Sade Olutola

Origami Around
Sweet Seals For You, Always
Lint Roller? I Barely Know Her
he wasn't even looking at me and he found me

#extradirty
wallacepolsom

One Nice Bug Per Day

PR's Tumblrdome
we're not kids anymore.

roma★

RMH
taylor price
tumblr dot com
Stranger Things
Peter Solarz
Xuebing Du
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
seen from Chile

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States

seen from France
seen from Bangladesh
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Singapore

seen from United Kingdom
seen from Germany

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands
@siirhanim

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“Hani karanlık bir gecede ıssız bir yokuşu inerken köşeyi dönersin de deniz çıkar ya karşına. Sonra o denizde bir gemi belirir, şıkır şıkır ışıklarla geçip gider, sen sevinirsin. Hiç nedensiz, seni tanıdığımdan beri gemi geçiyor içimden.”
Cânım..
Yaa sen benim gönül kuşuma yorulmamayı öğreten heba’m, en güzel anılarım hep seninle, iyi ki.. :)
“İşte tam böyle istiyorum..”
Ve güz gelsin Ömür hanım..

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“Sevdiğim söylensin ol gülizâre..
Adın unutursam Dicle tutuşsun..”
“Her yanına dokundum bakışının, her yerini tanıdım göklerinin..
Gideceksen, al götür umudumu sonuna kadar..”
"seni yerlerde göklerde bulamazlarken bende gizli olduğunu sezenler olmuş."
yıllar sonra her şeyi yakıştırdığın ama bir tek ayrılık kelimesini yakıştıramadığını bir şarkıda arar oluyorsun. onun varlığını duvardaki gölgende, tavandaki gözlerinde, bir ömür söz verdiğinin habercisi yüzük parmağında yoklar oluyorsun. ama hepsinde kendi yokluğunu buluyorsun. benzettiğin herkeste onun keskin gülüşünü arıyorsun, biri yeniden o gülüşle kalbini delik deşik etsin istiyorsun. adını bile bilmediğin insanların bileklerinde onun kalp atışlarını hissetmeyi umuyorsun. onu bulmak uğruna yapmadığın hata, dolaşmadığın sokak, dokunmadığın adam kalmıyor ama yıllarını onu severek, onun ismini bile herkesten sakınarak yaşıyorsun. onu kaybetmenin sebebine lanetler ediyorsun. seccadende dualar biriktiriyorsun. onu doğu'yu sevdiğin gibi seviyorsun. ama bir gün, hayallerinizi başkasıyla gerçekleştirdiğini görüyorsun. bak, başka biri onun soyismini emanet almış, mezara götürecek. bak, sırf farklılıklarınız yüzünden “bir” olamamışsınız. bak sırf o saçlarını öremeyecek diye belindeki saçlarını kendi ellerinle kazımışsın.
bak sırf onunla mutlu olamayacağın için mutsuzluğa hapsolmuş, onunla yaşayamayacağın için ölüme mahkum olmuşsun.
bak o onu aradığın şarkıda, karanlığa hapsolmuş gölgende, uzatmaya gönlünün el vermediği saçlarında değil. o hayallerinde de değil. o hayatın, gerçekliğinin, varlığının ta kendisinde.
o senin hâlâ sol yanında.
“Sonra sen kendi yolunu çizdin.. Benim ilkokulda resmim zayıftı, pek bir şey çizemedim..”
Bir adam var, ak dağınık saçlı, bitik bakışlı, kumral bıyıklı, tembel sakallı.
Soluk borumun ucunda, göğsümün içinde, avuç içlerimde taşıyorum sevgisini.
En üst düğmesi ilikli gömleğini gördüm mü, sesi kulağıma çalındı mı, konuşurken aldığı derin nefesi duydum mu, başladığı bir cümleyi bitirirkenki bıkkınlığını seyreyledim mi, gözlerinin içindeki o tuhaf elâ-kahveye değdi mi gözlerim; soluk borumun ucunda bir düğüm, göğsümün içinde bir çarpma, avuç içlerimde bir sıcaklık oluyor.
Câncağızım, ciğerpârem, yarım, yarımım.
“Kaçız biz?”

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Gönül kuşuma yorulmamayı öğreten. Yüreğimi büyüten. Nehir ettirip adıma yaraştıran. Önümü aydınlatan. Soluğu ensemde,inancı bağrımda olan. İlk yârım.. ilk yaram..
Seni yıllardır tanıyor gibiyim. Belki bu hissim gözlerinin kırk yıllık hatrındandır, bilemem. Ama bileklerin çok tanıdık. Duymadığım kalp ritmin, soluğun. Ellerinin hoyratlığı çok tanıdık. Çocuk yanınada babacan tavrınada aşinayım. Böylesin işte; bensin, bendensin. Yalnız başıma dolaştığım sokakları sanki seninle yürümüşüm, Kendimi yalnız sandığım her an arkamda beni izlemişsin sanki. Gözyaşımı silen el kendiminki değil de senin elinmiş. Güvenmek bu noktada başlıyor işte. “Seni biliyorum, bilmediğim noktalarda da sana güveniyorum.’‘
Aşk bir yokluk deniziymiş. Öyle derler yani. Biz seninle işte o denizdeyiz. Sonra sen gittin. Sen gidince ben dibe daldım. Sonra işte çıkamadım bir daha, ordayım yani hala. Belki boğulmuş bile olabilirim. Bensiz mutlu olabileceğini, güvenebileceğini, hatta ben olmayınca hiçbir şey olmamış gibi yaşamını sürdürebileceğini gördüm. Buna katlandım, buna alıştım. Bunu hiç unutamadım. İçimdeki o kırık hissin canımı, yaşamım boyu acıtacağı gerçeğini kabul ettiğim gün, artık kalbimde taşıyacağım şeyin sen değil, senin kanserin olduğunu fark ettim. Buna rağmen senden nefret etmeyi bile beceremedim. Öyle ki sokakta karşıma çıksan hiçbir şey olmamış gibi yine sana sarılmak isterim. Kendimden utanmalıyım bilmiyorum. ‘Kendinden utanmalımısın bilmiyorum.’
Ben umut ettim, medet umdum. Sen bulduğun ilk yerde bileğimi büküp, yaşadığın şeylerin hıncını aldın ve geldiğin yolu geri döndün. Üstüm başım sızı içinde, duvar diplerinde kalakaldım. Canımı yakmak için çokta uzun boylu düşünmedin. Zaten sen bir kere yüz çevirsen, benim otuz iki yerinden kırılır kemiklerim. Ben özürler bulur çıkarırım o kırık kaburgaların içinden. Sense tek kelime etmeden büyüklüğünü çalarsın yüzüme. Buram buram “Ben, benim. Sen bitirdin, artık kimsin?” kokar, değdiği yerleri tırmalayan bakışların. “-Kovsam bile gitme dedim. -Kovma dedim. Gitmem demedim.” Ben şuramda ne biriktiyse onu derim sana. “Niye böyle?” derim. Sen susarsın, uzun uzun susar gidersin. Sevmeyi bildiğin gibi gitmenin de en âlâsını sen bilirsin. Kirli dünyanız, gizli saklı oynadığınız küçük oyunlarınız, saman altından yürüttüğünüz sularınız sizin olsun. Benim adım zârife, Güvercinlere mesken bileklerim, gökyüzü gibi göğsümün içi. Geçti. Ben sizi çoktan affettim.
Kafesin Öyküsü
Kendimi Didem Madak sanıyorum bazı günler. Pulbiber Mahallesine taşınıyorum. Bazı domates çorbaları pişirip, bazı annelere ağlıyorum. Camların buharı da ağlıyor benimle. Kediler mır mır ediyor ayaklarıma dolanıp. Dayanamıyorum, atletten bozma bir toz beziyle siliyorum yaşlarını, üstünkörü. “Ağlamayın,” diyorum “ağlamayın pencereler, kediler.” Sardunyalar koyuyorum pencere önlerine. Mahallenin süt oğlanları top oynarken kırıyorlar saksılarımı. Huysuzlanmıyorum. Huysuzlanmaya mecâl bulamıyorum. Acılarımın karnı bahar oluyor, ses etmiyorum. Bazı geceler Zarifoğlu oluyorum. Suadiye'de bir ev tutuyorum. Acılarımı dürten yataklara bırakıyorum gövdemi. Seyreyliyorum tavanı. Tüm takımyıldızları, tüm göçmen kuşları, tüm o venüsleri neptünleri plütonları, kosmosu gözlüyorum o beyaz tavanda. Hey gidi koca dünya, nasıl da avucumdasın! Bazı akşamlar, neşem soba üstünde portakal kabuğu, kokusu evlere odalara yayılan. Bazı gündüzler, biber edip pencere önlerinde kurutuyorum acılarımı. Bazı gece yarıları, ıhlamur kaynatıp yüzüme tutuyorum buharını. Dizlerime kareli battaniyem örtülü kışları. Ayaklarımı elektrikli sobada ısıtıyorum. Mandalina soyuyorum. Ufak tefeklerini ağzıma atıp, büyüklerini babama ayırıyorum. Babam kâh kederli kâh keyifli. Sıklıkla, kederli. Gülümsüyorum. Bir Aşık Mahzûni türküsü patlatıyorum. Sessizlik çöküyor koca eve. Uykuya dalıyorum. Ben anneannem oluyorum bazı bazı. Gece üçe kadar aynı bulaşıkları tekrar tekrar yıkıyorum. Televizyon izlerken uyuyakalıyorum. Tarhana kurutuyorum terasta. Sucuğun en âlâsını ben pişiriyorum kış sabahları. Kahvaltılar en çok benim deniz kokulu balkonumda tatlı. “Deden sürpriz yapıp Zeki Müren konserine götürmüştü beni bir defâsında…” ile başlayan cümleler kuruyorum. “Deden,” diyorum, “senin deden, gençliğinde çok yakışıklı, boylu poslu adamdı.” Benim dedem hiç ihtiyarlamadı. Filinta gibi adamdı benim dedem. Dünya üzerindeki ilk afili filintaydı. Kitapları, dolmakalemleri, anahtarlıkları vardı. “Cankızım!” derdi, ayaklarımdan kavrar, kaldırır, tavana değirirdi başımı. Ben dedemi hatırlayınca üç yaşımda oluyorum akşamları.
Ben gökte heba kuşu oluyorum gündoğumları. Günbatımları anneannemin Ilıca evinin önündeki dut ağacıyım. Ben, kendini bilmezin teki oluyorum yaşamaya umut bağladım mı.
Herkese iyi akşamlar. Kitap çekilişimizi yaptık. İşte sonuçlar;
@matmazelnoraliya
@gulagacininrenkleri
İletişim bilgilerinizi özelden bekliyoruz :)
@hebakusu ile çok tatlı bir anımız oldu sayenizde. Belki ilerde sizlerin katılımıyla başka çekilişlerde yaparız. Katılan herkese çok teşekkür ederiz :))
Merhaba..
Gönül bağı kurup bir hatıramız olsun diye sizlerle bir çekiliş yapmak istiyoruz. Bu metni beğenen ve rb yapanlar arasından 2 kişiye @hebakusu ile birlikte kitap ve yanında minik sürprizler göndereceğiz. Katılan herkese şimdiden teşekkür ederiz. Sonucu birkaç güne açıklayacağız. Sağlıcakla kalın... 🌸
beni kırdığınız yerden size tekrar aldandım. bu benim yazgımdı, alınmadım.
solduğum yerden çiçek açtığımı sandığım ilk anda dalımı kırdınız. olsun, karanfiller de aldanır.
aldandım.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“Mevlâ’m ayrılık vermesin, gökte uçan kuşa Leylâ’m..”
Cânım..
Yaa sen benim gönül kuşuma yorulmamayı öğreten heba’m, en güzel anılarım hep seninle, iyi ki.. :)