odam kireç değildir, yüzüm güleç değildir amma ben senin miracındım. kırk eve gir de kırk sofraya otur, kırk nikah kıy hadi kırk etek sıyır, boy boy oğlun kızın olsun, ceketinin omzuna düşmüş bir tel saçımı görünce yine benim çatık kaşlarımı arayacaksın. toplasınlar odunları bir ateş yaksınlar. soyunup da seni koynuna alsınlar. sana dost olsunlar, sana yar olsunlar. annen alsın seni karnına soksun da korusun kollasın. yine ellerin benim bıçak soğuğu hiçbir yere yakışmaz tutsan tutulmaz bıraksan bırakamazsın, yine buz gibi ellerimi arayacak. neyseki ben zalim olsam da onursuz değilim. aradığın hiçbir yerde bulunmam.
















