Yine bir gün köydeyiz
Erik ağacının altında oturuyoruz. Yeğenimin kafasına bişey gelmiş ve yukarı doğru bakarak bağırıyor kim attı, kim attı. Ben şaşırdım tabi, çünkü tek katlı ev. Yukarıdan kim atmış olabilir. Kardeşim sırıtıyor kenardan. Burda hikayeyi biraz geri sarıyorum.
Yeğenim yukarı bakarak diyor ki "Burdan erikleri görebiliyorum."
Kardeşim de durur mu bulmuş fırsatı:
" onlar da seni görüyor. Gıcık oluyorlar sana. Kafana kafana düşmek istiyorlar.." (buraları ben abartiyor olabilirim.)
Bunlar hummalı bir tartışmaya giriyorlar. Yeğenim inanmıyor gibi davranıyor. Bir kac dakika geçtikten sonra kafasına bişey geliyor yukarıdan. Burda ben devreye giriyorum işte. Yeğenim çıldırmış bir şekilde hangi eriğin kendisine bişey attığını araştırırken kardeşimi ispiyonluyorum.
Bu kardeşimin yeğenimi efsane trolleyislerinden ikincisiydi. Birincisi kedi olarak doğduna inandirmasıydı.













