Gecenin bi vakti kalemi alır gibi aldım elime bir daktilo değilse de mahiyeti günümüzün kalemi de bu işte. Şule sen büyük ihtimalle 16’nın uçurumunda 17’nin eşiğindesin fena dardasın. Fena bunalımda, fena kaygılarda, fena depresyonlardasın. Sarı kirpikli sana bağışlansın diye Rabbine çok yakardın. Derin bir yakarış içerisindesin. Geleceğinden öyle ümitsizsin ki senin mukadderat kapkara sanıyorsun. O camdan aşağı baktığında bugün ölüm gelse ölümden korkmam dedin. Sen o arka sokakları, ara mahalleleri ağlaya ağlaya hıçkıra hıçkıra yürüdün. O sevdiğin ayakkabılar, üstünde parkan. Çirkin hissetmeyi ilk kez tattın. Korktun hiçbir bok olamazsam diye korktun. Ama Şule, sarı kirpikliyle bir yuva kurmaya adım attın bak bunu okusan sevinçten çıldırırsın. Rabbine karşı nankör olma o dilediğini verdi sana. Sakın terk etme rabbini duanı yalvarırım. Şule, intikamını başarıyla alırsın sanıyordun ya bi intikam almadın belki ama işte bir boklar da başardın. Şule ben gelecekten yazıyorum, yalvarırım bu kadar heder etme kendini, yalvarırım bu kadar mahvolma. Her şey çok zor olmaya devam edecekse de bir şeyler hayal ettiğinden bile fazla olacak. Lütfen rahat tut o kaygıyla düğüm olmuş kalbini. Hoşça kal…