Anladığım bir şey varsa, insan bazen
Anlatarak değil, susarak da çığlık atabiliyor
Hayatım boyunca iyi olmaya gayret ettim
Kimseyi kırmamaya, elimden geldiğince
Ama ne gariptir ki, kimi zaman en çok iyilik
Yaptığım insanlardan kırıldım.
Hiçbir şey göründüğü gibi değil
Herkesin yüzünde bir maske var sanki
Gerçek duygularını, niyetlerini ve
Düşüncelerini saklayan maskeler..
Menfaatin ön plana çıktığı bir yer hâline geldi
İnsanlar birbirini anlamaktan çok
Kullanmaya, dinlemekten çok
Kalbimizde o kadar çok yara var ki..
Hangisini saracağımızı,hangisini
iyileştireceğimizi bazen bilemiyoruz
Çoğu zaman dünyayı suçluyoruz
Oysa suç ne dünyada ne de hayatta..
Asıl sorun, bu hayatın içindeki insanların
Birbirine karşı kaybettiği değerlerde
Ahlak, vicdan ve empati giderek eksilmiş..
Tok olan açın hâlinden anlamıyor.
Acı çekenin sessizliğini duymuyor
Bazen kendi kendime soruyorum:
Belki de adalet, insanların değil;
Bu yüzden kırılsam da, yorulsam da,
Hayal kırıklığına uğrasam da...
Kalbimi kinle doldurmamaya çalışıyorum
İnsan değişebilir, dünya değişebilir..
Ama ilahi adalet asla şaşmaz
Sevgi fedakârlık ister derler...
Ama fedakârlık tek taraflı olunca,
Onun adı sevgi olmuyor malesef
Gerçek sevgi; açık, net ve berraktır
İnsanı belirsizlikte bırakmaz
Her yol çiçeklerle döşeli değildir elbette
Bazıları ise dikenlerle doludur.
Yaşadığımız hayatında tekrarı yoktur
Bu yüzden bazen bir sevda uğruna
Ömrümüzden parçalar bırakırız.
Hayat biraz satranç oyununa benzer
Piyon şahdan üstün değildir belki..
Ama oyunun kaderini bazen
En küçük hamleler belirler
Belirsizlik ise en zor hamledir
Çünkü insan neyle mücadele ettiğini
Ama ne olduğunu anlayamadığı şeyler
Karşısında yorulur hayatta da böyledir
Çünkü gri, çoğu zaman belirsizliğin rengidir
Hayatı bir oyun gibi düşün...
Ya da başkalarının yazdığı oyunda figüran
Belki de gerçek sandığımız birçok şey
Bir gün gözümüzde anlamını yitirir
Ama değişmeyen bir gerçek vardır:
Her karanlık gecenin ardından sabah olur
Bu yüzden umudunu kaybetme..