Kot çeketlinin götü aynı karımın götü yemin ederim
Phantogram Three
YOU ARE THE REASON
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr

bliss lane

Love Begins
Game of Thrones Daily
Show & Tell

Jimmy Eat World
The Bright Sessions
🪼

Jar Jar Binks Fan Club
Fai_Ryy
occasionally subtle
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
KIROKAZE
Glass Animals
h
Cosmic Funnies

shark vs the universe

seen from United Kingdom
seen from Taiwan
seen from Spain
seen from Netherlands
seen from United Kingdom
seen from Thailand
seen from Brazil

seen from Türkiye
seen from Malaysia
seen from Lebanon
seen from United Kingdom

seen from Singapore
seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Philippines
seen from United States

seen from France
seen from Thailand
seen from Netherlands
@fatihsert198333
Kot çeketlinin götü aynı karımın götü yemin ederim

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Saf Kocam
Elimdeki paketlere inanmaz gözlerle bakıyordum. Karşı koltukta kızkardeşim de kucağındaki paketlerle aynı vaziyetteydi. Bakıştık. Yanımda oturan kocam da bir bana, bir kardeşime bakıyor, tepkilerimizi bekliyordu.
Bir elimle siyah jartiyer takımını, diğer elimle kırmızı, şeffaf beybidolü kaldırarak Lale’ye gösterdim. O da kocamın ona aldığı şık, önleri, yanları açık külotlu çorap paketini kaldırarak bana gösterdi.
-“Hasan? Bunları sen mi aldın bize? Sen mi seçtin?” diyebildim.
Şaşkındım. Çünkü ondan hiç beklemediğim bir şeydi bu seksi iç çamaşırlarını hediye olarak alması… Hadi ben neyse, baldızına da aynı şekilde seks oyuncağı gibi önü ardı açık külotlu çorap seçmesi? Yanında bir paket daha… Ateş kırmızısı incecik bir kombinezon… Kocam yutkundu. Kıvrandı.
-“Hadi söylesene canım… Sen mi seçtin diyorum sana?” diye üsteledim.
-“Ya, sen dediydin ya, doğum günümde hediye isterim diye… Ben de bi türlü hediye bulamadım. Mühendis beyle konuşurken ona danıştım ne alayım diye… Kredi kartını verdim, internetten bunları alıvermiş. Bugün kargo getirdi. Ne oldu, beğenmedn mi Gülüm?”
Evleneli üç sene olmuştu bu saftirik kocamla… Köyde ilk çıktığım oğlan kızlığımı bozup, ikincisi de patlak diye ortada bırakınca ne yapacağımı şaşırmıştım. Beni istemeye gelen Hasan’ın saflığını görünce, ailesine can havliyle he deyiverdim.
Biz kadınlar şeytanın kıç bacağıyızdır. Bir yolunu bulur, bu saf adama patlak lastiği yuttururum diye düşündüm, öyle de oldu. “Ah”larla, “Oy anam”larla, inlemelerle, uğraştıra uğraştıra, sonunda “acıdan” bağırarak amıma aldım kocamın sikini…
Zavallı saf kocam, gerdek gecesinin sabahı uyandığında çarşaftaki, donumdaki birkaç damla kanın benim kızlık zarımdan geldiğini zannetti. Gururdan kabararak, sevine sevine anasına götürdü çarşafı…
Bir iki gün parmağımdaki kesikle plasterle dolaştım ama, benim de içim rahat etti. Eh, siki de fena sayılmazdı kocamın, iri yarı bedeniyle orantılıydı… Hem saflığı, hem koca siki piyango olmuştu bana…
Fakat tek şikayetim, nerde, ne konuşulacağını, nasıl davranılacağını bilmeyen safın teki olmasıydı. Kaç kere markette kanatlı orkid istedi koca sesiyle, eczanede kaput… Rezil olduydum.
-“Kanatsız var bilader, olmaz mı?” diye dalga geçen kasiyere,
-“Olmaz… Hanım kanatlı istedi, kanatlı olacak, ona göre…” deyiverince yerin dibine geçtim o gün… Bir daha da beraber alışverişe gitmedim kocamla…
İpini nereye çeksem oraya gider, ben ne istesem yapmaya çalışırdı. Sırf o koca sikiyle altına yatırıp beni istediğim gibi düdüklemesinin hatırına katlanıyordum saflıklarına… Dağın eteğindeki maden şirketinde gece bekçiliği yapıyordu, başka iş gelmezdi elinden…
Şimdi de elin adamıyla, mühendis beyiyle beraber karısına ve baldızına seksi iç çamaşırları, jartiyerler, külotlu çoraplar, beybidoller alıvermişti. Hay Allah… Adam neler düşünmüştür kimbilir… Yanaklarımın kızardığını hissediyordum.
Kocamın yanına, onu almaya gittiğimde daha önce görmüştüm adamı… Yakışıklı, şeytan gibi bir şeydi. Kocam ve benimle konuşurken gözleri baştan aşağı süzmüştü beni… İçim bir hoş olmuştu o bakarken…
Yine şeytan dürttü. Kocama,
-“Eee? Ne kadar kabasın Hasan? Madem doğum günüm olduğunu söyledin, adamı davet etseydin ya…” dedim. Hemen atıldı,
-“İyi olur valla Gül… Adam evli bekar zavallı… Karısı Ankara’daymış. O burada bir başına… Benim de aklıma geldi ya, sana bir sorayım dedim önce… Kızarsın falan…”
Ödü patlardı ben kızarım diye… O cüssesiyle, koca sikiyle kılıbığın tekiydi saf kocam… Bir tek üstümde beni pompalarken sonlara doğru, boşalmaya yakın aslan kesilir, içimi yarardı gidip gelirken…
-“Niye kızayım canım?” dedim. Kızkardeşime göz atarak, “Baksana ne güzel hediyeler seçmiş bize… Hadi telefon aç da gelsin akşama… Nasıl olsa izinlisin, hem kafa çekersiniz erkek erkeğe, eğlendiririz adamcağızı… Hem baldızın da yalnız kalmaz, onun için de iyi olur.”
-“Ne iyi olur Gül… Dur ben telefon açıvereyim mühendis beye, akşam gelsin.”diyerek holdeki telefona koştu. Kardeşim oturduğu yerden eniştesini kollayarak alçak sesle,
-“Eh ablaa…” dedi. “Ne şeytanlık peşindesin yine kız orospu?”
Kardeşimdi, sırdaşımdı. Köyde beni ilk siken oğlanla işimizi görürken gözcülük yapardı basılmayalım diye… Ben korulukta, çimenlerin üstüne yatmış, sevgilim şalvarımı sıyırıp bacaklarımın arasında gidip gelirken kardeşim de az ilerde, başımızda beklerdi.
Gelen olursa haber verecek güya hesapta… Sırtını ağaca verir, eli şalvarının içinde bizi gözlerdi azgın orospu ya, olsun o kadar… Ne de olsa aynı fabrikanın malıydık. O benim, ben onun her şeyimizi bilirdik.
-“Dur kız, karışma…” dedim kardeşime, gülerek… “Eniştenin Mühendis beyini görsen, senin de dibin düşer şıllık… Baksana neler almış bize… Sana ayrı, bana ayrı… Bir gelsin de hele… Bakalım, hangimize düşerse…” O da güldü,
-“Utanmadan akşam gelsin seni becersin diye kocana çağırttırıyosun herifi bir de… Yakışıklı mı adam kız abla?”
-“Off… Dalyan gibi adam Lale… Ne seni siken kırıklara, ne boşandığın iktidarsız kocana benzer. Akşam içki içer enişten, iki dublede kafayı bulur… Bu arada herifi yoklarız bakalım kısmette varsa… Bize beğendiği bu hediyeleri giyeriz tamam mı?”
-“Tamam abla da… Benden yana sorun yok, ne istersen yaparım. Ama eniştem var?”
-“Merak etme sen… İkimiz bir olur, eniştenin ağzından girer, burnundan çıkarız. Bizi böyle görünce dayanacak erkek olmaz kızım… Sen eniştene yavşarsın, dibi düşer. O baldızıyla uğraşırken ben mühendise yazılırım. Ama mühendis önce beni sikecek, ona göre… Benden önce herifin altına yatarsan gebertirim seni…”
Biz fısır fısır konuşurken kocam girdi içeriye… Ellerini iki yana açtı, kırılmış bir sesle,
-“Mühendis bey gelemem, zahmet veremem diyo. Bi de sen arasan ya Gülüm… Zahmet olmaz deyiversene…”
Pek severdi mühendisi… Koruyup kollarmış şirketin içinde kocamı… Bir iki beladan da sıyırıvermiş. Tamam diyerek hole gittim, telefonun tekrar arama tuşuna basıp kıymetli mühendisimize telefon açtım. Anında açıp cevap verdi,
-“Ya, gelemem dedim ya Hasan…” dedi tok erkek sesiyle… Numarayı görünce kocam tekrar aradı zannetti herhalde…
-“Benim Murat bey…” dedim sesimi ballandırarak, işveli işveli… “Siz gelmem deyince kocam aramamı söyledi. Belki ben ararsam gelmeye razı olurmuşsunuz…”
-“Ya, zahmet vermeseydik Gül hanım…” dedi.
-“Zahmet ne demek Murat bey? Başımın üstünde yeriniz var. Gelmezseniz darılırız valla…” dedim. Başım da laf mı, amımın üstünde yerin var yakışıklı piç… Sonra da sesimi alçaltarak ilave ettim, “Hem o kadar bizi düşünmüşsünüz, hediye beğenmişsiniz bize…”
Durakladı. Fısıltıya dönüşen, boğuklaşan, mahremleşen sesimden onu nasıl istediğimi anlatabilmiş miydim acaba? O da aynı tonda cevapladı beni,
“Yaa… Kocan söyledi mi benim seçtiğimi? Tembihlemiştim oysa söyleme diye… Neyse… Beğendin mi bari?”
Sizli bizli konuşmayı bırakmış, sen diye hitap ediyordu artık… Telefonda bir nefes koyuverdim, kulağına nefesimi üflemiş gibi,
“Çok, çok beğendim. Kızkardeşim de beğendi. Epey zevkliymişsin… Bedenlerimizi de iyi tahmin etmişsin, tam uyanlarını almışsın”
Sustum. Bir an sessizlik oldu. Bahse girerim gözünün önünde benim bedenim vardı zamparanın… Mutlaka benim için aldığı jartiyeri giydiriyordu bedenime hayalinde… Birbirimizin nefes alış verişlerimizi duyuyorduk sadece… Kasıklarım yanmaya başlamıştı ki, sonunda konuştu,
-“Gelirim Gül… Ama bir şartla…”
-“Neymiş şartın?”
-“Sap gibi, kocanla erkek erkeğe oturup içmek sıkıntılı… Ne sohbeti yaparım ki onunla? Ama sen de, kızkardeşin de yanımızda içerseniz gelirim.” Sesi bile okşar, siker gibiydi adamın… İçim gıcıklandı. Ben kocamı içirip sarhoş etmeyi planlarken, o da bizi içirmeyi düşünüyordu. Güldüm,
-“Tamam. Peki…” dedim. İlave ettim, üstüne basa basa, tane tane konuştum, “Yeter ki sen gel. İçeriz, ne istersen yaparız. Hem…” Sustum.
-“Hem? Söylesene… Hem ne?” Bir solukta söyleyiverdim diyeceğimi,
-“Senin seçtiğin hediyeleri giyer bakarız belki kızkardeşimle… Üstümüze olmuş mu, yakışmış mı? Zevk sahibisin, bize fikir verirsin.”
Cevabını beklemeden telefonu kapatıverdim. İçim kıpır kıpır olmuştu bir anda… Adam benim ne azgın orospu olduğumu, ne yarak delisi olduğumu anlamıştır artık… Anlamaması için kocam gibi aptal olması lazımdı.
İçeriye gittim. Kocamla Lale koltukta dip dibe oturmuşlar, Lale’nin açtığı paketten çıkan dantel tanga külodu inceliyorlardı birlikte… Ben içeri girince Lale, eniştesinin kucağındaki elini hızla çekti gibi geldi bana… Yüzü kızarmıştı şeytanın…
Baktım, kocamın siki de kabarmış, salatalık gibi olmuş pantolonun altında… Oynaşıyorlardı, daha doğrusu şıllık kardeşim kocamla oynaşıyordu herhalde… Kaç zamandır erkeksizdi zavallı, sikilmiyordu. Eniştesine yavşama işine şimdiden başlamıştı. Görmezden geldim, aldırmadım. Akşamın heyecanı basmıştı beni,
-“Tamam Hasan. Akşam Murat gelecek. Hadi Lale, biz hazırlık yapmaya başlayalım. Enişten de gidip akşama içecek bir şeyler, rakı falan alıversin…” dedim.
Hazırlık yapmaya başladık. Birkaç meze, yemek, salata filan… Masayı kurduk. Sonra yemek saatine yakın yatak odasına gidip kendimiz hazırlandık. Nişanlıyken Hasan’ı delirtmek için aldırdığım, o zamandan beri giymeye fırsat bulamadığım açık saçık giysileri çıkardım. Kasabada giyilcek şeyler değildi hepsi de… Bazen akşamları Hasan’a giyerdim azdırmak için, daha güzel siksin diye…
İkimiz de soyunduk ne varsa çıplacık kaldık. Göçmen güzeli sarışın annenin kızlarıydık. Bembeyaz tenimiz, sarı uzun saçlarımızla, yuvarlacık bedenlerimizle afet gibiydik. Benim üçgen kurabiye gibi, kaymak gibi kılsızdı. Lale’ninki sikilmeyeli bakımsız kalmış, kıllanmıştı biraz… Fırçaladım,
-“Ne bu halin kızım? Enişten kaymak sever. Git banyoya, şunları temizle gel… İkisi de amcığın kıllı diye seni sikmezlerse görürsün sen..”
O banyoya koştururken ben içime külot giymeden beyaz, daracık bir tayt giydim. Üstüme askılı, dekolte bir bluz… Lale ile aynı bedendik, ona da epeyce kısa, mini bir etek, memelerini meydana çıkaran daracık bir gömlek seçtim…
Banyoda işi bitip gelince o da çabucak giyindi. Biraz abartılı bir makyaj yaptık. Onca dekolteye, mini eteğe rağmen, yine de yaşadığımız köy irisi kasaba alışkanlığı, başımızda kırmızı ipek eşarplar…
Yabancı erkek gelecek ya… “Bizim gelin bizden kaçar, başını örter götünü açar” deyimindeki gibi… Benim dar beyaz tayt külotsuz amımı yumruk gibi meydana çıkarmış. Lale’nin güzel, peynir gibi bacaklar siyah mini eteğiyle kontrast oluşturmuş, olduğu gibi meydanda… Ama başımız kapalı…
Kocamla beraber gelen mühendisi bu vaziyette karşıladık. Kapıda kalakaldılar bizi o vaziyette görünce… Hayranlıkla bakıyorlardı. Kikirdeyerek içeri aldık ikisini de… Murat’ın elinden getirdiği viski şişesini aldım. Mühendiste binbir iltifat…
-“Bu ne güzellik hanımlar? Manken gibi olmuşsunuz ikiniz de… Harikasınız…” deyip duruyordu ikide bir…
-“Evin içindeyiz Murat bey…” dedim. “Dışarıya giydiğimiz gibi manto, uzun etekle oturacak halimiz yok ya… Hem bugün doğum günüm benim, biraz süslenelim, eğlenelim dedik kızkardeşimle…”
Masaya oturduk. Erkeklere hizmet ediyorduk iki kardeş… Başımızda aynı renk kırmızı eşarp, altımızda mini etekle, taytla kırıta kırıta mutfağa gidip geliyor, içkilerini dolduruyor, onlarla beraber yiyip içiyorduk.
Erkeklerin keyfi yerindeydi. Hangimizin memesine, hangimizin kıçına başına bakacaklarını şaşırmış gibilerdi. Sonunda pastayı getirdik sehpaya… Kırmızı rujlu dolgun dudaklarımı o şeklinde yapıp mumları üflerken mühendisi kesiyordum bir yandan da… Ağzı açık dudaklarıma, mumları üflemek için sehpaya eğilince ucuna kadar ortaya çıkan koca memelerime bakıp duruyor, yalanıyordu.
Viskiler içildi. Başlar dönmeye, çakırkeyif olmaya başladık hepimiz… Müzik setinde çalıp duran müzik güzeldi. Ben Hasan’ı kaldırdım dans etmesi için, dürtmeden aklına gelmezdi böyle şeyler…
Bizi gören Murat da kibarca Lale’yi elinden tutup dansa kaldırdı. Dördümüz dans etmeye, geniş salonun içinde dönmeye başladık. Murat ile Lale birbirlerine iyice sarıldılar. Kasıkları yapışık gibi, dans edip duruyorlardı. Gözüm sık sık onlara kayıyordu. Bense kocamı zor idare ediyordum. Dediğim gibi içkiyle arası iyi olmayan Hasan çabuk kafayı bulmuştu.
Bir sonraki parçada eş değiştirdik. Ben Murat ile dans etmeye başladım. Kalkmış erkekliği bu kez benim taytıma dokunuyordu hareket ettikçe… Bayılıyordum. Kollarının arasında içmesem bile zevkten sarhoş olurdum eminim. Ateş bastı, başımdaki eşarbı çıkarıp attım. Saçlarım dağılmış, yüzüm yanaklarım yanıyordu.
-“Kardeşimi beğendin mi?” diye sordum kulağına fısıldayarak… Belime daha sıkı sarılıp kendine çekti,
-“Çok beğendim… Harika…” dedi boynuma nefesini bırakırken… İnledim, ben de ona sarıldım.
-“İster misin onu?” dedim.
-“Evet… Çok…” Kasıklarımı sertliğine bastırdım,
-“Ama onu istiyorsan, önce ben varım. Beni sikmen lazım…” diyerek belimi saran elini tuttum, taytımın üzerinden geniş kalçalarımı okşattırdım. Baldızıyla sarmaş dolaş dönüp duran kocamdan tarafa baktı biraz tedirgin…
-“Kocan?” dedi, sanki çok umursuyor gibi…
-“Aldırma sen ona…” dedim. “Onun aklı baldızında şimdi… Sen içinden ne geliyorsa yap… Sikmek istiyorsan sik… Beni de… Kardeşimi de… Bak külot giymedim altıma… Senin için… Elle bak…”
Kulağımın içinde inleyerek pençelerini kalçalarıma geçirdi, kendine çekti beni… Güya dans ediyordu, taş gibi olmuş sikini kabarmış amıma sürtmekten başka bir şey yapmıyordu oysa…
Başımı çevirip bizimkilere baktım. Lale de benden farksızdı. Eniştesine sımsıkı sarılmış, boynunda asılı gibi duruyordu. Hareket edip döndükçe geniş kalçaları iki top gibi kıvrılıyor, mini eteği savruluyordu.
Yorulunca oturduk, sohbet etmeye başladık. Sarhoş olan kocamın dili peltekleşmeye başlamıştı. Sohbet üçümüz arasında dönüyordu. Orospu kardeşim bacaklarını aralamış, kendini mühendise pazarlamaya başlamıştı bile… Tanga külodunu ben de görebiliyordum. Adamın azması doğaldı.
-“Ben üstümü değiştireyim” diyerek kalktım, yatak odasına gittim.
Soyunup kırmızı beybidolü, dantel jartiyeri, dantelli jartiyer çorabını giydim. Rujumu tazeleyip tekrar içeriye gittiğimde kızkardeşim iki erkeğin arasında kalmıştı. Murat çorabın üzerinden bacaklarına ve eteğin altına dalmış karıştırıp duruyor, eniştesi de bluzu zorlayan memelerini okşuyordu.
-“Oo… Kolay gelsin. Bakıyorum malı götürüyorsunuz” dedim gülerek… Yanlarına oturdum.
Kızkardeşimle uğraşmaya öylesine dalmışlardı ki, beni gözleri görmemişti sanırım. Biraz buruldum doğrusu… Gözleri zevkten kayan, inleyip duran Lale daha fazla dayanamadı iki erkeğin arasında okşanıp koklanmaya… Kendini ellerinden kurtardı, kalkıp mutfağa gitti. Ardından da Murat…
Ne yapmaya gittikleri o denli belliydi ki… Arkalarından kıskançlıkla baktım. Yarı sarhoş bana sarılmaya çalışan kocama, yarı açık gözlerine baktım. Eğilip dudaklarını öptüm. Eline viski kadehini tutuşturup,
-“Ben de gidip buz getireyim kocacım” dedim, kalktım, mutfağa yöneldim. Mutfak kapısına sessizce yanaşıp içeriye baktım. Benimkiler işe başlamışlardı bile… Kendimi göstermeden yaramazları izlemeye başladım.
Kızkardeşim elinde su bardağıyla tezgaha dönük duruyordu. Mühendis de arkasına geçmiş, önünü onun diri kalçalarına dayamıştı. Elleri bluzun üstünden altından memelerini yoğuruyor, boynunu öpüyor, yalıyordu durmadan… Kardeşim iyice zevke geldi, başını arkaya attı, inleyerek,
-”Hadi Murat, durma, sik beni…” dedi.
Murat kendine çevirdi kardeşimi… Omuzlarından tutup önünde çömeltti. Pantolonun kemerini açıp indirdi, taş gibi sertleşmiş sikini ağzına dayadı. Lale çılgınca öpüp yalamaya başladı mühendisin aletini… Yalıyor, emiyor, kalçalarından tutup kendine çekiyor, alabildiğince ağzına sokmaya çalışıyordu.
Sonunda Murat dayanamadı, sikini azgın kardeşimin ağzından kurtarıp ayağa kaldırdı. Çevirip mutfak tezgahına domalttı kızı… Eteğin altından bacaklarını okşaya okşaya altındaki tanga külodu sıyırdı, çıkardı. Arkadan ıslak amına bir hamlede geçirdi sikini…
-“Ohhh…” diye inledi kızkardeşim… “Özlemişim bunu… Devam et…”
Çılgınca sikiyordu kardeşimi… Durmadan pompalıyor, taşakları amına şak şak sesler çıkararak vuruyordu. Durup kendine çevirdi, bacaklarını aralayıp ayakta sikmeye başladı. Bluzun altından memelerini avuçluyor, yalayıp yutuyordu kardeşimi…
Ben onlara bakarken bir yandan da amımı avuçluyordum. Islanmıştım, sularım akıyordu. Yakışıklı mühendisin dar kalçaları kızkardeşimin bacaklarının arasında ileri geri çalışırken öyle güzel görüntü veriyordu ki… Canlı porno izliyordum.
Murat sonunda Lale’nin amına fışkırtarak boşaldı. Lale de boynuna sarılıp kendinden geçti. Gözleri kaymış, bayılacak hale gelmişti orgazm olurken… Murat ayak bileklerine kaymış pantolonunu yukarıya çekip toplanırken ben de yanlarına gittim. Gülerek Murat’ın fermuarını yukarıya çekerken dudaklarını öptüm,
-“Yaramazlar sizi…” dedim. “Beni sikmeden kızkardeşime boşalmak var mı? Nasıl anlaştık seninle?”
Murat bana sarıldı sımsıkı, kendine yapıştırdı, vahşice dudaklarımı öptü. Zorlukla kurtuldum elinden,
“Hadi sen içeriye git, Lale de hediyelerimizi giysin, yanınıza geliriz.”
Murat içeriye gitti. Ben de kardeşimin mini eteğini kaldırıp çıplak kıçına bir tokat attım,
-“Orospu kardeşim benim… Murat’ın yarağını benden önce yedin, muradına erdin. Hadi şu külodunu al yerden de gidip giyin. Bir an önce ben de sikilmek istiyorum.” diyerek yatak odasına gönderdim kızı… Holdeki aynada kendime çeki düzen verip erkeklerin yanına gittim.
Koltukta oturmuş konuşuyorlardı. Beni görünce gözleri parladı ikisinin de… Hediye gelen alev kırmızısı beybidol, siyah şeffaf tanga külot, sütyen, jartiyer ve çoraplar… Önce Murat, sonra ona bakarak kocam kadeh kaldırdı şerefime… Yanlarına gittim,
-“Nasıl? Güzel olmuş muyum Hasanım?” dedim. Elini sikine atmış, bastırmaya çalışıyordu kocam… Kekeledi,
-“Çok, çok güzel olmuşsun Gül…” dedi.
Boynundan tutup kendime çektim. O da sıktığım parfümün kokusunu ciğerlerine çekti. Murat’ın yanımızda olduğunu, bana sikecek gibi baktığını görmüyordu bile… Alkolün verdiği sarhoşluk bir yandan… Karısını yarı çıplak görmek bir yandan… Murat ise gözlerini ayırmıyordu benden…
-“Çıkarayım mı bunları Hasan? Beni çıplak görmek ister misin?” dedim işveli işveli… İyice tahrik olmuştu, homurdanarak,
-“Çıkar…” dedi. “Ben çıkarayım istersen…”
-“Murat da çıkarsın mı kocacım?”
-“Çıkarsın…” dedi kıvranarak… Ben de karşılarında kıvıra kıvıra beybidolü çıkardım yavaş hareketlerle… Sonra kocama,
-“Hadi kocacım… Sen sütyenimi çıkar. Murat da külodumu çıkarsın.”
Eğildim. Kocam titreyen elleriyle sütyenimin kopçasını açtı. Dudaklarından öptüm, sonra başını kendime çekip burnunu memelerimin arasına gömdüm. Çıplak memelerimi avuçlayıp sıktı, uçlarını yaladı. Zevkle inledim,
-“Ohhh… Çok güzel Hasan… Mmmm… Şimdi de sıra Murat’da… O da külodumu çıkaracak…” diyerek Murat’a döndüm.
Murat’ın önüne geçtim. Ellerim belimde, bekledim. Murat okşaya okşaya tanga külodumun iki yanından tutup çıkardı, bacaklarımdan aşağıya sıyırdı. Omuzlarına tutunup dizlerimi kaldırdım. Külodumu çıkarmasına yardım ettim.
Yeni traş ettiğim, kılsız amcığım gözlerinin, burnunun dibindeydi. Gözleri parlayarak amıma, kabarmış dudaklarına bakıyordu. Kocamın yanında hem de… Öyle tahrik olmuştum ki… Suyum akıyordu. Saçlarını parmaklarımın arasına geçirip kendime çektim. İnleyerek,
-“Öp onu Murat… Yala…” dedim. Kocama döndüm, “Hasanım, mühendis bey amımı yalasın mı aşkım? İzin veriyor musun?”
-“Ohhh… Yalasın… Amını yalasın Gül… Abim o benim… Her yerini yalasın…”
-“Hadi sen de memelerimi yala aşkım…”
İki erkek de emirlerimi yerine getirdi. Murat başını kasıklarıma götürüp amcığımın çevresine öpücükler kondururken, kocam da oturduğu yerden kalkıp memelerime yumuldu.
Aynı anda her yerimden zevk alıyordum. İnlemeye başladım. Murat dilini am dudaklarımın arasına kaydırdı. Islak ve sıcak dil klitorisimi yalamaya başladığında kendimden geçtim.
Az sonra Lale geldi yanımıza… Üstünde memelerini sımsıkı saran, meydanda bırakan siyah askılı bir bluz… Belinde minicik tülden bir etek… İçinde hediye gelen önü arkası yanları açık külotlu çorap… Ayağında yüksek topuklu lame ev terlikleri…
Kırıta kırıta geldi yanımıza… Murat yan gözle kızkardeşimi izlerken bir yandan da benimle, amımı yalamakla meşgüldü. Kocam memelerimi yalamayı bırakmış, açık ağızla baldızına bakıp kalmıştı. Alık alık, fakat şehvetle bakıyordu.
Yabancı bir erkek yanıbaşında karısının amcığını yalarken kocamın gözü baldızından başkasını görmüyordu. Kardeşim buğulu bir sesle,
-“Enişte? Çok mu açık giymişim?” Hasan kekeledi,
-“Çok…” Yutkundu. “Çok açık… Giymişsin…”
-“Ama eniştee… Bugün ablamın doğum günü yaa…”
Dudaklarını büzmüş, lolita gibi şımarık bir edayla tül eteğini kaldırmış, eniştemin burnuna dayamıştı külotlu çorabın önünde bembeyaz parlayan amcığını… Kocamın elini tuttu, amına götürdü, avuçlattırdı,
-“Eniştecim… Beni ister misin? Baldızını siker misin eniştem? Bak, amım nasıl sulanmış, elle elle…”
Kocam bir baldızının amına, bir bana bakıyordu. Mühendisinin yanıbaşında amını yaladığı karısına… Orospu kardeşim kocamın başını tutup kendi amına çevirdi, kendine çekti. Burnunu ıslak amına dayadı. Kocam kendinden geçmişti adeta… Gözleri yarı kapanmıştı zevkten… Eli kabarmış önünden ayrılmıyordu. Kardeşimin amını yalarken eli sikinde, okşayıp duruyordu.
Lale kocamı bırakıp odanın ortasına geldi. Bizim duymadığımız bir müziğin ritmine uyar gibi sallanarak yavaş hareketlerle striptiz yapıyordu adeta…
Daracık bluzunu sıyırıp başından çıkardı attı… Tül eteği sıyırdı, ayaklarından silkeleyerek attı. Üstünde sadece özel külotlu çorap ve topuklu terlikler kalmıştı. Gözleri kapalı vaziyette, elleriyle bedenini, uçları kabarmış iri memelerini okşayıp durdu, kıvrandı ayakta… Sonra da gelip eniştesinin elini tuttu, kaldırıp ortaya çekti.
-“Gel enişte… Beni istiyorsan al… Dayancak halim kalmadı artık… Hadi sik beni…”
Yere, tüylü halının üzerine uzandı sırt üstü… Çoraplı bacaklarını ayırdı. Önü açık külotlu çorabın ortasında beyaz teni ve merkezde pembecik dudaklarını açmış ıslak amı meydandaydı. Bacaklarını aralayıp davetkar bir şekilde bacak içlerini okşaya okşaya eniştesini bekledi.
Kocam kendinden geçmiş, hipnotize olmuş gibiydi. Gözü o ıslak pembelikteydi. Lale yerde kıvranıp inleyince kendine geldi. Hızla üstünde ne varsa fıydırtıp attı. Bacaklarının arasında o ezberlediğim kalın siki dimdik duruyordu.
Diz çöküp kızkardeşimin ikiye ayrılmış, sikilmeyi bekleyen bacaklarının arasında yerini aldı ve bir anda o koca sikini hoyratça kardeşimin amına gömdü.
-“Aahhh…” diye inleyerek boynuna sarıldı eniştesinin… “Eniştee… Canım yandı… Sikin çok büyükmüş… İçimi yardın… Amım yarıldı eniştem… Offff…”
Onların sikişmesini görünce ben de kendime geldim. Önünde diz çöktüm, Murat’ın sikini ağzıma aldım. Somura somura yalamaya emmeye başladım. Saçlarımı tutuyor, kendine çekiyor, ağzımı sikip duruyordu.
-“Yeter, bırak yarrağımı emmeyi, bitirdin beni orospu…” diyerek saçımdan çekti, kaldırdı beni… Koltuğun üzerinde domalttı.
Kocamın yanında orospu diye aşağılaması öyle tahrik etmişti ki beni… Kalçamı geriye atarak heyecanla bekledim erkeğimi… Bacaklarımı tutup biraz ayırdı. Ben sikini beklerken dili geldi önce… Islak dili istekle, şehvetle bekleyen am dudaklarımın arasında dolaştı. Yukarıya çıktı, minik deliğimin kenarlarını, büzüğümü yaladı. Zevkten kıvranıyor, inliyordum. Öyle zevk veriyordu ki…
Odanın içinde benim ve Lale’nin şehvetli inlemelerimiz, erkeklerin boğuk nefes alışverişleri duyuluyordu. Kocam her zaman sevişmeye başlar başlamaz koca sikini amıma kökleyip zevk almaya başlar, ben ancak kalın yarak içimde gidip gelmeye başladıktan sonra ıslanırdım.
Oysa bu gece katıksız zevk denizinde yüzüyordum. Amımda, göt deliğimde dolaşan sikicimin dili, ıslak parmakları öldürüyordu beni… Sonra kalktı, dilinin yerine sikini geçirdi. Başıyla sular fışkıran amımı okşayıp sürttü önce, sonra da bir anda amıma kökledi. Belimden tutup hırsla gidip gelmeye başladı. Zevk suyum bacak içlerimden süzülüyor, jartiyer çorabımı ıslatıyordu. Başımı koltuğun koluna koymuş, dizlerim koltuğun üzerinde sikilip duruyordum.
Kocam da baldızını, benim azgın kardeşimi sikiyordu yerde, halının üzerinde… Koca yarak sürekli amına girip çıkıyordu kızın, sürekli orgazm halindeydi… Kolları bacakları kocamın altında kukla gibi sallanıp duruyor, zevkten ölecek hale geliyordu. Eniştesi tüm sarhoşluğuna rağmen hayvani içgüdülerinin emirlerini yerine getiriyor, dişisini döllemek için çalışıyordu.
Murat amımdan çıkardı sikini, arkama sokmaya çalıştı. Girmedi, inledim, bağırdım. Her nasılsa kocam o hengamenin içinde sesimi duymuş,
-“Yapma mühendis bey, karımı götünden sikme… Hem günah, hem canı yanar…” diye seslendi. Bu kez ben tersledim kocamı,
-“Karışma sen aptal herif… Bırak, ne yapmak istiyorsa yapsın…” diye hırladım.
Her zamanki gibi fırçamı yiyince tırstı koca hayvan… Önüne döndü, kardeşimi pompalamaya devam etti sanki hiçbir şey olmamış gibi…
Bir zaman göt deliğimle uğraştı mühendis… Yaladı, emdi, ıslattı… Sikini tükürükleyip kayganlaştırdı iyice, öyle sokabildi götümün deliğine… Dişimi sıkıp acının geçmesini bekledim. Biraz gidip geldi, hevesini aldı, sonra da tekrar amıma döndü.
Zevkten deliriyordum. Biraz sonra ben sikini tutup zevkten deliği iyice açılan arkama soktum. Ön, arka derken ben birkaç kez orgazm oldum. Sonunda o da çıkarıp ağzıma soktu sikini, spermlerini boşalttı, yutturdu.
Kendime geldiğimde kocam sırt üstü yere devrilmiş, kollar bacaklar iki yanda, sızmış yatıyordu. Siki inmiş, ölgün ölgün yatıyordu bacaklarının arasında… Kızkardeşim bize bakıyordu amını avuçlayarak… Murat kalkıp yanına gitti. Sikini kardeşimin ağzına verdi. Az sonra yine aynı sertliği bulmuştu siki… Bana döndü,
-“Bana bal getirsene Gül…” dedi.
Kalktım, gidip mutfaktan bal kavanozunu getirdim. Ne yapacak diye merak ederek uzattım. Elimi öperek kavanozu aldı, açıp kardeşimin göğüslerine, karnına, amına akıttı. Eğilip amını yalamaya, balları eme yalaya temizlemeye başladı.
Lale kıvranıp duruyordu altında… Amını bitirip yukarıya çıktı balları yalaya yalaya… En son memelerindeki balları yalarken sikini amına gömdü. Bir yandan eğilip yalıyor, bir yandan amını pompalıyordu.
Kızkardeşim yine yükselmeye başladı sikilirken… Bacaklarını beline doluyor, altında çırpınıp duruyordu. Sonunda boşaldı kardeşim… Aygır herif önündeki taş gibi sikiyle bana yöneldi bu kez… Kaldırıp kucağına aldı. Yavaş yavaş indirip amıma girdi. Kucağında hoplata hoplata ayakta sikmeye başladı.
Duvara yasladı sikti, kaldırdı, odanın içinde gezdire gezdire kucağında sikti, diğer duvara dayadı, sikmeye devam etti. Kollarımı boynuna sarmış, zevkten geberiyordum. En son yere, kocamın yanına uzandı. İyice kabarıp damarları parmak gibi olmuş sikinin üzerine yerleştim, oturup kalkmaya başladım.
Mühendisin sikinin üzerinde çırpınıp dururken kocama çarptım bir iki kez… Gözlerini açtı. Başını kaldırıp bize baktı. Ben ara vermeden devam ediyordum. Elini kaldırıp çoraplı bacağımı okşadı gülerek… Zıpladıkça sallanan, hoplayan memelerimi tutmaya çalıştı.
Murat da yatmaktan sıkılmış olmalı ki, kalktı, sikini içimden çıkarmadan yere yatırdı, pompalamaya başladı. Kocam kolunu başımın altına koymuş, omuzlarımı sararak destek olmaya çalışıyordu sikilen karısına…
Bir yandan Murat amcığımı pompalayıp dururken, bir yandan da kocamın memelerimi okşayan elleri bitirdi beni… Haykıra haykıra boşalmaya başladım. Arkamdan Murat da geldi. Titreyerek, kasılarak orgazm olurken kocam da eğilmiş memelerimi yalıyor, uçlarını kemiriyordu. İkisi birden delirttiler beni… Bıraktıklarında yerde, deney kurbağası gibi kaslarım zevkten seyirip duruyordu.
Biz ölü gibi yatarken Murat kalkıp toparlandı. Tüm gece kanırta kanırta siktiği biz iki kardeşi, azgın orospuyu öptü. Giyinip çıktı. Yatağa nasıl gittiğimizi hatırlamıyorum.
Telefon çalıp beni uyandırdığında vakit öğleye yaklaşmıştı. Üzerimizde ne çorap, ne çamaşır kalmış… Üçümüz de çırılçıplak, yatakta sızıp kalmışız. Kocam ortada, biz iki yanda yatıyoruz. Murat, nasıl olduğumuzu soruyordu. Telefonun sesini hoparlöre aldım. Lale de başını kaldırmış, eniştesinin sikini okşaya okşaya bizi dinliyordu,
-“Nasıl olabiliriz Murat?” dedim. “Sikilmiş, yorgun, bitkin… Aygır herif… Bizi mahvettin dün gece… İkimizi de acımadan sikip attın.”
-“Suç bende değil bebeğim… Sizde… Orospu gibi giyinip beni tahrik etmeyecektiniz. Hak ettiğiniz gibi siktim sizi… Sesinden anladığım kadarıyla pek şikayetçi değilsin gibi?”
Mmmm… Yattığım yerde gerindim. Dün gece yaşadıklarım, aldığım korkunç zevkler gelmişti aklıma… Bu arada kocam da uyanmış, masum masum bizi dinliyordu. Dayanamadım, eğilip dudağından öptüm kocacığımı…
“Şikayetçi değilim canım. Çok mutluyum. En kısa zamanda gel, yine becer bizi… Bak, kocam da yanımızda şu anda, bizi dinliyor. Geldiğinde ikiniz birden sikeceksiniz beni… Canım aranızda tost olmak istiyor. Tamam mı?”
Hem ona, hem kocama soruyordum bu soruyu… Kocam sanki tost olmanın ne olduğunu anlamış gibi başını sallayarak onaylarken Murat da telefonda,
-“Tamam Gülüm, tamam… Sen nasıl istersen öyle sikerim seni… Kocanın yanında, kocanla beraber… Seksi kadın… Seni de Lale… İkinizi de seviyorum. İkinizi üst üste koyup öyle sikicem. Akşama bekleyin beni…” dedi.
Telefonu kapattım. Baktım bizimkiler oynaşıp duruyorlar. Ben Murat ile telefonda konuşurken, Lale kocamın sikini okşaya yalaya kaldırmayı başarmış, dikilitaş gibi havaya dikmişti. Benimse karnım acıkmış, açlıktan ölüyordum.
Kahvaltı hazırlamak için yataktan çırılçıplak kalkıp mutfağa giderken kızkardeşim çoktan eniştesinin kalkmış sikinin üstüne oturmuş, yaylanmaya başlamıştı bile…
Öncelikle belirteyim ki kocamla sevişerek evlendik. Metin yakışıklı, sportmen, beni çok seven bir adam… Adeta tapar bana… Ben de onun her isteğini yapmaya, ayak uydurmaya çalışırım. Evlendiğimizin beşinci seneleri falandı. Artık her şey, seks dahil tekdüze olmuş, seksi görev olarak yapmaya başlamıştık. Toplam beş dakikayı aşmazdı. Buna bir çözüm bulmamız gerektiğini söylediğinde, “Nasıl yani?” dedim. Tecrübeli olan oydu. Evlenmeden önce ilişkileri olmuştu, biliyordum, anlatmıştı bana… Bense ne gördüysem kocamdan görmüş, öğrenmiştim. Gözü açılmadık bakireydim evlendiğimizde… Seks konusunda da tutucu sayılabilecek kadar sabit fikirliydim. ”Porno filmler getireyim, birlikte izleyelim” dedi. Önceleri utanarak, başka erkeklerin orasını görmenin günah olacağını söyleyerek reddettim. Sonra baktım olmayacak, işler günden güne kötüye gidiyor, çaresiz kabul ettim. İşte o günden sonra hareketlendi seks yaşamımız… Eve filmler getiriyor, yatağımızın karşısına koyduğu televizyonda sevişme sahnelerini, son derece seksi porno yıldızlarının yaptıklarını izledikçe ben de açıldım. Filmi izlerken ikimiz de azıyor, birbirimize saldırıyorduk. Hele hele grup seks konulu filmlerde, nereye, hangisine bakacağımı şaşırıyordum. İki üç erkeğin arasında kalan, hepsini de memnun eden kadınları, bir erkeği paylaşan bir kaç kadının sevişme sahnelerini gördükçe öyle iştahlanıyordum ki… Benim böyle filmlerden daha çok etkilendiğimi fark eden Metin’in getirdiği filmlerde de hep böyle sahneler oluyordu.
Bir gece yine konulu bir film getirmişti. Alt yazılı filmde iki karı koca birbirlerine giriyorlar, kimin eli kimin cebinde belli olmadan harika sahnelerle grup seks yapıyorlardı. Her zaman olduğu gibi yine çok azmış, sularım sellerim akmıştı. Yine de kocama, “Hadi ya, ne saçma şeyler yazıyorlar. İnsan karısını başka erkekle paylaşır mı? Ya da tam tersi, kocasını başka kadınla?” diye fikrimi belirttim. Metin bacaklarımın arasında klitorisimi yalıyordu bunu söylediğimde… Islanmış ağzıyla başını kaldırıp bana baktı, “Neden olmasın Gül… Seks yaşamları monotonlaşmışsa, evliliklerini kurtarabilmek için pekala yapabilir, değişik arayışlara girebilir insanlar…” “Sen de saçmaladın. Ne yani? Benim yabancı bir erkekle sevişmem evliliğimizi nasıl kurtaracakmış? “ “Neden olmasın? Birbirimizi sevdikten sonra… Hep evde yemek yemekten bıkıp dışarıda restoranda yediğimiz zaman nasıl mutlu oluyorsun, hatırlasana… Bu da öyle bir şey işte…” “Saçmalama Metin.. Hiç böyle bir şey olur mu?” diyerek kızdım. Münakaşa ettik. Sevişmeyi yarım bıraktık o sinirle… Metin salona gidip koltukta yattı beni yatakta yalnız bırakıp… Ertesi gün o işe gitti, ben evin işlerini bitirip öğleden sonra can sıkıntısından akşamki filmi açtım. Tekrar izlemeye başladım. Filmin kahramanı karı koca yolda arabalarına aldıkları seks düşkünü çiftle samimi olup grup seks olayına giriyorlar, film boyunca her fırsatta sevişip duruyorlardı. İlk yarım saatin sonunda öyle azmıştım ki, film bitene kadar kendimi okşaya okşaya, gözüm ekrandaki iki kadın iki erkeğin birbirlerine girdiği sevişme sahnelerinde, iki kez orgazm yaşadım. Akşam üzeri kocam her zamanki işten dönüş saatinde kapıyı açtığında karşısında beni gördü. Elimde boynuna kırmızı kurdele bağladığım bir şarap şişesi, çırılçıplak karşısında dikiliyordum. Beni o vaziyette görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. Onun da elinde bir demet çiçek vardı, özür dilemek için… Hiç konuşmadan sımsıkı sarıldı bana, elimdeki şişeyle beraber kucaklayıp yatağa attı. Soyunup sarıldığında ben de kumandanın düğmesine basıp akşamki filmi açtım. Aç karnımıza, dudaklarımızı meze yapıp şarap şişesini bitirdik. Dayanamayıp birbirimize girdiğimizde, filmdeki iki karı koca çiftin yanı sıra bizim de inlemelerimiz yatak odamızda yankılanıyordu.
O geceden sonra artık kocama karşı çıkmadım bu konularda… Tam bir uyum sağlamıştık. Ve gördüm ki haklıydı. Seks hayatımız şenlenmiş, ilk günlerin canlılığına kavuşmuştuk. Film izlerken sevişiyorduk hep… Filmdeki zenci erkeklerin koca siklerini gördükçe Metin, “Oh, karıcım, şuna baksana… Nasıl kocaman… Çağırayım mı bu herifi? O koca yarrağını soksun sana…” diye beni kışkırtıyor, ben de koca memeli, iki üç zencinin arasında, heriflerin kol gibi koca yaraklarına bana mısın demeyen kadınları gösterip, “Ben de sana bu orospuları ayarlayayım. İkisinin arasında iflahın kesilir. Senin iliklerini kurutur bunlar…” diyordum. Konulu filmlerde sevişen çiftlerin hepsi de seçmece, kocaman aletleri olan vücutçu erkekler, sürekli sevişip duran afet gibi kadınlar oluyor, birbirimize ekrandaki çiftle beraber sevişmenin nasıl olacağını anlatırken zıvanadan çıkıyorduk. Sabahlara kadar sevişiyorduk. Tabi, bu fantazilerimiz izlediğimiz filmlerle sınırlı kalıyordu hep. Ta ki o muhteşem yaz tatilimize kadar…
Evlilik yıldönümümüz yaklaşmıştı. Hem kutlamak, hem de bir haftalık bir tatil için bir otelde balayı yapalım diye araştırma yaparken, çok iyi görüştüğümüz, birlikte turlara, gezmelere gittiğimiz arkadaşlarımız olan Nevin ve Erdallar bize geçen yaz gittikleri oteli tavsiye ettiler. Otelin sahibi indirim yapabilirmiş falan… Derken öyle oldu ki, bahsettikleri otelde dördümüz için bir haftalığına yer ayırttık ve birlikte gittik. Oteldeki ilk gecemizde yıl dönümümüzü kutladık. Her şey dahil olunca içkiler su gibi aktı, çılgınca eğlendik, gülüp dans ettik. Otel yönetimi de bize ikram olarak şampanya yolladı. Pastalar kesildi, şampanyalar içildi. Her şey çok güzeldi. Canlı müzik vardı, kalkıp dans etmeye başladık. Bir ara Metin’le biz yorulup oturduk. Nevin ve Erdal dans etmeye devam ediyorlardı. Bir ara yanımıza geldiler. “Hadi ne oturuyorsunuz, kalkın miskinler…” diyen Erdal elimden tutup beni kaldırırken, Nevin de kahkahalar atarak kocamı piste sürüklüyordu. Şen şakrak, neşe içinde dans etmeye başladık. Erdal çok iyiydi bu konuda… Bana sarılıyor, elimden tutup etrafımda döndürüyor, dans pistinin her tarafında döne döne adeta beni kollarında uçuruyordu. Başım zaten içkiden dönüyordu, bir de dansın hareketliliği iyice çarptı. Bir ara sendeledim, Erdal kolunu belime sardı, düşmemem için kendine çekti. Sımsıkı sarılmıştı. Göğüslerim onun göğüslerinde eziliyordu. Dans etmeye devam ediyorduk ama bedenlerimiz birbirine yapışmıştı adeta… Başımın dönmesi geçmeyince omuzuna koydum başımı… Vücudunun her hareketini vücudumda hissediyordum. Bacağını iki bacağımın arasına sokmuş, dönüp duruyorduk pistte… Bacağının kasıklarıma, kadınlığıma yaptığı baskıyı hissettim. İçimden bir şeyler akmaya başladı. Ayakta sevişiyor gibiydik. Kendimi geri çekemiyor, aksine zevk girdabı beni daha çok kendine çekiyordu. Kısık gözlerle başımı kaldırıp Erdal’ın yüzüne baktım. O da bana bakıyordu. Müthiş bir istek vardı gözlerinde… Hani etrafta kimse olmasa… Yalnız olsak… Elimi önüne daldırıp önümde hissettiğim kabarıklığın nasıl bir şey olduğunu görsem… Öpsem, yalasam… Beni oracıkta yatırıp… Offf…
Başımı çevirdim, kocamı aradım gözlerimle… Biraz ileride, kalabalığın arasında Nevin’e sarılmış dans ediyorlardı. Onlar da bizim kadar olmasalar da yine de bayağı samimi bir şekilde, kahkahalarla dans ediyorlardı. Sonunda müzik durdu, dans bitti. Benim hala başım dönüyor, Erdal belimden tutup destek oluyordu. Metin ve Nevin yanımıza geldiler. Kocam beni Erdal’ın kollarından devraldı. İçkiyi fazla kaçırdığım konusunda bir şeyler gevelemeye çalıştım. Üçü de benim halime gülüyorlardı. Kocam iki fincan şekersiz kahve içirdi ayılmam için… Hep beraber odalarımıza çekildik. Duşa girip çıktığımda iyice kendime gelmiştim. Banyodan çıktığım gibi çırılçıplak kendimi yatağa attım. Kocam da yanıma uzandı. Parmaklarının ucunu memelerimde, karnımda, kasıklarımda gezdirirken sordu, “Neydi o öyle? Erdal’la bayağı yakındınız dans ederken?” dedi. “Sen asıl kendine bak. Nevin’in içine düşecektin.” diye tersledim ben de… “Ne yapayım karıcım, alkollüsün diye herif sana öyle sarılıyordu ki… Nevin maraza çıkarmasın diyerek ben de sizi görmeyeceği arka köşelerde sarılıp dans etmek zorunda kaldım.” “Pek zorunda kalmamış gibiydin ama, tam aksini gördüm ben…” “Sanki sen öyle değildin aşkım… İki ahtapot gibi sarılmıştınız birbirinize… Nasıl, hoşuna gitti mi Erdal’ın kollarında olmak?” “Saçmalama allasen…” dedim ama aklıma o anlar gelince yine ateşlendim. Zaten Metin’in üçgenimde dolaşıp duran parmakları da delirtmişti beni… Kocama sarılıp geceyi müthiş bir sevişmeyle noktaladık. Gözlerimi kapatıp Erdal’ın bacak aramda dolaşan bacağını, bedenimi saran kollarını, bana arzuyla sikecek gibi gözlerini hayal ettim kocam beni sikerken… Biliyordum ki kocamın aklında da Nevin vardı üstümde gidip geldiği anlarda…
Ertesi gün havuz başında güneşlenirken Metin’in canı denize girmek istedi, yarım saatliğine sahile indi. Nevin de gecenin yorgunluğuyla yattığı yerde uyuklayıp duruyordu. Güneş kremini ön taraflarıma, bacaklarıma sürdüm. Arkama süremiyordum. Erdal elimden aldı, uzanmamı istedi. Nevin’e baktım, geniş hasır şapkayı yüzüne örtmüş, derin derin uykuya dalmıştı. Benim karısına baktığımı görünce kısık bir sesle, “Uyuyor…” dedi. “Gece çok yoruldu” “Ya, evet… Öyle çok dans ettik ki, yorulması normaldir.” Kremli eli omuzlarımda, sırtımda, belimde dolaştıkça ürperiyordum. “Eh, hem danstan yoruldu, hem de gece odada yoruldu” Sesindeki imayı fark etmiştim tabi, elimde olmadan kıkırdayıverdim. Onlar da bizim gibi ateşli bir gece geçirmişlerdi anlaşılan… “Nevin’in boynundaki morluktan anladım zaten, epey mücadele etmişsiniz dün gece…” dedim şakayla… Erdal da güldü, “Belli oluyor mu Gül? Ya, sevişirken kendimizi kaybediyoruz bazen…” Durdu, sonra ekledi, “Akşam epey tahrik olmuştum. Yatağa girdiğimizde de…” Cevap vermedim. Neden tahrik olduğunu biliyorduk ikimiz de… Cüretkar ve utanmaz parmakları vücudumun her yerinde dolaştıkça içim geçti. Etrafta insanlar olmasa, karısı yanımızda uyumasa oracıkta yatıp bacaklarımı açmak için dayanılmaz bir istek duydum… Kremlemeyi geçmiş, masaja dönüşmüştü olay… Bacak aralarımda dolaşıyordu parmakları… Hoşnutlukla inledim. Parmakları daha rahat hareket etsin diye istemsizce araladım bacaklarımı… “Çok güzelsin Gül…” dedi boğuklaşmış, kısık sesiyle. “Bikininin ağ kısmı epey ıslandı, biliyor musun? Zevk suların akıyor…” “Senin yüzünden…” dedim ben de aynı kısık sesle… ”İstersen krem sürmeyi bırak, yoksa boşalmaya başlıcam, etrafa rezil olacağız.” “Ön tarafını da kremlemeden bırakmam, yanarsın yoksa… Yüzünü döner misin?” dedi. İster istemez sırt üstü yattım. Bu kez de kremi göğüslerime, karnıma, bacaklarıma sürmeye başladı. Mayosunun önündeki kabarıklık gözüme takıldı. Bayağı kalın görünüyordu, çadır gibi olmuştu mayosunun önü… Tam o sırada Metin geldi. Elindeki havluyu yanımdaki şezlonga serip uzandı. “Siz ne yaptınız çocuklar?” diye sordu gayet rahat bir tavırla… Şaşırıp kalan Erdal’ın kremli elleri bacaklarımdaydı o sırada… “Erdal güneş kremi sürüyordu hayatım, sen olmayınca iş ona kaldı” dedim. “Ee, arkadaş arkadaşa yardımcı olacak tabi… Öyle değil mi Erdal?” “Tabi canım… Elbette… Ne demek…” diye bir şeyler geveledi Erdal. “Zaten bitirmiştik. Hadi, ben de havuza gireyim bari, piştim sıcaktan…” diyerek kendini havuza attı. Mayosunun önündeki kabarıklığı Metin’e göstermemeye çalışıyordu suya girerken… Metin onun yüzmesini izlerken bana, “Epey sportmen çocukmuş Erdal da… Nasıl, beğendin mi aşkım? Şu kaslarına baksana, spor yapıyor herhalde…” Yüzüne baktım, “Ben niye beğeneyim canım? Nevin beğenmiş zaten…” “Aşkım, yarım saattir senin vücudunu okşarcasına kremleyip duruyor. Sen de beğenmiş gibiydin. Kendinizden geçmiştiniz. Etrafı gözünüz görmüyordu. Nevin yanınızda uyurken… Nerdeyse sikişecek gibiydiniz…” image “Terbiyesiz herif… Ne yaptın peki? Bizi mi izledin sen de o her tarafımı ellerken? Hoşuna mı gitti beni okşaması?” “Evet karıcım… Çok hoşuma gitti. Tahrik oldum. Baksana şuna…” Önünü gösterdi. Kocamın da mayosunun önü kabarmıştı. Zaten ıslanmış durumdaydım. Bir de kocamı öyle görünce… “Mmm… İştah açıcı görünüyor” dedim dudaklarımla yalanarak… “Hadi gel, odamıza gidelim…” “Dur biraz karıcım, hazır uyurken, kocası da ortalıkta yokken şu Nevin’in vücudunu seyredeyim biraz…” Baktım, Nevin biraz ilerimizdeki şezlongta hala uyuyordu. Hasır şapka yüzünü örtmüş, düzenli nefeslerle bikinisinin üstü inip kalkıyordu. Meme uçlarının kabarıklığı kumaştan belli oluyordu. Düzgün, beyaz vücudu kaymak gibiydi. Yüksek koruyucu faktörlü güneş sütüyle parıl parıl parlıyordu teni… Bir dizini kaldırmış vaziyette, avuç kadar minicik bikinisinin altı yumruk gibi kabarmış kadınlığını zor örtüyordu. Yerimden kalkıp belime pareoyu bağlamadan önce bikini altımın ağındaki ıslaklığı kocama gösterdim, “Nasıl ıslanmış görüyor musun? Sevgili arkadaşın okşaya okşaya ne hale getirdi beni… Hadi sapık herif, çabuk kalk, odaya gel. Elin uyuyan çıplak karısını seyredeceğine gel, bu hazır azmış vaziyetteki kendi karını becer. Güzel güzel bu ıslak amın hakkını ver. Sik beni… Yoksa…” “Yoksa?” Elinden tutup kaldırdım, “Yoksa, ben de gider Erdal’la beraber yüzmeye başlarım. Bu azgınlıkla, ıslanmış amcıkla sonu nerde biter bilmem… Sen de oturur burada Nevin’e baka baka mastürbasyon yaparsın” Neredeyse koştururcasına kaldığımız odanın yolunu tuttuk. Daha odaya girer girmez kocamın üstüne atladım. Birbirimizi vahşice öperken titreyen ellerimizle üstümüzdeki mayoları soyduk bir yandan da… Çırılçıplak kalınca kocamın üstüne çıktım. Havaya dikilmiş sikinin üstüne oturuverdim bir anda… Havuz kenarında Erdal’ın okşamasıyla ıslanmaya başlayan kadınlığım, kocamın sikini kolaylıkla içine aldı, yağ gibi kaydı. İkimiz de öyle tahrik olmuştuk ki, çok kısa sürdü sevişmemiz… On dakika sonra sarsılmaya başladım. Kocam içime sıcak döllerini püskürtürken ben kasıla kasıla orgazm oldum. Kendimi yatağa, kocamın yanına attım. Sırtüstü yatıp kaldık. “Off…” dedim. “Fırtına gibiydi… Ne olduğunu anlamadım bile…” Metin yan dönüp okşamaya başladı beni… “Evet, fırtına gibiydi ve ben senin neden tahrik olduğunu çok iyi biliyorum” dedi. “Nedenmiş?” “Erdal’ın okşamalarından, neden olacak? Dün geceki dans ederken sarılmaları, bugün güneş kremi sürerken mıncıklayıp durması… Kabul et artık. Hoşuna gidiyor başka bir erkekle sevişme fikri… Tahrik oluyorsun. Gel yapalım şu grup seks işini… En azından bir kez deneyelim. Hazır ortam bu kadar müsaitken…” “Senin amacın da Nevin’i becermek değil mi? Arkadaşının karısını sikebilmek için mi ısrar ediyorsun bu kadar?” “Nevin şart değil aşkım… Tamam, senin kadar olmasa da, Nevin de taş gibi, güzel, seksi kadın… Ama benim amacım değişiklik olsun, denemiş olalım, dörtlü grup seks yapalım. Baksana, az önce kasırga gibiydin, hayali bile yetti. Düşünsene gerçekten grup seks yaptığını… Erdal’la seviştiğini… Benim yanımda… Hepimiz beraber…” “Peki sen hazmedebilecek misin sonradan? Düzenimiz bozulmasın yok yere? Beni boşamaya falan kalkmayasın?” ”Yapma karıcım bu nasıl laf ? Ben monotonlaşan seks yaşantımızı renklendirmeye çalışıyorum. Biliyorsun sevişme süremiz neredeyse üç dakikaya inmişti. Sen benim biricik ve sevgili karımsın…” Giyinip dışarı çıktık. Eğlendik, yüzdük, yemek yedik, akşam dans, eğlence derken gece odamıza çıktık. O gece ilk kez fantezi kurarak sevişmeye başladık. Ve gerçekten de çok uzun süredir ilk defa bu kadar ateşli ve uzun oldu sevişmemiz… Kocam bana, “Kapat gözlerini… Şimdi seni Erdal sikiyor… İçinde Erdal’ın siki gidip geliyor… Yanınızda da ben Nevin’e geçirdim, onun karısını sikiyorum. Ohhh… Hem Nevin’in amına koyuyorum, hem Erdal’ın seni nasıl siktiğini izliyorum…” dedikçe ben kendimden geçiyor ve artık unutmaya başladığım iniltiler ve çığlıklar dökülüyordu dudaklarımdan… Yaklaşık iki saat boyunca durup dinlenmeksizin seviştik. Sevişmemiz bitince, “Gördün mü bak? Ne kadar farklı oldu? Bir de gerçeğini yapsak kim bilir nasıl olur?” dedi yine… “Nasıl olacak peki? Bakalım onlar da isterler mi? diye sordum merakla ve istekle… “Pek zorluk çıkaracaklarını sanmıyorum. Erdal seni okşarken ne hale geldiğini gördüm gözlerimle… Karısı da dans ederken sarılmama hiç ses çıkarmamıştı. Yine de sen bir Nevin’in ağzını ara, ben de Erdal’ın..” dedi.
Ertesi gün sabah kahvaltısından sonra çarşıya çıktık. Biz iki kadın her zamanki gibi dükkanların önünde fazlaca takılmaya başlayınca erkekler sıkıldı ve bir kafede birer bira içmek için ayrılıp bizi yalnız bıraktılar. Biz mağazaları dolaşıyorduk. İç çamaşırı satan bir dükkandan bir iki string külot, transparan fantezi gecelik, jartiyer, çorap falan aldım. Nevin aldıklarıma bakıp güldü, “Desene bu bir hafta boyunca Metin’i mahvetmeye kararlısın” dedi. “Ee, tatile geldik hayatım. Tadını çıkarmak lazım. Kocam bu tatilde pek dinlenmeye fırsat bulamayacak” dedim muzip muzip… Yüzüme baktı, gülümseyerek, “Geçen geceki dans gibi mi?” dedi. Baktım, biliyordu ve pek kızmış görünmüyordu. Yine de, “Şey, alkolü fazla kaçırdım biliyorsun. Biraz dağıttım galiba…” dedim. Tekrar güldü, “Canını sıkma Gül. Kocamla yaptığın o samimi dans bana yaradı o gece… Sabaha kadar canımı çıkardı Erdal… Şuna baksana…” diyerek omuzlarına saldığı saçlarını kenara çekip boynundaki ısırık izini gösterdi. “Sert seksten hoşlanıyorsunuz galiba… Sen de o gece Metin’le kucak kucağaydın. Nerdeyse ortalık yerde işi pişirecek gibiydiniz” dedim ben de… Uzanıp elimi okşadı, “Senin de dediğin gibi Gül, tatile geldik. Eğlenmeye… Tadını çıkaralım hepimiz… Sonra… Dün havuzun başında içim geçmiş biraz… Ama kocam seni kremlerken uyanıktım. Keyfinizi kaçırmamak için uyuyormuş gibi yaptım gidene kadar… Benim kocamı da, kendininkini de azdırdın iyice… Daha doğrusu hepimizi… Siz gittikten sonra biz de odaya çıktık. Erdal yine haşat etti beni…” “Yani… Konuştuklarımızı duydun mu peki?” Şuh, isterik bir kahkaha attı Nevin, “Evet canım… Hepsini… Erdal’ın söylediklerini… Kocanın benim hakkımda konuşmasını…” Durdu, gözkapakları yarıya inmiş kısık gözlerle, yarı aralık etli dudaklarıyla yüzüme baktı. Yüzündeki şehvet ifadesi görülmeye değerdi. Elimi tuttu, “Hadi gel, erkekleri de alalım, şöyle tenha bir yer bulalım kendimize… Tatil yapmaya geldik, tatilimizin tadını çıkaralım…”
Kocalarımızın oturduğu kafeye gittik elimizde paketlerle… Bira içiyorlardı. Birer tane de biz içtik. Kocama baktım sorar gibi, başıyla tamam işareti yaptı. Evet, erkekler de konuşmuştu. İçim bir hoş oldu, heyecanlandım. Birer bira daha içtik. Biralar biter bitmez arabaya binip yola çıktık. Yolda arabayı kullanan Metin’e “Aşkım, hava çok sıcak, hadi bizi değişik bir yere, güzel bir deniz kenarına götür, serinleyelim.” dedim. Bir an önce olaylar başlasın istiyordum. Kocam, “İyi ama, denize girmeyi planlamamıştık karıcım, mayolarımız yok.” Şımarık bir tavırla yanağından öptüm, “Olsun aşkım, sizin üstünüzde şortlarınız var, bizim çamaşırlarımız… Tenha bir koy bulalım yeter…” Koyları dolaşmaya başladık. Hafta içi olduğundan pek kalabalık değildi. Yarım saatın içinde tam istediğimiz gibi bir yer bulduk. Tepede yolun kenarında arabayı bırakıp elimizde çantalarla aşağıya inmeye başladık. Nevin ile Erdal önden gidiyorlardı, biz Metin’le arkada kalmıştık. Elimi tutup taşlık patikada aşağıya inmeme yardımcı oluyordu. “Ne yaptınız, Erdal’la konuştunuz mu?” dedim kısık sesle… “Evet aşkım… Anladığım kadarıyla adam senin için deli oluyor. Seni sikebilmek için her şeye razı… Peki ya siz? Nevin’le konuştun mu?” “Konuştuk. Her şeyin farkında, biliyor. Buraya gelmemizi de o istedi zaten… İstediğin şey biraz sonra gerçekleşecek. Memnun musun?” “Olmaz olur muyum? Göreceksin, çok güzel olacak.” Kıvrıla kıvrıla inen daracık, taşlı patika yol, bizi nefis, tertemiz bir deniz kenarına götürdü. Çalıların bittiği yerde kayalar başlıyordu, sonra da deniz… Denize girilebilecek ufak bir alan vardı sadece… Böyle bomboş olmasının nedeni de buydu herhalde… Havluları karşılıklı ikişer ikişer yere serdik. Adam kesseler kimse duymazdı. Kuş ve dalga seslerinden başka bir şey duyulmuyordu. Kocalarımız tişörtlerini çıkarınca şortlarıyla kaldılar. Biz kadınlar da önce tereddütle birbirimize baktık, sonra tişört ve eteklerimizi çıkardık. Benim içimde çamaşır olarak şeffaf siyah bir tanga takım vardı. Memelerimin kabarmış uçları, amımın üstünde çizgi şeklinde bıraktığım ince tüy şeridi transparan çamaşırın altında görünüyordu, meydandaydı. Nevin’deyse iri göğüslerini zor kapatan bir beyaz sütyen, altında minicik bir string külot… Önü dudakların arasında kaybolmuştu, arkada ise bir ip sadece… Kocamın hayran olduğu taş gibi güzel kalçaları meydandaydı. Stringin ipi arkasındaki minik deliğini bile zor kapatıyordu. Cesaretini takdir ettim doğrusu… Erkekler havluların üzerine sırt üstü uzanmışlar, bizim soyunmamızı izliyorlardı. İkisi de heyecanlıydı, şortlarının önündeki kabarıklığı saklamak için pek gayret sarf etmiyorlardı, gözleri üstümüzdeydi. Benim gözüm Erdal’ın geniş göğsüne, kaslı kollarına takılıyordu sürekli… Bacakları kaslı ve gergindi. Yutkundum. O bedeni okşamak, altında ezilmek için müthiş bir istek duydum içimde… Erdal yattığı yerden, “Ya, kızlar, isterseniz üstünüzü de çıkarın, nasıl olsa burada biz bizeyiz. Öyle değil mi Metin? Ne dersin?” “Tabi canım… Üstsüz güneşlenin… Yabancı yok ya… İstediğiniz gibi davranın, rahat edin.” Nevin’le birbirimize bakıp gülümsedik. Yabancı yoktu ama, bizi sikmek için kıvranan birbirimizin kocaları vardı. Ve her yerimizi, her noktamızı görmek için deli oluyorlardı. Üstlerimizi çıkardık. Benim ufak bir kavunu andıran diri yuvarlaklarım, Nevin’in benden daha büyükçe iri memeleri meydandaydı şimdi… Ben de öyle heyecanlıydım ki… İlk defa kocamdan başka bir erkek, çıplak memelerimi detaylarıyla görüyordu. Kocam Nevin’e, “Nevin’cim, gel seni kremleyeyim, güneş yakmasın, çok beyaz tenin var senin…” dedi. Kocasına döndü, “Dün sen Gül’ü kremlemiştin Erdal, bugün ben de Nevin’e süreyim, ne dersin?” “Tabi dostum, neden olmasın…” diyerek izin verdi kocası… Nevin gülerek Metin’in yanına uzandı. Çıplak göğüslerinin uçları mermi gibi olmuş, arzuyla titreşiyorlardı. Ben de eğilip ikinci güneş kremini aldım poşetin içinden, gidip Erdal’ın önünde dikildim. Elimdeki güneş kremini gösterip, “O zaman benim krem sürücüm de sen oluyorsun Erdal…” dedim neşeyle… Erdal yanındaki boş havluyu eliyle gösterip, “Evet, hanımefendi. Buyurmaz mısınız? İtinayla yağlama, kremleme yapılır” diyerek şakalaştı benimle… Ben de onun yanına uzandım. Ellerine bolca krem döktü, yanımda diz çöktü. Ben heyecandan titreyerek onun ellerinin, parmaklarının temasını bekliyordum. Fazla bekletmedi, göğüslerimden başlayıp kremi yedire yedire, okşaya okşaya sürmeye başladı. Kremlemek lafın gelişi, adeta pençelerini atmış, resmen göğüslerimi okşuyordu. Dirseklerime dayanmış yatıyordum önünde… Başımı arkaya attım. Göğüslerimi okşayan kaygan parmakları uçlarında dolaşmaya, hafif sıkmaya başlayınca zevkten belli belirsiz inceden bir inilti koptu ağzımdan… “Ohhh… Erdal… Çok güzel sürüyorsun..” Şehvet yangını başlamıştı, kasıklarımın yandığını, ıslandığımı hissediyordum. Göğsümü bitirdi, karnımı okşadı, bacaklarıma geldi. Bacaklarımı hafif araladım. Tanga külodumun önündeki ağ kısmı zevk sularımdan ıslanmış, güneşin altında parlıyordu ve Erdal da görüyordu bunu… Kafamı bizimkilere çevirdim o arada… Kocam Nevin’in arkasındaydı. Bacaklarını aralayıp arasına, havluya oturtmuştu Nevin’i… Bir yandan koltuk altından geçirdiği kremli elleriyle kadının göğüslerini avuçlamış okşarken, bir yandan da omuzlarını öpüyor, Nevin de eliyle string külodun ipinin yanından kadınlığını avuçlamış, gözleri kapalı, kendini okşuyordu. Beni kremlemeye dalmış, gözü benden başkasını görmeyen Erdal’a bizimkileri işaret ettim. Çok güzel manzaraydı karşımızdaki… İştah açıcıydı… Güzeller güzeli Nevin, yakışıklı kocamın kolları arasında kendinden geçmiş vaziyetteydi. Erdal da manzarayı görünce hem cesaretlendi, hem de hırslandı. Beni arkaya sırtüstü yatırıp memelerime kapaklandı. Somururcasına emiyor, yalıyordu. Ellerimi saçlarına götürdüm, avuçlayıp kendime çektim. Daha da hırslandı, birini avuçlarken, diğerini somuruyordu. Dayanamadım, kendimi onun dudaklarına bırakıp “Ohhh… Erdal… Harika…” diye inledim. Memelerime doyunca onlarla uğraşmayı bırakıp yukarıya çıktı. Dudaklarıma yumuldu. Vahşice öpüşüyorduk. Kendimizden geçmiştik. Kocamla Nevin de bizden görüp sevişmeye başlamışlardı. Hemen yanı başımda sevgili kocam bir başka kadının, arkadaşının karısının üstündeki tek giysi olan string külodu koparıp attı. Eliyle amını avuçlarken o da Nevin’e yumuldu. Şehvetle, ateşli ateşli öpüşüyorlardı. Nevin’in eli kocamın şortunun içine daldı. Taş kesilmiş sikini avuçlayıp dışarıya çıkardı. Kocam onun amını avuçlarken, o da kocamın sikini sıvazlayıp duruyordu. Erdal altımdaki külodu bacaklarımdan sıyırmaya başlamıştı. Benim külodumu, kendi şortunu telaş içinde çıkarıp attığında ikimiz de çırılçıplak vaziyetteydik. Bacaklarımı aralayıp başını amıma gömdü. Şehvetle yanan amımı yalamaya başladı. Saçlarından tutup kendime çektim. Artık zevkten bağırmaya başlamıştım. İlk kez kocamdan başka bir erkeğin, Erdal’ın amımı, klitorisimi yalayan dilinin verdiği zevk bir yandan, hemen yanımda kocamın bir başka kadınla sevişmesini izlemenin verdiği zevk bir yandan… Sevişirken, kocamla birbirimizi yalarken, beni sikerken televizyon izlemeye benzemiyordu bu… Canlı canlı sevişiyorlardı karşımda… Ve bambaşka, çıldırtıcı bir deneyimdi bu… Kocamla Nevin öpüşmeyi bıraktılar. Benim zevk feryatlarımın etkisiyle onlar da iyice azmışlar, hareketleri sertleşmişti. Hırsla yere yatırdı Nevin’i… Bacaklarını aralayıp taş kesilmiş sikini kadının ıslak amına gömdü bir hamlede… Nevin acı bir feryat kopardı. Sesi denizde, arkamızdaki yola çıkan tepelerde yankılandı. “Ahhh… Metinn… Canımı yaktın… Oohhh… Sikin canımı yaktı” Erdal da amımı yalamayı bırakıp başını bizimkilere çevirdi, ne oluyor gibisinden karısına baktı. Hızla, acıtarak karısının amına giren ve girip çıkmaya başlayan alet şimdi zevk vermeye başlamış olmalı ki, kaltak bacaklarını kocamın beline dolamış, boynunu, omuzlarını ısıra ısıra inliyordu. Erdal’ın kolunu tutup yere yatmasını istedim. Ben geri kalmıştım. Nevin’in aldığı zevki ben de almalıydım. Yere yatan Erdal’ın şortunu çıkarıp attım. Sikinin üstüne yükselip elimle başını tuttum, amıma nişanladım. Dudaklarımı ısırarak yavaş yavaş sikinin üstüne oturdum. Ellerimi göğsüne dayayıp destek alırken oturup kalkmaya başladım. Erdal aşağıdan memelerimi avuçlayıp sıkarken, alttan kalçalarını indirip kaldırıyordu. Siki Metin’in sikiyle aynı boydaydı hemen hemen… Fakat daha kalındı. Adeta amımı ikiye yarıyor, geriyordu girip çıkarken… Kocam Nevin’in ayaklarını tutup pergel gibi bacaklarını ikiye ayırmış, bıçak saplarcasına yarağını kadının amına sokup çıkarıyordu. Nevin zevkten haykırıyor, kocam sikini gömdükçe memeleri ileri geri sallanıp duruyordu. Kocam sikini çıkardı, tutup Nevin’i bize doğru domalttı. Belinden tutup arkasından sokup çıkarmaya başladı. Ben de Erdal’ın sikinin üstünden kalktım, havluyu alıp onların yanına götürdüm. Aynı Nevin gibi domaldım onlara doğru… Erdal da ne istediğimi anladı hemen, gelip kalın sikini arkamdan amıma geçirdi. Belimden pençeleriyle tutup arkamda gidip gelmeye başladı. Torbaları alttan klitorisime çarpıyordu yapış yapış, beni delirtiyordu zevkten… Nevin’le yüzyüze sikiliyorduk. Kocam onun arkasında Nevin’i sikerken, Nevin’in kocası da beni sikiyordu karşılıklı… Nevin’in zevkten kasılan yüzü, aralık duran etli, dolgun dudakları öyle güzeldi ki… Dayanamayıp dudaklarından öptüm. Şaşırdı önce… Sonra o da bana katıldı. Erkeklerimiz bizi domaltmış sikerken, biz de kız kıza öpüşmeye başladık. İnlemeler, feryatlar koyun içinde yankılanıyordu. Kocam daha fazla dayanamadı, haykırarak boşalmaya başladı. Öyle uzun sürdü ki boşalması… Onun ilk defa bu kadar boşaldığına şahit oluyordum. Onu Nevin takip etti. Hemen arkasından onların feryatları Erdal’ı gaza getirdi herhalde, belimi acıtan parmakları kasıldı, kendine çekti, kalın yarağını amıma kökledi dibine kadar… Hayvani bir böğürtüyle boşalırken sıcak dölleri içime, derinliklerime akmaya başladı. image O sıcaklığı hisseder hissetmez ben de zıvanadan çıktım. Kasılmaya, orgazm olmaya başladım. Kendimizi kasmıyorduk hiç… Birileri duyacak, rezil olacağız korkumuz yoktu… İstediğimiz gibi yüksek sesle inliyor, bağırıyorduk. Zevk feryatları kulaklarımızda çınlıyordu. Sonunda bitti. Ortalığı sessizlik kapladı. Kimimiz havluya, kimimiz yerdeki çimenlerin üzerine serilip kaldık. Dört tane çıplak beden, yorgun argın kalakaldık. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum. Aramızda ilk çırılçıplak kalkıp koşarak kendini denize atan Nevin oldu. Onu erkekler takip etti. Önlerinde mızraklarını sallaya sallaya koşturdular. En son ben kalkıp denize atladım. Soğuk deniz suyu seks yapmaktan ve güneşin sıcağından erimiş bedenlerimizi kendine getirdi. Canlandık. Hepimiz anadan doğma, iki çift Adem ve Havva gibi uzun bir süre denize girdik, serinledik, yüzdük. Okuldan kırmış yaramaz çocuklar gibi neşe içindeydik. Suyun içinde herkes tuttuğuna sarılıyor, öpüşüyorduk. Kah kocamın kollarındaydım, kah Metin’in… Kocam bir beni kucaklayıp sertleşen sikini sokuyordu, biraz sonra Nevin’i sikiyordu denizin içinde… Kocam beni bırakınca kendi karısıyla öpüşüp sevişen Erdal’ın kollarına yüzüyordum. Nevin’i çekip kocama yollarken, Erdal’ın kucağına ben yerleşiyor, doyamadığım kalın sikinin tadına bakıyordum. Sonunda yorulduk. Çıkıp biraz dinlendik, kurulandık. Erkekler şortlarını, biz kadınlar da ıslak çamaşırlarımızı bırakıp çıplak bedenimize etek ve tişörtlerimizi giydik, dönüş yoluna çıktık. Dönüşte arabayı kocam kullanıyordu. Nevin onun yanına oturdu, biz de Erdal’la arkaya geçtik. Kocam araç kullandığı için onlar önde bir şey yapamıyorlardı ama, biz arkada Erdal’la daha samimiydik. Kucağına oturmuş vaziyette, öpüşüp durduk yol boyunca… Eli eteğimin içinde, külotsuz amımı okşuyordu beni öperken… Yine sertleşen aleti kalçama batıyordu. Kocam da tam boştaki elini uzatmış, Nevin’in bacaklarını okşarken Nevin bir feryat kopardı. Kocasıyla geri çekilme yoluyla korunuyorlarmış. Bugün öyle heyecan yaşamıştık ki, önlem falan aklından gitmiş, benim kocam da gürül gürül içine boşalmıştı. Adeta ağlayacak gibi dudaklarını büzmüştü, ya hamile kalırsam endişesi sarmıştı. Erdal karısını teselli etti ben kollarındayken, “Üzme kendini aşkım. Seviştikten sonra hemen arkasından çırılçıplak denize, tuzlu suya girdin, bir şey olmaz belki… Şimdi giderken eczaneye de uğrarız, bunun sevişme sonrası hapı falan var, merak etme sen…” Ben de ona katıldım, “Kocan doğru söylüyor hayatım. Bunu kendine dert edip tatilimizi zehir etme… Yaşayacaklarımızı bir düşünsene… Hem bundan sonra Metin de prezervatif falan alır, korunur, işi garantiye alırız. Her şeyin çaresi var. Hadi somurtmayı bırak da sevgiline yanaş… Baksana bize… Ne kadar mutluyuz…” Metin de Nevin’in elini tutup cesaret verdi, “Gül doğru söylüyor canım… Prezervatif alırım, korunuruz. Bundan sonraki sevişmelerimizde kafamızda soru işareti olmasın. Daha önümüzde kaç gün var. Üstelik eve dönünce de sürdürürüz bu işi, burada kalacak hali yok ya bunun…” dedi. Otele uğradık, yemek servisi bitmişti. Dışarıya çıkıp hem yemek yiyelim, hem gezelim dedik. Bu arada eczaneye uğradık. Eczacıya derdimizi anlattık. O da hem ilişki sonrası için bir hap, hem Metin için prezervatif, bir iki koruyucu sprey falan verdi. Yolda yürürken Metin elini Nevin’in omzuna attı, Nevin de kocamın beline sarıldı. Hem yürüyorlar, hem arada bir durup öpüşüyorlardı. Erdal da benim yanımdaydı, onları gösterip, “Şunlara bak, sanki liseli aşıklar gibi…” dedi. O da bana sarıldı, dudaklarımdan öptü. Mutlulukla beline sarıldım. Bir restorana girdik. Geç saat olduğundan kimseler yoktu. Bir iki garson falan vardı. Yemeklerimizin yanında birer kadeh rakı şarap falan içtik. Rahatsız eden olmadığından, sevişmemiz konusunun etrafında uzun uzadıya konuşup sohbet ettik. Hepimizin de ilkiydi bu… İlk eş değiştirme olayını yaşamıştık ve hepimiz de çok mutluyduk. Açık havada sevişmeye bayılmıştık ama otelde yumuşak geniş yataklarda daha rahat ve güzel olacaktı. “Keşke daha önce yaşasaydık bu mutluluğu…” dedi Erdal… Ben de ona katıldım, “Evet ya… Sahi neden yapmadık bunu?” “Haklısınız ama hiç ortam olmadı ki…” dedi Nevin. Erdal itiraz etti, “Aslında, valla ne yalan söyleyeyim, benim Gül’de gözüm vardı hep… Nasıl becerebilirim diye hep hayal kurdum ama cesaret edemedim. Ne zaman evde bir araya gelsek, Gül çay falan verirken gözüm hep memelerine kayardı. Hele mini etek giydiği zaman, ne yapar eder, mutlaka karşısına otururdum. Hiç fark etmediniz mi?” dedi. “Tamam aşkım, ara sıra bacaklarıma baktığını gördüm” dedim. “Ama tesadüftür falan diye umursamadım. Böyle istediğini bilmiyordum hiç… Keşke bilseydim…” diye kıkırdadım. “Vay kaltak vay… Niye bana söylemedin Erdal’ın dikizlediğini?” diye kızar gibi yaptı kocam. Yanımda oturuyordu, dönüp dudaklarından öptüm, “Sana güven mi olur kocacım? Adamla kavga falan edersin bakıyor diye… Hem sadece bakıyordu, yemedi ya… Aslında hoşuma da gitmiyor değildi yani…” Kocam güldü, “O zaman yemedi ama, sonunda bugün sikti, becerdi işte…” Nevin atıldı bu defa, “Metin, sen de az dikizlemedin beni… Nerdeyse bakışlarınla yiyordun beni, fark etmedim zannetme… Hele geçen yaz plajda nasıl bakıyordun, gözlerinle çırılçıplak soydun zannettim.” Kocam masanın üstünden elini uzatıp Nevin’in elini tuttu, dudaklarına götürüp öptü, “Soydum tabi sevgilim. O bikinilerle öyle seksi oluyordun ki… Altındakileri görmek için, onlara sahip olmak için neler vermezdim. Ama en sonunda ben de muradıma erdim. Ve inan çok nefisti. Hayallerimdekinden daha güzeldi. Sana dokunmak, o güzel memelerini mıncıklamak, içine girmek, orgazm olurken o müthiş titremen…. Benim için ömre bedeldi hepsi…” Nevin kalkıp kocama uzandı, dudaklarından kısa ama şehvetlice öptü. Erdal söze girdi, gözleri benim üstümdeydi, “Çocuklar, siz öpüşüp koklaştıkça, eskilerden konuşup durdukça, benim canım yine istemeye başladı. Hadi bir an önce gidelim artık otele de odamıza kapanıp tekrar sikişelim…” Elimi uzatıp alttan şortunun önünü yokladım. Doğru söylüyordu. Önündeki canavar uyanmış,baş kaldırmıştı. Parmaklarımla şöyle bir tutup sıktım, “Mmmm… Gerçekten istiyor bu… Hadi gidelim artık…” Kalktık, hesabı ödeyip otelin yolunu tuttuk. Yolda bir büfeden bir iki viski, çerez falan da aldık, otele girdik. Erdal’ların odası nispeten daha arkada, rahat edebileceğimiz bir yerdeydi, onların odasına girdik hep birlikte… Odaya girer girmez Erdal’la birbirimize sarıldık. Ayakta öpüşüyorduk. Azmıştım iyice… Sevgilimin etli dudaklarını daha bir iştahla, ihtirasla öpmeye başladım. O da tüm hünerini gösteriyor, dudaklarımı içiyordu. Ellerimi boynuna doladım. Ayak uçlarımda yükselip göğsümü onun göğsüne yaslarken dilimi ağzının içine soktum. O da dilimi emmeye başladı. Bir iki dakika sonra onun dili benim ağzımdaydı ve o emiyordu dilimi… Siki kazık gibi olmuş, şortunun önünden kasıklarıma batıyordu. Sertliği hissedince ellerimi boynundan çekip şortuna indirdim. O da benim memelerimi avuçladı giysimin üzerinden ve biraz kuvvetlice sıktı. Ağzının içinde acıyla inleyip biraz kendimi çektim ama öpüşmeyi bırakmadım. Hem canım yanmıştı, hem tahrik olmuştum. Elimi şortunun içine soktum ve sertliğini kavradım. O da badimi yukarıya sıyırıp memelerimi avuçladı. Can acıtacak kadar değil ama yine de sıkıp sıkıp bırakıyordu. Resmen ayakta kendimizden geçmiştik. Öbür tarafta neler olduğunu görmüyordum, hatta onların varlığını bile unutmuştum. Müthiş sevişiyordu Erdal… Beni zevkten delirtiyor, inletiyordu… Tam anlamıyla sikici bir erkekti. Aynı anda her yerime dalıyordu ve her yerimden zevk alıyordum. Dudaklarımdan kulak memelerime geçti, oradan boynuma… Boynumu emmeye başladı. Aklıma Nevin’in boynundaki morluk geldi. Beni de morartacaktı bu azgın… Umursamadım. Boynumla omzumun birleştiği hassas noktayı, atardamarımın üstünü emmeye başladığında ürperdim, kollarının arasında zevkten titredim. “Ohhh… Sevgilim…Çok güzel… Sakın bırakma beni… Harikasın… Sakın bırakma…” Elini eteğimin altına götürdü, çıplak bacaklarımı okşayıp yukarıya çıktı. Amımı avuçladı. Öyle ıslanmıştı ki… Elini çekip parmağındaki ıslak sularımı diliyle yaladı. Sonra parmak tekrar yerine, eteğimin altına döndü. Kalçalarımı sıktı, tekrar amımı avuçladı. Suları akan amımın içine orta parmağını gömdüğünde irkildim, şehvetle sarsıldım. Başparmağıyla klitorisime baskı yaparken orta parmağı vajinamın içlerini karıştırıyor, zevkten delirtiyordu beni… Kulağına, “Ohhh… Sevgilim… Geliyorum… Sakın bozma… Devam et erkeğim… Ohhhh…” diye fısıldadım şuh bir sesle… Kollarının arasında kasıla kasıla boşalmaya başladım. İnanılmaz bir şeydi bu… Daha siki içime girmeden, sadece parmağıyla, kapının arkasında ayakta orgazma ulaştırmıştı beni… Bir parmağı kasılan amımın içinde, diğer eli memelerimi sıkarken ben sımsıkı sarılmış vaziyette, düşmemek için çaba harcayarak dakikalarca boşaldım. Durmadan inliyordum, “Ohhh… Harikasın aşkım… İnanamıyorum… Böyle bir şey yaşamadım hiç… Ahhh…” Sonunda duruldum. Kollarının arasından bırakmadı beni… Birlikte kenardaki koltuğa gittik. Erdal koltuğa otururken beni de kucağına çekti. Boynuna sarıldım. İkimiz de giyiniktik ama benim etek ve badi yukarıya sıvanmıştı. Memelerim ve ıslak amım meydandaydı. Erdalın şortu da inik vaziyetteydi. Üstümüzü topladık. O zaman etrafımıza bakmak, bizimkileri izlemek aklımıza geldi. Biz ayakta yiyişip kendimizden geçmişken, onların ikisi de çırılçıplak soyumuşlardı. Kocam Nevin’i yatağın hemen ucuna yatırmış, kendisi de önünde diz çökmüş, bacaklarını ayırıp başını kasıklarına gömmüştü. Nevin göründüğü kadarıyla halinden çok memnundu. Metin yaladıkça yalıyor, dilini içerilere sokup karıştırıyor, çıkarıp klitorisini somuruyordu. Nevin şehvetle kıvranıp başını sağa sola sallıyor ve inliyordu. Eli kocamın saçlarında okşayıp kendine çekiyor, amına bastırıyordu. Erdal altımda kıpırdanmaya başladı ama ben bastırıp izin vermedim, oturmasını işaret ettim. Huşu içinde önümüzdeki güzel manzarayı, karşımızda sevişip duran eşlerimizi izliyorduk. Ben az önce mükemmel bir orgazm yaşamıştım ama sevgilim henüz boşalmamıştı ve altımda hissettiğim sertlikten onun zor durumda olduğunu anlayabiliyordum. Kucağından kalktım, şortunu çıkarıp attım ve önünde diz çöküp Erdal’ın damar damar kabarmış, sertleşmiş sikini elime alıp yalamaya, emmeye başladım. Ben Erdal’ın sikine oral seks uygularken hemen bir metre önümüzde kocam da onun karısını yalayıp duruyordu. Erdal zevkten gözleri yarı kapalı oralın keyfini çıkarıyordu. Aynı anda bana saksafon çektirirken, kulaklarında karısının zevk inlemeleri, bacaklarını ikiye ayırmış karısının amının yabancı bir erkek tarafından nasıl yalandığını izliyordu. Koltuk yatağın hemen yanındaydı ve ikimiz de sevişirken, rahat rahat yanımızda sevişen eşlerimizi tüm detaylarıyla görebiliyorduk. Kocamın dili bir yukarıya, bir aşağıya inmeye başlamıştı. Hem amını, hem alttaki minik deliği yalıyordu. Sonra da bütün enerjisini göt deliğine vermeye başladı. Erdal homurdandı, “Boşuna uğraşma arkadaşım, karım analdan hoşlanmaz asla…” Ben Nevin’in tepki vermesini beklerken o kocasını haksız çıkardı. Ayaklarını yere koyup kalçalarını havaya kaldırdı. Şimdi arka deliği iyice açılmış, kocamın gözlerine ve diline hazır konuma girmişti. Kocam tüm hünerini gösteriyor, göt deliğinin etrafında dolaşan diliyle Nevin’i kıvrandırıp duruyordu. Erdal karıcığının bu kadar istekli bir şekilde göt deliğini yalatması karşısında şaşırmıştı. Hele Metin parmağını am sularında ıslatıp deliğe dayadığında büsbütün afalladı… “Vay orospu vay…” derken sesinde bir kıskançlık hissettim. “Bana parmaklamak, yalatmak bir yana, dokundurmazdı bile…” Sikini ağzımdan çıkarıp, “Boş ver onları… Eskiyi boş ver… Artık yeni bir hayatımız var, yeni zevklerimiz… Sen kendi zevkine bak aşkım…” dedim. Tekrar emmeye devam ettim. Dilimle boydan boya yalıyor, taşaklarını, yumurtalarını bile okşayıp emiyordum. Erdal altımda kıvranırken kocama seslendi, “Oğlum soyunsana sen de… Böyle giyinikken nasıl sikeceksin karımı?” Elimdeki aletini sıkıp bıraktım boş ver dercesine… Biz kendi zevkimize bakalım. Gerçi ben de giyiniktim ama… O kadar yalamama rağmen boşalmıyordu yeni erkeğim… Kocam bize bakıp başını salladı hak verircesine… Kalkıp bir çırpıda soyundu. Nevin’i kucaklayıp tuvalet aynasının üstüne oturttu. Bacaklarını aralayıp arasına girdi. Erdal’a da “Bana akıl verene kadar sen de karımı soy… Baksana hala giyinik duruyor o da…” dedi bir yandan… Nevin titreyerek kocamı bekliyordu. Bacaklarını ikiye ayıran Metin bir hamlede Nevin’in ağzını açmış bekleyen ıslak kadınlığına daldı. Yarağının tamamını bir defada köküne kadar gömdü. “Aaahhh…” diye bir çığlık kopardı Nevin… Dudaklarını ısırıyordu. Kocam aldırmadan, acımadan pompalamaya başladı Nevin’i… Tuvalet aynası sarsılıyordu gidip gelişlerinin sertliğinden… İkisi de zevkle inliyorlardı. Bu güzel manzarayı izlerken Erdal’ın avuçlarımın arasındaki sanki sikinin daha da büyüdüğünü hissettim. Metin bir süre bu şekilde siktikten sonra Nevin’i indirip aynaya doğru domalır pozisyona getirdi. Nevin ellerini dayayıp arkasını kocama döndü. Kocam tekrar pompalamaya başladı. Her ileri vurduğunda kasıkları Nevin’in kalçalarına yapışıyor, başı aynaya çarpıyordu. Nevin durmadan inleyip duruyordu. Sonunda Erdal da dayanamadı, gözlerini karısından ve onu acımasızca siken kocamdan ayırmadan beni soymaya çalıştı. Beceremiyordu gözleri onlardayken… Ben kalkıp üzerimde ne varsa bir çırpıda fora ettim. Çırılçıplak kaldım. Sonra da arkam Erdal’a dönük bir şekilde o güzel, kalın sikinin üstüne yerleştim. Şimdi ikimiz de gözümüzü eşlerimizden ayırmadan sevişebiliyorduk. Ben Erdal’ın sikinin üstünde hoplayıp dururken o da alttan kalçalarını indirip kaldırıyor, sikini amımın içinde oynatıyordu. Elleri belimde, göğüslerimde dolaşıyor, memelerimi, ulaşabildiği her yerimi okşuyor, sıkıp sıkıp bırakıyordu. Ayaklarım yere basıyordu ve inip kalkarken bacaklarım, vajinal kaslarım son derece kasıldığından kalın siki amımın içinde adeta eziliyordu. Bu arada kocam da sikini Nevin’in amından çıkarmıştı. Bacaklarından süzülen zevk sularını alıp parmağıyla arka deliğine sürmeye başladı. Nevin’in arka deliği ıslanmış, parlamaya başlamıştı. Metin önce bir parmağını, sonra ikinciyi kayganlaşan arka deliğine soktu. İki parmak da biraz sonra çok rahat hareket etmeye başlamıştı arkasında… Kocamın amacını hepimiz anlamış bulunuyorduk artık… Nevin’in kocasına el sürdürmediği arka deliğine girecekti. Nevin ağzı zevkten açılmış, heyecanla, ürpererek minik deliğine girecek aleti bekliyordu. Kocam öyle güzel alıştırmıştı ki Nevin’in arkasını… Sikini dayadığında pek fazla ürkmedi Nevin, kaçınmadı. Kocam sikinin başını hafifçe ve dikkatlice minik deliğe yerleştirdi, hafif hafif bastırarak zorlamaya başladı. İlk hareketi gerçekten özenli ve can yakmamaya çalışır biçimdeydi. O anda zevk almaktan çok, Nevin’in ürkmemesi, canının yanmaması için özen gösteriyordu. Kocamı takdir ettim. Beğeniyle onun arkadaşının karısına ilk anal seksini yaşatmasını izliyordum. Erdal da benimle beraber… Hareket etmeyi bırakmıştık. Kalın siki sertliğini kaybetmeden içimde duruyordu, tüm dikkatimizi bizimkilere vermiştik. Kocamın siki Nevin’in arkasını zorlamış, başı yavaşça girmişti. Aynadan Nevin’in kasılan yüzünü de görebiliyordum. Dudaklarını ısırıyordu. Belli ki canı biraz yanıyor ama dayanmaya çalışıyordu. Bir an aynadan göz göze geldik. Ona cesaret vermek için rahat olmasını, her şeyin yolunda olduğunu, bundan sonrasının sorun olmayacağını anlatır bir işaret yaptım. Kocamın sikinin başı kaybolmuştu gözden… Nevin’in belinden kavrayıp bir hamle daha yaptı, bir kısmı daha girdi. Son hamlede sikinin tamamı Nevin’in götüne gömüldü. Bir inleme kopardı Nevin… Başımı çevirip merakla Erdal’ın yüzüne baktım. Gözü hipnotize edilmiş gibi karısındaydı. Bugüne kadar anal sekse yanaşmayan, belki de her teklif ettiğinde kavga ettikleri biricik karıcığı, şu anda kocam tarafından götünden sikiliyordu. Hem de gözünün önünde, burnunun dibinde… Onun vücudunun her noktasını, acıyla, zevkle kasılan kaslarını, bacaklarından akan zevk sularını, karısının arka deliğine bütün haşmetiyle giren kocamın sikini… Her ayrıntıyı görebiliyordu. Kocam biraz bekledikten sonra hareket etmeye, pompalamaya başladı. Nevin biraz daha eğilip poposunu havaya kaldırdı, belini çukurlaştırdı. Şimdi kocamın sikine alışmıştı, daha rahat girip çıkabiliyordu kocam… Az sonra zevk sesleri yükseldi, yükseldi ve odaya hakim oldu. Kocam sürekli pompalıyor, parmaklarıyla kavradığı belini sıkısıkı tutuyordu. Kocamın da sesi yükselmeye, inlemeye başladı. İlk defa sikilen göt daracık göt deliğinde müthiş bir zevk duyuyor olmalıydı, tahmin edebiliyordum. Anlaşılan boşalmak üzerelerdi. Kocam arkasında gidip gelirken Nevin’in üstüne kapandı. Elini ön tarafına atıp amcığını avuçladı, arkasında gidip gelirken amını kurcalamaya başladı. Bu hareket Nevin’i iyice delirtti.Nihayet ikisi de çılgınca sesler çıkararak boşaldılar. Onların boşalırken çıkarttıkları tahrik edici sesler bizi de harekete geçirdi. Erdal beni tutup üstünden kaldırdı, yatağa eşlerimizin yanına götürdü. Belimden tutup başımı yatağa bastırdı. Arkama girdi. Kalın sikini sokup çıkarırken başım yatağın benden tarafında uzanan kocamın bacaklarına çarpıyordu. Amımda Erdal’ın sikinin verdiği zevkle inleyip dururken gözüme kocamın bacaklarının arasında yarı kalkık duran siki ilişti. Elimi uzatıp tuttum, dudaklarımın arasına aldım. İşte şimdi olmuştu. Tam da izlediğimiz porno filmlerdeki sahnelerde gibiydik. Arkadaşı arkamdan amıma sokup çıkarırken ben kocamın sikini yalıyordum. Nevin de kocamın yanında uzanmış, elini amına atmış parmaklarken, bir yandan da gözünü kırpmadan bizi izliyordu. Birden kalktı yerinden, kocamın üstünden aşıp yatağın kenarına, benim yanıma geldi. Sırtüstü yatıp altıma girdi, belimden tutup aşağı çekti biraz, “Biraz alçalsana Gül…” dedi. Ayaklarımı yere basıp kalçalarımı aşağı indirdim. Erdal arkamdan çıkar gibi oldu ama bırakmadı. Şimdi Erdal arkadan amıma girip çıkarken Nevin de altımda klitorisimi, amımı yalıyordu. İçime girip çıkan kocasının sikini de yaladığına emindim. Bacaklarım zevkten titremeye başlamıştı, inledim, “Ahh… Ne yapıyorsunuz bana karı koca? Delirteceksiniz beni… Ohhhh… Biri sikiyor, biri yalıyor… Ah kocacım… Harika bir şey bu… Dayanamıyorum… Oohhhh….” Bir yandan inliyor, bir yandan kocamın sikini koparırcasına tutmuş, yalıyordum. Kocam da alttan sallanıp duran memelerimi avuçluyordu. Her yerimden, her noktamdan zevk alıyordum. Dayanılır şey değildi bu… Ve dayanamadım da… Haykıra haykıra boşalmaya başladım. image Nevin altımdan zor kaçtı. Ben kendimi yatağa bırakır gibi oldum, Erdal bırakmadı. Belimden sımsıkı tutmuş kendine çekiyor, arkamdan kasılıp duran amıma sokup çıkarmaya devam ediyordu. Ben boşalırken o da haykırmaya başladı. Sikini köküne kadar amıma gömdü, spermlerini son damlasına kadar amıma fışkırttı… Başım yatakta onun kasılmalarının bitmesini bekledim. Halsiz, harap, yorgun, koca sikine asılmış bir kukla gibiydim. Boşalması bittiğinde bıraktı beni ancak… Kendimi yatağa, kocamın kollarının arasına yüzükoyun bırakıverdim, yığılıp kaldım daha doğrusu… Kocam saçlarımı okşayıp sakinleştirmeye çalışırken hala zevk kasılmaları devam ediyordu. Bilinçsizce bacaklarımı kasıp o zevkin devamını sağladım. Nevin yatağın ayak ucunda yatan kocasının amımdan çıkardığı dölle kaplı sikini yalayıp döllerinin tadına bakarken başını kaldırıp bize baktı, “Bak işte… Yine kendimizi kaybettik Metin, yine unuttuk. İçime boşaldın korunmadan…” Yorgun argın güldüm halsizce, “İçine boşalmadı kızım… Arkana boşaldı kocam…” dedim. Tatil bitene kadar hep böyle seviştik. Defalarca… Eşlerimizi değişe değişe… Bazen yalnız… Genelde hep birlikte… Aklımıza geldiği gibi, her pozisyonda, her kompozisyonda… İkili… Üçlü… Dörtlü… Otel odasından bıktığımızda grup olayımızın başladığı o güzel koya gittik bir defasında… Tekrar doğanın koynunda hep birlikte seviştik. Tatilde başlayan bu güzel ve seks dolu birliktelik, eve dönünce de devam etti. Ama sadece dördümüz olduk. Başkalarını karıştırmadık aramıza… Bir nevi karı koca sadakati gibi birbirimize bağlı kaldık. Çünkü birbirimize yetiyoruz. Kocalarımızdan biri iş için falan şehir dışına çıktığında biz kadınlar asla yalnız ve erkeksiz kalmıyoruz artık… Geride kalan erkek ikimizi de yalnız bırakmıyor, mutlu ediyor, giden kocayı aratmıyor… Biz kızlardan birimizin regl olduğu, kocasıyla sevişemediği günlerde kocası seksten mahrum kalmıyor. Diğer kadın iki erkeği de cinsel yönden aç bırakmıyor,
MERHA
Swinger Cuckold Fantazilerinde Neler Önemlidir
Oncelikle tek bir yapı düşünce ile karınızı/sevgilinizi/kocanızı cuckold yapmayınız. Bu fantezi en derinlerde herkesin istedi zaman güzel olan bir fantezidir. Başka türlüsü ilişkilerde, evliliklerde telafisi mümkün olmayan hatalar çıkarabilir.
Evlilik nedir? Evlilik sizin ilişkinizi yasal resmi statüye getiren bir yapıdır.
İlişki ise parterinizle olan iletişiminiz paydaşlarınıızın bütünüdür.
Cinsel İlişkiniz ise partnerinizle olan cinsel aktivitelerinizin bir bütünü diyebiliriz. Burada partnerimizle ne kadar açık olur, net olur, farklı tatlı fanteziler yaşarsak cinsel hazzımız aldığımız doyumlar artacaktır.
Kocam(Sevgilim) beni testmi ediyor?? Partneriniz sizi test etmiyor sadece farklı fanteziler yaşamak istiyor ve size bunları diyebiliyorsa size fazlasıyla güveniyor.
Karınızı/Sevgilinizi/Partnerinizi Tanıyın? Cuckold yada benzer fantezileri yaşamaya başlamadan önce partneriinizi iyi tanıyın onun ne kadar çok nelerden haz alacagını bilin ve paylaşın. İzleyici mi olmak istiyorsunuz? Değişik açılardan izleyici mi olmak istiyorsunuz? Katılımcı mı olacaksınız? vs….
Kısıtlamaları hayatınızdan çıkartın: Çevre ne der, ya duyulursa, ama evliyiz, kocamın önünde olmaz vs… gibi kısıtlamaları çıkartın çünkü partneriniz şu anda bunları okuyorsanız zaten çıkarmıştır. Bu kurallar sizleri kısıtlar bunlarla kendinizi kısıtlamayın. Çevrede duyulursa vs etkenleri en aza indirmek için kesinlikle çoklu sexlerdeki diğer kişiler komşularınız, uzaktan yakından arkadaşlarınız gibi benzerleri asla olmasın. Ayrıca bu çevrenizdeki kişiler eninde sonunda agızlarını dillerini tutamaz ve konuşurlar. RİSK KESİNLİKLE ALMAYIN… MAKSİMUM HAZ ve ZEVK ÖNEMLİ.
kocanız sizden yatakta arsız kadın olmanızı istiyor? o zaman olun bunu sizde istiyorsunuz. Sexin tabu olmadıgı ulkelerde kadınların %83 gibi yüksek bir oranla hayatları boyunca en az bir defa grupsex türevlerini yaşamışlardır.
Kıskançlık yook. Eşinizi partnerinizi eğer kıskanıyorsanız cuckold yada grup sex den uzak durun.
Hile yok.. Karınızı yada partnerizi asla kandırıp kendi arzularınız dogrultusunda asla kullanmayınız. unutmayın herkes zevk almalı.
DİĞERLERİ ile ASLA DUYGUSAL BAĞLILIK YOK. bu sadeece bir fantezi sıcak kelimeeler kullanılabilir ama ilişki içinde ve sonrasında diğer kişilerle kesinlikle duygusal bağlılık kurmayınız. Yoksa ilişkiniz bitebilir zevk olmaz.
DİGERLERİNİ İYİ SEÇİN; Eğitimli anlayışlı kişiler olmasına dikkat edin yarından sonra sizlere salça olabilecek kişilerden anında uzaklaşın.
Unutmayın diğerleride sizde cinsel fantezisiniz daha fazlası değil; yaşananlar yaşandıgı yerde kalır, gerekli gizliilik için en baştan mutlaka konuşun.
BAŞLAMAK ÜZERESİNİZ ARTIK EMİN OLUN KARARINIZI VERİN… Kararınızı verdikten sonra yukarıdaki yazılanları mutlaka kontrol edin her listeyi ayrı ayrı özenle işaretleyiniz.
EVLİLER evliliğinize cinsel hayatınıza doping geliyor.. bu sizi ve partnerinizi haz heyecan getirecektir artık birbirinizi daha çok güveniyor olacaksınız… Daha arzulu heyeccanl olacaksınız.
BİRBİRİNİZİ İYİ OKUYUN… Kocanız yada karınız nasıl daha çok haz alacak??
KOCALARA TAVSİYELER.
1. Herşeyi unutun ve odaklanın.
2. Aceleci olmayın sabırlı olunuz.
3. Duygusal güven veriniz. Bu belkide en önemli madde.
4. Giysiler artık daha sexy olmalı. Karınızı teşfik edin hem iç çamaşırı hemde günlük hayatta daha sexy giyinmesine imkanlar sağlayın. Dekolte mutlaka olsun.
5. Kelimelerin gücünü kullanın, sıcak samimi kelimeler kullanın, yataktada aynı şekilde olurken arsız kelimelerde kullanabiilmelisiniz.
6. Karınız(en dişi en sexy hali ) çok güzel bir mini etek giydi gogüs dekolteside ile dısarı çıkın dışarıdaki erkekler karınızı gözleri ile soysun arzulasın karınız zaten onu anlayacaktır. Eğer kapalı bir cevrede iseniz bunu başka cevrede bir yerde yapınız. Karınıza bakan erkekleri karınıza gosterin soyleyin. Bazen arsız kelimeler kullanabilirsiniz. Diğer erkeklerin düsüncelerinden karınıza bahsediniz.
7. Karınızla alışverise cıkınız. Elbise, ayakkabı, iç çamasır alırken onunla beraber olunuz. (Çok geniş bir açıklaması var ilerleyen günlerde açıklayacagım).
8. Evde belli zamanlarda karınızdan en sexy iç çamasırları ile dolaşmasını isteyin.
9. Karınızı her zaaman sevin ve saygı gösterin.
10.Her zaman yapıcı olumlu geri bildirimler sağlayın. Başkalarınında bu şekilde düşündüğünü belirtin.
11. Işıklar her zaman karınızın üzerinde olsun. Bu ışıklardan karınıza bahsedin ve konuşun..
12. MADDEYi GEÇEBİLİRSİNİZ uygularsanızda DİKKATLİ OLUN: Eski aşklarından, ilişkilerinden konuşmasını isteyiniz. Bu maddenin çeşitli varyasyonları zararsız bir şekilde uygulanabilir.
13. Bazen dışarıda yemek yerken başka masalardaki insanlardan bahsedin onların aktiivitelerinden konusun.
14. Rüyanızdan bahsedin.
15. Dışarıda sizin hayatınızdaki yada onun hayatındaki cevresindeki kişilerden konuşun. (Bu kişilerle REEL bir aktivite yapmanızı tavsiye etmiyorum).
16. Başka bir kadından ASLA konuşmayın bahsetmeyin. Unutmayın burada birtek prenses var oda karınız.
17. Cinsel aktivitelere bazen ara verin. Karınız cinselliği daha fazla istesin.
18. Karınıza aksam eve gelirken çamasırlarını çıkarıp gelmesini söyleyin. Yada bir davettesiniz tuvalete gitmesini isteyin iç çamasırını çıkarmasını isteyin. Tatilde karınızın tangasını unutmasını isteyin. Bun davranıslarını odullendirin.
19.Eski iç çamasırlarınız atınız. Baskalarına veriniz. Erkeklerden yorumlar almasını saglayın..
20. Yatak odanızı canlandırın.
21… Bu maddeler cok daha fazla var. Onemli olan bunlar belli aralıklarla tekrar etmek.
KARINIZA BULDUĞUNUZ PARTNER..
1. Kesinlikle yakın çevreden birisi olmasın. Hiç kimse birbirini tanımamalı mumkunse internetten secim yapınız. Burada da dikkatli davranınız erkeklerimizin büyük çogunlugu bilinçli değil.
2. Kesinlikle duygusal baglılık olmamalı, bunun sadece bir fantezi oldugu fikrini benimsemiş olmalı.
3. Sizlerle aynı zamanda arkadaş olabilmeli.(Malesef herkes vur-kac peşinde)
4. Temizlik gizlilik hijyen kondom konularında mutlaka konusun ve hassas davranın.
5. Eğitimli anlayışlı kişiler olmasına dikkat ediniz.
6. Kişisel begeni zevkler ve uyumlar sağlanabilmiş olmalıdır.
7. Belli ortalamanın üstünde ise 3 lü olarak başlayabilirsiniz.
8. Sonra diğer kişiden sonra sizde eşinizle sevişiniz.
Böyle Sikişeceğimiz Hiç Aklıma Gelmezdi!
Selam ben Dilek, 37 yaşında, 13 yıllık evli, 2 çocuklu bir kadınım. Kocam iyi bir insan, onu çok seviyorum, kocam da beni çok sever. Yatakta da uyumlu bir çiftiz. Hemen hemen her gece sikişiriz ve her sikişmemizde kendisi 2 defa boşalırken, beni de en az 5-6 kez orgazm eder. Çok ve renkli fantazilerimiz vardır ve aklımıza gelen fantazileri gerçekleştiririz. Yatakta sikiş esnasında acaip azdırıcı şeyler konuşuruz, küfürlü falan. Ve sikişmemiz daha kaliteli ve mükemmel olur. Bundan 3 sene önce Erdeğe tatile gitmiştik. Denize giriyorduk, çocuklarla plajda oturup oyunlar oynuyorduk. Bazen de deniz sakinken, fantazimiz olduğu için denizin içinde sikişiyorduk. Yine bir gün sahilde güneşleniyorduk. Devamlı aynı yere gittiğimiz için, sahilde aşağı yukarı hep aynı kişiler vardı. Yanımızda getirdiğimiz, benim yaptığım böreklerden yerken, kocam, yakımızda oturan ailenin çocuğunun bize baktığını gördü ve bir börekte çocuğa uzattı. Ama çocuk almak istemedi. Derken annesi yattığı yerden kalktı ve “Oğlum ne yapıyorsun sen? Amcayı rahatsız etme!” dedi. Ben de hemen, “Yok ne rahatsızlığı, çocuk bu, canı çekmiştir diye kocam çocuğa börek veriyordu.” dedim. Kadın, “Tamam ozaman, amcanın verdiği böreği al, ama bir daha rahatsız etme!” dedi. Kocam da çocuğa, “Olur mu, istersen yine gel al!” dedi. Kadın çocuğun elinden tutup götürdü. O sırada kadının kocası da bize bakıyor, dinliyordu. O da teşekkür etti… Sonra biz denize girdik, bizim çocuklar kumlarla oynuyordu. Denizden çıktığımızda, baktık o börek verdiğimiz çocukla annesi de kumla oynuyorlardı. Ben de yanlarına oturdum, kadınla tanıştım. Kadının adı Serpilmiş. Kocam da kadınla oturuyorum diye havlu getirdi, sırtıma doladı, sonra şezlonga gidip uzandı. Biz çocuklarla biraz oynadıktan sonra, ben kalktım kumlardan temizlenmek için denize doğru yöneldim. Serpil de, “Bekle Dilek, ben de geleyim!” dedi, beraber denize girdik. Denizde temizlenip çıktık, Serpil kocasının yanına gitti, ben de kocamın yanına geldim uzandım. Biraz sonra Serpilin kocası dondurma almış gelmiş, çocuklara ve bize verdi. O sayede onnla da tanıştık, adı Burak imiş. Sohbet filan derken, Serpil de geldi, hep birlikte konuşmaya başladık. Onlar da İstanbuldan gelmişler. Artık akşam olmaya başlamıştı, saat 20:00 civarı idi. Bu arada ben Burağı bayağı süzmüştüm, adam hoşuma gitmişti. Burağın bakışlarından, onun da benden hoşlandığı belliydi. Kalkarken, “Akşam beraber yemek yiyelim!” dediler. Biz de, “Olur!” dedik ve buluşmak için sözleştikten sonra evlere doğru yola çıktık. Evde duşumuzu yaptık, giyindik, kuşandık ve çocukları yatırdıktan sonra, saat 22:00 gibi dedikleri yerde buluştuk. Güzel bir restoranda oturduk, yemek yedik, sohbet muhabbet ettik. Sonra kalktık bir Cafeye gittik birşeyler içtik, sonra vedalaştık… Ertesi gün denize gittik, onlar da geldiler, yine sohbet muhabbet. Arada denize girip çıktık. Ama adam hep bana bakıp, beni tepeden tırnağa süzüyordu. Serpili de kocamı süzerken birkaç defa gördüm. Dikkatimi çekti, yürüken, oturuken, uzanırken, Serpil hep kocamın sikine bakıyordu. Gerçi kocam hep şort giyer ve denize de o şekilde girer. Kocamın siki biraz büyük olduğu için, ne kadar saklasada farkediliyordu. Özellikle ıslakken. Bunu kocama da söyledim, “Serpili senin sikine bakarken kaç defa yakaladım!” diye. Kocam da, “Yok artık daha neler! Kadının işi gücü yok, benim sikime mi bakacak? Hem kocası devamlı yanında, üstelik kocası gayet yakışıklı bir adam!” deyip güldü geçiştirdi. Ben, “Kadın sana kafayı takmış, sana kendini siktirirse hiç şaşırma!” deyince, kocam zevklenerek öyle bir kahkaha attı ki, tüm plaj dönüp bize baktı. Aradan 3-4 gün geçti, onların tatili bitmiş, dönüyorlardı. Vedalaştık gittiler. 1-2 gün sonra biz de İstanbula döndük. 2 gün sonra Brak kocamı cepten aradı, “Bugün görüşelim mi?” dedi. Kocam da, “Olur!” dedi. Akşam Kadıköyde buluştuk, nezih bir Bara gittik. Eğlendik, içtik, dans ettik, oynadık, kurtlarımız döktük. Ordan çıkınca onlar, “Hadi bize gidelim, birer kahve içelim, kendimize gelelim!” dediler. Zaten içmeye gideceğiz diye kocam arabayı almamıştı. “Tamam!” dedik, onlara gittik. Yolda sohbete devam ederek evlerine geldik. Çok güzel evleri vardı, dubleks. Serpil, “Siz oturun, biz üstümüzü değiştirip gelelim!” dediler. Burak ta, “Orda dolapta Viski var, içerseniz alın, kendi eviniz gibi davranın, çekinmeyin!” dedi. Kocam da, “Kahve içmeye geldik, içki içmeye değil.” dedi. Burak, “Kahveleri Serpil yapacak nasılsa, siz ozmana kadar boş durmayın!” dedi. Kocam kalktı, bir duble kendine, azda bana getirdi. 5 dakika sonra Serpil geldiğinde, üstüne ince tek parça penyeden, çiçekdesenli, diz üstü, gecelik gibi, vücüdunu saran dar bir elbise giymiş, içinde sütyen de yoktu, göğüs uçları belli oluyordu. “Böyle giyindim, ama siz yabancı değilsiniz, zaten denizde bikiniyle gördüğünüz için… Ben kahve yapıp geliyorum, siz keyfinize bakın, Burak ta gelir şimdi, duşa girdi!” dedi. Bir baktık az sonra Burak ta penye capri ile geldi, “Tekrar hoşgeldiniz!” dedi. Serpil de, “Kahveler de geldi!” dedi. Oturduk kahvelerimizi içerken sohbet muhabbet filan derken, Burak, “Bir fıkra anlatmak istiyorum, ama biraz açık, eğer dinlemek isterseniz anlatayım?” dedi. Kocamla birbirimize baktık ve mecburen, “Anlat!” dedik. Bol küfürlü, belden aşağı bir fıkra anlattı. Sonra birkaç tane daha anlattı. Bu arada Serpil kocamın karşısında oturuyordu, bir ara bacaklarını araladığını gördüm, ki o anda altına külot da giymediğini farkettim. Ara ara komple açıyor, arada bacak bak üstüne atıyor ve kocama bakıyordu. Kocama baktım, o da arada Serpilin bacaklarına ve bacak arasına bakıyor, süzüyor, ama bakmamak için kafayı çevirip başka yerlere bakıyordu. Orospu Serpil kocamı baştan çıkarmaya çalışıyor ve işi de biliyordu orospu… Burak ta devamlı beni süzüyor, resmen gözleriyle soyuyordu beni. Benim de hoşuma gitmiyor değildi hani, nede olsa adam gerçekten yakışıklı idi, yakışıklı olduğunu kocam bile söylemişti. Bir ara lavaboyu sordum, Burak hemen kalktı, “Ben göstereyim, buyrun!” diyerek yolu gösterdi. Ben önden geçtim, o arkadan beni takip ediyordu. Ama gözlerinin kalçalarımda olduğunu tahmin edebiliyordum, üstümde zaten kalçalarımı sergilediğim, dizimin 1-2 parmak üstünde, siyah, hafif yırtmaçlı, üstüme oturan etek vardı. Labayo varana kadar, ne kadar sıklıdım anlatamam, sanki ben gittikçe lavabo kaçıyordu, rahatsız olmuştum kalçamdaki gözlerden. Ama hoşuma da gidiyordu ve ben beynime hakim olamıyor, istem dışı daha da kırıtıyordum yürürken. Serpille kocam da salonda yalnız kalmıştı, aklım bir yandan da ordaydı, acaba orospu Serpil bizim yokluğumuzda kocama ne orospuluklar yapıyor, kocamın aklını çelmeye çalışıyordu. Nihayet lavaboyo varmıştık, teşekkür ettim Burağa, o salona döndü, ben lavaboya girdim. İçerden kahkaha sesleri uzak olduğu halde bana kadar geliyordu. Neler konuşuyorlardı acaba, meraktan çatlıyordum. Külodumu indirdiğimde bir baktım ıslaklık vardı, elimi amıma atıp yokladım, farkında olmadan amım sırılsıklam olmuştu! Aman Tanrım, amım istem dışı ıslanmıştı ve bu da az önce Burağın önünde kırıta kırıta yürürken olmuştu. Daha önce hiç böyle olmamıştım. İşedikten sonra Burak aklıma geldi ve amımı okşamaya başladım. Amım ateş gibiydi, sanki amımda bir ekmek fırını vardı. Alev alev yanıyordu ve sular fışkırıyordu. Titreyerek orgazm olup boşaldıktan sonra kendime geldim. Hemen panik oldum, ben ne yapıyorum diyerek, tuvalet kağıdıyla amımı sildim, kurulamaya çalıştım, ama halen sularım geliyor, çığlık atmamak için dişlerimi sıkıyordum resmen. Sonra çıktım ve salona doğru yürümeye başladım… Burak, “Hah, Dilek hanım da geliyor işte!” dedi. O sırada Serpil kalkmış, bardakları toplarken kocamın önünde domalmış ve resmen külotsuz amı görünüyordu. Orospu Serpil pespembe amını kocamın gözleri önüne sergilemiş, ağırdan ağırdan bardakları alıyordu. Serpilin amını ben gördüğüme göre, kocam da illaki görmüştür diye kocama baktığımda, kocam çadırı kurmuş ve sikini saklamak için uğraşıyordu. Ama boşa çaba sarfediyordu, ne yapsa belli oluyordu. Ben yokken Serpil kim bilir ne orospuluklar yaptı, neler söyledi ki, kocamın sikini bu şelikle kaldırmıştı. Acaba Burak olayın farkında mı diye baktım, Burak ta çadırı kurmuştu. Demek ki Serpilin kocamı baştan çıkarması onun da hoşuna gidiyordu. Serpil sonra da kocasına doğru domalarak, kocamın önündeki bardağı aldı ve orospu bu sefer de göğüslerini kocama sergiliyordu. Göğüsleri yusyuvarlak, gayet alımlı ve benim göğüslerimden daha iri ve diri idi. Nerdeyse uçlarına kadar açıktaydı. Serpil adeta, (Benim malım mülküm bu!) der gibi, heryerini kocama sergiliyordu. Serpil bardaklarla mutfağa gidip, sonra da mutfaktan bana seslendi, “Dilek… Bana az yardım etsen?” diye. Ben de mutfağa gitmek için kalktım ve Burak yine kalçalarıma bakıyordu. Üstelik kocamın yanında. Mutfakta Serpil bana gülerek, “Kız orospu, sen ne şanslı karısın!” diye lafa girince ben şok oldum, ağzım açık kaldı. Bozuntuya vermeden, “Neden ki?” diyebildim sadece. “Kocan çok yakışıklı ve kocaman siki var! Erdekten beri kocanın sikine bakıyorum, hayran kalıyorum!” deyince, şaşkınlığıma bir 10 kat şaşkınlık daha eklendi. İçimden (Orospuya bak, bu ne kaşarlık, bu ne samimiyet, böyle şeyleri çekinmeden bana nasıl söylüyor!) diye geçirip, “Nerden çıktı bu şimdi?” dedim. Serpil devam etti, “Görünen köy kılavuz istemez kızım, siki bariz belli oluyor, zaten şuan çadırı kurmuş vaziyette, nerdeyse pantolonu yırtacak yaramaz şey!” dedi. Ben artık dayanamadım ve “Sen de az orospu değilsin! Kocamı azdırmak için herşeyi yaptın, ne am kaldı görmediği, ne göt, nede göğüslerin, hepsi piyasada! Üstünü değiştirdin geldin, altına don sütyen giymemişsin, birde açıp her dakika gösteriyorsun kocama, önünde domalıyorsun amını gösteriyor oturuyorsun, bacaklarını açıyorsun, eğiliyorsun göğüslerin komple dışarda! Kusura bakma da, o da insan yani, adama işkence yapıyorsun!” dedim. Serpil de, “Amaan, Tanrının bildiğini kuldan mı saklayacaksın? Hiç görmediği bilmediği şey mi sanki, seni sikerken zaten görmüyor mu am göt göğüs?” dedi. Yine şok oldum, cevap veremedim. Serpil ise pişkin pişkin, “Ee, nasıl sikiyor seni? Hangi pozisyonlarda sikişiyorsunuz?” dedi. Duyduklarıma inanamıyordum, “Sen nebiçim bir kadınsın yaa, utanmıyormusun?” dedim. “Asıl sen utanmıyormusun bu koca yarraklı adamı sadece kendine saklayıp cimrilik yapmaya!” demez mi birden, ben yine şok tabi. Ardından ekledi, “Ben bugün kendimi ona siktirisem kızarmısın?” dedi. Tepem iyice attı, “Sikmez ki seni! Bana ihanet etmez!” dedim, ama içimden de tabi, (Erkektir belli de olmaz!) diye geçirdim… Serpil, “Ozaman deneyelim mi? Ben bugün kendimi senin kocana siktireceğim! Kızmak yok!” dedi. “Tamam, sikerse siker, ne yapayım?” dedim, ama içimi acaip bir hırs ve pişmanlık kapladı, ya Serpil orospusu emeline ulaşırsa, ya kocam benden başka birini sikerse diye. Ki Serpil tuttuğunu koparan biriydi, daha eve gelişimizde üzerini değiştirip o şekilde karşımıza çıktığında belliydi iddialı olduğu. İçimden, (Eğer kocam öyle birşey yaparsa, ben de boş durmam, ben de Burağa kendimi siktiririm! Böylelikle hem kocamla sikişirken konuştuğumuz grup sex fantazimiz de gerçek olur! Zaten seyrettiğimiz pornolardan, yaptığımız fantazilerden bu olaya hazırlıklı sayılırız. Üstelik ben de hep istiyordum 2 tane yarrağı aynı anda yemeyi. Hem Burak ta gayet yakışıklı ve iyi bir adamdı, ondan iyisini mi bulacaktım bu iş için. Ve Serpil de çok güzel, alımlı, sexi ve istekli bir kadın, amcığı, götü, göğüsleri, vücudu gayet güzel, kocam da sikmek için bundan daha iyi am mı bulacak?) diye geçirdim ve herşeyi akışına bıraktım. Mutfaktan çıktık… İçerde Burakla kocam oturmuşler, ikisi de çadırı kurmuş, birerde içki koymuşlar kendilerine, birbirlerine amlı götlü, sikişli sokuşlu fıkralar anlatıyorlar. Bir bardak, birer bardak daha derken, alkolün de etkisiyle sohbet iyice açıldı saçıldı. Benim hep bir gözüm Serpilde, bir gözüm kocamda ve sikinde idi. Kocamın bakışlarından Serpile sulandığını anlayabiliyordum. Ama Burak ta bana resmen sulanıyor, aslıyordu. Ve benim amım yine sulanmış ve alev alev yanıyordu. Serpil kalktı, yine kocama doğru domaldı ve Burağın bardağını aldı, “Koyayım mı kocacığım?” dedi. Burak, “Koy karıcığım!” deyince, Serpil yine yapacağını yaptı ve “Aslında senin bana koyman lazım ama…” diyerek bardağı doldurdu. Sonra birde müzik açtı ve kocama dönüp sexi bir şekilde oynamaya başladı. Kocamı baştan çıkarmak ve kendini siktirmek için her şeyi yapıyordu ve gerçekten de beceriyordu da. Orospu çok güzel oynuyor, arada amına götüne kadar gösteriyordu. Ve az sonra kocamı dansa kaldırdı. Kocamın sikine sürtünerek, sevişircesine dans ediyordu… Burak ta beni kaldırdı. Ben de Serpile inat, tüm hünerlerimi ortaya koymak için kalktım ve dans etmeye başladım. Çok geçmeden arkamda Burağın sikini sert bir şekilde hissetmeye başlamıştım bile. Belli kiamacıma ulaşmıştım ve ben de Burağı azdırmıştım. Ama bana da ateş basmıştı, heryerim alev alev yanıyor, amım, (Sik beni Burak!) diye bağırıyordu. Kalçalarımda Burağın sikini hissettikce daha fena oluyordum ve Burağın sikini daha çok hissetmek için uğraşıyordum ve iyice sürtünüyordum. Derken Burak terlemeye başladı ve üstündeki tişortu çıkardı attı. O kaslı vücudunu zaten Erdekten biliyorum. Bu arada aklıma ne kocam, ne de Serpil geliyordu, ne yapıyorlar diye merak dahi etmiyordum. Kendimi müziğin ritmine bırakmış, Burağın sikini hisetmek için önümü dönmüş, Burağın bacaklarının arasında dans ediyordum ve eteğimi sanki yırtacakmış gibi zorlayan, amıma dayanan sikini hissetmek çok süper bir zevkti. Kocamınkinden başka bir sike sürtünmek bile beni baştan çıkartıyordu. Bir ara Burağın eli kalçalarımda gezinmeye başladı. Arada kalçalarımı sıkıyor, avuçlayarak beni kendine çekip dahada yapıştırıyordu. Acaba bunları kocam görüyor mu diye bakmak için bir döndüm ki, kocam gözlerini bana dikmiş ve (Ne yapıyorsun?) der gibi sertçe bakıyordu. Doğrusu utanmıştım, kocam Serpilin yaptığı okadar orospuluğa rağmen halen mesafeli duruyordu. Tam toparlanıp yerime oturayım diye aklımdan geçerken, Serpil bana ve Burağa baktı ve kocamın dudaklarına yapışıverdi. Kocam da bana nispet yaparcasına, bana bakıp Serpilin beline sarılıverdi. Acaba kocam bana çok mu kızdı, neden böyle birşey yaptı diye düşünürken, Burak elini eteğimin altında daldırıp, kalçalarımı sıkmaya ve yoğurmaya başladı. Bir parmağını da, küloduma rağmen amımın içine sokmaya çalışıyordu. Kocam bunu da görünce Serpile yumuldu. Artık ok yaydan çıkmıştı… Ben de Burağın dudaklarına yumuldum ve ısırıcasına öpmeye başladım. Dillerimiz buluştu, ıslak ıslak öpüşüyoruz. Elimi de Burağın önüne attım, şortunun üzerinden okşamaya başldım. İçine çamaşır giymemişti ve siki alev gibi yanıyordu. Ama kocamın sikinden küçük olduğu bir gerçekti. Demek ki orospu Serpil kocamın koca sikine o yüzden bu kadar takmış ve istemiş dedim içimden. Ama mecburen elimizdeki ile yetinceğiz. Aslında çok küçükte değildi, bir kadını doyuracak boyutlardaydı. Döndüm baktım ki, Serpil elbiseyi sıyırmış, elbise ayaklarının dibinde duruyor ve tüm çıplaklığıyla kocamla dans ediyordu. Serpil kocamın tişörtünü çıkarmıştı. Sonra da eğilip kocamın koca sikini dışarı salıverdi ve tüm hışmıyla yutarcasına o iri sikini ağzına almaya başladı. Orospu bir yandan da bana bakıyor, (Ohh, istediğime ulaştım işte!) der gibi hareketlerle, alabildiğince o iri siki ağzına alıyor, gırtlağına kadar sokuyor, tekrar çıkarıyor, arada svazlıyor, tekrar yalıyordu. Kocam da Serpilin göğüslerini avuçlamış yoğuruyordu. Kocamın da müthiş zevk aldığı belliydi… Ee, artık ben de boş durmamalıydım. Burağın şortunu indirdim ve o lavoboda beni kendimden geçiren siki serbest bıraktım. Gerçekten de düşündüğüm gibi kocamınkinden ufaktı, ama yine de güzel ve damarlıydı. Ben de aldım ağzıma ve başladım yalamaya, emmeye. Burak ta boş durmuyor, gömleğimi çıkarıyordu. Sütyenimi çözüp memelerimi salıverdi ve başladı avuçlamaya. Avuçlarken de, “Bebeğim benimki kocanınkinden küçük, ama idare edeceksin artık, işlevi iyidir, zamanla göreceksin, seni sike doyuracağım, seni deliler gibi sikeceğim bebeğim, bebek gibisin, harikasın, 2 tane çocuk doğurmuşsun ama halen taş gibisin, kocan çok şanslı adam!” demesi beni dahada ateşledi ve yutarcasına sikini emeye yalamaya başladım. Bir yandan da taşaklarını yoğuruyordum. Buraktan zevk sesleri gelmeye başladı ve birden ağzıma boşalıverdi. Hepsini yuttum. Kocamınkini bile pek yutmam, ama bunu çok büyük bir iştahla, isteyerek, her damlasını yuttum ve ziyan olmasın diye de, komple kafasını yalayarak temizledim… O sırada Kocam da Serpil ağzını resmen sikercesine pompalıyor, Serpil de kendi amını avuçluyor ve okşuyordu. Çok geçmeden kocam da Serpilin ağzına boşaldı. Fakat öyle bir boşalmıştı ki, Serpilin ağzına döller resmen fışkırıyordu. Serpil de yutmaya çalışıyor, ama yetişemiyordu. Kocam boşaldığı halde siki daha inmemiş, halen taş gibi duruyordu. Serpil kocamın sikini emmeyi bırakmayınca, yerde 69 pozisyonun geçtiler, kocam da Serpilin amını yalamaya başladı. Ben de Burağın sikini tekrar hazırlamak için aldım ağzıma. Burağın siki hemen dikildi. “Hadi erkeğim, doyur beni, sik artık beni, amım alev alev yanıyor, sula onu döllerinle, söndür amımın ateşini!” dedim. Burak, “Yok! Önce amının tadını alacağım, suyunu içeceğim, sonra sikeceğim!” deyip beni yere doğru uzandırdı. Ben de iyice açtım bacaklarımı, amımı götümü komple önüne sergiledim. Yumuldu amımı yalamaya. Amımı yalarken, arada bir de götümü yalıyor, beni zevkten zevke uçuruyordu. Pembe bulutlarda geziyor, orgazm üstüne orgazmlar yaşıyordum. Serpil ise kocama, “Hadi rüyalarımın koca sikli erkeği, sik beni, amımı götümü sik parçala, onları bugün sana bol bol siktirecem, amımı da götümü de sike doyuracağım senin sayende erkeğim!” diye inliyordu. Kocam sikini eline almış, Serpilin amına sürtüyordu. Sonra birden geçirdi, Serpil orospusunun sesi soluğu kesildi. Kocam pompalarken Serpil inlemeyi bırakın, resmen ciyaklıyordu. Ben de, “Hadi Burak sen de beni sik!” diye bağırdım. “Tamam bebeğim!” diyerek, amıma sikinin kafasını hedefledi ve sırılsıklam amımın ıslaklığıyla bir anda giriverdi. Oysa ki amım ıslak da olsa, kocam girerken hissederdim, kanırtıra kanırtıra girerdi, amımı yara yara girerdi amıma. Burak amıma pompalamaya başladıdığında ben bir, “Ohhhh!” çektim. Bir yandan da kocamla Serpile bakıyordum. Serpil elini göğüslerine atmış mıncıklıyor, sıkıyordu. Belli ki kocam onu boşaltmak üzereydi. Ve Serpil bağıra bağıra boşalmaya başladı. Az sonra da Burak benim içime boşaldı, hemen ardından da ben rahatladım… Kocam ise daha boşalmamıştı. Serpil kocama, “Hadi erkeğim, benim götümü de sik, yırt götümü o koca sikinle!” diyerek domaldı. Kocam da Serpilin götüne dayadı ve girmeye çalışıyordu. Ama Serpil kocamın sikini alamıyordu. Sonunda kafası girer gibi oldu, ama Serpil orospusu feryad figan bağırıyordu. Bir baktım bacaklarından hafiften kan süzülüyor, sanırım kocamınkini alamamış ve götü yırtılmıştı. Serpil, “Bu böyle olmayacak! Burak sen gel götüme gir, aç götümü, senin sikine alışık benim göt nasılsa! Sen de koca sikli erkeğim uzan, tost yapacaksınız beni! Sonra da Dileği tost yaparsınız!” diyerek kocamı uzatıp, sikini amına alarak üstüne yavaşca oturmaya başladı. Yarak amına girerken Serpilden acı acı sesler geliyordu ve zor da olsa köküne kadar yavaş yavaş almıştı. Burak kalktı Serpilin götünde yerini almak için. Orospu Serpil tüm isteklerine, hedeflerine ulaşmıştı. Hem kocamı ayartmış, kendisini siktirmişti, hem de ilk tostu o olacaktı… Serpile imrenmedim desem yalan olur, keşke ilk ben tost olsaydım da bu iki yarrağı ilk ben içime alsaydım. Ama gece daha bitmedi, nede olsa ben kocamın sikine alışığım, hertürlü alıyorum, Burağınki de fazla büyük değil, Serpil orospusu sikilir sikilir sonra amı götü dağılır, sıra bana gelir ve ben zevke fazlasıyla ulaşırım diye düşündüm. Burak tam Serpilin götüne sokacakken, Burağa, “Dur aşkım, sikini ben kendi ellerimle yerleştireceğim Serpilin götüne, ama önce ağzıma alıp ıslatayım da, Serpilin götüne rahat girsin sikin!” dedim ve Burağın sikini azğıma aldım, emmeye başladım. Hem böylelikle Serpil biraz daha beklemiş olacak ve kuduracaktı. Ağzımda iyice ıslandıktan sonra tuttum Burağın sikini, yavaşca Serpilin götünün deliğineyasladım ve halen tutuyordum, Burak ta yavaşca ittiriyordu. Kafası az girince bıraktım ve “Hadi koçum kökle!” dedim. Burak kökleyince, Serpil bir Ohhh çekti ve başladı inlemeye, zevkten kudurmaya. Alttan kocam, üstten Burak, iki deliği de doldurmuşlar, Serpilin amını götünü sikiyor, pompalıyorlardı… Ben de boş durmamak için alttan taşakları yalamaya başladım. Serpilden sular geliyordu, arada onları da yalıyordum. Sonra Burak böğürmeye ve Serpilin götünden döller fışkırmaya başladı. Burak fazla dayanamamış boşalmıştı. Onları da yalayarak yuttum. Ama kocam halen pompalıyordu. Serpil uçmuştu resmen, gözleri kaymış, “Parçalayın, yırtın, amımı götümü parçalayın!” diyordu. Burağın siki küçülünce, Serpilin götünden sikini çıkardı ve kebdini kenara attı. Kocam halen sikiyordu Serpilin amını. Serpil de götünden çıkan sikin ferahlığıyla daha rahat hareket ediyor, kocamın yarağına bir kısrak gbi oturuyor kalkıyor, kıvırıyor içinde ve çığlıklar atıyordu, “İşte sikiş budur, sikilmek budur! Ne güzel sikiyorsun koca sikli erkeğim, halen içimdesin, sikin dolduruyor amımın heryerini, hissediyorum tamamen içimde taş gibi! Ben böyle hiç sikilmemiştim, sikine sağlık, beline kuvvet, erkeğim benim, sik beni, sik te Burak görsün, kadın nasıl sikilir öğrensin, görsün nasıl zevk aldığımı!” diyerek. Kendinden geçmişti, her halinden belliydi. Ama ben de Serpilin dediklerinden iyice tahrik olmuştum, biryandan amımı okşuyordum, bir yandanda göğüslerimi sıkıyordum. Burak kızgın bir şekilde kalktı ve “Hadi bebeğim al ağzına kaldır, nasıl sikiş yapılırmış biz de onlara gösterelim!” diyerek sikini ağzıma soktu. Ben Burağın sikini emerken, kocamın, “Geliyorummm!” sesiyle kendime geldim ve Burağın sikini emmeyi bırakıp, kocama, “Aşkım sakın Serpilin içine boşalma, ağzıma boşal, ağzıma istiyorum döllerini!” diye bağırdım! Burak da bana kızmış gibi bakarak, “Ben senin ağzına boşaltırım!” dedi. Burağa, “Az bekle, ben seniboşaltacağım aşkım!” dedim ve kocamın sikine yaklaştırdım ağzımı. Kocam Serpilin amından çıkıyordu ki, Serpil orospusu, “Çıkarma, içime boşalt, söndür yangınımı!” diye bağırdı. Bu iş artık iyice çığrından çıkmıştı. Fakat kocam beni herşeye rağmen seviyormuş ki, Serpili üstünden kaldırıp kenara itti, sikini benim ağzıma soktu ve komple gırtlağıma kadar dayadı. Ve sıcak sıcak döllerini de fışkırtarak gırtlağımdan aşağı indiriverdi… Serpil baygın bir şekilde kenarda hareketsiz duruyordu. Ben de Burağın sikini elimle 31 çeker gibi sıvazlıyor, onu beni tost yapması için hazırlıyordum. Kocam nasılsa hazır olurdu. Burağın sikini nihayet kaldırdım ve “Hadi bakalım erkeklerim, tost sırası bende, beni de tost yapın!” dedim. Burak, “Tamam, ben de dört gözle bunu bekliyorum!” dedi. Serpil de kocamınkini ağzına almış, bana hazırlıyordu. Serpil nefes alabildiği bir anda, kocama, “Beni daha götümden sikeceksin, unutma!” dedi. Ve sikler hazırdı, dimdik, ayakta, füze gibi beni bekliyorlardı tost için. Burak, “O güzel götüne ben girmek istiyorum!” dedi. Ben de, “Hay hay, nasıl istersen Burakçığım!” dedim. Kocam uzandı yere, ben o çok sevdiğim kocamın sikine kavuşmanın hazzıyla bir çırpıda alıverdim amıma. Yine girerken kanırttıra kanırttıra girmişti amıma. Kocamın ağzına da göğüslerimi verdim. Burak ta arkama yanaşıp, yavaşca götüme giriverdi. Bir Ohhh çektim ki, düşman çatlatırcasına… Ve başladılar amıma götüme pompalamaya. Onlar pompaladıkça ben zevke geliyor, 1 bağıracağıma 5 bağırıyordum, sırf Serpile inat olsun diye. Ben bağırdıkça, Serpil de kıskanç bir şekilde kendi amını parmaklıyordu. Erkeklerim ise deliklerimde ritmi gayet güzel tuturmuşlardı ki, birden Burağın bağrışıyla birlikte götümde bir sıcaklık hissettim. Burak benim güzel götüme, ateş gibi yanan götüme daha fazla dayanamamış ve boşalmıştı. “Sakın çıkartma Burakcığım, devam et sik beni, götümü sikmek istiyordun ya işte, götüm senin, sik götümü parçala, hadi koçum!” dedim, onu gaza getirdim ve biraz daha pompalamaya devam etti. Sonra içimde küçülmeye başlayınca çıkardı. Kocam ise alttan amıma daha seri pompalamaya başladı. Sanki, aşkım ben burdayım, merak etme, der gibi şiddetle pompalıyor, amımı yırtarcasına sikiyor ve beni orgazm ediyordu. Sonunda kocam da bir volkan gibi boşalmaya başladı. Bu ne şiddetli bir püskürtme idi, dölleri taa rahmimin duvarlarında hissediyordum, öyle tazyikli idi. Kocam sikini amımdan çıkardığında, siki halen kazık gibi duruyordu. Sikini sıvazlayarak, Serpile, “Hadi Serpil domal, götüne sokacam!” dediğinde, ben bile şaşırmıştım kocamdaki bu isterikliğe. Serpil orospusu tabii dünden razı, “Hadi koca sikli erkeğim, sik beni, yırt götümü, kanasa da, bağırsam da, bayılsam da, aldırma, köküne kadar sok, götümü sik parçala!” diyerek hemen domaldı. Burağa baktım, bir kenara geçmiş bizi seyrediyordu. Ben de önce kocamın sikini yalayarak ıslattım, sonra da Serpilin götünün yanaklarını ayırdım ve deliğine bolca tükürdüm, götüne rahat girsin diye. Kocam yerini aldı ve Serpilin götüne sikini dayadı ve yavaşca sokmaya başladı. Serpil bağırıyordu, ama, “Durma devam et, hepsini sok, köküne kadar götümün içinde hissetmek istiyorum erkeğim!” diye bağırıyordu. Ve kocam şiddetli bir şekilde kökledi. Ben de onların arkasına geçip, kocamın taşaklarını yalıyordum. Yalarken ben de domalmıştım ve kocamın amıma akıttığı döller bacağıma süzülürken, baktım Burak yumuldu amıma yalamaya başladı… Fakat Serpile hayret ediyordum, inadına da olsa, hakikaten götüne kocamın o kocaman yarrağını köküne kadar almıştı. Üstelik götü harbiden yırtılmış parçalanmıştı, buna rağmen karı halen, “Sik götümü!” diye kocama bağırıyordu. Artık kocam da pompalamaya başlamış ve Serpili bağırta bağırta götünü sikiyordu. Burakla oturduk, 15-20 dakika onları seyrettik. Sonunda Serpil kocama yalvarmaya başladı, “Hadi boşal artık erkeğim, doldur götümü döllerinle, hepsini içime akıtmanı istiyorum!” diye. Kocam da gelmek üzereydi ve bağıra bağıra Serpilin götüne boşaldı. Serpil halıya yapıştı, kocam da onun üzerine yığıldı, öylece kaldılar. Kocamla gurur duyuyordum, demek ki benim erkeğim tam erkek ve çok iyi bir sikici, ikimizi de bitirmişti… Hepimiz biraz uzandık ve dinlendik. Sonra sırayla duş almaya gidecektik. Kalktığımızda etrafa bir baktık ki, heryer döl içinde kalmıştı. Serpil, “Bizim yukarda yatak odasında duş var, biz yukarı çıkarız, siz buraya girin!” dedi. “Peki!” dedik, gidip duşumuzu aldık. Geldik salona. Az sonra onlar da indiler. Serpil yanıma geldi oturdu, “Kız kocan harika bir sikici, beni dağıttı valla. Ben bugün kocana kendimi siktirecem demiştim değil mi, siktirdim işte gördün. Ama sen de az orospu değilsin, sen de sikilmeye doymuyorsun!” dedi. Burak ta kocama, “Tebrik ederim üstat, fena siktin benim karıyı, amını götünü dağıttın orospunun, ama müstahak o, Erdekten beri okadar çok istiyordu ki senin tarafından sikilmeyi ve emeline ulaştı!” dedi. Sonra bana dönüp, “Sen de harikasın bebeğim, sen sikilmeye doyulmayacak kadınsın! Kocan çok şanslı, iyi erkek seçmişsin, zaten sana da onun gibi erkek yakışırdı!” dedi. Eve gitmek için kalktığımızda nerdeyse sabah olmak üzereydi, şafak söküyordu. Kapıda öpüşüp vedalaşırken, Serpil kulağıma eğilerk, “Ben yine yemek isterim o kocaman siki Dilekciğim, haberin olsun, kıskanmak, darılmak yok!” dedi. Ben de, “Ne zaman istersen yiyebilirsin canım!” dedim ve çıktık. Gerçektende harika bir gece olmuştu, ama hiç aklıma gelmezdi böyle sikişeceğimiz!

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
TATİL
Öncelikle belirteyim ki kocamla sevişerek evlendik. Metin yakışıklı, sportmen, beni çok seven bir adam… Adeta tapar bana… Ben de onun her isteğini yapmaya, ayak uydurmaya çalışırım. Evlendiğimizin beşinci seneleri falandı. Artık her şey, seks dahil tekdüze olmuş, seksi görev olarak yapmaya başlamıştık. Toplam beş dakikayı aşmazdı. Buna bir çözüm bulmamız gerektiğini söylediğinde, “Nasıl yani?” dedim. Tecrübeli olan oydu. Evlenmeden önce ilişkileri olmuştu, biliyordum, anlatmıştı bana… Bense ne gördüysem kocamdan görmüş, öğrenmiştim. Gözü açılmadık bakireydim evlendiğimizde… Seks konusunda da tutucu sayılabilecek kadar sabit fikirliydim. ”Porno filmler getireyim, birlikte izleyelim” dedi. Önceleri utanarak, başka erkeklerin orasını görmenin günah olacağını söyleyerek reddettim. Sonra baktım olmayacak, işler günden güne kötüye gidiyor, çaresiz kabul ettim. İşte o günden sonra hareketlendi seks yaşamımız… Eve filmler getiriyor, yatağımızın karşısına koyduğu televizyonda sevişme sahnelerini, son derece seksi porno yıldızlarının yaptıklarını izledikçe ben de açıldım. Filmi izlerken ikimiz de azıyor, birbirimize saldırıyorduk. Hele hele grup seks konulu filmlerde, nereye, hangisine bakacağımı şaşırıyordum. İki üç erkeğin arasında kalan, hepsini de memnun eden kadınları, bir erkeği paylaşan bir kaç kadının sevişme sahnelerini gördükçe öyle iştahlanıyordum ki… Benim böyle filmlerden daha çok etkilendiğimi fark eden Metin’in getirdiği filmlerde de hep böyle sahneler oluyordu. Bir gece yine konulu bir film getirmişti. Alt yazılı filmde iki karı koca birbirlerine giriyorlar, kimin eli kimin cebinde belli olmadan harika sahnelerle grup seks yapıyorlardı. Her zaman olduğu gibi yine çok azmış, sularım sellerim akmıştı. Yine de kocama, “Hadi ya, ne saçma şeyler yazıyorlar. İnsan karısını başka erkekle paylaşır mı? Ya da tam tersi, kocasını başka kadınla?” diye fikrimi belirttim. Metin bacaklarımın arasında klitorisimi yalıyordu bunu söylediğimde… Islanmış ağzıyla başını kaldırıp bana baktı, “Neden olmasın Gül… Seks yaşamları monotonlaşmışsa, evliliklerini kurtarabilmek için pekala yapabilir, değişik arayışlara girebilir insanlar…” “Sen de saçmaladın. Ne yani? Benim yabancı bir erkekle sevişmem evliliğimizi nasıl kurtaracakmış? “ “Neden olmasın? Birbirimizi sevdikten sonra… Hep evde yemek yemekten bıkıp dışarıda restoranda yediğimiz zaman nasıl mutlu oluyorsun, hatırlasana… Bu da öyle bir şey işte…” “Saçmalama Metin.. Hiç böyle bir şey olur mu?” diyerek kızdım. Münakaşa ettik. Sevişmeyi yarım bıraktık o sinirle… Metin salona gidip koltukta yattı beni yatakta yalnız bırakıp… Ertesi gün o işe gitti, ben evin işlerini bitirip öğleden sonra can sıkıntısından akşamki filmi açtım. Tekrar izlemeye başladım. Filmin kahramanı karı koca yolda arabalarına aldıkları seks düşkünü çiftle samimi olup grup seks olayına giriyorlar, film boyunca her fırsatta sevişip duruyorlardı. İlk yarım saatin sonunda öyle azmıştım ki, film bitene kadar kendimi okşaya okşaya, gözüm ekrandaki iki kadın iki erkeğin birbirlerine girdiği sevişme sahnelerinde, iki kez orgazm yaşadım. Akşam üzeri kocam her zamanki işten dönüş saatinde kapıyı açtığında karşısında beni gördü. Elimde boynuna kırmızı kurdele bağladığım bir şarap şişesi, çırılçıplak karşısında dikiliyordum. Beni o vaziyette görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. Onun da elinde bir demet çiçek vardı, özür dilemek için… Hiç konuşmadan sımsıkı sarıldı bana, elimdeki şişeyle beraber kucaklayıp yatağa attı. Soyunup sarıldığında ben de kumandanın düğmesine basıp akşamki filmi açtım. Aç karnımıza, dudaklarımızı meze yapıp şarap şişesini bitirdik. Dayanamayıp birbirimize girdiğimizde, filmdeki iki karı koca çiftin yanı sıra bizim de inlemelerimiz yatak odamızda yankılanıyordu. O geceden sonra artık kocama karşı çıkmadım bu konularda… Tam bir uyum sağlamıştık. Ve gördüm ki haklıydı. Seks hayatımız şenlenmiş, ilk günlerin canlılığına kavuşmuştuk. Film izlerken sevişiyorduk hep… Filmdeki zenci erkeklerin koca siklerini gördükçe Metin, “Oh, karıcım, şuna baksana… Nasıl kocaman… Çağırayım mı bu herifi? O koca yarrağını soksun sana…” diye beni kışkırtıyor, ben de koca memeli, iki üç zencinin arasında, heriflerin kol gibi koca yaraklarına bana mısın demeyen kadınları gösterip, “Ben de sana bu orospuları ayarlayayım. İkisinin arasında iflahın kesilir. Senin iliklerini kurutur bunlar…” diyordum. Konulu filmlerde sevişen çiftlerin hepsi de seçmece, kocaman aletleri olan vücutçu erkekler, sürekli sevişip duran afet gibi kadınlar oluyor, birbirimize ekrandaki çiftle beraber sevişmenin nasıl olacağını anlatırken zıvanadan çıkıyorduk. Sabahlara kadar sevişiyorduk. Tabi, bu fantazilerimiz izlediğimiz filmlerle sınırlı kalıyordu hep. Ta ki o muhteşem yaz tatilimize kadar… Evlilik yıldönümümüz yaklaşmıştı. Hem kutlamak, hem de bir haftalık bir tatil için bir otelde balayı yapalım diye araştırma yaparken, çok iyi görüştüğümüz, birlikte turlara, gezmelere gittiğimiz arkadaşlarımız olan Nevin ve Erdallar bize geçen yaz gittikleri oteli tavsiye ettiler. Otelin sahibi indirim yapabilirmiş falan… Derken öyle oldu ki, bahsettikleri otelde dördümüz için bir haftalığına yer ayırttık ve birlikte gittik. Oteldeki ilk gecemizde yıl dönümümüzü kutladık. Her şey dahil olunca içkiler su gibi aktı, çılgınca eğlendik, gülüp dans ettik. Otel yönetimi de bize ikram olarak şampanya yolladı. Pastalar kesildi, şampanyalar içildi. Her şey çok güzeldi. Canlı müzik vardı, kalkıp dans etmeye başladık. Bir ara Metin’le biz yorulup oturduk. Nevin ve Erdal dans etmeye devam ediyorlardı. Bir ara yanımıza geldiler. “Hadi ne oturuyorsunuz, kalkın miskinler…” diyen Erdal elimden tutup beni kaldırırken, Nevin de kahkahalar atarak kocamı piste sürüklüyordu. Şen şakrak, neşe içinde dans etmeye başladık. Erdal çok iyiydi bu konuda… Bana sarılıyor, elimden tutup etrafımda döndürüyor, dans pistinin her tarafında döne döne adeta beni kollarında uçuruyordu. Başım zaten içkiden dönüyordu, bir de dansın hareketliliği iyice çarptı. Bir ara sendeledim, Erdal kolunu belime sardı, düşmemem için kendine çekti. Sımsıkı sarılmıştı. Göğüslerim onun göğüslerinde eziliyordu. Dans etmeye devam ediyorduk ama bedenlerimiz birbirine yapışmıştı adeta… Başımın dönmesi geçmeyince omuzuna koydum başımı… Vücudunun her hareketini vücudumda hissediyordum. Bacağını iki bacağımın arasına sokmuş, dönüp duruyorduk pistte… Bacağının kasıklarıma, kadınlığıma yaptığı baskıyı hissettim. İçimden bir şeyler akmaya başladı. Ayakta sevişiyor gibiydik. Kendimi geri çekemiyor, aksine zevk girdabı beni daha çok kendine çekiyordu. Kısık gözlerle başımı kaldırıp Erdal’ın yüzüne baktım. O da bana bakıyordu. Müthiş bir istek vardı gözlerinde… Hani etrafta kimse olmasa… Yalnız olsak… Elimi önüne daldırıp önümde hissettiğim kabarıklığın nasıl bir şey olduğunu görsem… Öpsem, yalasam… Beni oracıkta yatırıp… Offf… Başımı çevirdim, kocamı aradım gözlerimle… Biraz ileride, kalabalığın arasında Nevin’e sarılmış dans ediyorlardı. Onlar da bizim kadar olmasalar da yine de bayağı samimi bir şekilde, kahkahalarla dans ediyorlardı. Sonunda müzik durdu, dans bitti. Benim hala başım dönüyor, Erdal belimden tutup destek oluyordu. Metin ve Nevin yanımıza geldiler. Kocam beni Erdal’ın kollarından devraldı. İçkiyi fazla kaçırdığım konusunda bir şeyler gevelemeye çalıştım. Üçü de benim halime gülüyorlardı. Kocam iki fincan şekersiz kahve içirdi ayılmam için… Hep beraber odalarımıza çekildik. Duşa girip çıktığımda iyice kendime gelmiştim. Banyodan çıktığım gibi çırılçıplak kendimi yatağa attım. Kocam da yanıma uzandı. Parmaklarının ucunu memelerimde, karnımda, kasıklarımda gezdirirken sordu, “Neydi o öyle? Erdal’la bayağı yakındınız dans ederken?” dedi. “Sen asıl kendine bak. Nevin’in içine düşecektin.” diye tersledim ben de… “Ne yapayım karıcım, alkollüsün diye herif sana öyle sarılıyordu ki… Nevin maraza çıkarmasın diyerek ben de sizi görmeyeceği arka köşelerde sarılıp dans etmek zorunda kaldım.” “Pek zorunda kalmamış gibiydin ama, tam aksini gördüm ben…” “Sanki sen öyle değildin aşkım… İki ahtapot gibi sarılmıştınız birbirinize… Nasıl, hoşuna gitti mi Erdal’ın kollarında olmak?” “Saçmalama allasen…” dedim ama aklıma o anlar gelince yine ateşlendim. Zaten Metin’in üçgenimde dolaşıp duran parmakları da delirtmişti beni… Kocama sarılıp geceyi müthiş bir sevişmeyle noktaladık. Gözlerimi kapatıp Erdal’ın bacak aramda dolaşan bacağını, bedenimi saran kollarını, bana arzuyla sikecek gibi gözlerini hayal ettim kocam beni sikerken… Biliyordum ki kocamın aklında da Nevin vardı üstümde gidip geldiği anlarda… Ertesi gün havuz başında güneşlenirken Metin’in canı denize girmek istedi, yarım saatliğine sahile indi. Nevin de gecenin yorgunluğuyla yattığı yerde uyuklayıp duruyordu. Güneş kremini ön taraflarıma, bacaklarıma sürdüm. Arkama süremiyordum. Erdal elimden aldı, uzanmamı istedi. Nevin’e baktım, geniş hasır şapkayı yüzüne örtmüş, derin derin uykuya dalmıştı. Benim karısına baktığımı görünce kısık bir sesle, “Uyuyor…” dedi. “Gece çok yoruldu” “Ya, evet… Öyle çok dans ettik ki, yorulması normaldir.” Kremli eli omuzlarımda, sırtımda, belimde dolaştıkça ürperiyordum. “Eh, hem danstan yoruldu, hem de gece odada yoruldu” Sesindeki imayı fark etmiştim tabi, elimde olmadan kıkırdayıverdim. Onlar da bizim gibi ateşli bir gece geçirmişlerdi anlaşılan… “Nevin’in boynundaki morluktan anladım zaten, epey mücadele etmişsiniz dün gece…” dedim şakayla… Erdal da güldü, “Belli oluyor mu Gül? Ya, sevişirken kendimizi kaybediyoruz bazen…” Durdu, sonra ekledi, “Akşam epey tahrik olmuştum. Yatağa girdiğimizde de…” Cevap vermedim. Neden tahrik olduğunu biliyorduk ikimiz de… Cüretkar ve utanmaz parmakları vücudumun her yerinde dolaştıkça içim geçti. Etrafta insanlar olmasa, karısı yanımızda uyumasa oracıkta yatıp bacaklarımı açmak için dayanılmaz bir istek duydum… Kremlemeyi geçmiş, masaja dönüşmüştü olay… Bacak aralarımda dolaşıyordu parmakları… Hoşnutlukla inledim. Parmakları daha rahat hareket etsin diye istemsizce araladım bacaklarımı… “Çok güzelsin Gül…” dedi boğuklaşmış, kısık sesiyle. “Bikininin ağ kısmı epey ıslandı, biliyor musun? Zevk suların akıyor…” “Senin yüzünden…” dedim ben de aynı kısık sesle… ”İstersen krem sürmeyi bırak, yoksa boşalmaya başlıcam, etrafa rezil olacağız.” “Ön tarafını da kremlemeden bırakmam, yanarsın yoksa… Yüzünü döner misin?” dedi. İster istemez sırt üstü yattım. Bu kez de kremi göğüslerime, karnıma, bacaklarıma sürmeye başladı. Mayosunun önündeki kabarıklık gözüme takıldı. Bayağı kalın görünüyordu, çadır gibi olmuştu mayosunun önü… Tam o sırada Metin geldi. Elindeki havluyu yanımdaki şezlonga serip uzandı. “Siz ne yaptınız çocuklar?” diye sordu gayet rahat bir tavırla… Şaşırıp kalan Erdal’ın kremli elleri bacaklarımdaydı o sırada… “Erdal güneş kremi sürüyordu hayatım, sen olmayınca iş ona kaldı” dedim. “Ee, arkadaş arkadaşa yardımcı olacak tabi… Öyle değil mi Erdal?” “Tabi canım… Elbette… Ne demek…” diye bir şeyler geveledi Erdal. “Zaten bitirmiştik. Hadi, ben de havuza gireyim bari, piştim sıcaktan…” diyerek kendini havuza attı. Mayosunun önündeki kabarıklığı Metin’e göstermemeye çalışıyordu suya girerken… Metin onun yüzmesini izlerken bana, “Epey sportmen çocukmuş Erdal da… Nasıl, beğendin mi aşkım? Şu kaslarına baksana, spor yapıyor herhalde…” Yüzüne baktım, “Ben niye beğeneyim canım? Nevin beğenmiş zaten…” “Aşkım, yarım saattir senin vücudunu okşarcasına kremleyip duruyor. Sen de beğenmiş gibiydin. Kendinizden geçmiştiniz. Etrafı gözünüz görmüyordu. Nevin yanınızda uyurken… Nerdeyse sikişecek gibiydiniz…” “Terbiyesiz herif… Ne yaptın peki? Bizi mi izledin sen de o her tarafımı ellerken? Hoşuna mı gitti beni okşaması?” “Evet karıcım… Çok hoşuma gitti. Tahrik oldum. Baksana şuna…” Önünü gösterdi. Kocamın da mayosunun önü kabarmıştı. Zaten ıslanmış durumdaydım. Bir de kocamı öyle görünce… “Mmm… İştah açıcı görünüyor” dedim dudaklarımla yalanarak… “Hadi gel, odamıza gidelim…” “Dur biraz karıcım, hazır uyurken, kocası da ortalıkta yokken şu Nevin’in vücudunu seyredeyim biraz…” Baktım, Nevin biraz ilerimizdeki şezlongta hala uyuyordu. Hasır şapka yüzünü örtmüş, düzenli nefeslerle bikinisinin üstü inip kalkıyordu. Meme uçlarının kabarıklığı kumaştan belli oluyordu. Düzgün, beyaz vücudu kaymak gibiydi. Yüksek koruyucu faktörlü güneş sütüyle parıl parıl parlıyordu teni… Bir dizini kaldırmış vaziyette, avuç kadar minicik bikinisinin altı yumruk gibi kabarmış kadınlığını zor örtüyordu. Yerimden kalkıp belime pareoyu bağlamadan önce bikini altımın ağındaki ıslaklığı kocama gösterdim, “Nasıl ıslanmış görüyor musun? Sevgili arkadaşın okşaya okşaya ne hale getirdi beni… Hadi sapık herif, çabuk kalk, odaya gel. Elin uyuyan çıplak karısını seyredeceğine gel, bu hazır azmış vaziyetteki kendi karını becer. Güzel güzel bu ıslak amın hakkını ver. Sik beni… Yoksa…” “Yoksa?” Elinden tutup kaldırdım, “Yoksa, ben de gider Erdal’la beraber yüzmeye başlarım. Bu azgınlıkla, ıslanmış amcıkla sonu nerde biter bilmem… Sen de oturur burada Nevin’e baka baka mastürbasyon yaparsın” Neredeyse koştururcasına kaldığımız odanın yolunu tuttuk. Daha odaya girer girmez kocamın üstüne atladım. Birbirimizi vahşice öperken titreyen ellerimizle üstümüzdeki mayoları soyduk bir yandan da… Çırılçıplak kalınca kocamın üstüne çıktım. Havaya dikilmiş sikinin üstüne oturuverdim bir anda… Havuz kenarında Erdal’ın okşamasıyla ıslanmaya başlayan kadınlığım, kocamın sikini kolaylıkla içine aldı, yağ gibi kaydı. İkimiz de öyle tahrik olmuştuk ki, çok kısa sürdü sevişmemiz… On dakika sonra sarsılmaya başladım. Kocam içime sıcak döllerini püskürtürken ben kasıla kasıla orgazm oldum. Kendimi yatağa, kocamın yanına attım. Sırtüstü yatıp kaldık. “Off…” dedim. “Fırtına gibiydi… Ne olduğunu anlamadım bile…” Metin yan dönüp okşamaya başladı beni… “Evet, fırtına gibiydi ve ben senin neden tahrik olduğunu çok iyi biliyorum” dedi. “Nedenmiş?” “Erdal’ın okşamalarından, neden olacak? Dün geceki dans ederken sarılmaları, bugün güneş kremi sürerken mıncıklayıp durması… Kabul et artık. Hoşuna gidiyor başka bir erkekle sevişme fikri… Tahrik oluyorsun. Gel yapalım şu grup seks işini… En azından bir kez deneyelim. Hazır ortam bu kadar müsaitken…” “Senin amacın da Nevin’i becermek değil mi? Arkadaşının karısını sikebilmek için mi ısrar ediyorsun bu kadar?” “Nevin şart değil aşkım… Tamam, senin kadar olmasa da, Nevin de taş gibi, güzel, seksi kadın… Ama benim amacım değişiklik olsun, denemiş olalım, dörtlü grup seks yapalım. Baksana, az önce kasırga gibiydin, hayali bile yetti. Düşünsene gerçekten grup seks yaptığını… Erdal’la seviştiğini… Benim yanımda… Hepimiz beraber…” “Peki sen hazmedebilecek misin sonradan? Düzenimiz bozulmasın yok yere? Beni boşamaya falan kalkmayasın?” ”Yapma karıcım bu nasıl laf ? Ben monotonlaşan seks yaşantımızı renklendirmeye çalışıyorum. Biliyorsun sevişme süremiz neredeyse üç dakikaya inmişti. Sen benim biricik ve sevgili karımsın…” Giyinip dışarı çıktık. Eğlendik, yüzdük, yemek yedik, akşam dans, eğlence derken gece odamıza çıktık. O gece ilk kez fantezi kurarak sevişmeye başladık. Ve gerçekten de çok uzun süredir ilk defa bu kadar ateşli ve uzun oldu sevişmemiz… Kocam bana, “Kapat gözlerini… Şimdi seni Erdal sikiyor… İçinde Erdal’ın siki gidip geliyor… Yanınızda da ben Nevin’e geçirdim, onun karısını sikiyorum. Ohhh… Hem Nevin’in amına koyuyorum, hem Erdal’ın seni nasıl siktiğini izliyorum…” dedikçe ben kendimden geçiyor ve artık unutmaya başladığım iniltiler ve çığlıklar dökülüyordu dudaklarımdan… Yaklaşık iki saat boyunca durup dinlenmeksizin seviştik. Sevişmemiz bitince, “Gördün mü bak? Ne kadar farklı oldu? Bir de gerçeğini yapsak kim bilir nasıl olur?” dedi yine… “Nasıl olacak peki? Bakalım onlar da isterler mi? diye sordum merakla ve istekle… “Pek zorluk çıkaracaklarını sanmıyorum. Erdal seni okşarken ne hale geldiğini gördüm gözlerimle… Karısı da dans ederken sarılmama hiç ses çıkarmamıştı. Yine de sen bir Nevin’in ağzını ara, ben de Erdal’ın..” dedi. Ertesi gün sabah kahvaltısından sonra çarşıya çıktık. Biz iki kadın her zamanki gibi dükkanların önünde fazlaca takılmaya başlayınca erkekler sıkıldı ve bir kafede birer bira içmek için ayrılıp bizi yalnız bıraktılar. Biz mağazaları dolaşıyorduk. İç çamaşırı satan bir dükkandan bir iki string külot, transparan fantezi gecelik, jartiyer, çorap falan aldım. Nevin aldıklarıma bakıp güldü, “Desene bu bir hafta boyunca Metin’i mahvetmeye kararlısın” dedi. “Ee, tatile geldik hayatım. Tadını çıkarmak lazım. Kocam bu tatilde pek dinlenmeye fırsat bulamayacak” dedim muzip muzip… Yüzüme baktı, gülümseyerek, “Geçen geceki dans gibi mi?” dedi. Baktım, biliyordu ve pek kızmış görünmüyordu. Yine de, “Şey, alkolü fazla kaçırdım biliyorsun. Biraz dağıttım galiba…” dedim. Tekrar güldü, “Canını sıkma Gül. Kocamla yaptığın o samimi dans bana yaradı o gece… Sabaha kadar canımı çıkardı Erdal… Şuna baksana…” diyerek omuzlarına saldığı saçlarını kenara çekip boynundaki ısırık izini gösterdi. “Sert seksten hoşlanıyorsunuz galiba… Sen de o gece Metin’le kucak kucağaydın. Nerdeyse ortalık yerde işi pişirecek gibiydiniz” dedim ben de… Uzanıp elimi okşadı, “Senin de dediğin gibi Gül, tatile geldik. Eğlenmeye… Tadını çıkaralım hepimiz… Sonra… Dün havuzun başında içim geçmiş biraz… Ama kocam seni kremlerken uyanıktım. Keyfinizi kaçırmamak için uyuyormuş gibi yaptım gidene kadar… Benim kocamı da, kendininkini de azdırdın iyice… Daha doğrusu hepimizi… Siz gittikten sonra biz de odaya çıktık. Erdal yine haşat etti beni…” “Yani… Konuştuklarımızı duydun mu peki?” Şuh, isterik bir kahkaha attı Nevin, “Evet canım… Hepsini… Erdal’ın söylediklerini… Kocanın benim hakkımda konuşmasını…” Durdu, gözkapakları yarıya inmiş kısık gözlerle, yarı aralık etli dudaklarıyla yüzüme baktı. Yüzündeki şehvet ifadesi görülmeye değerdi. Elimi tuttu, “Hadi gel, erkekleri de alalım, şöyle tenha bir yer bulalım kendimize… Tatil yapmaya geldik, tatilimizin tadını çıkaralım…” Kocalarımızın oturduğu kafeye gittik elimizde paketlerle… Bira içiyorlardı. Birer tane de biz içtik. Kocama baktım sorar gibi, başıyla tamam işareti yaptı. Evet, erkekler de konuşmuştu. İçim bir hoş oldu, heyecanlandım. Birer bira daha içtik. Biralar biter bitmez arabaya binip yola çıktık. Yolda arabayı kullanan Metin’e “Aşkım, hava çok sıcak, hadi bizi değişik bir yere, güzel bir deniz kenarına götür, serinleyelim.” dedim. Bir an önce olaylar başlasın istiyordum. Kocam, “İyi ama, denize girmeyi planlamamıştık karıcım, mayolarımız yok.” Şımarık bir tavırla yanağından öptüm, “Olsun aşkım, sizin üstünüzde şortlarınız var, bizim çamaşırlarımız… Tenha bir koy bulalım yeter…” Koyları dolaşmaya başladık. Hafta içi olduğundan pek kalabalık değildi. Yarım saatın içinde tam istediğimiz gibi bir yer bulduk. Tepede yolun kenarında arabayı bırakıp elimizde çantalarla aşağıya inmeye başladık. Nevin ile Erdal önden gidiyorlardı, biz Metin’le arkada kalmıştık. Elimi tutup taşlık patikada aşağıya inmeme yardımcı oluyordu. “Ne yaptınız, Erdal’la konuştunuz mu?” dedim kısık sesle… “Evet aşkım… Anladığım kadarıyla adam senin için deli oluyor. Seni sikebilmek için her şeye razı… Peki ya siz? Nevin’le konuştun mu?” “Konuştuk. Her şeyin farkında, biliyor. Buraya gelmemizi de o istedi zaten… İstediğin şey biraz sonra gerçekleşecek. Memnun musun?” “Olmaz olur muyum? Göreceksin, çok güzel olacak.” Kıvrıla kıvrıla inen daracık, taşlı patika yol, bizi nefis, tertemiz bir deniz kenarına götürdü. Çalıların bittiği yerde kayalar başlıyordu, sonra da deniz… Denize girilebilecek ufak bir alan vardı sadece… Böyle bomboş olmasının nedeni de buydu herhalde… Havluları karşılıklı ikişer ikişer yere serdik. Adam kesseler kimse duymazdı. Kuş ve dalga seslerinden başka bir şey duyulmuyordu. Kocalarımız tişörtlerini çıkarınca şortlarıyla kaldılar. Biz kadınlar da önce tereddütle birbirimize baktık, sonra tişört ve eteklerimizi çıkardık. Benim içimde çamaşır olarak şeffaf siyah bir tanga takım vardı. Memelerimin kabarmış uçları, amımın üstünde çizgi şeklinde bıraktığım ince tüy şeridi transparan çamaşırın altında görünüyordu, meydandaydı. Nevin’deyse iri göğüslerini zor kapatan bir beyaz sütyen, altında minicik bir string külot… Önü dudakların arasında kaybolmuştu, arkada ise bir ip sadece… Kocamın hayran olduğu taş gibi güzel kalçaları meydandaydı. Stringin ipi arkasındaki minik deliğini bile zor kapatıyordu. Cesaretini takdir ettim doğrusu… Erkekler havluların üzerine sırt üstü uzanmışlar, bizim soyunmamızı izliyorlardı. İkisi de heyecanlıydı, şortlarının önündeki kabarıklığı saklamak için pek gayret sarf etmiyorlardı, gözleri üstümüzdeydi. Benim gözüm Erdal’ın geniş göğsüne, kaslı kollarına takılıyordu sürekli… Bacakları kaslı ve gergindi. Yutkundum. O bedeni okşamak, altında ezilmek için müthiş bir istek duydum içimde… Erdal yattığı yerden, “Ya, kızlar, isterseniz üstünüzü de çıkarın, nasıl olsa burada biz bizeyiz. Öyle değil mi Metin? Ne dersin?” “Tabi canım… Üstsüz güneşlenin… Yabancı yok ya… İstediğiniz gibi davranın, rahat edin.” Nevin’le birbirimize bakıp gülümsedik. Yabancı yoktu ama, bizi sikmek için kıvranan birbirimizin kocaları vardı. Ve her yerimizi, her noktamızı görmek için deli oluyorlardı. Üstlerimizi çıkardık. Benim ufak bir kavunu andıran diri yuvarlaklarım, Nevin’in benden daha büyükçe iri memeleri meydandaydı şimdi… Ben de öyle heyecanlıydım ki… İlk defa kocamdan başka bir erkek, çıplak memelerimi detaylarıyla görüyordu. Kocam Nevin’e, “Nevin’cim, gel seni kremleyeyim, güneş yakmasın, çok beyaz tenin var senin…” dedi. Kocasına döndü, “Dün sen Gül’ü kremlemiştin Erdal, bugün ben de Nevin’e süreyim, ne dersin?” “Tabi dostum, neden olmasın…” diyerek izin verdi kocası… Nevin gülerek Metin’in yanına uzandı. Çıplak göğüslerinin uçları mermi gibi olmuş, arzuyla titreşiyorlardı. Ben de eğilip ikinci güneş kremini aldım poşetin içinden, gidip Erdal’ın önünde dikildim. Elimdeki güneş kremini gösterip, “O zaman benim krem sürücüm de sen oluyorsun Erdal…” dedim neşeyle… Erdal yanındaki boş havluyu eliyle gösterip, “Evet, hanımefendi. Buyurmaz mısınız? İtinayla yağlama, kremleme yapılır” diyerek şakalaştı benimle… Ben de onun yanına uzandım. Ellerine bolca krem döktü, yanımda diz çöktü. Ben heyecandan titreyerek onun ellerinin, parmaklarının temasını bekliyordum. Fazla bekletmedi, göğüslerimden başlayıp kremi yedire yedire, okşaya okşaya sürmeye başladı. Kremlemek lafın gelişi, adeta pençelerini atmış, resmen göğüslerimi okşuyordu. Dirseklerime dayanmış yatıyordum önünde… Başımı arkaya attım. Göğüslerimi okşayan kaygan parmakları uçlarında dolaşmaya, hafif sıkmaya başlayınca zevkten belli belirsiz inceden bir inilti koptu ağzımdan… “Ohhh… Erdal… Çok güzel sürüyorsun..” Şehvet yangını başlamıştı, kasıklarımın yandığını, ıslandığımı hissediyordum. Göğsümü bitirdi, karnımı okşadı, bacaklarıma geldi. Bacaklarımı hafif araladım. Tanga külodumun önündeki ağ kısmı zevk sularımdan ıslanmış, güneşin altında parlıyordu ve Erdal da görüyordu bunu… Kafamı bizimkilere çevirdim o arada… Kocam Nevin’in arkasındaydı. Bacaklarını aralayıp arasına, havluya oturtmuştu Nevin’i… Bir yandan koltuk altından geçirdiği kremli elleriyle kadının göğüslerini avuçlamış okşarken, bir yandan da omuzlarını öpüyor, Nevin de eliyle string külodun ipinin yanından kadınlığını avuçlamış, gözleri kapalı, kendini okşuyordu. Beni kremlemeye dalmış, gözü benden başkasını görmeyen Erdal’a bizimkileri işaret ettim. Çok güzel manzaraydı karşımızdaki… İştah açıcıydı… Güzeller güzeli Nevin, yakışıklı kocamın kolları arasında kendinden geçmiş vaziyetteydi. Erdal da manzarayı görünce hem cesaretlendi, hem de hırslandı. Beni arkaya sırtüstü yatırıp memelerime kapaklandı. Somururcasına emiyor, yalıyordu. Ellerimi saçlarına götürdüm, avuçlayıp kendime çektim. Daha da hırslandı, birini avuçlarken, diğerini somuruyordu. Dayanamadım, kendimi onun dudaklarına bırakıp “Ohhh… Erdal… Harika…” diye inledim. Memelerime doyunca onlarla uğraşmayı bırakıp yukarıya çıktı. Dudaklarıma yumuldu. Vahşice öpüşüyorduk. Kendimizden geçmiştik. Kocamla Nevin de bizden görüp sevişmeye başlamışlardı. Hemen yanı başımda sevgili kocam bir başka kadının, arkadaşının karısının üstündeki tek giysi olan string külodu koparıp attı. Eliyle amını avuçlarken o da Nevin’e yumuldu. Şehvetle, ateşli ateşli öpüşüyorlardı. Nevin’in eli kocamın şortunun içine daldı. Taş kesilmiş sikini avuçlayıp dışarıya çıkardı. Kocam onun amını avuçlarken, o da kocamın sikini sıvazlayıp duruyordu. Erdal altımdaki külodu bacaklarımdan sıyırmaya başlamıştı. Benim külodumu, kendi şortunu telaş içinde çıkarıp attığında ikimiz de çırılçıplak vaziyetteydik. Bacaklarımı aralayıp başını amıma gömdü. Şehvetle yanan amımı yalamaya başladı. Saçlarından tutup kendime çektim. Artık zevkten bağırmaya başlamıştım. İlk kez kocamdan başka bir erkeğin, Erdal’ın amımı, klitorisimi yalayan dilinin verdiği zevk bir yandan, hemen yanımda kocamın bir başka kadınla sevişmesini izlemenin verdiği zevk bir yandan… Sevişirken, kocamla birbirimizi yalarken, beni sikerken televizyon izlemeye benzemiyordu bu… Canlı canlı sevişiyorlardı karşımda… Ve bambaşka, çıldırtıcı bir deneyimdi bu… Kocamla Nevin öpüşmeyi bıraktılar. Benim zevk feryatlarımın etkisiyle onlar da iyice azmışlar, hareketleri sertleşmişti. Hırsla yere yatırdı Nevin’i… Bacaklarını aralayıp taş kesilmiş sikini kadının ıslak amına gömdü bir hamlede… Nevin acı bir feryat kopardı. Sesi denizde, arkamızdaki yola çıkan tepelerde yankılandı. “Ahhh… Metinn… Canımı yaktın… Oohhh… Sikin canımı yaktı” Erdal da amımı yalamayı bırakıp başını bizimkilere çevirdi, ne oluyor gibisinden karısına baktı. Hızla, acıtarak karısının amına giren ve girip çıkmaya başlayan alet şimdi zevk vermeye başlamış olmalı ki, kaltak bacaklarını kocamın beline dolamış, boynunu, omuzlarını ısıra ısıra inliyordu. Erdal’ın kolunu tutup yere yatmasını istedim. Ben geri kalmıştım. Nevin’in aldığı zevki ben de almalıydım. Yere yatan Erdal’ın şortunu çıkarıp attım. Sikinin üstüne yükselip elimle başını tuttum, amıma nişanladım. Dudaklarımı ısırarak yavaş yavaş sikinin üstüne oturdum. Ellerimi göğsüne dayayıp destek alırken oturup kalkmaya başladım. Erdal aşağıdan memelerimi avuçlayıp sıkarken, alttan kalçalarını indirip kaldırıyordu. Siki Metin’in sikiyle aynı boydaydı hemen hemen… Fakat daha kalındı. Adeta amımı ikiye yarıyor, geriyordu girip çıkarken… Kocam Nevin’in ayaklarını tutup pergel gibi bacaklarını ikiye ayırmış, bıçak saplarcasına yarağını kadının amına sokup çıkarıyordu. Nevin zevkten haykırıyor, kocam sikini gömdükçe memeleri ileri geri sallanıp duruyordu. Kocam sikini çıkardı, tutup Nevin’i bize doğru domalttı. Belinden tutup arkasından sokup çıkarmaya başladı. Ben de Erdal’ın sikinin üstünden kalktım, havluyu alıp onların yanına götürdüm. Aynı Nevin gibi domaldım onlara doğru… Erdal da ne istediğimi anladı hemen, gelip kalın sikini arkamdan amıma geçirdi. Belimden pençeleriyle tutup arkamda gidip gelmeye başladı. Torbaları alttan klitorisime çarpıyordu yapış yapış, beni delirtiyordu zevkten… Nevin’le yüzyüze sikiliyorduk. Kocam onun arkasında Nevin’i sikerken, Nevin’in kocası da beni sikiyordu karşılıklı… Nevin’in zevkten kasılan yüzü, aralık duran etli, dolgun dudakları öyle güzeldi ki… Dayanamayıp dudaklarından öptüm. Şaşırdı önce… Sonra o da bana katıldı. Erkeklerimiz bizi domaltmış sikerken, biz de kız kıza öpüşmeye başladık. İnlemeler, feryatlar koyun içinde yankılanıyordu. Kocam daha fazla dayanamadı, haykırarak boşalmaya başladı. Öyle uzun sürdü ki boşalması… Onun ilk defa bu kadar boşaldığına şahit oluyordum. Onu Nevin takip etti. Hemen arkasından onların feryatları Erdal’ı gaza getirdi herhalde, belimi acıtan parmakları kasıldı, kendine çekti, kalın yarağını amıma kökledi dibine kadar… Hayvani bir böğürtüyle boşalırken sıcak dölleri içime, derinliklerime akmaya başladı. image O sıcaklığı hisseder hissetmez ben de zıvanadan çıktım. Kasılmaya, orgazm olmaya başladım. Kendimizi kasmıyorduk hiç… Birileri duyacak, rezil olacağız korkumuz yoktu… İstediğimiz gibi yüksek sesle inliyor, bağırıyorduk. Zevk feryatları kulaklarımızda çınlıyordu. Sonunda bitti. Ortalığı sessizlik kapladı. Kimimiz havluya, kimimiz yerdeki çimenlerin üzerine serilip kaldık. Dört tane çıplak beden, yorgun argın kalakaldık. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum. Aramızda ilk çırılçıplak kalkıp koşarak kendini denize atan Nevin oldu. Onu erkekler takip etti. Önlerinde mızraklarını sallaya sallaya koşturdular. En son ben kalkıp denize atladım. Soğuk deniz suyu seks yapmaktan ve güneşin sıcağından erimiş bedenlerimizi kendine getirdi. Canlandık. Hepimiz anadan doğma, iki çift Adem ve Havva gibi uzun bir süre denize girdik, serinledik, yüzdük. Okuldan kırmış yaramaz çocuklar gibi neşe içindeydik. Suyun içinde herkes tuttuğuna sarılıyor, öpüşüyorduk. Kah kocamın kollarındaydım, kah Metin’in… Kocam bir beni kucaklayıp sertleşen sikini sokuyordu, biraz sonra Nevin’i sikiyordu denizin içinde… Kocam beni bırakınca kendi karısıyla öpüşüp sevişen Erdal’ın kollarına yüzüyordum. Nevin’i çekip kocama yollarken, Erdal’ın kucağına ben yerleşiyor, doyamadığım kalın sikinin tadına bakıyordum. Sonunda yorulduk. Çıkıp biraz dinlendik, kurulandık. Erkekler şortlarını, biz kadınlar da ıslak çamaşırlarımızı bırakıp çıplak bedenimize etek ve tişörtlerimizi giydik, dönüş yoluna çıktık. Dönüşte arabayı kocam kullanıyordu. Nevin onun yanına oturdu, biz de Erdal’la arkaya geçtik. Kocam araç kullandığı için onlar önde bir şey yapamıyorlardı ama, biz arkada Erdal’la daha samimiydik. Kucağına oturmuş vaziyette, öpüşüp durduk yol boyunca… Eli eteğimin içinde, külotsuz amımı okşuyordu beni öperken… Yine sertleşen aleti kalçama batıyordu. Kocam da tam boştaki elini uzatmış, Nevin’in bacaklarını okşarken Nevin bir feryat kopardı. Kocasıyla geri çekilme yoluyla korunuyorlarmış. Bugün öyle heyecan yaşamıştık ki, önlem falan aklından gitmiş, benim kocam da gürül gürül içine boşalmıştı. Adeta ağlayacak gibi dudaklarını büzmüştü, ya hamile kalırsam endişesi sarmıştı. Erdal karısını teselli etti ben kollarındayken, “Üzme kendini aşkım. Seviştikten sonra hemen arkasından çırılçıplak denize, tuzlu suya girdin, bir şey olmaz belki… Şimdi giderken eczaneye de uğrarız, bunun sevişme sonrası hapı falan var, merak etme sen…” Ben de ona katıldım, “Kocan doğru söylüyor hayatım. Bunu kendine dert edip tatilimizi zehir etme… Yaşayacaklarımızı bir düşünsene… Hem bundan sonra Metin de prezervatif falan alır, korunur, işi garantiye alırız. Her şeyin çaresi var. Hadi somurtmayı bırak da sevgiline yanaş… Baksana bize… Ne kadar mutluyuz…” Metin de Nevin’in elini tutup cesaret verdi, “Gül doğru söylüyor canım… Prezervatif alırım, korunuruz. Bundan sonraki sevişmelerimizde kafamızda soru işareti olmasın. Daha önümüzde kaç gün var. Üstelik eve dönünce de sürdürürüz bu işi, burada kalacak hali yok ya bunun…” dedi. Otele uğradık, yemek servisi bitmişti. Dışarıya çıkıp hem yemek yiyelim, hem gezelim dedik. Bu arada eczaneye uğradık. Eczacıya derdimizi anlattık. O da hem ilişki sonrası için bir hap, hem Metin için prezervatif, bir iki koruyucu sprey falan verdi. Yolda yürürken Metin elini Nevin’in omzuna attı, Nevin de kocamın beline sarıldı. Hem yürüyorlar, hem arada bir durup öpüşüyorlardı. Erdal da benim yanımdaydı, onları gösterip, “Şunlara bak, sanki liseli aşıklar gibi…” dedi. O da bana sarıldı, dudaklarımdan öptü. Mutlulukla beline sarıldım. Bir restorana girdik. Geç saat olduğundan kimseler yoktu. Bir iki garson falan vardı. Yemeklerimizin yanında birer kadeh rakı şarap falan içtik. Rahatsız eden olmadığından, sevişmemiz konusunun etrafında uzun uzadıya konuşup sohbet ettik. Hepimizin de ilkiydi bu… İlk eş değiştirme olayını yaşamıştık ve hepimiz de çok mutluyduk. Açık havada sevişmeye bayılmıştık ama otelde yumuşak geniş yataklarda daha rahat ve güzel olacaktı. “Keşke daha önce yaşasaydık bu mutluluğu…” dedi Erdal… Ben de ona katıldım, “Evet ya… Sahi neden yapmadık bunu?” “Haklısınız ama hiç ortam olmadı ki…” dedi Nevin. Erdal itiraz etti, “Aslında, valla ne yalan söyleyeyim, benim Gül’de gözüm vardı hep… Nasıl becerebilirim diye hep hayal kurdum ama cesaret edemedim. Ne zaman evde bir araya gelsek, Gül çay falan verirken gözüm hep memelerine kayardı. - Hele mini etek giydiği zaman, ne yapar eder, mutlaka karşısına otururdum. Hiç fark etmediniz mi?” dedi. “Tamam aşkım, ara sıra bacaklarıma baktığını gördüm” dedim. “Ama tesadüftür falan diye umursamadım. Böyle istediğini bilmiyordum hiç… Keşke bilseydim…” diye kıkırdadım. “Vay kaltak vay… Niye bana söylemedin Erdal’ın dikizlediğini?” diye kızar gibi yaptı kocam. Yanımda oturuyordu, dönüp dudaklarından öptüm, “Sana güven mi olur kocacım? Adamla kavga falan edersin bakıyor diye… Hem sadece bakıyordu, yemedi ya… Aslında hoşuma da gitmiyor değildi yani…” Kocam güldü, “O zaman yemedi ama, sonunda bugün sikti, becerdi işte…” Nevin atıldı bu defa, “Metin, sen de az dikizlemedin beni… Nerdeyse bakışlarınla yiyordun beni, fark etmedim zannetme… Hele geçen yaz plajda nasıl bakıyordun, gözlerinle çırılçıplak soydun zannettim.” Kocam masanın üstünden elini uzatıp Nevin’in elini tuttu, dudaklarına götürüp öptü, “Soydum tabi sevgilim. O bikinilerle öyle seksi oluyordun ki… Altındakileri görmek için, onlara sahip olmak için neler vermezdim. Ama en sonunda ben de muradıma erdim. Ve inan çok nefisti. Hayallerimdekinden daha güzeldi. Sana dokunmak, o güzel memelerini mıncıklamak, içine girmek, orgazm olurken o müthiş titremen…. Benim için ömre bedeldi hepsi…” Nevin kalkıp kocama uzandı, dudaklarından kısa ama şehvetlice öptü. Erdal söze girdi, gözleri benim üstümdeydi, “Çocuklar, siz öpüşüp koklaştıkça, eskilerden konuşup durdukça, benim canım yine istemeye başladı. Hadi bir an önce gidelim artık otele de odamıza kapanıp tekrar sikişelim…” Elimi uzatıp alttan şortunun önünü yokladım. Doğru söylüyordu. Önündeki canavar uyanmış,baş kaldırmıştı. Parmaklarımla şöyle bir tutup sıktım, “Mmmm… Gerçekten istiyor bu… Hadi gidelim artık…” - Kalktık, hesabı ödeyip otelin yolunu tuttuk. Yolda bir büfeden bir iki viski, çerez falan da aldık, otele girdik. Erdal’ların odası nispeten daha arkada, rahat edebileceğimiz bir yerdeydi, onların odasına girdik hep birlikte… Odaya girer girmez Erdal’la birbirimize sarıldık. Ayakta öpüşüyorduk. Azmıştım iyice… Sevgilimin etli dudaklarını daha bir iştahla, ihtirasla öpmeye başladım. O da tüm hünerini gösteriyor, dudaklarımı içiyordu. Ellerimi boynuna doladım. Ayak uçlarımda yükselip göğsümü onun göğsüne yaslarken dilimi ağzının içine soktum. O da dilimi emmeye başladı. Bir iki dakika sonra onun dili benim ağzımdaydı ve o emiyordu dilimi… Siki kazık gibi olmuş, şortunun önünden kasıklarıma batıyordu. Sertliği hissedince ellerimi boynundan çekip şortuna indirdim. O da benim memelerimi avuçladı giysimin üzerinden ve biraz kuvvetlice sıktı. Ağzının içinde acıyla inleyip biraz kendimi çektim ama öpüşmeyi bırakmadım. Hem canım yanmıştı, hem tahrik olmuştum. Elimi şortunun içine soktum ve sertliğini kavradım. O da badimi yukarıya sıyırıp memelerimi avuçladı. Can acıtacak kadar değil ama yine de sıkıp sıkıp bırakıyordu. Resmen ayakta kendimizden geçmiştik. Öbür tarafta neler olduğunu görmüyordum, hatta onların varlığını bile unutmuştum. Müthiş sevişiyordu Erdal… Beni zevkten delirtiyor, inletiyordu… Tam anlamıyla sikici bir erkekti. Aynı anda her yerime dalıyordu ve her yerimden zevk alıyordum. Dudaklarımdan kulak memelerime geçti, oradan boynuma… Boynumu emmeye başladı. Aklıma Nevin’in boynundaki morluk geldi. Beni de morartacaktı bu azgın… Umursamadım. Boynumla omzumun birleştiği hassas noktayı, atardamarımın üstünü emmeye başladığında ürperdim, kollarının arasında zevkten titredim. “Ohhh… Sevgilim…Çok güzel… Sakın bırakma beni… Harikasın… Sakın bırakma…” Elini eteğimin altına götürdü, çıplak bacaklarımı okşayıp yukarıya çıktı. Amımı avuçladı. Öyle ıslanmıştı ki… Elini çekip parmağındaki ıslak sularımı diliyle yaladı. Sonra parmak tekrar yerine, eteğimin altına döndü. Kalçalarımı sıktı, tekrar amımı avuçladı. Suları akan amımın içine orta parmağını gömdüğünde irkildim, şehvetle sarsıldım. Başparmağıyla klitorisime baskı yaparken orta parmağı vajinamın içlerini karıştırıyor, zevkten delirtiyordu beni… Kulağına, “Ohhh… Sevgilim… Geliyorum… Sakın bozma… Devam et erkeğim… Ohhhh…” diye fısıldadım şuh bir sesle… Kollarının arasında kasıla kasıla boşalmaya başladım. İnanılmaz bir şeydi bu… Daha siki içime girmeden, sadece parmağıyla, kapının arkasında ayakta orgazma ulaştırmıştı beni… Bir parmağı kasılan amımın içinde, diğer eli memelerimi sıkarken ben sımsıkı sarılmış vaziyette, düşmemek için çaba harcayarak dakikalarca boşaldım. Durmadan inliyordum, “Ohhh… Harikasın aşkım… İnanamıyorum… Böyle bir şey yaşamadım hiç… Ahhh…” Sonunda duruldum. Kollarının arasından bırakmadı beni… Birlikte kenardaki koltuğa gittik. Erdal koltuğa otururken beni de kucağına çekti. Boynuna sarıldım. İkimiz de giyiniktik ama benim etek ve badi yukarıya sıvanmıştı. Memelerim ve ıslak amım meydandaydı. Erdalın şortu da inik vaziyetteydi. Üstümüzü topladık. - O zaman etrafımıza bakmak, bizimkileri izlemek aklımıza geldi. Biz ayakta yiyişip kendimizden geçmişken, onların ikisi de çırılçıplak soyumuşlardı. Kocam Nevin’i yatağın hemen ucuna yatırmış, kendisi de önünde diz çökmüş, bacaklarını ayırıp başını kasıklarına gömmüştü. Nevin göründüğü kadarıyla halinden çok memnundu. Metin yaladıkça yalıyor, dilini içerilere sokup karıştırıyor, çıkarıp klitorisini somuruyordu. Nevin şehvetle kıvranıp başını sağa sola sallıyor ve inliyordu. Eli kocamın saçlarında okşayıp kendine çekiyor, amına bastırıyordu. Erdal altımda kıpırdanmaya başladı ama ben bastırıp izin vermedim, oturmasını işaret ettim. Huşu içinde önümüzdeki güzel manzarayı, karşımızda sevişip duran eşlerimizi izliyorduk. Ben az önce mükemmel bir orgazm yaşamıştım ama sevgilim henüz boşalmamıştı ve altımda hissettiğim sertlikten onun zor durumda olduğunu anlayabiliyordum. Kucağından kalktım, şortunu çıkarıp attım ve önünde diz çöküp Erdal’ın damar damar kabarmış, sertleşmiş sikini elime alıp yalamaya, emmeye başladım. - Ben Erdal’ın sikine oral seks uygularken hemen bir metre önümüzde kocam da onun karısını yalayıp duruyordu. Erdal zevkten gözleri yarı kapalı oralın keyfini çıkarıyordu. Aynı anda bana saksafon çektirirken, kulaklarında karısının zevk inlemeleri, bacaklarını ikiye ayırmış karısının amının yabancı bir erkek tarafından nasıl yalandığını izliyordu. Koltuk yatağın hemen yanındaydı ve ikimiz de sevişirken, rahat rahat yanımızda sevişen eşlerimizi tüm detaylarıyla görebiliyorduk. Kocamın dili bir yukarıya, bir aşağıya inmeye başlamıştı. Hem amını, hem alttaki minik deliği yalıyordu. Sonra da bütün enerjisini göt deliğine vermeye başladı. Erdal homurdandı, “Boşuna uğraşma arkadaşım, karım analdan hoşlanmaz asla…” Ben Nevin’in tepki vermesini beklerken o kocasını haksız çıkardı. Ayaklarını yere koyup kalçalarını havaya kaldırdı. Şimdi arka deliği iyice açılmış, kocamın gözlerine ve diline hazır konuma girmişti. Kocam tüm hünerini gösteriyor, göt deliğinin etrafında dolaşan diliyle Nevin’i kıvrandırıp duruyordu. Erdal karıcığının bu kadar istekli bir şekilde göt deliğini yalatması karşısında şaşırmıştı. Hele Metin parmağını am sularında ıslatıp deliğe dayadığında büsbütün afalladı… “Vay orospu vay…” derken sesinde bir kıskançlık hissettim. “Bana parmaklamak, yalatmak bir yana, dokundurmazdı bile…” Sikini ağzımdan çıkarıp, “Boş ver onları… Eskiyi boş ver… Artık yeni bir hayatımız var, yeni zevklerimiz… Sen kendi zevkine bak aşkım…” dedim. Tekrar emmeye devam ettim. Dilimle boydan boya yalıyor, taşaklarını, yumurtalarını bile okşayıp emiyordum. Erdal altımda kıvranırken kocama seslendi, “Oğlum soyunsana sen de… Böyle giyinikken nasıl sikeceksin karımı?” Elimdeki aletini sıkıp bıraktım boş ver dercesine… Biz kendi zevkimize bakalım. Gerçi ben de giyiniktim ama… O kadar yalamama rağmen boşalmıyordu yeni erkeğim… Kocam bize bakıp başını salladı hak verircesine… Kalkıp bir çırpıda soyundu. Nevin’i kucaklayıp tuvalet aynasının üstüne oturttu. Bacaklarını aralayıp arasına girdi. Erdal’a da “Bana akıl verene kadar sen de karımı soy… Baksana hala giyinik duruyor o da…” dedi bir yandan… Nevin titreyerek kocamı bekliyordu. Bacaklarını ikiye ayıran Metin bir hamlede Nevin’in ağzını açmış bekleyen ıslak kadınlığına daldı. Yarağının tamamını bir defada köküne kadar gömdü. - “Aaahhh…” diye bir çığlık kopardı Nevin… Dudaklarını ısırıyordu. Kocam aldırmadan, acımadan pompalamaya başladı Nevin’i… Tuvalet aynası sarsılıyordu gidip gelişlerinin sertliğinden… İkisi de zevkle inliyorlardı. Bu güzel manzarayı izlerken Erdal’ın avuçlarımın arasındaki sanki sikinin daha da büyüdüğünü hissettim. Metin bir süre bu şekilde siktikten sonra Nevin’i indirip aynaya doğru domalır pozisyona getirdi. Nevin ellerini dayayıp arkasını kocama döndü. Kocam tekrar pompalamaya başladı. Her ileri vurduğunda kasıkları Nevin’in kalçalarına yapışıyor, başı aynaya çarpıyordu. Nevin durmadan inleyip duruyordu. Sonunda Erdal da dayanamadı, gözlerini karısından ve onu acımasızca siken kocamdan ayırmadan beni soymaya çalıştı. Beceremiyordu gözleri onlardayken… Ben kalkıp üzerimde ne varsa bir çırpıda fora ettim. Çırılçıplak kaldım. Sonra da arkam Erdal’a dönük bir şekilde o güzel, kalın sikinin üstüne yerleştim. Şimdi ikimiz de gözümüzü eşlerimizden ayırmadan sevişebiliyorduk. Ben Erdal’ın sikinin üstünde hoplayıp dururken o da alttan kalçalarını indirip kaldırıyor, sikini amımın içinde oynatıyordu. Elleri belimde, göğüslerimde dolaşıyor, memelerimi, ulaşabildiği her yerimi okşuyor, sıkıp sıkıp bırakıyordu. Ayaklarım yere basıyordu ve inip kalkarken bacaklarım, vajinal kaslarım son derece kasıldığından kalın siki amımın içinde adeta eziliyordu. Bu arada kocam da sikini Nevin’in amından çıkarmıştı. Bacaklarından süzülen zevk sularını alıp parmağıyla arka deliğine sürmeye başladı. Nevin’in arka deliği ıslanmış, parlamaya başlamıştı. Metin önce bir parmağını, sonra ikinciyi kayganlaşan arka deliğine soktu. İki parmak da biraz sonra çok rahat hareket etmeye başlamıştı arkasında… Kocamın amacını hepimiz anlamış bulunuyorduk artık… Nevin’in kocasına el sürdürmediği arka deliğine girecekti. Nevin ağzı zevkten açılmış, heyecanla, ürpererek minik deliğine girecek aleti bekliyordu. Kocam öyle güzel alıştırmıştı ki Nevin’in arkasını… Sikini dayadığında pek fazla ürkmedi Nevin, kaçınmadı. Kocam sikinin başını hafifçe ve dikkatlice minik deliğe yerleştirdi, hafif hafif bastırarak zorlamaya başladı. İlk hareketi gerçekten özenli ve can yakmamaya çalışır biçimdeydi. O anda zevk almaktan çok, Nevin’in ürkmemesi, canının yanmaması için özen gösteriyordu. Kocamı takdir ettim. Beğeniyle onun arkadaşının karısına ilk anal seksini yaşatmasını izliyordum. Erdal da benimle beraber… Hareket etmeyi bırakmıştık. Kalın siki sertliğini kaybetmeden içimde duruyordu, tüm dikkatimizi bizimkilere vermiştik. Kocamın siki Nevin’in arkasını zorlamış, başı yavaşça girmişti. Aynadan Nevin’in kasılan yüzünü de görebiliyordum. Dudaklarını ısırıyordu. Belli ki canı biraz yanıyor ama dayanmaya çalışıyordu. Bir an aynadan göz göze geldik. Ona cesaret vermek için rahat olmasını, her şeyin yolunda olduğunu, bundan sonrasının sorun olmayacağını anlatır bir işaret yaptım. Kocamın sikinin başı kaybolmuştu gözden… Nevin’in belinden kavrayıp bir hamle daha yaptı, bir kısmı daha girdi. Son hamlede sikinin tamamı Nevin’in götüne gömüldü. Bir inleme kopardı Nevin… Başımı çevirip merakla Erdal’ın yüzüne baktım. Gözü hipnotize edilmiş gibi karısındaydı. Bugüne kadar anal sekse yanaşmayan, belki de her teklif ettiğinde kavga ettikleri biricik karıcığı, şu anda kocam tarafından götünden sikiliyordu. Hem de gözünün önünde, burnunun dibinde… Onun vücudunun her noktasını, acıyla, zevkle kasılan kaslarını, bacaklarından akan zevk sularını, karısının arka deliğine bütün haşmetiyle giren kocamın sikini… Her ayrıntıyı görebiliyordu. - Kocam biraz bekledikten sonra hareket etmeye, pompalamaya başladı. Nevin biraz daha eğilip poposunu havaya kaldırdı, belini çukurlaştırdı. Şimdi kocamın sikine alışmıştı, daha rahat girip çıkabiliyordu kocam… Az sonra zevk sesleri yükseldi, yükseldi ve odaya hakim oldu. Kocam sürekli pompalıyor, parmaklarıyla kavradığı belini sıkısıkı tutuyordu. Kocamın da sesi yükselmeye, inlemeye başladı. İlk defa sikilen göt daracık göt deliğinde müthiş bir zevk duyuyor olmalıydı, tahmin edebiliyordum. Anlaşılan boşalmak üzerelerdi. Kocam arkasında gidip gelirken Nevin’in üstüne kapandı. Elini ön tarafına atıp amcığını avuçladı, arkasında gidip gelirken amını kurcalamaya başladı. Bu hareket Nevin’i iyice delirtti.Nihayet ikisi de çılgınca sesler çıkararak boşaldılar. Onların boşalırken çıkarttıkları tahrik edici sesler bizi de harekete geçirdi. Erdal beni tutup üstünden kaldırdı, yatağa eşlerimizin yanına götürdü. Belimden tutup başımı yatağa bastırdı. Arkama girdi. Kalın sikini sokup çıkarırken başım yatağın benden tarafında uzanan kocamın bacaklarına çarpıyordu. Amımda Erdal’ın sikinin verdiği zevkle inleyip dururken gözüme kocamın bacaklarının arasında yarı kalkık duran siki ilişti. Elimi uzatıp tuttum, dudaklarımın arasına aldım. - İşte şimdi olmuştu. Tam da izlediğimiz porno filmlerdeki sahnelerde gibiydik. Arkadaşı arkamdan amıma sokup çıkarırken ben kocamın sikini yalıyordum. Nevin de kocamın yanında uzanmış, elini amına atmış parmaklarken, bir yandan da gözünü kırpmadan bizi izliyordu. Birden kalktı yerinden, kocamın üstünden aşıp yatağın kenarına, benim yanıma geldi. Sırtüstü yatıp altıma girdi, belimden tutup aşağı çekti biraz, “Biraz alçalsana Gül…” dedi. Ayaklarımı yere basıp kalçalarımı aşağı indirdim. Erdal arkamdan çıkar gibi oldu ama bırakmadı. Şimdi Erdal arkadan amıma girip çıkarken Nevin de altımda klitorisimi, amımı yalıyordu. İçime girip çıkan kocasının sikini de yaladığına emindim. Bacaklarım zevkten titremeye başlamıştı, inledim, “Ahh… Ne yapıyorsunuz bana karı koca? Delirteceksiniz beni… Ohhhh… Biri sikiyor, biri yalıyor… Ah kocacım… Harika bir şey bu… Dayanamıyorum… Oohhhh….” Bir yandan inliyor, bir yandan kocamın sikini koparırcasına tutmuş, yalıyordum. Kocam da alttan sallanıp duran memelerimi avuçluyordu. Her yerimden, her noktamdan zevk alıyordum. Dayanılır şey değildi bu… Ve dayanamadım da… Haykıra haykıra boşalmaya başladım. image Nevin altımdan zor kaçtı. Ben kendimi yatağa bırakır gibi oldum, Erdal bırakmadı. Belimden sımsıkı tutmuş kendine çekiyor, arkamdan kasılıp duran amıma sokup çıkarmaya devam ediyordu. Ben boşalırken o da haykırmaya başladı. Sikini köküne kadar amıma gömdü, spermlerini son damlasına kadar amıma fışkırttı… Başım yatakta onun kasılmalarının bitmesini bekledim. Halsiz, harap, yorgun, koca sikine asılmış bir kukla gibiydim. Boşalması bittiğinde bıraktı beni ancak… Kendimi yatağa, kocamın kollarının arasına yüzükoyun bırakıverdim, yığılıp kaldım daha doğrusu… Kocam saçlarımı okşayıp sakinleştirmeye çalışırken hala zevk kasılmaları devam ediyordu. Bilinçsizce bacaklarımı kasıp o zevkin devamını sağladım. Nevin yatağın ayak ucunda yatan kocasının amımdan çıkardığı dölle kaplı sikini yalayıp döllerinin tadına bakarken başını kaldırıp bize baktı, “Bak işte… Yine kendimizi kaybettik Metin, yine unuttuk. İçime boşaldın korunmadan…” Yorgun argın güldüm halsizce, “İçine boşalmadı kızım… Arkana boşaldı kocam…” dedim. - Tatil bitene kadar hep böyle seviştik. Defalarca… Eşlerimizi değişe değişe… Bazen yalnız… Genelde hep birlikte… Aklımıza geldiği gibi, her pozisyonda, her kompozisyonda… İkili… Üçlü… Dörtlü… Otel odasından bıktığımızda grup olayımızın başladığı o güzel koya gittik bir defasında… Tekrar doğanın koynunda hep birlikte seviştik. Tatilde başlayan bu güzel ve seks dolu birliktelik, eve dönünce de devam etti. Ama sadece dördümüz olduk. Başkalarını karıştırmadık aramıza… Bir nevi karı koca sadakati gibi birbirimize bağlı kaldık. Çünkü birbirimize yetiyoruz. Kocalarımızdan biri iş için falan şehir dışına çıktığında biz kadınlar asla yalnız ve erkeksiz kalmıyoruz artık… Geride kalan erkek ikimizi de yalnız bırakmıyor, mutlu ediyor, giden kocayı aratmıyor… Biz kızlardan birimizin regl olduğu, kocasıyla sevişemediği günlerde kocası seksten mahrum kalmıyor. Diğer kadın iki erkeği de cinsel yönden aç bırakmıyor, sonuna kadar doyuruyor. Öyle mutluyuz ki…
Kışkırtıcı seks oyunları
Bir kadınla bir erkeğin tatmin edici ve eğlenceli bir sevişme deneyimi yaşaması için ikisinin de havasında olması gerekir.
Kışkırtıcı seks oyunları Seks ve eğlence! Bir kadınla bir erkeğin tatmin edici ve eğlenceli bir sevişme deneyimi yaşaması için ikisinin de havasında olması gerekir. Bazı insanların, kendilerini tamamen sekse vermek için çok daha uzun bir ön sürece ihtiyaçları varken, bazıları kısa sürede ve çok az çabayla kendilerini yatağa atacak kıvama gelirler. Meselenin bir başka boyutu da, ön hazırlık aşamasında neler yapılacağı, ne gibi erotik oyunların oynanacağıdır. Bu noktada asıl olan, kadınla erkeğin birbirlerinin tarzını ve zevklerini iyi biliyor olmalarıdır. Aksi takdirde, birinin eğlence olarak gördüğü diğeri için rahatsız edici olabilir ve o zaman da “üstün yaratıcılık yeteneğinin” hiçbir anlamı kalmaz. Bir tarafın diğerini zorlamasıysa, seksin doğasına ters düşer. Bu küçük uyarıdan sonra, gelelim yatağınızı şenlendirecek küçük oyunlarımıza… Eğlenceli zevk oyunları: Yaptığımı yap oyunu! Belki bu oyunu çocukluğunda oynamış olanlarınız vardır; iki kişiden biri bir mimik, jest ya da hareket yapar, diğeri de onu hızla taklit etmeye çalışır. Eğer hareketleri kaçırırsa, o turu kaybeder. Aynı oyunun yetişkinler için olan versiyonuna gelince; partnerinizden, sizin ona yaptığınızın aynısını size yapmasını ve bunun haricinde herhangi bir teşebbüste bulunmamasını isteyin. Bu oyunun kadınlar için en büyük avantajı, ön sevişme cahili erkeklere bu konuda biraz olsun yol gösterme fırsatı vermesidir. Normalde kadınlar kendilerine nasıl dokunulmasını istediklerini söylemek zorunda kalırlar, ama bundan pek de hoşlanmazlar. Yatakta ’öğreten kişi’ durumuna düşmek ya da kapris yapan bir memnuniyetsiz gibi görünmek, oldukça tatsızdır. Dolayısıyla çoğu kadın partnerinin beceriksizliği karşısında susmayı ve bir şeyleri düzeltmeye çalışmaktan vazgeçip şikâyetlerini posta kutusuna, yani içine atmayı tercih eder. Dolayısıyla, ’Yaptığımı yap" oyunu eğlenceli olmasının yanı sıra, çaktırmadan eğitimin en doğrudan ve en etkili yoludur. Kör uçuşu deneyin! Sevişirken ikiniz de her zaman, her şeyi görmek zorunda değilsiniz. Evet; belki daha önce ışıkları kapatmayı denediniz, hatta belki hep kapatıyorsunuz ama bu yeterli değil; çünkü tam anlamıyla karanlıkta kalmanın tadı başka. Yatak odasında ’kör uçuş’ kulağa biraz dramatik geliyor olabilir ama gözlerinizin kapalı ya da bağlı olması, olayın heyecan dozunu yükselteceği gibi, diğer duyularınızın daha aktif bir biçimde devreye girmesini de sağlar. Siz de çok iyi biliyorsunuz ki, sekste duyuların keskinliği ve bedensel duyarlılık çok önemlidir. Çünkü o anda gerçekten seviştiğinizi ancak bu şekilde tüm hücrelerinizde hissedebilirsiniz. Yok, eğer dikkatiniz dağılır ve kendi bedeninizden uzaklaşırsanız, aklınız başka düşüncelerle dolu olursa veya fiziksel yorgunluğunuza yenilirseniz, cinsellik size garip ya da sıkıcı gelmeye başlar, sevişmek anlamsızlaşır. Kör uçuş konsantrasyonunuzu artıracak ve sevişmeden maksimum verim almanızı sağlayacaktır. Böylece hem siz, hem de partneriniz, seksin hakkını vermeyi başardığınız için mutlu olabilir ve kendinizle gurur duyabilirsiniz. Yatak odasında kamera! Eğlenceli bir sevişme her şeyden önce güzel bir anıdır ve bu tür güzel anıların, unutulmaz kılınması gerekir. Ayrıca işin içine görsel hafızanın nimetlerini katmak, ikiniz için de hoş bir değişiklik olabilir. Daha önce de söylediğimiz gibi; tek gecelik ilişkilerde yapamayacağınız her şeyi düzenli cinsel hayatınızın bir parçası haline getirebilirsiniz. Tanımadığınız bir adamla sevişirken odaya kamera sokmak ne kadar kötü ve tehlikeli bir fikirse, sevgiliniz ya da eşinizle beraber olurken fotoğraf makinesi ya da el kamerasıyla çekim yapmak da o kadar dâhiyane bir buluş! Bunu yapmanın sizin için iki büyük artısı olur. Birincisi, seks sırasında yaşayacağınız gözetlenme hissi sevişmenizi daha tutkulu hale getirir ve bir macera havasına sokar. İkincisi, seks sırasında nasıl göründüğünüzü, neye benzediğinizi dışarıdan bir gözle göremeyeceğinize göre, bu tür görsel kayıt cihazlarıyla bu ilginç izleme deneyimini yaşama şansını da yakalayabilirsiniz. Seks yapmamaya çalışma Her baştan çıkarma seksle sonuçlanırsa, merak ve heyecan ölür. Cinsel gerilim, ilişkideki tutkuyu ayakta tutan başlıca unsurlardan biri olduğuna göre, bu gerilimi ayakta tutmak da size düşer. ’Seks yapmamaya çalışma’ oyununun en az seks kadar zevkli ve eğlenceli olduğundan en ufak bir şüpheniz olmasın. Yumuşak dokunuşlarla başlayan ve rengi gittikçe koyulaşan ön sevişmeyi yarıda bırakmak, ikiniz için de ilginç ve farklı bir tecrübeye dönüşecektir. Bu sayede hem sınırlarınızı test edebilir, hem de cinselliği ilişkinizde çok daha arzu edilir hale getirebilirsiniz. Şöyle düşünün; bir çocuk, istediği her oyuncak alınıyorsa bir süre sonra, ne o oyuncaklarla oynamaktan zevk alır, ne de yenileri için heyecan duyar. Artık onun için bir taş bebekle bir lego takımı arasında en ufak bir fark yoktur. İşte seks söz konusu olduğunda, aynısı biz yetişkinler için de geçerli. Cinsellik bizim için ancak yeni keşiflere imkân tanıdığı sürece eğlenceli. Seks yapmama çabasını da bu keşiflerden biri olarak görün; böylece seksin kıymetini daha iyi bilirsiniz. Kılık değiştirin! Tekeşliliğin insan doğasına aykırı olduğu söyleniyor, hatta bu tez, aldatmalarda sıklıkla öne sürülüyor. Belki de hep aynı insanla yatağa girmenin gerçekten de alışkanlığa dönüşen ve monotonlaşan bir yanı var. Ama bunu önlemek için yapılabilecek tek şey yeni birini bulmak değil; çünkü aynı insandan farklı bir insan yaratmak hem daha uçuk, hem de çok daha güvenli bir yol. Sekste kılık değiştirmenin ortaya çıkaracağı farkı küçümsemeyin. Ne de olsa değişik erotik fanteziler, sağlıklı cinselliğin en önemli besin kaynaklarından biridir. Rol ve kılık değiştirme oyunu için gidip kelepçeler, kırbaçlar almanıza ve partnerinizi korkudan titretmenize hiç lüzum yok. Elinizdeki farklı kıyafet ve aksesuarlarla yapacağınız kombinasyonlar, sizi bir anda değiştirecektir. Önemli olan tıpkı bir oyuncu gibi oyununuzu ciddiye almanızdır… Farklı soundtrack’ler yaratın! Her sevişmenin farklı bir ritmi ve melodisi vardır. Bunu uygun bir fon müziğiyle desteklerseniz, gecenin havası daha da yoğunlaşır. Çünkü müzik yalnızca ruhun değil, aynı zamanda vücudun ve beynin de gıdasıdır. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken çok kritik bir nokta var; sakın her seferinde 80’lerin saksafon bazlı romantik şarkılarını seçmeyin. Seks için en uygun müzik bazen lirik bir arya, bazen erotik tınılar taşıyan bir Massive Attack şarkısı, bazense gürültülü bir rock parçasıdır. Tabii şarkı seçiminde sizin ve partnerinizin ortak müzik zevki de çok önemli. Eğer birinizin beğendiği parça diğerinin kafasını şişiriyor ya da onu seksten soğutuyorsa, müziğin yaratacağı avantaj bir anda dezavantaja dönüşebilir ve geceniz mahvolabilir. En iyisi oturup kendinize seks için farklı müzik türlerinden örnekler içeren soundtrack’ler hazırlayın. Nasıl olsa sevişmelerinizin genel seyrini biliyorsunuz. Mesela bir soundtrack yavaş bir parçayla başlayıp giderek hızlanabilir, ardından tekrar daha düşük tempolu şarkılara geçilebilir. Bu sayede seksi eğlenceli kılmanın yanı sıra, geniş bir müzik kültürüne sahip olacak ve farklı türlere de yakınlık duyacaksınız
Kocamla Sikişmekten Hiç Zevk Almıyordum Merhaba Yaşanmış Seks Hikayeleri müdavimleri. Zaten aşırı seks düşkünü bir kadın olduğum için, bu siteyi keşfettiğimden beri okuduğum Eskort Kızlar ve hikayelerinin beni acayip derecede tahrik ettiğini belirtmek isterim. Evet, kocamla sikişmek hiç zevkvermiyordu. Ama yan daireye taşınan genç evli çift, ‘At Gözlüğümü’ çıkarmama ve seksten, tabusuz sikişmek ve zevk almama neden oldu. Ben 28 yaşında, 10 yıllık evli ve çocuksuz bir kadınım.Oldukça düzgün bir fiziğim var. Tanıdığım bütün erkekler (hatta kadınlar!) özellikle kalçalarımın çok güzel olduğunu söylerler. Size, iki yıl önce başlayan ve bana gerçek seks neymiş öğreten olaydan başlayarak, yaşanmış sikiş hikaye neymiş birde burdan buyrun. Bu anlatacağım olaydan önce sadece kocamla sikişmiştim ve seksin ne kadar güzel birşey olduğunu hiç anlamamıştım. Hatta kocamla sikişme yi hiç sevmezdim diyebilirim. Çünkü kocam arada bir canı çektiğinde gelir, bir iki öpüşmeden sonra direk amıma sokar sikini, iki üç dakika git gel yapıp boşalır, sonra da arkasını döner yatardı. Bu anlatacaklarımı yaşayana kadar seks sadece erkeklerin zevk aldığı bir şey olarak görünürdü bana. Burada Seks hikayeleri okudukça,seksin kadınların da zevk alacağı birşey olduğunu düşünmeye başlamıştım. Hele ki değişik tecrübeler yaşamış kadınların yazmış olduğu Sex hikayeleri okudukça iyice kudurur olmuştum ve artık ben de tabusuz seks yaşamak, değişik tarzlarda sikişmek, zevk almak, Orgazm yaşamak istiyordum. Hatta hiç yapmadığım, fakat çok merak ettiğim anal seks olsun, kadın kadına seks olsun veya grup seks olsun, hepsini yaşamak istiyordum. Şu da bir gerçekti ki, bütün bunlar kocamla olmayacaktı, bunun farkında idim. Kocamı seviyordum, ama seksi de gönlümce tatmak istiyordum. Benim günlerim böyle, ne yapsam, nasıl bir çare bulsam diye geçerken, yan daireye evli bir çift taşınmıştı. Karı koca 25 yaşlarında idiler. Kısa zamanda samimi olmuştum kadınla. Adı Selda idi, oldukça hoş bir kadındı. Yatak odaları bizimki ile bitişik duvardaydı. Bir sabah kocamı işe gönderdikten sonra, yatağa tekrar uzanmış yatıyordum, yan daireden sesler geldiğini fark ettim. Ne oluyor diye daha dikkatli dinlemeye başladım. Selda, “Hadi aşkım, hadi sok, kökle!” diye bağırıyordu resmen. Sabah sabah bu sesler yarım saatten fazla devam ettikten sonra, Selda, kocası Cem'e, “Artık yeter, boşal!” diye bağırıyordu. Ve bir süre daha geçti, ikisinin de bağırışlarından boşaldıkların anlamıştım. O günden sonra devamlı onları dinler olmuştum. Genelde eve sabah geliyorlar ve en az bir saat sikişiyorlardı. Hatta bazı günler hızlarını alamayıp, öğlen sikişmeye devam ediyorlardı. Onları dinlerken, Cem'in beni siktiğini düşünerek her seferinde masturbasyon yaptım… İster istemez Cem'e ilgi duymaya başlamıştım. Bize geldiklerinde gözlerimi nerdeyse onun sikinden ayırmaz olmuştum. Ama kimse fark etmesin diye de çok dikkat ediyordum. Bir gün Selda bana gelmişti çay içmeye. Daha bir saat önce yine onları sikişirken dinlemiştim. Selda'ya, “Hayırdır, Cem'le kavga mı ettiniz? Bağırtı sesleri geliyordu…” dedim. O da, “Ciddi mi ya? Size seslerimiz geliyor mu?” dedi. “Evet, arada bir duyuyorum, ama ne olduğunu anlayamıyorum…” dedim, saf ayağına yatıyordum. “Yok, kavga etmedik, Cem'le sevişirken bazen dünyayı unutuyoruz!” dedi. Ben de, “Çok şanslısın o zaman!” dedim. “Neden?” diyecek oldu, ben de kocamdan bahsettim. Selda'nın bana o andaki bakışları acayip bir acıma içeriyordu. O gün öylece kapattık konuşmayı, ama daha sonraki günlerde muhabbetlerimiz hep seks üzerine olmaya başlamıştı. Ben Selda'ya fantazilerimden bahsedip, ama bunların kocamla mümkün olmayaca� �ını anlatırken, Selda benim için üzülüyordu. Bir gün Selda bana geldi ve “Hadi gel bize geçelim, sana bir sürprizim var!” dedi. Onlara geçtik, beni TV'nin karşısına oturttu, DVD Player'e bir CD taktı ve geldi yanıma oturdu. Porno film izleyeceğimizi tahmin etmiştim, ama CD başlayıp, filmin kendi evlerinde amatörce çekildiğini ve filmde Selda'yı çırılçıplak görünce şaşırdım. Galiba kocasıyla sikişmelerinin filmini seyredecektik. Nihayet Cem'in o merak ettiğim yarağını ve Seldayı nasıl siktiğini görecektim. Ama ekranda Cem yerine tanımadığım bir adamı çırılçıplak görünce şok oldum ve ağzım açık kaldı. Çok ilginçti, demek ki Selda kocasını aldatıyordu! Nefesimi tutmuş, merakla ve heyecanla filmi izlemeye koyulmuştum. Selda önce adamın önünde diz çöktü ve adamın sikini yalamaya başladı. Adamın kocaman bir siki vardı. Hemen sonra 69 oldular… Bir süre birbirlerini yaladıktan sonra, Selda adamı yere yatırdı ve üzerinde çıkıp, adamın sikini amına yerleştirdi ve sikin üzerine oturup kalkmaya başladı. Biraz bu şekilde sikiştikten sonra, Selda adamın üstünden indi ve adamın önünde dört ayak domalarak, “Hadi kara kutumu da bir güzel sik!” dedi. Adam da arkadan yanaştı ve sikini Selda'nın götüne sokmaya başladı. O anda birşey dikkatimi çekti, Selda o koca yarrağı aynı amına alır gibi, çok rahat birşekilde götüne aldı, hem de köküne kadar. Hem de hiç bağırıp çağırmadan, aksine gayet zevk alarak siktiriyordu götünü. Bu film böylece yaklaşık 40-45 dakika devam etti (benim kocamla sikişmelerime göre epey uzun bir süre!). Ben filmi izlerken kendimden geçmiştim ve amım vıcık vıcık sulanmıştı resmen… Ben filme pür dikkat odaklanmışken, birden arkamdan öne uzanan bir el göğüslerimi okşamaya başlayınca nasıl irkildim anlatamam! Hemen dönüp kim bu diye baktığımda şok oldum. Göğüslerimi okşayan adam, izlediğimiz filmdeki Selda'yı siken adamdı. Ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilmez bir halde Selda'ya baktığımda, Selda gülümseyerek beni dudaklarımdan öptü ve benim şaşkın bakışlarım eşliğinde üzerimdeki giysileri çıkarmaya başladı. Herşey okadar heyecanlıydı ki, kısa sürede kendimi salıvermiştim. Selda beni çırılçıplak soyduktan sonra kendisi de soyundu. Bu arada o adam da soyunmuş ve üçümüz de çırıl çıplaktık artık. Ben koltukta otururken adam bacak arama yumuldu ve amımı yalamaya başladı. Selda da adamın sikini ağzına almış emiyordu. O anda aldığım zevkten ve yaşadığım heyecandan başka hiçbir şey umurumda değildi… Biraz sonra adam beni yere yatırdı ve sikini amıma sokmaya başladı. Hatırı sayılır derecede büyük bir siki vardı ve amımı bu aleti ile doldurmaya başlamıştı. Adam amıma köklediğinde aldığım zevki hiç unutmuyorum. Adam amıma pompalarken, Selda üzerime geldi, yüzümün üstüne çökerek amını ağzıma dayadı ve yalamamı emretti. Am yalamanın nasıl birşey olduğunu hep merak etmişimdir, hiç ikiletmeden Selda'nın amını yalamaya başladım. Amının tadı çok güzeldi ve hoşuma gitti, dilimi içine sokuyor, am dudaklarını emiyor, klitorisini yalıyordum. Ben Selda'nın amını yalarken, adam da yaklaşık 15 dakikadır içimde gidip geliyordu. Ben Selda'yı yalayarak boşaltmıştım, kendim ise bu sürede üç defa boşalmıştım ve hayatımın ilk üç orgazmını o adamın altında yaşamıştım. Artık gerçek seksin ne demek olduğu hakkında bir fikrim olmuştu, ama adam (Hakan) halen amıma pompalamaya devam ediyordu… Biraz sonra Hakan sikini amımdan çıkarıp, “Hadi bakalım, dön bir de kara kutuyu deneyelim!” dedi. Ben o güne kadar hiç arkadan yapmamıştım, tamam merak ediyordum hep, ama tereddüt ediyordum. Kaygılandığımı gören Selda müdahale etti, “Korkma canım, birşey olmaz, en başta canın yanar biraz, ama kendini serbest bırakırsan sen de zevk alırsın!” dedi ve beni razı etti. Seldanın yardımıyla ben dört ayak oldum. Selda da arkama geçip dört ayak oldu ve kendi aralarında ‘Kara Kutu’ diye adlandırdıkları göt deliğimi yalamaya başladı. Götümün yalanması da, aynen az önce am yalamam gibi hayatımda ilk defa yaşadığım değişik ve güzel bir duyguydu. Sonra bir parmağını götüme sokmaya başladı. Biraz sonra da ikincisini soktu. Bu arada Selda inlemeye başlayınca kafamı çevirip baktım ki, Hakan Selda'nın arkasına geçmiş ve Selda'yı sikmeye başlamıştı. Selda da üç parmağını benim götüme sokmuş, içimde hare ket ettiriyordu. Biraz canım yanıyordu, ama zevk te almaya başlamıştım… Az sonra Selda, “Hadi Hakan, Gülü'n Kara Kutusu hazır!” deyince, Hakan Selda'nın arkasından çekildi. Selda da yana kayıp, Hakan benim arkama yanaştı. Selda da götümün yanaklarını ayırarak yardımcı oluyordu. Hakana, “Lütfen yavaş!” dedim. O da, “Tabi, sen nasıl istersen.” dedi ve kocaman sikini göt deliğimin ağzına dayayıp bastırmaya başladı. Bu arada da, “Kocan ne kadar aptal bir adammış, böyle muhteşem bir göt sikilmez mi hiç!” diye dalga geçiyordu. Siki yavaş yavaş götüme girmeye başladı. Canım yanıyordu, ama dayanmalıyım diye kendimi telkin ediyordum. Hakan yavaş ve sakin hareketlerle hepsini sokmuştu artık. Canım çok yanıyordu, ama kendimi mümkün olduğunca serbest bırakıyordum. Bir süre öylece bekledi hiç hareket etmeden. Acım azalmıştı ki Hakan hareket etmeye başladı. Yavaş yavaş gidip geliyordu. Bir süre sonra hızlı hızlı gidip gelmeye başladığında acım tamamen yok olmuş ve artık zevk almaya başlamıştım… Götümü bir süre daha bu pozisyonda sikti, sonra yere sırt üstü uzandı ve beni sırtım ona dönük üzerine oturttu. Yine götüme sokmuştu sikini, ama bu sefer hiç zorlanmadan almıştım. Üzerinde zıplıyordum artık rahatça. Beni kendine doğru çekti, alttan o benim götümü sikerken, Selda da amımı yalamaya başlamış ve iki parmağını amıma sokmuştu. Zevkten bayılmak üzereydim, üst üste Orgazmlar yaşıyordum. Bir saate yakın süre olmuş, ben defalarca Orgazm olmuştum ve Hakan halen boşalmamıştı. Gözlerimi kapatmış, iki deliğimin dolu oluşunun zevkini çıkartıyordum. Bir ara Selda amımı yalamayı ve parmaklamayı bıraktı ve amını yine ağzımın üstüne getirdi. Amını deli gibi yalıyor, dilimi içine sokuyordum. Selda amını iyice yüzüme bastırıyordu. O anda başka bir sikin amıma girmeye başladığını hissettim, oldukçada iri bir aletti. Selda'nın amından yüzümü kurtarıp, kim bu diye baktığımda Cem idi. Ben tüm bu olanlara şaşırırken, benim dışımda herkes gayet doğal bir şekilde işine devam ediyordu. Artık Cem de amıma iyice köklemişti, resmen tost olmuştum aralarında… Biraz sonra Hakan boşalacağını söyleyince hemen üzerinden kalktık. Selda Hakanın sikini ağzına aldı ve emmeye başladı. Bu arada Cem de tekrar amıma girmişti bile. Karısı başka birinin sikini yalarken, adam beni sikmekle meşguldü. Amım sikilirken ben biryandan da Hakanın nasıl boşalacağına bakıyordum. Hakan kısa sürede haykırışlarla Selda'nın ağzına boşalmaya başladı. Ama Selda halen ağzından çıkartmamıştı, yutkunuyordu, resmen Hakanın döllerini içiyordu. İğrenç diye düşünmüştüm. Hakanın sikini ağzından çıkardığında ise tertemiz yapmıştı… Bu arada ben Cem'in atında artık zevkten uçuyordum. Cem beni birkez boşalttıktan sonra sikini amımdan çıkardı ve bacaklarımı omzuna alıp göt deliğime sokmaya başladı. O da, “Demek kocan hiç sikmedi ha bu deliği?” diye gülüyordu. Bir süre o pozisyonda götümü siktikten sonra, sikini götümden çıkarıp ağzıma verdi. Yalan yok, başta biraz iğrenç geldi, ama gözlerimi kapayıp sikini emmeye başladım. Az sonra Cem kasılmaya başladı, boşalacaktı. Tam kendimi çekecektim ki, Cem kafamı sikine bastırdı ve ağzıma boşalmaya başladı. İster istemez yutuyordum. Ama biraz önce iğrenç diye düşündüğüm şeyin tadı hoşuma gitmişti ve hepsini yutmuştum… Herkes bir kenara devrilmişti. Ayağa kalkmaya çalıştım, ama beceremedim, hiç gücüm yoktu, bitmiştim. Selda yanıma geldi ve beni kaldırıp koltuğa oturttu, “Nasıl, sürprizimi beğendin mi?” dedi. Sadece, “Evet!” diyebildim. “İstersen şöyle uzan, biraz uyu, kendine gel! Merak etme kocan eve gelmeden vakitlice uyandırırım seni!” dedi. Oracıkta sızmışım… Akşam kocamın geliş saatinden bir saat önce Selda beni uyandırdı. Bir duş aldım, kendime gelmiştim. Biraz arkam acıyordu, ama olsun aldığım zevk inanılmazdı. Son kez içeri girdim, elbiselerimi giymeye ve Cem'le Hakana Hoşçakalın demeye. Ama ikisinin de sikleri dimdik duruyordu. Selda, “Gel canım, bir veda sikişi yap ta öyle git, nasılsa kocanın gelmesine daha yarım saatten fazla var!” deyince, dayanamadım ve hemen yanlarına gittim. Cem hemen bacaklarını ayırıp, “Arkanı dön kucağıma otur!” dedi. Sırtım ona gelecek şekilde oturken götüme sokacağını anlamıştım. Busefer canım hiç yanmadan girmişti götüme. Üzerinde oturup kalkıyordum. Hakan da önüme geçti ve amıma girdi. Beş dakika falan böyle devam ettik, sonra ben gitmek zorunda olduğumu söyledim ve sikişmeyi bıraktık. Siklerine birer öpücük kondurdum ve Selda'yı da dudaklarından öperek, herşey için teşekkür ettim ve evime geçtim…
Follow @cafajestemg 😈
Tinder Profile:
Hey guys💘
I’ll be shopping on 3/2/19 at Lowes from 2 to 3 PM and then target from 3 PM to 5 PM. I’m wearing black heels with a light pink long sleeve top and a blue/green skirt with no panties underneath. Feel free to grope my ass and tits if you’re in the area! You don’t have to say hello if you don’t want to.
I need to do this
Karimin yanindan bir ayrildim. Adam hemen karimi yoklamaya basladi

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
EVLİ BİR ÇİFTİN HİKAYESİ... ( Cuckold bir kocanın hayallerini gercege dönüştürmesi )...
Karımı Uyutup Siktiriyorum
Merhaba arkadaşlar ben Murat. Bir süredir karımı uyutup siktiriyorum ve bunu nasıl yaptığımı sizlere de anlatmak istiyorum. Daha önce karımı uyutup ilk siktirdiğim hikayemi anlatmıştım. İşte bu da onun devamı diyebilirim. Bir arkadaşım daha önce karımın amının tadına bakmıştı ve hala karımdan vazgeçemedi. Ben de arkadaşımı kırmadım ve karımı birkaç defa daha uyutarak arkadaşım Sinana siktirdim. Sinan karımı her siktiğinde ben de karımın amını yalayarak herkesin daha fazla zevk almasını sağlıyordum. Karım amının ve götünün genişlediğini hissediyordu sanki, şüphelenmeye başlamıştı. Hatta bana “sen kalın vibratörlemi sikiyosun beni” diye sormuştu. Bir akşam çok yorgun eve geldim, hemen uyumuşum, Sinan’da saat erken olduğundan bana “hadi karını yine uyutta sikeyim” diye mesaj atmıştı. Karım bu mesajı okumuş kafasındaki soru işaretleri çoğalmıştı ama bana çaktırmamıştı. Bir akşam sevişirken yine fantazi kuruyorduk, bana “kocacığım bana değişik yarak yedir, büyük yarak istiyorum” dedi. Bende tamam “siktireyim seni” dedim, “kime siktirecen amımı, siki büyük arkadaşın var mı” dedi.. Derken boşaldık ikimizde ve konuyu kapattık. Ertesi gün Sinan bana mesaj attığını söyledi, bende gelmedi dedim. Sinan “hmm neyse, karını uyutta sikelim” dedi, benim canıma minnet olduğundan “olur, gel karımı sik” dedim. Karım ise olayı anlamıştı ve emin olmak için hareketlerimden şüphelendiği bir akşam yatak odasına gizlice kamere koymuş, sakladığım uyku ilaçlarını bulmuş beni takibe alarak çayına uyku ilacı attığımı görmüş ve kamerayı çalıştırmıştı. Karım uyuyunca Sinan’ı aradım, geldi. Tekrar yatak odamıza gittik. Her şeyden habersiz Sinan o gece karımı defalarca sikti. Sabah oldu karım bana “yine beni uyutarak siktin değil mi” dedi, “evet” dedim. Hazırlandım işe gittim. Karım kamerayı izleyince beni aradı ve eve gelmemi çok hasta olduğunu söyledi. Eve gittim, yüz ifadesi çok sinirliydi, “sen beni başkasına mı siktirdin” dedi, “hayır” dedim. Kamerayı aldı izletmeye başladı, şok olmuştum. Karım ağlamaya başladı, çok utandım ne yapacağımı şaşırmıştım, sarıldım ona yalvardım filan sakinleştirmye çalıştım hata yaptım filan dedim. Aradan iki gün geçti, bir akşam bana karım durup dururken “madem öyle beni ayıkken siktir” dedi. Birden böyle bir istek duyunca ister istemez şaşırmıştım ve “hayır olmaz” dedim. Karım bir kere kafaya koymuş “o zaman önüme gelen herkese sikilcem, eğer bunu istemiyorsan hadi ara Sinan’ı gelsin birde ben uyanık olduğumda siksin beni” dedi. Gülümseyerek “sende izle ve gör beni” dedi sinirli bir halle. Ben Sinanı arayıp gelmesini istedim. Sinan zaten hazır olda bekliyor gibiydi, arar aramaz ve çağırdığım anda “hemen geliyorum” diyerek koşa koşa gelmişti adeta. Sinan geldiğinde “karım uyuyor numarası yaptı” Sinan karımın amını yalamaya başladı, ben heyecandan titriyordum. Sonra Sinan yine karımın dudaklarına sürtmeye başladı, karımsa dudaklarını hafifçe açıp ağzına almaya çalışıyordu ki Sinan bana “Murat, elif uyanıyor” dedi. Elif de gözlerini açıp eliyle Sinan’ın sikini tutup “hayır uyumuyorum zaten her şeyi biliyorum, şimdi kocama ders verme zamanı” diyerek Sinan’a sikmesi için izin verdi. Sinan geri çekildi birden ve karımda ona “uyurken gayet güzel sikiyordun, ne oldu korktun mu” dedi. Olanları Sinan’a anlattık. Sinan’da “madem öyle bana da sikmek düşer” diyerek tekrar sikişmek için karımın yanına yaklaştı. Elif bana dönerek “şimdi izle bakalım karını kıskanacak mısın” dedi ve Sinan’la ayakta öpüşmeye başladı. Bir yandan da Sinan’ın sikini okşuyordu. Sinan ise karımın boynunu öpüyor, amını parmaklıyordu. Karım zevk almaya başlamıştı, Sinan karımı yatırp amını yalamaya başladığında karımda inleyerek Sinan’a teşekkürler ediyordu. Karım bu arada zevke gelmiş, belini oynatıyor. Bir yandan da Sinan’a “sik beni kocamın yanında, inlet beni madem orospu olmamı istiyor orospun yap beni, fahişen olmak istiyorum, boynuz tak kocama” diyordu. Sinan’da karıma “sabaha kadar sikecem seni, yarağa doyacaksın orospu” diyordu. Sonra türbanlı karım Elif ayağa kaltı ve Sinan’ı sırtüstü yatırdı. Taşaklarından başlayarak yarağını yalamaya başladı. İkisi de zevkten kudurmuştu adeta. Sinan kalktı ve Elifi tutup domalttı sonra da amına yavaşça girmeye başladı. Karımın canı acımaya başlamıştı bunu görebiliyordum ama zevkle beraber hiç durmadan inlemeye de devam ediyordu. Sinan vurdukça Elif “daha sert vur erkeğim, amımın derinliklerine boşal” diye gaz veriyordu. Sinan’da karıma daha da yükleniyordu, kalçalarını tokatlıyor, iki eliye saçlarını çekiyordu. Görmenizi çok isterdim aslında çünkü böyle bir görüntüyü ne sex videoları izlerken görebilirsiniz nede sex hikayeler’inde okuyabilirsiniz. Taşakları türbanlı karımın amına vurdukça Elif kendinden geçmiş bir şekilde bağırışmalarına devam ediyordu. Karım bana dönüp “nasıl güzel sikiliyor”muyum kocacığım, arkadışın güzel sikiyormuş bayağı, kadın olduğumu hissettim, “hadi erkeğim fışkırt içime” diye inleyerek benimde aklımı başımdan alıyordu. Sinan etkilenmiş bu sözlerden, kim olsa etkilenirdi zaten, öyle bir içten söylüyordu ki etkilenmemek mümkün değil. Sinan bu sözlerin üzerine türbanlı karıma “tamam bekle yavrum, bekle fahişem, şimdi istediklerini alacaksın” diyerek vuruyordu. Sonra elif titreyerek “aşkıımmmmmmm ahhhhhh, ıhhhhhhhhh, boşaldım” dedi ve gözlerini kapatması ile kendini tamamen Sinan’ın kollarına bırakması bir oldu. Sinan’da boşalmaya başladı tabi karım boşalınca. Elif biraz önce orgazm olmasına rağmen Sinan boşalırken “daha derine akıt, çok sıcak hepsini akıt” diye fısıldanmasına devam ediyordu. Sinan iri yarrağını karımdan çıkarttıktan sonra karımın amı oldukça kızarmış bir hale gelmişti. Hem kızarmış hemde kenarlarından Sinan’ın dölleri akıyordu. Bana dönerek “gel buraya, çabuk amımı temizle, yeni kocam Sinan için hazırla beni, sikilmeye doymadım” dedi. Karımın döllerle dolu amını temizlemek için peçete aldım ama “uyurken dilinle temizliyordun, neden şimdide öyle yapmıyorsun, Sinan’da öyle istiyor bak” dedi. Sinan’da yüzüme bakarak “istiyorum” der gibi başını sallayarak karımın amını işaret etti. Elimde olmadan utanıyordum ama mecburen karımın bana yapmamı söylediği şeyi yaptım ve amından akan Sinan’ın döllerini ağzımla temizledim. Sonra Sinan azmanı kaldırmış tekrar gelerek “çekil kenara, karımı biraz daha sikmek istiyorum” dedi ve karımın üzerine çullandı. Karımsa bana “Sinan’ın beni sikmesini yakından izle” diyerek olabildiğince yakınına gelmemi söyledi. Sonra Sinan’ın yarağını ağzına aldı ve emerek alttan taşaklarını avuçlarının arasına alıp okşamaya başladı. Çok geçmeden karımı tekrar domalttı, elif bana “hadi götümü sikicime hazırla” diyerek yanına çağırıp elime bir kutu krem tutuşturdu. Kremi karımın elinden alın göt deliğine yumuşak yumuşak sürmeye başladım. Aslında bir anda sürüp geçebilirdim fakat karım kremi göt deliğinde hissedince derinden derinden inlemeye başladı. Bu iniltisi beni benden alıyordu desem yalan söylemiş olmam. O sırada Sinan olayı anlamıştı, bana bakarak gülümsedi. Sonra tekrar önündeki işe konsantre olarak yarrağını karımın göt deliğine yaslayarak önce usulca kafasını içine doğru sokmaya başladı. Elif daha yarrağın başı girmişti götüne ve bir defa çıkıp tekrar giriyordu ki “canım çok acıyor, götümü siktirmekten vazgeçtim, çıkart yarrağını göt deliğimden” diyerek Sınan’dan durmasını istedi. Ben öylesine azmıştım ki Sinan’a bakarak “hayır çıkartma, karımın göt deliğini öyle bir sikeceksin ki ne kadar yalvarırsa yalvarsın her yalvarışında daha sert gireceksin” dedim. Bu arada karım “offf, ıhhhhh, yandım” diyerek ağlamaya başladı. Ağladığını görünce ne yalan söyleyeyim Sinan’ı durdurmak istedim ama ağlarken aldığı zevkide çok geçmeden fark etmiştim. Bir yandan ağlıyor bir yandanda elini alttan uzatarak Sinan’ın taşaklarını tutmaya çalışıyordu. İçten içe “vay orospu vay” diyerek ağlamasını izlemeye devam ettim. Uzun bir süre Sinan’ın taşaklarını avuçlayarak ağlamaya ve “kurban olayım çıkart artık, ne zaman boşalacaksın, boşalda rahat bırak göt deliğimi” diyordu. Karım her ne kadar yalvarırsa yalvarsın Sinan hiç oralı değildi ve sert sert içine girip ağlatmaya devam ederek sinirli bir ses tonuyla “kes sesini orospu gibi sikiliyorsun işte daha ne istiyorsun, seni böyle sert siken bir erkek daha bulamazsın, yaşadıklarının tadını çıkart benide sinir etme” diyerek karımın yalvarışlarını ağzına tıktı. Karımın artık dayanacak gücü kalmadığından “mahvettiniz benii çıkart ne olur” diyerek Sinan’ın önünden kaçmaya çalıştı, bir süre uğraşsada kaçamadı çünkü Sinan karımı belinden kavrayarak kaçmasını engelliyor ve öyle sikiyordu. Karımın ilk kaçmaya çalışmasında Sinan daha sert vuruyor, iki eliyle de omuzlarını kendine çekiyordu. Artık elif Sinan’ın koca yarağını köküne kadar almıştı. Elif ağlıyordu acıdan, sonra Sinan bir kaç sert giriş çıkışın ardından türbanlı karımın içine döllerini akıtmaya başladı, ardından da yarrağını dışarı çıkarttı. Karımın götü tamamen açılmış ve birazda kanamıştı. Döller içindeydi hala ve bir kısmı göt deliğinin kenarından bacaklarının üzerinden aşağı doğru akarak iniyordu. Türbanlı karım göt deliğinden döller aka aka ayağa kalktı ve banyoya gitti. Yarım saat kadar sonra gözlerindeki yaşları ve göt deliğinin kenarındaki dölleri silerek içeri girdi ve “tamam yeter bu kadar daha fazla istemiyorum, göt deliğim yanıyor resmen” dedi. Dedi demesine ama Sinan “olmaz devam edeceğiz, ben daha yeni yeni ısınıyorum” diyerek karımı kolay kolay bırakmayacağını ima etti. Karım uyumak için yatağa girdiğinde Sinan’da peşinden giderek karımı zorla sikmek için yataktan kaldırmaya çalıştı. Karım her seferinde istemiyorum, bırak beni diyordu ama Sinan kafaya koyduğu için ve yarrağı yine sertleştiği için laf anlamıyordu. Nihayetinde sikilmek istemeyen karımı tokatlaya tokatlaya sikmek için pozisyona sokmaya çalışıyordu. Elif ağlamaklı gözlerle bana baktı, bende “bana bakma sen istedin, artık Sinan’da senin kocan, ne isters y apacaksın” dedim. Elif oturdu Sinan’da saçlarını tutararak “ağzını aç bakalım” dedi. Kalkmış sikini karımın ağzına tekrar verdi. Karımın ağzını sikiyor, iki eliyle de şakaklarından destek alıyordu. Yavaşça daha fazla sokmaya başladı. Elif öğürmeye başladı ve neredeyse kusacaktı ama Sinan için bu bir sorun değildi ve karım her ne kadar kusmalık olsada Sinan tüm gücüyle karımın ağzına yarrağını sokmayı sürdürdü. Sinan’da ona “al lan fahişe, döllerimi yutturacağım sana” diyerek saçlarında çekiştire çekiştire temposunu bir anda arttırı verdi. Elif kendinden tamamen geçmişti ve tepki veremiyordu. Sinan bana bakarak “karının amını yala, benim için hazırla, ben sikerken canı acımasın” dedi. Karımla 69 pozisyonuna girerek birbirimize oral sex yapmaya başladık. Sinan karımın içine girmek istediğinde hem ağzımı, hem karımın amını sikiyordu. Elif ise tepkisiz kalmış sadece inliyordu. Sonra Sinan birden karımın kalçalarını koparırcasına sıkarak içine boşalmaya başladı. Az önceki gibi yine doldurmuştu. Kafamı karımın amına bastırarak yalattı bana döllerin. Sonra ayağa kalkıp “hadi temzileyin yarağımı” dedi. Ben Elife baktım ağzına alsın diye ama Sinan bana bakarak “sen al, karına değil bu defa sana emdirmek istiyorum” dedi. Sinan’ın yarrağının ucundam döl aşağı doğru sünüyordu resmen. Ben ağzıma almak için yeltendiğim de karımın amına tekrar girdi ve “deliğin içindeyken yalayarak dışarı çıkart hadi” dedi. Emmeye başladım, iki üç damla kadar daha geldi Sinan’ın yarrağından ağzımın içine aktığını hissettim. Karım beni seyrediyor ve “sen hak ettin bunu, ohh oldu sana” diyordu. Sonra Sinan karıma dönerek “kes sesini orospu, al sen de yala, hatta ikinizde yalayın bakalım yarrağımı” dedi.Yere sırt üstü uzandı ve “hadi yalayın” diyerek bizi tekrar yanına çağırdı ve yarrağını işaret etti. kabul ettiki karımla yarağını yalıyorduk, sonra Elif’e “şimdi sen kucağıma otur, kocan da yarağımı yalayıp amına soksun” dedi. Karım Sinan’a sırtını döndü, göbeğinin üzerine oturdu. Ben önce karımın amını yalamaya başladım, sonra Sinan bana “sabırsızlanıyorum hadi başla” deyip yarrağını uzattı. Sinan’ı daha fazla bekletmeden önce taşaklarından başlayarak yukarıya doğru yalaya yalaya çıktım. 5 dakika kadar yaladım, Sinan’dan zevk suları gelmeye başlamıştı. Ağzıma sıvı geliyordu ve biraz önce içimde korku hissi varken o anda, zevk suyunun tadını aldığım anda yine azmıştım. Yarrağını bir süre daha yalattıktan sonra ağzımdan çekip çıkartarak “tamam yeter bu kadar” dedi ve karımın amına soktu. Sinan karımı sikerken bende taşakları ve dışarıda kalan kısımı yalıyordum. Bu pozisyonda Sinan 20 dk kadar türbanlı karımı sikti. Sonra karımla bana “ayağa kalkın ve öpüşmeye başlayın” dedi. Her dediğini yaptik, hatta biz artık bir nevi Sinan’ın seks köleleri idik ve dediği gibi ayağa kalkıp öpüşmeye başladık. Biz öpüşürken oda ayağa kalkarak yarrağını bizim suratımıza kadar sokup okşamaya başladı. Öyle bir otuzbir çekişi vardı ki avuçlarının alt kısmı taşaklarına vurdukça dışarı çıkan ses adeta odada yankılanıyordu. Tarif etmem gerekirse tam olarak “ŞAK ŞAK ŞAK” sesleri kulağımızı tırmalamaya başlamıştı. Sinan o kadar arzu ile yarrağını okşuyor, bizim suratımıza karşı otuzbir çekiyordu ki bir ara artık gelmesini ve döllerini yüzümde hissetmeyi çok istedim. Çok geçmeden sesler kesildi ve sabırsızlıkla beklediğim şey, Sinan’ın döllleri dudaklarımıza boşalmaya başladı. Normalden daha sıcaktı sanki ve karımla benim dudaklarımızın üzerinden aşağı doğru akıyordu. Ardından da bizi öpüştürmeye başlayıp oturup öpüşmemizi seyretti. O gece iki defa daha karımı sikip evden çıktı….
karım zengin adama metres oldu
karım zengin adama metres oldu Mehmet beyle bütçemizin çok üstünde bir barda tanışmıştık. O gece barın özel bir parti için kapalı olduğunu öğrenince üzülmüş, kapıdaki adamı ikna edip girmeye çalışıyorduk. Yanımızda beliren iyi giyimli orta yaşlı bir adam görevliye, “Onlar benimle beraberler” deyince, adamın elindeki listeye bile bakmadan yana çekildi. Birlikte içeri giriverdik. Çok sevinmiştik. İltimaslı bir durumda olmak da çok hoşumuza gitmişti. Gül’le bir birimize bakıp gülüyorduk. Karım Gül varlıklı bir ortamda, oldukça şımarık büyümüştü. Dört yıl önce babasının iflasından sonra ki hayatına hala alışamamıştı. O zengin rahat hayatı doğal hakkı olarak görüyordu. Ben de Gül’ün hak ettiği hayatı yaşamasını istiyordum. Onun için buraya girmiş olmak bizi özellikle mutlu etmişti. Kalabalığın çok seçkin olduğu belliydi. Gülümseyerek elimizi uzattık “Ben Kerem” dedim. Karım da “Ben de Gül…” dedi. Mehmet bey de kendini tanıttı. Benimle el sıkıştı. Karımın gözlerinin içine bakarak, iki eliyle tuttuğu elini öptü. Gül’ün ürperdiğini gözlerimle gördüm. Bardaki parti yayına yeni başlayan bir derginin tanıtımı içindi. Mehmet beyle sohbete başladık. Eski bir İstanbul ailesinden geldiği belliydi. Yakışıklı değildi ama başka bir çekiciliği vardı. İçkiler içildikce samimiyet artıyor ama ilişkinin dengesi hiç değişmiyordu. Biz ona hep Mehmet bey diyorduk o da bize Gül ve Kerem. 45 Yaşında ve evli olduğunu, bizim yaşlarımızda bir oğluyla bir kızının olduğunu öğrendik. Biz de ona üniversiteyi bitirir bitirmez evlendiğimizi ve şimdi iki yıllık evli olduğumuzu söyledik. Anlattığı hikayelerde çapkınlığı konusunda hiç çekingen değildi. Ama direkt olarak da Gül’e asılmıyordu. Sakin ve ağır tavrı ona gittikçe daha çok saygı duymamızı sağlıyordu. Karım bu tür erkeklere her zaman ilgi duyardı. Mehmet beyin esprilerine gittikçe daha çok gülüyor, anlattığı hikayelere gereğinden fazla olumlu tepki gösteriyordu. Her halinden onu etkilemeye çalıştığı belliydi. Mehmet bey garsona içkilerimizi söylerken, bize gösterdiği ilginin benim de hoşuma gittiğini hissettim. Bize “Siz keyfinize bakın ben biraz ayrılacağım” dedi. Yakınımızdaki bir grubun yanına gitti. Onlar konuşurken uzaktan seyretmeye başladık. Herkes ne kadar saygı gösteriyor, önem veriyordu. “Ne kadar etkileyici biri…” dedi karım gözlerini ona dikmiş, ” Deli gibi istiyorum onu…” O anda artık benim engelleyebileceğim bir şey olmadığını biliyordum. Kıvırtarak benden uzaklaştı. Dans eden kalabalığın arasına karıştı. Herkesin ilgisini çekmesi fazla vakit almadı. Gül’ün üstündeki mavi dar mini elbise sütun gibi bacaklarını cömertçe sergiliyordu. Etrafta başka çekici kızlar olmasına rağmen bütün erkeklerin ilgisi ondaydı. Dans ederken incecik kumaşın altında titreyen diri göğüslerinin sütyensiz olduğu belliydi. Etrafındaki erkeklerin sayısı kısa zamanda üç olmuştu. Uzun, dalgalı sarı saçları dağılırken ışıkta parlıyordu. Yuvarlacık çıkık poposu her salınışında başka bir güzel görünüyordu. Gül etrafındaki erkeklere pas verirken ara sıra da Mehmet beye çapkın bakışlar atıyordu. İstediğinin Mehmet bey olduğu aşikardı. Mehmet bey bir sure sonra icinde olduğu gruptan ayrılıp yanıma geldi. Benimle beraber karımı seyretmeye başladı. Bana dönüp, “Karın tam bir felaket… Çok seksi… Lolita gibi…” dedi kendinden emin bir gülümsemeyle… Sanki karımdan değil de, satışa çıkardığım bir fahişeden bahsediyordu. Çocukça bir sevinçle gülümseyerek, “Teşekkür ederim. Öyledir benim karım…” dedim. Sevincim karımın istediği oluyor diye miydi, yoksa benim de saygı duyduğum biri ondan hoşlandı diye mi bilemedim. Onbeş yirmi dakika sonra Mehmet bey gözünü ayırmadan izlediği Gül’e eliyle gel işareti yaptı. Karım dans etmeye devam ederek diğer erkeklerin arasından süzülüp yanımıza geldi. Yüksek sesli müzikten sesini duyurabilmek için karımı belinden tutup kulağına bağırarak, “Ne kadar güzel dans ediyorsun sen bakiim..” dedi. Gül müziğin ritmiyle hala oynatıp durduğu kalçalarında okşarcasına dolaşan ele aldırmadan, “Güzel dans ederim. Özellikle hoşuma giden bir erkeğin önünde olursam…” diyerek yanıtladı. “Hangisinin? Kimmiş o şanslı erkek?” diye sordu Mehmet bey sanki anlamamış gibi. Gül elini uzatıp Mehmet beyin kalçasını okşayan kürek gibi elini tuttu sımsıkı, poposuna bastırdı… Gözlerinin içine bakarak, “Sizin…” dedi. Mehmet bey zaten görebildiği şeyi karımın ağzından duymaktan mutlu, gülümsedi. Ne benden, ne de etraftakilerden çekinmiyor gibiydiler. Gül artık konuşurken ona dokunuyor, gözlerinin içine bakıyor, genç kız gülücükleri, arada isterik kahkahalar ile süslüyordu sözlerini… Bu hale geldiğinde karımın karşısındaki erkeğe teslim olduğunu biliyordum. Yaşlı kurtun bunu benden çok daha iyi bildiğinden hiç şüphem yoktu. Arkadaşı olduğunu tahmin ettiğim bir yaşıtı bir erkek yaklaşıp, “Nasılsın Mehmet?” diyene kadar bir birlerine kur yapmaya devam etiler. Mehmet bey arkadaşını başından çabuk savmasını bildi. Karımın elinden tutup, “Gelin çocuklar, daha sakin bir yere gidelim ” dedi. Mehmet bey Gül ile el ele, ben de yanlarında dışarıya çıktık. Karımın elini bıraktı, cebinden kalın bir cüzdan çıkardı. Garsonundan vestiyerine kadar ellilik yüzlük banknotlar halinde bahşişler dağıta dağıta mekanın kapısına kadar geldik. Sanırım bizim için bu son darbe oldu. Karımla göz göze geldik bir an, kocaman kocaman açılmıştı gözleri… Hemen arabası geldi. Son model siyah bir Mersedesti. Şöför arka kapıyı açtı. Mehmet bey Gül’ü nazikçe arabaya bindirdi. Karım son derece hoşnut, mini eteğinin kasıklarına kadar açılmasına, şoför dahil hepimizin küloduna kadar görmemize aldırmadan rahat hareketlerle geçti, oturdu. Mehmet bey kendisi de bindi. Ben de arkalarından binmeye yeltendim, şöför kibarca beni ön koltuğa yöneltti “Burada daha rahat edersiniz beyefendi…” dedi. Biraz bozularak, “Ha, tabii…” dedim. Ön koltuğa oturdum. Araba yeni deri kokuyordu. Şöför kapımı kapattı. Kendisi de bindi. “Villaya mı beyefendi?” diye sordu. Evet cevabını alırken hareket etmiştik bile. Arabanın sessizliğine rağmen Mehmet beyin kalın, boğuk sesini duyuyor ama çoğu zaman ne dediğini anlamıyordum. Karımın ara sıra evet, hayır dediğini ve gülüşlerini duyuyordum. Sesleri kesildiğinde öpüştüklerini anladım. Yan gözle şoföre baktım, yüzünde pis bir sırıtmayla dikiz aynasından arkada olanları izliyordu. Kendimi kötü hissettim. Benim azgın, fingirdek karım, ucuz bir fahişe gibi, şoföre, bana, kocasına aldırmadan başka bir erkekle arka koltukta fingirdiyor, sevişiyordu. Sonra gözümün önüne Mehmet beyin barda dağıttığı banknotlar, kalın cüzdanının görüntüsü geldi. Boş verdim herşeye, kendimi Mercedesin deri koltuğunun rahatlığına bıraktım. Yol fazla sürmedi. 15 dakika sonra demir bir kapıdan girip güzel bir villanın önünde durduk. Şöför hemen inip arka kapıyı açtı. Önce Mehmet bey indi, elini uzattı Gül’ün inmesine yardım etti. Ben de kendim çıktım. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Bekçi olduğunu tahmin ettiğim bir adam evin yan tarafından koşarak geldi. “Hoş geldiniz Mehmet bey” dedi, villanın gösterişli ön kapısını açtı. Mehmet bey Gül’ün beline sarılıp içeri girdiler. Ben de arkalarından girmeye yeltenirken, “Seni ben sonra çağıracağım. Şimdilik burada bekle…” dedi. Bir şey söylemeden aptal aptal durdum, arkalarından baktım. Kapı kapandı. Şimdi geriye dönmem gerekiyordu ama şöförle yüz yüze gelecegimi düşünerek utandım. Onun da bekleyeceği belliydi. “Gel koçum arabada otur…” diyen sesiyle kendime geldim. Artık bana beyefendi demiyordu. Patronu yoktu ortalıkta. Bu duruma aşina olduğu besbelliydi. Pek fazla göz göze gelmemeye çalışarak arabaya girdim. Onunla muhatap olmak istemiyordum. Süklüm püklüm, konuşmadan oturdum. Sessizliği o bozdu, “Yenge de pek hoşmuş…” dedi. ”Karın mı?” İsteksizce, “Evet” dedim. “Mehmet bey böyle ufak tefek genç kızlara bayılır. Çoğu zaman böylesi çıkmıyor. Onun için keyifli görünüyor bu akşam…” dedi. Karımın güzelliği, seksiliği onun da hoşuna gitmişti sanki. Hoş, Gül’ü, onun aynı anda hem masum bakire, hem seksi fahişe olabilen görüntüsünü görüp de iç geçirmeyen, siki kalkmayan erkeğe rastlamamıştım ya… “Zor geliyor mu sana? diye sordu. Sesinde samimiyet ve sıcaklık vardı. Biraz daha yakın hissettim kendimi ona… Birinin yakınlığına ihtiyacım vardı açıkcası. “Eh, tabii ağır geliyor…” dedim. Babacan bir gülüşle, “Alışırsın oğlum, zevk de alırsın. Sen öyle birine benziyorsun. Buraya gelinceye kadar ağzını açıp bir şey diyemediğine göre…” dedi aynı gülümsemeyle… “Mehmet bey senin hatundan hoşlanırsa seni de ihya eder.” Zevk alacağımı söylemesine gerek olmadığını, zaten o utanç verici zevki aldığımı ona itiraf edemedim. Ama anlamış olacak ki, “Sessiz olursan seni onları duyabileceğimiz yere götürürüm. ” dedi, “Peki…” dedim uysalca. Eliyle gel işareti yaparak yürümeye başladı. Arkasına takıldım. Evin arkasına doğru yürüdük. Etrafta başka bir ev olmadığı için sessizliğin içinde karımın haykırmaları duyulmaya başladı. Hafif bir ışığın geldiği ikinci kattaki pencerenin altındaydık. Ne çabuk başlamışlardı. Nasıl hemen karım böyle bas bas bağırır hale gelmişti. Karım normalde sikilirken inlerdi ama, böyle bağırdığı pek nadirdi. Zevk haykırışları yükseldikçe sikimin kalktığını, sertleştiğimi hissettim. Şöförün de eli de apış arasına gitmişti. Pantolonunun içinde aletini düzeltti. Sessizce, “Üff… Ulan senin orospu iyi bağırıyor” dedi. Yarağını pantolonunun üstünden avuçlayıp oynamaya başladı. Gayri ihtiyari ben de aynı şeyi yaptığımı fark ettim. O daha fazla beklemedi, pantolonunun kemerini çözdü, donuyla birlikte aşağı indirdi. Elini tükrükleyip dışarı çıkan yarağına asılmaya başladı. Artık kendimi engelleyemiyordum ben de aynısını yaptım. Asılmaya başladım. Öyle garip, anlatılmaz bir durumdu ki… Kendimi tanıyamıyordum. Bugüne kadar hiç tanımadığım bu adamla yan yana, pencerenin altında karımın sikilirken çıkardığı seslere otuzbir çekiyordum. Şoför kulağıma yaklaşıp, “Acele etme…” dedi “Mehmet bey boşalmadan uzun uzun siker senin karıyı… Tadını çıkar…” Bir şey söylemeden başımı salladım. Kulaklarımda karımın çığlığı ve vücutlarının birbirine çarpmasının sesi, kendimden geçiyordum. Birazdan karımın haykırmaları arttı. “Aahhh… Mehmet’im ! Erkeğimmm! Sik beniii! ” diye bağırdı. Artık sadece çığlık atıyordu. Geliyordu. Bir kaç dakika sürdü gelmesi… Onun böyle kendini kaybetmiş bir halde boşaldığını hiç duymamıştım. Mehmet bey, “Offff… Amına koduğumun küçük orospusu…” diye soluya soluya vuruyordu karıma. “Daracıksın amcık… Şimdi beni de getireceksin…” dedi. Hemen ardından kendisin de böğürürcesine sesler çıkartarak boşaldı. Sesleri duruldu. Şöför hızla pantolonunu toparlaya başladı. “Hassiktir… Senin orospu karın patronu çabuk getirdi” dedi “Toparlan, gitmemiz lazım hemen…” Paniğini anlamadım ama ben de telaşlandım. Pantolunumu çektim aceleyle… Sessizce kaçtık. Evin önüne geldiğimizde “Mehmet bey asla bu kadar çabuk gelmezdi. Senin karının muamelesi çok iyi olmalı…” dedi. “Bir şey istemek için telefon eder bazan onun için korktum. Pencerenin altındayken benim telefon çalsaydı boku yemiştim.” Mehmet beyden telefon gelecek diye bekleyerek bir daha arkaya gitmedik. İki saate yakın konuştuk. Adı Kemal’miş. Mehmet bey çok güvenirmiş kendisine… Ben de kendimden bahsettim. Karımın erkeklerden ne kadar hoşlandığını ve benim bunu bilerek evlendiğimi anlattım. Aklı almadı ama dinlerken eğlendiğini hissettim. Benden dört beş yaş daha büyüktü. Bekardı. Şimdi gönlünü eğlendiriyordu. Ama temiz bakire bir kız bulup evlenmeye niyetliydi. “Ben namusuma düşkünüm” dedi “Karı dediğin evinin erkeğinin kadını olur. Bir erkeğe yan gözle baksın öldürürüm valla. Mehmet bey de öyledir. Bakma önüne gelene kayar ama karısının yeri başkadır. Sen de biraz karına sahip çık diyeceğim ama geç kaldın galiba…“ deyip gülmeye başladı. “Senin karı mal canım… Sen ona sahip çıkamazsın zaten… O yolun yolcusu o…” Ben sadece dinliyordum. Sonunda Kemal’in telefonu çaldı. Hemen açtı. “Tabii Mehmet bey” dedi bir kaç defa daha “Tabii… Tabi…” dedi. Bana dönüp “Gel bakalım…” deyip kapıya doğru yürüdü. İçeriye girdik. Gösterişli bir antrenin ardından loş aydınlatılmış büyük ve etkileyici salona girdik. Zenginlik evin her köşesinde hissediliyordu. Modern, beyaz ağırlıklı dekorasyon çok hoşuma gitmişti. Merdivenin ardındaki bölümü göstererek, “Bak burası bar..” dedi. İçkileri, bardakların yerlerini gösterdi. “Ben bir şey istemiyorum” dedim. Güldü. “Senin için değil, salak…” dedi. “Mehmet bey talimat verdi. O istediği zaman götüreceksin.” Düşünemediğim için kendime kızdım. Mutfağı ve diğer yerleri gösterdikten sonra üst kata çıktık. Heyecanlanmaya başlamışım. Yanlarına gidiyorduk galiba… Nasıl davranacaktım? Ne yapacaktım? Nasıl konuşacaktım? Ağzım kurumuştu heyecandan. Holün sonunda hafif ışık gelen odaya yaklaştıkça kalbim yeniden çıkaracak gibiydi. Az önce altında karımın sikişme seslerini dinleyerek otuzbir çektiğim oda olmalıydı bu… Kemal öksürerek geldiğimizi belli etti. İçeriden, “Gelin, gelin! ” diyen Mehmet beyin sesini duyduk. O önde ben arkada içeri girdik. Kocaman yatak odasının ortasında onunla orantılı büyüklükte bir yatak vardı. Odanın içinde yoğun bir seks kokusu vardı. Yarı oturmuş vaziyetteki Mehmet beyin göğsüne başını dayamış olan karım çok mutlu görünüyordu. Narin elleri onun kıllı göğsünü okşuyordu. İkisi de gögüslerinin üstüne kadar örtülüydü. Herhalde biz gelmeden örtmüşlerdi üstlerini. Saçı başı dağınıktı karımın. Dudaklarında ruj kalmamış, bulaşmıştı Bana bakıp yorgun yorgun gülümsedi. Mehmet beye ayıp olmasın diye karşılık veremedim. Mehmet bey bir koluyla karıma sarılmıştı. Diğeriyle omuzunu okşuyordu. Muhabbetlerini kesmiş gibi suçluluk duydum ama kendisi çağırmıştı bizi. Kendinden emin, ama artık daha sevecen sesiyle, “Kemal sana her şeyin yerini gösterdi mi ? ” dedi. “Evet, Mehmet bey.” Dedim. “Hadi bakalım o zaman bana bir buzlu Jack Daniel getir.” Karıma dönüp soracaktı ki ”Gül’e de aynısından getir. ” dedi. Ona döndü ”Seni istediğim gibi yeniden yaratacağım” dedi gülümseyerek. Karım da kıkırdayarak kıllı göğsüne öpücük kondurdu. “Ben bilmem. Beyim bilir…” dedi. Mehmet bey bana dönüp “Hadi bakalım, git getir şimdi…” dedi. Kemal’e “Kerem içkileri hazırlayıncaya kadar bekle, bir yanlış yapmasın, sonra evine gidebilirsin” dedi. Kemal “Tabii Mehmet bey…” dedi. İkimiz tam odadan çıkıyorduk ki arkamızdan, “Dur bak, seninle biraz oyun oynayalım. Aşağıda soyun, üstüne de Gül’ün külodunu giy. Öyle gel…” diye bağırdı. Etrafa bakınıp külodu aradı. Bulamayınca. “Durmayın orada! Arasınıza!” diye kızdı. Kemal’le ben yatağın etrafında dolaşıp Gül’ün külodunu aramaya başladık. Sonunda Kemal yatağın dibinde buldu. “Buldum Mehmet bey…” dedi. Karımın minik pembe külodu şoförün elinde, beraberce odadan çıktık. Aşağıya ininceye kadar Kemal karımın külodunu koklayıp durdu, “Of, çok güzel kokuyor yaa…! Hala sırılsıksam…” deyip duruyordu. Aşağıdaki bara indiğimizde ”Hadi Kerem, giy bakalım karının külodunu” dedi “Sen gittikten sonra giyerim…” dedim. Ama ısrarlarına sonunda daha fazla karşı koyamadım. Kemal şu anda bana burada destek olabilecek tek kişiydi. Soyunmaya başladım. Gömleğimi, pantolonumu, külodumu, çoraplarımı tek tek çıkardım. Çırılçıplak Kemal’in önünde duruyordum. Sikim hala kalkıktı. Elimi uzatıp, “Ver de giyeyim bari…” dedim. “Dur bekle…” dedi. Kemerini çözdü. Pantolonunun önünü açtı. Yarağını çıkarttı. Karımın küloduna sürtmeye başladı. Dışarıda azıp da gelememenin acısını çıkartacaktı belli ki… Ara sıra da bana bakarak, “Ohhh.. Kerem karın tam sikilecek bi karı… Tam bi orospu…” diye fısıldıya fısıldıya 31 çekmeye başladı. Çok sürmeden karımın kilotuna fışkırttı. ” Ooooohhh! ” çekti. Vıcık vıcık kilotu ellime verdi ve pantolonunu toplamaya başladı. Gülerek, “Giy hadi” dedi. Öylece durdum. “Giysene lan gavat! Giy hadi!” dedi. Tek ayağımla mermer zemin üstünde dengemi sağlayarak bir bacağımı geçirdim. Sonra da ötekini… Külodu belime kadar çektiğimde Kemal’in ılık dölü sikime, taşaklarıma bulaştı. Bu, nedense sikimin daha da kalkmasına neden oldu. Kemal’in bunu farketmesi ihtimalinden rahatsız oldum. Sikimin ucu karımın külodundan dışarı taşıyordu. Arkasındaki ip ise popumun arasına girmişti. Kemal’in karşısında gerçekten utandığımı farkettim. O ise bana bakıp eğleniyordu. “Dön şöyle bir de arkadan bakayım” dedi. Gayri ihtiyari dediğini yaptım. “Ohh ! Yavrum göte bak!” deyip kıçıma bir şaplak attı. Hafifçe yana kaçtım. “Genç kız gibi cilvelisin valla… Hadi içkileri götür gecikmeden… Kızacak Mehmet bey sana…” dedi. Haklıydı. Ellerim titreyerek bardaklara viskiyi, buzlarını koydum. Bardakları Kemal’in verdiği tepsiye yerleştirdim Ona bir bir şey demeden arkamı dönüp üstümde sadece karımın minik pembe külodu olduğu halde, yalın ayak, serin mermerin üstünde yürümeye başladım. Kemal’in arkamdan hala baktığını biliyordum. Merdiveni çıkarken külodun sürtünmesiyle Kemal’in dölü iyice bulaşıyordu. Hole geldiğimde kalbim tekrar hızlı hızlı çarpmaya başladı. Odalarına yaklaşıyordum. İçerden seslerini duymaya başladım. Seks sesleri değildi. Konuşuyorlardı. Odanın kapısına geldiğimde durdum. Onların odasına giriyordum, izin almam gerektiğini düşündüm. Beni hemen fark ettiler. Mehmet bey, “Gel Keremciğim” dedi. Geç kaldığıma kızmadığı için sevindim. Yanlarına gittim tepsiyi uzattım ama Mehmet bey kendi eline daha yakın olduğumu fark etti ve “Önce bayanlara sunulur…” dedi. “Haklısınız, özür dilerim” deyip tepsiyi karıma uzattım. Gül bardağı alırken beni süzerek, “Kocacım, çok yakışmış külodum sana… ” dedi, sevimli bir tavırla. Ardından Mehmet bey aldı içkisini. Bardaklarını tokuşturup birer yudum aldılar. Mehmet bey bana sandalye çekip yatağın yanına oturmamı söyledi. Dediğini yaptım. Diken üstünde, dimdik sandalyeye oturdum. Yatakta biraz daha doğruldular. Artık biz bize olduğumuz için üstlerini örtmeye çalışmıyorlardı. Karımın güzel göğüsleri ortaya çıkmıştı bile. Onlara bakmak istiyor ama Mehmet Bey’den çekiniyordum. Mehmet bey, “Kerem’ciğim diye söze başladı. “Durum şöyle… Gül’den, karından çok hoşlandım. Çok güzel, taş gibi, işveli, cilveli…” Beni tartmak ister gibi yüzüme baktı, tepki göstermediğimi, can kulağıyla dinlediğimi görünce devam etti. “Hadi daha açık konuşayım. Sevişmesini, sikişmesini de çok iyi biliyor. Daracık amcığı var karının… Bitirdi beni… Metresim olmasını istedim, karın da bunu severek kabul etti.” Bana sormadan kabul ettiği için karıma kızmama rağmen karımın bu güçlü, zengin erkeğin metresi olacağı düşüncesi hoşuma gitmişti. Bir yandan da bunun hayatımızı nasıl değiştireceğini, ne zorlukları olacağını bilemediğim için korkuyordum. Yine de olumsuz bir şey demeye cesaret edemedim. “Siz nasıl uygun bulursanız… ” dedim. Karım duygularımı biraz fark etmiş olmalı ki, “Güzelim, ben senin karın olarak kalacağım. Çekineceğin bir şey yok. Sadece Mehmet beyin de kadını olacağım. Tabii bazen seninle olamayacağım. Ama onun karşılığında lüks, rahat bir hayatımız olacak. ” dedi. Mehmet bey, “Pipinin haline bakılırsa hoşuna da gidiyor zaten…” deyip güldü. “Hadi itiraf et Keremcim… Karının pembe külodunu giyip yanımıza gelmeyi kabul ettiğine göre karını becermeme, metres yapmama hiç bir itirazın yok senin…” Adam doğru söylüyordu. Karımın pembe külodundan fırlamış sikimle orada öylece oturmuş, başımı sallayarak az önce karımı siken kalantor adamın dediklerini onaylıyordum. Kekeleyerek, “Şeyy..” diyebildim. “Gül ilk evlendiğimizden beri böyle davranıyor. Ben de onu kaybetmek istemiyorum. Alıştım artık… Bir yerden sonra hoşuma gitmeye başladı diyebilirim… Haklısınız, başka erkeklerin karımı sikmesinden, karımı başkalarıyla sevişirken izlemekten zevk alıyorum, ne yalan söyleyeyim…” diye içinde bulunduğum durumu anlatmaya çalıştım. Bu sırada Gül örtünün altında kalan elini hareket ettirerek, “Aaaaa! Bu kocaman olmuş yine!” diye kıkırdadı. Eliyle o kocaman olmuş siki okşadığını, kavradığını anladım. “Hadi sevgilim, bırak konuşmayı artık… Bu koca şeyi yerleştir bana…” diyerek kıvrandı yattığı yerde… Mehmet bey benimle konuşmasını cümle ortasında kesip Gül’e döndü. “Bebeğim, Gül’üm, sana doymuyor o…” dedikten sonra isterik karımın dudaklarına yumuldu. Bir yandan da eliyle memesini avuçlamaya başladı. Üstlerindeki ince örtü hareketleri arttıkça açılıyordu. Karımın çıplak, güzel vücudu tamamiyle ortaya çıkmıştı. Mehmet bey de üstünü örten son kısmını ittirerek üzerinden attı. İlk defa vücudunun ne kadar kıllı olduğunu gördüm. Yarağı çok heybetliydi. Kalın, uzun ve kapkaraydı. Damarlarını görebiliyordum oturduğum yerden… Kıllı iri taşakları da kapkaraydı. Karımın narin eli sımsıkı kavramıştı gövdesini adeta kaçmasından korkar gibi. Az sonra Mehmet bey karımı altına aldı. Gül bacaklarını aralayıp dizlerini kaldırdı. Mehmet bey eliyle koca yarağını tutup karımın amına dayadı. Dudaklarını karımın dudaklarından ayırıp gözlerinin içine baka baka ittirmeye başladı. Karımın yüzünde bir gerginlik oldu. Saatlerce girip çıkmasına rağmen hala büyük geldiği belliydi. Karım koca yarağı içine tamamiyle alır almaz bir “Ohh!” çekti, ardından bacaklarını kaldırıp iki yandan erkeğinin beline doladı. Kırmızı ojeli küçük güzel ayaklarını birbirine dolayıp kilitledi. “Seninim erkeğim! Seninim! Kökle dibine kadar…” diye soludu arzuyla… Mehmet bey zaten bekleyecek değildi. Kıllı poposunun karımın bacakları arasına doğru alçaldığını seyrederken içim cız etti. Karımın bir başka erkek tarafından sikilmesini izlemekten aldığım büyük zevke rağmen, kıskançlık ve burukluk duygusu da yok değildi içimde… Karımın aldığı zevki tekrar tekrar isteyeceğini, ona bağlanacağını biliyordum. Mehmet beyin kalçaları aşağı yukarı hareket etmeye başladığında bu düşünceleri unutup önümde gerçekleşen muhteşem çiftleşmeye konsantre oluvermiştim. Yumuşak başlayan hareketler gittikçe daha sert ve acımasız oluyordu. Adeta Gül’e acı vermek ister gibi sikiyordu artık. Gül onun altında zangır zangır sarsılıyor, nefes nefese inliyordu. Kırmızı ojeli küçük ayakları Mehmet beyin kıllı poposunun üstünde fırtınada sallanan yapraklar gibiydi. O kocaman yarağın biricik aşkımın amına girip çıkmasını kıpırdamadan seyrediyorum. Adeta büyülenmiştim. Kolları yettiğince ona sımsıkı sarılıyor dişlerini sıkarak altında debeleniyordu. Başını iki yana sallayarak haykırmaya başladığında geldiğini anladım. Ama duramıyordu. Mehmet bey de durmuyordu. Karım, “Yeter ! Yeter! ” diye yalvarmaya başladı. Mehmet bey daha gelmemişti. Dakikalarca daha hayvan gibi sokup çıkardı. Karım tekrar deliler gibi bağırmaya başladı. Yine geliyordu. Vücutların birbirine çarpma sesine Mehmet beyin küfürleri eşlik etmeye başladı. “Amına koyuyorum kaltak! Daracık deliğini sikiyorum! Amına koduğumun orospusu!” O da kendini kaybetmişti. Öyle güçlü koyuyordu ki, karıma bir şey olacak diye korktum. Karım artık ona sarılamıyor, altında boş bir çuval gibi duruyordu. Az önce Mehmet beyin beline kilitlenen ayaklarını salmış, adam yarağını dibine vurdukça bacakları kukla gibi iki yana sallanıyordu. Sonunda Mehmet bey böğüre böğüre karımın içine boşaldı. Bütün ağırlığıyla, nefes nefese yatan karımın üstüne yığıldı. Yavaşça yana kaydı. Sırt üstü uzandı. O da nefes nefeseydi. Yumuşamış ama hala kocaman yarağı karımın amından kayarak çıkmıştı. Pırıl pırıldı. Birazdan karımın güzel amından beyaz, yoğun bir sıvının sızmaya başladığını gördüm. Mehmet beyin dölü karımın rahminden dışarıya taşıyordu. Gecenin kim bilir kaçıncı boşalması olmasına rağmen bu kadar çok olduğuna şaşırdım. Gözlerim yavaşça süzülen eden sıvıya kilitlenmişti. Kim bilir daha ne kadarı karımın rahmindedir diye düşünürken Mehmet beyin yattığı yerden sesini duydum. “Amına koduğumun orospusu bitirdin beni…” Hala nefes nefeseydi. Gül’ümün ise cevap verecek hali yoktu. Yarı baygın hareketsiz yatıyordu sırtüstü. Diri, dolgun memeleri inip kalkıyordu sadece… Terden sırılsıklamdı. Loş ışıkta parlıyordu. Ter ve seks kokusu iyice sarmıştı odayı… Ben sesimi çıkartmadan onlara bakıyordum. Sikim de hala dimdikti, sızlıyordu. Elime alıp boşalmak için deli oluyordum ama bir yandan da kızacak diye adamdan korkuyordum. Mehmet beyin, “Kerem, git bize birer bardak soğuk su getir…” sözüyle kendime geldim. Konuşacak halde değildim. Hemen kalkıp odadan çıktım. Mutfağa doğru pür telaş yürürken olanları tekrar yaşıyordum kafamda… Hemen geri dönmek için acele ettiğimi fark ettim. Odaya elimde tepsiyle geri döndüğümde Gül daha tam kendine gelmemişti. Mehmet beye içine buz da attığım soğuk suyunu verdim. Kana kana içti. Karıma tepsideki diğer bardağı alıp uzattı, “Bebeğim, su iç biraz kendine gel…” dedi. Yine o kibar beyefendi olmuştu. Karım hafifçe gülümsedi. Dirseklerinin üzerinde güçlükle doğrulup Mehmet beyin elinden suyu içti… Bitap görünüyordu. Suyu içip kendini tekrar bıraktı, sırtüstü, çırılçıplak… Mehmet bey bana dönüp baktı. Aşağıdan yukarıya süzüp gülümsedi. O an utandım. Karımın külodundan fırlayan sikime bakıp, ”Bizi sikişirken izlemek seni iyice azdırdı galiba Kerem… Otuzbir çekmek ister misin? ” diye sordu. Yüzüne bakmadan utana utana başımı salladım. “Hadi çek o zaman… Karına baka baka çek… Bana bak, avucunun içine boşalacaksın. Bir yeri kirletirsen çok kızarım. Tamam mı?” Gülüyordu. Başımı salladım. Avucuma tükürüp küçülmüş haliyle bile benimkinden büyük bir yarağın önünde otuzbir çekmeye başladım. Karımın, Gül’ümün döl sızan güzel, kılsız amına bakıyordum. Daha ikinci sıvazlamada sessizce boşaldım avucuma… Herif yattığı yerden, bir çocuğun yaptığı marifeti seyredermiş gibi eğlenmişti otuzbir çekmemden… “Hadi şimdi git temizlen. Sonra şu karşıdaki kanepeye uzan uyu. Bir şey istersem uyandırırım seni…” dedi. Efendisinin emrinde bir köle gibi emirlerine itaat ettim. Döndüğümde ikisi de uyumuşlardı. Çırılçıplak yatıyorlardı hala… Adamın iri, simsiyah kıllı gövde ile ona sımsıkı sarılan karıcığımın minyon, narin bedeni ve bembeyaz teni çok güzel bir tezat oluşturmuştu. Başını adamın göğsüne koymuş, sarı uzun saçları adamın göğsüne dalgalar halinde yayılmıştı. Eli inikken bile hayli iri görünen sikin üzerinde, bir bacağını Mehmet beyin üstüne atmış, minik pembe amcığı, içinden süzülen zevk sıvıları ve adamın dölleriyle hala ıslak ıslak parlıyordu. Öyle güzel bir manzaraydı ki… Patronun dediği gibi kanepeye uzandım. Bulduğum bir örtünün altında büzülüp uyudum.
Off
KOCAMLA GRUP SEX
Merhabalar benim adım zerrin 27 yaşındayım.Eşim sedat ise 31 yaşında ve 6 yıldır evliyiz.Ben müteasıp bir ailede yetişmiş tutucu bir kadınım.Yada tutucu bir kadındım.Sedatın aileside bizimkiler gibi müteasıptır. Altı yıllık evlilik hayatımızın ilk beş yılı müddetince sedatla cinsel hayatımız standartları aşmadı.Tabular çerçevesinde bildik pozisyonların dışına çıkmayan sıradan bir ilişki.Beşinci yılın sonunda eşim uzaktan akrabası olan Ali ile ortak bir iş kurdu ve hayatımız değişmeye başladı.Önce bulunduğumuz şehirden İstanbula taşındık daha sonra maddi imkanlarımız daha öncede iyi olmasına rağmen bu işle birlikte standartların epey üstüne çıktı. Bu değişikliklere paralel olarak sosyal hayatımız iyice renklendi.Hem ailelerimizden ve akraba çevremizden uzak olmamız hemde maddi imkanlarımızın geniş olması nedeniyle sık sık yemeklere barlara gider olmuştuk.Gece gezmelerimizde genellikle sedatın ortağı Ali ve eşi Fatoş,onların sayesinde tanıştığımız Tolga ile eşi Mine ve Sinan ile eşi hülya oluyordu. Bu yaşıma kadar içkinin tadını bilmeme rağmen akşamları azda olsa içer olmuştum.Kapalı olmasamda fazla açık giyinmeyen ben mini etekler askılı bluzler giymeye başlamıştım. Bu değişikliklerde eşim sedat kadar ortağı Ali ve eşi Fatoşunda etkiside vardı.Derken sedat eve birde bilgisayar getirdi.Geceleri geç saatlere kadar bilgisayarda çalışıyordu.Ara sıra bilgisayarda sex sitelerine girdiğinide farkediyordum ama görmemezlikten geliyordum. Zamanla bende evde yalnız olduğum vakitlerde internete girmeye başladım.Sedatın girdiği adresleri takip ederek siz ve sizinki gibi sitelere girmeye başladım.Bu olay bizim sex hayatımıza renk katmaya başlamıştı.Artık değişik pozisyonlarda sevişiyor oral sex yapıyorduk. Birgün sedat bana arkadan ilişki kurmayı teklif etti şiddetle reddettim.O zaman bu kadarı benim için fazlaydı.Tartıştık ve konu kapandı.Ancak sedat sürekli fantaziler üretiyor bana başka başka isimlerle özelliklede arkadaşlarımızın eşlerinin isimleriyle hitap ediyordu.Bir gün bana başka bir erkekle sevişmek isteyip istemediğimi sordu başımdan kaynar sular döküldü.Büyük bir tartışmadan sonra bir iki gün konuşmadık. Konuşmadığımız o günlerde Fatoş bana gündüz oturmasına geldi.Konu kavgamıza geldi Fatoş bana sedatın konuyu kendisine ve Aliye anlattığını söyleyerek eş değişikliğinin normal olduğunu geri kafalı olmamam gerektiğini falan söylemeye başladı.Hem sedatın mahrem sırlarımızı başkalarına anlatmasına hemde eş değişimi gibi bana yabancı ve ters kavramları önermesinden dolayı Fatoşlada tartıştım ve gitti. Ancak takip eden günlerde sedatla aramız iyice soğudu.On gün kadar devam eden bu günlerin sonunda nihayet bir akşam dışarı çıktık.Bahsettiğim arkadaşlarla birlikte önce yemeğe oradanda bir bara geçtik.O gece Fatoş bana sanki aramızda hiçbirşey olmamış gibi sıcak davrandı.Utanmıştım ondan özür diledim bana önemli değil yarın uğrarım konuşuruz dedi. Dikkat ettiğim diğer bir konuda masada çiftlerin birbirlerinin eşleriyle olan samimiyetleriydi. O güne kadar olaya bu gözle bakmadığımdan hiç dikkatimi çekmemişti.Nitekim Fatoş ertesi gün geldi ve bana kendilerinin üç çift olarak onbeş günde bir grupsex yaptıklarını itiraf etti.Eşlerininde rızasıyla olduğu için bunun ihanet sayılmayacağını anlattı.Ayrıca sedatında bunu bildiğini fakat kesinlikle sedatla bir ilişkilerinin olmadığını söyledi.Ben ise ona bunu yapamıyacağımı kendi hayatlarının beni ilgilendirmediğini söyledim.Fatoş ısrarcı olmadı ve konuyu kapattı. Bunu takip eden birkaç gün sedatla aramızdaki soğukluk yine devam ediyordu.Bu günlerde ben boşanma dahil tüm alternatifleri düşünüyordum.Bir akşam sedatla otururken nihayet konu açıldı. sedat beni sevdiğini ancak değişik fantaziler yaşamak istediğini anlattı.İnternette sitelerdende örnekler vererek bunun aramızdaki ilişkiyi yıkmayacağını aksine güçlendireceğini söyledi.O akşam düşüneceğimi söyledim. Ertesi gün çok düşündüm ayrıca sedatın bahsettiği sitelerdeki daha önceleri sadece hayal ürünü zannettiğim şimdi ise enazından bir kısmının gerçek olduğuna inandığım hikayeleri okudum.Eğer kabul etmezsem sedatı kaybedebileceğiminde farkındaydım sonuç olarak akşam sedata tamam dedim ve o gece yaklaşık on gün birlikte olmamamızında etkisiyle müthiş bir sevişme yaşadık. Ertesi gün sedat beni telefonla arayarak akşam Minelerin yazlığına gidiyoruz dedi.Beni öyle bir heyecan bastıki anlatamam.Hemen ağda yapıp kıyafetler denemeye başladım.Akşam saatleri yaklaştığında heyecandan ne yapacağımı bilemez haldeydim.En az sekiz kıyafet denedim.Akşam üstü sedat aradı ve bir saate kadar hazır olmamı Ali ve Fatoşla birlikte beni alacaklarını söyledi. Nihayet geldiler ve Silivrideki yazlığa doğru yola çıktık.Yolda konu hiç açılmadı oraya gittiğimizde Sinan hülya Mine ve Tolga bahçeye masayı hazırlamışlar mangalı yakmışlar bizi bekliyorlardı. Herkezin gayet normal davranmasına rağmen ben kimsenin yüzüne bakamıyordum.Yemek yenildi içkiler içildi ben normalden fazla içmeme rağmen heyecanımdan hiçbirşey kaybetmemiştim. Sonunda Mine evet gecenin prens ve prensesi kimleri seçiyor dedi.Kıpkırmızı oldum kalbim duracak gibiydi yanımda bulunan hülya sakin olmamı ve bunun bir eğlence olduğunu söyledi.Fakat ben yinede sakin olamıyordum Tolga zerrinin sesi çıkmıyor sedat önce sen dedi sedat Fatoşu elinden tuttu yanıma gelip kulağıma seni seviyorum dedi dudağıma bir öpücük kondurup Fatoşla birlikte eve girdi. Ben hala konuşamıyordum bu arada Mine içeri gidip elinde bir deste kağıtla geldi ve zerrini zorlamayın dedikten sonra erkeklere büyük çeken prensesi alır dedi. Ali,Tolga ve Sinan birer kağıt çektiler büyük kağıdı çeken Sinandı.Sinan elimden tutup beni kaldırdı ve ikinci kattaki büyük yatak odasına götürdü.Odaya girdiğimizde neredeyse kalbim duracaktı. Sinan kapıyı kapatıp arkamdan bana sarılıp ensemi boynumu ve kulak memelerimi öpmeye başladı.En çok haz aldığım kulak memelerimi emmesi beni ateşlemişti.Bunun farkına varan Sinan kulak memelerimi hiç bırakmaksızın emerken bir elini bluzumun içine sokarak memelerimi okşamaya diğer elinide eteğimin altından sokarak amımı okşamaya başladı. Hayatımda bekarlığımda dahil sedattan başka hiçbir erkekle beraber olmadığımdan en mahrem noktalarımda dolaşan bu yabancı erkek eli ve dudakları beni anormal heyecanlandırmıştı. İçimde anlatamıyacağım fırtınalar kopuyordu.Sinan benim yüzümü kendisine çevirerek dudaklarımdan öpmeye başladı deminki heyecanım yerini değişik heyecanlara bırakmış dillerimiz biribirimizin ağzında deli gibi öpüşüyorduk.Artık kocamı,diğerlerini, tabuları unutmuş sadece Sinanın beni biran önce sikmesini istiyordum.Sinan ayakta beni bir yandan öperken bir yandanda soyuyordu. Bluzum sütyenim eteğim kilodum derken ilkkez bir yabancının önünde çırılçıplak kalmıştım.Bende Sinanı soymaya başladım ve nihayet oda çırılçıplak kaldı. Sinan beni sırtüstü yatağa yatırıp dudaklarımdan başlayıp boynumu memelerimi göbeğimi ve bacaklarımı öperek amımı yalamaya başladı.Hayatımda ilk kez bir erkeğin dudaklarının her yerime değmesinin etkisiyle olsa gerek daha amıma dudaklarını değdiği anda orgazma ulaştım. Sinan bunu hissetmesine rağmen yalamaya devam edip üstümde ters döndü ve 69 pozisyonuna geldik.Kocamınkinden hiçbir farkı olmamasına rağmen kocamınkini sadece o istiyor diye yalayan ben bu yabancı aleti iştahla yalamaya başladım.Artık ikimizde coşmuştuk bu esnada ben ikinci orgazmımı henüz yaşamıştımki Sinan ağzıma boşalmaya başladı.Hemen çıkarmak istedim ama Sinan zorla bastırarak yutmamı söyledi. Porno sitelerde gördüğümde bundan hep iğrenmeme rağmen boğazımdan akan bu ekşimsi sıvıyı yutarken acayip bir haz aldım.Sinan yanıma uzandı konuşmadan bir süre uzandıktan sonra beni kaldırıp odada bulunan duşa götürdü.Suyun altında ayaktaydık yine öpüşmeye başladık ben tekrar heyecanlanmaya başladım fakat Sinanın aleti henüz küçüktü önünde diz çöküp üzerimizden sular akarken aletini ağzıma alıp yalamaya başladım. Bir süre sonra ağzımda büyüdü şimdi akan bir dondurma gibi toplarından başlayıp kafasına doğru iştahla yalıyor bu aleti içime almak için sabırsızlanıyordum. Sinan beni ayağa kaldırıp kucağına aldı yine kulak memelerimi öpmeye başladı beynim zonklamaya başlamıştı kucağından indirmeden beni içeriye odaya götürüp sırtımı dolaba dayadı aletini deliğimin hizasına getirip yasladı bacaklarımı kalçalarına dolamış kendimi ona doğru itiyordum o ise hiç acele etmiyordu bana söyle istiyormusun dedi evet dedim fakat o bana ne yapmamı istiyorsun dedi lütfen dedim yine ısrarla ne yapmamı istiyorsun dedi beni adeta yalvartıyordu artık utanmayı falan unutmuştum ne olur içime gir dedim bana tekrar ne yapayım deyince iyice koptum ve sik beni parçala deyiverdim. Sinan birden içime öyle bir yüklendiki çocuğum olmadığından zaten dar olan amım parçalanıyor zannettim.Bir çığlık bastımki bence evdeki herkez duymuştur.Sinan beni dolapla arasına almış deli gibi içime girip çıkıyordu şimdi acı geçmiş vücudum zevk dalgalarıyla sarsılıyordu.Acı ve zevkle onun boynunu ısırmış ve morartmıştım.Beni kucağından indirip arama yapan polis gibi ayakta yüzümü dolaba çevirip ellerimi kaldırıp dolaba yasladı ve arkamdan sarılıp aletini amıma yerleştirdi. Ben tam anlamıyla ona teslim olmuş bulutlarda uçuyordum birkez daha boşaldım çok geçmeden içimden çıktı pozisyonunu hiç bozmadan kalçalarımın üzerine sürtünerek oda sırtıma boşaldı.Tekrar duşa girip toparlandık duştan çıkınca Sinan beni elimden tutup kapıya yöneldi ve bana gecenin prensesini diğerlerine bırakayım dedi.Ben dönüp üstüme bir şeyler almak isteyince kendini rahat bırak dedi. Çırılçıplak aşağıya inmeye başladık sanki kocammış gibi Sinandan utanmıyordum ama diğerleri görecek diye elimle apışaramı tutuyordum.Sinan bunu farkedince elimi çekip lütfen rahat ol tadını çıkar başka birşey düşünme dedi.Aşağıda büyük salonda sadece Aliyle Mine vardı koltukta yanyana oturmuşlar hem öpüşüyorlar hemde birbirlerine elleriyle masturbasyon yapıyorlardı. Bizi görünce bıraktılar Ali gülümseyerek bana zerrin muhteşem bir vücudun var dedi ben yine gayri ihtiyari önümü kapatmaya çalışınca Mine bunda utanılacak ne var gel buraya diyerek kenara kaydı ve Aliyle ikisinin arasında bana yer açtı.İkisinin arasına oturur oturmaz Ali dudaklarıma yapışıp öpmeye başladı. Ben Aliyle öpüşürken Sinan önümüzde diz çökmüş bir eliyle benim bir eliyle Minenin amını parmaklıyordu.Yine ateşlenmeye başlamıştımki Mine göğüslerimi öpmeye başladı.Şaşkındım lezbiyen ilişki bu güne kadar aklımdan bile geçmemişti.Ancak artık yırtılmıştım.Hiç kimseye ve hiçbirşeye itiraz gücüm yoktu kendimi zevk deryasına bıraktım. Az sonra Ali beni sırtım ona dönük şekilde kucağına oturtup sikmeye başladı.Sinanda hemen yanı başımızda Minenin kafasını koltuğa yatırıp benim şaşkın bakışlarım altında götünden sikmeye başladı.Çok şaşırmıştım ben o aleti önüme zor alırken Mine hiç zorlanmadan arkasına almış ve inlemeye başlamıştı.Bu esnada Sinan uzanıp beni öpmeye başladı harikaydı bir yandan Sinan gözümün önünde Mineyi götünden sikiyor ve beni öpüyor diğer yandan Ali ellerini dolamış memelerimi sıkıyor ve beni sikiyordu. Bu esnada ben bulutlarda uçuyorken Sinanın dudaklarımı bırakıp çekilmesiyle karşı kanepede sedatı gördüm.Koltuğa oturmuş Fatoşta önünde diz çökmüş onun sikini yalıyordu.Kocamla göz göze geldik.Bu kıskançlık bir yana beni inanılmaz coşturdu ve ardıardına orgazm olmaya başladım.İçerisi çığlıklarla inliyordu. Ali beni kucağından indirip karşı kanepede kocamın kucağında sırtı bize dönük şekilde oturan karısının arkasına yaklaştı ve onu götünden sikmeye başladı.Fatoş şimdi kocamla kocası arasında kalmış çığlıklar atıyordu.Nihayet peşpeşe herkes boşaldı ve oturuyordukki içeriye hülya ile Tolga girdi.Gözlerim faltaşı gibi açıldı çünki Tolganınki pornolardaki zencilerinki gibi kocaman bir şeydi. Onlarda oturdu Mine hepimize şarap dağıttı ve içmeye başladık. Gözüm istemeden ikidebir Tolganın sikine kaçıyordu.Minenin Sinanın aletini götüne bu kadar rahat alması boşuna değildi demekki.Hepimiz çırılçıplak oturuyorduk ve bu kimsenin umurunda değildi. Bende alışmıştım Fatoş ayağa kalkıp haydi kızlar banyoya dedi hepimiz kadınlar olarak alttaki büyük banyoya girdik. Mine bana hiç arkadan sikildinmi diye sordu.Hayır deyince şimdi sıra kocamınkini arkanda tatmana geldi dedi.Ben birden ürkerek imkansız o koca şeyi nasıl alırım deyince hepsi birden gülerek beni aralarına alıp öpmeye yalamaya başladılar.Bende onlara karşılık veriyordum dört kadın birbirimizle sevişiyorduk birden ne zamandır içerde olduğunu farketmediğim Alinin sesiyle irkildim Ali bize size dört erkek yetmiyor galiba dedi. Fatoşda kıkırdayarak ona zerrini arka bekaretini bozmaya hazırlıyoruz dedi.Hep beraber içeri girdik beni salonun ortasındaki büyük bir sehpanın ortasına sırtüstü yatırdılar.Mine elinde büyükçe bir bez parçasıyla gelip gözlerimi bağladı.Ne yapıyorsun deyince kendini rahat bırak uçuşa geçiyorsun dedi.Şimdi ben koca salonun ortasında sehpanın üstünde gözleri bağlı bir vaziyette sırtüstü yatıyor üzerimde en az beş altı dudak göğüslerimi boynumu bacaklarımı amımı memelerimi yalıyor bir okadar elde her yerimi okşuyordu.Duyduğum seslerden bazı kadınların diğer erkeklerle sikiştiğini hissediyordum ama kim kiminle hangisi ne yapıyor bilmiyordum ve açıkçası umurumdada değildi.Çünki ben o anda zevkten uçuyordum.Bu esnada bacaklarımı havaya kaldırıp sırayla içime girip çıkmaya başladılar Bir yandan öpülüyor bir yandan sırayla sikiliyor bir yandan ağzıma veriliyordu.Tek tanıyabildiğim Tolgaydı. Hem ağzıma verdiğinde hemde içimi parçalarcasına amıma girdiğinde anlamamama imkan yoktu. Öyle bir zevk denizindeydimki o koca aletin verdiği acı bile benim zevkime zevk katmıştı.Bütün bunlar olurken birisi sürekli krem gibi birşeyle götümü parmaklıyordu. Derkengötümde bir değil iki parmak olduğunu hissettim ve nihayet artık büyüklüğünden tanıdığım Tolga sikini amımdan çıkarıp götüme yaslamaya başladı.Yavaş yavaş ittiriyor içime götüme girmeye çalışıyordu.Fakat o zorladıkça acı dayanılmaz bir hal aldı gözlerimden yaşlar gelmeye başlamıştı.Yapmayın olmuyor çok acıyor diyordum ama üzerimde en az sekiz on el kollarımı bacaklarımı tutmuş hem okşuyorlar hemde beni sıkı sıkı tutuyorlardı.Adeta tecavüze uğruyordum. Ağzımı kapamalarına rağmen çığlıklarımla oda yankılanıyordu kafasının girdiğini hissetmiştim ama devamı imkansız gibiydiki Tolga vazgeçti ve yerini hangisi olduğunu bilmediğim bir başkasına bıraktı.Arka deliğimi yine kremlediler ve bu sefer bir başkası arkamdaki yerini aldı.Buda acı veriyordu ama deminki gibi dayanılmayacak gibi değildi. Ufak ufak derken alet iyice götüme yerleşti bir süre öyle durduktan sonrada gidip gelmeye başladı.Şimdi acı iyice azalmıştı bu arada yine eller ve dudaklar heryerimde dolaşıyordu ağzımdada yine sikler vardı.Şimdi az evvelki gibi sırayla beni götümden sikiyorlardı.Artık zevk almaya başlamıştımki görmeme rağmen Tolganın sikini götüme yasladığını hissettim yavaş yavaş derken nihayet oda iyice yerleşti. Yine canım yanmıştı ama bu ilk seferki gibi değildi.Biraz sonra oda içimden çıktı ve gözlerimdeki bağı çözmeden beni kaldırıp birisinin kucağına oturttular o hemen aletini amıma yerleştirdi başıma geleni anlamıştım birisi arka deliğimde yerini aldı.Şimdi iki erkğin arasında tost olmuştum ve bir üçüncüsüde sikini ağzıma vermiş yalatıyordu. Artık acı falan yoktu sadece zevk vardı saatmi yoksa saatlermi geçti bilmiyorum beni yerde diz çöktürüp ağzıma yüzüme memelerime boşalmaya başladılar.Ben bitkin bir halde yerde yatarken gözlerimi açtılar üstüm başım heryerim döl içindeydi.Etrafıma baktığımda diğer kadınlarında döl içinde olduğunu farkettim o zaman erkeklerin bu saate kadar nasıl dayandıklarını anladım hepsi en az iki üç sefer boşalmıştı.Bu olaydan sonra bir hafta kadar bacaklarım ve kıçım ağrıdı ama artık alıştım ve onbeş günde bir dört çift sexi doyasıya yaşıyoruz. Herkese mutluluklar…__________________
Kaş Maceramız Merhaba ben Gürol,geçen yaz sürekli beraber tatil yaptığımız en candan arkadaşlarımızla beraber 3 aile ekonomik bir tatil yapmak üzere Kaş ta bir apart otel ayarladık. Ben ve bir erkek arkadaşım ile bayan arkadaşımız aynı şirkette 6 yıla yakın beraber çalışıyorduk. Eşlerimiz ise birbirinden farklı yerlerde çalışıyordu. Aynı yaşlarda olmamız ve muhabbetimiz tuttuğu için 6 yıldır sürekli görüşüyor ve beraber eğleniyorduk. Fulya'nın eşi Yılmaz, bir ithalat-ihracat firması sahibiydi ve sürekli yurtdışına çıkardı. Son bir iki yıldır eşlerimizden Yılmaz'ın Fulya'yı aldattığını ve Fulya'nın bundan çok rahatsız olduğunu duyuyorduk. Biz diğer iki aile olarak onların ilişkilerini düzeltmeye yardımcı olmaya çalışıyor böylece her vesilede beraber gezip, eğleniyor, Yılmaz'ı aile ortamına sokmaya çalışıyorduk. Fulya genç fakat sıradan güzelliği olan bir kadındı. Yılmaz'ı elinde tutmak için her zaman kendine iyi bakar ve eşinin üzerine titrerdi. Bu tatilde de biz ve diğer çift dostlarımız onların aralarındaki sorunları aşması ve birlikteliklerini güçlendirmeleri için bazı fedakarlıklara da girip tekrar beraber tatil yapma kararı aldık. 6 kişi hep beraber aparta yerleştik, hepimiz son derece neşeli ve coşku doluyduk. Yerleşip alışveriş yapmak üzere çarşıya indik. Bol kahkahalı ve eğlenceli bir alışverişten sonra 3 çift elele gözgöze aparta döndük. 2-3 gün boyunca sürekli gezdik, plajları dolaştık , akşamları dışarıda birbirinden değişik mekanlarda yemekler yedik. Her şey iyi gidiyordu, Fulya ve Yılmaz'ın çifte kumrular gibi olmaları dördümüzü de sevindiriyordu. Tatilimizin beşinci günü hep beraber kalabalık bir grupla beraber tekne gezisine çıktık. İşte o andan itibaren Yılmaz iş başına geçti ve yine sinsi sinsi çapkınlıklarına başladı. Korhan ve ben bunu kamufle etmeye çalışıyorduk ancak mola verilen plajlarda Yılmaz'ı uyarmamıza rağmen o yine bildiğini okuyor, çevredeki kadınlara sürekli pas atıyordu. Fulya'nın asabiliğini eşim ve Hande neşeli muhabbetler açarak dağıtmaya çalışıyorlardı. Ortam iyice gerginleşmiş, Yılmaz'ın vurdum duymazlığı ve ahlaksızlığı hepimizi sinirlendirmişti. Korhan neredeyse patlayacak gibiydi ve turun biran önce bitmesini istiyordu. Zar zor geçen saatlerden sonra tekneyle Kaş'a geri döndük. Erkekler bir arada oturduk ve Korhan sert tavırlar ile Yılmaz'a çıkıştı, aralarında başlayan münakaşa sonunda Korhan eşiyle beraber eşyalarını toplayıp aparttan ayrıldı. Olaylara son derece üzülmüştük ve moralimiz sıfıra inmişti, herşeyin tadı kaçmıştı. Akşam yemeği yemedik, Yılmaz saat 21 civarında hiç bir şey söylemeden ayrıldı, eşimin migreni tuttuğu için ilaç alıp yattı, dolayısıyla ancak saatler sonra uyanabilecekti. Ben apartın balkonuna çıkıp şezlonga uzandım ve öylece dinlenmeye başladım. Bir süre sonra elinde iki soğuk kutu bira ile Fulya balkona geldi, sinirli olduğu her halinden belliydi, üzeri salaş pulaştı. Biranın birini bana vererek karşımdaki koltuğa oturdu. Uzunca bir sessizlik sürdükten sonra Fulya hararetli bir şekilde Yılmaz'ın yaptıklarını, onu sürekli aldattığını örnekleriyle anlatmaya başladı. Ben hiç söze karışmadan Fulya'yı dinliyordum, anlatıp rahatlamasını bekliyordum. Fulya arada sırada içeri gidip yeni biralar getiriyordu. Gece saatin 23 ünü geçmişti ve hala anlatması bitmemişti. Biradan hafifçe mayhoşlaşmıştım, bu arada hararetli bir şekilde konuşan Fulya'nın hareketleri de dağılmış, dikkatsizce oturmaya başlamıştı. Zaman zaman altındaki fırfırlı mini eteğin arası açılıyor ve altın sarısı baldırlarından titreyen yumuşak bacak etleri gözüküyordu. Fulya'nın anlatımı esnasında kullandığı kelime ve cümlelerde, konunun içeriği açısından gittikçe erotikleşmiş ve adeta seks filmi repliklerine dönmüştü. Aldatılmanın verdiği kızgınlıkla kendinden geçmişçesine Yılmaz'dan bahsederken onun bu sinirli ve telaşlı konuşmasının içerisinde bacak arasının kontrolünü iyice kaybetmişti, bir an sanki içinde çamaşır yokmuş gibi geldi ve bacak arasındaki kahverengilik gözüme takıldı. Dikkatimi kaçamakça bacak arasında yoğunlaştırdım ve bir an onu boşta yakaladığımda, gerçekten içinde külot olmadığını farkettim. Bakışlarımdaki değişikliği Fulya da farketmişti ve sanki beni daha da azdırmak için bacaklarını açmış eteğini uygun pozisyona getirmişti. Gözlerim bacak arasından belli belirsiz gözüken o kahverengi delikteydi. Kamışımın sertleşmesine mani olamadığım için ince kumaşlı şortumun üzerine ellerimi koyarak bastırmaya çalışıyordum. Fulya elindeki boş bira kutusunu yere bırakıp, "ben dolaptan bira alacağım ister misin?" diye sordu. İçerim dedim ve geri dönmesini bekledim. 10 dakika geçmesine rağmen dönmeyince merak edip içeri girdim. Odasının kapısı açıktı ve ışığı yanıyordu. Tereddütle kapıya yönelip içeri girdiğimde içerisi boştu, kapı birden arkamdan kapandı. Korkuyla geri döndüğümde Fulya çırılçıplak kapının arkasına yaslanmış duruyordu. O andan itibaren sonuna kadar tek kelime konuşmadık. Beni hızla kendine çekerek dudaklarıma yapıştı. Çılgınca ve ateş içinde öpüşüyorduk, sol eli bacak aramda aletimi okşuyordu. Ben de ellerimi onun kalçasına atmış, sırayla vücudunda elimin eriştiği her noktayı ihtirasla okşuyordum. Dakikalarca ayakta seviştik, Fulya göğüslerimi öperek aşağılara kaydı ve şortumu dizlerime indirdi. Şimdi eliyle okşadığı aletime diliyle ufak dokunuşlar atıyor , sertleşmiş organımın kafasını dudaklarının arasına alıyordu. Fulya kendinden geçmiş bir halde sakin sakin aletim ile uğraşırken birdenbire sert ve haşin hareketlerle aletimi ağzının içine en derinlere doğru almaya başladı. Bacak kaslarımın titrediğinin farkındaydım, Fulya kendinden geçmiş zaman zaman arkama geçiyor,aşağıdan bacak arama giriyor ve toplarımı yalıyor, etrafımda dört dönüyordu. Daha fazla dayanacak halim kalmamıştı, Fulya'yı kolundan tuttuğum gibi balkona açılan alçak pencerenin önüne götürdüm, yataktaki yastığı alıp, pencerenin eşiğine bırakıp Fulya yı yastığın üzerinden omuzları pencere dışına çıkacak şekilde domalttım ve arkasına geçerek aletimi tek defada onun kutusuna soktum. Ellerim ile onun ellerini poposu üzerinde tutarak vücuduna gerdim ve hiç durup dinlenmeden deliğine girip çıkmaya başladım. Gecenin karanlığında şehrin ışıkları altında inleyerek ve küçük çığlıklar atarak altımda zevkin doruklarına çıkan Fulya'nın deliğinden aletimi çıkarıp baktığımda, dudakların bir ahtapot gibi aletimi sardığını ve içine çektiğini gördüm. Bu manzara ve cinselliğin ateşi ile dakikalarca vurmaya devam ettim. Orgazmın eşiğine geldiğimi anlayan Fulya beni hızla iterek aletimin önünde eğildi, elleriyle kamışıma masturbasyon yapıyor ve her an fırlayacak spermelerimi kapmak için dudaklarını ihtirasla açıp kapatıyor, dudaklarını yalıyordu. Sarsılıp, titreyerek ona beklediği mutluluğu verdim, ellerine ve yüzüne dağılan spermelerimi aç bir kedi gibi yalayıp dudaklarının arasına aldı ve itina ile temizledi. Kendimizi yatağın üzerine attık dakikalarca konuşmadan dinlendik. Olanların bizim için neler ifade ettiğini düşünmeye başladığımda kısmen utanç duymama rağmen Yılmaz ın bunu hak ettiğini düşünüyordum. Ben bu düşünceler altında dinlenirken Fulya tekrar üzerime çıkarak aletimi emmeye başladı. Bu müthiş atmosfere dayanmam mümkün değildi ve kamışım şimdi daha sert ve dikti. Kontrol Fulya daydı ve nazlı hareketlerle üzerime çıkıp kamışımı deliğine yerleştirdi. İki eliyle kendi göğüslerini okşuyordu, bende ellerimle arkasından poposunu sıkıştırıyordum. Gerçekten muhteşem yumuşaklıkta enfes bir ten rengindeki poposunun güneşten yanmayan bölümü süt renginde ve mayosunun şeklindeydi. Fulya dakikalar içerisinde aklına gelen her pozisyonu beni evire çevire denedi, bir an son derece hızlanmış ve hayvanlaşmıştık, arka arkaya gelen orgazmları beni de keyiflendirmiş ve azdırmıştı. Saatler sonra ikinici ve üçüncü defa beni boşalttığında, karımın böyle yeteneklerinin olmadığının farkına vardım. Saat sabaha karşı 4 sularında kendimize geldiğimizde yeni aşıklar gibi öpüşüp koklaşıyorduk. Yılmaz ertesi gün öğlen vakti geri geldi ve aynı pervasızlıkları tatil bitene kadar sürdürdü. Bu günlerde Fulya ile kaçamak ilişkiye girmek için karıma bahaneler uydurup beraber çarşıya çıkıp acele bir otel odasında sevişiyorduk, yada plajda tuvalet vs. bahaneleri ile kaçıp ormanlık alanda kuytu bir yerde sevişiyorduk. Tatil dönüşü artık bir karım bir de aşığım vardı. Yılmaz'ın karısı üzerindeki bu değişikliklerin farkında olduğunu biliyorduk, ancak bu Yılmaz'ın işine geliyordu. Fulya da bundan rahatsız değildi. Karım ile gerçekten iyi bir dost olması Fulya'yı rahatsız etmiyor aksine karıma yardımcı olduğunu düşünüyordu.
KOCAMLA İŞİMİZ VARRRR
ben funda başımızdan geçen olayları anlatacağım benim ismim fundayaşın 26 kocamın ismi hakan yaşı 28 hakan ve ben istanbulda yaşıyoruz hakanla severek evlendim sexs hayatımız çok iyidir her seferinde beni mutlu eder kafa yapımızda uyum içinedir hakanla evlendikten sonra ilk iki ay normal bir yaşanımız vardı 1.5 yıl sonunda parasızlık artık bizi bir arayış içine götürüyordu kaldığımız ev bir apartman dairesi 1 oda 1 salon ancak kirasını elektirik su doğalgaz ay sonu geldiğinde elimizde hiç birşey kalmıyordu anlayacağınız tam bir sıkıntı içindeydik kocamla başbaşa verip bu sıkıntıyı atmamız gerekli diye düşünüyorduk kocam üniversite mezunu bende aynı kocam turizim okudu bende gıda mühendisliği ama aldığımız parada birşey yoktu ay sonu geldiğinde elimizde bir şey kalmıyordu hakan bana dir atılım yapmamız gereklı iyi bir iş yaratmalıyız diyordu bende aynı fikirdeydim ama ne yapmalıydık bunu araştırıyororduk tv karşısında düşünüyor of layıp puf luyoruz ama bir yol bulamıyorduk hakan bana dönüp bir iş var bunu başarabilirz dedi bende ne diyerek sordum büyük firmalar iyi pazarlamacılar arıyor maaşıda yüksek bunu araştıralım diyordu bende 1 hafta araştıralım sonra konuşuruz dedim anlaştık bu konuda 1 hafta araştırdık cumartesi evimizde oturup incelemeye başladık kocam iyi ingilizce biliyordu bende anlıyorum ama fazla değil yapacaksak bu işi ikimiz birden çalışmalıydık bu konuda hemfikirdik kocamla bir kac büyük şirket vardı araştırdığımız hatta hakanın bir arkadaşı bu şirketlerden birinde çalışıyordu bizr bu konuda yardımcı olacaktı ama biz yurt dışındada bu işi yapmak istiyorduk türkiye geneli olacaktı hakan 180 boyunda 72 kılo atletik sportmen bir erkek bende sarı saclı mavi gözlü beyaz tenl, 85/56/88 ölçülerinde bayan ım gece geç vakit olmuştu hakan bana hadi yatalım yarın pazar tekrar devam ederiz dedi ve kalktık yatak odasına geçtik Biliyor musun sevgilim dedim birden Bu dünyanın en ilginç yanı onu gerçekten ilginç yapan özelliği ne güneş ne de tarihi hazineleri dedim Bu dünyada güneş de bol tarih de. Ama daha bol olan şey kişilerin açlığı diye devam ettim Nasıl yani diye sordu hakan şaşkınlıkla Yani dünyada en bol şey ac gözlü erkekler demek istiyorum sevgilim. Her yerde bol bol bu erkeklerden var ben güzelmiyim dedim hakan bana bakıp harikasın canım dedi Yeteri kadar boşaltılmadıkları için ikide birde kalkan Sikler var bol bol dedi Bunu nereden biliyorsun sen diye sordu Ama sevgilim bunu bilmemek için kör olmak gerekli Her sokağa çıktığımda her otobüse bindiğimde dolmuşla giderken gelirken herkesin bana baktığını görüyorum Erkekler nasıl güzel kadınlara bakarak Siklerini kaldırıyor ve onları sikmek istercesine bakmaları gözümden kaçmıyor sence ben haklımıyım dedim evet haklısın canım şimdi ben seni sikmek istiyorum dedi yanıma gelip dudaklarımdan öpmeye başladı Elim pantalonun üstünden sikini okşuyordu. Hakan da bana, evet aşkım benim için çok zevkli ve seni inletmek için sabırsızlanıyorum dedi. Dudaklarıma yapıştı, elleri vücudumu okşuyordu, bende Hakan ın sikini okşuyordum, elleri göğüslerimde geziyordu, dudaklarımız birleşmiş, dillerimizde sevişiyordu. elimi atıp sikini okşamaya başladım, çıldırmış gibiydi. Hakan a, onu ağzımda istiyorum dedim. O da al o senin aşkım dedi. Önünde eğilip sikini ağzıma aldım ve emmeye başladım, başını öptükten sonra üstünde dilimi gezdirerek yalamaya başladım, taşaklarına kadar her yerini yalıyordum. O da başımı bastırıyordu, saçlarımı okşuyordu. Bir anda sikini ağzıma almaya başladım, delice emiyordum, Hakan da zevkten kendinden geçmiş bir halde başımı sikine doğru bastırıyordu, tamamını ağzıma alıyordum. Delice emişlerime daha fazla dayanamayıp tutup kaldırdı beni, karşısında ayakta duruyordum, elleriyle kalçamı okşadı ve kilotumu çıkarıp parmağını amıma sokmaya başladı. Dudaklarımı ısırıyordum zevkten, Hakan da bir eli ile amımı parmaklıyor, diğer eli ilede kalçalarımı sıkıyordu. Bir süre amımı parmakladıktan sonra tangamı çıkarttı ve diliyle amcığımı yalamaya başladı, dilini içime sokuyordu ve dilini gerçekten harika kullanıyordu, adeta diliyle beni sikiyordu. Bacaklarım titremeye başlamıştı, çok zevk alıyordum. İkimizde daha fazla dayanamadık ve beni kucağına aldı. Bacaklarımı açıp yüzüm Hakan’a dönük şekilde sikinin üstüne oturdum, elimle sikini tutup amıma soktum. Dudaklarımız birleşmişti. Hakan ın siki amımı parçarlarken dudaklarımı ısırıyordu. Hakan ın kucağında inleyerek zıplıyordum, zevkten kendimden geçmiş gibiydim. İnlemelerim evin heryerinde çınlıyordu. Saçlarımı sağa sola savurarak zevk çığlıkları atıyordum. Hakan ın elleri elleri tüm vücudumu okşuyordu, Göğüslerim tam ağız hizasındaydı ve uçlarını emmeye başladı. ıım muhteşem bir zevkti bu. Amımı o koca siki parçalarken, dudakları göğüslerimdeydi ve parmağıyla da göt deliğimi zorluyordu. Adeta bunun devamında götünüde istiyorum der gibiydi. Sevişirken Hakan da kendinden geçmişti. Her yerimi öpüyor, okşuyor ve bana iltifatlar yağdırıyordu. Ben artık titremeye başlamıştım geliyorum diye çığlık atarak kucağında boşalmaya başladığımda, Hakan da bana sıkıca sarıldı ve sarsılarak içime akmaya başladı. İkimizde aynı anda boşalıyorduk ve iniltilerim artık çığlığa dönüşmüştü. Ahh Hakan ohh, muhteşem birşey bu ohh, ohh, ahh, zevkten ölüyorum sik beni canım kocam diye inliyordum kucağında. Hakan içime boşaldıktan ve rahatladıktan sonra beni anladınmı kocacığım dedim hakan bana bakarak nasıl canım tam anlamadım dedi bende hakan seni seviyorum canım dedim şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle tamam dersen seninle bu işi yaparız ama yok dersen bu durumda aynı şekilde parasız günümüzü geçiririz dedim ama önce dinle dedim tamam canım dedi dinliyorum seni dedi bende hakanı yatağa yatmasını söyledim hakan çırılçıplak yatağa uzanarak bende bacaklarının arasına girip sikini ağzıma alarak sen benimsin her ne olursa olsun ben her zaman seninim beni istediğin gibi sik kullan ne yaparsan yap razıyım ded,m sen pazarlama yapacaksın bende müşterilerimizi ağırlayacağım ne olursa kim olursa büyük firmalar var her yerde seninle bu pazarlama şirketine girersek beraber çalışacağız malları satacağımız şirketlerin patronlarıyla anlaşma yapacağımız zaman bende seninle geleceğimsen ürününü tanıtırken bende senin yanında olacağım benin güzelliğime dayanamayacak sende ürünlerini satacaksın hakan bana bakıp ama nasıl olur o adam seninle sexs yapmak isterse olabilir beni isterse çok mal almak zorunda kalacak bunuda sen sağlayacaksın sen ne diyorsun sonuçta senin onayın olmazsa bu iş olmaz hakan bana bakıp ama ben seni seviyorum seni kendi elimle adama nasıl siktiririm dedi bende her ne olursa olsun ben senin malınım canım dedim biz bir ev araba ve biraz para biriktirdikten sonra bırakırız bu işi kendi işimizi kurarız bize lazım olan sermaye değilmi şimdi yaşımız genç ama ilerde bu fırsatıda bulamayız dedim hakan bana bakıp sen alışırsan ne olacak peki sonra benide tanımazsın ben çok kazandım diye yüzüme vurursun dedi hayır canım dedim devamlı olmayacak işlerimizi yoluna sokalım sonra bırakırız dedim hem kim ister böyle olmayı ben evimin kadını olurum sen çalışırsın sonra hem seninle bir de çocuk yaparız dedim hakan bana bakarak korkuyorum ama senin dediğin gibi yapalım eğilip tekrar sikini ağzıma aldım tekrar hakanın biraz emdikten sonra yalayarak elimle 31 çekmeye başladım hakan bana bakarak ama hepsiyle olmaz bu iş dedi bende tabi olmaz canım en paralılarla en güçlülerle dedim kimin parası çok onunla eğer normal birisi ise eskort bayan yolarız kazancımız biraz az olur ama yinede kazanırız erkelerin ne istediğini biliyoruz hakan bana bakıp ya müşteri patron bayansa ne olacak bende o zaman sen ne güne duruyorsun yakışıklı karizmatiksim sana hayır diyecek bir kadın tanımıyorum dedi hakan bana bakıp ama erkekler senden her şey isterler mesela anal sexs gurup sexs sen yapamazsın anal yapamıyorsun gurup olunca anal da yapmak zorundasın bende hakana bakıp alıştır o zaman beni dedim sik götümü alıştır hadi dedim hakan bana bakıp istiyormusun gerçekten şimdi dedibende evet madem bu işi yapacağız bir yerden başlamalıyız dedimve eyilip tekrar sikini ağzıma almaya başladım Sonra beni yatağa yatırdı ve 69 pozisyonunu aldık ben hakan ın siki yalarken oda beni yalıyordu. Dilini amıma sokup çıkarıyor sonra amımdan başlayıp arka deliğime kadar yalıyor ve tekrar amıma sokuyordu. Dilinin götüme değmesi beni çok tahrik etmişti. götüm hiç sik girmemişti. Bi an bu kalın siki arka deliğimde istedim ve bu beni aşırı tahrik etmişti. Çok zevk alıyordum hadi aşkım sok artık bana seni istiyorum diyerek kucağına oturdum ve sikini kavrayıp amıma yerleştirdim ve kendimi hakan ın kollarına bıraktım. Beni kalçalarımdan sıkıca kavramış kucağında zıplatıyordu. Kalçalarımdan kaldırıp bırakıyordu ve laap diye amımın derinliklerine giriyordu. Müthiş zevk alıyordum çok kalındı ve içimi dolduruyordu. Ama az önceki götten sikilme fikri hala aklımdaydı ve . Acaba alabilirmiyim diye düşünürken hakan geliyorum dedi ve beni daha hızlı kaldırıp bırakmaya başladı. Hadi aşkım kalçalarımı parçala amcığımı derken bende boşalmaya başladım. Ama ne boşalma geliyordum.Boşalmamız bittiğinde hemen üstünden kalkıp tekrar ağzıma aldım hala sikilmek istiyordum ve bu koca yarağını götümde istiyorum dedim. Bu sözlerim hakan da azdırmış olmalı ki hemen sertleşti. Bu götü sikmeyi bende çok istiyorum harika kalçaların var dedi. O zaman ne duruyorsun dediğimde canını yakmaktan korkuyorum dedi. Acısa da götümü parçalasa da o yarağı götümde istiyorum dedim.yoksa müşterilermi sikmeli bu göt deliğimi dedim Bu sözlerim üzerine hakan dudaklarıma yapıştı. Dudaklarımı parçalarcasına emiyor ısırıyordu. Sonra beni domaltıp götümü yalamaya başladı. Dilini içine sokup çıkarıyor arada da amıma dil darbeleri atıyordu.Ben ise hadi sok artık parçala götümü diye yalvarmaya başlamıştım. Acele etme diyerek parmaklarını ağzıma verdi ve ıslatmamı istedi ben parmaklarını yalarken oda götümü yalamaya devam ediyordu. Sonra sikini ağzıma verip ıslanmış olan parmaklarını birer bire götüme sokmaya başladı. Önce bir parmağı girip çıkarken sonra iki ve üç oldu. Çok zevk alıyordum ve daha fazla dayanamadım. Önünde domalıp hadi sok dedim. Sikini tutup arka deliğime dayadığında heyecandan ölecektim. Götüm ilk defa bir yarak tarafından sikilecekti hemde kalın bir yarak.kalcalarımın yanakların ayırarak sıkının basını bastırmya basladı sıkı o kadar serttıkı sankı kazık gıbıydı sonra sıkının o agzımla emdıgım tatlı ucunu santım santım soktu ve oyle kaldı ben ıse nefesımı tutmus yorganları avucluyordum bak ucu gırdı en zorunu atlattın Yarağını götüme dayamış bastırıyordu ama girmiyordu. Hadi sok bana, parçala götümü dediğimde daha hızlı yüklendi ve başı girmişti. Başının girmesiyle birlikte müthiş bir çığlık attım eminim sesimkomşular bile duyulmuştur. Çok canım yanıyordu ama alışacağını biliyordum. hakan canımı yakmamak için hemen içimden çıkmıştı. Onu yatırdım ve sikini tekrar ağzıma alarak iyice ıslattım. Bu yarağı almalıydım, gövdesinden tutarak götüme hizaladım ve kendimi üzerine bırakarak oturdum. ama canım çok yanıyordu girmiyor ayağa kalkıp çekmeceden vücut kremini alıp hakanın sikini iyice yağladım şişeyi hakana verip deliğimi yağlamasını istedim ve önünde domaldım hakan şişenin ince ucunu deliğime sokup içime biraz boşaltıktan sonra deliğimin kenarlarınıda iyice yaydı ve arkama tekrar gecerek yavas yavas sokmaya başladı benım ıse gozlerımden yas gelmeye basladı sankı göt deliğim parçalanıyordu başı göt deliğimde biraz bekledikten sonra biraz daha ittirdi, bekledi yarısına yakını girmişti ama canım müthiş yanıyordu milim milim girmeye devam ediyordu bekle dedim biraz bekledikten sonra elımle kontrol ettim hala 3/2 dışardaydı hakana dönüp çok acıyor aşkım yırtacaksın götümü dedim hakan bana bakıp biraz gevşe canım sıkma dedi kendini kasarsan canın yanardedi sonra bırden elıyle agzımı kapattı yavaş yavaş içime sokmaya devam etti sankı gozlerım kaydı suurumu kaybedecek gıbı oldum ve oyle ıcımde bekledı yavaş yavaş çıkarmaya başladı ve tekrar girmeye başladı yavaş yavaş git gel yapıyordu sanki karnıma bir kalın çelik boru giriyordu elleriyle kalçamdan tutup sağasola oynatmaya başladı yarısı girmişti Bir süre bu şekilde bekledikten sonra, yavaş yavaş götüme sokmaya devam etti. Acısa da sonunda hakan ımın siki tamamı girdi elimle kontrol ediyordum dışarda sadece taşakları kalmıştı hakan a dönüş çok acıyor aşkım dedim ben acı yı hep çekecekmiyim dedim hakan bana bakıp alıştıracağım karıcığım seni dedi Kocamın iri yarağı daracık göt deliğimin içinde sıkışmış, zor gidip geliyordu. Dudaklarımı ısırıyordum bağırmamak için, inliyordum, nerdeyse çığlık atacaktım. Buna rağmen yavaş yavaş götümü sikmeye devam ediyordu. Yarağı götümün içinde kıvranıyor, girip çıkarken içimde biryerlerin genişlediğini hissediyordum. Fakat yarağı götüme biraz önceye nazaran daha rahat girip çıkıyordu. Gittikçe de hızlanıyordu.acıyı artık hisetmemeye başladım heken bir eliyle kalçamdan tutuyor öteki eliylede amımı parmaklıyordu benim zevk almam için acıyı hafifletmeye çalışıyordu Fakat siki götüme biraz önceye nazaran daha rahat girip çıkıyordu. Gittikçe de hızlanıyordu. Derken götüme öyle bir boşaldı ki, spermleri mideme kadar fışkırdı sanki. Üzerime abanıp bir süre hareketsiz kaldıktan ve nefeslendikten sonra, üzerimden doğrulup yavaşca sikini çekmeye, çıkarmaya başladı nasıldı dedi bende güzeldi dedim alışırsan zevkte alırsın yarın bunun çaresine bakacağım dedihakan nasıl dedim yarın pazar sabret öğreneceksin dedi sabah olmuştu kalkıp kahvaltı yaptıktan sonra hakan erden çıkıp gitti 2 saat sonra geldi hoş geldim aşkım dedim elinde bir paket vardı hakan tanıma gelip elimden tutu ve yatak odasına geçtik bene bakıp aşkım soyun dedi bende haytola benimi özledin dedim hayır seni her zaman özlerim biliyorsun seni hazırlamam lazım gerekli olan şeyleri aldım dedi paketi açtı içindekileri çıkardı bir adet anal genişletiçi bayan azdırıcı hap Anal kaydırıcı uzun kalın bir Vibratör ve kalem kamera getirmişti ben yanına gelip çırıl çıplak soyundum ve kucağına dizlerine domalarak yatım Anal kaydırıcı kremi alıp götümün deliğine sürmeye başladı sonra anal genişletici alıp geliğime sokmaya başladı bana bakıp bunu yarına kadar içinden çıkarma deliğin alışsın dedi tamam dedim ayağa kaldırıp kilotumu giydim elbiselerimide gidim sanki içimde baskı varmış gibi kacacığım rahat edemiyorum dedim alışman lazım aşkım senin canının yanmasını istemem dedi tamam dedim hakan bana bakıp keşke biraz paramız olsaydı üstümüze güzel kıyafet alırdım biliyorsun dış görünüm önemlidir dedi evet haklısın dedim yatak odasına gittim düğünde takılan altınları alıp hakanın yanına geldim aşkım bunlar yetermi dedim hakan bana bakıp onlar senin canım olmaz dedi bende şimdi olmayacaksa ne zaman olur dedim o zaman sen kendi elbiselerini al kendine uygun olanını al ben idare ederim dedim tamam dedim o zaman ben alış verişe gidiyorum dedim tamam dedi ama içimdekini çıkaracağım hayır dedi kalsın iyi olur dedi tamam dedim giyinip evden çıkıp alış verişe gittim

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
TATİLİN SON GÜNÜ
Tatil köyündeki son gecemizdi. Karım ve kocasından bir sene evvel boşanmış olan küçük baldızım gündüz çok yoruldukları için gece klübüne gitme teklifimi rededip yatmaya gittiler. Ben, bir dahaki yaza kadar böyle bir eğlenme fırsatını bir daha bulamayacağımdan, tek başıma Alanya´daki gece klüplerine gitmeye karar verdim. İlk gittiğim diskotek tarzı barda fazla hareket yoktu. Oradan ayrılıp, dışarıdan bakıldığında cıvıl cıvıl görünen sahile yakın bir bara girdim. İçtiğim kaçıncı bardak viski, kucak kucağa dans ettiğim kaçıncı Rus kızıydı hatırlamıyorum. Tur operatörü dönüş vaktimizin geldiğini cep telefonumu arayıp bildirdiğinde, alkolün etkisi ve bütün gece Rus kızlarıyla oynaşmalarım sonucunda birhayli azmıştım. Dönüş için tatil köyünün minübüsünün koltuklarında barda kucağımdan inmeyen kızlardan hiçbirini göremeyince doğrusu hayal kırıklığına uğradım. Barda geçirdiğim azdırıcı saatlerin dışında, bütün gün denizde karımla suyun içinde oynaşırken mütemadiyen kalçalarına sürtünmüş, erkeksizlikten azgın durumda olduğunu bildiğimiz baldızımın kıskanç bakışlarına aldırmadan arsızca flört etmiştik. Kısacası bütün bir gün boyunca aralıksız uyarılmanın hayalarıma yaptığı basıncı ortadan kaldırmanın zamanı gelmiş de geçiyordu. Oteldeki iki odalı dairemize girer girmez hemen üstümdekileri çıkarmaya başladım. Niyetim kendimi karımın kollarına atmak ve bir an önce cinsel doyuma ulaşmaktı. O güne kadar uykuda bile olsa sevgili karımın beni hiç reddetmemiş olmasının verdiği güvenle, zifiri karanlık odaya daldığım gibi çırılçıplak yatan karımın bacaklarının arasına girdim. Çok hoşuna gittiğini bildiğim gibi ufak tefek kadınımın minik kutusunu yalamaya başladıktan bir iki dakika sonra uyanıp bana katılan karım başımı tutup kadınlığına sıkıca bastırınca, iştahla ağdalanmış cinsel organının dolgun dudaklarını emmeye koyuldum. Teninde alışkın olduğum kokusunun dışında hissettiğim baygın çiçek kokusu bana yeni bir parfüm kullandığını düşündürdü. Karım alışkın olmadığım bir şekilde doğrulup beni yatağa sırtüstü iterek olanca sertliğiyle dikilmiş olan kamışımı hırsla ağzına soktuğunda şaşkınlık ve aldığım zevkin coşkusuyla organımı ağzına gömerken başımı bacak arasına sokup yattığım yerden kadınlığını yalamaya devam ettim. Rutin sevişmelerimizde çok istememe rağmen genellikle yapmaktan kaçındığı oral seks sürprizi beni olduğumdan daha coşkulu hale sokmuştu. Ağzına boşalmamak için kendimi zor tutarken klitorisini bebeklerin meme emmesi gibi emdiğim karım, garip bir sesle inleyerek boşalmaya başladı. Orgazm olurken başımı bacaklarının arasında şiddetle sıkan kadının sakinleşmesi için bir müddet bekledikten sonra beline sarılıp altıma aldım. İçine girdiğimde kalın kamışımı adeta bir fırına sokmuşum gibi hissediyordum. Giriş çıkışlarım sırasında kendini bana yapıştıran arzulu dişi, dudaklarını öpmek için uzandığım anlarda anlaşılmaz bir şekilde başını kaçırıyordu. Aniden beni sertçe yatağa itip ata biner gibi üstüme çıktı. ´´Bu kadına ne oldu bu gece`` diye düşünürken, sevişmenin alışık olmadığım hızı ve içmiş olduğum aşırı içk**en dolayı başım fırıl fırıl dönmeye başlamıştı. Ayaklarının üstünde çömelerek kamışımı her zamankinden çok daha dar hissettiğim deliğine yerleştirdikten sonra kalçalarını hızla indirip kaldırmaya başlayan karımın böyle sevişmeyi nereden öğrendiğinin merakı içindeyken, aldığım zevkin yoğunluğuna dayanamayıp boşaldım. Orgazm sonrası beynimde başlayan uyuşukluk derin bir uykuya dönüştüğü gece boyunca, arada uyanır gibi olduğum anlarda karımın sertliğini koruyan organımın üstünde hala hevesle zıpladığını hissediyordum. Sabah ışıklarının odayı doldurduğunu farkettiğim dakikalarda oda kapısı çalındı. Yorgun bir uyuşuklukla yataktan kalkarken içinde bulunduğum odanın bizim odamız olmadığını görerek şaşkınlıkla kapıyı açtım. Karşımda dikilen karımla baldızım neşeyle kahvaltıya gideceğimizi söylediklerinde, benim niye baldızımın odasında olduğumu sormam üzerine karım izah etti. Gece sarhoş kafayla kendi odamız diye baldızımın yattığı odaya girip kızın yanına uzanmışım. Baldızım da ben rahatsız olmayayım diye güya hemen bizim odamıza geçip ablasının yanına yatmış. O anda tam karıma ´´ Ama biz seninle gece şey yapmadık mı?“ diyecektim ki kafamda yanan yüz mumluk ampulün ışığında dilimi tuttum. Anlaşılan erkek özlemi içindeki azgın baldızım sarhoş kafayla odaları karıştırma yanlışlığımı kullanıp, bütün gece karımmış gibi benimle düzüşmüştü. Dönüş yolunda bagajları arabamıza yerleştirirken baldızım bir ara yanıma gelip muzip gözlerini gözlerime dikerek; ´´ Enişteciğim beni bu harika tatile birlikte getirdiğin için sana minnettarım. Gerçekten çok mutlu ettin beni” deyip yanağıma öpücük kondurdu. İçimin bir hoş olmasına neden olacak kadar teklifsiz bir samimiyetle sarılırken burnuma tıpkı ablasına benzeyen ufak tefek bedeninden yayılan, birkaç saat öncesinden hatırIadığım baygın çiçek kokuları geliyordu…
ZEVKLİ BİR HİKAYE
Eşim Didem ile 3 yıldır evliyiz. Evliliğimizin başlarından beri cinsel fantezilerimizi ön planda tutan bir seks hayatımız oldu. Fakat zamanla yaşananlar yetmez olunca insan yeni şeyler aramaya başlıyor. Benim en büyük fantezim karımı başka bir erkek ile sevişirken izlemektir. Lakin bunu Didem'e hiç açmamıştım. Cinsel hayatımızın kötü gittiğini düşündüğüm bir döneme girince bu fantezimi eşimle paylaşmaya karar verdim. Didem beni şaşırtacak kadar büyük bir hevesle teklifimi kabul etti. Bu hevesi beni hem kızdırmış hem de heyecanlandırmıştı. Bu işi hangi erkek ile yapacağımızı bilemiyorduk. Tanıdık biri olmamasına karar verdik çünkü bu fantezi sadece bizim sırrımız olmalıydı. En sonunda Taksim'de barlara takılıp orada tipini beğendiğimiz bir erkeğe teklif etmeye karar verdik. Bir Cumartesi gecesi Taksim'e gittik. Tahmin ettiğimiz gibi hangi bara gitsek tıklım tıklım doluydu. Gittiğimiz barda en fazla yarım saat takılıyor bir erkek beğenmediğimizde başka bara geçiyorduk. Seçeceğimiz erkek mutlaka yakışıklı olmalıydı. Nihayet girdiğimiz üçüncü barda ikimizin de beğendiği bir erkek gördük. Fakat bir sorun vardı… Eleman tek değil, yanında bir erkek arkadaşı daha vardı. Erkek arkadaşının tuvalete gittiği anı fırsat bilip çocuğun yanına gittim. “Merhaba” dediğimde şaşıran gözlerle bana baktı. İsmimi vermeden konuya girdim. Esimin oturduğu masayı göstererek derdimizi çok kısa cümlelerle anlattım. Bu kadar soğukkanlı olmama hem karşımdaki adam, hem de ben şaşırıyordum. Adının Erman olduğunu öğrendiğim genç eşimi çok beğendiğini, teklifimi severek kabul edeceğini fakat bir şartı olduğunu söyledi. Bara beraber geldiği arkadaşı da bu oyuna katılacaktı. Bu şart hiç hoşuma gitmemişti. Planda üçlü seks yapmak gibi bir şey yoktu. Yine de eşime bunu soracağım diyerek Erman'in yanından ayrıldım. Ben ayrılırken de arkadaşı tuvaletten gelmiş ne konuştuğumuzu soruyordu. Didem'e ikisi birden gelmek istiyor dediğimde “Neden olmasın!” diye karşılık verdi. Bende gelin der gibi bir el hareketiyle iki adamı masaya davet ettim. Erman'ın arkadaşının adı Cenk miş. Beş dakika gereksiz ve anlamsız şeylerden konuştuktan sonra ben işi daha fazla uzatmak istemedim ve kalkalım dedim. Benim arabamla benim evime karimi sikmeleri için iki adam getiriyordum. Eve gidene kadar bunu düşünürken kaza yapmadıysam tamamen şansım yardım etmişti. Yukarı çıktık, Didem izin isteyerek yatak odamıza çekildi. Ben Erman ve Cenk ile salona geçtim. Didem bizi yanına çağırana kadar hiçbir şey konuşmadık. Nihayet Didem'in sesi duyuldu. Beraber içeriye geçtik. Didem kısa askılı göğüs dekolteli geceliğini giymişti. Sütyeni yoktu, altında tangası olduğunu ben geceliğe rağmen fark edebiliyordum. Çocuklar biraz çekingen davrandılar ilk önce. Nasıl başlayacaklarını bilemiyorlardı. Didem yatağın ucuna oturup üzerlerinde ki her şeyi çıkarmalarını istedi. Erman ve Cenk soyunurken bende yan taraftaki koltuğa oturdum. İkisi de çırılçıplak kalmıştı. Didem onları yanına çağırdı. Erman'ın siki benimkinden küçüktü fakat Cenk'in ki tam bir azmandı. Çocuk çirkin fakat koca yarraklıydı. Didem'de sikine atıfta bulunarak iyi ki sende gelmişsin dedi. Cenk'in sikini tuttuğu gibi ağzına aldı. Bir taraftan da Erman'in sikini sıvazlıyordu. Cenk'in kini ne kadar soksa da ağzına tamamı kaybolmuyordu. Çocuk irileştikçe iyice karımın ağzına sığmaz olmuştu. Didem onu bırakıp Erman'ın sikini emmeye başladı. Cenk karımın yüzünü öpmeye başladı. Bu çok uzun sürmedi, ikisi beraber Didem'i yatağa yatırdılar. Cenk Didem'in göğüslerini açıp onları emmeye başladı. Erman ise başını bacaklarının arasına sokup tangayı yana çekti ve karımın amını yalamaya koyuldu. Didem yavaş yavaş inlemeye başlamıştı. Bende gördüğüm manzaraya dayanamadım, sikimi çıkarıp mastürbasyon yapmaya başladım. Cenk Didem'in başına çöreklenmiş sikini göğsüne, boynuna, yüzüne sürmeye başlamıştı. Erman başını karımın amından kaldırıp “Çok ıslandı.” dedi. Ben de “Sik o zaman” deyince pis pis güldü. Didem'in tangasını bir hamlede çıkardı. Kalçalarından tutup kendine doğru çekti ve amına sikini soktu. Erman Didem'i yavaş yavaş sikerken, Cenk de o koca sikini karımın ağzına soktu. Didem hiç hareket edemiyor, öylece amından ve ağzından sikiliyordu. Çok fazla zevk aldığı çıkardığı homurtulardan belli oluyordu. Erman iyice karımın kalçalarına yapışmış, arada götüne tokat atıyordu. Cenk ise saçlarını kavrayıp ağzında gidip gelmeye başladı. İkisi de çok hızlanmışlardı. Erman'a “Sakın içine boşalma” diye bağırdım. 3-5 saniye sonra Erman sikini çıkartıp Didem'in yüzüne doğru fışkırttı. Aynı anda Cenk de karımın ağzına boşalıyordu. Didem Cenk'in döllerini yutmak istemiyordu fakat Cenk saçlarından kavramış onun hareket etmesini istemiyordu. Cenk'in dölleri Didem'in ağzının iki yanından tasmaya başlayınca bıraktı. Erman'ın dölleri de karımın alnından yanaklarına oradan çenesine ve boynuna doğru akıyordu. İkisininde işi bitince Didem kalkıp banyoya gitti. Ben boşalmamıştım belki bu ikisi gidince karımla sevişirim diye düşünüyordum. Çocuklar yatağa yan yana uzanmış dinleniyorlardı. Ben biraz daha dinlensinler, giderler diye düşünürken Didem odaya temizlenmiş bir şekilde girdi. “Ne çabuk piliniz bitti beyler!” diyerek Erman'ın sikine resmen atladı!!! Domalmış pozisyonda adamın sikini iki eli ile tutmuş hem sıvazlıyor hemde emiyordu. Kalçalarını iki yana sallamaya basladı. Cenk sırasının kendine geldiğini anladı. Karımın arkasına geçti. Kalçalarından tutup kaldırdı ve sikini amına yerleştirdi. Koca sik ama girmiyordu. Cenk bu sefer çok yavaş başını yerleştirdi, biraz içeri soktu ve tüm gövdeyi yavaşca itmeye başladı. Didem'in canının acıdığı yüzünden belli oluyordu. İştahla yediği Erman'in sikini bırakmış, Cenk'in kendisini sikmesini bekliyordu. Cenk tempoya tutturup sikmeye başladığında Erman da Didem'in saçından çekip “Gel buraya orospu!” diye bağırdı ve sikini ağzına verdi. Cenk gittikçe tempoyu hızlandırmıştı. Erman ise karımın başını sikine gömmüş kaldırmasına izin vermiyor bir taraftan da kalçalarını yukarı aşağı hareket ettirip ağzına sokup çıkarıyordu. Cenk çok hızlı sikmeye başladı. Artık baldırları Didem'in kalçalarına çarpıyordu. O koca sikin tamamının karımın küçük amına nasıl girdiğini anlayamıyordum. İki adam da kendinden geçmişti. Karımı feci sikiyorlardı. Didem'in acı çektiğini tahmin ediyordum fakat aynı zamanda zevkten inim inim inliyordu. Sonunda ilk Erman patladı. Didem'in bütün yüzü yine döl olmuştu. Cenk hayvan gibi sikmeye devam ediyordu. Durmayacak gibiydi. Erman Didem'in saçlarından tutup yüzünü bana çevirdi. Bütün yüzü döl içindeydi. Yüzünde zevk ve acı ile karışık bir ifade vardı. Erman yine pisleşmeye başlamıştı. “Karını ne hale getirdik görüyor musun? Orospunun yüzünü görüyor musun? Sende boşalmak istiyor musun bu pis yüze?” deyince artık kendimi tutamayacağımı anladım. Koltuktan kalkıp yatağa geldim. Didem'in yüzüne akıtmaya başladım. Ben boşalırken Erman karımın yüzünü iyice sikime yapıştırmaya çalışıyor, Cenk ise sikmeye devam ediyordu. Nihayet Cenk de haykırmaya başladı. Sikini çıkartıp o da karımın yüzüne akıttı. Üçümüzün dölleri Didem'in yüzünde, saçlarında, boyun ve göğüslerinde birbirine karışmıştı. Cenk de işini bitirince Didem banyoya kaçarak gitti. Cenk ve Erman'a gitmelerini söyledim. Erman “Daha işimiz bitmedi, götten de sikmek istiyorum” deyince defolup gidin dedim. Giyinip gittiler. Didem uzun süre banyodan çıkmadı. Çıkınca korktuğum gibi kötü bir durumda değildi. Çok zevk aldığını söyledi. Sabaha kadar yasadığımız tecrübenin etkisinden kurtulamadık. Sabahın ilk ışıklarıyla uyuya kalmışız.