Merhaba bir konuda fikir alacaktım.
Bundan bir vakit önce bir beyfendi benden hafif hoşlanıyor ama tam da adım atmıyordu. Bende biraz kararsız kalıp soğuk davrandım. Derken 1 sene gibi asla net olmayan bir uzun bir vakit geçti ve biz iletişimi pek ilerletemedik benim soğukluğum onun net adım atmayışı baktım beyefendi nişanlandı. Ama garip bir şekilde bu duruma çok üzüldüm. Yani üzülmeye de hakkım yok gibi ama sanki var olan bir şansımı kaybetmiş gibi hissediyorum. Nasip miydi benim basiretsizliğim miydi bilmiyorum ama içim acıyor. Doğruyu bulamayışıma bu gönül meselelerinde beceriksizliğime canım sıkılıp duruyor. Günah belki ama mutlu olsunlar diye dua bile dilinden çıkmıyor bazen. Kötü niyetli biri değilim ama içimden gelmiyor.
Hayatta sevip sevilmeyi bir güzel bir araya getirip mutlu insanlara o kadar imreniyorum ki 30 yaşımdayım bir türlü nasip olmadı. Ne yapmalı nasıl hareket etmeliyim?
Evvela Ebu Davuddan şöyle bir hadisi anarak başlamak istiyorum.
Ubade b. Samit oğluna şöyle dedi: Evladım! Şüphesiz sen, sana gelen bir pay (başına gelen bir musibet veya sana nasip olan bir nimet)in yanlışlıkla senden başkasına gitmeyeceğini ve sana kısmet olmayan bir şeyin de yanlışlıkla sana gelmeyeceğini bilmedikçe, iman hakikatinin halavetini / zevkini tadamazsın...” (Ebu Davud, Sünnet, 16, h. no: 4700)
Yani ki endişelenmeyin lütfen nasip işi zannetiğiniz gibi bir şey diildir. Kişi dağın altında da olsa nasibi ona isabet eder buyruluyor. Ve eğer bu şekilde başkasına nasip oluyorsa zaten kendi nasibiniz olmadığını da anlamalısınız. Ve bir de nasip işi Allahın rızasıyla gerçekleşmiş bir şey olduğu için onu kabul etmemek kabullenmemek de buna karşı gelmek gibidir ve hoş diildir. Emin olun nasip olmamışsa hayrınızadır olmuş olan olacaklar içinden en hayırlısıdır babınca düşünün.
Verilen nimet imtihan olduğu gibi verilmeyen de imtihandır lütfen sabredin. Elbette bu süreçte büyüklerinize ve çevrenize evlenmek isteğinizi duyurun, gerekli köprüleri vesileleri kovalayın, uğraşın, bu konuda sadakalar verin samimice devamlı duaya devam edin ama umutsuzluğa sakın düşmeyin, Allah’ın her duanıza icabet ettiğini bilin. Nasiplerin vakti vardır, vaktine erince en güzel şekilde olacaktır göğsünüze bu düşünceyi yerleştirin. Bir de evlilik niyetli 21 taha suresi okunuyordu araştırıp onu okuyabilirsiniz. Aynı şekilde Furkan suresi 74. ayeti de bu konuda harika bi duadır ezberleyip her namazdan sonra okumayı alışkanlık edinin.
Ve bu konuda yaşam tarzınız şöyle olsun hani bir keresinde Efendimiz Aleyhisselam kendisine "Kıyamet ne zaman kopacak?" diye soran bir kişi geliyordu, merak ettiği tarih yerine asıl önemli olan noktaya dikkat çekerek "Kıyamet için ne hazırladın?" buyuruyorlardı ya.
Biz de duam ne zaman kabul olacak ne zaman evleneceğimden ziyade evliliğin kendine yatırım hazırlık yapalım. Yarbay Mehmet Ildırarın çok çok sevdiğim çok da hakkı olduğu bir sözü vardır, diyordu ki “Evliliğe, para biriktirip çeyiz yapmakla hazırlık yapılmaz. Evlenecek kimsenin yapması gereken ilk iş, kalbi manevi hastalıklardan temizlemek olmalıdır. Nefsi ıslah edip kalbi temizlemedikçe, eşler birbirine fayda etmez." bu o kadar önemli ki, belki evliliğin dışındayken evlilik büyülü tamamen mutluluk dolu bir şey gibi gözüküyordur ama bu ikili ilişki de zamanla nefsin hastalıkları da gün yüzüne çıkıyor. Zaten günümüzdeki boşanmaların çoğu da bundandır, ben benlenen benlikler çatışma hali oluşturuyor ve kimse de bunu alttan almıyor. O yüzden mesela sabır, fedakarlık, alttan alma ,yumuşak huyluluk, belki kusur örtücülük, belki gerektiğinde haklıylen haklılıktan vazgeçiş vs gibi keselerimiz ne kadar dolu onları dolduralım. Sonrası için her zorluk ve güzelliğinin ecirlerini öğrenelim, şeytanın fitnelerine karşı uyanık olalım. Çünkü bilirsiniz ki on yıldır evlenmeden ilişki yaşarlar gayet mutlu ama evlenince iki ay sonra boşanırlar bu nedendir. Çünkü misal elini tutmak bekarken haramdı şeytan sana haramı tatlandırdı da tatlandırdı ama evlenince aynı eli tutmayı zorlaştırdı fitnesiyle uzaklaştırdı niye çünkü bu kezde o eli tutunca günahların parmak atarlarından akacaktı. Şeytanın bozmaktan en hoşlandığı şeylerden biri de eşler arası ilişkidir. Yani bunlara evvelden bilip hazırlıklı olmalıdır. Yahut eş için yapılan küçücük bi işin bile sadaka hükmünde olduğunu ecirler kazandırdığını bilmeliyiz, ama ben sana köle miyim kocanın eline bakma hizmetçisi misin düşünceleri şuan göklere çıkarılıyor halbuki içi boş balonlardır ki patlar. Evliliğin ecrini ve mükafatlarını eşler arası haklar ve hukukları bu mevzuları anlatan kitaplar okuyun, çocuk eğitimi konusunda kitaplar okuyun. Şuan öyle bir hazineye sahipsiniz ki evlilik sorumlulukları yüklenince bu hazine biraz elden gidiyor. Şuan kendinizi ilimle amelle donatabileceğiniz en kıymetli vakitler. Şey gibi biraz da şuan sınava hazırlanma aşaması, evlilik de sınav hali. O yüzden şimdiden güzel hazırlanın nasıl bir eş istiyorsanız ona binaen o eşe denk şekilde kendinizi yetiştirin. İbadetler noktasında eksiğiniz varsa onları tamamlayın, en çoğu da daim dua 🤍🕊️