Ne bir heves, tek bir nefes..
ojovivo
Noah Kahan

gracie abrams
Show & Tell
Monterey Bay Aquarium
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Sade Olutola

Today's Document

titsay
Fai_Ryy
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Love Begins
Game of Thrones Daily
Interview Vampire Daily

PR's Tumblrdome
Jules of Nature
Sweet Seals For You, Always

tannertan36

seen from Türkiye

seen from T1

seen from United States

seen from Australia

seen from United States
seen from United States
seen from Bangladesh

seen from Brazil

seen from Malaysia
seen from Netherlands

seen from United States
seen from Iraq
seen from United States
seen from Bosnia & Herzegovina
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands

seen from Russia
seen from United States
@bynkarabela
Ne bir heves, tek bir nefes..

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Bir daha hiç bir gücün bir araya getiremeyeceği insanların aynı karedeki çocuksu mutlulukları …
Her şey için yarım bir gülümseme bırak hayata
Bu hayata apar topar gelmiş gibiyim
Hayat bazen dünyanın en güzel çiçeği olarak açsan da asla çiçek sevmeyenlere denk gelmek gibi hissettirir.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
kendimi bulmak için adımladığım sokakları bir süre sonra unutmaya başladım. sürekli bir şeyler arayan, muhtaç ve kararsız yanımla işte şimdi baş başayım. önce çıkışın ne tarafta olduğunu bilmeden dönüp durduğum o labirenti kırdım, sonra kendimi görmek için aldığım aynaları parçaladım. sevmekle savaşmayı her dilde ve cümlede aynı saydım, birbiri yerine defalarca kullandım. yazdığım mektupları hiç postalamadım ama yine de sayfaları özensizce karaladım. seneler bana teğet geçti, insanlar bana teğet geçti, duygular, durumlar ve olaylar bana hep teğet geçti. yalnız ben aynı kaldım, yerimde saydım. çevreme kocaman bir çember çizdim ve herkesi orada asılı bıraktım. bir yerden evim diye bahsetmeyeli çok uzun zaman olmuştu, geçmişe göz ucuyla baktım. nedenlerim tozlanmış ama eskimemişti, bir kez daha yanılmadığımı onlara bakarken anladım. yıkık dökük duvarlara sığınamaz, herkesle aynı yolda yer alamazmışsın. ben ellerimle barıştım ve bir dünya yarattım kendime. kapısına da nerede kaybettiğimi bile bilmediğim kalbimle değil, eksilttiğim her yanımla ayak bastım. buraya gelebilmek için çok yürüdüğümü iyi hatırlıyorum, yolda çocukluk anılarımla vedalaştığımı da. elbette zor oldu ama yaptım. kendimi kutladım. dağılan her şeyi bir bir topladım. dindim hatta. buraya geldim. bağrış çağrışla değil üstelik, sessizlik dolu ustura gibi bir sakinlikle. kızdım. kırdım. öfkelendim. hissizleştim sonra evet. ama geldim. kavgalarımı unuttum, uzaklaşmayı hatırladım. yabancılaşmak beni buradan kurtarabilecek tek şeymiş gibi ona olanca gücümle sarıldım. tüm dünyanın da benimle birlikte yanıldığını, uzayıp giden karmaşaların içinde gittikçe azalırken anladım. ben pes etmeyi kaybetmek sandım hep, ama kazanmak zaten düzeni bozmaktan farksızmış. bunu uzaklığın bir tanım olmaktan çıktığı hayatımda, her şeyle aramdaki görünmez bağa bakarken fark ediyorum artık. benim düşlerken içinde kaybolduğum toz pembe rüyalarım vardı eskiden. şimdi ne zaman uykuya dalsam nefes nefese bir uçurumun dibinden topluyorum bu bedeni. üstelik bir şeye alışmak, onunla savaşmaktan daha bencil. daha belirgin. hatta daha eski. gürültülerin tek düze gelmeye başladığı bir zamana adım atıyorum. duvarlara çarpa çarpa öğrendiğim her şey için başlardaki gibi kendime kızmıyor, üzülmüyorum. sonu kötü biten kitaplar için daha az sigara yakıyorum, kül tablalarını daha sık değiştiriyorum. diyete başlıyorum her pazartesi. çok film izliyorum. çok kitap okuyorum. çok kahve içiyorum. çok düşünüyorum. çok yazıyorum. çok ağlıyorum ve her şeyi unutmaya başlıyorum. yürümeyi sevmiyorum ama başka bir yolun var olma ihtimâli düşüyor bazen aklıma, buna da son zamanlarda fazla aldırış etmiyorum. bu devrin çok ilerisinde kaleme almaya başladığım hikâyemi düşlediğim hislerin çok uzağında bitirdim. ve bu yeri de, diğerleri gibi avuçlarımdaki paramparça kağıtlarla, izlerle ve aklımdaki kederle terk ettim. merak etme, sorun kalmadı. çünkü bak, benim etrafımda artık hiçbir şey kalmadı. ne kuyunun dibiyle bir alıp veremediğim var ne de ucundaki ışıkla. ben yalnızca tüm dünyamı kaplayacak kadar büyük bir boşluğun içinde debelenip duruyorum. ve artık düşmekten ya da dibi görmekten değil, aynı rüyaları tekrar tekrar görmekten korkuyorum. benim de bir zamanlar peşinde hevesle koştuğum duygularım vardı, sonra yaslandığım duvarlar tam orta yerinden çatladı.
“anne bak, büyüdüm.”
Canınızın yanmasını nasıl tarif edersiniz ? soluk borunuza bir şey mi takılır ,bir yumru mu oturur ,elleriniz mi titrer ,vücut ısınız mı düşer ? muhakkak kalbiniz tekler gözlerden yaş da düşer elbette, bunlar belirtidir değil mi? Bunlardan birisi oluyorsa canınız yanıyordur .
Peki
Hepsi aynı anda olursa ne oluyor …
18 yaşındayım ve tüm hayatım boyunca bana kılını kıpırdatmayıp başkalarının önüne dünyaları serenleri, ilk başta benimle olabilmek için can atıp elde edince ilgiyi kesenleri, aldatmaları, ihanetleri, sahte sevgileri gördüm. Yeri geldi en yakınlarımın bile yanımda olmadığını onlara bile güvenemeyeceğimi öğrendim. İnsanların güzel olan şeyleri mahvettiğine şahit oldum. Biraz acıttı ama ben artık daha güçlüyüm. Umarım herkes kendi kalbinin ekmeğini yer
Anlatamadığım onca şeyin ağırlığıyla bir kaç cümle karalıyorum,gözlerimi oldukça az kırpmaya çabalıyorum çünkü göz pınarlarımdaki ağırlığın göz yaşı olduğunun farkındayım ; birşeylere özlem duyuyor gibiyim ama aynı zamanda geçmişe dair herşeyden nefret ediyorum . Bazen gerçeklik algımı yitiriyor ve paniklemeye başlıyorum ancak gerçeklik denen şeyin ne olduğunu bile bilmiyorum, öyle garip bir hal işte ne ben anlatabiliyorum ne siz anlayabiliyorsunuz .
Hani Mecnun, Leyla'nın öldüğünü öğrendikten sonra bahçede ağlayarak kürekle çukur açmaya çabalarken "Baba beni göm buraya." diye yalvarmıştı. Hani Ezel, yeniden Eyşan'ı gördüğünde dengesini kaybetmişti. Hani Ramiz Dayı,herkesi yenerim ama seni yenemiyorum deyip Selma'nın kapısında diz çökmüştü.Hani Keje, Eşkiya'yı tekrar görene kadar 35 yıl tek kelime konuşmamıştı.Hani İzzet Günay,Türkan Şoray'a "Sevgi de yetmiyormuş, çok eskiden rastlaşıcaktık."demişti.Hani Eylül veda mektubunda Yavuz'a"Belki bir gün şiirin içinde rastlaşırız seninle." demişti.Böyle işte. Kalbi elinde atanlar kimseye yetemedi...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Herkes sanır ki "Selvi boylum "Alyazmalım "bir aşkın filmi!
Oysa İlyas'a aşıktı Asya,
Cemşit' i sevdi! Aşk ömürde bir defa olur,Ama insan iyiyi güzeli hep severdi! Asya aşıktı İlyas'a ama Cemşit'i sevdi! Hayat hani o Asya'nın dönüp bakarsam gidemem dediği çizgi! Sevdi ama Aşk başka ,dönüp baksa gidemezdi!
Çünkü Cemşit gibi severse bir adam !
Öyle sevilirse Asya gibi bir kadın ! Dönüp bakmazdı ölse bile !
Dönüp bakmadı ve gitti! O filmde sevgi aşkı yendi!
Sahi neydi sevgi "sevgi emekti" Aşk mı !
Kaybedenler konuşulmaz Aşk kaybetti....
Kaç harf birleştirsem ona olan sevgimi anlatacak cümleler çıkartamıyorum , konu o olunca kalemle kağıdı birleştiremiyorum , mürekkep ihanet edip kalemin ucuna inmiyor . Yazdığım yazılar bu kadar çokken konu bir çift ela göz olunca yazmayı da unutuyorum siz bu olaylara ne dersiniz bilmem ama ben , ben ne diyeceğimi bile bilmiyorum ama size uyarak aşk adı altında birşeyler yaşıyorum, yanlış anlamayın sizinkisi gibi her hayatıma girene aşk diyen insanlardan değilim bu çok farklı herşeyden herkesten çok farklı , öyle bir adam ki , saatlerce gökyüzüne bakıp yıldızları izleyen bana göğsüne yatınca yıldızlara uzanabiliyormuşum hissini veren birisi . Cenneti sorsam nasıl tarif edersiniz hiç bir fikrim yok ama benim tek bir cevabım var ki benim bu kirlenmiş dünyadaki cennetim her baktığımda kalbimi hissetmemi sağlayan o gözler . Demem o ki yıldızları göğsüne , cenneti de gözlerine sığdırmış bir adama olan sevgimi nasıl anlatmam gerek bilmiyorum ama umarım gözlerime bakınca o anlayabiliyordur.
Hissettiklerimi sandıklarım,hissetmediğimi sandığım hissettiklerimi idam ederken, o kadar cesurdu ki kötürüm bırakılmış duygularım, ruhumun gazabına karlı şerbet dökercesine itmiştim ayağımın altındaki idam sehpasını. Bozuk bir saatin bile günde iki kez doğruya gebe kalışı gibi, bir çanak dolusu yalanı içerken, bir yudum doğruya rastlamayı ummuştum. Bir çanak dolusu yalanda, bir fıçı dolusu kan rengi şarap bulmuştum. Doğru, şarabın içindeki kaybolmuş; ruhumsa, hissizlik müptezeli bir ayyaş olmuştu.
Oralarda mevsim hep bahardır , gülüşünden sonra .
Yüreğini yüreğimin dibinde hissettiren o duygu... Kalbimi kıpır kıpır eden bir heyecan... O adam ve o kadın, gece ve gündüz ay ve yıldız gülüş ve bakış acı ve keder.. Ayak uydur hadi her bir eksiğimi tutkunla tamamla.
Ruhumu dansa kaldır ellerimi avuçlarına teslim et.. Her hayırıma evet ol her ağlayışıma bir gülüş Her bakışına bir öpücük kondur. Seni seviyorum artık anla ve gel lütfen... Ruhum bedenim ve kalbim aşkın dansına çağırıyor seni, gel...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
“neyse ne. tepesinden atladığın hangi bina üzülür senin için?”
Ellerim çiçek kokuyor diye beni çiçek koparmakla suçladılar.
Fakat kimse çiçek dikmiş olabileceğimi düşünmedi.