydı böyle yaşardı belki de. Onun için hayat, benim için Dönersen Islık Çal hiç bu kadar anlamlı olmazdı.
Tabii bunlar Raif bey empatisiyle düşündüklerim. Ya Maria? Aslında kendimi onun yerine koymak benim için daha kolay. Ben de onun gibi bekliyorum ama inanmıyorum. İnsanlar benim de inanmamı çalmışlar sanırım. Nasıl yaptılar bilmiyorum ama Anadolu'nun orta yerinde de bir Maria var. Ama bu Maria, Madonna'nın ağzından hiçbir şey söyleyemiyor. Kendisine en yakın karakterin yerinde olsa ne yapacağını bilmiyor. Onun kadar cesur olmayı başarabilir mi emin değil. O yüzden Raif Bey karşısına çıkana kadar Madonna adına hiçbir şey yazmayacak bu satırlara.
Gelelim Raif Bey'in karısına. Adını hatırlayamayacağım kadar az bahsediliyor kendisinden ama kitabı okurken hakkında en çok düşündüğüm 3. karakter kendisi. Ya ben bu hayatta Maria değil de bu kadınsam? Ya beklediğim Raif, evimizin gürültüsünden bunalıp gözlerini kapadığında Madonna'nın o an ne yapıyor olacağını düşünürse?
Böyle düşündüğüm için diyorum, insanlar benden güvenmemi, inanmamı çalmışlar tıpkı Madonna'ya yaptıkları gibi. Bu yüzden Maria mıyım bilmiyorum ama bana inanmamı vermeyen hiçbir Raif için o isimsiz kadın olmayacağım. Bendeki eksiği kapatmayan hiçbir Raif için Madonna olmayı kabul etmeyeceğim. Bir ömür boyu sadece nefes alıp versem bile kendime bunu layık görmeyeceğim, çünkü beni benden çok kimse düşünemez.