"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Andulka

@theartofmadeline
Misplaced Lens Cap
sheepfilms

★
h
NASA
tumblr dot com

tannertan36
todays bird

JVL

hello vonnie

izzy's playlists!
KIROKAZE
Sade Olutola

ellievsbear
One Nice Bug Per Day

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from Türkiye

seen from Australia

seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States
seen from Italy
seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Switzerland
seen from United States
seen from Germany
seen from Germany
@evlicennet-blog

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Gerdek Yardımı
İki erkeğin gözleri üstümdeydi. Açmadan önce bir an durup onlara baktım, hadi der gibi başını salladı Ali abi… Kocam da ondan farksız… Karısı elin adamının önünde çıplak kalsın diye merak ve heyecanla sikini kaldırmış bekliyor pezevenk kocam…
Balayı süitinin geniş mi geniş yatağında sırt üstü yatıyordum gecenin bir yarısı… Gözlerim tavanda… İçim sıkılıyor… Bıkkın vaziyetteyim… Üç gün önce düğün öncesi büyük umutlarla her yerini temizlediğim, misler gibi pırıl pırıl yaptığım körpe genç kız bedenim çarşafın altında çırılçıplak uzanıyorum…
Balayı süitinin geniş mi geniş yatağında sırt üstü yatıyordum gecenin bir yarısı… Gözlerim tavanda… İçim sıkılıyor… Bıkkın vaziyetteyim… Üç gün önce düğün öncesi büyük umutlarla her yerini temizlediğim, misler gibi pırıl pırıl yaptığım körpe genç kız bedenim çarşafın altında çırılçıplak uzanıyorum…
Yanımda Ekrem, benim iki günlük kocam da aynı durumda… Başımı çevirip baktım, onun da gözleri tavanda… Benim baktığımı hissetti, göz göze geldik. Bir yıllık nişanlım, iki günlük kocam da olsa bir erkekle birlikte aynı yatakta çırılçıplak olduğum geldi aklıma yine… Hafif aşağıya kayan ve dimdik göğüslerimden birini açıkta bırakmış bembeyaz otel çarşafını boynuma kadar çekiştirdim refleks olarak, göğüslerimi onun gözlerinden sakladım. Yüzüm kızarmıştı utancımdan… Sevgiyle baktı bana, çarşafın üzerindeki elimi okşadı. -“Ne yapıcaz Gül?” dedi suçlu suçlu, çarşafın altında dimdik duran göğüslerimden zorlukla yüzüme çevirdi bakışlarını… İki gündür uğraşıyorduk bu otel odasında… Hala bakireydim. Her denememiz başarısız olmuştu. Çarşafın altında iki çıplak, birbirimize sarılıyor, öpüşüyorduk. Önündeki sertlik bacaklarımda, kalçalarımda dolaşıyor, istekle batıyordu bedenime…
Biraz tansiyonumuz yükselince denemeye girişiyor, bacaklarımı aralıyordum, kocam üstüme çıkıyordu. Araya girip sertliğini kukuma batırmaya çalışıyor, zorluyor, zorluyor, bir türlü olmuyordu. O sertlik içime girmiyordu. Canımı yakıyordu.
Ben canımın acısıyla “ayyy…” diye bağırıp bacaklarımı kapatmaya çalışıyordum kendimi koruma içgüdüsüyle… Ben bağırıp durdukça, bu kez onun sertliği yumuşuyor, kalakalıyordu. Hışımla cevap verdim sorusuna, -“Bilmiyorum Ekrem…” dedim. “İlk defa evleniyorum. Sen bana dokunan ilk erkeksin. Senin bilmen gerek ne yapılacağını…” Ezilerek yanıtladı beni, -“Dedim ya sana aşkım… Bir kere arkadaşlarla geneleve gittim, onda da ne olduğunu anlamadan kadınının içine boşalıverdim. Nasıl kaçacağımı bilemedim oradan… Bir daha da bir kadının elini bile tutmadım. Ta ki seninle nişanlanıncaya kadar… Hem o kadınla sen bir misin? Kıyamıyorum sana… Sen acıyla bağırınca canın yanıyor diye kalakalıyorum. Ne istek kalıyor, ne bir şey…” -“Ama nişanlıyken öpüp duruyordun beni? Sıkıştırıyordun mutfakta, sinemada, her fırsatta okşuyordun ya… Babamlar yokken bizim evde seviştiğimiz günü hatırlasana… Ne kadar istekliydin…” Dönüp yüzüme baktı. -“Evet, hatırlıyorum. Ama bir şey yapamamıştık. Sen, “şimdi olmaz, nikâhtan sonra” diye tutturmuştun o gün, bana engel olmuştun.” -“Keşke engel olmasaydım o zaman, nişanlıyken yapsaydık bu işi… Bak şimdi, uğraşıp duruyoruz. O zaman yasaktı, şimdi imzayı basınca her şey serbest, bu kez biz yapamıyoruz Ekrem… Bıktım artık aşkım… Sen de bıktın biliyorum…” Sarılıp öptü beni, -“Seni seviyorum aşkım. Bıkmak ne demek? Ama kendimi beceriksiz hissediyorum senin yanında, bu işi beceremiyorum diye…” Beceriksizdi evet, kesinlikle beceriksizin tekiydi bu konuda… Ama söyleyemedim bunu yüzüne… Başka kadınlarla düşüp kalkmaması, benim gibi kendini evleneceği insana saklaması iyi bir şey mi, kötü bir şey mi bilemedim ki…
Ben ondan daha berbattım bu konuda… Bir kere komşunun oğlu sıkıştırmıştı bahçede, bir kere de okulda sınıf arkadaşım… Telaşla öpmeye çalışmışlar, biri eteğimin altına daldırmıştı elimi… Oğlan külodumun üstünden kukumu avuçlayınca neye uğradığımı şaşırmış, tecavüz edecek diye korkuyla bahçeden zor kaçmıştım. Kız oğlan kızdım. Kocam kızlığımı alırken canım çok yanacak diye ödüm patlıyordu. Ne hikayeler duymuştum bu konuda… Hastanelik olanlar, kanaması durmayanlar, dikiş atılanlar…
Ah o namus kumkuması annem… Oğlanlarla fingirdemeyeyim, adım kötüye çıkmasın diye diye beynimi işlemişti. Gözümü öyle korkutmuştu ki benim… Oysa filmlerde ne kadar rahattı insanlar… Öpüşüyorlardı, sevişiyorlardı, neler neler yapıyorlardı… Aklı eren kızların eline prezervatifi verip oğlanın yanına aileleri yolluyordu yabancı filmlerde… Evlendiğinde sıkıntı çekmesin kızımız diye… -“Hadi uyuyalım aşkım… Yarın buluruz bir çaresini… Sabah olmak üzere, gözlerin kapanıyor senin de…” diyerek başucumuzdaki apliğin ışığını kapattı. -“Keşke bize bir yol gösteren biri olsaydı… Esk**en yengeler filan olurmuş, anlatırlarmış ne yapılacağını…” diye fısıldadım karanlıkta… Bir süre tavana yatarak baktım. Ekrem yanımda ağır ağır nefes alıyordu. Uyumuştu hemen… Benimse gözümde uyku yoktu hiç… Yabancı bir otel odasında, bir erkekle birlikte aynı yatakta yatıyordum. Hem de çıplak vaziyette…
Genç kızlık hayallerimdeki gibi… Kocamla yataktayız sonunda… Ama hala genç kızdım. Eve dönünce ne anlatacaktım, ne söyleyecektim? Ya olmadı diye beni bırakırsa kocam? Dönüp baktım karanlıkta… Sırtüstü yatmış, ağzı açık uyuyordu yorgun argın… Sanki bir şey becermiş gibi… Bırakır mı gerçekten? Ama suç bende değil ki… Erkek olan o… Kasıklarımda bir yanma… Elimi uzatıp tüysüz kasıklarımı okşadım. Ürperdim bir anda… İçimde bir kıpırtı… Parmağımı bastırdım. Klitorisim sertleşmiş. İstiyor… Salak diye kızdım kendime… İstiyorsun işte… Kocan becersin diye ölüyorsun. Bırak girsin içine, iki dakika dişini sık, ne diye kasıyorsun kendini, bıçak batırmış gibi bağırıyorsun…
Uyuyakalmışım sonunda… Rüyamda alt alta üst üste sevişiyoruz kocamla… Sertliği gidip geliyor içimde… Erkekliğini acımasızca amıma batırıp çıkarıyor. Her yanım kan… Yatak kan… Siki kanlı bir hançer gibi batıyor amıma…
Sabah uyanınca kahvaltıya indik. Suratlarımız bir karış ikimizin de… Gülemiyoruz ki… Bir şey becerememişiz. Hiç de balayı çiftine benzemiyoruz. O gün öylesine geçti. Havuz başında eğlenen, gülen insanlar, denize gidenler, göğüsleri meydanda, üstsüz gezen yabancılar… Otelin müdürüydü galiba, bize çok yakınlık gösteren Ali abi geldi yanımıza, masaya oturdu, halimizi hatırımızı sordu. Yakışıklı, uzun kabarık siyah saçlarını at kuyruğu yapmış, bizden beş altı yaş büyük bir adamdı.
İki günde aileden biri gibi olmuştu. Sürekli ikramlarda bulunuyor, garsonlar devamlı onun gönderdiği yiyecek, içecek bir şeyler taşıyordu. Otelin balayı çiftlerine özel uygulamasıymış dediğine göre… Biz onu, o bizi çok sevmiştik. Hele Ekrem’le bayağı samimi olmuşlardı. Sık sık bir araya geliyor, sohbet ediyorlardı. Kafa adamdı. Bana bakarken yakalıyordum sık sık… Ama aldırmıyordum onun bakışlarına… Alışmıştım artık…
Erkeklerin yiyecek gibi bakmaları, laf atmaları alışkın olduğum şeylerdi hep, hoşuma bile gidiyordu… Şimdi de Ali abinin cin gibi gözleri üzerimizde, sirke satan suratlarımızda dolaşıyordu. Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu hemen anlamıştı halimizden… -“Ne oldu çocuklar? Yüzünüzden düşen bin parça… Otelimizden memnun değil misiniz yoksa?” diye ağzımızı aradı.
Kem küm ettik. Ekrem yüzüme baktı, ben gözlerimi kaçırdım. Ne diyeyim ki şimdi? Ekrem bana soran, izin isteyen gözlerle, -“Yok Ali abi, otelden çok memnunuz, çok güzel de…” diye kekeledi. “Bizim bir sorunumuz var, nasıl anlatsam…” Yüzüm kıpkırmızı oldu bir anda… Gözümü tabağıma diktim. Gerdek öncesi yol gösteren yenge derken, sorunumuzu Ali abiye mi anlatacaktı yoksa kocam? Aklıma gelen başıma geldi. Kocam kesin kararlı bir tavırla ayağa kalktı, Ali abiye, -“Abi, iki dakikan var mı? Şu köşede baş başa konuşalım biraz…” dedi. Kalktılar, restoranın köşesindeki en dip masaya geçtiler, baş başa konuşmaya başladılar. Gözümün ucuyla baktım. Bir yandan konuşuyorlar, bir yandan bana bakıyorlardı. Yanaklarım utançtan yanıyordu sanki… Hay şeytan… Aptal kocam, beni beceremediğini elin adamına anlatıyordu.
Ali abi de ona bir şeyler anlatıyordu gördüğüm kadarıyla, baş başa vermişler, fısır fısır konuşuyorlardı. Sonra kocam kalktı, yanıma geldi. Yüzüme bakamıyordu, onun da yüzü kızarmıştı. Neler konuştular, neler duyduysa artık… Elimden tutup kaldırdı, -“Gel Gül, odamıza gidelim.” dedi.
Ses çıkarmadan, bir şey sormadan kalktım. Niçin gittiğimizi biliyordum ki… Kocam Ali abiden dersini almış, uygulamaya gidiyorduk. Asansörde ne anlattığını sordum. Uzun uzun anlatmış kocama, bana tekrarlamadı, kısa kesti. Odaya gidince görecekmişim. Olmadı. Kocamın talimatlarıyla o beni soydu, ben onu soydum. Çırılçıplak duşa girdik. Birbirimizi köpüklerle yıkadık, her yerimizi okşadık. Kurulanıp yatağa gittik. Öpüştük, koklaştık. Eğilip bacaklarımın arasına başını gömdü. Diliyle kukumu yalamaya çalıştı. Biraz utanıyor, biraz çekiniyor, korkuyordum çokça… Dilinin ucunu klitorisimde hissedince biraz aşka geldim sanki… İçimde bir şeyler kıpırdar gibi oldu.
Yine bacaklarımın arasına girdi. Erkekliği sertleşmişti. Baktıkça utanıyordum elinde tuttuğu şeye… Tutup mor renkli başını kukuma sürttürdü. Bende yine o korku, irkilme, çekinme duygusu yükseldi iyice… İstemsizce kasıldı tüm vücudum…
Uğraştı, uğraştı dakikalarca, bir türlü benim kasılmamı aşamadı. Sonunda bir iki saat geçti, beyhude çabaları sonuç vermedi. Yoruldu, serilip kaldı yanıma…
Biraz dinlendik. İki beceriksiz kalkıp giyindik. Sessizce öğle yemeği için restorana indik. Ali abi bizi görünce yanımıza geldi. Soran bakışları üstümüzdeydi. Ekrem’e, -“Nasıl oldu çocuklar?” diye fısıldadı. Ekrem başını iki yana salladı utançla… -“Olmadı Ali abi…” dedi sıkıla sıkıla… “Dediğin her şeyi yaptım ama… Ya, nasıl söylesem… Şeyy… Çok dar, Gül de kasılıyor, bir türlü girmiyor…” -“Tamam koçum… Siz oturun, yemeğinizi yerken ben bir çare bulurum” dedi Ali abi, yanımızdan ayrıldı. Biraz sonra yanımıza geldi. Elinde bir kreme benzer tüp vardı. Kocama uzattı, -“Bakın, bu yağlı, özel bir krem, kayganlaştırıcı… Bu tür cinsel sorunlar için özel yapılmış.” dedi.
Benim yüzüm kıpkırmızı oldu yine… Elindeki krem kullanılmıştı, kim bilir hangi kadınla kullanmıştı elindeki şeyi… Benim kızardığımı görünce rahatlatmak için atıldı.
-“Sakın ha Gül, utanmana gerek yok. Herkesin başına gelebilir böyle şeyler… Ekrem, sen bunu penisine iyice sür, sonra yavaş yavaş eşinin içine girmeye çalış. Mutlaka faydası olur. Sen de biraz rahat ol Gül… Sıkma kendini… Kocana yardımcı ol biraz… Her kadın bunu yaşıyor, bu kadar korkmana, kendini kasmana gerek yok yavrum…” Sonuç yine hüsran… Yemeği bitirmeden kalktık, odaya çıktık. Ekrem Ali abisinin verdiği kremi aletine sürdü iyice yedire yedire, ben çarşafın altında çırılçıplak yatakta yatarken… Sonra yanıma geldi. Beni öpmeye çalışırken kaygan, kremli erkekliği bacaklarıma sürtünüyordu.
Bir iki acemi öpüşten sonra heyecanla bacaklarımı araladı. Girmeye çalıştı. Ben yine aynı vaziyet… Uğraştı, etti, yine olmadı. Sinirle kalktı, duşa gitti. O giyinirken ben yağlanmış bacak aramı temizledim duşta, çıkıp ben de giyindim. Aşağıya indik.
Elimi bile tutmuyordu kocam… Beni suçladığı öylesine belliydi ki… Bense sessizce, utançla yan yana yürüyorduk. Ali abi karşımıza çıktı bahçede… Ekrem, -“Olmuyor abi, bir türlü olmuyor…” dedi. “Balayı bitti, yarın gidiyoruz. Babamlarla aynı evde oturucaz. Yatak odamız üst katta, onlar alt katta… Biz bu otel ortamında bu işi yapamazsak, evde ailelerimizin yanında hiç yapamayız. Gül şimdi yaptığı gibi her denememizde bas bas bağırırsa başımıza toplanırlar, karımı kesiyorum diye… Bizim için hiç iyi olmaz bu durum… Mutlaka burada halletmemiz lazım abi… Yoksa sonumuz kötü…” Ağlayacak gibi olmuş, sürekli konuşuyordu. Gözleri dolmuştu. Benim de ondan farkım yoktu. Kendimi suçlu hissediyordum bir de… Ali abi halimize üzülmüştü. Başını iki yana salladı. -“Hay Allah, ne yapsak bilmem ki… Şimdiye kadar çoktan bitmesi lazımdı ama… Neyi eksik yapıyorsun Ekremcim, bilemedim.” Kocam bir bana baktı, bir adama… -“Abi, bir şey dicem ama…” Hala yüzüme bakıyordu. Sonra bakışlarını kaçırdı. “Sen artık yabancımız değilsin abi… Ne olur, bize yardım etsen… Bizimle odaya gelip bize yardımcı olabilir misin?” Şaşırıp kaldım. Ali abi de hayretle bakıyordu, o da şaşırmıştı. Ben utançla yüzümü yere eğdim. Neler söylüyordu bu kocam olacak adam böyle… Ama bir yandan da hak veriyordum. Öyle çaresiz bir durumdaydık ki… Mantık falan hak getire… Bir şey düşünemiyordum artık… -“Siz bilirsiniz çocuklar… Ben her türlü yardımcı olmaya hazırım da… Bu şekilde olunca… Bilemedim… Sen ne diyorsun Gül? Kocanla aynı fikirde misin?”
Cevap veremedim bile… Kocam atıldı hemen, benim suskunluğumu evet olarak algılamıştı… Hem adama, hem bana bakıyordu anlatırken, onay istercesine… -“O da bıktı artık abi… Sen hem bizim abimizsin, hem de bir yabancısın. Şu işi yardımınla bir halledelim, nasıl olsa seni bir daha görmeyeceğiz. Öyle değil mi Gül? Abi, ne olur yardım et bize…”
Ali abi bir müddet sesini çıkarmadan durdu, bize, özellikle bana baktı. Sanki bir kez daha düşünmemiz için zaman tanıyor gibiydi. Sonra da elindeki anahtarlıktan bir anahtar çıkartıp kocama uzattı. -“Tamam koçum. Üzmeyin kendinizi… Bakın ne yapalım… Bu anahtarı al sen… Otelin yan tarafında benim kaldığım müstakil müdür lojmanı var, biliyorsun, anlatmıştım sana… Siz oraya gidin. Bütün ev emrinize amade… Personel temizleyip toparlamıştır bu saatte… Evin banyosu, barı, yatak odası, kendi eviniz farz edin, istediğiniz gibi kullanın. Ben işlerimi halledeyim, bir iki saate kadar yanınıza gelirim. Siz beni bekleyin.” dedi Ali abi, yanımızdan ayrıldı. Kocama, -“Nasıl yaparsın Ekrem?” diyebildim. “Elin adamı odamızda… Bizim yanımızdayken… Nasıl sevişiriz? Kıskanmaz mısın? İlerde başıma vurmaz mısın? Bunu isteyen sensin, bak, sonra beni suçlama bunu yaptığımız için…” Elimi tuttu, -“Aşkım, seni çok seviyorum. Ama halimizi de görüyorsun. Kıskanacak halimiz mi kaldı? Ali abiye durumumuzu anlatırken sen de duydun. Dediğim gibi, bu işi mutlaka bu otelde bitirmemiz lazım… Ali abi bizi seviyor, yardımcı olacak mutlaka… Bak, evin anahtarını bile verdi adam… İnsan sevmediğine verir mi evinin anahtarını? Sen yokken bana neler anlattı neler… Bu otelde ne kadınlar geçmiş elinden… Ne yerlisi kalmış, ne yabancısı… Bizim gibi acemi değil ki… Problemimizi çözerse o çözer… Hadi uzatma, gel gidelim, o gelene kadar hazırlanalım.”
İçimden gülmek geldi. Anlaşılan, benim kocam saftı biraz… Daha dün tanıştığımız Ali abisi bizi seviyormuş da, evinin anahtarını vermiş de… Sever tabi… Evinin anahtarını verir elbet… Geldiğimizden, tanıştığımızdan beri kedi ciğere bakar gibi bakıyor adam bana… Yirmi yaşında bakire l****ayım. Çarşıda pazarda laf atan abazaların dediğine göre, “Ufff… Taş gibi”yim. Adım attıkça her yerim ayrı titriyor. Kalçalarımın diri yuvarlakları yürürken birbiriyle itişiyorlarmış, öyle diyorlar. Sütyen gerektirmeyen memelerim ayva gibi büyük, fakat dimdik, altında kalem durmuyor, bizim deli kızlarla yalnız kaldığımızda denemiş, yarışmıştık hatta hangimizin memeleri daha dik diye… Yüzümün güzelliğini, tenimin duruluğunu, incecik belimi, bacaklarımın uzunluğunu da ekle bunların üstüne… Ali abi bunların hepsiyle yatağa girecek. Kocamla ikimiz bir şeyler yapmaya çalışırken, yanımızda durup bize tarif edecek… Canlı seks filmi… Elbette sever bizi, evinin anahtarını verir… Hay benim beceriksiz kocam hay… Hay benim saf kocam hay…
Ne diyeyim… Çaresiz kocamla beraber el ele otelin yan tarafındaki müstakil villa tipi lojmana gittik, anahtarla kapıyı açıp girdik. Her şey çok güzeldi, mobilyalar, lüks eşyalar… Kocam perdeleri kapatırken ben banyoya gittim, soyundum. Jakuzili lüks bir küvet vardı banyoda… Küvetin içinde güzel bir duş aldım. Kokulu parfümlü şampuanlarla yıkandım. Beni bekleyen geceye hazırlandım uzun uzun… Banyoda işim bitince bornoza sarınıp çıktım. Ali abi gelmişti bile… Kocam adamı içeriye almış, heyecanla benim çıkmamı bekliyordu. Koltukta oturuyorlardı ikisi de, ellerinde viski bardakları… Ne yapacağımı bilemeden önlerinde dikilip kaldım. Kocam, -“Abi, sen bizi bu dertten kurtar. Bize göster nasıl yapıldığını, öğret… Olmadı sen de bize katıl… Yeter ki bu iş bitsin artık…” dedi çaresizce… Ali abinin gözleri üzerimdeydi. -“Tamam çocuklar… Hiç acele etmiyoruz. Vaktimiz bol. Yerimiz müsait. Yeter ki dediklerimi, gösterdiklerimi eksiksiz yapın siz… Bana güvenin, tecrübe konuşuyor burada… Siz hiç merak etmeyin… Otursana sen de Gül…” dedi karşısındaki koltuğu işaret ederek… Ortadaki sehpanın üzerinde bir buz kovası, içinde boynu yaldızlı bir şişe, sanırım şampanya… Şişenin mantarını açıp ayaklı bir kadehi doldurup bana uzattı. Elimi uzatıp aldım, parmakları parmaklarımı okşadı kadehi verirken… Ürperdim. Ali abi elindeki kadehi havaya kaldırdı, bizim bardaklarımıza tokuşturarak, -“Hadi bakalım, başlamadan birer kadeh parlatalım beraber, rahatlayalım biraz… Hadi şerefinize…” diyerek elindeki bir iki parmak buzlu viski dolu kadehi bir yudumda bitirdi. Biz de onu taklit ettik. İlk kez içki içiyordum. Şampanyanın tadı hoşuma gitti. Kabarcıklar genzimi gıdıkladı. İki erkek ısrar kıyamet, kadehi bitirmem için teşvik ettiler. Gülerek sonuna kadar içtim. Birer kadeh daha doldurdu hepimize Ali abi… Birer kadeh daha yudumladık. Başım dönmeye başlamıştı hafiften… Koltukta bacak bacak üstüne atmış, üstümde sadece kısacık bir bornozla oturuyordum önlerinde… Ali abinin gözleri üstümdeydi. İnce bornoz kumaşının sardığı biçimli vücudumda, kısa bornozun eteğinin açıkta bıraktığı, tertemiz, ışıl ışıl parlayan bacaklarımda dolanıyordu bakışları… Sonunda kadehli eliyle işaret etti, -“Gül, ayağa kalkar mısın güzelim?” dedi. Elimde kadehle kalktım. “Şu bornozu indir bakalım önce, güzelliklerini görelim…” dedi. Kocama baktım, parlayan gözlerle bana bakıyordu. Utançla kıvranarak, -“Yapamam abi… Kocamın yanında bile soyunmaya çekiniyorum. Hele sen varken…” diyebildim. -“Bak güzelim… Bak bebeğim… İlk dersimiz bu zaten… Siz artık karı kocasınız. Birbirinizden utanmak, çekinmek olmaz. Çırılçıplak birbirinizi göreceksiniz, coşacaksınız, sevişmek isteyeceksiniz, canınız seks yapmayı çekecek… Soyunmadan nasıl sevişmeye çalışıyorsunuz siz bakalım?” Kocam şikayetçi bir sesle, -“Hep çarşafın altında abi… Gece karanlıkta, ışık sönükken…” -“Olmaazz… Eğer mutlu olmak istiyorsanız, kaç göçü, utanmayı, arlanmayı unutacaksınız. Ah Gül… Sen öyle güzelsin ki Gül… Her yerin harika, taş gibi… Ben olsam utanmayı bırak, bu güzellikleri etrafa göstermek için bahaneler yaratırdım. Kocanın yerinde ben olsam otelin havuzunda, deniz kenarında seni üstsüz gezdirirdim bu dipdiri, harika güzel göğüslerinle… İnsanlar güzel görsün diye… Hadi, bırak utanmayı da, soyun güzelim…” diye ısrar etti adam… Uzanıp elimdeki boş şampanya kadehini alıp sehpaya bıraktı. Bu kadar iltifattan, pohpohlamadan sonra bana da bir cesaret geldi. Saçıma sardığım havluyu çıkardım. Uzun sarı saçlarımı sallayıp açılmasını sağladım önce… Bornozun kuşağını çözdüm. İki erkeğin gözleri üstümdeydi. Açmadan önce bir an durup onlara baktım, hadi der gibi başını salladı Ali abi… Kocam da ondan farksız… Karısı elin adamının önünde çıplak kalsın diye merak ve heyecanla sikini kaldırmış bekliyor pezevenk kocam… Yavaş hareketlerle, utanarak, bornozun yakasını açtım. El değmemiş memelerim meydana çıktı önce, ayva tüylü göbeğim, pırıl pırıl yaptığım üçgenim, uzun bacaklarım sırayla erkeklerin gözlerine serildi. Yüzüm kıpkırmızı, başım öne eğik, karşıya, beni izleyen erkeklere bakamadan omuzlarımdan aşağıya bıraktım bornozu… Kayıp yere yığıldı kumaş parçası… Çırılçıplak kalmıştım. Utanarak bir kolumla göğüslerimi, bir elimle önümü kapattım. Ali abi hayran hayran bakıyordu bana… O elinden çok kadın geçmiş tecrübeli adam, ben körpe bakirenin çırılçıplak vücuduna bakarken ağzı sulanıyordu. -“Ellerini de çek bebeğim… Kocan her yerini görmeli senin… Bütün güzelliklerini görsün. İştahı açılsın. Canı seni yemek istesin. Şu anda benim olduğu gibi…” Ellerimi çektim, yana bıraktım. Şimdi tüm çıplaklığımla önlerinde dikiliyordum. İki erkeğin de elleri kabarmış önlerinde, ovalayıp duruyorlardı. “Ohhh… Seni her gördüğümde seni yemek istiyorum. Bak şimdi, seni nasıl istiyorum, kendin gözlerinle gör yavrum…” Ali abi ayağa kalktı. Üzerindeki gömleği ve kotu bir hamlede çıkardı. Bacaklarının arasındaki kalın erkeklik taş gibi havaya dikildi bir anda… Güneşin altında bronzlaşmış, kılsız kaslı bedeni çok güzel görünüyordu. Kocama işaret etti, o da aynısını yaptı, kocam da bir anda çıplak kaldı. Onun beyaz, kıllı vücudunu, bacaklarının arasındaki orta boy, ince sikini ezberlemiştim iki günde… Benim ilgimse daha çok Ali abinin tek gözlü canavar gibi bana bakan erkeklik organındaydı. Kocamın incesinin yanında bu koca şey, çok haşmetli görünüyordu. “İyi ki kızlığımı kocam bozacak, kocam sikini sokacak bana… Yoksa bu kocaman şeyi nasıl alıyor kadınlar acaba” diye geçirdim içimden… Ali abi, aç gözlerini benden ayırmadan kocama seslendi, -“Eh, istersen önce ben başlayayım bari Ekrem… Önce ben bir göstereyim, sonra sen devam edersin, benim yaptığım gibi aynı şeyleri yaparsın karına…” dedi. -“Sen bilirsin abi… Başla, bildiğin gibi yap… Sana bağlıyız…” dedi kocam eliyle kalkmış sikini okşayarak… Nerdeyse ağzından salyaları akacaktı bana bakarken… Ali abi yaklaştı, beni kollarının arasına aldı. Sımsıkı sarıldı. Önündeki erkeklik organı taş gibi önüme batıyordu. Heyecandan ölmek üzereydim. Kocama öğretmek için de olsa, çırılçıplak yabancı bir erkeğin çıplak vücuduma sarılması heyecanlandırmıştı beni… Yüreğim kuş gibi, göğsümün içinde çırpınıyordu sanki… Ben de kuş gibiydim ya onun yapılı gövdesinin yanında, beni saran kaslı kollarının arasında… Eliyle çenemden tutup başımı yukarıya kaldırdı. Aralanan dudaklarımın üzerine dudaklarını bastırdı. Önce dudaklarımı okşadı dudaklarıyla, dili alt dudağımda, üst dudağımda dolandı, sonra emdi. Dilinin sıcaklığını dudaklarımda hissettim. Nefes alabilmek için aralanan dudaklarımdan dilini içeriye kaydırdı, benim dilimi okşadı diliyle… İçim gıcıklandı dilimi okşadığında… Nefesi bir hoş kokuyordu, başımı döndürüyordu. Dizlerim titriyordu kollarının arasında… Düşmemek için, yılan gibi kaymamak için ben de ona sarılmak zorunda kaldım. Bedenim ateşler içinde kalmıştı. Göğüslerim onun göğsünde eziliyordu. Uçları kabarmıştı. Karnımda, kasıklarımda yangın başlamıştı sanki… Elleri her yanımda dolaşıyordu adamın… Okşandıkça kedi gibi mırıldanasım geliyordu, bayılıyordum okşamasına, zevk alıyordum. Hayranlık dolu bir sesle, -“Oğlum, böyle fıstık gibi kızı nasıl sikemezsin sen, aklım almıyor bir türlü…” dedi kocama… Sikmek mi? Üfff… Terbiyesiz… Çok utandım. Ama aldığım zevk, utanma hissini bir anda bastırdı. Ellerim onun sırtında dolaşıyor, kaslarını okşuyordum tek tek… Kendimi kaptırmıştım iyice… -“Çok güzelsin bebeğim… Memelerin taş gibi… Gerçekten hiç ellenmemişsin… Ohhh… Füze gibi… Memelerin, götün, göbeğin, bacakların… Her yerin harika…” diye diye okşuyordu beni… “Bak koçum… Dikkatle bak bana… Ne yapıyorum, nasıl yapıyorum dikkat et… Biraz sonra sen de aynını yapacaksın ha…” Boynumu, gerdanımı öptü. Memelerimi, kabaran uçlarını dudaklarıyla, diliyle dolaştı. Ayva göbeğimi tavaf etti alçalarak… Önümde diz çöktü. Bacaklarımı okşuyor, dudaklarıyla içlerini öpüyordu. Daha rahat çalışsın diye araladım bacaklarımı… Başını önüme gömdü.
Birden ıslak ve sıcak dilini amımın yarığında hissettim. Sanki elektrik çarpmış gibi titredim bir anda… Düşmemek için omuzlarından destek almak zorunda kaldım. Yavru köpek gibi yalıyordu amımı… Şapırtı sesleri yükseliyordu. Gözlerim yarı kapandı zevkten… İçimden bir şeylerin aktığını hissettim. -“Ohhh… Çok tatlısın bebeğim… Tazecik amcığın… Tam yalamalık, öpülmelik… Ooohhh… Can suyu gibi suyunun tadı… Bal gibi… Erkeğinin ömrüne ömür katarsın sen, canımm…” diye diye yaladı beni… Dizlerim titriyordu. Omuzundan destek almak için tutunmaya çalışan parmaklarım şimdi etine gömülmüştü. Kendimi kaybetmek üzereydim. Düşeceğimi anlayınca kalktı bir anda, kollarının arasına alıp yatak odasına götürdü beni… Kocam da arkamızdan geliyordu meraklı kediler gibi…
Yavaşça odanın ortasındaki çok geniş yatağa bıraktı. Açık vaziyette çalışan klimanın serinliği vurmuş saten yatak çarşaflarını buz gibi sırtımda hissettim, ürperdim. Kocama seslendi, -“Gel sen de karının diğer tarafına uzan koçum… İki taraflı çalışıcaz karının üzerinde… Bu güzel taşbebeği zevkten kıvrandırmamız lazım… Hadi bakayım, göreyim seni…” İki yanımda iki erkek uzanmış yatıyordum. Üçümüz de çırılçıplak… Ali abi bir yanıma yaklaştı, kocam diğer yanıma… Sertlikleri iki yanımda hissettim. Erkeklikleri taş gibi, bacaklarıma, kalçalarıma batıyordu. İki yandan okşamaya başladılar. Ali abi ne yapıyorsa, kocam da kopya çeken öğrenciler gibi, aynısını yapıyordu diğer tarafımda…
İki tarafımdan birden dört tane el, iki tane dudak, dil her yerimde dolaştı uzun uzun… Gerçekten adamın dediği gibi zevkten kıvranmaya başlamıştım. Nefes alamıyordum. İlk kez orgazmı tattım o sırada… Şehvetle kasıldım, dakikalar boyu titredim. Durulunca Ali abi omzumdan tutup yana yatırdı beni, kocamdan tarafa… Kocam önden memelerimi yalıyordu, adam arkamdan boynumu, omuzlarımı, sırtımı… İnleyerek kocamın saçlarına asıldım, kendime çektim kafasını… Memelerimle yeteri kadar uğraşan kocam memelerimi bırakıp amıma indi, Ali abinin dili de sırtımı okşaya okşaya popoma geldi… Kocamın dili yarığımda, amımın dudaklarında, arasında dolanırken, arkamdaki dil de götümün deliğini yalamaya başladı. Ali abinin büzüğümde daireler çizen sıcak ve nemli dilinin ucu yalarken delirtecekti beni…
Artık zevkten inlemeye başlamıştım. Yine de kendimi sıkıyor, dudaklarımı ısırıyordum fazla ses çıkmasın diye… Hemen anladı kurt herif, -“Sıkma kendini bebeğim… Nasıl istiyorsan öyle davran… Bağır, inle, çığlık at… Müstakil ev burası… Kimse duymaz seni burada… Rahat ol… İçinden geleni yap, hissettiklerini dışarıya vur. Kasma…” Dediğini yaptım ben de… Kendimi koyverdim. Çığlık atıyordum artık… Öyle bir şehvet dalgası sarmıştı ki her yerimi… Kimse tutamazdı beni bu saatten sonra… Nasıl dayanayım? Önümde bir dil, arka deliğimde bir dil… İkisinin de elleri her yerimde… Memelerimde, kalçalarımda, bacaklarımda… İkinci kez de o sırada boşaldım. Tesbih böceği gibi kıvrılıp kaldım, kocamın başını kasıklarımda kıstırmış kasılırken, Ali abi hala arkamda minik deliğimi yalıyor, beni delirtiyordu. Daha ikinci boşalmam bitmeden, Ali abi kendine çekti beni… Önüne aldı, sırtüstü yatırdı. Ayaklarımdan tutup havaya kaldırdı, bacaklarımı omuzlarıma kadar bastırdı. Zevkten, yaşadığım orgazmlardan batak tarla gibi sulanan, dudakları şişen kukum havaya bakıyordu.
Üzerime eğildi. Amıma kocaman, ıslak bir öpücük kondurup hırsla am dudaklarımı emdi. Yine kıvrandım. Sonra da kalkıp o kalın, taş gibi sertliğiyle ıslak am dudaklarımı ezmeye, masaj yapmaya başladı. Kendimi ölecek gibi hissediyordum. İki üç gündür, gece gündüz kocam her denediğinde acıdan, korkudan bağıran Gül gitmiş, onun yerine durmaksızın, ara vermeksizin zevkten bağıran, adeta azgın dişi köpek gibi uluyan bir Gül gelmişti. Kendime, yaptıklarıma, vücudumdaki değişikliklere inanamıyordum.
Kocam da aynı şeyi düşünüyor olmalıydı. Yanımızda uzanmış, karısının bacaklarını ayırarak koca sikini karısının amına sürtüp duran elin adamını izliyordu siki elinde… Dişlerinin arasından tısladı, -“Orospuu… Neler çektirdin bana iki gündür… Şimdi zevkten bağırıyorsun. Ne farkı var benim yaptıklarımın…?” Haklıydı bir yerde… Ne farkı vardı ki? O da erkekti, şu amıma sikini sürten koca yaraklı herif de… Kocam da denemişti bunu, hem de onlarca kez… Kuru kuru, tükürükleyerek, ıslatarak, krem sürerek, kayganlaştırıcı sürerek hatta… Ne olmuştu da ben bu hale gelmiştim? Benim yerime kocamın ortağı cevap verdi, -“Kendinizi kastınız da ondan…” dedi Ali abi… “Bunu bir görev olarak gördünüz. Bir an önce kızlık zarından kurtulmak istediniz. Zevk almayı düşünemediniz heyecandan… Sen kendini kastın, Gül acıdan korktu. Doğru mu?”
“Evet abi…”
“Ama bu gece öyle mi? İkiniz de rahatladınız. Şampanyalar, viskiler içtiniz. Çakırkeyif oldunuz, gevşediniz. Sonra şu da var. Benim, bir yabancı erkeğin sizin yanınızda olması da etkiledi sizi bence… Çıplaklığımızdan tahrik oldunuz. Doğru mu Gül? Ne diyorsun…” Konuşurken hala kalın sikinin damarlı gövdesini amıma sürtünüyordu boylu boyunca… Am dudaklarımın arasında gidip geliyor, sikinin ıslak başı kabarmış klitorisimi okşuyor, beni kıvrandırıyordu sürekli…
Nefes nefeseydim… Kocam da elini uzatmış, taş gibi olmuş memelerimi okşuyor, avuçluyor, uçlarını emiyor, zevkime zevk katıyordu bir yandan… -“Evet… Evett…” diyebildim. “Bu gece… Değişik… Bambaşka… Ben… Çok zevk alıyorum Ali abi… Ekrem… Kocacımm… Ohhh… Bitiyorum… Ölüyorum zevkten…” -“Bir de içine girmeye çalışmıyorum ya… Onun için rahatsın bu kadar, kendini zevke kaptırıyorsun. Ne dersin? Gireyim mi içine? Yoksa biraz daha sevelim, okşayalım mı seni? Biraz daha uzun sürsün ister misin?” Deli gibi kıvrandım altında… -“Ohhh… Ali abiii… Ne istersen yap bana… Gir içime… Sik beni… Çok güzel yapıyorsun… Bitiyorumm… Ohhhh…” diye inledim. Bu kez kocama döndü, -“Karın sikilmek istiyor. Beni istiyor koçum… Sen ne diyorsun? Gireyim mi? Sikeyim mi karını? Kızlığını ben alayım mı? Yoksa sana mı bırakayım? Kendine güveniyor musun, yapabilecek misin?” Baktım kocamın siki de sertleşmiş, önünde taş gibi görünüyordu. Ama tereddüt ediyordu, o kendimden geçmiş halimle farkına varabiliyordum durumunun… Tekrar deneyip başaramamaktan, Ali abisinin önünde rezil olmaktan korkuyordu, emindim bundan… Gözümün içine bakıyordu sorarcasına… Dik dik baktım ben de kocama, -“Hadi, ne yapacaksanız yapın artık… Hadi Ali abi, madem sen başladın, sen bitir. Üçümüz bu vaziyetteyken, kızlığımı kim bozmuş, beni kim sikmiş, bir önemi kalmadı ki… Hadi, bitir beni… Kurtar beni… İçime gir…” diye yalvardım adeta…
Az önce sevişmeye başlarken adamın kalın sikine korkarak bakarken, şimdi şehvetten o koca şeyi içime sokması için yalvarır hale gelmiştim. Kocam da onayladı, -“Tamam abi… Gül’ün dediği gibi… Hazır üstündeyken bitir bari işi… Benim için de sakıncası yok.” dedi. Sırıttı sonra, “Bu da öğretmenimize teşekkür hediyemiz olsun.”
Terbiyesiz sapık… Benim bekaretimi bir hediye olarak görüyordu. Hediye olarak sunuyordu elin adamına… -“Peki canım, peki prensesim… Aç bacaklarını öyleyse… Hediyemi alayım senden… Seni kadın yapmanın zamanı geldi artık…” dedi Ali abi…
Bacaklarımı omzumdan indirip ikiye ayırdı iyice, sikinin başını amıma dayadı. Öyle ıslanmıştım ki… Öyle zevk alıyordum ki…
Korku değildi hissettiğim… Zevkti, heyecandı, şehvetti… Bekliyordum.
Beni sikmesini, bekaretimi bozmasını heyecanla bekliyordum.
Fazla bekletmedi. Zevk sularımda ıslattığı sikinin başını birkaç kez daha sürtüp kapıma dayadı. Islak başı benim ıslak am dudaklarımın arasından kolaylıkla iç dudaklara ulaştı, zorlamaya başladı. Canım yanmasa da zorluyordu deliğimi..
“Ayy” diye bağırdım ama aldırmadı bile… Kocam olsa hemen bırakmıştı o anda… Canım yanacak diye ödü patlıyordu. Bu adamsa aldırmıyordu bağırmama… Kısa kısa hamleler yapa yapa, alıştıra alıştıra, milim milim bastırdı sikini… Kalınlığı amımı yardı bir hamlede, kocaman başı tamamen kayboldu. -“Ahhh…” diyerek çığlık attım, omzunu ısırdım adamın… Yine aldırmadı. Biraz bekledi. Kaslı bedeni üzerimde, kollarından destek alarak ağırlığını vermeden, şınav çeker gibi duruyordu.
Sonra kalçalarını oynatmaya başladı içimdeki kalın sik kıpırdanıp duruyordu. Minik minik hamlelerle zorlayarak alıştırdı iyice… Ben kendimi kaybetmek üzereydim artık… Öyle zevk alıyordum ki… Bacaklarımın arası dolmuştu tamamen… Sonunda… Bir anda kalçasını indiriverdi, o koca siki bir anda köküne kadar amıma girdi. Bir kısa, şimşek gibi sancıyla sarsıldım. Adamın altında gerilirken başımı arkaya attım, -“Yandım anam…” diye bağırdım acıyla… Yırtmıştı beni… Bakire değildim artık… İlk erkeğim yakışıklı bir yabancı olmuştu. Hem de sapına kadar erkek… Hem de kocamın önünde… -“Şşşttt… Tamam güzelim… Bitti… Bu kadar… Sakin ol… Geçmiş olsun…” diyerek dudaklarımı öpücüklere boğdu. Gerçekten dediği gibi o çok korktuğum, kocamı üç gündür uğraştırdığım olay bu kadardı. Bitmişti. Ardından zevk dalgası yine geri gelmeye, acının üzerini örtmeye başladı. Üzerime abandı, ağırlığını verdi.
Altında eziliyordum, nefes alamıyordum ağırlığından… Memelerim onun kaslı göğsünün altında yassılmıştı adeta… Fakat şikayetçi değildim bundan… Aksine zevk veriyordu beni ezmesi… Ardından kalçalarını oynatmaya başladı bacaklarımın arasında… İçimdeki kalınlık da oynuyor, sıcak ve sert et parçası vajina duvarlarımı sağa sola itiyordu. Başını ta diplerimde hissediyordum. Yumurtalıklarıma değiyordu herhalde… Kıpırdanırken oralarımı bile okşuyordu sikinin başıyla… Acı yoktu artık… Zevk… Zevk… Zevk… Bacaklarımı beline sarıp iyice açtım. Kasıkları amıma baskı yapıyordu. Böylece daha çok açılmıştım, daha çok içime alabiliyordum ilk erkeğimi… Kalçalarını indirip kaldırmaya başladı minik minik… Offf…
Sonra yavaşça, uzun uzun inip kalkmaya başladı. İçine ilk erkeğini almış vajinam, tüm darlığına, sıkılığına rağmen engel olamıyordu içinde gidip gelen vahşi hayvana…
Ali abi bacaklarımın arasında doğruldu bir an… Siki hala içimdeydi. Gözleri gözlerimde, ellerini saçına götürüp at kuyruğu yaptığı saçını serbest bıraktı. Uzun, parlak siyah saçları omuzlarına döküldü. Yanık teni, kaslı gövdesiyle bacaklarımın arasında bir Kızılderili tanrısı vardı sanki…
Elini uzatıp aramıza soktu, am dudaklarımın arasında şişip sertleşmiş klitorisimi okşadı. Islak parmaklarının arasında ezdi, beni zevkten bağırttı. İçimdeki kalın sikini kasıp bırakıyor, minik minik oynatıyordu bunu yaparken…
Gerçekten delirmek üzereydim. Nefes alamıyordum adeta… Bir de kocam yanımızdan başını uzatıp memelerimi emmez mi? Üstümdeki Kızılderili klitorisimle oynamayı bırakıp üstüme kapandı bir anda… Hızla gidip gelmeye başladı amımda… Sürekli… Piston gibi yarıyordu amımı koca yarak… Artık gözlerim kaymaya, üçüncü orgazmıma yaklaşmaya başlamıştım. Başımı iki yana sallıyor, çığlıklar atıyordum. -“Ohhh… Ali abii… Çok güzel… Ahhh… Bitiyorumm… Ölüyorum ben… Çok güzel Ekremm… Kocamm… Çok zevk veriyor Ali abi… Ooohhh…” Çırpınıyor, ellerimi boynunda, omuzlarında, sırtında dolaştırıyor, uzun siyah saçlarını çekiştiriyordum. Zevkten ne yaptığımı bilemeyecek hale gelmiştim. Tırnaklarımı sırtına batırıyordum çılgınca… Ali abi iyice hızlandı, hızlandı… -“Offf… Sen de harikasın bebeğim… Dayanamıyorum… Amcığın daracık… Sımsıkı… Kendimi tutamıyorum artık… Ohhhh…” Son anda kalın yarak içimden çıkıverdi. Ben hayal kırıklığıyla, ne oldu diye başımı kaldırıp bakınırken elinde tuttuğu kanlı sikinin ucundan beyaz sıvılar yüzüme doğru fışkırmaya başladı. Boşalıyordu. Son damlalar yavaşladı, inip kalkan göğsüme, karnıma geldi, sonunda bitti. Kocam da yüzüne gelen bir iki damlayı elinin tersiyle sildi. Bacaklarımın arasından kalkarken, -“Hadi Ekrem… Sıra sende… Karın sikilmeye hazır… Gelmek üzere… Sen devam et şimdi… Aynı benden gördüğün gibi yapacaksın… Hadi koçum, güzelce sik karını… Yüzümü kara çıkarma…” Dirseklerime dayanıp baktım. Kızlık kanımdan amımın dudakları pembeleşmiş, altımdaki saten çarşafa sızmıştı. Biraz yana kaydım. Kocam hemen yerini aldı. Zaten kalkmış durumdaki sikini amıma geçirdi. Az önce içimi yaran kalınlıktan sonra siki pek kolay girdi içime… Gidip gelmeye başladı. Bu kez kocam sikiyordu beni… Daha inceydi ama yine de zevk veriyordu. Kasıkları klitorisime çarpıyor, sikinin başı içimde kendini hissettiriyor, taşakları arka deliğime çarpıp duruyordu pompalarken… Çok sürmedi. Günlerin beklentisi, stresiyle dolan kocam boşalmaya başladı hırlayarak… Onun inlemeleri, içimde gidip gelmesi beni de etkiledi, ben de boynuna sarılıp orgazm olmaya başladım. -“Sonunda…” diyebildim, başımı arkaya atarak serilip kaldım. -“Sonunda…” dedi kocam da… Yanımda körük gibi nefes alıp veriyordu sırt üstü yatmış… Dinlenip kendimize geldik. Bu arada Ali abi belinde havluyla duştan çıkıp geldi. Yanımıza yatağa uzandı. Benden taraftaydı. Eğilip dudaklarımı öptü. -“Hadi güzelim… Siz de gidip duşunuzu alın. Şu kanları, spermleri temizle vücudundan… Ben de çarşafı değiştireyim. Giderken çarşafı almayı unutmayın, eve götürürsünüz gerdek gecenizin hatırası olarak…” Kalktık, banyoya gittik kocamla… Bir güzel temizlendik. Bacaklarımı açıp örselenmiş kadınlığıma ılık suyu tuttum, bir güzel temizlendim. Kocamı yıkadım. O da beni yıkadı. Kaygan duş şampuanıyla, köpükle kaplı vücutlarımız birbirini okşadı kaygan kaygan… Benimkinin siki kalktı yine… Tutup okşadım. Görevini yapmıştı yardım almak zorunda kalsa da… Bundan sonrası kolaydı artık… Kurulanıp çırılçıplak, el ele içeriye gittiğimizde Ali abi de çarşafını değiştirdiği yatakta sırtüstü uzanmış, o da çıplak vaziyette, bizi bekliyordu. Beni görünce gözleri parladı adamın… Siki yine bacaklarının arasında dimdik tavana bakıyordu. Uzun siyah saçları beyaz yastığın üzerinde, geniş göğsünde yayılmıştı. Beyaz satenlerin üzerinde esmer, güneş yanığı vücudu harika görünüyordu. İştah açıcı… Davet edercesine bana elini uzattı, -“Sizi bilmem ama, ben doymadım.” dedi. Yanına gittim o vaziyette… Çıplaklığımdan utanmıyordum artık, rahat hareket edebiliyordum. Artı, kocama sorma, izin alma gereğini de duymuyordum bu saatten sonra, bunca yaşanmışlıktan sonra… Baştan izin vermişti yapacaklarıma pezevenk kocam… Yan dönüp bana uzandı. Elimi tuttu. Saygıyla, değer verdiğini göstererek… Kendimi saraylı bir kadınmışım gibi hissettiriyordu bu adam… Uzandığı yerden elimi kaldırdı havaya… Gözleri beğeniyle çıplak vücudumda dolaştı bir süre… İlk erkeğimin bakışları altında, mutlulukla kıvandım. Göğüs uçlarım dikleşti bir anda… Tüylerim ürperdi. Ali abi kendini geriye, yatağa atıp taş gibi olmuş sikini gösterdi boştaki eliyle, -“Güzel Gülüm… Hadi gel, şunun üstüne çık istersen… Bir de böyle tadına bakayım senin… Sen de dene bunu… Kocana da uygularsın. İkinizin de hoşuna gidecek, emin ol bebeğim…” Yaklaştım, yatağın üzerine çıktım dizlerimle… Sonra da bir bacağımı aşırıp belinin iki yanında dizlerimin üzerinde dikildim. Sikini bir eliyle tutup, diğer eliyle kalçalarımı yönlendirdi, sikinin hizasına gelmemi sağladı. Başı amımın dudaklarına değiyordu şimdi… Eliyle hareket ettirip sikinin başını sürttürdü. Şimdiden ıslanmıştım bile… Başımı eğip baktım. Pembecik içimden sular süzülüyor, beni sikmek üzere hazırlanan yarağın başını ıslatıyordu. Öyle güzel bir manzaraydı ki… Kapıma dayanmıştı harika siki… Eliyle tutmayı bırakıp iki eliyle belime sarıldı. Yavaşça, dikkatle aşağıya çekmeye başladı beni… Siki zorladı, amımın dudaklarını yararak hafif hafif içime gömülmeye başladı. Eğilmiş, dudaklarımı ısırarak bakıyordum içime giren şeye… İlk kez olduğu gibi zorlanmıyordum pek… Islak ve kaygan tünelimi ikiye yararak santim santim kaymaya başladı koca yarak… Bacaklarımın arası, kasıklarım gerildi. İçimdeki dolgunluk hissi inanılmazdı. Elimi uzatıp amımın dudaklarını ikiye ayırdım, sikinin girişini biraz daha kolaylaştırdım. İndim, indim, indim… Sonunda kasıklarımız öpüştü. O koca aleti içime alabilmiştim sonunda… Dudaklarımı ısırmaktan kan oturmuştu. Bittiğini anlayınca bir oh çektim. -“Ohhh… Çok güzel…” diyebildim. Bir süre o vaziyette bekledik. Organlarımız birbirine kaynaştı, alıştı. Kocam yanımıza, yatağın kenarına oturmuş, dikkatle bize bakıyordu. Ali abinin koca sikinin içime nasıl girdiğini izlemişti baştan sona… Gülümseyerek elini uzattı, göğsümü okşadı, parmaklarıyla ucunu ovaladı. Şimşek çaktı sanki… Yine kıvrandım. Offf… Amımdaki yabancı erkeğin koca sikinin sertliği, klitorisime baskı yapan kasıkları, meme ucumda kocamın parmakları… Şehvet dalgası yine sarıverdi bir anda her yanımı… Bulutlara yükselmeye başladım.
Ellerimle altımdaki erkeğin göğsünden destek aldım, kalçalarımı oynatmaya başladım. Hem zevk almak, hem de erkeğime zevk vermek istiyordum bütün içtenliğimle… İçimdeki kadını meydana çıkarmıştı bu adam… Ona ne yapsam, ne kadar zevk versem azdı. Sonra, koptuk artık… Alttan kalçalarını indirip kaldırarak amımı dövüyordu Ali abi, ben sağa sola kalçalarımı oynatıyordum. Kocam ayağa kalkmış, sertleşmiş sikini ağzıma sokmuştu. Yalıyor, emiyor, hatta dişliyordum.
Saçlarımdan tutup başımı kasıklarına bastıran kocam sürekli inliyordu. Ali abi zevkten hırlıyordu altımda… Bense fırsat bulduğum her an kocamın sikini nefes alabilmek için ağzımdan çıkarıyor, zevkten deli gibi çığlıklar atıyordum. Dakikalarca sürdü bu savaş, bu hengame… Sonunda Ali abi hışımla altımdan kalktı. Sikini içimden çıkarmamıştı bile… Kırkpınar pehlivanı gibi döndürüp yatağa gömdü beni… Şiddetle pompalamaya devam etti.
Dayanamıyordum. Öleceğimi hissediyordum. Üstümden doğruldu, bacaklarımı göğsüne çekip o şekilde sokup çıkarmaya başladı. Kocam da dizlerinin üstünde yaklaştı yanımıza, sikini ağzıma verip emmemi istedi.
İstediğini yaptım ben de… Çığlık atmaktan fırsat bulduğum her an sikini yalayıp emdim biteviye… Kocam siki emilirken elini uzatmış memelerimi mıncıklayıp duruyor, beni daha da delirtmeye çalışıyordu. Önce kocam geldi. Gerilen, damarları çıkan sikinin ucundan döllerini fışkırttı ağzımın derinliklerine… Yapacak bir şeyim yoktu, kaçamazdım, yutkunup mideme gönderdim gelenleri… Çıkardığında son damlaları yüzüme gözüme attırdı. Gözlerim kaymıştı zevkten, hala amımı yara yara sikiyordu üstümdeki erkek… Hızlandı, hızlandı… Ben bittim artık… Feryat figan, kasılmaya başladım. Zaten daracık olan amım kasıla kasıla, içindeki erkeklik organınını derisini yüzecek gibi sağdı orgazm olurken…
Benim orgazmım bitmek üzereyken Ali abi dayanamadı daha fazla… Yine boşalmadan çıktı içimden, başımı tutup kasıklarına çekti. Daha siki dilime değer değmez, o da taşaklarındaki bütün dölü ağzıma fışkırttı.
Tüm yüzüm bembeyaz sıvanmıştı spermlerle… Kocamınkiyle onun spermleri birbirine karıştı. Yatağın üzerine serilip kaldık üçümüz de… Fırtına bitti. Nefes nefeseydik… Dilimi çıkarıp dudaklarımın kenarındaki, artık hangisinin olduğunu bilemediğim dölleri yaladım. Hayatımın ilk döl tadını tattım o gece… Biri gidip şampanya şişesini getirdi. Şişeyi ağzıma dayayıp içtim. Ağzımda kalan dölleri şampanyayla yıkadım, mideme gönderdim. Onlar viskilerini yudumlarken ben duş alıp geldim. Islak ıslak, çırılçıplak yatakta uzanırken şampanya şişesini bitirdim tek başıma… Tabi hemen bitmedi gece… Ali abi tüm deneyimiyle gücü tükenmez bir aygır gibiydi. Biz karı koca da çölde aç susuz kalmış iki bedevi gibiydik. Sekse susamış… Dura dinlene seviştik. Zevkin zirvelerine çıktık. Kah kocam sikti beni, kah Ali abi… Biri sikerken diğeri yardım ediyor, iki erkeğin arasında zevkten deliye dönüyordum. Biraz mola veriyor, bir iki yudum içki içiyor, kendimize gelince tekrar kıpırdanmaya, sevişmeye başlıyorduk. Genelde fitili ateşleyen ben oluyordum. İki erkeğin arasında seks manyağı gibi bir şey olmuştum. Ali abi hayatımda tatmadığım zevklerle tanıştırdı beni… Götümden sikilmenin zevkine erdim. Onun açtığı, genişlettiği arka kapımdan yine fırsatçı, bedavacı kocam fazla uğraşmasına gerek kalmadan girdi. Yine bir ilk… Ali abi sikinin üstüne alıp zıplatırken kocama işaret edip arkama sokturdu. Zar zor alabildim iki erkeği birden… İkisi aynı anda sokup çıkardı içime… Biri amıma girdi, öbürü götüme… İki deliğim de iki ayrı sikin tadını aldı değiştire değiştire… İki erkeğin arasında tost oldum, şehvetten delirdim… Bitirdiler beni… Sabahın ilk ışıkları perdeleri aydınlatırken biz bittik artık… Üç çıplak beden birbirimize dolanıp uykuya daldık. Öğleden sonra uyanıp kalktık, toparlandık. Ali abiyle son bir kez yatakta vedalaştık. Son bir kez amımla, götümle teşekkür ettim öğretmenimize… Kocamla giyinip odamıza gittik, eşyalarımızı aldık. Resepsiyonda hesabı keserken yanımızda bekledi Ali abi… Dışarıya, arabaya kadar uğurladı. Son bir kez, arabaya binmeden önce sımsıkı sarıldı bana… Derin bir öpücük… Dili dilimi okşarken kendimden geçtim yine… Boynuna sarıldım. Tüm gece sikişmemize rağmen içim kıpır kıpırdı, onun yine sertleşen siki mini eteğimin üstünden kasıklarımı zorluyordu. Etrafımızda gülerek bize bakanları, arabada beni bekleyen kocamı umursamıyorduk bile, birbirimize dalmıştık. Elleri kalçalarımı pençelemiş, sikinin üstüne bedenimi yapıştırmıştı. Zorlukla Ali abinin elinden kurtuldum. Kocam kornaya basmasa ayakta sevişmeye devam edecekti benimle… Ben de bırakamıyordum ki… Arabamız hareket ederken işaret edip son anda camdan elini uzattı. Hediye paketi vardı elinde, bana verdi. -“Bunu unuttunuz çocuklar…” dedi. Merakla yüzüne baktım, göz kırptı. “Gerdek gecemizin hatırası… Kanlı çarşafınız… Senin bekaret kanın…” Başını camdan içeriye uzatıp yine dudaklarımı öptü son kez… Arkamızdan el salladı. -“Off… Kocacım, kusura bakma…” diyebildim kocama. “Ali abinin elinden kurtulamadım. Eteğimin altından daldı öperken… Gece amım çok hırpalandı diye külot giymemiştim altıma… Herkes bize baktı öpüşürken, oramı buramı gördüler… Ali abi de ellemedik ne önüm kaldı, ne arkam, hiç bir yerimi bırakmadı. Utanmasa ayakta becerecekti beni…”
Kocam gülümsedi gözünü yoldan ayırmadan, elini uzatıp mini etekli uzun bacaklarımı, içlerini okşadı kasıklarıma kadar… -“Boş ver karıcığım, Ali abiye helal olsun. Hem bakarlarsa baksınlar…” dedi. “Demek altına külot giymedin ha? Amını götünü gördüler mi yani?” -”Evet kocacım… Her yerimi gördüler…” dedim az önce Ali abinin kemirdiği dudaklarımı büzerek, şımarık kız sesimle… -”Boş ver aşkım… Gören bir kere gördü. Bir daha zor görürler bu güzelliği… Hem sevaptır, görsünler…” Kocamdan duyduklarım hoşuma gitmişti. Gülümsedim. Hoşnutlukla mırıldanıp kendimi koltuğun arkasına bıraktım. Sol eliyle direksiyonu kullanan kocamın, boştaki sağ eliyle mini eteğimi sıyırıp bacaklarımın içlerini okşayan elinin, gecenin yorgunu kadınlığımın dudaklarında dolaşan parmaklarının verdiği hazza bıraktım kendimi… Zevk sularım arabanın koltuğuna süzülüyordu. Yanından geçtiğimiz kamyonların şoförlerine, hayret dolu bakışlarına aldırış etmeden ben de elimi uzattım kocamın kucağına, pantolonun önünü, sertliğini avuçladım, okşadım… Kocamın dediği gibi, “gören bir kere görecek” anasını satayım. Evet… Ali abi yolu açtı, seks yapmayı öğretti bize… Paylaşmayı… Değişik zevkler tatmanın heyecanını… Her şey güzel olacak bundan sonra… Eminim bundan
Üç küçüğü milli
Bir gün sabahtan kocamı işe gönderdim. Benim de birkaç parça bir şeyler almak için erkenden çarşıya gitmem gerekiyordu. Ancak orada, o karmaşada arabayı park edecek yer bulamam diye otobüsle gitmeye karar verdim. Evden çıktım ve durağa gittim. Birinci otobüse kalabalık yüzünden binemedim. İkincisine de… Ama üçüncü geldiğinde bu saatte otobüsler demek ki böyle diyerek kalabalığa karışarak ben de itiş kakış bindim. Sanki özel arabamla gidecekmişim gibi giyindiğime pişman olmuştum bile… Üzerimde ince kumaştan mini dekolte bir elbise, yüksek topuklu iskarpinler, siyah ince külotlu çoraplar… Kapı zar zor kapandığında ben neredeyse otobüsün ortalarına kadar ilerleyebilmiştim. Ama o kadar kalabalıktı ki… İnsanlar ayakta balık istifi gibi neredeyse üç dört sıra olmuşlardı. Bir süre yol aldıktan sonra, arkamda bacaklarımın arasında bir sertlik hissettim. Sinirle arkama dönüp baktığımda sinirim geçti. Çünkü arkamda bana sırtı dönük bir lise öğrencisi vardı. Elindeki çantasının köşesi benim bacaklarıma değiyordu. Bundan çocuğun bile haberi yoktu. Az sonra çantanın köşesi otobüsünde sallanmasıyla arkamdan önüme kadar tüm bacak arama sürter olmuştu. Hoşuma gitmeye başlamıştı. Ne de olsa çantanın sahibi dahil kimse farkında değildi olayın… Bir ara çanta tam arka deliğimin hizasında durdu. Ben de kendimi bastırıyordum artık çantaya… Ancak o an bir şey fark ettim. Otobüs bir duraktan yolcu almak için durmuştu. Ancak çanta hala arkama bastırıyordu. Demek ki yumurcak bunu bilerek yapıyordu. En fazla lise bir öğrencisi bu çocuk sabah sabah beni çantasıyla sırılsıklam yapmıştı. Otobüs yeniden hareket ettiğinde bu kez sol kalçamda bir el hissettim. Dönüp baktığımda, kalçamı elleyenin çanta sahibi çocuğun yanındaki arkadaşı olduğunu gördüm. Elini ters çevirmiş, kalçamın sol tarafını avuçlamaya çalışıyordu. Çantanın sürtmesiyle ıslanan kadınlığım tepki vermeme engel oldu. Aksine hoşuma gitmişti ellenmek, kalçamı okşayan elin sıcaklığı… Çok geçmeden kalçamın sağ tarafına da bir el daha yanaştı. Üçüncü arkadaşları da olaya girmişti. Bunlar üç talebe resmen beni elliyor, taciz ediyorlardı. Popomun iki tarafında birer el ve durmadan arkama baskı yapan bir çanta… Hatta çantanın baskısıyla iç çamaşırımın küçük bir parçası kalçalarımın arasına sıkışmıştı. Gözlerim kaymaya başladı zevkten… Kendimi tutmak için dudaklarımı ısırıyordum. Dayanamayacağımı, yavaş yavaş orgazma yaklaştığımı anlayınca korktum. Orgazm olurken kendimi kaybeder, mutlaka ses çıkarır, en azından yüksek sesle inlerdim. Bunu göze alamazdım. Rezil olmamak için ilk durakta telaşla, insanlara çarpa çarpa kapıya yaklaşıp kendimi otobüsten aşağı attım. Derin bir nefes alıp kendime gelmeye, üstüme başıma çeki düzen vermeye çalıştım. Aslında ineceğim durağa epey vardı. Tam bir taksi çağıracaktım ki, bir de baktım bizim üç afacan da otobüsten inmişler, koşarak bana doğru geliyorlar. Temiz yüzlü, efendi tipli çocuklardı. Otobüste bana yaptıkları sarkıntılığı bunların yaptığına kimse inanmazdı. Direkt yanıma geldiler. Meraklanmaya başlamıştım. Ne yapmak istiyordu bunlar böyle? Etrafıma bakındım… Kalabalık… Herkes bir telaş sağa sola koşturup duruyor. Bu kalabalıkta bir zarar veremezler bana… Rahatladım. İçlerinden bir tanesi, “Merhaba…” dedi. Ben de, “Merhaba” dedim. “Ne oldu, ne var çocuklar? Az önce bana yaptıklarınız yetmedi mi?” İçlerinden bir tanesi utana sıkıla, “Şeyy… Özür dileriz.” Durdu, sonra cesaretini toplamış gibi bir nefeste, “Kaç para?” diye sordu. Mutsuz Orospu Bu soru karşısında resmen şok olmuştum. Kulaklarıma inanamıyordum. Benim tacizlerine ses çıkarmamamı yanlış yorumlamışlar, beni para karşılığı kendini satan bir fahişe zannetmişlerdi. Önce yüzüm kızardı, tersleyecektim. Ama sonra şeytan engel oldu bunu yapmama… Az önce ellenip taciz edilmem yeterince tahrik etmişti beni… Bacaklarımın arası sırılsıklamdı. Kendimi her şeye hazır hissediyordum. Kendimi çabuk toparlayıp muzurca gülümsedim ve “Asıl sizin kaç paranız var bakalım? ” dedim. Bunlar hemen aralarında konuşmaya başladı. Sanırım para hesabı yapıyorlardı. Kısa bir görüşme sonrası neticeyi söylediler, “Elli liramız var…” Gülümsedim. Acemiler, benim gibi bir kadın için yeterli olduğunu düşünüyorlardı herhalde bu paranın… Umurumda değildi zaten söyleyecekleri rakam… Ne söyleseler kabul edecektim… “İyi tamam o zaman… Nereye gideceğiz?” dedim. Bir tanesinin anne ve babası çalıştığı için evleri akşama kadar boş oluyormuş. Onlara gidebileceğimizi söylediklerinde, “Haydi o zaman, işimize bakalım, bir an önce gidelim.” dedim. Kendime, yaptığım şeye inanamıyordum. Tamam, kocamdan önce, sonra epey erkekle beraber olmuştum, kocamı boynuzlamıştım. Ama ilk defa bu işi parayla, pazarlıkla yapmak üzereydim. Hem de üç lise öğrencisiyle… Bir taksiye atlayıp evlerine gittik. Üçü de susup oturdular takside… Heyecanları yüzlerinden belli oluyordu. Hayatlarında bir ilk yaşıyorlardı onlar da… Gittiğimiz çocuğun evi bahçe içinde, güzel bir evdi. İçeriye girdik. Sanki profesyonel bir fahişeymişim gibi davranmaya çalışarak, “Yatak odası nerede?” diye sordum. Ev sahibi oğlanın gösterdiği odaya girerken, “Siz dışarı çıkın ben çağıracağım” dedim. Mutsuz Orospu Aynanın karşısında soyunmaya başladım. Üzerimde sadece külotum kalmıştı. Aynada kendime baktım. Fena değildi. Kendime bakmanın, sporun, rejimin yararlarını görüyordum şimdi… Güzel, biçimli bir kadın vardı aynada… Makyajımı tazeleyip saçımı fırçaladım, yatağa uzandım. Boş gözlerle tavana, etrafa, bu yabancı yatak odasına, eşyalara bakıyor, olanlara inanamıyordum. Resmen fahişelik yapıyordum. Hem de elli liraya… Beş dakika kadar bunları düşündükten sonra dışarıya, “Biriniz gelsin…” diye seslendim. Çocuklardan biri içeri geldi. Hala üzerinde lacivert ceket, gri pantolon, kravatlı okul kıyafeti vardı. Gülümsedim. “Neden soyunmadın sen bakalım daha?” dedim. Bunun üzerine çocuk telaşla soyunmaya başladı. Benden çok utanıyordu. Az sonra eliyle heyecandan yarı sertleşmiş sikini kapatmaya çalışarak ayakta duruyordu karşımda… Elimi uzatıp yanıma gelmesini işaret ettim. Geldi. Sikini kapatan elini tutup yanıma çektim. Çırılçıplak yanıma uzandı. Benimle beraber tavana bakıyordu. Bir kolumun üzerinde doğruldum ve çocuğun göğsünü okşamaya başladım. İşaret parmağımla daireler çiziyordum. Yavaşça elimi erkekliğine götürüp kavradım ve okşamaya başladım hafifçe… Bunu yaparken adını sordum. Sikini okşamamdan aldığı zevkle kıvranarak, “Ayhan…” dedi. Eğilip dudaklarından öptüm. Kırmızı rujum dudaklarına bulaşmıştı… Tekrar öptüm. Güzeldi dudaklarının tadı… “Kaç yaşındasın Ayhan?” “Onaltı…” Bunları konuşurken bir yandan da parmaklarımın arasındaki aleti iyice kalkıyordu. “Sizin adınız ne?” diye sordu merakla… “Gül…” dedim. “Peki kaç kızla yattın bugüne kadar?” “Hiç…” dedi. “Hepimizin ilk olacak…” Bu hoşuma gitmişti. Üç ufaklık da benimle milli olacaklardı. Onlara muhteşem bir ilk yaşatmaya karar verdim. Dudaklarını iyice somurduktan sonra öpe öpe aşağıya kayıp organına yaklaştım. Çok yavaş hareket ediyordum. Baş tarafını bir kere yalayıp tadına baktım önce. Fena değildi. Sonra dilimi bir kaç kere gövdesinde gezdirdim. Ardından sadece baş tarafının ön kısmını ağzıma soktum ve emmeye başladım yavaşça. İyice sertleşmişti. Bir yandan da elimle aşağı yukarı yapıyordum. Mutsuz Orospu Bu şekilde iki üç dakika emdikten sonra birden ve sert bir şekilde hepsini ağzıma aldım. Dudaklarım kasıklarına yapıştığında elinde olmayarak derin bir “Oohh…” çekti çocuk… ”Gül ablaa…” Sonra başımı aşağı yukarı hareket ettirmeye başladım. Tüm gücümle emerek yukarı çıkıyor, baş tarafına geldiğimde dilimi üç dört tur ucunda çeviriyor sonra yine emerek aşağıya kadar iniyordum. Sağ elimle başım yukarıdayken boşta kalan kısımlarını okşuyor, sol elimle de yumurtalıklarını çok hafifçe sıkıp bırakıyordum. Dilime ucundan bir damla sıvı geldiğinde çok yaklaştığını anladım. Kıvranıyordu. “Ohhh… Abla, ben geliyorum galiba…” dedi. Aletini ağzımdan çıkarmadan evet anlamında başımı salladım ve sadece erkekliğin baş tarafını emmeye başladım. Dilimi de baş tarafının altında ki o tatlı girintiye getirip usulca yalamaya başladım. Ama sağ elim motor gibi hızlı mastürbasyon yapıyor, sol elimle de yumurtalıklarını okşuyordum. Sanki sağıyordum onu. Artık dayanamadı ve ilk fışkırması boğazıma çarptı. Dilim başının altında olduğunda her fışkırmasında direk olarak yutuyordum. Beş altı fışkırmadan sonra kısa bir süre daha yaladım ve ağzımdan çıkardım. Tertemizdi… Tamamen emerek yutmuştum onu… “Hoşuna gitti mi?” diye sorduğumda nefes nefese evet anlamında başını salladı. “Haydi bakalım git ve sıradaki arkadaşını çağır” dedim. Beş dakika sonra ağzımda başka bir afacan vardı. Üçünü de sırayla aynı şekilde, aynı tarzda ağzıma boşalttım. Ben daha hiç boşalmamış resmen kuduruyordum. Boşalan dışarıya çıkıyordu. Üçüncüyü de boşalttıktan sonra sırtüstü yatıp biraz dinlendim. Elimi külodumun içine attım, parmaklarım su içinde kaldı. İyice azmıştım, kıvranıyordum. Baktım gelen giden yok, “Neredesiniz çocuklar?” diye seslendiğimde üçü birden odaya geldi. Hepsi çırılçıplaktı. Erkekliklerine baktım. Ayhan boşaldıktan sonra diğerlerine nazaran daha çabuk sertleşmişti. Bacaklarımı açıp ona “Haydi gel canım…“ dedim. Diğerleri odadan çıkmaya hazırlanırken, “Hayır, çıkmanıza gerek yok. Kalabilirsiniz… Bizi seyredin işte, nasıl yapacağınızı öğrenirsiniz bize bakarak…” dedim gülümseyerek… Bunu üzerine yatağın yanında durup Ayhan’la ikimizi seyretmeye başladılar. Ayhan beceriksizce içime sokmaya çalışıyor ama hizasına bile getiremiyordu. Canım benim… Elimle yardımcı oldum ona… Mutsuz Orospu “Haydi sok şimdi aşkım…” dedim. Birden yüklendi, körpe ama uzunca sikini bir hamlede benim otobüsten beri akan sularımdan kayganlaşmış amıma gömdü. Bu sefer içten gelen bir inleme benim dudaklarımdan döküldü, “Ohhhh…” diye inleyerek bacaklarımı iyice açıp bacaklarına doladım ve ellerimle de kalçalarını avuçlayıp kendime daha çok bastırmaya başladım. Özellikle kalçalarını içime ittiğinde minik poposunu avuçluyordum. Daha önce bir kere ağzıma boşaldığından iyi dayanıyordu. Zevkten yarı kapalı gözlerimi açıp baktığımda, diğer oğlanların kalkmış siklerini okşayarak bizi izlediklerini gördüm. Şehvetle parlayan gözlerini kırpmaya korkarak benim sikişmemi izliyorlardı. İlk orgazmımı o anda yaşadım. Bacaklarımı sarıp hırsla kalçalarını kendime çektim. Feryat kopararak boşalmaya başladım. ”Ahhhh… Geliyorum… Ohhh… Çok güzel… Hadi… Sik beni… Pompala… Böyle… İşte böyle…” diye diye kalçalarım inip kalkıyor, yatağı dövüyordu. Ayhan da bana ayak uydurmaya çalışıp zevkten dudaklarını ısırırken o da içime patladı. Kasıklarımı sıkıp gevşeterek içimde sikini sağıyor, aldığı zevki yükseltmeye çalışıyordum. Döllerini akıtması bitince kalktı ve yerine hemen Murat geçti. Onu da aynı şekilde boşalttıktan sonra Altan aldı sırayı ikinci ve en şiddetli orgazmımı Altan’la, yine bağıra çağıra yaşadım. Nefes nefeseydim. Bir sigara yaktım yatakta… Çocuklara da verdim. “Ee? İstediğiniz oldu mu? Bir ağzımdan, bir de kadınlığımdan becerdiniz beni…” dedim. Murat, “Pek değil…” dedi. “Nasıl yani? Daha ne istiyorsunuz?” “Arkadan da yapalım… Filmlerde hep görüyoruz. Onu da öğret bize…” “Peki, yapalım bakalım afacanlar…” dedim gülümseyerek… Sigaramı söndürüp yatağa yüzükoyun yattım. Kalçalarımı havaya kaldırıp iki yana salladım beklentiyle… “Haydi bakalım kim gelecekse gelsin önce…” dedim. Murat kalktı. “Ama bak, dediklerimi harfi harfine yapacaksın yoksa canım yanar” dedim. “Tamam…” dedi. Elini tutup önüme geçmesini sağladım. Sikini güzelce, ıslak ıslak yaladım, ıslattım. Sonra arkaya gönderdim onu… Arkama geçip üzerime eğildi. Sağ avucumu dilimle iyice tükürükleyerek uzatıp arkamı da ıslattım ve erkekliğini tutup arkama dayadım. Sonra elimi çektim. “Şimdi hafifçe bastır…” dedim. Biraz itince canım yandı. İkimiz de nefes nefeseydik ve öbür iki ufaklık heyecanla bizi seyrediyorlardı. “Dur! Canım yandı. Geri çek biraz…” “Tamam.” “Haydi bir daha dene. Ama yavaşça…” Bu arada kendimi iyice gevşettim ve kalçamı havaya kaldırdım. Yeniden ittiğinde çok canım yandı. “Ahhhhh dur dur dur. Bekle, sakın itme daha. Çıkarma da ama, o şekilde bekle.” “Tamam bekliyorum. Durdum.” Başı girmişti birden. Deliğimin alışmasını bekliyordum. Yaklaşık 30 saniye bu şekilde kaldık. Sonra; “Tamam yavaşça it şimdi.” Biraz daha ilerledi arkamda. “Dur canım yanıyor. Biraz geri çek ve yeniden it ama bundan fazla ileri sokma.” “Tamam Gül Abla, anladım.” Abla demesine gülesim geldi bir ara. Hem abla diyor hem arkadan beceriyor… Dediğimi yaptı. Sürekli yönlendiriyordum erkeğimi… Sikicimi… “Tamam şimdi biraz daha sok…” ”Evet yine çek… Islat biraz sikini, buraya kadar yeniden sok…” ”Evet bu şekilde biraz devam et. Ama daha fazla ilerleme.” ”Evet… Böyle işte… Daha fazla ilerlemeden sok çıkar.” Bu şekilde en az iki üç dakika geçti. İki kez boşaldığından uzun sürüyordu. “Haydi bakalım şimdi yavaşça hepsini sok.” “Hepsini birden mi?” “Evet ama yavaşça… Her an durmanı söyleyebilirim.” Milim milim dibimi buldu. Kasıkları popomun yanaklarına yapışmıştı artık… “Ahhh… Offff… Dur, bekle şimdi…. Canım çok yanıyor. Hiç hareket etme.” İşaret parmağımı büküp acıdan ısırdığımı hatırlıyorum. Çocuk her dediğimi yapıyordu. Bir süre bekledik o şekilde… Sızının azaldığını hissedince popomun yanaklarını sıkıp gevşetmeye başladım. “Haydi yavaşça sok çıkart şimdi. Ama içimden tamamen çıkarmadan…” “Tamam.” Yavaşça dediklerimi yapmaya başladı. Çektiğim acı yerini güzel bir dolgunluk hissine bırakmıştı. “Güzel mi Murat? İstediğin oldu mu? Memnun musun?” “Evet evet… Harika bu… Sımsıkı burası… Senin de hoşuna gidiyor mu Gül abla?” “Evet. Hoşuma gidiyor… Sikin zevk veriyor bana… Hadi, biraz daha hızlanabilirsin şimdi… ” Murat temposunu daha da yükseltti. Şimdi erkekliği bir piston gibi girip çıkıyordu arkama… İttirdikçe kasıkları kalçalarımı yoğuruyor, eziyordu. Bense popomu iyice havaya dikmiş, sıkıp gevşetiyordum. Sokup çıkarmalarının arasında bu hareketim ufaklığa ekstradan bir zevk veriyordu. Bense acıdan ısırdığım parmağımı artık zevkten emer yalar hale gelmiştim. Orta yaşlı bir kadın, küçük bir çocuğun altında arkadan beceriliyordu… Sonunda Murat, sertçe dipleyip kaldı öyle. İlk fışkırtmasını içimde bir yerlerimde hissettim, hiç içimden çıkmadan oluk oluk akıtıyordu. Boşalması bitince yavaş yavaş içimden çıktı. Arkamda bir an bir rahatlık hissettim. Ama bu his fazla uzun sürmedi çünkü öbür iki ufaklık da öğrettiğim şekilde, sırayla, beni arkadan yaptılar. Üçüncü parti de bittikten sonra birer sigara daha yaktık. Ben boşalmıştım ama istediğim gibi olmamıştı. Hep afacanları memnun etmek için, sevişmeyi onlara öğretmek için uğraşmıştım. Sigaram bitince onlara; “Bugün hep ben sizi memnun ettim. Bir orospu olarak paranızı hak etmek için ne derseniz yaptım. Şimdi de benim istediğim gibi yapacağız bir kere…” ”Hayır, sen orospu değilsin… Bizim Gül ablamızsın sen…” dediler bir ağızdan… Güldüm. Üçünü de yatağın kenarına oturttum. Yere çömelerek ortada oturanı ağzıma aldım. Diğerlerini de, sağ ve sol elimle kavrayıp sıvazlamaya başladım. Zaman zaman diğerlerini de ağzıma alıyor, beş altı kere ağzıma alıp emdikten sonra hemen diğerine geçiyordum. Mutsuz Orospu Erkeklikleri iyice sertleşince, Ayhan’ a yatağa yatmasını söyledim. Yatınca, sol elimle erkekliğinin dibinden tutup kadınlığıma hizaladım ve yavaşça oturmaya başladım. Kasıklarımız birleşene kadar diplediğimde bir süre bekledim. Sonra eğilip miniğimin dudaklarını emmeye başladım. Bir yandan da hafifçe oturup kalkıyordum üzerinde… Az sonra inip kalkmamı durdurup, belimi daha da çukurlaştırıp zaten çıkık olan kalçalarımı daha da açtım. Bizi seyretmekte olan diğerlerine dönüp, “Murat haydi arkama gel sen de…” dedikten sonra altımdaki Ayhan’ın üzerine bir kurbağa gibi bükülüp, Murat’ ın arkama sokmasını bir kurbanlık koyun edasıyla beklemeye başladım. Dizlerinin üzerinde arkama yaklaştı. Erkekliğini kaba etlerimde hissedince irkildim ama buna rağmen elimi yandan dolaştırıp penisini yakaladım ve arkama hizaladım. “Haydi yavaşça sok bakalım.” dedim. Zaten kısa bir süre önce üçü de arkamdan yaptığı için hala esnekti. Girmesi zor olmayacaktı. Soktuğunda buna rağmen canım yandı. Ama dibimi bulduğunda hemen zevk almaya başladım. Tabii bu arada Ayhan altımda ve içimdeydi. Arkamdaki organ tam içime yerleşip de ilk acısı geçtikten sonra kalçamı hafiften indirip kaldırmaya başladım. Artık hem önümde hem arkamda birer penis vardı. Önümdekini içime alıp çıkarmaya başladığımda, arkamdakine de “Haydi sen de başla…” dedim. O da sokup çıkarmaya başladı arkama… Müthiş zevk alıyordum. Minikler beni sandviç yapmışlardı. O anda diğerine dönüp önüme diz çöküp ağzıma vermesini söyledim. O da yerini aldığında başımı hafiften sola çevirip, ön ve arkamdan aldığım zevkle, yutarcasına ağzıma aldım. Her üç deliğimde de birer afacan vardı şimdi. Müthiş bir tempo yakalamıştık. Altımdakini sanki ben beceriyormuşçasına hırsla üzerinde inip kalkıyordum. Arkamdaki ise resmen beni çatır çatır beceriyordu. Ağzımdakini gerçek anlamda somuruyor, emiyor, yalıyor, öpüyordum. Bu durum ve tempo en az onbeş dakika sürdü. Beynim durmuş, sadece düzülmenin verdiği zevki hissediyordum. Zevk çığlıklarıma engel olamaz hale gelmiştim. Orgazm adım adım geliyordu. Bir anda gözlerim karardı, başım uğuldamaya başladı, “Geliyorum! Haydi çocuklar! Haydi erkeklerim… Daha hızlı… Geliyorum! Geliyorum!” diye bağırmaya başladığımı hatırlıyorum. Kendimi altımdakine daha çok bastırıp kalçamı çalkalamaya başladığımda, saç telimden ayak tırnaklarıma kadar zangır zangır titremeye başladım. Korkunç bir orgazm yaşıyordum. O anda altımdaki de boşalmaya başladı. Hemen ardından arkamdaki bir bomba gibi patladı arkama. Benim orgazmımın sonuna doğru ağzımdaki de haykırarak ağzıma patladı. Onu da resmen içip bitirdim son damlasına kadar. Orgazmın verdiği sarhoşluk üzerimden kalkınca, kalkıp duş aldım, giyindim. Küçük sevgililerimi birer birer dudaklarından öptüm. Ve evden dışarı attım kendimi… Çarşıyı falan boş verip yorgun argın eve döndüm. Ancak gece uyumaya hazırlanırken aklıma gelen bir şey, küçük bir tebessüm etmeme neden oldu. Nasıl bir fahişeysem… Hayatlarındaki ilk sevişmeyi yaşattığım çocuklardan parayı almayı unutmuştum…
HİKAYE 329
Evlendiğmde 26 yaşımda idim, ayrı ev açmış, kocamla kalıyorduk. Kayınbabam ise kendi evinde kalıyordu. Kaynanam öleliden beri kayınbabam bir türlü evlenemedi. Çok istiyordu ama, her seferinde her adayla umulmadık aksilikler çıkıyordu ve olmuyordu. Kayınbabamın morali buyüzden epeyi bozulmuştu. Kocamın teklifiyle, benim de kabulümle, kayınbabamı yanımızda kalmaya ikna ettik, bizde kalmaya başladı. Doğal olarak kayınbabamla birlikte olduğumuz süre, kocamla olduğum süreden fazlaydı. Gece gündüz kayınbabamla beraberdik. Kayınbabam kahveye falan da pek gitmezdi, sevmiyordu. "Baba çık gez dolaş biraz, dışarda güzel kadınlara bakarsın için açılır." dediğimde, "Güzelim seni seyretmekten daha güzel ne ola ki? Sen üzülme, ben memnunum, rahatım." derdi.
Kocam haftanın birkaç günü nöbetçidir, geceleri gelmez. Zaten biraz da bu yüzden kayınbabamla iyice samimi olduk. Geceleri genelde sohbetlerimiz, kayınbabamın birtürlü uygun kadın bulamaması ve yapamadığı evliliği konusunda olurdu. Bir gece ben artık dayanamadım, "Baba yahu artık bıraksan şu evlilik, evlenmek işini? Bak ne güzel hep birlikte rahat rahat yaşıyoruz şunun şurasında, rahatını ne diye bozacaksın?" dedim.
Kayınbabam yüzüme şöyle bir bakıp, Off'la, Ohh'la karışık derin bir 'Ahhhh...' çekti. O an yanlış yaptığımı anladım. Kayınbabam, "Haklısın, kızım. Ben hadi şimdiden sonra evlenmeyeyim tamam da, insanın bazı ihtiyaçları var... Hadi onu da tam söyleyeyim, kimileri hayvani arzu derler, seks yapma, seksi yaşama arzuları, içgüdüleri vardır yavrum. Geceleri nasıl uyuyabildiğimi sen gel bana sor! Zor yavrum, zor! Senin için hava hoş tabii, öyle bir sorunun yok, kocan elinin altında, istediğin an emrine amade..." dedi.
Kayınbabam tam da benim yarama dokunmuştu, "Hiç alakası yok baba! Sen de onu bana sor. Bak oğlun bu akşam da yok, taa yarın gece evde olacak. Bu nöbetçi olduğu günün yorgunluğu katlanarak bütün bir hafta devam ediyor. Görüyorsun, izinli olduğu gün de uykudan başını alamıyor. Tamam, işidir, ekmeğimizin parasıdır, haklıdır, ama, burada bir de, az ya da çok sevilmek, okşanmak, sevişmek isteyen genç bir karısı da var!" dedim. Ağzımdan bu laflar nasıl çıktı bilemiyorum. Kayınbabamın, "Canım benim, gel bakayım bana." demesiyle, kendimi kayınbabamın göğsüne kapaklanmış, hıçkıra hıçkıra ağlar buldum.
Divanda idik, kayınbabam beni teselli etmek için hafif hafif saçlarımı okşarken, küçük küçük de alnıma yanağıma öpücükler konduruyordu. Birden ne olduğunu anlamadım ama içimde birtakım kadınsı duyguların harekete geçtiğini hissettim. Kayınbabamdan anlamadığım bir şekilde etkilenmiştim. Başımı hafif çevirip kaldırdığımda kayınbabamla dudaklarımız bir anda birbirlerine kenetlendiler, dillerimiz ağızlarımızın içinde birbirine dolaşmaya başladılar. Çok uzun süre, divanda kayınbabamla birbirimize sarılmış vaziyette öpüştük.
Kayınbabam, "Canım gelinim, güzelim, kızım benim, artık evlenmek istemiyorum, seni istiyorum, seni kendime sevgili istiyorum. Benim her şeyim olur musun? Gelinim, kızım, sevgilim, karım, orospum olur musun?" dedi. "Olurum! Hem de nasıl babacığım!" diyerek kayınbabamla bir daha öpüşmelerimizin tadına vararak, birbirimizi okşamaya başladık. Divana sırtüstü uzandığımda, kayınbabam eteğimin altından külodumu ustaca çekip çıkardı. Eğilip sanki çölde susuz kalmışcasına, sanki çeşmeden içine su çeker gibi amımı vantuzlayarak içine çekmeye, emmeye başladı. Dayanamadım, kasıntılarla sarsıla sarsıla kayınbabamın ağzına boşaldım. Kayınbabam "Canım gelinim, güzelim, sevgilim..." diye diye, üstümde ne varsa gayet nazikçe hepsini bir bir çıkardı. "Şahanesin benim güzel gelinim!" derken, gözleri zevkle ve keyifle parıldıyordu. "Canım gelinim benim, bundan böyle gecelerimiz yalnız geçmeyecek. Sen istediğin sürece emrindeyim. Sana hiç ama hiç doymam, yeter ki sen iste güzel gelinim benim." derken kendisi de soyundu.
Kayınbabam çırılçıplak yanımda ayakta durup beni seyrederken, hemen bir karış uzağımda olan yarağı beni yeniden azdırmaya yetmiş artmıştı bile. Kocamın sikiyle uzaktan yakından alakası yoktu, kayınbabamın yarağı hem uzun hem kalındı. Kayınbabamın yarağı neredeyse göbeğini geçecek şekilde şaha kalkmış bir at gibi yerinde duramıyor, titremeleriyle, kasıntılarıyla beni kendine çekiyordu. Başımı yaklaştırdım ve yarağını ortasından tutup, başını ağzıma almaya çalıştım. İnanılmazdı, bayağı zorlanıyordum ve bu beni ayrıca heyecanlandırıyordu. Yarağının başını boğazıma kadar aldığımda, yarağının daha yarısı avucumdaydı. Harika bir duygu yaşıyordum. Kocamla kesinlikle böyle seks yapmamıştım, yapamamıştım. Bu koca kazık gibi yarağın içimde nasıl olacağını düşündüğümde tekrar orgazm olurmuşcasına ıslandığımı farkettim.
"Hadi!" dedim kayınbabama, "Gel, gir artık, dayanamayacağım. Hadi!" diye bas bas bağırıyordum. Bu benmiydim, inanamıyordum. Kayınbabam divana oturup beni kucağına çekti, "Canım gelinim, güzelim, yavrum benim, gel sen kendin nasıl istiyorsan öyle al, kendin ayarla." dedi. Kayınbabamın kucağına oturdum. O koca sırık gibi yarağı amımın dudakları arasından göbeğime kadar uzanarak kayınbabamla aramda sanki bir köprü gibi amımın dudaklarını ayırıyordu. Büyük ama çok büyük bir hazdı. Tekrar öpüşmeye başladık. Kayınbabam beni yavaşça kucağında kaldırarak, yarağının başını amıma denk getirdi. Ben kayınbabamı geriye iterek sırtını divana yapıştırdım, dizlerimin üzerinde doğrularak, elimle de o koca yarağı ayarlayarak amımla üzerine oturmaya başladım. Yarağının şapkası amıma girdiğinde, amım yarılıyor zannettim. Biraz durdum bekledim, sonra milim milim kaydıra kaydıra kayınbabamın yarağının yarısını içime aldığımda, kasılmalarım sarsılmalarım başladı yine. Gözüm karardı, içim geçti, uçmak, yerlerde yuvarlanmak, ve tepinmek arzusu hep birlikte yüklendiler, ben de kayınbabamın o koca yarağına yüklendim, hepsini bir anda taa köküne kadar amımın derinliklerinde hapsettim.
Ömrümde, hayatımda yapmadığım, yapamayacağım, canhıraş bağırmalar, anırmalar, evet resmen anırmalar, böğürtülerle, kayınbabamın yarağı üzerinde kalkıp kalkıp oturmaya ve kayınbabamın neresi denk gelirse ısıra ısıra emmeye, somurmaya başladım. Kayınbabam da memelerim ağzında, birini bırakıp birini yiyerek, hatta bazen her ikisini ağzına almaya çalışarak, bir elinin parmakları alttan götümde, beni habire yarağının üzerinde dans ettiriyordu. (Nasıl alırım, nasıl yerim?) diye düşündüğüm yarak amımda, kayınbabamın kucağında, yarağının üzerinde boyuna inip çıkmaktaydım. Belkide yaşayıp yaşayacağım en büyük ve erişilmez orgazmımı yaşadım. Kendime geldiğimde halen kayınbabamın kucağında idim. O şahane yarak amımın içinde, parmakları götümde, "Canım gelinim, güzelim, sevgilim, karım, orospum benim!" diyerek kayınbabam beni küçük küçük öpücüklerle yine sevmekteydi.
Kayınbabamın dudaklarına uzandım, dillerimiz yine birbirine dolaşmaya başladılar. İçimdeki yarağın daha bir şiştiğini, hatta damarlarını farkettiğimde, kayınbabam bir an durdu ve volkan gibi içime patladı. Evet sanki yanardağ faliyete geçti. Çeşme gibi akıyordu. Kayınbabamın boşalması bitince, "Harikaydın babacığım. Çok açmışsın, doydun mu?" dediğimde, "Sana doyulur mu güzel gelinim, daha yeni tadına varmaya başladım, canım benim! Sen de harikaydın, çok kadın bunun tamamını alamadı içine biliyor musun?" dedi. "Alamamaları normal babacığım, ben kendime şaşırıyorum, ben nasıl aldım diye." dedim. "Canım gelinim, sen tam benlikmişsin. Bundan böyle hergün sevişiriz. Oğlumun bilmesine gerek yok, biz bize kaldığımız geceler bize yeter yavrum benim!" dedi. "Tamam babacığım oğlun bilmeyecek, artık asıl kocam sensin bundan böyle!" dedim ben de.
Oğlu zamanla bendeki olumlu değişimi, neşemi, mutluluğumu farketti tabii ve çok sevindi, "Ne güzel, bak babam geldi, yalnızlıktan kurtuldun, neşen yerinde. Ben de korkuyordum babamla anlaşamaz da aranıza soğukluk falan girer diye." demez mi? Bilmiyor ki kayınbabamla hergün sikişiyorum! İlerleyen günlerde kayınbabama arkadan da verdim, götümü siktirdim. Evliliğimiz boyunca oğlunun elini bile sürmediği o bakire götümü kayınbabamın sikmesi ise benim için ayrı bir zevkti.
Arkadaşım Ve Eşim
ben ömer cocukluk arkadasim aliyle cok samiyiyiz cocukluktan beriAlinin sikinin büyüklugune imrenirdim benimki 16 cm alininki ise 19 cm civarindace oldukca kalin senelerce sonra ikimizde evlendik ve iyi bir aile dostu olduk sex hayatimiz oldukca iyidi türlu türlü fantaziler yapardik esim arzuyla
ve bir gün arkadasim Ali ve esi selin bize oturmaya geldiler tatli sohbeten sonra onlar gittiler biz esim arzuyla yataga girdik sevismeye basladik istek cok atesliydi ne oldu kiz dedim bügün cok degisiksin cok isteriksin dedim. ortam cok iyidi ondan dedi herhalde, bende dedim ki aliyi istermisin seni sikmesini yok dedi ama istekliydi sulanmisti farkina vardim.
o gece ona alinin sikinin cok iri oldugunu söyledim o da kendinden iyice gecti. böylece senelerce onlarin fantazisiyle sikistik. ta ki aliyle ece nin problrmleri cikinca ya kadar. bir aksam ALI bize geldi morali cok bozuk selinle kavga etmisler ben arzuya biraz icki meze hazirla dedim biraz efkar dagitalim aliyle diye
ARZU mutfakta hazirlik yaparken ali ban dediki bak sen ne iyisin selinin de arzu gibi olsun isterdim dedi. neyse biz icmeye basladik epey ictik ali gitmek istedi yok dedim bu kafayla gidemezsin kal dedim burada tamam dedi , ona oturmada odasinda yatak yaptik biz odaya gectik .ali oturma odasinda yatiyor. ben arzuyla sevişiyorum yatak odasinda alinin malini anlatarak
simdi yaninda olsa seni nasil siker diye simdi istek cok iyi olur ama bizimki bir fantazi diyordu kiz dedim cagirimda birlikte sikelimmi seni dedim yok dedi o arada ben ha bire pompaliyorum arzuluyu neyse isimiz bitirdik yatmaya basladik Ben uyumusum. bir ara sesler duyar gibi oldum baktim istek yatakta yok. kalktim banyonun lambasi yaniyor ve sesler geliyor ah ah diye. oturma odasina baktim ali yatakta yok. ben yine yataga girdim yatiyormus numarasi yaptim ve sesleri dinledim tam 45 dakika ali arzuyu sikti . sonra ciktilar ali yatagina istek benim yanima usulcana yataga girmeye calisiyor, yataga girdi ben daha uyuyormus numarasi yapiyorum tam arkasini bana döndu istek yatmaya hazirlaniyor, ben dedim ki zevkini aldinmi.
sasirdi ne demek istiyorsun sen 1 saatir sikisini dinliyorum inkar etme dedim. tamam dedi sen söylemistin mali cok iyi ben de dayanamadim o wc ye kalkinca bende kalktim wc nin kapisinda onu yakaldim dedi. peki nasildi dedim cok hosuma gitti dedi. peki neden devam etmediniz dedim sen duyarsin diye yarida kestik dedi. o zaman dedim simdi git onun yanina sikise basla ben sizi yakaliycam ve sonra seni aliyle birlikte sikmek istiyorum dedim.
evet devam edelim esim yine olarak alinin odasina gitti ben biraz vakit geçirdim onlara ve aniden kapiyi actim ali sasirmisti ömer yanlis anladin diye.
söylemeyi unutmustum eşime tenbih ettmistim benim gönderdigimi söyleme diye. ben dedim ki neyi yanlis anladim cok kortugu beliydi titriyordu. karimin amindasin birde yanlis anladim ha dedim. yanıt vermedi bak dedim selinle aran düzelirse onu da bana siktirirsen sizi afederim dedim. tatam dedi söz verdi ilk olarakta dörtlü yapariz dedi. ozaman kaldiginiz yerden devam edin dedim , gercekmi dedi evet dedim ve bende katilacagim dedim. ve soyunmaya basladim zaten onlar ciplakti. ama ali daha kavrayamamişti ne oldugunu
eşime seslendim Alininkini yine canlandir kaltak
onu bekliyormus alinin malina bir sarildi bir yaliyor alinin siki gine kalkti ben amini yalamaya basladim, sulanmisti bile, ben de alini yanina gectim ikimizde ayaktayiz eşim bir benimkini bir alinikini yaliyor alininki ne daha cok ama mali gercekten cok büyüktu
ömer dedi eşin gercek ten sikilecek bir kadin
evet dedim
ve ali sikini sokmak icin hamle yaptı ve altina aldi sikinin kafasini amina sokmustu ki karım ohlamaya basladi ve kökledi karıma
karımdan bir ciglik yandim diye bende hic öyle bagirmamisdi kaltak ben de bagirmasin diye agzina verdim bir yaliyor ki sormyain aliye dedim sira bende , dur ömer ali biraz daha soksun sonra sen dedi agzi doluyken
cok mu sevdin kiz alininkini dedim oh oh dedi beni duymuyordu bile ve bosaliyordu titriyordu sonra ali amından cikti sira benimdi simdi karimi ilk kez alinin önunde ben sikecektim domaltim arkasina gectim ali agzina verdi amina girdim ali acmisti iyice karımın amini dedim amindan ciktim götune bir hamlede soktum bir bagirdi ve alinikini hafif isrmis ali dediki sen arkadan sokuyorsun ami bos gel ikimiz beraber sikelim tamam dedim karım dediki ali sen amdan seninkini arkadan alamam tamam dedi ali alta yati istek onun üstune bende arkadan soktuk biraz zor oldu ama ikimizde simdi icindeydik
karım bagiriyordu acidan ve zevkten mi bilinmez 3-4 saat aliyle sirayla siktik ve gttik 3 müz de ve 3 müz yatak odasina geldik orasi daha genis diye istirahata cekildik ve yattik 3 müzde cirilciplak uyuduk. uyandigimda karım alininkini eline almis öyle uyuyor. ve yine onun elinde alinikini görunce tahrik oldum ve arkasini yalamaya basladim gözün acti uyandi ve dedi ki kaldigimiz yerden devam edelimmi
ok dedim yavasca
ali daha uyuyordu ve alinin malini agzina aldi alini siki bir kalktiki arzu dönup bana günduz gözuyle alini siki daha heybetli degilmi diye bana sordu
ali uyanmisti mali kalkik bir vaziyette bana dediki ömer karının ateli oldugunu tahmin ediyordum ama bu kadar olacagini bilmiyordum cünkü cok sakin hanim hanimcik bir kadin olarak biliyordum ama tahminimden de cok atesli cikti bu kadin sikmeye bende doymam cok kismetlisin dedi
ve karımaa yine soktu karım kendinden gecip kivranmaya basladi ali sok sok dibine kadar diye inliyordu sok daha cok sok hadi sende sok ömer agzima ver diyordu ve 2 saat da devam etti
alinin de morali düzelmisti eşime dedik selini ara aliyle baristir sonra devam edriz belki dörtlu yapariz simdi ücumuzde selini nasil ikna edecegimizi düsunuyoruz cunkü selinin bu olanlardan haberi olmamali selini ikna edersek ortam yaratirsak onuda skicez...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
@xandersgoodgirl
Beni Kayınpederim Sikiyor Kocam Bilmiyor
Merhaba, ismim Ümmügülsüm. 18 yaşındayım ve yeni evliyim. Diyarbakır’a Gaziantep’ten gelin geldim.
Evlendikten sonra kayınbabam ve kaynanamla birlikte aynı evde oturmaya başladık.
Kocam evlendikten iki hafta sonra askere gitti. Kaynanam felçli ve yatalak hasta, evde kendisi için hazırlanmış ayrı bir odada yatıyor sürekli. Kayınbabam 54 yaşında ve emekli olmasına rağmen oldukça dinç sayılır.
Onunda kendine ait ayrı bir odası var. Kocamla bana da bir oda ayrılmış, ben de o odada yatıyorum.
Kocamla birbirimize doyamadan askere gittiği için sürekli üzülüyordum. Onun dışında evin gündelik işlerini yapıyordum, yemek, bulaşık, temizlik, çamaşır ve ütü gibi.
Kaynanamın yemeğini yedirmek ve ilaçlarını vermek de gelin olarak vazifelerim arasındaydı.
Ailemden gördüğüm üzere, kaynanama ve kayınbabama saygıda kusur etmiyordum. Sağolsunlar onlar da beni çok seviyorlardı. Evin bütün işlerinden çok yoruluyordum, fakat akşam olup ta salonda televizyon seyrederken kayınbabamın yanıma oturması ve saçlarımı okşayıp beni teselli etmesi, bana iki çift güzel söz söylemesi, bana kıymet verdiğini göstermesi, tüm günün yorgunluğunu ve üzüntümü alıyor, evin gelini olduğumu unutturuyordu. Kısa sürede birbirimize ısınmıştık, ben de kayınbabamı çok seviyor ve kendisine samimi davranıyordum.
O bana sarıldığında ben de ona sarılıyordum.
Yine bir akşam oturmuş TV seyrediyorduk, kayınbabamın (Meyhane) arkadaşları telefon ettiler ve 10 dakika sonra kayınbabamı taksi ile kapının önünden aldılar.
Kayınbabam giderken “Sen yat uyu kızım, ben bir iki tek atıp gelecem.” dedi.
Ben biraz daha TV seyrettikten sonra odama gittim, gecelik giydim ve yattım. Hemen uyumuşum.
Aradan kaç saat geçti bilmiyorum, dış kapıdan gelen gürültüyle uyandım. Kalktım salona geçtim, kayınbabamın odasının kapısı açıktı ve yatağı daha bozulmamıştı. Kapıdaki kayınbabam mı diye mercekten baktım, gerçekten kayınbabamdı.
Arkadaşları taksiyle bırakıp gitmişler, kayınbabam kapıyı açmaya çalışıyor fakat beceremiyor, kapının kilidine küfür ediyordu.
Tabi hemen açtım kapıyı. Baktım kayınbabam ayakta zor duruyor, girdim koluna, o da bana sarıldı, odasına götürdüm.
Kayınbabamı yatağına uzatıp, üzerini değiştirmeye çalıştım.
Ceketini ve gömleğini çıkardım fakat kayınbabam pijamasını giymek istemiyordu.
“Sen bilirsin babacığım.” deyip ayakkabısını ve ardından pantolonunu çıkardım. Kayınbabam sadece külotuyla kalmıştı yatakta.
Kendimi nekadar zorlasam da, kayınbabamın külodundan belli olan kalın sikine bakmaktan kendimi alamıyordum.
Üstüne yorgan örtmek istedim, örttürmedi.
“Peki ozaman iyi geceler babacığım.” dedim tam gidiyordum, kayınbabam kolumdan tutarak,
“Güzel kızım, iki dakika otur öyle git.” dedi.
Saygısızlık etmemek için yatağın kenarına oturdum. Kayınbabam herzamanki gibi saçlarımı okşuyor ve övgüler yağdırıyordu. Ben de kayınbabamın göğsüne yasladım başımı ve sarıldım kendisine.
Fakat gözüm hep kayınbabamın küloduna, daha doğrusu sikine kayıyordu. Kayınbabam saçlarımı okşadıkça siki de kalkmaya başladı.
Bu arada kayınbabamın eli de saçlarımdan sırtıma, ordan belime doğru kaymış, külodumun etrafını okşuyordu.
Göğüs uçlarım sertleşmiş ve iyice sivrilmiş, sütyensiz olduğum için geceliğimden belli oluyordu.
Ben nefesimi tutmuş, sabırsızlıkla ve merakla olacakları bekliyordum. Hayatımda hiç böylesine heyecanlandığımı hatırlamıyordum.
Derken kayınbabam geceliğimin eteğini belime sıyırıp, elini külodumun içine soktu. Orta parmağıyla götümün deliğini okşuyordu. İtiraf etmeliyim ki, tarifi imkansız bir zevk alıyordum.
Sonra kayınbabam öteki eliyle elimi tutarak küloduna doğru götürdü, elimi külodunun içine sokarak bana küloduna sığmayan sikini okşattırdı.
Az önce götümün deliğini okşayan parmağı yavaş yavaş amıma girip çıkmaya başlamıştı. Amım sulanmış ve heyecandan ölecek gibiydim. Utanma, korku ve zevkle karışık birçok duyguyu aynı anda yaşıyordum.
Daha sonra kayınbabam külodunu sıyırarak sikini serbest bıraktı.
Elimi tekrar tutarak sikinin gövdesinden kavrattı ve elimi aşağı yukarı oynatarak sikini sıvazlattı. Kayınbabam elimi bıraktığında, ben sikini sıvazlamaya devam ettim. Bir yandan da kayınbabamın sikini inceliyor, büyüklüğüne, kalınlığına ve damarlarına hayret ediyordum. Az sonra sikinin ucundan bir iki damla kadar sıvı geldi. Kaygan bir sıvıydı, parmağımla o sıvıyı sikinin başına yaydım ve sıvazladım.
Kayınbabam sessizce kulağıma fısıldayarak,
“Ağzına al!” dedi.
Ben bir an duraksayınca tekrarladı, “Sikimi ağzına al!” dedi
ve ensemden tuttuğu gibi yüzümü sikine bastırdı.
Siki elimde, dudağım sikinin kafasına değiyordu fakat ben ağzıma almaya tereddüt ediyordum.
“Al ağzına yala, bak ben de senin amını yalayacam!” dedi.
Sonra beni amım yüzüne gelecek bir şekilde üzerine aldı. Külodumu bacağımdan çıkardıktan sonra amımı yalamaya başladı.
Heyecandan zaten amım iyice ıslanmıştı, kayınbabam dilini amıma sokuyor, amımın dudaklarını emiyordu. Kayınbabam amımı okadar zevkli yalıyordu ki, sonunda ben de onun sikini ağzıma aldım ve yalamaya başladım.
Kayınbabam amımı yalarken götüme de bir parmağını sokup çıkarmaya başlayınca dayanamadım ve kayınbabamın ağzına boşaldım.
Kayınbabam amımdan akan suları bile yaladı yuttu.
Çok geçmeden kayınbabam da garip sesler çıkararak ağzıma boşaldı. İkimizde birkaç dakika sessiz ve hareketsiz kaldık.
Sonra kayınbabam, “Bu yaptığım doğru değildi,
olmaması gerekiyordu. Birdaha olmayacak, söz!” dedi ve külodumu elime vererek beni odama gönderdi.
Odama gittiğimde saatlerce gözüme uyku girmedi. Uyumak için nezaman gözümü kapasam, kayınbabamla az önce yaptıklarımız tekrar tekrar canlanıyordu beynimde.
Ertesi gün kayınbabam hiçbirşey olmamış gibi davranıyor, benimle hiç konuşmuyor, yüzüme bile bakmıyordu.
Aradan üç gün geçtikten sonra kayınbabam TV seyrederken, dayanamadım ve çekine çekine gittim yanına oturdum. Kayınbabamın bana samimi davranmasını özlemiştim.
Fakat aksine kayınbabam bana karşı soğuk davrandı, beni salonda sap gibi bırakarak,
“İyi geceler.” dedi ve odasına çekildi.
Ne düşüneceğimi, ne yapacağımı bilmiyordum.
Biraz tekbaşıma salonda oturduktan sonra ben de kendi odama gittim yatmaya. Fakat içim içimi yiyor, gözüme uyku girmiyordu. Birbuçuk iki saat sonra kayınbabamın odasına gitmeye karar verdim. Geceliğimle kapısını çalmadan girdim kayınbabamın odasına ve odanın ışığını açtım. Kayınbabam yine küloduyla yatıyordu, ben ışığı yakınca uyandı ve beni görünce doğruldu.
Hemen yanına gittim ve kayınbabama sarıldım
ve “Babacığım, geçen gece olanları sadece sen değil, ben de istedim! Hatta yine istiyorum! Her gece yapalım! Neolur soğuk davranma, kızma bana!” dedim.
Kayınbabamla birkaç saniye göz göze geldikten sonra başladık öpüşmeye. Kayınbabam göğüslerimi okşayıp yalarken ben de elimi kayınbabamın küloduna soktum, sertleşmiş sikini okşuyordum. Çok geçmeden ikimizde çırılçıplak olduk.
Kayınbabam beni yatağa sırtüstü yatırdı, bacaklarımı aralayıp amımı yalamaya başladı. Kayınbabamın dilini amımın deliğine sokup çıkardıkça amım sulanıyor, zevkten inliyordum. Sonra bacaklarımı iyice ayırıp bacakarama yanaştı.
Eliyle sikini amıma, aşagığdan yukarı, yukardan aşağı, birkaç kez sürttükten sonra, sikini yavaş yavaş amıma sokmaya başladı. Kayınbabamın siki amıma girdikçe, ben sanki kızlığımı ikinci kez kaybediyor gibi hissediyordum.
Kayınbabamın siki amıma dört beş kez girip çıktıktan sonra ben boşalmıştım.
Fakat kayınbabam amımı sikmeye devam etti, bacaklarımı omuzuna alarak sikiyordu.
Ben ikinciye boşalmıştım ki kayınbabam hızlandı, daha sert sokup çıkarıyordu. Az sonra kayınbabam inlemeye başladı ve nihayetinde sikini amımdan çıkardığı gibi göbeğime boşalttı döllerini.
Aslında içime boşalmasını çok isterdim, fakat kocam askerdeyken hamile kalırsam bu durumu kimseye açıklayamazdık.
O gece kayınbabamla birbirimize sarılarak birlikte uyuduk. Sonraki günlerde kayınbabamla hergece sikişir olduk. Birkaç hafta sonra, kayınbabam beni götten de sikti.
İlk seferinde epey acıdı fakat sonradan kayınbabamın sikine götüm de alıştı. En çok ta götümün içine boşalması hoşuma gidiyor. Boşaldıktan sonra sikini götümden çıkarmasını hiç istemiyorum…
Kayınbabamı çok seviyorum,
kayınbabam da bana aşık. İleride kocam askerden gelince artık bir yolunu bulup ikisini de idare etmem gerekecek.
Olmadı akşamları kocamla, gündüzleri kocam işe gidince de kayınbabamla sikişirim…
Muhteşem Köy Hikayesi 5
Bölüm 5
----- MENEKŞE ANLATIYOR -----
Kayınbabamın ablası gene bize kalmaya gelmişti. Dul olduğu için bekleyeni olmayan yaşlı kadın, rahmetli kocasının köyüne dönmekte acele etmiyordu. Bir ay oluyordu ki bizi hiç bir yerde yanlız koymayan kadın yüzünden kaynatam da bende sevişmeye hasret kalmıştık. Bir gün evin bahçesine yayılmış oturuyorken
kayınbabam ablasına; ´´Yahu çocuklar üç yıl oldu evereli hala bi torun veremediler. Belki de gelinin bir arızası var. Ben bunu şehirdeki bir doktora götüreyim de hele, bir hal çaresine baksınlar” deyince,
kadın; ´´eyi olur Haydar. Aha şu Meliklerin gelinde beş yıl çocuk yapmadıydı da şeher yerinde Tabip Hoca Efendiye götürüverdiler, senesine galmadan ilk bebesini eline aldıydı.“ diye cevap verdi.
Ben nereye gideceğimizi anlamamıştım ama kayınbabam on beş gün ya da bir ay orda kalırız deyince, yüreğim sevinçle çarpmaya başladı. Erkeksizlikten nihayet kurtulacaktım! Halanın kocasının yeğeni büyük kamyonlarda şoförlük yaparmış. Adamın yakında İstanbul`a gideceğini söyleyen hala, bizimde onunla beraber gidebileceğimizi böylece yol parası da vermeyeceğimizi söyleyince yola çıkacağımız günü iple çekmeye başladım.
Akşam karanlığı çökerken köy yoluna giren dev gibi pırıl pırıl kamyonu görünce çok şaşırdım. Meğerse taze meyva ve bozulabilecek gıda maddeleri taşıdıklarından, mallar yaz sıcağında bozulmasın diye soğutmalı dolapları olan böyle dev gibi tırlarda taşıma yapılırmış.
Daha önce hiç görmediğim halanın kocasının yeğeni olan Cihan orta boylu güçlü kuvvetli görünüşlü, sessiz bir adamdı.
Yola çıkmadan önce bize şoför koltuğunun arkasında yatacak bir bölüm olduğunu gösterince daha da şaşırdım. Kamyon değil ev gibiydi sanki. Bavullarımızı yerleştirdikten sonra heyecanla yola koyulduk. Ben cam kenarına kaynatam da Cihanla aramıza oturarak gece yarısına kadar yol aldık.
Arada sırada dikiz aynasından Cihan`ın beni dikkatle süzen bakışlarını görüyor, adamın benden etkilendiğini anlayıp bu durumdan hem biraz utanıyor hemde uzun zamandır geceleri kaynatamla yaşadıklarım hariç, bir erkeğin beni böyle arzuyla süzmesine uzak kaldığım için bu durum hoşuma gidiyordu. Kayınbabam yanımda uyuklamaya başlayıp başı göğsüne düşünce
Cihan; ´´Dayı, istersen sen geç arkadaki yatakta uyu, İstanbul´a gelince seni uyandırırız” deyince,
kayınbabam arkaya geçip horul horul uyumaya başladı. Şimdi, yabancı olduğum, adeta yiyecekmiş gibi devamlı bana bakan bir adamla gecenin karanlığında yanyana oturur olmuştum. Adam bir eliyle direksiyonu tutarken bir elini de önüne koymuş hiç utanmadan erkeklik organını sıvazlıyordu. Şöyle gözümün ucuyla bir bakınca, bacağını dizine yakın yere kadar okşayan adamın, kendi avucuna ancak sığan kalınIığı ayırdedince o anda kaynatamınki aklıma gelip
´´acaba hangisi daha büyüktür``diye düşünmekten kendimi alamadım.
Bir iki saat sonra, şoför Cihan kamyonun ön camına içerden yapışık duran nazarlığı kendine daha yakın tarafa yapıştırmamı söyleyince, vakumlu lastiği camdan çekip nereye yapıştırmamı istediğini sordum. İşaret ettiği yere ulaşabilmek için ona doğru bir hayli yaklaşıp, dediğini yaptıktan sonra da sanki kaçıyormuş gibi olmasın diye olduğum yerde kaldım. Şimdi, adam vites değiştirirken dirseği bacağıma çarpıyor, eliyle önündeki kalas gibi şeyini sıvazlarken, dirseğini bacaklarıma doğru eğip apışarama değdirmeye çalışıyordu.
Yaptıklarından hem ürkmüş, hemde biraz tahrik olmuştum. Arkamızdan uyumakta olan kaynatamın horultuları gelmeye devam ederken, adam pantolonunun fermuarını indirip elini içeri atınca tedirginlikle pencereden yana kaydım. Hiç umurunda değilmiş gibi elini soktuğu yerden dev gibi şeyini dışarı çıkardı. Tamamen dışarı çıkardığı erkekliği beni aylardır beceren kayınbabamınkinden daha uzun değildi ama kesinlikle aynı kaIınIıktaydı. Artık alenen beni taciz etmeye başlayan bu ahlaksız adamı durdurur ümidiyle tuvalete gitme ihtiyacımın olduğunu söyledim. Amacım kamyonu durdurup, kamyonun hareketsizliğinin kayınbabamı uyandırmasını sağlamaktı. Bir müddet kamyonu sürmeye devam eden şoför bana dönüp büyük bir utanmazlıkla, büyük abdestiminmi yoksa küçüğününmü geldiğini sordu. Ben yüzüm kızarıp küçük derken ona göre bir yerde duracağını söyleyerek yoldan çıkardığı kamyonu karanlık ve ıssız bir ağaçlığın kenarında durdurdu. Bana dönüp fazla uzaklaşmadan kamyonun arkasında işimi görebileceğimi söylerken elinde damarları patlayacakmış gibi duran organını sıvazlamaya devam ediyordu.
Bu arada umduğumun tersine kaynatam araba durduğunda uyanmamış, aksine horlama sesleri daha çok duyulmaya başlamıştı. Kamyonun ağaçlık olan tarafına giderek gerçekten uzun zamandır beni sıkıştıran çişimi yapmak üzere şalvarımı indirdim. Öyle bir rahatlıyordum ki önümden tazyikle fışkıran çişim altımdaki toprağın üzerinden yolun kıyısında ki çukur yere doğru akıyor, kamyondan gelen ışıkla da şıkır şıkır parlıyordu. Rahatlayınca silinmek için birşeyler almadığımı hatırlayıp, bir müddet yarığımdan sızan damlalar tükeninceye kadar bekledim. Aniden, hemen yanı başımda birinin durduğunu farkettiğimde korkuyla çığlık atıcaktım ki
Cihan; ´´Benim yenge korkma`` dedi.
Ben; ´´Daha işim bitmedi git`` dememe aldırmadan;
´´yenge kağıt mendil getirdim`` deyip çömeldiğim yerde elime tutuşturunca,
o anda ne yapacağımı şaşırmış durumda elime uzattığı mendili aldım. Pantolonunun önüne bakıp koca organının hala dışarda olduğunu görünce telaşla hemen önümü sildim. Ayağa kalkıp şalvarımı çekerken kolIarımı tutan adam kaIçaIarım çıpIak OIarak ayağa kalkmama neden oldu.
Ben; ´´Ağam biraz bekle de toparlanayım`` derken,
adam ardıma geçip arkamdan koIIarını beIime sararak beni kendi önüne çekti. Kendimi kurtarmak için debelenirken, önündeki kalın şeyini kaIçaIarımın arasına yasladığını hissettim. Kaynatam uyanıp bu rezaleti gördüğünde olay çıkar korkusuyla bağırmayışımı düzüImeye razı olduğuma yormuş olmalı ki, bedenimi karşı koyamayacağım kadar güçlü kollarıyla sarıp beni öne doğru eğdikten sonra, çıplak kalçalarımın arasında bütün hışmıyla dikilmiş kamışını kadınlığıma sokmak için uğraşmaya başladı. Bir an nefesim tıkanınca bacaklarımın dermanı kesildi ve dizlerimin üstüne çöktüm. Kalçalarıma sıkı sıkı sarılıp ardıma geçen erkek dev gibi kamışının başını tükürüğüyle ıslatıp kadınlığımın girişine bastırmaya başladı. Kaynatamınki bile ilk girişinde bu kadar içimi germemişti. Ben artık ne olursa olsun belki bir an önce boşalırda bırakır diye önünde uysalca domaldım.
Adam içimi yakan bir hızla kalın organını sertçe sokup çıkarırken, duyarlı kadınlığıma diri bir erkeklik organıyla yapılan bu sıcak temas ister istemez zevk almama neden olmaya başladı. Artık deliğim ıslanıp kayganlaşmış, adamın organı içime girip çıktıkça, kadınlığımdan sızan zevk sıvılarıyla ıslanan tenlerimizin hızla çarpışmasından çıkan sesler kamyonun motor gürültüsüne karışıyordu.
Ben daha fazla dayanamayıp, neredeyse bir aydır düzüşememiş oImanın açIığıyIa hasret kaldığım boşalmalara bir yenisini eklemeye başlamıştım. Arkamdaki adamı şımartmamak için çok zevk aldığımı fazla hissettirmemeye çalışıyor, ama yine de boşalırken ağzımdan kaçan inlemeye engel olamıyordum. Aslında yeni bitmiş olan adetimin gerginliği üzerine bu güçlü boşalma çok iyi gelmişti. Bedenim kuş gibi hafiflemiş, yaşadığım zoraki ilişkiye rağmen, kendimi mutlu hissediyordum.
Arkamda içime sokuIan devasa erkekIik uzvunun damar gibi atmaya başlamasından, adamın boşalmaya başladığını anladım. Kalçalarımı kaçacağımdan korkuyormuşçasına sımsıkı tutan erkek, çaresizlik içinde bir zavallı gibi inleye inleye içime boşalırken, eğer şartlar böyle olmasaydı ona kendimi isteyerek verebileceğimi çok iyi biIiyordum. İçime akıttığı döller tükenip tamamen rahatladıktan sonra yaptıklarından biraz utanmış görünen Cihan;
´´Yenge kusura kalma, benim hanım iki senedir hasta. Artık kendimi tutacak halim kalmamıştı`` deyince;
´´Olan oldu artık geri dönüşü yok`` dedim.
Ama bir yandan da gözüm hala hiç boşalmamış gibi dikilen aIetine takılıyordu. Benim orasına baktığımı görüp;
´´Öyle doluyum ki bir köy dolusu avrat getirseler doymam herhalde`` diye söylenirken
şalvarımı çekip içimden akan yapışkan sıvılara aldırmadan kamyona, şoför koltuğundaki yerime geri döndüm. Gece yarısına doğru kamyonun radyatörü arızlanınca geceyi geçirmek üzere yol üzerinde bir otelde oda tuttuk. Ben çok uykum geldiği için odaya girer girmez yatıp uyudum. Tam dalmak üzereyken kayınbabamın Cihana hitaben;´´
Nasıl iyimiydi?“ dediğini duyar gibi oIduğumda
ne demek istediğini uykulu halimle kavramaya çalışırken uyuyup kalmışım.
Saatler sonra, odadaki erkek seslerinin yoğunluğu üzerine başımı kaIdırıp bakıp
kayınbabamın yanındaki Cihan´ın dışında iri yarı iki erkek daha görünce neler olduğunu anlamak üzere doğruldum. Kayınbabamın etrafında cihandan başka üç dört erkek daha vardı. Kayınbabamın bana bakıp uyumaya devam etmemi az sonra çıkacaklarını izah eden eI koI hareketinden sonra uyku haliyle zaten sersem gibi olan başımı yastığa gerisin geri koyup uyumaya devam ettim. Gerçektende az sonra kapının kapanıp odanın sessizliği geri dönerken derin bir uykuya teslim olmuştum.
Üstümde iri yarı bir erkeğin ağırlığını hissettiğimde yüzükoyun uzandığım yumuşak yatakta aniden gözlerimi açtım. Üstümdeki her kimse başını omuzuma gömmüş, eteğimi belime doğru çekmeye çalışıyordu. Bir an kayınbabam olduğunu düşünsemde adamın içki kokan nefesini hissedince kayınbabamın içk**en nefret ettiğini hatırlayarak,
Cihanın yoldaki tecavüzüyle yetinmeyip bir pundumunu bularak yine aynı şeyi yapmak istediğini düşündüm.
Ağırlığını öyle bir güçle üstüme bindiriyordu ki, kıpırdamak bir yana nefes almakta bile güçlük çekiyordum. Aslında ben de erkekliği güçlü, olağanüstü irilikte bir kamışa sahip olan bu erkekle bir kez daha düzüşmekten çok zevk alacağımı biliyor ve hiçde karşı koymak gibi bir düşünceyi aklımdan geçirmiyordum. Bu duygularla, adamın geceliğimi sıyırdıktan sonra külodumu çıkarmaya çalışmasına kendimi hafifçe kaldırarak yardımcı oldum. Erkeğin kendi fermuarını indirip çıplak kalçalarıma organını bastırdığı anda kamışının temasını hissettiğimde ise şaşkınlıkla organın boyutlarının ne kayınbabamınki, ne de Cihanınkine benzemediğini farkederek panikledim.
Kalçalarıma dayanan şey kocamınkinden bile ufak gibiydi. Ancak bu küçük erkeklik organı büyük olanlardan çok daha çabuk deliğimden geçip engel olmaya çalışmamın çok geç olduğu bir durum yaratmıştı bile. Kim olduğunu bilmediğim erkek hızlı hızlı kucağını kalçalarıma çarptırarak kamışını içime sokup çıkarmaya başladığında neredeyse büyük erkeklik organlarından aldığım zevkin aynısını aldığımı şaşkınlıkla hissederek ıslanmaya başladım.
Ben henüz zevk almaya balamış, erkeğin içimi pompalamalarının devamını ister bir duruma gelmişken, meçhul erkek adeta bir köpek gibi hırlayarak içime boşalmaya başladı. Üstümden kalkıp gitmeye hazırlanırken gözgöze gelmeye çekindiğim adamı görmemek için başımı yastığa gömdüm. Açılan kapının önünde iki kişinin fısıldaştığını duyarak geceliğimi indirip çıplak kalçalarımı örtme çabam sırasında odanın içine yöneIen ayak sesleriyle gerildim. Şimdi karanlık odada en az iki kişinin varlığını hissediyordum. Üstlerinden çıkardıkları giysilerin yerlere atılırken çıkardığı sesleri duyduğumda kurtulmanın çok zor olduğu bir toplu tecavüz olayının kurbanı olacağımı hissederek korkuyla karışık bir heyecanla başımı iyice yatağa gömdüm.
Sağımda ve solumda iki kişi ellerini altımdan uzatıp memelerimi ve karnımı hoyratça sıkmaya başladı. Yatağın üstüne tımanan üçüncü bir kişinin geceliğimi belime doğru sıyırmasına engel olamadığım bir tepki hissiyle karşılık vererek, başımı kaldırıp etrafıma baktım. Karanlıkta görebildiğim çırılçıplak, en az yedi sekiz erkek önlerinde sallanan sertleşmiş organlarını sıvazlayarak yatağımın etrafında sessizce sıra bekler gibi dizilmiş, benimle uğraşmakta olan diğer üç kişiyi izliyorlardı.
Üstüme çıkıp kemik gibi sert kamışıyla aniden kadınlığıma giren ufak tefek adam, kalçalarıma yapışıp mütemadiyen kendini bana bastırırken neredeyse hiç sokup çıkarmadan içime boşaldı. Sağ tarafımda kamışını yüzüme sürmekte olan adam diğerinin işinin bittiğini anlayınca onu sertçe üstümden iterek beni sırtüstü dönmeye zorladıktan sonra bacaklarımın arasına girdi. Sersemlemiş bir vaziyette çok hızlı gelişen içinde bulunduğum berbat durumda ne yapacağımı bilemeden etrafıma bakıyordum.
İçerdeki erkek kalabalığına rağmen odada tam bir sessizlik vardı. Üstümde işini bitiren kapıdan çıkıp gidiyor, ama odadaki kalabalık hiç azalmıyormuş gibi görünüyordu. Kayınbabam ve Cihanın nerede olduğunu, bu durumdan beni kurtarıp kurtarmayacaklarını düşünürken sanırım yedinci olan adam yanıma yatağa uzanıp beni ters oIarak üstüne çıkmam için zorladı. Adamın üstüne çıktığımda organının deliğime temas etmesiyle irkildim. Kesinlikle elimi yumruk yapıp deliğimden geçirmeye çalışıyormuş gibi bir zorlanmayla birlikte, müthiş gerilmenin yarattığı acıyla karışık korkunç bir zevk patlaması yaşadım. O ana kadarki altı erkekle yaşadığım birleşmeler beni farkında olmadan boşalmanın kıyısına getirmişti.
Hayatımdaki en kalın erkeklik organı olduğuna yemin edebileceğim aIIame içimde gidip gelmeye başlarken ben arka arkaya boşalmaya başladım. Öyle bir an geldi ki, eğer adam aynı hızla sokup çıkarmaya devam etse çığlık atmaya başlayacaktım. Bereket beni kendine çekip kalçalarıma sarılan adamın içimi adeta bir su kabağı gibi dolduran kamışının çok rahat hissedebildiğim kasılmalarla tohumlarını boşalttığını hissederken rahat bir nefes aldım.
Ama altımdaki erkek boşalmasına rağmen dev gibi aletini içimden çekmeyip kendisini kolundan çekerek aItımdan kaIkmaya zorlayan bir diğerine usulca
´´ Arkasına gir” darken beni yüzüne doğru çevirdi. Önce arkasına gir`in ne anlama geldiğini kavrayamazken, yatağa tırmanan diğer erkeğin kalçalarımın arasına yerleştirmeye çalıştığı sert organını hissedince arka deliiğimi sıkıp adamı engellemeye çalıştım. Ancak hala içimde duran amansız kalınlıktaki kamışın yarattığı gerginlikten dolayı kaslarıma hakim olamıyordum. Hiçbir erkeğin o güne kadar girmeyi teklif etmediği deliğime şaşırtıcı bir kolaylıkla giren adamın alışık olmadığım yerimde hissettiğim organı içime girip çıkmaya başlarken hiç ummadığım şekilde bundan zevk aldığımı hissederek, kendimi içimi dolduran iki erkeğin verdiği müthiş zevke teslim ettim.
Saatler geçmiş, üzerimden yaklaşık oniki onüç erkek geçmişti. Herkes odadan çıkıp ben artık beni rahat bırakacaklarını düşünürken otelin resepsiyonunda gördüğüm küçük oğlanın içeri itildiğini gördüm. Çocuk ondört on beş yaşlarında olmalıydı. yatağın yanına kadar gelip pantolonunu indirince onun bile beni düzmesine direnebilecek gücümün kalmamış olduğunu hissederek geceliğimin indirdiğim eteklerini yeniden yukarı çektim.
Yatağın çarşafları içimden akan erkek dölleriyle vıcık vıcık olmuştu. Bacaklarımın arasına giren oğlan ne yapacağını bilmez bir kararsızlıkla acemice üstümde hareketsiz durunca ben uzanıp oğlanın yaşına göre iri ve uzun olan borusunu başından tutup içime yerleştirdim.
Üç kere arka arkaya içime boşalıp beni defalarca boşaltan o olağanüstü iri kamışlı adamdan sonra saatlerdir diğer erkekler tarafından düzülürken, kıyısına kadar gelmeme rağmen bir daha tatmin olamamıştım. Bu çok genç çocuğun oldukça hoşuma giden iri kamışının ellenmemişliği ve adeta bir kız gibi tüysüz bedenini karanlık ve sessiz odada yanlız olarak ele geçirmiş olmanın keyfiyle oğlanın kırmızı dudaklarını ağzıma alıp biçimli sert kalçalarını sıkarak içimi yavaş yavaş pompalamasını sağlamaya başladım.
Gözlerini merakla yarığıma girip çıkan kamışına dikmiş olan çocuk benim yönlendirmelerime büyük bir yetenekle uyum gösterip uzun aletini o gece hiçbir erkeğin ulaşamadığı kadar derinlerime sokmaya başladı. Oğlanın sürmeli yeşil gözleri o kadar güzeldi ve yüzü öylesine pürüzsüzdü ki kendimi adeta erkeklik organı olan bir kızla sevişiyormuş gibi hissediyordum. Hırpalanarak geçirdiğim son dört beş saatten sonra son derece yumuşak, hakimiyeti elimde tutarak sürdürdüğüm benzersiz düzüşme bir saat kadar sonra oğlanın arka arkaya dört, benim ise sakince ama olağanüstü doyumlu olarak bir kere doyuma uIaşmamIa sona erdi.
Son fışkırmasından sonra nefes nefese göğsüme kapanan çocuğun başını memelerime bastırıp, bir on dakika daha gecenin sessizliğini dinleyerek o durumda hareketsiz geçirdim. Otelin içinde çıt çıkmıyor, küçük otel odası, sanki içinde saatler boyu düzüşme fırtınaları hiç yaşanmamış gibi bir uyku sessizliği içinde dinlenirken odadaki kesif bir erkek kokusu burnumu yakıyordu. Oğlan üzerimdeyken öylece uyuyakalmışım.
Sabah uyandığımda çocuk gitmişti. Hala kayınbabamla Cihan´ın nerelerde olduğunun merakı içindeydim. Saat ona doğru ben otelin bahçesinde beni en son beceren utangaç oğlanın hazırladığı kahvaltı sofrasında oturuyordum. Gece odamı doldurmuş olan onca erkekten bir kişi bile ortalıkta görünmüyor, sabah ben uyanmadan yatağımdan ayrılmış olan çocuk da yaşadıklarımız sanki hiç olmamış gibi davranıyordu. Bir ara acaba herşey gerçek olduğunu sandığım bir rüyamıydı diye düşünmekten kendimi alamadım.
Kayınbabamla Cihan meğerse radyatörün kopan kayışını almak için şehre inip işleri uzun sürünce geceyi Cihanın bir arkadaşının evinde geçirmişler.
Kayınbabam bana dönüp iyi uyuyup uyumadığımı sorunca, yanlız olduğumdan dolayı uykumun kaçtığını söyleyip uykusuzluktan kanlanmış olan gözlerimin sebebini açıklamaya çalıştım.
Cihan kamyonu çalıştırdığında kayınbabam da onun yanına oturup benim binmemi beklerken ben otel odasında unuttuğumuz çantamı almak üzere bir koşu içeri gittim. Odadan aceleyle çıkarken resepsiyondaki çocuk kapıda dikilmiş masum gözleriyle bana bakıyordu. Gece yaşadıklarımın gerçek olup olmadığını anlamak ister gibi kapıdaki oğlanın önünde durdum ve elimi pantolonunun önüne attım. Aceleyle araştırdığım dün geceki diri organı bacağına yapışık halde aynı irilikte bulduğumda, zevkle sıvazlayarak oğlanın kırmızı dolgun dudaklarını telaşlı bir iştahla öptüm.
Sonra koşarak, çalışır halde bekleyen kamyona yetiştim. Kayınbabamın yanındaki koltuğa otururken yaşadıklarımın rüya değil tamamen gerçek olduklarının kanıtlanmışlığı ve gerçek bir tatmin edilmişlik duygusu içindeydim. Bir düzine erkek tarafından bütün gece hoyratça düzülen deliklerimin hafif sızlamasıyla birlikte oturduğum yerde çok tatlı bir uykuya dalmışım.
Oldukça ilginç ve zevkli şeyler yaşadığımız İstanbul seyehatinden döndükten sonra kaynatam beni köye bırakıp bir haftalığına askerdeki kocamı ziyarete giderken, İki eksik etek evde yanlız kalmaz deyip, abisinin torunu mehmeti geceleri yanlız kalmayalım diye bize çağırdı. Küçüklüğünden beri tanıdığım Mehmet onaltısını bu sene bitirdi. Daha dün kısa pantolonla gezerken şimdi boylu poslu bir delikanlı olmuştu ama davranışları daha çocukluktan tamamen çıkmış gibi durmuyor, iri yapısına rağmen hala oyun peşindeki köy çocuklarından biri olarak görülüyordu.
İstanbul`da yaşadığımız inanılmaz ilişkilerin etkisi altında zaten erkeğe doyamazken, şimdi artık bir gece bile sevişemesem azgınlıktan duvarlara tırmanıyordum. Kayınbabamın gittiği günün gecesi hep birlikte yatacağımız döşeği serdim. Yatacağım sıra baktım bu oğlan çok irileşmiş, eh görümcemde ilk adetini göreli beş ay kadar oluyor, oğlanı döşekte kızdan yana yatırsam olmaz, en iyisi ben bunların ortalarına gireyim dedim ve ben ortada onlar iki yanımda yatmaya karar verdim.
Karanlıkta, döşeğin üstünde soyunurken farkına vardım ki çocuk benim soyunmamı merakla gözlüyor. Neyse oğlan çocuğu, merakındandır diye üstünde durmadım ama bir yandan da bu karıların çıplaklığına düşkün oğlanın erkekliği ne olabilir ki diye merak içindeydim. Yorganın altına girip uzandım. Yanımda bizden az önce yatan kız çoktan uyumuş. Ben yanımda eni konu bir erkek yatıyor olmasının verdiği heyecanla bir sağa bir sola dönerken çocuğun uyuyup kaldığını farkederek bende uykuya daldım. Uykumda tenimi yakan rüyalar görüyordum. Güya kocam, kaynatam, şoför Cihan ve tanımadığım bir kaç erkek daha, beni aralarına almışlar ormanlık bir yerde tıpkı otel odasında başıma geldiği gibi sırayla düzüyorlardı. Uykumda olmasına rağmen,sanki gerçekmiş gibi o kadar zevk almışım ki, bir ara bacağımı yanımda sırt üstü uyuyan çocuğun bacak arasına atmışım.
Kadınlığımı oğlanın baldırına bastırdığımı farkedince, çocuğun bunun farkında olup olmadığını anlamak için dikkat kesildim. Nefesinin muntazamlığından derin bir uykuda olduğunu anladığım genç erkeğin organı bacağımın altında dikilmiş, karnına yaslanmış vaziyetteydi. Bir müddet hiç kıpırdamadım, sonra bacağımı yavaşça çocuğun üstünden çekip çok merak ettiğim sertleşmiş organına elimi uzattım. Bu oğlan onaltı yaşında bir velet olmasına rağmen kamışı kesinlikle kocamınkinden çok daha iriydi. Biraz sıvazlayıp okşadığım sertleşmiş genç erkek organından elimi çekerken azgınlığımı giderebilmek telaşıyla elimi külodumdan içeri soktum.
Zevk sularımla kayganlaşmış olan kadınlığımı iştahla bir müddet okşayıp yanımdaki oğlanın hala dimdik duran kalın kamışını bir kez daha usulca avuçlarken zangır zangır titreyerek boşaldım. Biraz rahatlamış olarak kendimi temizlemek üzere önce hamama sonra da işemek üzere helaya gidip geldikten sonra yatıp uyudum. Ertesi gün bu genç irisi oğlana daha bir dikkatli bakmaya başlamıştım. Bacakları uzun ve yay gibi, kalçaları gergin ve dik duran çocuğun omuzları da şimdiden kocamınkinin iki katı genişlemişti. Pantolonunun önündeki kabarıklığa bakınca gece yatakta dokunduğum sertliğin gerçekten de bir kadını fazlasıyla tatmin edebilecek gelişkinlikte olduğuna karar verdim. O akşam döşekleri sermeden önce, görümcem dün gece yatakta çok daraldığını söyleyince,
gece oğlanla yanlız yatabilme fırsatının doğduğunun ümidiyle kıza ayrı bir döşek açıp yatırırken oğlanın soyunup yatağa girmesiyle de ben ışığı kapatarak yatmaya hazırlandım. Tamamen soyunup oğlanın çıplak memelerimin görüntüsünü karanlık odada merakla seçmeye çaIıştığını keyifIe farkederken çıplak bedenime geceliğimi geçirdikten sonra
oğlana; “iyi geceler ablam” deyip uykuya daldım.
Derin uyku sırasında gördüğüm rüyadan mı yoksa başka bir şeyden mi, ne olduğunu önce farketmediğim bir şeyden etkilenip kadınlığıma ateşler bastığını hissederek uyanmışım. Biraz kendime gelince arkamdan bana sarılan çocuğun kalçalarıma dayanıp sertleşmiş organının kalçalarımın arasına girmek için bastırıldığını farkedip oğlanın bunu bilerek yapıp yapmadığını anlamak için bir müddet hiç kıpırdamadan bekledim. Çocuğun ellerinin hareketsizliğinden ve kendini ardıma bastırmasındaki düzensizlikten uykusunda farkında olmadan bunu yaptığına karar vererek, uyku halinin bilinçsizliğine rağmen, pijamasının önünden çıkan kamışını istekle bacaklarımın arasına sokup çıkaran çocuğa yardımcı olmak için bacaklarımı biraz araladım. Bacak aramda sıkışmaktan kurtulan, başının sertliğini kadınlığımın girişinde hissettiğim sert kamış oğlanın düzensiz yüklenmelerine rağmen içime girmeye başlamıştı.
Onun uykusunda bilinçsizce yaptığından emin olduğum hareketlerin her ikimiz için de daha zevk verici hale gelmesi için, kalınlığını içimde hissetmeye başladığım erkeklik organına doğru kalçalarımı bastırmaya başladım. Çok geçmeden uykudaki oğlan kendini bana doğru şiddetle bastırarak içime boşalmaya başlarken, ben de bir hayli tahrik olmuş olmanın etkisiyle korkunç bir zevk patlaması içine girdim. Tohumlarını içime fışkırtan genç erkeğin organını sıkıca kavrayan kadınlığım, şiddetli zevk kasılmalarıyla çocuğun ersularını iştahla sağıyordu. Boşaldıktan sonra arkamda uyumaya devam eden çocuğun sertliğini koruyan zevk aletini dakikalarca içimden çıkarmadım.
Bir müddet sonra oğlan uyku esnasında arkasını dönünce içimi boşalmış hissederek bu eksikliğin verdiği mahzunlukla birlikte uykuya daldım. Akşam vakti tarlalarından yorgun ve çok kirli dönen Mehmet`e yatmadan önce hamamı yaktım. Görümcem çoktan yatmış mışıl mışıl uyuyordu. Çocuğun hamamdan çıkmasını beklerken, hazır su ısınmışken bende yıkansam mı diye düşünüyordum.
Banyonun kapısına gidip; ´´Sırtını ovmamı istermisin Mehmet?“ diye seslendim
oğlan; ´´Yok abla işim bitti,
ben birazdan çıkıyom gayrı” deyince toy oğlanın çıplaklığından utandığı için beni istemediğini düşündüm. Ani bir merakla dün gece beni uykusundayken bilinçsizce düzerek zevk denizinde boğmuş delikanlının çıplak bedenini görebilme arzusuyla, banyonun boyuma göre yüksek penceresinin altına koyduğum büyük süt bakracını ters çevirerek üstüne çıktım. Hafifçe buğulanmış camdan gördüklerim karşısında bacaklarım şehvetle titremeye başladı. Çıplak, tüysüz ama kaslı vücudu iştah artırıcı bir ıslaklık içindeki oğlan, kurnanın yanına yayılmış, avucuyla kavradığı yay gibi gerilmiş erkekliğini dibinden ucuna kadar sıvazlıyor, bir eliylede sanki kız memesi avuçlarmış gibi kendi memelerini sıkıyordu.
Demek bu yüzden girmemi istememiş diye düşünürken, büyülenmişcesine, yeni yetme oğlanın erkek güzeli vücudunu hayran hayran izlemeye koyuldum. Elinin hareketlerinin hızlanması üzerine dikkatimi kamışına verince, şaşkın bakışlarım arasında gergin kamışının ucundan fışkıran ersuları en az iki metre ilerideki duvara yapıştıktan sonra, Havada yarım daireler çizerek banyonun zeminine düşmeye başladı. Ben yedi sekiz defasını sayabildiğim fışkırmalar artık bitti derken, çocuğun kamışının ucundan hala bacaklarına doğru beyaz sıvılar fışkırmaya devam ediyordu. Şahit olduğum bu sahneden öyle etkilenmiştim ki, bir elimle memelerimi, bir elimle de yangın yerine dönen kasıklarımı ovalamaktan kendimi alamadım. Delikanlının bir müddet hareketsiz kaldıktan sonra su dökünmeye başlaması üzerine çıkmaya hazırlandığını anlayıp bakracın üzerinden indim ve eve girip onun gelmesini bekledim.
Az sonra banyo kapısının önüne bıraktığım pijamalarını giyip, yatmak için odaya giden oğlanın önünde serbest bir şekilde sallanan şişkin erkeklik takımlarını görünce birden aklıma çocuğa temiz don vermediğim geldi. Zavallı oğlan, benden don istemeye utanıp, pijamasını çıplaklığının üstüne geçirivermiş olmalıydı. O, yatağa girip uyumaya hazırlanırken ben hamama gittim. Arzu dolu vücudumu doyasıya yıkayıp az önce yarım kalmış olan kendimi okşamalarıma sıcak suların vücudumdan akarken verdiği ıslak zevk eşliğinde devam edip, az önce Mehmet´in tohumlarını fışkırttığı yerde oturuyor olmanın azdırmasıyIa genç erkeğin hamamın duvarlarına ve yerlerine yapışmış döl sularının benzersiz kokusunu içime çekerek şiddetli kasılmalarla boşaldım.
Rahatlayan bedenime bolca sular dökündükten sonra hamamdan çıktım. Saçlarımı havluyla kuruladıktan sonra, çıplak bedenime geceliğimi geçirerek uyumuş gibi görünen oğlanın yanına uzandım. O gece sabaha kadar belki on kere uyanıp, yanımda yatan bu dipdiri erkek bedenini okşamamak için kendimle mücadele ederken, yatakta kıvrana kıvrana en sonunda uyumuşum. Ertesi gün her zamanki günlük işlerle geçti. Mehmet o gün arkadaşlarıyla bağlarda eğleneceklerini, akşam biraz geç geleceğinden merak etmememi söyledi.
Gece olup hava karardığında Mehmet hala ortada yoktu. Biz görümcemle döşekleri açıp yattık. Aradan yarım saat geçip kapının önünde birinin tuhaf bir sesle birşeyler söylediğini duyunca perdenin aralığından şöyle bir baktım. Mehmet kapı eşiğinde sırtı duvara dayalı ve gözleri kapalı olarak adeta kendinden geçmiş gibi oturmaktaydı. Oğlanın başına bir şeyler geldiğini düşünüp telaşla dışarı fırladım. Hemen kollarından tutup kendine gelmesi için hafifçe sarstığım çocuğun ağzından gelen kuvvetli içki kokusunu hissedince neler olduğu anlaşıldı.
Acemi oğlan körkütük sarhoş olana kadar içmiş olmalıydı. Bizim köyde yeni delikanlı olmuşların adetidir. Böyle toplanıp arada bir içmeye gider, sonra da zil zurna sarhoş olup babalarından dayak yerler. Allahtan bu gece bizde kalacaktı da bu haldeyken babası görmeyecekti. Kalkması için zorladığım çocuk çoktan derin bir uykuya dalmış, beni duymuyordu bile. Allahtan evin girişinden odadaki yatağa kadar hep düz ayaktır. Kollarından çeke çeke odaya getirdiğim Mehmeti yatağın üstüne yatırarak ayağından ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardım. Leş gibi alkol kokan gömleğini sırtından çıkarıp, kemerini çözdüğüm Mehmetin pantolonunu aşağı çektiğimde karşıma çıkan tahrik edici görüntüden, bir gece önce banyodan sonra don vermeyi unuttuğum oğlanın pantolonunu donsuz giydiğini anladım.
Bütün bunları yapmak o kadar güç harcamama neden olmuştu ki, yatağın üstünde çıplak yatan genç erkeğin pijamasını biraz soluklandıktan sonra giydirmeye karar verdim. Akşamdan mangalla ısıttığımız oda közlerin hala canlı olması nadeniyle hala sıcak olduğundan nasılsa üşümezdi. Biraz kendime gelince yatağımın üstünde anadan doğma yatan, sopa gibi dikilmiş erkeklik organı iri koçlarının arasında iştah açıcı bir şekilde duran erkeğin cinsel varlığının ilk defa ayırdına vardım. Dün gece çok isteyip tatmin edemediğim cinsel arzularım depreşip, uyanması mümkün görünmeyen, uyansa bile hiç bir şeyin farkında olamayacak kadar sarhoş durumdaki genç erkeğin bedenine dokunmak için içimde büyük bir arzu duymaya başladım.
Karanlık odada üstümü tamamen soyup, oğlanın üstüne çıktım. Bedeninin sıcaklığını tenimde hisseder etmez kadınlığıma doğru yakıcı bir ateş seli aktı. Mehmet derin bir uykuda hiç kıpırdamadan yatıyor, ancak bacaklarımın arasına bastırdığım erkekliği hiç de uyuyormuş gibi durmuyordu. Bir erkeğe ilk defa böyle yaklaşmanın üzerimde yarattığı çok farklı heyecan duygusu bana, neredeyse tecavüz ediyor olduğum bu genç çocuğun bedeniyle istediğim herşeyi yapmamı emrediyordu. Mehmetin bıyıkları yeni terlemeye başlamış olan iri dudaklarına ufak buseler kondurarak, henüz gelişmiş ama bir hayli babayiğit yapıdaki bedeninin her noktasında dudaklarımı gezdirmeye başladım. Bacaklarını araladığım oğlanın, baş kısmının ufaklığına rağmen oldukça kalın gövdeli ve uzun organını ağzımın içine keyifle sokup iştahla emerken, o ana kadar hep erkeklerin hakimiyetinde geçmiş olan sevişmelerimin tersine bu defa canım istediği gibi tadını çıkarmaya başladım.
İri koçlarını birer birer emdiğim genç erkek, derin uyku halinde bile zevk aldığını belli eder şekilde hassas yerlerini emerken zevkle inliyordu. Daha fazla dayanamayıp çocuğun yay gibi kıvrılıp karnına yapışan, dibine doğru neredeyse kaynatamın organı kadar kalın tokmağının üstüne oturdum. Gövdesinden tutup kızışmış deliğimin girişine denk getirdiğim ufak başlı kamışı kolayca içime girerken, gövdesine doğru deliğimde sıkıştı ve dibine doğru anormal kalınlığını içime sığdrabilmek için kendimi iyice aşağı bastırmam gerekti. Devleşmiş, demir gibi sert erkeklik organının kadınlığımda yarattığı müthiş zevk veren gerilme hissiyle birlikte, biraz da yatağımdaki bu oğlanın kaç gecedir yarattığı azgınlıktan olacak, dayanamayıp boşalma noktasına geldim. Oğlanın üstüne henüz binmişken, vücudum titremelerle kasılmaya, aşk deliğim, içine saplanmış kalın hortumu arsızca yoğurmaya başladı.
Memelerime dokunulmasına ihtiyacım her zamankinden on kat daha fazla artarken, kendimi oğlanın ağzına bastırıp iri memelerimi emdirmeye çalıştım. Öyle kendimi kaybetmişim ki bir an çocuğun boynunu hırsla emdiğimi telaşla farkedip dudaklarımı yapıştırdığım yerde yuvarlak bir morluk bırakarak aynı hırsla körpe oğlanın dudaklarına uzandım. Kasılmalarım bitince, çocuğa sarılmış durumda dudaklarını emmeye devam ederken, içimdeki çelik gibi sertleşen aletin ucu kadınlığımın arzuyla şişmiş dudaklarına değinceye kadar kaldırıp, her defasında koçlarının yuvarlaklığını hissedinceye dek kalçalarımı indirip kaldırmaya başladım.
Onbeş dakika kadar aşkla terleyen vücudumda gezinen zevk verici elektriklenmelerin eşliğinde diri organın üstünde inip kalktıktan sonra altımdaki uyuyan oğlanın vücudu yay gibi gerilip, inlemeye başlayınca boşalıyor olduğunu anlayarak hareketlerimi hızlandırdım. Biraz daha dayansa birlikte tükenecekken, uykusunda boşalmaya başlayan delikanlı bilinçsizce kalçalarını kaldırıp içime fışkırmaya başladı. Telaşla ona yetişmeye çabaIarken yine tatlı uykusuna dalan Mehmetin belinin geldiği için yumuşayacağını sandığım organının kadınIığımda aynı sertliğini koruduğunu farkedince
´´Acaba boşalmadımı?“ diye şüpheyle durakladım.
Deliğimden bacaklarıma sızan bol miktardaki sıvıya parmaklarımı sürüp inceleyince, ersuyunun çok iyi bildiğim kokusu ve tadını alarak, boşalmasına rağmen, gençliğinin verdiği güçle erkekliği yumuşamayan Mehmet`e tutkuyla sarılıp, kalçalarımı arsızca üstünde inip kaldırmaya devam ettim. Neredeyse iki saat süresince erkek sırtüstü yatarken kadının uyguIayabiIeceği ne kadar duruş varsa deneyip defalarca müthiş doyumlar yaşadıktan sonra nihayet rahatlamış olarak yatıp uyumaya karar verdim. Sarhoşluğun verdiği derin uykusuna devam eden genç erkeğin pijamalarını giydirdikten sonra pijamasını içinde hala dimdik duran organını elimle son bir defa sıvazladıktan sonra tatlı bir yorgunluk hissettiğim bedenimi döşeğe atıp mutluluk içinde uyudum. Sabaha karşı bir ara uyandığımda beni bir sürpriz bekliyordu. Arkamdan bana sarılıp, iki gece önce yaptığı gibi kalçalarıma yapışmış olan çocuk biraz çekilip bedeninin sıcaklığını tenimden uzaklaştırınca, ardımda bir ıslaklık hissederek elimle kendimi yokladım.
Geceliğime bulaşan yapışkan ıslaklığın erkek dölü olduğunundan şüphelenince kokusuna ve tadına bakarak yanılmadığımı anladım. Gece saatler boyu benim mutlu olmamı sağlayıp yanlızca bir kere boşalmış olan oğlan derin uykusu sırasında kalçalarıma sürtünerek ikinci kez boşaldığı anlaşılıyordu. Hala kendinden geçmiş bir şekilde uyuyan delikanlının pijamasının önündeki sırılsıklam yapışkan ıslaklığı görünce de bu düşüncemde haklı olduğumdan emin oldum.
Onun bu halde bir iki saate kadar kalkacak olan genç kızın önünde yataktan kalkamayacağını bildiğimden üşenmeden kalkıp hamamı yaktım. Su ısındıktan sonra oğlanı sarsarak uyandırıp;
´´Ablam hadi kalk git banyo yap kirlenmişsin ” dedim.
Önce uyanmakta güçlük çeken, hala içtiği aşırı içkinin etkisi altındaki oğlan gözlerini zorla açıp biraz kendine gelince ne dediğimi yarı anlamış yarı anlamamış halde, işaret ettiğim önüne bakarak utançla yatağın içinde kalkıp oturdu.
´´Hadi ablam benden utanma, bu normal birşey`` diyerek moral vermeye çalıştım.
Ayağa kalkan çocuğun sallandığını farkedince, koluna girip banyoya götürdüm.
“Hadi soyun gir” derken utançla başını eğen oğlanı banyonun kapısından itip;
´´Amaaan Mehmet gören de seni yiyeceğim sanır`` deyip
pijamasının üstünü çekip çıkardım.
´´Hadi al şu peştemalı beline sar ben dışardayken, sonra da ben seni yıkayacağım. Yoksa senin bunu yapacak halin yok`` deyince hiç sesini çıkarmayan oğlan soyunurken, ondan sonra da kendim yıkanmaya karar vererek kirlenmiş geceliğimi çıkardım. Çıplak memelerimin üstünden tutturduğum peştemalla birlikte banyoya girdim. Kurnanın yanında uslu uslu oturan hala yarı sarhoş durumdaki oğlanın başını sabunladıktan sonra iyice köpürttüğüm lifle vücudunu ovmaya başladım. Bir kadının yetişkin erkek vücuduna ilk defa dokunuyor olmasından olsa gerek, mahmur bakan gözlerini ıslanan peştemalıma yapışmış olan iri memelerime dikmiş olan genç boğanın erkekliği, gece üç defa boşalmış olmasına rağmen yine ayaklanmış,
beline sarılı peştemalın altında bir çadır meydana getirmişti. Bacaklarını liflerken peştemalını biraz yukarı itince, erkekliğinin iştahla dikilerek gerginleştirdiği iri koç yumurtalarını görebiliyordum. Bacak aralarını sabunlarken elim organının dibine değerken, geriye yaslanan çocuk gözlerini yummuş hareketsiz duruyor, yaşadığı şeylere tepkisini ancak, gergin bir yay halini almış olan erkekliğinin ıslak peştemela yapışan şeklinden anlıyabiliyordum. Biraz doğrulmasını söyleyip sırtını liflemek için üstüne eğilince, göğsümden tutturduğum peştemalım açılarak sırtımdan iki yanıma doğru sarktı. Tamda çocuğun yüzünün hizasındayken bütün çıplaklığıyla memelerim Mehmetin neredeyse ağzına girecekmiş gibi oldu.
ben bir an panikle toparlanıp kapatmayı düşünürken oğlanın gözleri kapalıymış gibi görünmesi üzerine uçlarını şöyle bir iliştirdiğim peştemalı önümde tutturup sırtını sabunlamaya devam ettim. Kalçalarına sabunlamak için eğilip kalktıkça ister istemez memelerim genç çocunun başına yaslanıyordu. Sabunlu lifi aşağı doğru sürttükçe beline sarılı peştemalı gevşeyip aşağı kaymaya başladı. Yanlarını sabunlayıp aynı işleri tekrarlarken de iyice mayışıp kendini bırakmış oğlanın uyukladığını farkedip erkekliğini örten örtünün kaymasına aldırış etmedim.
Ufak başı gerilmiş, çevresinde ki damarlarının şişkinleştiği kalın organı ortaya çıkmış, düzenli kısa vuruşlarla havayı dövüyordu. Oğlanın yine kendinden geçmiş haline güvenip lifi kasıklarına doğru sürerken hareketlerimi iyice yavaşlatmıştım. Karnına doğru dikilen kamışının altında kalan iri koçlarına çok yumuşak hareketlerle okşar gibi köpüklü yumuşak lifi sürdüğüm çocuğun yüzüne bakıp tepkisini kontrol ederken, hassas yerlerine dokundukça, yumduğu gözlerini açmayan genç erkeğin, bu durumdan zevk aldığı, yüzünün arzuyla kasılmasından belli oluyordu.
Oğlanın bu hem edilgen, hemde etkin hali benim cesaretimi artırarak, bir elimle lifi duyarlı organının çevresine tahrik edici bir hassaslıkla dokundurmaya devam edip, diğer elimle de sanki yaptığım iş gereğiymiş gibi kamışını gövdesinden parmaklarımla hafifçe aşağı çekerek göbeğini sabunlamaya başladım. Gergin bir yay gibi parmaklarımın arasından kurtulup karnına çarpan köpükler içindeki kayganlaşmış organın çıkardığı kamçılama sesi üzerine oğlanın yüzüne şöyle bir baktım. Tepki vermediğini görünce bu defa avuçlayarak gövdesinden kavradığım kamışı tamamen kontrolum altına aldım. Elimin bu doğrudan temasıyla genç bedeni şöyle bir gerilen oğlanın bir elimle vücudunu sabunlamaya devam ederken, diğer elimde tuttuğum diri erkekliğini sıvazlıyordum.
Hızlı hızlı solumaya başlayan çocuğun boşalmasının hızla yaklaşmakta olduğunu farkedince, çok zevk aldığım bu işi biraz daha uzatmak üzere kurnadan tasa doldurduğum sıcak suları genç aygırın zevkle gerilen bedenine döktüm. Köpüklerin akıp gitmesiyle, tüysüz ama yetişkin erkek bedeni, iştah açıcı duru teninin çekiciliğiyle ortaya çıkan delikanlı, uyanıksa bile, kendisine yaşatılan, hoşuna gittiğini sandığım olayın büyüsünü bozmamak için hiç bir tepki vermeksizin, çıplak bedenini yıkamama sesini çıkarmadan gözlerini uyuyor gibi yummuş,
uysalca önümde oturuyordu. tekrar kapalı gözlerine bakarak önünde eğildiğim erkeğin, artık her an fırlatılmaya hazır bir mızrak gibi duran organını ağzıma soktum. Dudaklarımın temasıyla vücudu gerilip kalçalarını oturduğu yerden biraz kaldıran Mehmet, bir kaç kere kuvvetle emip sokabildiğim kadar ağzıma aldığım iri erkekliğinin bereketli döllerini aniden boğazıma fışkırtmaya başladı. Ağzımın içinde atışlarını hissettiğim kamışını elimle sıvazlarken, koçlarının torbalarını nazikçe avuçladığım genç erkek, kendini sıkarak inliyor, neredeyse hepsini ağzıma sokmak istermiş gibi uzun kamışını boğazıma doğru bastırıyordu. Boşalıp sakinleşen Mehmetin gözleri hala kapalı durumdayken üstüne bol bol su döktükten
sonra; ´´ Hadi ablam,sen çık artık ben yıkanayım`` dedim.
Sanki hiç bir şey olmamış gibi davranmakta gizlice anlaşmışçasına müttefik olduğumuz genç oğlan, utangaç bir tavırla uzattığım havluya sarınıp dışarı çıkarken, mahcup bakışlarını, üstümden çözüp kurnanın kenarına bıraktığım peştemalın altından çıkan çıplak vücudumdan ayıramıyordu...
Devam edecek ...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Muhteşem Köy Hikayesi 1
Bölüm 1
----- MENEKSE ANLATIYOR -----
Odadaki herkesin uyuduğundan emin olduktan sonra yorganın altında kalan bedenlerimizin gizli mahremiyeti içinde, kabalarıma sertleşen erkekliğini bastıran kocam, memelerimi ellerine alıp sıktığında, hem istekle kendimi ona doğru bastırıyor, hem de son birkaç yıldaki yaşantımdaki gelişmeleri düşünüyordum. Evleneli neredeyse iki yıl olmuştu. Bu süre boyunca da yanlızca benim ay hali olduğum günlerin dışında, hemen her gece çılgınlar gibi sevişiyor, defalarca birbirimizin bedeninde sevişmeye olan sonsuz susuzluğumuzu dindirmeye çakışıyorduk. Tek sorunumuz bu işi istediğimiz rahatlıkta yapamamanın zorluğuydu.
Çünkü köyde genellikle bütün aile aynı odada yatar. Babamın evinde de böyleydi, gelin geldiğim kayınbabamın evinde de aynı. Aslında bunun anlaşılabilir sebepleri var. Bizim buralarda geceleri havalar çok soğuk olur akşamdan yatılacak oda mangalla ısıtılır ve bütün aile bu ısıtılan yegane odada, yaptığımız yer yataklarında yatarız. Bizim durumumuzdaki gibi karı kocalar da birbirlerine kavuşmak için herkesin uyumasını beklemek zorundadır ama yaz geldiği zaman durum değişir. O zaman herkes istediği yerde yatabilme özgürlüğüne sahip olur. O gece biz sevişirken aynı odada bizden başka, kayınbabam ve on uc yaşındaki görümcem uyuyorlardı. Kaynanam ben bu eve gelin geldikten beş ay sonra vefat etti. Kayınbabam henüz genç bir erkek olmasına rağmen dul kaldı.
Kocam arkamda sertleşmiş zevk sopasını zevkle ıslanmaya başlayan yarığıma sürterken, babasının traktör motorunun gürültüsünü andıran horlama sesleri, rahat hareket edebilmemiz için bize cesaret veriyordu. Diğer yandan küçük yaştaki görümcem uyanıp yaptıklarımızı görse bile bir şey anlamayacağını düşünerek fazla çekinmiyorduk. Geceliğimi alttan sıyırıp memelerimi ağzına alan kocama sıkı sıkı sarılarak bir an önce sert sopasını içime geçirmesi için bacaklarımı açtım. Beni hiç bekletmeyen erkeğim, deliğime dayadığı kamışının başını sertçe bastırarak, ağzı zevkle açılmış olan bal kutuma kamışının erişebildiği yere kadar girdi. O anda atmak üzere olduğum zevk çığlığını içimde hapsedebilmek için dudaklarımı ısırmak zorunda kaldım. Her gece içimdeki sertliğini hissetmeye alıştığım, on sekiz ay gibi bir süre boyunca çok özleyeceğim kocam yarın askere gidiyordu. Bu sebepten, son gecemizi hiç uyumadan sabaha kadar sevişerek geçirmeye karar vermiştik. Üstüme abanıp altıma uzattığı elleriyle kabalarımı kavrayan kocamın birazdan boşalacağını anlayıp ona yetişmeye çabaIarken erkeğim erkenden içimi şerbetiyle doldurmaya başladı.
Şerbet diyorum çünkü tadı aynı şerbet gibi tatlı geliyordu bana. Daha evlenmeden önce bostanlarda içime girmeden seviştiğimiz zamanlarda rahatlatmak için nişanlımın kamışını ağzıma alıp boşalmasını sağlardım. Bu şekilde tadını almaya başladığım ersuyunu çoğu zaman yutma alışkanlığım daha sonraları bir tutku halini aldı. Bu sebepten de iki senedir çocuğumuz olmuyordu. O kadar ender içime boşalıyordu ki, çoğunlukla ben ağzıma boşalması için zorluyor, lezzetli döllerini yutmak için geceyi zor bekliyordum. Aslında bu durum kocamında çok hoşuna gidiyordu. Fakat bu gece, belki o askerdeyken gebe kalabilirim umuduyla içimi dölleriyle doldurmasına karar vermiştik. Genç kocamın erkeklik gücüyle her zaman gurur duydum. Her gece en az üç kere bereketli çeşmesini açan kocam benim ay hali olduğum günlerin ardından ise ilk gece en az beş kere boşalırdı. Onun arka arkaya sertleşebilme yeteneği sayesinde bende,
uzun süre içimde gidip gelmesinin sonucunda boşalabilir, komşumuzun gelini sevda nın kocasından şikayet ettiği gibi ortada kalmazdım. Sevdanın kocası, iki üç günde bir karısını altına aldığı zaman bir kaç dakika içinde boşalır, ikinciye bile hali kalmadan sırtını dönüp uyurmuş. Biz sırdaş gelinler birbirimize utanmadan anlattığımız bu saklılarımızı konuşurken, Sevda bana ´´Sen ne kadar şanslısın keşke benim de kocam seninki gibi olsa`` der onun bu sözleri de benim erkeğimle gururlanmama neden olurdu. Boşalması biten erkeğimi yeniden azdırmak için erkeklik organını ağzıma alıp herkesin uyuyor olmasından dolayı çıkan seslere aldırmayarak yeniden sertleşinceye kadar emmeye devam ettim. Yorganı üstümüzden atarak bedenimden sıyırdığım geceliğimi bir tarafa atıp,
sırtüstü yatan kocamın dikilmiş sopasını içime yerleştirerek üstünde inip kalkmaya başladım. Ben zevkle üstünde inip çıkarken, gözlerim ilerimizdeki döşekte uyuyan kayınbabamın yüzüne gitti. Biraz dikkat edince sanki gözleri açık bize bakıyormuş gibi geldi ve bir an dondum kaldım. Horlaması da kesilmiş olan adamın uyanıp bizi bu halde gördüğünü sanirken odayı tekrar horlama sesleri kaplayınca rahatlayarak tekrar erkeğimin kamışını içime sokup çıkarmaya başladım. Koçumun döllerini yeniden sağmak için onun en sevdiği şekilde yani helada oturur gibi ayaklarımın üstüne çömelip hızla er sopasının üstünde kalcalarmi cevirmeye başladım. Hızla inip kalkmalarım sırasında memelerim zipliyor, kabalarımın kocamın kucağına vurmasından çıkan sesler odanın içinde kayınbabamın horlama seslerine karışıyordu. Erkeğim daha fazla kendini tutamayıp yine içime boşalmaya başladı. Ancak ben yine ortada kalmıştım.
Ama biliyordum ki üçüncüsü yeterince uzun sürecek ve ben de o mutluluğa ulaşacağım. İçime sıcak döllerini fışkırtan kocamın lezzetli şerbetini içememek çok zoruma gidiyordu ama ya bebek ya şerbet deyip kendimce özveride bulunuyordum. Biraz dinlendikten sonra yeniden dirilen kocamın erkekliğinin önünde domalıp, üstüme abanan kocamın beni aşağı doğru iten baskısıyla göğsümü yandaki kayınbabamın yattığı döşeğin ayak ucuna bastırırken, çıplak memelerim neredeyse uykudaki kayınbabamın ayaklarına değiyordu. Az sonra hırsla dikilmiş kamışıyla içime sertçe yüklenen, kocam arkadan kabalarıma vurdukça, meme uçlarım adamın ayak parmaklarına çarpmaya başladı. Boşalıp rahatlamak için kendimi öylesine zevk alabilmeye kaptırmıştım ki, doğrulacak iradeyi bir türlü gösteremiyordum.
Aldığım zevki atirmak ve kocamın organını içimde daha sıkı hissedebilmek amacıyIa aşk deliğimin kasIarını sıkıp gevşeterek içimdeki organı sıkıştırmaya başladım. Arkamdaki boğanın hızla içime vurmaya başlamasından her an boşalabileceğini anlayarak bende bu defaki şansımı kaçırmak istemediğimden, elimi bızırıma attım. Bir yandan kocam iştahla açılan deliğimi demirci örsü gibi tokmağıyla döverken, bir yandan da kendimi okşayarak tatmin etmeye çalışmam bu defa zirveye ulaşmama yetti. Boşalıyor olmanın zevk sarhoşluğuyla bir an dengemi kaybedip, kocamın arkamdaki sertçe dürtmelerininde etkisiyle kayınbabamın ayaklarının üstüne serildim. Memelerim kaynatamın ayaklarına yapışmış halde, boşalmak üzere olan kocamın arkamdaki amansız darbeleriyle kıpırdayamaz duruma gelmiş, zaten beynimde şimşekler çaktıran kendi zevk patlamamın etkisiyle de doğrulup toparlanamayacak kadar aciz durumdaydım. En sonunda erkeğimin döl suyunu içime fışkırtması biterken kayınbabam, sanki uykusunda rahatsız olmuş gibi bir ıhlama sesi çıkarınca, hemen toparlanıp yorganımızın aItına girip çocuklar gibi sessizce kıkırdaştık. O geceki sevişmelerimiz uzun sürecek olan ayrılığımızın ilk gününde sabahın ilk ışıklarına kadar aynı coşkuyla devam etti. Ertesi gün, aslanımı gözyaşlarıyla allaha emanet ederek vatan görevine yolcu ettim...
Devam edecek...
Just a classical "sexparty" of a young white couple.
HİKAYE 329
Evlendiğmde 26 yaşımda idim, ayrı ev açmış, kocamla kalıyorduk. Kayınbabam ise kendi evinde kalıyordu. Kaynanam öleliden beri kayınbabam bir türlü evlenemedi. Çok istiyordu ama, her seferinde her adayla umulmadık aksilikler çıkıyordu ve olmuyordu. Kayınbabamın morali buyüzden epeyi bozulmuştu. Kocamın teklifiyle, benim de kabulümle, kayınbabamı yanımızda kalmaya ikna ettik, bizde kalmaya başladı. Doğal olarak kayınbabamla birlikte olduğumuz süre, kocamla olduğum süreden fazlaydı. Gece gündüz kayınbabamla beraberdik. Kayınbabam kahveye falan da pek gitmezdi, sevmiyordu. "Baba çık gez dolaş biraz, dışarda güzel kadınlara bakarsın için açılır." dediğimde, "Güzelim seni seyretmekten daha güzel ne ola ki? Sen üzülme, ben memnunum, rahatım." derdi.
Kocam haftanın birkaç günü nöbetçidir, geceleri gelmez. Zaten biraz da bu yüzden kayınbabamla iyice samimi olduk. Geceleri genelde sohbetlerimiz, kayınbabamın birtürlü uygun kadın bulamaması ve yapamadığı evliliği konusunda olurdu. Bir gece ben artık dayanamadım, "Baba yahu artık bıraksan şu evlilik, evlenmek işini? Bak ne güzel hep birlikte rahat rahat yaşıyoruz şunun şurasında, rahatını ne diye bozacaksın?" dedim.
Kayınbabam yüzüme şöyle bir bakıp, Off'la, Ohh'la karışık derin bir 'Ahhhh...' çekti. O an yanlış yaptığımı anladım. Kayınbabam, "Haklısın, kızım. Ben hadi şimdiden sonra evlenmeyeyim tamam da, insanın bazı ihtiyaçları var... Hadi onu da tam söyleyeyim, kimileri hayvani arzu derler, seks yapma, seksi yaşama arzuları, içgüdüleri vardır yavrum. Geceleri nasıl uyuyabildiğimi sen gel bana sor! Zor yavrum, zor! Senin için hava hoş tabii, öyle bir sorunun yok, kocan elinin altında, istediğin an emrine amade..." dedi.
Kayınbabam tam da benim yarama dokunmuştu, "Hiç alakası yok baba! Sen de onu bana sor. Bak oğlun bu akşam da yok, taa yarın gece evde olacak. Bu nöbetçi olduğu günün yorgunluğu katlanarak bütün bir hafta devam ediyor. Görüyorsun, izinli olduğu gün de uykudan başını alamıyor. Tamam, işidir, ekmeğimizin parasıdır, haklıdır, ama, burada bir de, az ya da çok sevilmek, okşanmak, sevişmek isteyen genç bir karısı da var!" dedim. Ağzımdan bu laflar nasıl çıktı bilemiyorum. Kayınbabamın, "Canım benim, gel bakayım bana." demesiyle, kendimi kayınbabamın göğsüne kapaklanmış, hıçkıra hıçkıra ağlar buldum.
Divanda idik, kayınbabam beni teselli etmek için hafif hafif saçlarımı okşarken, küçük küçük de alnıma yanağıma öpücükler konduruyordu. Birden ne olduğunu anlamadım ama içimde birtakım kadınsı duyguların harekete geçtiğini hissettim. Kayınbabamdan anlamadığım bir şekilde etkilenmiştim. Başımı hafif çevirip kaldırdığımda kayınbabamla dudaklarımız bir anda birbirlerine kenetlendiler, dillerimiz ağızlarımızın içinde birbirine dolaşmaya başladılar. Çok uzun süre, divanda kayınbabamla birbirimize sarılmış vaziyette öpüştük.
Kayınbabam, "Canım gelinim, güzelim, kızım benim, artık evlenmek istemiyorum, seni istiyorum, seni kendime sevgili istiyorum. Benim her şeyim olur musun? Gelinim, kızım, sevgilim, karım, orospum olur musun?" dedi. "Olurum! Hem de nasıl babacığım!" diyerek kayınbabamla bir daha öpüşmelerimizin tadına vararak, birbirimizi okşamaya başladık. Divana sırtüstü uzandığımda, kayınbabam eteğimin altından külodumu ustaca çekip çıkardı. Eğilip sanki çölde susuz kalmışcasına, sanki çeşmeden içine su çeker gibi amımı vantuzlayarak içine çekmeye, emmeye başladı. Dayanamadım, kasıntılarla sarsıla sarsıla kayınbabamın ağzına boşaldım. Kayınbabam "Canım gelinim, güzelim, sevgilim..." diye diye, üstümde ne varsa gayet nazikçe hepsini bir bir çıkardı. "Şahanesin benim güzel gelinim!" derken, gözleri zevkle ve keyifle parıldıyordu. "Canım gelinim benim, bundan böyle gecelerimiz yalnız geçmeyecek. Sen istediğin sürece emrindeyim. Sana hiç ama hiç doymam, yeter ki sen iste güzel gelinim benim." derken kendisi de soyundu.
Kayınbabam çırılçıplak yanımda ayakta durup beni seyrederken, hemen bir karış uzağımda olan yarağı beni yeniden azdırmaya yetmiş artmıştı bile. Kocamın sikiyle uzaktan yakından alakası yoktu, kayınbabamın yarağı hem uzun hem kalındı. Kayınbabamın yarağı neredeyse göbeğini geçecek şekilde şaha kalkmış bir at gibi yerinde duramıyor, titremeleriyle, kasıntılarıyla beni kendine çekiyordu. Başımı yaklaştırdım ve yarağını ortasından tutup, başını ağzıma almaya çalıştım. İnanılmazdı, bayağı zorlanıyordum ve bu beni ayrıca heyecanlandırıyordu. Yarağının başını boğazıma kadar aldığımda, yarağının daha yarısı avucumdaydı. Harika bir duygu yaşıyordum. Kocamla kesinlikle böyle seks yapmamıştım, yapamamıştım. Bu koca kazık gibi yarağın içimde nasıl olacağını düşündüğümde tekrar orgazm olurmuşcasına ıslandığımı farkettim.
"Hadi!" dedim kayınbabama, "Gel, gir artık, dayanamayacağım. Hadi!" diye bas bas bağırıyordum. Bu benmiydim, inanamıyordum. Kayınbabam divana oturup beni kucağına çekti, "Canım gelinim, güzelim, yavrum benim, gel sen kendin nasıl istiyorsan öyle al, kendin ayarla." dedi. Kayınbabamın kucağına oturdum. O koca sırık gibi yarağı amımın dudakları arasından göbeğime kadar uzanarak kayınbabamla aramda sanki bir köprü gibi amımın dudaklarını ayırıyordu. Büyük ama çok büyük bir hazdı. Tekrar öpüşmeye başladık. Kayınbabam beni yavaşça kucağında kaldırarak, yarağının başını amıma denk getirdi. Ben kayınbabamı geriye iterek sırtını divana yapıştırdım, dizlerimin üzerinde doğrularak, elimle de o koca yarağı ayarlayarak amımla üzerine oturmaya başladım. Yarağının şapkası amıma girdiğinde, amım yarılıyor zannettim. Biraz durdum bekledim, sonra milim milim kaydıra kaydıra kayınbabamın yarağının yarısını içime aldığımda, kasılmalarım sarsılmalarım başladı yine. Gözüm karardı, içim geçti, uçmak, yerlerde yuvarlanmak, ve tepinmek arzusu hep birlikte yüklendiler, ben de kayınbabamın o koca yarağına yüklendim, hepsini bir anda taa köküne kadar amımın derinliklerinde hapsettim.
Ömrümde, hayatımda yapmadığım, yapamayacağım, canhıraş bağırmalar, anırmalar, evet resmen anırmalar, böğürtülerle, kayınbabamın yarağı üzerinde kalkıp kalkıp oturmaya ve kayınbabamın neresi denk gelirse ısıra ısıra emmeye, somurmaya başladım. Kayınbabam da memelerim ağzında, birini bırakıp birini yiyerek, hatta bazen her ikisini ağzına almaya çalışarak, bir elinin parmakları alttan götümde, beni habire yarağının üzerinde dans ettiriyordu. (Nasıl alırım, nasıl yerim?) diye düşündüğüm yarak amımda, kayınbabamın kucağında, yarağının üzerinde boyuna inip çıkmaktaydım. Belkide yaşayıp yaşayacağım en büyük ve erişilmez orgazmımı yaşadım. Kendime geldiğimde halen kayınbabamın kucağında idim. O şahane yarak amımın içinde, parmakları götümde, "Canım gelinim, güzelim, sevgilim, karım, orospum benim!" diyerek kayınbabam beni küçük küçük öpücüklerle yine sevmekteydi.
Kayınbabamın dudaklarına uzandım, dillerimiz yine birbirine dolaşmaya başladılar. İçimdeki yarağın daha bir şiştiğini, hatta damarlarını farkettiğimde, kayınbabam bir an durdu ve volkan gibi içime patladı. Evet sanki yanardağ faliyete geçti. Çeşme gibi akıyordu. Kayınbabamın boşalması bitince, "Harikaydın babacığım. Çok açmışsın, doydun mu?" dediğimde, "Sana doyulur mu güzel gelinim, daha yeni tadına varmaya başladım, canım benim! Sen de harikaydın, çok kadın bunun tamamını alamadı içine biliyor musun?" dedi. "Alamamaları normal babacığım, ben kendime şaşırıyorum, ben nasıl aldım diye." dedim. "Canım gelinim, sen tam benlikmişsin. Bundan böyle hergün sevişiriz. Oğlumun bilmesine gerek yok, biz bize kaldığımız geceler bize yeter yavrum benim!" dedi. "Tamam babacığım oğlun bilmeyecek, artık asıl kocam sensin bundan böyle!" dedim ben de.
Oğlu zamanla bendeki olumlu değişimi, neşemi, mutluluğumu farketti tabii ve çok sevindi, "Ne güzel, bak babam geldi, yalnızlıktan kurtuldun, neşen yerinde. Ben de korkuyordum babamla anlaşamaz da aranıza soğukluk falan girer diye." demez mi? Bilmiyor ki kayınbabamla hergün sikişiyorum! İlerleyen günlerde kayınbabama arkadan da verdim, götümü siktirdim. Evliliğimiz boyunca oğlunun elini bile sürmediği o bakire götümü kayınbabamın sikmesi ise benim için ayrı bir zevkti.
Kaba Adama Siktirecektim Gotumu
Merhaba, adım Zuhal. 39 yaşındayim, evli ve iki cocuk annesiyim. Fiziksel ozelliklerimi bilmek isteyenler için hemen belirteyim, esmer,orta boylu, balık etli, vücudumla orantılı (ne cok büyük, ne çok küçük) göğüslere ve popoya sahip bir ev hanımıyım. Kocama uzun zamandir evin boyasinin dokuldugunu ve artik yeniden boyatmanin vakti geldigini soyleyip duruyordum. En sonunda dayanamdi ve “iyi iyi yarin birilerini bulup yollatirim, istedigin gibi boyatirsin evi” dedi. Ertesi gun kocam ve cocuklar evden ayrildiktan sonra gunluk islerime baslamistim. Hemen hemen bir saat sonra kapi calindi. Kapiyi actigimda karsimda biri orta yasli biri daha genc iki adam vardi. Kendilerini kocamin yolladigini, boya isi icin geldiklerini soylediler.
Tamam deyip iceri aldim ve evi gezdirmeye basladim, gezerkende hangi renk boyanacagi falan gibi konulari konusuyorduk. Uzerimde uzun bir tayt, ve beyaz bir t-shirt vardi ve ben sutyen giymemistim. Gogus uclarim kendilerini belli ediyorlardi ve popomda butun guzelligiyle ayni sekilde kendini belli ediyordu. Boyacilarin beni gozleriyle soyduklarini hissedebiliyordum. Hele genc olan cadiri kurmustu bile. Itiraf edeyim bende bir hos olmustum, bacak aram hafiften nemlenmisti. Resmen o iki adami arzuluyordum. Ne yapacagimi bilemiyordum, evliligim suresince hep kocama sadik kalmistim.
Neyse, evi dolasmayi bitirdikten sonra adamlar ertesi gun ise baslayacaklarini soyleyip,tesekkur edip gittiler. Onlar gider gitmez yatak odasina gidip taytimla kulodumu cikarip amimi oksamaya basladim. Sirilsiklam olmustum. Biraz once evimde olan adamlarin beni siktigini dusunup amimi parmakliyordum. Ozellikle genc olanini dusunuyordum, yasi tas catlasa 19-20 idi, ve cadirindan anladigim kadariyla iri bir aleti vardi. Neredeyse bir saat kadar masturbasyon yapip defalarca orgazm oldum. Kafama koymustum, yarin bu hayallerimi gercege donusturecektim!!
Ertesi gun yine kocami ve cocuklari yolladiktan sonra odaya gidip kendimi boyacilar icin hazirlamaya basladim. Onlari delirtmeliydim. Once siyah seffaf tanga kulodumu giydim, sutyen takmadim. Sonra bulabildigim en mini etegimi giydim, uzerimede yazlik askili bir bluz. Ayagimada ince uzun topuklu bir ayakkabi gecirdim. Sonrada yuzume makyaj yaptim. Boy aynasina soyle bir bakip “Bomba gibi oldun Zuhal” dedim kendi kendime.
Cok gecmeden kapi caldi. Heyecanla kapiya kosup yavasca actim. Karsimda dunkulere ek olarak bir tane daha genc delikanli vardi. Iki beklerken 3 kisi gelmislerdi. Iceri aldim onlari. Belliki gorunusum onlari etkilemisti, cunku dogru durust konusamiyorlardi bile ve devamli gozleri goguslerime veya bacaklarima kayiyordu.
Neyse islerine baslamislardi. Bende yanlarindaydim, soyle yapin boyle yapin diye direktifler veriyordum ve gereksiz yere onlerinde domalip yerden birseyler aliyordum. 3 cift gozun uzerimde dolastigini hissediyordum. Bir bes dakika sonra orta yasli olani gencleri “Siz gidin biraz daha malzeme alin, elimizdekiler yetmiycek” diyerek gonderdi. Onlar gittikten sonra Hasan beyle (orta yasli adamin adi bu) boyanan yerleri inceliyorduk. Cok yakinimda duruyordu pis pis siritarak uclari dikilmis goguslerime bakiyordu.
Birden elinin kalcalarimda dolastigini hissettim. Kocaman elleri popomu avucluyordu. Arkama gecti, bir eliyle etegimi yukari siyirdi ve kalkmis aletini gotume surtmeye basladi. Bir yandanda obur eli goguslerimle oynuyordu. Ben gozlerimi kapamis hafif hafif inliyordum. Ilk defa kocamdan baska bir erkek vucudumu elliyordu sex icin. Kalkik sikini gotume surtmeye devam ediyordu. Kulagima egildi “Noldu? Kocan iyi sikemiyo galiba seni ha, Zuhal hanim? Merak etme ben seni yarraga doyururum” dedi.
Kocam bu tür sozleri hic soylememisti bana ama Hasandan duymak cok hosuma gitmisti nedense. Ona dogru donup onunde diz coktum. “Mmmm evet, guzell.. ac bakalim su fermuarimi” dedi. Dedigini yaptim ve acmamla birlikte karsima oldukca iri bir alet cikti. Hasan “Hadi Zuhal hanim, goster bakalim marifetlerini” dedi. Agzimi acip onumdeki iri yaragi yalamaya emmeye basladim. Muthisti, butun agzimi dolduruyordu ve sanki gittikce dahada sertlesiyordu agzimin icinde. Ben bir elimi sirilsiklam olmus amima atip oksamaya basladim, diger elimde Hasan’in tasaklarini oksuyordu.
Hasan iki eliyle saclarimdan tutup bir ritm tutturmus resmen yuzumu sikiyordu. “Ohhh muthiss, am gibi agzin var orospu, harikasin. ohhh” turu seyler soyluyordu devamli. Gittikce hizlaniyordu, sikinin hepsiyle giriyordu agzima, nefes almakta gucluk cekiyordum. Tasaklarinin gerildigini hissediyordum, gelmesi yakindi anlasilan. Birden “Ohhh geliyorrr!!” diye bagirip sikini agzimdan aniden cikardi ve menilerini yuzume dogru fiskirtmaya basladi. Yuzum, gozum, saclarim hati.
Rahatladiktan sonra tekrar sikini agzima sokup iyice temizletti. “Nasil hosuna gittimi yarragimin tadi ha?” diye sordu Hasan bende “Ohh evet cok guzeldi ama ben o yarragi amimda da istiyorum.” diye cevap verdim. Tam o anda salon kapisindan bizi izleyen diger iki boyaci genci gorduk. Ikiside aletlerini cikarmislar 31 cekiyorlardi. Hasan “Hakan, Mert size demistim dun oglum bu kari verici diye, bakin ben bir posta gittim bile” deyip gulmeye basladi. O an kocami dusundum, o olanlardan habersiz isinde bense evde uc tane boyacinin onunde ustum basim dolle kapli bir sekilde dizlerimin ustunde.
Kendimi bir orospu gibi hissettim o an ve bu his hosumada gitti. Ayaga kalkip genclere dogru yurudum, onlara suh bir bakis atip “Yatak odasina gecelim gencler, orda daha rahat sikersiniz amimi, gotumu.” dedim. Ucu de pesimden yatak odasina geldiler. Hakan ve Mert hemen uzerimdekileri cikarmaya basladilar, uzerimde sadece topuklu ayakkabilarimi biraktilar. Hakan (bir gun once Hasan ile eve gelen cocuk) hemen beni yatakta domaltti ve kalin sikini zaten islak olan amima sokuverdi.
“Lan oglum, kaltagin amcigi sirilsiklam olmus bile” deyip pompalamaya basladi. Mert’de onume gecip sikini agzima verdi. Hayatimda ilk defa ayni anda iki yarak yiyordum ve bu yaraklar neredeyse oglum yasinda iki gence aitti. Hasan bu arada bizi seyredip 31 cekiyor, sikini kaldirmaya calisiyordu. Bir sure sonra Mert’le Hakan yer degistirdiler. Zevk sularim deli gibi akiyordu, kac kere orgazm oldugumu sayamamistim bile. Mert bir sure sonra dayanamadi ve amimin icine dollerini doldurmaya basladi.
Ilik ilik akitiyordu icime, her gece kocamla uyudugum bu yatagin ustunde 19 yasinda bir oglan amimi menisiyle doldurmustu. Mert rahatliyinca icimden cikip bir sigara yakti ve oturdu bir koseye. Hasan sikini yeniden kaldirmis arkama gecmis gozu got deligimdeydi. Sikini got deligime surtmeye basladi. Kocam bile cok istemesine karsin hep hayir demistim bu olaya ama bu sefer bu iri yari kaba adama siktirecektim gotumu. Bu arada Hakan hala agzimi sikmeye devam ediyordu.
Canim cok yaniyor, gozumden yas geliyordu. Hasan “offf orospudaki gote bak, daracik valla, tam sikmelik.”diyordu. Sonunda hepsini yerlestirmisti gotume ve sikiyordu. Evet elin herifine gotumu siktiriyordum bir orospu gibi, ustelik agzimda baska bir yarak daha vardi. Hasan gotumu bir sure siktikten sonra Hakan “Hasan abi kariyi sandvic yapali mi?” dedi Hasanin cevabi tabiki evetti! Hasan yataga sirt ustu uzandi ben onun sikini amima aldim, arkadanda Hakan Hasan abisinin genislettigi got deligime girmeye basladi.
Muthis bir zevk almaya baslamistim. Ayni anda icimde iki sert yarak vardi, ikiside sikmeye basladi deliklerimi. “Mmmmmm… Ohhhh.. Eveettt.. Sikin beni..mm evet..orospunuzum sizin sikin amimi gotumu.. yarraga doyurun beni..” diye bagirmaya basladim artik. Evli bir kadinin agzindan cikan bu sozler bir koseden bizi seyreden Mert’in de sikinin sertlesmesine yol acmisti. O da yatagin uzerine cikip sikini agzima verdi. Cennetteydim sanki.. Dakikalarca boyle siktiler beni.
Ilk patlayan Hakan oldu, gotume tazzikle akitti menisini, daha sonra Hasan amimi titreyerek dolledi, son olarakta Mert agzima bosaldi ve dolunu bana yutturdu.
Bir sure yatakta bitkin vaziyette oylece kala kaldik. Sonra duvardaki saate gozum ilisti, birden panik yaptim cunku cocuklarin eve donus saati geliyordu. Sikicilerime “toplanin cabuk, birazdan cocuklarim gelecek” dedim.
Ucude hemen giyindiler ve salona gidip boya islerine devam ettiler. Bende uzerime normal gunluk birseyler gecirdikten sonra alelacele makyajimi silip mutfaga gittim ve aksam icin yemek yapmaya basladim.O sira yaptigim bu olayi degerlendirdim. Kocami ilk defa cok pis bir sekilde boynuzlamistim. Kendi kendime “Kizim Zuhal, sen bir orospusun” dedim. Baska erkeklere kendimi siktirmenin zevkini almistim bir kere…. Birakmasi zor bir aliskanligin baslangiciydi bu olay.
Kocamın Azgın Akrabaları!
Merhaba, adım Gülay, 24 yaşındayım. Kocam Erdal 29 yaşında, bir şirkette çalışıyor. Şirketin ürettiği yöresel ürünleri Türkiye'nin her yerine pazarlamasını ve dağıtımını yapıyor. Farklı şehirlere gittiği zaman en erken üç gün sonra gelir. Genelde İstanbul'a, İzmir'e ve Ankara'ya götürür ürünleri. Karadeniz tarafına gidince ise daha çok kalıyor. Yani anlayacağınız haftanın bir veya iki günü anca evde kalır, hangi günler olduğu da muamma. Ama kazancı çok iyi.
Kocamın yokluğunda ya ailemin yanına giderim, ya da kocamın akrabalarına. Kocamın samimi olduğum bir halası (Sabahat) ve de amcası (Ahmet) vardı. Halası Sabahat kocamdan üç yaş büyük, amcası Ahmet de iki yaş küçüktü. Kocamın dedesi ikinci evliliğini genç bir kadınla yapmış ve bu kadından da çocukları olmuş, bu yüzden halası ve amcası nerdeyse kocamla yaşıtlardı. Bunların ikisi de en küçükleriydi, kocamın daha beş halası ve dört amcası vardı.
Evimiz kendimize ait, maddi olarak rahat bir hayat sürüyoruz. Sadece kocamın haftada bir iki gün evde kalması benim hoşuma gitmiyordu. Tek tesellim, kocamın ailesi ve akrabaları samimi insanlardı ve yakınımızda oturuyorlardı. Onlarla takılırken zaman geçiyordu böylece. Genellikle ya Ahmet amcası karısı Sevda ile gelirdi, ya da Sabahat halası kocası Ali ile. Geç vakitlere kadar oturup çay kahve içer, sohbet ederdik. Bazen de ben onlara giderdim, akşamlardık. Geç olunca da beni evime kadar getirirlerdi. Kocamın teyzesi ve teyze oğulları da yakınımızda otuyordu, onlarla da samimi idim. Daha çok akrabası vardı, ama yine de herkes gelmezdi bana, gelirlerse de ayda yılda bir nadiren gelirlerdi.
Kocam özellikle İstanbul'a gittiğinde dönüşte bana fantazi iç çamaşırları getirirdi. Sexy gecelikler, dantelli külotlar, özellikle arkası ipli tangalar falan. Ben de tanga sevmediğim için giymezdim ve bu yüzden benimle tartışırdı. Birkaç kez tanga giymeyi denemiştim, tangaların ipli arkası götümün yarığına girdiği için rahatsız oluyordum.
Kocam en son İstanbul'a giderken, "Bu gelişimde porno film getireyim de birlikte izleyelim!" dedi. Ben tutucu bir çevrede yetiştiğim için porno izlemek çok ayıp, hatta günah olarak kabul edilen bir şeydi. O yüzden, "Ben hayatımda porno izlemedim, asla da izlemem!" dedim. Kocam da, "Zaten getirdiğim tangaları giymiyorsun, şimdi de porno izlemem diyorsun!" deyince yine tartıştık.
Kocamın İstanbul'a gittiği akşam Sabahat hala kocasıyla gelmişti. Çay demledim ve oturup içerken Sabahat hala, "Ali hayatım, canım çekirdek istedi, bize marketten alabilir misin?" dedi. Ali enişte de, "Alırım tabii!" dedi ve markete gitti. Sabahat hala benim düşünceli olduğumu anlamıştı. "Moralin bozuk gibi Gülay, yaramaz bir durum mu var?" diye sordu. Ben de kocamla tanga giymem konusunda sürekli tartıştığımızı anlattım. O da bana akıl vermeye başladı, bir anda ayağa kalktı, eteğini kaldırdı, "Bak, ben de tanga giyiyorum! Alıştığın zaman artık bırakamazsın. Birkaç gün dayan, alışırsın!" dedi.
"Peki halacığım denerim, ama sorun sadece tanga değil, benimle birlikte porno film izlemek istiyor!" dedim. "Ah canım benim, bizim eve gel, bendeki filimleri dergileri göstereyim aklın gider! Benim kocam da öyle, hatta senin kocandan daha beter. Hele kardeşim Ahmet tam bir seks manyağı!" dedi. Ben şaşırmıştım, "Ama böyle olduğunuz hiç belli olmuyor!" dedim. "Dıştan bakmayacaksın canım, içimizde farklıyız. Yarın bana uğra, sana film vereyim tek başına izle, eminim beğeneceksin!" dedi. O sırada kocası geldi, konu kapandı. Epey bir çerez getirmişti. Geç vakte kadar oturduk. Kalkıp gideceklerinde, Sabahat hala, "Yarın uğra, unutma!" dedi. "Tamam halacığım, gelirim!" dedim.
Gittiler. Ben ortalığı toparladım, tam geceliğimi giymiştim, yatacaktım ki Sabahat hala telefon açtı, "Kapıdayım, aç kapıyı, dayanamadım sana film getirdim!" dedi. Kapıdan verip gitti. İki tane film getirmişti, birini koydum. Evde tek başıma olduğum halde utanarak izlemeye başladım. Önce tiksinti gelmişti. Çerezlere dalmıştım, ama izliyordum. Sonradan ilginç bulmuştum, farklı şeyler hissediyordum, amımın ıslandığını farkettim. Külotum dahi ıslanmıştı. Elimi külotun içine sokup amıma dokununca sularımın aktığını hissettim. Hoşuma gitti, devam ettim, parmaklamaya başladım kendimi, daha çok zevk almaya başladım. Sanki musluktan akar gibi aktı amımın suları. Öylesine zevk dolu dakikalar yaşadım ve öyle bir rahatlama oldu ki vücudumda, anlatamam.
İzlemeye devam ediyordum. Beni azdıran şey filmde gördüğüm yarraklardı. Farklı farklı yarraklar, kalını, uzunu, siyahı... Özellikle zenci yarraklarının büyük olması amımın daha çok ıslanmasına sebep oluyordu. Ayrıca dikkatimi çeken başka bir şey oldu: Kocam beni sikerken hemen birkaç dakikada boşalıp işini bitiriyor, ben ise orgazm olmaya yaklaşamıyordum bile. Oysa filmdeki sikişler nerdeyse yarım saatten fazla sürüyordu ve sikilen kadınlar bu sürede defalarca orgazm oluyordu.
Bir filmi bitirdim öbürünü taktım. Bu seferki farklıydı, bir kadını iki kişi sikiyordu. Aynı anda biri amından, biri götünden giriyordu. Bunları izlerken üç defa daha kendimi parmaklayarak orgazm olmuştum. Demek ki Sabahat hala haklıydı, ben ot gibi yaşıyordum. O gece o kadar güzel rahatlamıştım ki, kafamı yastığa koyar koymaz uyumuşum.
Ertesi gün öğleden sonra filmleri alıp Sabahat halaya gittiğimde, (kocamdan genç olan Ahmet amcasının karısı) Sevgi de oradaydı. Sanırım Sabahat hala benim durumumu Sevgi'ye anlatmıştı. Filmleri siyah poşete koymuştum, birşey demeden verdim. Fakat sanırım Sevgi anlamıştı poşette ne olduğunu. Geçip oturduk, Sabahat hala, "İzledin mi?" diye sordu, ben de anlattım. Sevinmiş gibiydi, Sevgi de gülümsüyordu. Sabahat hala, "İşte bu kadar Gülay! Tangaları da birkaç gün giyersen tam alışırsın ve o zaman kocanla mutlu bir hayat yaşarsın. Yoksa inan bana evliliğiniz fazla sürmez. Yuvayı kadın ayakta tutar, ona göre!" dedi. "Anladım halacığım, teşekkür ederim!" dedim.
Bu sefer Sevgi başladı kocası Ahmet'i anlatmaya. Kocasının doyumsuz olduğunu ve her gece iki üç defa siktiğini, sadece adet günlerinde rahat bıraktığını söyledi. Sabat hala, "Gel Gülay, sana birşey göstereceğim!" dedi. Yatak odasına gittik. Çekmeceleri açtı ve "Bak!" dedi. Çekmecelerde yüzlerce film vardı. Ayrıca çeşit çeşit porno dergiler. Ben şaşkın şaşkın bakarken bana iki tane film verdi, "Bak bunlar çok güzel, al bu akşam da bunları seyret, sonra yenilerini veririm!" dedi.
Akşam olmak üzereydi, ben izin isteyip kalktım, evime gittim. Filmleri izlemek için sabırsızlanıyordum. Daha yemek yemeden filmin birini koydum. Filmde bir kadın, iki zenci erkek ve bir beyaz erkek vardı. Zenciler kadını sikerken beyaz adam izliyordu. Anladığım kadarıyla beyaz adam karısını siktiriyordu ve izlerken yarrağını eline almış sıvazlıyordu. Bana çok ilginç ve çok heyecanlı geldi. Dikkatle izlemeye başladım. Zencilerin yarrakları çok büyük ve kalındı. Sikişme sahnesi bitene kadar ben iki defa orgazm olmuştum. Zenciler kadını siktikten ve ağzına boşaldıktan sonra başka bir sahne başladı. Pauseye basıp filmi durdurdum ve gidip birşeyler yedim. Sonra tekrar izlemeye devam ettim. Bu sefer başka zenciler başka bir kadını sikiyordu. Demek bu filmde sadece zenciler vardı. Filmi sonuna kadar izleyip bitirdim, ama bitirene kadar üç defa daha orgazm oldum. Sonra güzel bir uyku çektim.
Ertesi gün öğleye doğru telefonun sesine uyandım. Sevgi beni arıyordu. Açtım telefonu. "Ne yapıyorsun Gülay?" falan derken, bana gelmek istediğini söyledi. "Tamam gel!" dedim. Az sonra geldi. Oturduk çay kahve içtik. Sohbete başladık. Sevgi konuyu bir yere getirmek istiyordu sanki. Filmden, seksten, yarraktan, sikişmekten konuşup, bana sorular soruyordu. Sonunda kocamın yarrağının büyüklüğünü ve beni nasıl siktiğini, bir gecede kaç kere siktiğini, kaç dakika siktiğini falan sordu. Ben de anlatınca, gülerek, "Sen benim kocamın altına yatsan seni haşat eder!" dedi. "Hadi ya?" dedim. "Evet Gülay, Ahmet fena sikiyor ve doyumsuzluğu cabası, izin versem sabaha kadar sikecek!" deyip anlatmaya başladı.
O böyle ballandıra ballandıra anlatırken amımın ıslandığını hisettim, "Sus kız ıslandım!" dedim. Sevgi de, "Gülay, sana birşey diyeceğim. Ama kızma ve yanlış anlama!" dedi. "Söyle kız!" dedim. Sevgi gülümseyerek, "Senin kocan sürekli başka şehirlerde... Kocan yokken amın yarak istiyordur..." dedi. "Eee, ne demek istiyorsun?" dediğimde, "İstersen benim kocamın altına yatabilirsin!" dedi. Ben bunu duyunca aptallaştım tabii, "Kız sen ne diyorsun, ciddi olamazsın!" dedim. "Hemde çok ciddiyim. Zaten Ahmet sana bayılıyor, seni hiç olmazsa bir defa sikmek istiyor!" dedi. "Peki sen nasıl izin veriyorsun kocanın bir başka kadını sikmek istemesine?" dedim. "Aslında izin vermem, ama böyle olursa ben de rahatlayacağım biraz!" dedi.
Sevgi'nin ikna yeteneği vardı, "Gülay, senin kocan sanki gittiği şehirlerde başka kadınları sikmiyor mu? Hiç düşünmedin mi, Karadeniz taraflarına gittiğinde neden daha uzun süre kalıyor diye? Karadeniz Rus orospu kaynıyor!" dedi. Bir an düşündüm ve sanki Sevgi haklıydı. Ama ben hemen evet diyecek bir konumda değildim. "Olmaz kız, duyulursa kocam beni kesinlikle boşar!" dedim. "Kızım bizden sır çıkmaz, kim bilecek ki? Kocan başka amları sikiyorsa, senin de başka yarakları yemek en doğal hakkın! Kendini parmaklamaktan kurtulursun işte!" dedi.
Söyledikleri mantıklı gelmişti, ama birşey demedim, sadece sustum. Benim susmamı kabullenmiş olduğum anlamında algıladı galiba, pis pis sırırttı. Bir süre oturduktan sonra kalkıp giderken akşam ne yapacağımı sordu. "Bir şey yapmayacağım, evdeyim, TV izlerim!" dedim. "Tamam, belki Ahmet'le çay içmeye geliriz!" dedi. "İyi yaparsınız, zaten yalnızlıktan zaman geçmiyor!" dedim. Sevgi gittikten sonra (Bu kadının kesin bir planı var!) diye düşündüm, çünkü içten pazarlıklı bir kadın idi.
Akşam olmuş ve vakit ilerlemişti. Ben yemeğimi yedim, çay demledim, üstümü de değiştirdim, nasıl olsa geç oldu, bu saatten sonra gelmezler diye düşündüm. Alışmak için kocamın bana aldığı beyaz dantelli tangayı giydim ve üstüme de şeffaf geceliğimi. Öbür filmi koydum izlemeye başladım. Bu seferki filmde havuz başında grup sex vardı, herkes sikişiyordu, kadınları değiştirerek sikiyorlardı. İki zenci kadınla iki zenci erkek te vardı. En çok hoşuma giden zencilerin sikişleriydi. Kadınların halinden çok iyi anlıyorlardı ve nasıl zevk vereceklerini biliyorlardı. Yavaş yavaş ve tadını çıkara çıkara pompalıyorlardı...
Ben filme dalmışken kapı çaldı. Ben ne giydiğimi unutmuşum, filmi pauseye basıp durdurdum ve gidip kapıya baktım. Sevgi beni görünce, "Vay, Gülay kendini hazırlamış bile!" deyip güldü. Ahmet ise aval aval bana baktı, hiç bir şey demeden salona geçtiler. Ben hemen yatak odama geçip üstümü değiştirdim, eşofmanlarımı giydim. Salona geçtiğimde gözüm TV'ye takıldı, pauseye başmıştım ve zenci kadın yarak yalarkenki sahne TV'nin ekranında donmuş bir şekilde duruyordu. Hemen kumadayı alıp TV'i kapattım, çok utanmıştım. "Kusura bakmayın, artık gelmeyeceğinizi sanmıştım..." dedim.
Sevgi bana pis pis gülümseyerek, "Kız deminki kıyafetlerle çok sexy görünüyordun!" dedi. Ben de gülümseyip teşekkür ettim. Sevgi, "Kız neden gidip giymiyorsun tekrar. Yabancı mıyız sanki?" dedi. "Yabancı değilsiniz, ama Ahmet burada..." dedim. Sevgi, "Olsun kız, onun da gözleri bayram eder! Hem zaten gördü göreceğini!" dedi. "Olmaz kız, ayıp olur!" dedim. Sevgi, "Hadi hadi nazlanma, utanıyorsan salonun ışığını kapatır TV'yi açarız, loş ışıkta seni fazla göremez!" dedi.
O kadar çok ısrar etti ki, sonunda gidip eşofmanları çıkardım, tekrar sexy geceliği giydim. Utana sıkıla salona geçip hemen yerime oturdum, bacaklarımı birleştirdim, ellerimi de araya koydum. Sütyen olmadığı için şeffaf geceliğimden memelerim görünüyordu zaten. Ahmet gözlerini benden alamıyordu. Sevgi, "Utanma kız, rahat ol. Çay yaptın mı bari?" dedi. "Evet, yapmıştım!" dedim, kalktım mutfağa gittim. Bardaklara çay doldurup salona götürdüm. Gözüm Ahmet'in önüne kaydı, adam eşofmanla gelmişti ve sanırım altında külot yoktu, çünkü yarrağı sanki çadır kurmuş gibiydi, büyükçe bir yarrağı olduğu belliydi.
Çayları ikram ederken mecburen eğildim, Ahmet gözlerini memelerimden alamıyordu. Sevgi'nin çayını vermek için döndüğümde Sevgi orospusu anlamlı anlamlı gülümsüyordu. Demek ki beni kocasına siktirme konusunda kararlı idi. Yerime oturdum. Çaylarımızı içerken Sevgi, "Deminki filmi aç ta hep beraber izleyelim!" dedi. Ahmet de açmamı söyleyince kumandayı alıp TV'yi açıp filimi devam ettirdim. Herkes filme odaklanmıştı. Ben arada sırada çaktırmadan Ahmet'in önüne bakıyordum, yarrağı sanki daha da büyümüş gibiydi, bir eliyle eşofman üstünden yarrağını okşuyordu...
Bir süre sonra Sevgi, "Ben lavaboya gideceğim!" diyerek kalkıp gidince, Ahmet de hemen yerinden kalkıp yanıma geldi, yarrağını çıkardı ve bana doğru uzattı. "Ne yapıyorsun Ahmet, Sevgi gelir şimdi!" dedim. Ahmet, "Sevgi'nin amına koyayım, gelsin. Ben seni çok uzun zamandır arzuluyorum. Her yerine bayılıyorum, beni azdırıyorsun!" deyip yarrağını ağzıma yanaştırdı. Ben kendimi geri çektim, ama ısrarla yanaşıp yarrağını dudaklarıma dokundurdu. Bir elini de memelerime attı ve okşamaya başladı. Galiba kurtuluşum yoktu, hem zaten Sevgi de bunu istiyordu. Dudaklarımı araladım, hemen soktu ağzıma, ben de emmeye başladım. Yarrağı epey kalındı, damarları şişmişti...
Ben yalarken Sevgi geldi, "Hah işte, aynen böyle rahat ol kızım!" deyip karşımıza oturdu, bizi izlemeye başladı. Ahmet resmen ağzımı sikiyordu. Sanırım 10 dakika kadar sonra yarrağını ağzımdan çekti. Beni de sırt üstü yatırdı. "Tangan bir harika, sana çok yakışmış ve seni olduğundan çok daha sexy gösteriyor. Hep böyle şeyler giymeni tavsiye ederim, kocan bayılır böyle şeylere!" dedi. Tangamı kenara sıyırdı ve kıllı amımı yalamaya başladı. Öyle bir yalıyordu ki, beni anında orgazm etti. Amımdan gelen her damla suyu da yalayıp yuttu. Fakat durmuyor, yalamaya devam ediyordu. Ben inlemelerim yükselmesin ve sesim dışarı duyulmasın diye kendimi tutuyordum, ama nafile, elimde değildi. İnlemelerim kendiliğinden yükseliyordu. İnanılmaz zevk alıyordum. Çok geçmeden bir kez daha orgazm oldum...
Ahmet amımı yalamayı bıraktı, tangamı çıkarıp eline aldı, burnuna götürüp kokladıktan sonra yan tarafa bıraktı. Sonra yarrağını amıma önce sürttü, sonra sokmaya başladı. Ben sanki ilk defa yarrak yiyordum. Acaip heyecanlı ve zevkliydi. Yarrağının tamamını soktuktan sonra pompalamaya başladı. Sevgi ise karşımızda oturduğu koltukta amını okşayarak biraz bizi, biraz filmi izliyordu. Ahmet beni fena pompalıyordu, üstüme abanıyor, dilini ağzıma sokuyor ve dilimle dans ettiriyordu. Ben dilimi onun ağzına sokunca sanki koparacak gibi somuruyordu. Öpüşürken sadece belini yukarı aşağı oynatıp sikiyordu. Ama ne sikişti bu böyle. O sikiyor, ben orgazm oluyordum. Sevgi'nin dediği gibi gerçekten dayanıklıydı, beni yarım saat gibi bir süre değişik değişik pozisyonlarda sikti. Her girdiği pozisyonda beni orgazm etmişti. Sonunda o da gelmek üzereydi, birden kasıldı, yarrağını amımdan çıkardı ve ve göbeğimin üzerine boşaldı...
Kocamın birkaç dakikalık sikmesine sikme denilemezdi. Böylesine bir sikişi ilk defa yaşamıştım. Kalkıp duşumu aldım ve gelip oturdum. Benden sonra Ahmet gitti banyoya. Sevgi pis pis sırıtarak, "Nasıldı Gülay?" dedi. Ben, "Müthişti!" dedim. "İyi o zaman, kocan yokken istediğinde Ahmet'i gönderirim sana!" dedi. Ben sadece gülümsedim.
Az sonra Ahmet duştan çıkıp gelip oturdu. Sevgi ona da sordu, "Gülay'ın amını beğendin mi kocacığım?" diye. Ahmet'in ağzı kulaklarına varıyordu, "Evet, çok güzel amı var, kılları beni fena azdırıyor!" dedi. Birer kahve yapıp ikram ettim. Kahveden sonra kalkıp gideceklerdi. Sevgi bana, "Kız canın daha çekiyorsa kalabiliriz, Ahmet seni tekrar siksin!" dedi. "Bilmem ki!" diye bir laf ağzımdan çıkmasın mı! Sevgi sırıtarak, "Tamam, biraz daha kalalım, sen fena azmışsın kızım!" dedi. Elimden tuttuğu gibi beni kaldırdı ve hep beraber yatak odama gittik.
Ahmet hemen soyunup yanıma oturdu, beni öpüp okşamaya başladı. Bu sefer şeffaf geceliğimi ve tangamı direkt çıkardı. Ben de yarrağını elime aldım, sıvazlamaya başladım. Adamda ne yarrak varmış öyle, daha iki okşamayla hemen kazık gibi oldu! Her tarafımı öpüp okşadıktan sonra beni yine en az yarım saat kadar farklı pozisyonlarda sikti, orgazm üstüne orgazm yaşattı. Beni öyle bir doyurdu ki, inanılmazdı. Sevgi'nin de yanımızda olup izlemesi ayrıca heyecan katmıştı. Gittiklerinde vakit gece yarısını geçmişti. Duş falan almadan yattığım gibi mutlu bir şekilde uyudum :)

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kim karısını böyle sikmemi istiyor takip etsin tanışalım