beni karanlık, ne idiği meçhul bir dağa çıkardılar. zincire vurup bıraktılar. bitmek bilmeyen bir açlık ve susuzluğun ardından onu gördüm. hizmetkârının yüzünü. sauron'un yüzünü. öyle güzeldi ki. bana kanlı ay kadar kırmızı bir şarap ikram etti. o meşum ve meçhul dağda bana şarap ikram etti. ve içtim. son damlasına dek.












