Kayınbaba-Gelin ve Tabib hacı yapbebek Adam ellisine yakın yaşlarda yanık tenli babacan görünüşlü, yüzü her an kahkaha atacakmış hissi veren bir ifadeyle kaplı, neşeli bir insandı.Yanındaki gelini ise, tahminen yirmi yaşlarında, köylü kadınlarına özgü sağlıklı kırmızı yanakları, ışıl ışıl kara gözleriyle insanın içini açan genç ve güzel bir köylü kızı. Çok uzaklardan gelen bu kaynata gelinin dertleri de her zamankilerden farklı değildi. İki yıldır bu güzel gelinle evli olan oğlu askere gitmiş olan Haydar Ağa henüz bir torun elde edememiş olmanın üzüntüsünü benimle paylaşırken ´´Evde bir bebenin sesini duymayalı yıllar oldu. Yeter artık gayrı, daha olmadı artık ben bu yaştan sonra taze bir hatun alıp yeniden bebe sahibi olacam. Ne olur hoca efendi senin keramet sahibi olduğunu söylerler, hemide doktormuşsun. Şu gelini oku üfle muayene et, ne yaparsan yap da derdimize bir çare bul hele! “ deyince oncelikle ellerime teslim edilecek olan genç geline şöyle bir bakıp, şalvarını dolduran yuvarlak kalçaları, bedenine yapışan cepkeninin sıktığı ince beli, gömleğinin dışına yansıyan dolgun şişkinlikten iri ve diri olduğunu inkar etmeyen memeleri, nemli ve dolgun dudaklarının güzelliğini süzdükten sonra ´´Sen hiç merak etme dayı, Allahın izniyle gelinin yakın zamanda istediğini verecektir. Ancak öncelikle kızı muayene etmem ve bazı jinekolojik testler yaptırmam lazım. Eğer tıbben bir arızası varsa tedavisini yapıp dualarımızla destekledikten sonra uğurlarız. Yok eğer nazar, büyü, baht tıkanıklığı gibi şeyler söz konusuysa o zaman işimiz daha kolay. Evvelallah nefes yoluyla bunun üstesinden gelirim.“ deyince, ´´Gurban olurum sana hocam“ diyen yasli adam ellerime sarıldı. Haydar Aga’yi salonda tek basina biraktiktan sonar Fatma’yla birlikte muayene odasına aldığım geline soyunmasını söyledim. Kız utangaç bir hareketsizlikle bekleyince; ´´Bak kızım ben şu anda sana din adamı değil doktor olarak bakıyorum. Doktordan utanılırmı hiç? “ diyerek ikna etmeye çalıştım. Sanırım Fatma`nın da yanımızda olmasının verdiği güvenle soyunmaya başlayan kız üstündeki her bir parçayı çıkarttığında ben ilgiyle, alttan nasıl bir şey çıkacağını merakiyla izliyor, kadife gibi çıplak teni açılıp saçıldıkça, önümun sertleşmeye başladığını hissediyordum. Üstünde sütyen yerine giydiği bedenini sımsıkı saran yarım iç gömleği iri memelerini taşımakta yetersiz kalıyor, fındık büyüklüğündeki diri esmer uçları gömleğin şeffaf kumaşından belli oluyordu. Şalvarını da çıkarıp yuvarlak kalçalarına yapışmış olan beyez donuyla kaldığında muayene masasına uzanmasını istedim. Parmaklarımla rahim bölgesine baskılar yaparak acıyıp acımadığını, sorduğumda olumsuz cevap alınca, iri memelerini saran iç gömleğini çıkarmasını istedigimde duraksayarak Fatmayla göz göze gelen genç kadın, artık kendini kasmaktan vazgeçmiş gibi rahat bir kararlılıkla iri memelerini saran gömleğini çıkarttı. Her biri iki avucuma sığacak büyüklükteki, kıpırdadıkça dipdiri salınımlar yaratan, dolgun memelerinin başları ssla en ufak bir sarkma olmayacağını garanti eder gibi memelerinin ucunda değil, tepe kısmında yukarda duruyordu. Sürpriz görüntünün üzerimde yarattığı sarsılmışlığına, muayene için avuçladığım aldığım dolgun yuvarlakların sıcak teması eklenince, kendime hakim olamayıp, bir elim kızın iri memelerindeyken, diğer elimi kızın arkasında beni izleyen Fatmanın yuvarlak kalçalarına götürüp zevkle sıktım. arzu ettiğim anda ve herhangi bir yerde ona bu tarzda yaklaşmama alışkın olan genc bakire bana doğru sokulup istekle karşılık verdi. Bu arada doktor ciddiyetimi bırakmıyor, bir yandan böyle bir cinsel hazineye dokunmanın kösnül duygularıyla damarlarımdaki kan akışı hızlanırken, bir yandan da ciddiyetle kızı muayane etmeyi sürdürüyordum. Külodunu da çıkardıktan sonra, muayene koltuğuna oturup bacaklarını yanlardaki düzeneğe dayamasını söyleyince, kız utangaç davranmaktan vazgeçip, teslim olmuş bir ifadeyle dediğimi yaptı. tüyleri tamamen alınmış olgun kadınlığı iri bir klitorise sahipti. Bu durum, genç kadının seksten oldukça zevk alan bir dişi olduğunun açık bir kanıtı olarak çok hoşuma gitti. Elime muayene eldivenimi giyerek parmaklarıma kaydırıcı pomat sürdükten sonra vajinasının dudaklarını aralarken özellikle iri klitorisini iki parmağım arasında hafifçe sıkıştırarak vereceği tepkiyi izledim. Dudaklarını hafifçe ısırmasını seksüel hassasiyete sahip olduğuna ikinci bir kanıt olarak kabul ederek, orta parmağımı yavaşça vajinasının içine soktum. Kocasıyla ilişki halindeyken herhangi bir acı duyup duymadığını sordum. İçindeki parmağımın zevk verici varlığına tepki verdiğini anladığım zorlanan bir ses tonuyla; ´´Hayır bir şikayetim yoktur çok iyidir“ dedi. Şikayeti olmamasını anlamıştım da ne için çok iyidir dediğine kafam takıldı. Anlaşılan kız saflıkla kocasıyla yatak muhabbetlerinin çok iyi olduğunu kastediyordu. Bu arada benim parmaklarıma çok az sürdüğüm kayganlaştırıcı krem her nasılsa bereketlenmiş, üzerinde çalıştığım bölge nedense bir hayli vıcık vıcık olmaya başlamıştı. Sırf cinlik olsun diye Fatma`nın meraklı bakışları altında, bir müddet daha cinsel organının dudaklarını tahrik edici dokunuşlarla ovalamaya devam ederken kızın aldığı zevkle kaymaya başlayan gözlerine bakarak, adet dönemlerini muntazamlığı, çocukken geçirmiş olduğu hastalıklar gibi tıbbi geçmişi hakkında hakkında sorular sordum. Jinekolojik muayane koltuğunun üstünde sırtüstü yatıp, bacaklarını yanlardaki düzeneklere dayamış halde, çıplak kadınlık organı bütün güzelliğiyle ellerimin altında zevkle ıslanan genç kadının soluğu sıklaşıp, durumun kontrolden çıkıyor gibi olduğunu farkedince daha fazla uzatmak istemeyerek artık giyinebileceğini söyledim. Orgazm olmanın kıyısından geri çevirdiğim kız, cinsel uyarılmışlığın verdiği heyecanla, zaten kırmızı olan yanaklarının rengi bütün yüzüne dağılmış bir halde odadan dışarı çıktı. Kızın arkasından dışarı çıkıp merakla sonucu öğrenmek isteyen kayınpedere; olasılıkla kızın tıbbi bir sorunu olmadığını, ama bazı testler yaptırarak bundan emin olmamız gerektiğini söyleyip, yanlarına artık yardımcım olmuş olan Fatmayı da vererek gerekli testleri yaptırmaları için laboratuara gönderdim. Laboratuardan dönüşleri biraz geç saatleri bulan Haydar ağa ve gelinine nerede kalacaklarını sorduğumda, henüz bir yer bakmadıklarını, kendilerini İstanbula getiren araçtan iner inmez doğruca bana geldiklerini söylediler. Bu saatten sonra yer bulmanın zor olacağını, ama isterlerse yatacak yerin çok olduğu benim evimde kalabileceklerini söyledim. Büyük bir minnettarlık içinde teşekkür eden adama, kendisinin salonda gelinin ise misafir yatak odasında yatabileceğini söyleyince; ´´Yok kurban ben de gelinle aynı odada yatarım. Bana bir yer döşeği yeter. Zaten köyde de aynı yerde uyuruz nolacak“ dedi. İçimden; ´´Galiba yaşlı kurt gelini kaptırmaktan korkuyor“ diye geçirirken ´´Siz bilirsiniz“ diyerek, akşam yemeğinden sonra Fatma`ya yatakları hazırlattım ve yorgun olduklarını, isterlerse hemen yatabileceklerini söyledim. ´´Hadi gayrı gelinim yatma vaktidir“ diyen Haydar ağaya gelini; ´´He baba bende çok yoruldum yatalım gayrı“ demesi üzerine, onlar odalarına geçerken ben Fatmayı yukarı kata gönderip, birkaç saat sonra yanına geIeceğimi söyledim. Bu arada eğer gelin hanım odada tek yatabilseydi hiç olmazsa kızın yanlızken rahat hareket edeceğini var sayarak bir şeyler görmeyi umuyordum ama bu planım tutmamıştı. Öte yandan zaten şu anda bu tazeye ulaşabilmek gibi bir ümit içinde de değildim nasılsa. Bu düşüncelerle ben de kendi odama gittim. Gizli penceremin önüne geldiğimde kız içeride yanlız görünüyordu. Banyo kapısının kapalı olmasından yaşlı adamın orada olduğunu anladım. Yatmaya hazırlanan genç kadın soyunmaya başlayınca her şeye rağmen yine de şanslı olduğumu hissettim. Kız şalvarını düşürüp, cepkeni ve gömleğini çıkarttı. Gündüz muayenehanede olduğu gibi yine donu ve iç gömleğiyle yatağa girdi. Yorganın altında olmasına rağmen, gece açılıp kayınpederinin kendisini böyle yarı çıplak göreceğinden çekinmiyormu acaba diye düşünürken genç gelin yorganın altına uzanıp önce donunu sonra iç gömleğini çıkarınca iyice şaşırmış vaziyette kendi kendime “Her halde hiç kıpırdamadan yatıyordur, yoksa üstündeki yorgan açıldığı anda anadan doğma kayınbabasının önünde kalır“ diye geçirdim. Biraz sonra banyo kapısı açılarak uzun donuyla birlikte Haydar ağa içeri girdi. Kendisine hazırlanmış olan yer yatağına doğru yönelmesini beklerken adam gelininin yattığı yatağın yorganını kaldırınca ben; ´´Eyvah!“ dedim. ´´Kız rezil olacak!“. Ama yatakta yüzü bana doğru dönük yatan gelinde hiçbir kıpırdanma olmadı. Adam kaldırdığı yorganın altına girip, çıplak kızın bedenine arkadan sarılınca şaşkınIık içinde karşı karşıya oIduğumgerçeği kavradım. Haydar ağa oğlunun karısı yani gelinini beceriyordu! Adamın yorganın altındaki hareketlerinden donunu çıkartmaya çalıştığı belliydi. Çıkardığı donunu eliyle yatağın dışına fırlatırken aynı anda yorganı bir tekmeyle üzerlerinden atan adam bu hareketiyle gözlerimin önünde çırılçıplak kalmalarını sağlamış oldu. Hiç uzatmadan geIinini belinden tutup önünde domaltan Haydar ağa kendisine büyük bir yumuşak başlılık ve istekle itaat eden gelininin arkasına geçti. Gelin, kocaman diri memeleri yatağa değer bir vaziyette kayınpederinin önünde eğilmiş, yüzündeki beliren arzu dolu bir ifadeyle adamın içine girmesini bekliyordu. O ana kadar dikkat etmediğim adamın organının boyutlarını farkettiğimde neredeyse küçük dilimi yutacaktım. Bileğim kalınlığındaki damarları şişkin erkekIik uzvu en az iki karış uzunluğundaydı. AteşIi gelinini kendisine uydurmanın sebebi herhalde bu dev erkekliğinin gücü olsa gerek diye düşünürken, adam azgın bir aygırınkini andıran uzvunun başını kızın kalçaları arasına dayayıp yüklenmeye başladı. Biraz zorlanmakla birlikte nihayet muradına erip önündeki daracık deliğe kalın kamışını sokan kayınpeder keyifle gözlerini kapatmış, gelininin içinde ağır ağır gidip geliyordu. Kızın yüzü aşırı zevk alıyormuş gibi kasılıyor, nefes nefese kaldığı göğsünün hızla inip kalkmasından anlaşılıyordu. Haydar ağa, ayakları üstünde çömelir gibi kalkıp, dörtnala giden kısrağın üstündeki bir jokey gibi kızın havaya kalkmış kalçalarının üstüne binince yarısından çoğunu kızın içine sapladığı anormal büyüklükteki organının gerilmiş deliğe giriş çıkışlarını tüm ayrıntılarıyla görmeye başladım. Haydar ağa devasa organını neredeyse dibine kadar sokup çıkararak oğlunun karısını acımasızca düzüyordu. Biraz sonra şehvet krizi içindeki sapık kayınpeder aceleyle kızın kadınlığından çıktı ve gelin hanım beni şaşırtan ani bir hareketle kayınpederine doğru hızla dönüp, gövdesindeki damarları şişkinleşen kalın kamışın başını ağzına alırken yüzü zevkle kasılan yaşIı erkeğin kızın gırtlağının derinliklerine boşalmaya başladığını anIayabiIiyordum. Yaşlı adamın hiç durmaksızın sürecekmiş gibi görünen orgazmından sonra bile genç gelinin ağzında yumuşamaya başlamış olan organı iştahla emmesi bir müddet devam etti. Nihayet birbirlerinin üstüne yığılarak hareketsiz kalan çift bir süre hiç hareket etmeden o vaziyette yatınca, uyuyakaldıklarını anladım. Şahit olduğum bu sahneler benim gibi her gün değişik kadınlarla aykırı ilişkiler yaşayan bir adamı bile şok edici nitelikteydi. Utanmaz baba askere giden oğlunun karısını bir güzel düzerken utanmadan da çocuğu olmuyor diye doktora götürüyordu. Ertesi gün erkenden uyanıp üst kattaki balkonumda hep birlikte keyifli bir kahvaltıya oturduk. Bize hoş bir sürpriz yaparak Fatma`nın kocası Aykut da sofrada yer aldı. Gelinler sofraya ellerindeki dolu tabakları getirip götürürken, Haydar ağa`ya rahat uyuyup uyuyamadıklarını sordum. ´´Sağolasın hoca efendi çok rahat ettik sayende“ dedi. İçimden ´´Üzerinde uzandığın yatak senin gelinin yuvarlak kalçaları olduktan sonra kim rahat etmez?“ diye düşündüm. Şehvet düşkünü pezevenk, sabahın köründe uyanır uyanmaz kızı yine önüne alıp gözlerimin önünde yarım saat tekrar düzmüştü. Oğlunun karısına göz diktiği için heriften hem nefret ediyor, hem de ellisine merdiven dayamış yaşına rağmen çok güçlü olan erkekliğine gıpta ediyordum. Öte yandan düzülürken aldığı müthiş zevke kendilerini seyrederken şahit olduğum güzel gelinin, şalvarının içindeki dolgun kalçalarının ahenkle salınmaları bakışlarımı mıknatıs gibi kendine çekmekte, masadan bir şeyler almak için her yanıma gelişinde mis gibi kadın kokusuyla başımı döndürmekteydi. Kahvaltıdan sonra Aykut her zamankine göre geç bile kalmış olarak evden çıktı. Haydar ağaya dönerek bugün laboratuar sonuçlarını almaya gitmesi gerektiğini, o arada Fatma`nın yardımıyla gelin hanımı bir kere daha ayrıntılı muayeneden geçireceğimi söyledim. Haydar ağa laboratuara uğradıktan sonra bu şehirde oturan köylülerini bulup görüşmek istediğini söyleyince de duyduğum bu habere için için sevinerek adamı yolcu ettim. Kızlar sofrayı toplarken Fatma´yı yanıma çağırıp, Menekşe´ye hastaları muayene ederken giydirdiğimiz önden kuşaklı entarilerden birini üstündeki iç çamaşırları dahil her şeyi çıkarttırdıktan sonra giydirmesini, birazdan aşağı inip muayenesine başlayacağımızı söyledim. Haydar ağa`nın gelini Menekşe, erkek egemenliğinde sıkışıp kalmış bir çok genç kadın gibi erkeklere karşı edilgen bir yapıya sahipti. Ne dersem itiraz etmeden yapıyor, tereddüt ettiği durumlarda da ikna edilmesi kolay oluyordu. Muayenehanemde karşıma alıp; ´´Bak kızım, kocanın askere gideceği kaygısı sende bir takım gerginlikler oluşturmuş. Bünyende birikmiş olan bu olumsuz şeylerin senin gebe kalamayışında önemli kötü etkiye sahip oIduğunu düşünüyorum. Şimdi Fatma bütün vücudunu şifaIı yağla bir güzel ovacak. Bu işlem bedenini gevşetip benim bugün ayrıntılı yapacağım muayenede daha sağlıklı veriler almamı sağlamaya yardımcı olacak. Şimdi git güzelce soyun ve yatağa uzan fatma gelip işine başlasın. Daha sonra da muayenehaneye gelirsiniz.“ diyerek kızı gönderdim ve Fatmaya dönerek; ´´Fatmacım hadi göreyim seni Menekşe ablanı güzelce bir rahatlat. Özellikle ben seni okşadığım zaman en çok nerelerinden zevk alıyorsan onun da oralarına özen göster“ deyince, Fatma; “Ben zaten teyzemi yorgun olduğu zaman hep ovardım o yüzden nasıl yapılır bilirim ama teyzemin zevk alınan yerlerine hiç dokunmamıştım ayıp olmaz mı?´´ diye safça sorunca,´´Niye ayıp olsun kızım, bu tamamen tıbbi bir gereklilik, eğer itiraz ederse doktor beyin emri dersin“ deyince uysallıkla başını eğip; “peki doktor bey“ dedi. Gerçekten de masaj yaptırmamın nedeni kızın muayene sırasında iyice gevşemiş bir duruma gelip kendisini kasmasını istemediğimdendi. Onlar yatak odasına gidip masaja başladıklarında bende gizli penceremin önünden kendilerini seyretmeye başladım. Menekşe çırılçıplak durumda yatağın üstüne serdikleri çarşafın üzerine yüzükoyun uzanmış, Fatma da altında bir külodu ve iç gömleğiyle kalmış vaziyette kızın kalçalarının üstüne oturmuş sırtını, belini ve omuzlarını ovuyordu. Başını yastığın üzerine yaslayıp gözlerini huzurlu bir ifadeyle kapatmış olan Menekşe, bazen, ovulan yerin çok keyif verdiğini hissettirir şekilde tebessüm ediyor ve Fatma´ya yaptığının hoşuna gittiğini söylediğini sandığım birşeyler söylüyordu. Henüz tanışan iki kızın aralarında çok iyi anlaşması benim için bulunmaz bir nimet olmuştu. Çünkü Menekşe Fatmayla birlikte girdiği ortamlarda çok daha az çekingen oluyor, Fatma da yanlızlıktan sıkıldığı bu yeni çevrede kendininkine benzer bir çevreden gelmiş olan Menekşe ablasını, uygun bir arkadaş bulmuş olmanın coşkusuyla bağrına basıyordu. Fatma oturmakta olduğu kızın dolgun kalçaları üzerinden kalkarak bacaklarını ve kabalarını sıkmaya başladı. Elleri baldırlarının iç kısımlarına doğru hareketlendikçe Menekşe gıdıklanarak kahkahalar atıyor, bunun üzerine Fatma gıdıklamalarına israrla devam edip ikisi birden gülmekten kırılırken çok eğleniyorlardı. Gördüm manzara aslında bir erkek için oldukça tahrik ediciydi. Birisi anadan doğma, diğeri yarı çıplak iki afetin karşımda oynaşmaları benim cinsel uyarılmışlık içinde sertleşmeme neden olmuştu. Fatma`nın Menekşe ablasının bacaklarının birleştiği yerlere temas eden ellerinin genç kadının üstünde yarattığı etkiyi yüz çizgilerindeki değişimden farketmemek olanaksızdı. Benim tavsiye ettiğim gibi, en çok zevk alınan yerler üzerinde çalışmaya başlayan genç kızın bu yaklaşımıyla birlikte Menekşe`nin yüzündeki gülme ifadesi kaybolarak beklenti içindeki gergin bir durgunIuğa büründü. Benim bakire gelinimin elleri deneyimli genç kadın organın çevresine ve kalçalarına yavaş hareketlerle masaj yapıyor, iki kız da suskun bir sessizlikle kendilerini biraz aykırı kaçmaya başlayan etkinIiğe yoğunlaşıyorlardı. Biraz sonra Fatma`nın birşeyler söylemesiyle genç kadın sırt üstü döndü. Manzara muheteşemdi. Dolgun ve diri memeleri göğsünün üstünde muntazamlığını bozmadan yayılırken, önündeki iri klitorisinin şişip kızardığını görerek, genç dişinin cinsel duygularının uyarıldığını anladım. Fatma yine kızın üstüne, bu defa kalçaları Menekşe`nin cinsel organının üstüne gelecek şekilde ata biner gibi oturarak, göğüslerine sürdüğü yağı elleriyle yedirmeye başladı. Cinsel arzuları uyanmış olan genç kadın, bazen ellerini uzatarak memelerini ovan kızın ellerinin üstüne koyuyor daha fazla haz duymasına yetecek kadar sıkması için genç kızı teşvik ediyordu. Arada bir Fatma`nın “böyle iyimi´´ der gibi sorularına da başıyla onaylar gibi cevaplar vermekte olduğunu anlayabiliyordum. Aslında bu kızlarda eşcinsel eğilimler olduğunu sanmıyordum ama bedenlerinin uyarıldığı anda hisIerini dizginlemek ya da birbirlerinden saklamak gibi bir çabaları da yoktu. Fatma üstünde oturduğu genç kadının zevkle kabarmış olan organından aşağı doğru kayarak bu sefer baldırları ve kadının erojen bölgeleri üzerinde ellerini gezdirmeye başlayınca, Menekşe gözlerini tamamen kapatarak, göğsü hafif hafif hızlanarak inip kalkmaya başlamış durumda, kendini kızın zevk veren ellerine bıraktı. Bakire gelinin parmakları arzu dolu dişinin cinsel organına ilk dokunuşunda, genç kadının ağzından yan odada izlemekte olduğum pencereden benim bile duyabildiğim bir inleme sesi çıktı. Telaşlanan Fatma telaşla kadına birşeyler sordu o ise bir şey olmadığını devam etmesini isteyen bir hareket yaparak dudaklarını ısırmaya devam etti. Fatma kendisinin en çok nerelerinden zevk aldığını birlikte yaşadıklarımızdan sonra çok iyi öğrenmişti. Aslında ne tür bir şey yaptığının pek de farkında değildi. Onun bu saflığını farkeden Menekşe de yapılan şeyden zevk almakta bir sakınca görmüyor ve bulunduğu durumun tadını çıkartıyor olmalıydı. Şimdi genç kızın elleri alenen genç kadının yağlanıp pırıl pırıl parlayan cinsel organı üzerinde hareket ediyor, cinsellikte deneyimli dişi kızın ellerini tutup bastırarak daha fazla zevk almaya çalışıyordu. Kadının kalçalarını kaldırmaya başlaması ve ellerini kızın elinden hiç çekmemesi üzerine boşalmaya çalıştığını farkederek buraya kadar şimdilik yeter diye karar verdim ve hızla kapılarına gidip içeri seslenerek artık çıkmalarını, muayeneye hemen başlamak istediğimi söyledim. Bir dakika sonra Menekşe hastaların muayene olurken giydiği önlüğü üstüne geçirmiş, Fatma da eteğini ve gömleğini giyinmiş olarak telaşla dışarı çıktılar. Genç kadına dönüp ´´nasıl iyimiydi?“ diye sordum. Az önceki zev yoğunlaşmasının yüzünde ki izleri hala taze olan orgazm olmanın kıyısından döndürdüğüm genç kadın başıyla çok iyi olduğunu belirten bir işaret yaparak mahcup bir gülümsemeyle başını öne eğdi. Muayene yatağına oturtuğum Menekşeye dizlerinin üzerinde öne doğru eğilmesini makat kontrolü yapacağımı söyleyince önce anlamadı. Arka deliğini muayene edeceğim deyince biraz tereddütlü olarak dediğimi yaparak yatağın üstünde domalıp arkasını bana döndü. Görüntünün nefes kesiciliğiyle nutkum tutulmuş durumda bir an ne diyeceğimi bilemedim. Biraz önce yaşamış olduğu masum uyarılarlardan etkilenip coşan cinsel arzularının sonucunda hala iştah açıcı bir ıslaklıkla parlayan kadınlığının şişkin dudakları davetkar bir şekilde önümde duruyordu. İri klitorisinin şişkinliğini işaret ve baş parmaklarımın arasında biraz sıktıktan sonra, orta parmağımı anüsünün çevresinde gezdirerek kayganlaştırıcı jel sürdüğüm parmağımı sokup çıkartarak kadının verdiği tepkileri ölçtüm. Kadınlığındaki ıslaklığın artmasıyla da önümdeki sağlıklı dişinin her türlü seksüel temasa olumlu cevap verdiğini anlamak bu ateşli hatuna olan ilgimi daha da artırmıştı. Az sonra Menekşeye oturmasını söyleyip Fatma`yı bize bir çay yapması bahanesiyle dışarı gönderdim. Kız çıkınca ´´Kocan seninle hiç arkadan ilişki kurarmı? “dedim.Yüzü kızararak; ´´Her zaman değil beyim bazen“ dedi. ´´Peki kocan seni yatakta memnun edermi“ diye sorunca ´´ He öyledir, ama kocam on aydır yoktur“ ben biraz deşmek isteyerek´´Kocanı özledinmi? onu yatağında çok arıyormusun?“ diye sorarken, bu patavatsız soruyu açıklamak üzere; ´´Çünkü bir dişinin rahatlayıp boşalması genel sağlığı açısından çok önemlidir. Benimde senin sağlığını ilgilendiren her şeyi bir hekim olarak bilmem gerekir“ diye bu mahrem sorulardaki niyetimi açıklamaya çalıştım. Kızcağız hekimliğimi ön plana çıkararak yaptığım açıklamadan etkilenmiş olarak içini açtı ve; ´´Tabiki özlüyom. Hem arıyomda ama ne edem ki? Bekliyom.“ derken, Fatmanın içeri girmesiyle bu mahrem sohbeti kestim. Meme kontrolü yapmak için ellerimi iri yuvarlaklarına bastırınca derin bir nefes almasından masaj odasında başlayan hassasiyetin devam ettiğini anlayarak göğüslerine hormonları dengeleyici etkisi olduğunu belirttiğim bir merhem süreceğimi, yapacağımız tedaviler sayesinde düzene girecek olan kadınlık hormonlarının yakında izine gelecek olan kocasına kavuştuğunda bedeninin çocuk yapmaya daha elverişli hale gelmesine faydası olacağı yaIanını uydururken asıI amacım bir çok kadını kıskançlıktan çatlatacak biçimdeki venüs tepelerini avuçlayıp sıkabilmekti. Genç kadına oturmasını söyleyip sandalyenin arkasına geçerek masaj losyonunu memelerine yedirmeye başladım. Avuçlarımda yoğurduğum dolgun topların uçlarını parmaklarımın arasına sıkıştırıp, kızın çok zevk aldığının bilincinde olarak iştahla ovalıyordum. Nefes alışverişinin hızlanmaya başladığını farkedince artık kadının iyice kıvama geldiğini düşünerek vajinal muayene için koltuğa oturttum. Fatma kızın yanına geçip aralarında bir şeyler fısıldaşırken bacaklarını yandaki düzeneklere dayayıp kadınlığını emrime amade etmiş olan genç kadının bacakları arasına geçtim. Detaylı jinekolojik muayanelerde mahrem bölge üzerinde çalışırken hastanın hem utanç duymasını önlemek, hem de operasyon sırasındaki görüntülerden kötü etkilenmemeleri maksadıyla hastanın görüş mesafesiyle aramıza bir perde asarız. Bu mahrem işlem sırasında genellikle doktorun yanında ikinci bir kişi olur ki genellikle bu bir kadın hemşiredir. Benim ise yanımda genç Fatmadan başka kimse yoktu. O da şu anki hastaya varlığıyla güven vermesine rağmen ne amaçla burada olduğu hakkındaki sınırları da ben belirliyordum. Genç kadına ´´Şimdi yapacağım vajinal muayene sırasında eğer canın yanarsa birazcık sık dişini bu seferki biraz detaylı olacak“ dedim. Menekşe anlayışla başını sallarken Fatma`ya dönerek; ´´Fatmacım sen de ablanın elini tut ona kuvvet ver“ diyerek ekledim. Genç kadının yüzü Fatma´ya yaptığım bu uyarı karşısında biraz ürkmüş gibi yüzüme baktı ama aslında ben bundan sonra yapmayı planladığım şeylere kızgın dişinin vereceği isterik tepkileri bakire gelinden saklamak için böyle bir şey uydurmaktaydım. Kadının bacakları arasına girip tabureme oturdum. Elime biraz önce memeleri üzerinde çalışırken kullandığım jelden bolca sürerek avuçlarıma sürdüm. Biraz da iri bızırını çevreleyen şişkin dudaklara döküp kadınlığına masaj yapmaya başladım. Deliği arzuyla açılan kadınlığının dış dudaklarını avuçluyor, parmaklarım arasına aldığım iri bızırını aşağı yukarı hareketlerle okşarken diğer elimin parmaklarını sırayla kadınlığının girişine sokup çıkarıyordum. Genç dişinin masaj yapılırken yarıda bıraktırdığım yogun cinseI hazzi geri gelmekte gecikmedi ve ´´Oyy anam“ diyerek çıkardığı zevk nidasını, Fatma, Menekşe ablasının canı yandığından zannedip ´´Tamam ablacım, şimdi geçecek ablacım“ deyip o anda bana çok komik gelen çocukça bir saflıkla cevapladı. İçine soktuğum iki parmağımıileri geri hareket ettirmem üzerine genç kıza cevap vermek yerine derinden gelen bir sesle´´oyyyy“diye bağırınca, kızışmışlığının ortasındaki dişiyi daha da azdırmak niyetiyle üçüncü parmağımı da içeri sokarken, pantolonumun arasından çelik gibi sertleşmiş, kalın erkeklik organımı dışarı çıkarıp ayağa kalktım. Bana göre biraz aşağıda kalması üzerine pedalına basarak organlarımız aynı seviyeye gelene kadar koltuğu yükselttim. Parmaklarımın içindeki hareketlerine uygun olarak sürekli inleme sesleri çıkaran kadının bu durumda artık iyice pasifize olduğunu düşünüp gergin bir yay gibi dikilmiş olan erkeklik organımı genç gelinin aşk deliğinin içine sıkışan parmaklarıma yaklaştırdım. Dişilik organına yaptığım baskılara farkettirmeden kalın cinsel organımda katılmaya başlamıştı. Kadın kalçalarını zevkle hareket ettirmeye başlayınca parmaklarımı geri çekip erkekliğimin iri başını kadınlığının ağzı iyice açılmış olan girişine yasladım. Aldığı zevki artırma gayreti içindeki kadının kendini içgüdüsel olarak erkek cinsel organına itme hareketlerine uyarak iştahIa şahIanmış oIan erkekIiğimi doyumsuz kadınIığının derinliklerine geçirmeye başladım. Artık Fatma`nın teskin etmeye çalışan sözlerini bile duyamayacak kadar trans haline geçmiş olan kadının aşk deIiğine heybetIi kamışımı ritmik hareketIerIe sokup çıkarıyordum. Zirveye çok çabuk ulaşan genç kadın ´´ geliyom anaaaaamm“ diye bağırınca, Fatma`nın bunu yanlış anlayıp; ´´Tamam ablam ananı da çağırırız“ diye cevap verişine az daha kahkahayla gülecekken dikkatimi dağıtmamaya çalışarak hızımı artırdım. Kadın inlemeler içinde boşalmaya başladığında ben tempolu bir şekilde pompalamaya devam ediyordum. Rahatlayan dişinin tepkileri yumuşayınca giriş çıkışlarımı yavaşlatıp içine sokmuş olduğum zevk dehlizinden çıkmasına fırsat vermek istemeyerek küçük bir penis gibi kabarmış olan klitorisine hafif hafif masaj yapmaya devam ettim. Solukları düzelen tazeyi yeni bir zevk dalgasına hazırlarken, aramızdaki perdeyi Fatma`nın oturduğu yerin ters tarafından biraz aralayarak organımı sokup çıkardığım kıza; ´´ Nasılsın Menekşe biraz daha iyimisin “ dedim. Gözlerini benden kaçırarak “He doktor bey şimdi daha eyiyim sağolasın.“ deyince kadının kendisine yaptığım şeyIere içtenlikle memnun olduğunu görerek Fatma ya döndüm ve; “Hayatım sen hadi git yukarı, balkonda bize güzel bir öğle yemeği hazırla. Artık Menekşe ablan daha iyi hissediyor. Biz de muayene bitince geliriz“ dedim. Fatma söz dinler bir uysallıkla yanımdan geçip kapıdan çıkarken de kadının içinden çıkardığım kazık gibi önümde dikilen ıslak organımı muayene örtüsüyle sakladım. Kız dışarı çıkınca daha güvenli hareket edebilmek için kapıyı kilitledikten sonra üstümdekileri tamamen çıkartarak gözleri kapalı durumda az önce ulaştığı zevk zirvelerinden yeryüzüne yumuşak iniş yapan istekli dişinin bacak aralarına yeniden girdim. Artık gizlimiz saklımız kalmadığından aramızda asılı duran perdeyi kaldırıp ilk defa, cinsel ilişki durumunda olduğumuzun bütün gerçekliğiyle göz göze gelince; ´´Rahatsız oluyormusun Menekşe?“ dedim. ´´Sen nasıl bilirsen doktor hoca“ deyince, artık son tereddütlerimi de yenmiş olarak ıslak havlu paketinden bir havlu çıkartıp masaj jeline bulaşmış olan cinsel organını dikkatlice sildim. Daha sonra eğilip ilk görüşümden beri yalamak için can attığım klitorisini dudaklarımın arasına aldım. Hiç beklemediği bu temas karşısında uzun bir oh sesi çıkaran genç ve arzu dolu kadının zevkle şişmiş organını yalamalarım ve emmelerim süresince zevk iniltilerini dinledim. Artık bende son derece dolmuş patlayacak hale gelmişken, bu defa tereddütsüz bir tavırla aletimin iri başını kadının arzuyla açılan aşk yuvasına bastırıp erkekliğimi dibine kadar soktum. Pantolonumu ayağımdan kaydırıp kadının bacaklarını yanlardaki kollardan indirerek belime sardım. Bacaklarıyla beni kavrayan istekli dişi uzandığı koltuktan başını kaldırmış, içine sertçe pompalarken bir içeri bir dışarı girip çıkan kalın erkekliğimi büyülenmiş gibi seyrediyor, neredeyse kendini kaybetmiş şekilde hareketlerime uyumlu olarak kendini önüme bastırıyordu. Birden doğrulup beni kollarımdan yakaladı ve boynuma sarıldı. Ayaklarıma inmiş olan pantolanumu bir tekmeyle uzaklaştırıp, kucağıma aldığım kadını ayakta pompalamaya devam ettim. Dudaklarımız birleşmiş birbirimizi emmeye başlamıştık. Son zamanlarda çok istekli kadın görmüştüm, bunlardan biri de Lemandı. Ama Menekşe gibisi herhalde bin kadından biri olabilirdi. Kadın seks söz konusu olduğunda kayınbabasını bile tanımıyacak kadar tutkulu bir nemfomandı. Erkeğe bu denli aç bir hatun kollarımdayken bende bunun tadını kendimi hiç kısıtlamadan çıkartmaya bakmaktaydım. Kucağımdaki kadını alçak bekleme koltuğunda dizlerinin üstünde ve ters oturtarak yuvarlak kalçalarına dayandım. Önümde domalan Menekşe`nin davetkar bir şekilde açılmış olan kadınlığına bastırıp balyozumu sımsıkı kavrayan dar deliğin içine girdim. Sıkıştığı delikte iştahlı bir ıslaklıkla gidip gelen sihirli sopamın hareketleri, koçlarım kalçalarına çarpa çarpa Bir süre böyle devam etti. Bir müddet sonra Menekşe; ´´Ben yine geliyom durma kurban olam“ deyip inlemeye başlayınca hareketlerimi hızlandırdım. Kadının zevk çığlıkları sona ererken akarsular gibi gürül gürül akan döllerimi rahmine dolduruyordum. Genç kadının vajinasının erkekliğimi kavrayan zevk spazmları, içine fışkıran tohumlarımı vakumluyor, yavaş yavaş kamışımı sokup çıkarmaya devam ederek zevkimizi uzatmaya çalışıyordum. İkimizde rahatladıktan sonra, üstümdeki son parça olan gömleğimi çıkarıp kızı elinden tutarak banyoya doğru yollandım. Kolumun altındaki çıplak vücudunun nefes kesici güzelliğiyle genç gelin, başını göğsüme dayamış durumda yürürken sarhoş gibi yalpalıyor, genç kadının diri ve dolgun memeleri avuçlarımın içinde banyoya doğru yürürken, kendimi dünyanın en şanslı erkeğiymişim gibi hissediyordum. Akşam yemeğini henüz bitirmiştik. Öğleden sonra İstanbul`un ilginç yerlerini gezmeye götürdüğüm kızlar çok iyi vakit geçirmiş olmanın sevinci ve coşkun bir enerjiyle aralarında cıvıl cıvıl konuşarak akşam yemeğinden kalan sofrayı toplarken, Haydar ağayla birlikte çaylarımızı içmek üzere balkona çıktık. Kızlar çayları getirip mutfağa iş yapmaya geçince,Yatma saatine kadar Haydar ağayla ilginç ve çok hoş bir sohbete koyulduk.Haydar ağayla Menekşe yatmak üzere aşağıya inmek üzereyken yanımdaki odada rahat durmayacaklarını tahmin ederek; ´´Bu gece canım hiç yanlız yatmak istemiyor gel aşağıda benimle yat“ dedim. Haydar ağa gelini ve ben yatmak üzere aşağı indik. az sonra Fatma kapıma geIdi. Kollarımla narin bedenini sardığım genç kızı yatak odasına sokarken yuvarlak kalçalarını okşuyor ve artık küçük gelinin de kadın olma zamanının geldiğini düşünüyordum. Kızı banyoya duş almaya gönderip gizli penceremi örten tabloyu yerinden çıkarttım. Haydar ağa üzerinde donu olduğu halde yatağa uzanmış banyoda olduğu anlaşılan gelinini bekliyordu. Biraz sonra kız göğüslerine hizasından havluyla sarınmış durumda içeri girdi. Adam hemen birşeyler söyleyerek elini muayene sırasında oldukça yakından tanışmış olduğum kızın kadınlığına uzatarak, gelininin bacak aralarını okşamaya başladı. Kayınpederinin davranışının hoşuna gittiği yüzünden belli olan Menekşe üstündeki havluyu atarak adamın çıkartmakta olduğu donundan dışarı fırlayan yaklaşık yirmi beş santim uzunluğundaki kaIın erkekliğinin üstüne oturdu. Kızın iri memelerinin uzun fındık büyüklüğündeki uçlarını, yattığı yerden başını uzatıp ağzına alan adam, gelininin kadınIığına sıkışmış devasa erkekliğini bir an önce içeri sokmak istermiş gibi hareket ettirerek, kızın kalçasını bir eIiyIe kavrayıp meme uçlarını iştahla emmeye başlamıştı. Genç gelinin bedenini büyük bir arzuyla vermesine bakarak, kayınbabasıyla yaşamakta olduğu ahlaksız ilişk**en hiç bir rahatsızlık duymadan saIt zevk almaya odaklandığını söylemek mümkündü. Aşk yuvasını artık hazır hissetmiş olmalı ki, üstünde oturduğu dev aleti gövdesinden kavrayarak kadınlığının girişine yasladı. İri organ, dar kadınlığına girerken zorlanıyor olduğu yüzünün kırışmasından anlaşılan istekli gelin yavaş yavaş oturarak devasa kamışı santim santim, dibine kadar içine aldı. O anda Fatma banyodan çırılçıplak çıkmış yanıma gelmişti. Pencerenin önüne çektiğim kızın kalçalarına uyarılmış organımı yaslarken, içerde gördüğü manzaraya bakıp soru dolu bakışlarla bana dönen kız ´´Ne yapıyorlar“diye safça sorusuna; ´´Menekşe ablan kocasıyla seviImeyi çok özlemiş. Kaynatası da gelini üzülmesin diye sevgi gösteriyor´´ diye cevapladım. Genç kız ´´Haa anladım“diye büyük bir saflıkla cevap verince, narin bedenine kollarımı sevgiyle dolayarak onun hiç geçmeyen bu çocuk saflığını ne kadar sevdiğimi yeniden duyumsadım. Diğer odada ise genç gelin, kaynatasının olağan üstü ölçülerdeki organı üzerinde ahenkle kalçalarını indirip kaldırıyor, çıkardıkları zevk inlemeleri bizim odadan bile duyuluyordu. Üstümdekileri çıkartarak camın önünde dikilen kıza arkadan sarıldım. Önümüzdeki tahrik edici sevişme görüntülerinin eşliğinde biçimli memelerini okşamaya başlarken Beraberliğimiz hevesIe dikilmiş olan erkekliğimi kızın kalçalarının arasına soktum. Bakire organı üzerine yaslanan sert kamışımın tahrik edici varlığıyla hemen ıslanmaya başlayan kadınlığının arzuyla açılan şişkin dudakları arasında hafif hafif ileri geri hareketler yapmaya başlarken, memelerini yuvarlak hareketlerle okşuyordum. Öbür taraftan yan odadaki yatağın üzerinde zevk sarhoşluğuyla kendinden geçmiş gibi görünen genç kadın, ata biner gibi oturduğu kaynatasının kamışı üstünde şimdi kalçalarını sertçe indirip kaldırıyor, kocaman memelerini iri avuçlarında hapseden kayınbabasının iri erkekliği sanki, hiçte büyük değilmişçesine kadınlığının derinliklerine bir giriyor bir çıkıyordu. Ben de artık sıkı bir deliğe girebilmenin özlemine kapılmış olarak, organımın iri başını Fatmanın arzuyla açılmış olan bakire deliğine bastırmaya başladım. Kızın belini öne iterek kalçalarını dışarı çıkarmasını sağladıktan sonra, birleşmeye hazır kadınlığına dayadığım kamışımın iri başını sağa sola, aşağı yukarı zorlamalarla dar deliğe üç dört santim kadar soktum. Çok yavaş hareketlerle milim milim içine kaydırdığım organımı geri çekip tekrar bastırarak ulaştığım en son noktayı biraz daha geçiyor, kızın acı duymadan zevk almasını sağlamaya çalışarak bakire dehlizini fethediyordum. Organımın on onbeş santim kadar içerde olduğunu görünce, tıp dilinde ´´hymen´´ dediğimiz kızlık zarının vajina girişinin beş santim kadar iç kısmında yeraldığını gözönüne alarak, önümde duran kızın artık bir bakire olmadığını anladım. Hassas bölgelerini geride bırakmış olmanın verdiği güvenle daha tereddütsüz bir şekilde giriş çıkışlarımı artırarak az öncesine kadar bakire olan dişinin içinde tempolu bir şekilde gidip gelmeye başladım. Hayatının ilk gerçek cinsel ilişkisini yaşayan genç kız, zevk aldığını dişilik organından taşmaya başlayan kaygan ıslaklığıyla belli ediyor, gözleri öbür odada yaşanan ateşli sevişme sahnesinde kendisine neler olduğunun bilincinde değilmiş gibi duruyordu.Diğer odada Haydar ağanın erkeklik oganını iki eliyle kavrayıp ağzına sığdırmaya çalışan gelini ateşli kadınlığından henüz çıkmış olmasıyla ıslak ıslak parlayan kalın erkeklik organını iki eliyle kavramış ağzına sığdırmaya çalışıyordu. Ben küçük gelinin içinde yavaş hareketlerle gidip gelirken adam da kendi gelinini domaltıp arkasına geçerek kadının yuvarlak geniş kalçalarının ortasında davetkar bir istekle açılmış kadınlığına hırsla yeniden girdi. Karşımdaki aşırı tahrik edici görüntü üzerimde çılgınca bir etki yarattı. Bir an mantık muhasebesi yaparak bu olayda bütün iplerin benim elimde olduğunun farkındalığıyla, önümdeki kızı kucaklayıp, odadan dışarı çıktım. Olanca çıplaklığımızla yandaki odanın kapısını aniden açarak geliniyle düzüşen kayınpederin karşısına çıktık. Menekşe telaşla çıplaklığını örtmeye çalışırken ´´oy aman“ diye bağırırken, adamın bir anda ne olduğunu şaşırmış bir vaziyette, kızın içinden kendini çekmeye çalışarak; ´´Ne oluyor yaa“ diyerek itiraz etmesine; ´´Bir şey yok ağa size katılmaya geldik müslümanın malı ortaktır“ deyince, kucağımda tuttuğum körpe kızın anadan doğma çıplaklığını farkeden yaşlı zampara sesini kesip, bizim ne yapacağımızı bekler durumda izlemeye başladı. Fatma ger zamanki edilgenliğiyle hiç sesini çıkarmadan, hatta meraklı gözlerle Haydar ağanın iri organına bakarken ben Menekşenin önüne uzanıp fatmayı üstüme oturttuktan sonra çelik gibi sertleşen organımı yavaşça, kızlığının bozulması nedeniyle ortaya çıkan hafif kanamadan dolayı pembeleşmiş zevk sularının ıslattığı deliğine soktum. Bendeki bu teklifsizliği gören adam da gelininin içinden henüz çıkartamadığı aletiyle ileri geri hareket etmeye başlayınca, birbirimize şöyle bir gülümseyerek önümüzdeki dar deliklere pompalamaya başladık. Menekşe sanki güç alıp güç vermek ister gibi Fatmanın elinden tutmuş kayınbabasının içine sertçe gidip gelmelerine ahlayıp ohlamalarla karşılık veriyor, Benim üstümdeki genç kız ise daha fazla kendini tutamayacağını belli eden sesler çıkartarak ilk gerçek orgazmına yaklaşıyordu. Yanımdaki adam gelinini sırtüstü yatırıp bacaklarını omuzuna alınca, ben de üstümdeki genç kızı hafif çapraz olarak yüzü koyun yatırıp önümü dolduran dar, yuvarlak kalçalarına pompalamaya başladım. Fatmanın elini hala elinde tutan Menekşenin memeleri tam başımın altında duruyordu. Uzanıp bu doğa harikası şeylerin uçlarını ağzıma alarak iştahla emmeye başlayınca, sanırım gelinine başka bir erkeğin dokunuyor olması fazlaca tahrik etmiş olmalı ki, Haydar ağa inleyerek kızın içinden çıkıp boşluğa doğru boşalmaya başladı. Menekşe aniden; ´´Bekle baba“ diyerek beni itip adamın organına sarıldı ve kayınpederinin çok iri bir patlıcana benzeyen kamışının başını ağzının içine hapsederek bir damla bile ziyan etmeden adamın böğürür gibi sesler çıkarmasına aldırmadan bütün tohumlarını emerek yutmaya başladı. Altımda henüz deneyimli kadın tepkileri vermekten uzak kızın içinden çıkarak, agresif hareketleri beni son derece tahrik etmiş olan Menekşe kayınpederini emerken, kalçalarından tutup önüme aldım. Adam zevk nöbetleri içinde gözlerini yummuş gelininin ağzına boşalırken, ben kadının içine yerleşip pompalamaya başlamıştım bile. Geliniyle işi biten adam benim biraz önce boşalttığı deliğe yerleştiğimi görünce sanırım yaşadığımız olağandışı kösnül durumun tahrikiyle, sertliğini kaybetmemiş oIan organını eliyle sıvazlayarak aynı pozisyonda bizi izleyen Fatma`yı sırt üstü yatırdı ve dev gibi organını kızın içine sokmak için zorlamaya başladı. Yetişkin kadın cinsel organının genleşme yeteneğini bir doktor olarak çok iyi bildiğimden bu duruma ses çıkarmadan onlara doğru çevirdiğim Menekşenin ısIak kadınlığına zevkle pompalamaya devam ettim. Adam kızın biraz acıyla yüzünü buruşturmasına aldırmadan dev gibi aletini yarısına kadar daracık deliğe soktu. Daha fazla giremeyeceğini anlayınca da olanla idare etmek üzere genç kızın içine girip çıkmaya başladı. Hep birlikte birbirimizi izleyerek oldukça tahrik olmuş bir durumdayken daha fazla kendini tutamayan Menekşe isterik çığlıklarla zirveye uIaştı. Hemen ardından yaklaşık yarım saattir alışkın olmadığı cinsel birleşmeye müthiş tepki veren Fatma aşırı zevkin yarattığı şoktan dolayı hıçkırıklarla ağlayarak orgazm olurken ben de aletimi sıkıştıran organın kasılmalarına uygun püskürtmelerle önümde domaIan genç dişinin aşk mabedinin derinliklerine doğru boşalmaya başladım. Son oIarak henüz boşalamamış olan Haydar ağa kalmıştı. Kızlarla ben rahatlamış olmanın verdiği rehavet içinde önündeki daracık deliği patlatacakmış gibi dolduran erkekIiğinin giriş çıkışlarını izleyerek zirveye uIaşmasını beklerken, adamın altındaki küçük gelin yeniden zevke gelmiş çığlıklarla ikinci kez boşalıyordu. Bunun üzerine Haydar ağa ; ´´ Bende geliyom gurban oIduğum “ diye bağırarak kızın içinden çıktı. Genç kızın yaşadığı zevk anı yarıda kalmasını önIemek için, hala sert olan organımı genç kızın arzuyla açılıp kapanan deliğine sokup pompalarken Menekşe de kayınbabasının erkeklik uzvunu tekrar ağzına almış döllerini yutuyordu. Hepimiz sakinleştikten sonra son yarım saattir yaşadıklarımız hakkında konuşmaksızın hiç birşey olmamışçasına iyi geceler dileyerek odamıza gittik.













