Ozbilendikv2
Sonra seni ne kadar sevdiğime şaşırırsın belki, Belki şımarırsın, Belki şımardıkça azalırsında belli olmaz benim sağım solum. Şımarır mısın? Aşk şımartır mı seni? Kimi şımartmamış ki
Şımar zaten beni ipleme her haline şiirim ben..
The Stonewall Inn
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Phantogram Three
🩵 avery cochrane 🩵

@theartofmadeline
todays bird
Cosimo Galluzzi
noise dept.

Jar Jar Binks Fan Club
h
🪼
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
d e v o n
KIROKAZE

if i look back, i am lost

Game Changer & Make Some Noise
One Nice Bug Per Day

Product Placement
cherry valley forever
seen from United States
seen from Singapore

seen from Panama
seen from New Zealand

seen from India

seen from Jamaica
seen from France

seen from United Kingdom

seen from Bangladesh

seen from United States
seen from Iraq

seen from South Korea
seen from United States
seen from Vietnam

seen from United States

seen from Ukraine

seen from China
seen from Switzerland
seen from Malaysia
seen from Kenya
@kahperuj
Ozbilendikv2
Sonra seni ne kadar sevdiğime şaşırırsın belki, Belki şımarırsın, Belki şımardıkça azalırsında belli olmaz benim sağım solum. Şımarır mısın? Aşk şımartır mı seni? Kimi şımartmamış ki
Şımar zaten beni ipleme her haline şiirim ben..

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Yazdıklarımı asla dönüp okumuyorum, düzeltme yapmıyorum.
Baştan aşağı hatayım, düzelecek bir tarafım yok.
Hiç bir zaman burada olmasan dahi her zaman buradaydın.
Ama ben seni bu gece öldürdüm, nefesini hissetmeyi bile beklemeden. Tüm nefretimi döktüm satırlara, her bir harf birer bıçak gibi deldi geçti etini…
Kimisi cinayet desin buna , bense nefsi müdafa… Biraz daha yaşasaydın sözlerinle tenimde, ben ölürdüm.
Adı ne olursa olsun…
Ben seni öldürdüm.
Bi puzzle parçasıyım evet, herkes gibi... ama hiçbi boşluğa tam oturamıyorum neden...
Gerçekten sorunu hep dışarda aradım senelerce ama belki de sorun bendedir...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Yalnız mısın?
Hayır
Napiyosun
Birikiyorum, yaşıyorum aynı zamanda
Ozbilendik.
Bok var sanki her gün düşünüyorum ben Kafamdakilere kaç gündür kuruluyorum benÇok anlam arıyorum evet hep bölünüyorum sen ...
Dudaklarının arasından sızan nefesin tenime değdiği an cenneti yaşatırdın ya bana... şimdi istiyorum ki dudaklarından süzülen her nefesin ciğerlerini parçalayarak çıksın göğüs kafesinden.
Sana bitti demekten yorulsa da dilim, kalbim bir an bile vazgeçmemiş adını tıklatmaktan...
Sen bu oyundaki en güzel kedi olabilirsin belki bende en aptal fare ~

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
.
Çok zaman oldu yazmayışım, aslında düşünmeyişimden belki de hissetmeyişimden hiç bir şeyi. Kurallara uygun yazamıyorum ben hala kurallara uygun yaşamayı bilmediğim gibi belki de ondandır hayatıma giren en güzel mucizemin normların altında ezilmesi...
Bi’ adam sevdiğimi sandım belki de adamı farklı tanıdım bilmem. Belki de sevgi sandığım şeyi hiç yaşamadım yada yaşadığım şeyler sevgi denen şeyin son kırıntılarına kadar harcadı, bilmem.
Ne güzel sevmiştim bazı adamları en masum hallerimde... Şimdiyse dönemiyorum o güzel ben’e...
Ve ben en yakın arkadaşımı 5 dakikalık zevk seviyesine taşıdığım ilişki yüzünden kaybettim~
696
Bazen düşünüyorum da fazla yaşlıyım her şey için, fazla da genç.. Tahammülüm yok hata yapılmasın ve ben sinirlendiğimde biri beni kucağına alıp saatlerce kaprislerim dinene kadar sevsin istiyorum...
Herkesin sorunları için koşmaktan yorulmuş olan ben biraz olsun pohpohlanmak istiyorum belki ama inan ben sadece gerçekten dinleyen kulaklara da razıyım. O kadar büyük hayallerim varken o kadar küçük sebepler yetiyor ki mutlu olmama bazen diyorum ya fazla yaşlıyım ve fazla da genç...
Birini sevsem ve gitse, gidişini olgunlukla karşılayacak kadar yaşlıyım aslında ama basit sebeplerle kovacak kadar da çocuk.
Bir varmış bir yokmuş~
Bitti ya?
Bitmiş mi harbiden?
Bitmiş bitmiş...
Bir varmış bir yokmuş cümlesi kadar kısacık sürmüş ama en az o cümle kadar çok şey barındırmış içinde ama her cümle gibi, her yaşam gibi, her şey gibi bitmiş bu da.
Çok gelişigüzel başlamış bir o kadar da gelişi güzel bitmiş, sahi neden bitmiş?
Düşüncesizlik, saygısızlık koskoca bir sevgiyi hiçe sayıp onca geçen seneyi düşünmeden denize atmaya değer miymiş? Değmemeli ama bu yüzden bitmiş. Kadının kalbi çok kırıkmış, çok yaralıymış hatta kibarlık yapmaya bile gerek yok hurdaymış ama yine de alıcı bulmuş ya kendine.. Zaten zoru zoruna atmayı çabalarken en ufak bir şeyde tuz buz olmuş, paramparça etmiş kadının ruhunu belki ama yine de bitmiş.
Her masalın sonu güzel biter iki kişi için ve en az bir kadın için olabilecek en kötü sonla sonuçlanır. Belki de bu masalda ki prenses değildi o kadın şu kötü cadıydı. Hani kimsenin duygularını veya yaptığı kötülükleri önemsemeden sevmediği şu cadı var ya? Hah tam da ondan bahsediyorum. Hangi masalda anlatılır o cadının nasıl o hale geldiği, neden bu kadar kötülükle dolup taştığını veya neden insanları incittiği? Bu masalda da anlatılmamış ve cadı yine kötü kalmış.
“ Sahi mutsuz olduğumdan yakınıp duran ben, aşkın kelime anlamını seninle öğrendiğim gibi mutsuzluğun bu denli acıttığını da seninle öğrendim.”
Kısaca özetlersek... Bir varmış bir yokmuş.. Zamanında diğer tüm bebekler gibi gözlerini tertemiz kalbiyle açan bir bebek varmış. Ailesinin tek kızıymış ve ailesi onu çoook severmiş. Sonrasında büyümüş bu kız... Bir gün olmaması gereken bir yerde olmaması gereken bir zamanda bulunmuş ve kötü iki adam ona zarar vermiş - Bilirsin masallarda sikmek diye bir tabir olmaz-. Bir saat belki iki saat genç kıza kötülük yapmış bu adamlar hemde o gün kızın doğum günüymüş. Sonra onu orada öylece bırakıp yollarına gitmişler. Bu kız ağlamış, ağlamış o kadar çok ağlamış ki en sonunda göz yaşı damarları kurumuş. Kimseye anlatamamış kimseye söylememiş gel zaman git zaman bu olay tamamen unutulmuş. Ama o kötü adamlar o gün o kızın içine kötü bir büyü yerleştirmiş. Kız kimselere güvenemez, kimseleri sevemez olmuş. O kadar garip bir kıza dönüşmüş ki her insanın duygularıyla oynamaktan keyif alır olmuş... Zamanla kalbine yerleştirdikleri bu karanlık büyü onu ele geçirmiş ve kötü bir cadıya dönüşmüş...
Günün birinde uzak diyarlardan bir prens gelmiş o kıtalara, cadıyı görmüş. Bir şekilde beğenmiş bizim cadıyı prens. Gel zaman git zaman bu ikisi her şeyi birlikte yapar olmuş tabi prensin olmadığı zamanlarda cadı yine cadılığını yapıyormuş. Yine prensin uzak diyarlardan gelip cadıyı ziyaret ettiği bir gece, ikisi yine dertleşiyorlarmış. Birden, ay ışığı prensin yüzüne çarpmış ve cadı kalbindeki karanlığın silindiğini bir anlığına hisseder gibi olmuş. Öyle bir ışıkmış ki o ışık cadı bir farklı bakmış prense o gece... O zamana dek bu kadar güzel olduğunu fark edememiş meğerse. Masal bu ya, o gece prens de aynı duygularla sarmalanmış ve cadıya aşık olmuş.
Bir gün cadı prensin yanına gitmek için kulubesini terk etmiş, sepetinin içine türlü türlü meyveler ve sevgisini katarak yaptığı yemekleri doldurmuş. Gittiğinde ne görsün, çok sevdiği o yanında ayılıp bayıldığı prensi başka bir kadınla konuşmakta. Delirmiş tabi cadı, o kalbindeki karanlık yine kaplamış ruhunu gözü dönmüş atmış elindeki türlü hayalleriyle sarmalayarak hazırladığı sepetini. Gitmiş yanlarına, prens bakmış göz ucuyla cadıya konuşmaya devam etmiş yine diğer kadınla. Usulca cadı terk etmiş orayı, prens fark etmemiş...
Masal bu ya? Cadı cadılığıyla kalmış, prens prensliği ve mutlu sonlarıyla... Bir varmış bir yokmuş yani, bir cadı varmış aşık olmuş, üzülmüş, incinmiş ve hatta sabahlara kadar ağlamış ama kimsenin umrunda olmamış...
♀▲♂
Bazı insanlar ağızda sonsuza kadar sürecekmiş gibi bir tat bırakır dudaklarında bazısı da ruhuna işler sonsuz bir gece gibi.
Ben tatlıları seven bir kadın olamadım asla, geceyi sevdim, ay ışığı ile yıkadım tenimi~
Ve bir adam tanıdım bundan çok zaman önce... Sevişmedik belki hiç, dudaklarımız bile yakınlaşmadı birbirine ama ruhlarımız biz farkında olmadan çok kez birleşmişler ben bile farkına varamadan... Ve öyle bir anda , öyle bir gecede tam da ben uçurumun kenarındayken gecenin karanlığında ay ışığı onlarca insan içinde onu parlattığı an ben duygularımın dudaklarımdan akıp onun dudaklarına ulaşmasına engel olamadım...
Adam kadının güzelliğinin derinlerinde yatan karanlığı gördü o an, kadınsa adamın karanlığının altında yatan o eşsiz güzelliği~

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
~ O günlerimde şayet Leo olmasaydı kesin intihar ederdim sanırım...
Demiştim.
Düşününce ederdim ya sahi, yanımda olduğunu bildiğim insanların varlığı bile içimdeki yalnızlığı bir gram silmezken onun küçük patilerine tutunarak düşmemiştim onca zaman. Şimdi düşüyorum ve tutunabileceğim her el gözüme o kadar uzak.. O kadar gücüm yok... Tutarsam dökeceğim yaşların açıklamalarını yapmaya mecalim yok...
Yaşam ve göz yaşları güçlü olan insanlara özgü şeyler, vazgeçiş ve gülümsemeler ise benim gibi güçsüz olanların. Ağlamaktan bile utanmak ne demek bilmiyorsun değil mi, bilme...
Denizi hep çok sevdim, özellikle geceleri. O karanlık hep beni çekti kendine, çocukken de çok atlamıştım geceleri denize biliyor musun? Belki bazı şeyler eninde sonunda bir yere varıyordur ve o varılacak yere taa doğuştan çekilmeye başlarız... Benimki de böyledir belki...
Bir de, inan. Hayatta hiç bir şey tesadüf değildir. Ben o cümleyi kurduğumun ertesine Leo beni bıraktıysa belki de olması gereken budur. Hepimizin son kullanma tarihi var ve benimki geçeli çok oluyor...
Bozulmaya başlarken bile belliydi çok sürmeyeceği, yiyecekler bozulunca nasıl kokuyorsa insanlar da kokuyor inan bana. Nefret ve öfke kokuyor buram buram. Sadece burnunun iyi koku alması gerekiyor. Ötesi yok...