unutmadan
Bazı hissettiğimiz duygularımızı, üzerinden zaman geçince veya o duyguya dair yeni şeyler yaşamaya başlayınca unutuyoruz. Hissetiğimiz acı, sevinç, aşk, huzur artık o kadar heyecan verici veya yıpratıcı olmuyor. Hiç kimse güzel duyguları unutmak istemez. Ama ben bazen kötü duygularımı da hatırlamak istiyorum. O duyguyu hissettiren ‘olayı’ unutup önemsizleştirmek istemiyorum. Evet psikopatça ve aslında hiç sağlıklı değil. Çünkü insan bu sefer kötüye saplanıp kalır, iyiyi güzelliği göremez. Biliyorum. İnsan evladı olarak unutacağımı da biliyorum, bu yüzden şimdi buraya bir şeyler karalamaya geldim.
Aslında hiç de edebi olmayan bir şarkıda şu sözler geçiyordu
‘İnsan düşlediği şeyi sever ilk önce sonra gerçeklere katlanamaz, ardından tutunabildiği yere bağlanır.’
Biran acaba ben böyle bir durumda mıyım diye düşündüm. Çünkü bazı gerçekleri kabullenmek ‘geçmiş’ deyip üzerine basıp geçecek kadar basit ve kolay olmuyor. Bu kabul. ‘Ama tutunabildiği yere bağlanmak’ düşüncesi sevgiyi mecburi hale getiriyor sanki. Ve o sevgi olmaktan çıkıp başka yerlere gidiyor. Ve ben öyle düşünmüyor ve olmasını istemiyorum.
Sadece,o gerçeklere katlandığım kısmın benim için inanılmaz zorlu ve mücadele ruhumu dibine kadar kullandığım gerçeğini unutmak istemiyorum. Bunu unutmayıp iki kişinin güçlü aşkıyla birlikte, o geçmişin üzerine basıp geçtiğimizi de hatırlamak istiyorum. Mücadele bitmedi, hemen bitmez de. Ama mücadeleye rağmen yaşanan eeen güzel duygular heba edilmez. Edilemez. İşte bu güçlü duygularla mücadele çok daha hızlı ve kolay bir hale gelir. Bunları unutma. Asıl bu güzellikleri unutma.
Daha sık buraya gelmeliyim.
Gözümün nurunu çok seviyorum.
Elhamdülillah.
30.10.2021














