Günümüz insanı kaybolmuş halde. Kendini ve benliğini kaybetmiş ve uyuduğu zaman dışında sürekli bunu arıyor.
Ama o kadar çirkin arıyor ki uzaktan kendine baksa kendinden tiksinir. Ama suçlu burada bir tek kendini arayan insan değil onu bu hale getiren modern toplum asıl suçlu.
İnsan son zamanlarda kendini hep popüler olanda arıyor. Kıyafetiyle, dinlediği müzikle, izlediği filmle, yediği yemekle var olmaya çalışıyor. Popüler olan neyse ve kalabalık ne yapıyorsa onu yapıyor. Kendi zevkleri, tarzı, beğeni algısı yokmuşcasına bu kalabalığın peşinde koşuyor. Başka zamanda olsa elini sürmeyeceği kıyafetler giyiyor. Daha önceden denk gelip aşağıladığı müziği dinliyor. Sorunca da artık seviyorum oluyor.
Hayır artık sevmiyorsun. Artık sevmek zorundasın yoksa kaybolacaksın. Herkes o diziyi izlerken sen izlemezsen yalnız kalacaksın. Herkes o müziği dinlerken sen dinlemezsen izole olmuş hissedeceksin. İşte bu yüzden dinliyorsun. Benliğin bu dünyada yıkıldığı için var olmak adına yapıyosun tüm bunları. Seni suçlamıyorum. Ben de var olmak için çabaladım. Önce farklı olayım ki var olayım dedim. Sonra ayak uydurayım ki var olayım dedim. Şimdi de toplumdan (hem society hem civilization anlamında) kopmaya çalışıyorum. Böylece beynimi, kendi düşüncelerimi, kendi zevklerimi ortaya koyabilecek gerçek "ben"e ulaşabileceğim.
İnsanın toplum içinde kendini arama çabasındaki asıl sorun ise şurada. İnsanın uymak zorunda kaldığı kalabalıkların oluşumu tamamen bozuk. Bu kalabalığın öncüleri medyanın PR çalışmalarına çok çabuk kanan zeka seviyeleri inanılmaz düşük insanlar. Yani önce onlar kanıyor ve kalabalığın başlangıcını oluşturuyor sonra da insanlık bu gerizekalıları takip ediyor. Öncü aldığınız tipler biraz kaliteli olsun en azından. Bunlar en kolay kandırılan boş kalabalık. İlla birini takip edeceksiniz sizden iyi olanı takip edin. Ama bence bunu da yapmayın.
Kendiniz olun kendiniz gibi yaşayın.