21
köşelerine tutunup kuyunun en dibine doğru dibine tırmanıp fark etmek ölümü yeni düzenimiz buluttan evler dağılır durur parça parça üstümüze yağan demokratize kan yağmurları işte bak yolumuz uzun yine üstü kapalı şehirler kör eder baktıkça gördükçe ölümü insancıl kutularda yakmak yeri geldiğinde duygusal çocukları siyah beyaz filmleri çekip içinden yakmak böyle işler çark naif yüzyılımızda geçmiş bir masaldır medeniyet dilinde masum intiharlar güneye akın ediyor yakaları kolalı kişisel ihtilaller büyük orkestra tek ritim tek nefeste parlak şarkıları çınlar durur dibinde denizlerin beton ayakları urgan ipleriyle evlere gömülü herkes kendi cumhuriyetinde bir bardak içinde dans etmek mümkün kimse bakmadıkça sevişmek herkesin gözü herkesin üstünde birçok insan birçok taziye kalın telefon defterlerinde ne çok cenaze medeniyet treninde böyle ölünür nazikçe uygar yüzyılımızda yarın bir masaldır anlaşılmaz diliyle














