Derler ki şuan gökyüzüne baktığınız da gördüğünüz ay bir erkeğin kalbidir. Bu erkek yıllar önce bir kadına aşık olur ve aşık olduğu kadınla evlenebilmek için yaprağı gümüş, tomurcukları elmas olan bir çiçeği bulup getirmesi gerekir. Aşkıyla kalbi yanan erkek çiçeği bulmak için yolları aşar ve sonunda bulur. Çiçek 28 günde bir açan çiçektir. Ama çiçeğin koruyucusu ona eğer çiçeği koparırsa gördüğü ırmağın ve diğer güzelliklerin kuruyacağını söyler. Erkek günlerce kalbindeki aşkla düşünür ama bu güzelliklerin kurumasına gönlü razı olmaz. Bir gece uyurken o çiçeğin yaprağı erkeğin kalbine düşer ve erkek taş olur. Öyle büyük taş olur ki dünyaya sığamaz. O günden sonra her 28 günde 1 aşkının güzelliği aya yansır. Sadece 1 gün kendisini tam haliyle gösterir. Gökyüzünde ayı göremediğim günler hep eksik hissederdim. Onu gördüğümdeyse büyük bir boşluk tamamlanmış gibi olurdu. Dolunay zamanı aynı zaman da aşıkların gecesi diye de bilinir. Aşıklar sadece dolunay gecesinde buluşurmuş eskiden. Bu postu gördüğünüzde dışarı çıkın ve biraz ayın ve gecenin güzelliğine dalın. İçinizdeki gökyüzünü yeniden sevin. Aynı gökyüzüne bakıyor olduğumuzu da hiç unutmayın.
Espaciopya.






















