11 Şubat
Maaşa kaç gün kaldı diye hesap yaptığım bir ayın içersindeydim yine. Son “5 gün ve 40 lira param var.” derken....
Tarih 11 Şubat 2017: Nedir bu tarihi bu kadar hatırlanacak kılan?
Özgecan ASLAN
20 yaşındaydı daha çok küçüktü. Canlı canlı elleri kesildiğinde o günün tarihiyle benden tam 5 yaş küçük. Yaşanmamış o kadar çok hikayesi var ki geride. O iki yıla ben neler sığdırdım. Ailemle daha çok vakit geçirdim. İnsanlara daha çok değer verdim. Daha çok dostlar edindim. Belki bir kaç kişinin hayatına dokundum. Kavga ettim. Büyüdüm, olgunlaştım, güldüm, ağladım. Ve bunları yaparken yalnız değildim. Kendimde yarattığım etkileri insanlara da geçirdim. Kelebek etkisi gibi ufak dokunuşlar yaptım her yere. Atandım. Öğrencilerim oldu Yüzlerce çocuğa dokundum. Onlara merhameti, sevgiyi öğrettim. Bazen onlara da kızdım ama kızmak çözüm değilmiş bende öğrendim. Sabrımı zorladım, insanların sabırlarını zorladım. Belki bir kaç kişinin barışmasına sebep oldum. Belki bir kaç kişinin hayata tutunmasına ya da dağılmasına. Kitaplar okudum. Hayvanlar öldürülmesin, işkence çekmesin diye sık sık kampanyalara katıldım. Anneme sarıldım. Sayısını bilmiyorum ama hep onun yanında olduğumu hissettirdim. Onun Allah’a şükretmesine vesile oldum. 2 senede insanların ve kendi hayatım üzerinde etkilerimin hepsini ben bile bilmiyorum.
Özgecan’ı düşünüyorum. Toprağın altından dokunduğu insanlara. Can verirken çırptığı kanatlarının bize değişini. Hiçbir ölüm bu kadar acı olamazdı. Annesi Allah’a belki isyan ederken içten içte, yüzlerce milyonlarca kadını ayağa kaldıran Özgecan. Küçücük yaşınla bize verdiğin ders ve acı...
Bize bir aralar o caniyle aynı havayı solutan dünyanın acımasızlığını düşünüyorum. Teğet geçmesi gereken hayatların bir anda büyük bir çarpışmayla kesişmesini.
Belki bizler bir on sene daha fazla yaşadığımızda bu kadar büyük bir kelebek etkisi yaratamayacaktık. Özgecan bana vicdanımı, merhametimi gösterdi. Kadınların ne kadar çaresiz olduğunu gösterdi. Dünyada ne kadar büyük kötülüklerin hala var olduğunu gösterdi. Ama yaşayacak o kadar çok zamanı vardı ki önünde. Anne olacaktı belki annesinin gözünde kendisini görecekti. Aşık olacaktı. “Bundan daha büyük acı var mı?” diye soracaktı kendine. Benim yaşadıklarımın belki 3 katını belki 3te 1ini yaşayacaktı ama YAŞAYACAKTI.
Hırıltılı nefeslerini son kez alırken güç bela, aklından neler geçiyordu ? Aklımdan geçen yazamadığım o kadar fazla şey var ki.
Umarım insanın içindeki iyi kötüye galip gelir









