Türkiye benimle de gurur duyuyor mu?
Merhaba. Ben Ebru Vatansever. Kütahya Dumlupınar üniversitesi güzel sanatlar fakültesi grafik tasarım son sınıf öğrencisiyim.
Hiç ''Nü'' desen çalışma şansı olmayan güzel sanatlar fakülteleriyle dolu, tasarımlarının değerlendirilmesinde ''Bu biraz -şey- olmuş. Biraz daha şöyle yapalım istersen..'' cümlelerini sıkça duyduğu için, bölümünden de okulundan da soğumuş, Türkiye'den giden video art'ları izleyen Paris gsf öğrencilerinin ''Ülkenizde güzel sanatlar okulu yok mu?'' Diye sordukları, sanat galerileri açılışlarında, ''İçki içiliyor'' kisvesi altında kendi inanç ve görüşlerine ters düşen eserler dolayısıyla, konuklara saldırı düzenleyen insanların mevcut olduğu, hoşgörü, vizyon, sanatsal perspektif ve açık fikirlilikten nasibini alamamış bir ülkenin vatandaşıyım.
(Galeriden eserler)
Benim ülkemde içinde ''Vajina'' kelimesi geçtiği için afişler parçalanıyor, tiyatro oyunları yasaklanıyor. Sokakta içki içemiyorum, şarabımı gazete kağıdına sardırmadan bakkaldan çıkamıyorum, -korkudan- mini etek giyemiyorum, sevgilimle öpüşemiyorum.
Ben farklı ülkelerden insanlarla tanıştığında; Türküm dedikten sonra, milletinin terörist olmadığını açıklamak zorunda kalan bir gencim. Ben sadece -hoşuna gitmediği için- karikatüristleri dava eden aşağılık kompleksli bir başbakanın yönettiği, pardon, anasını siktiği bir ülkenin evladıyım.
Ben işlerine gelince her türlü dinden, siyasi görüşten ve etnik yapıdan insanı bünyesinde hoşgörüyle barındırdığını iddia eden, lakin hoşlarına gitmeyen en ufak olay akabinde saldıran, cinayet işleyen cahillikten gözü kör olmuş, dinini ve iffetini devlet işleriyle bile bir arada görmek isteyen, ancak sokakta yalnız yürüyen bir kadına taciz hatta tecavüz etmekten hiç çekinmeyen insanların yaşadığı, çok bilmiş büyüklerince -apolitik ve dejenere- diye itham edilen neslin bir üyesi olarak canım Türkiye'min, ''Sadece kendi fikirlerini savunduğu için'' her daim jopladığı zavallı bir vatandaşım.
Türkiye benimle gurur duymasa da olur.












