Bunca yıllık karınım senin. Bir hata mı yaptım? Gururunu mu kırdım? Şimdi bunların karşılığını vereceğin yerde piç gibi ortada bırakıyorsun.
Sweet Seals For You, Always
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
tumblr dot com
Monterey Bay Aquarium
Jules of Nature
icyghini twinkie

pixel skylines
YOU ARE THE REASON
EXPECTATIONS

Jar Jar Binks Fan Club

"I'm Dorothy Gale from Kansas"
untitled
𓃗
we're not kids anymore.
h

Fai_Ryy

shark vs the universe
seen from Colombia

seen from Sweden
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from Italy
seen from United States
seen from United States

seen from China
seen from Netherlands

seen from Malaysia
seen from Vietnam
seen from Belgium
seen from Netherlands

seen from Canada
seen from Colombia

seen from Spain

seen from Türkiye

seen from Colombia
seen from India
@zekidemirkubuz
Bunca yıllık karınım senin. Bir hata mı yaptım? Gururunu mu kırdım? Şimdi bunların karşılığını vereceğin yerde piç gibi ortada bırakıyorsun.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Çalışkanlığına sözüm yok, on numara. Ama gözleri deli bakıyor bu kızın. Böyle karılar adamın üstüne kalır, yuvasını yıkar!
Başımıza her şey onun bu hırsları, kindarlığı yüzünden geldi. Sadece size karşı değil, herkese karşı böyle.
Aşkın ve ihanetin gayya kuyusu... KOR 22 Nisan.
Hem nasıl bu kadar korkak hem nasıl bu kadar acımasız olabiliyorsun?

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
İki gün sonra dünyanın öbür ucuna gidiyorum, belki bir daha hiç görüşmeyeceğiz ama hala başına kalacakmışım gibi davranıyorsun. Böyle davranmanı gerektirecek ne yaptım ben sana!
Şakasına sahtekar dedim, gözümün önünde beş sene yaşlandın, bu kadar mı çok memnunsun kendinden?
İnsanın aşağılık bir ihanetin sebebi olmak dışında hiçbir anlamı olmaması katlanılır gibi değilmiş.
Oralar öyle muğlak, öyle karanlık yerler ki, neyin iyi geldiğini, neyin zarar verdiğini bilmemizin imkanı yok.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
-Bekir, Bekir ne istiyorsun, gerçekten ne istiyorsun Bekir? Bu iş nereye gidecek böyle? +Nereye giderse… -Ne demek nereye giderse? +Öyle işte, olmuyor sensiz. Gel İstanbul’a dönelim. -Ne olacak dönersek? +Pederle arayı düzeltirim, işi gücü tekrar yoluna koyarım, beraber yaşarız, istersen evleniriz. Ya da bi daire tutarım size, annenle kardeşini alırız, size bakarım. Zagor’a da bakarım. Yine gidersin ziyaretine, hiç değilse bu sefalet biter, biraz mutlu oluruz. -Bekir, boş konuşuyorsun, kendini cevat sandın galiba, olmaz bu dediklerin; dünyada olmaz. +Neden? -Ya, ben bunları kabul etmem, bir daha dönmem İstanbul’a. +Ama neden? -Dönmem işte… +Ya ailen, onlar ne olacak? -Ne olursa olsun. +Lan bütün hayatın boyunca, orospuluk mu yapacaksın? -Evet, yapacağım. +Peki neden? -Nedeni yok. +Nasıl yok ya. -Yok işte, ben böyle istiyorum. +Kötülük ama bu istediğin. -O zaman kötülük istiyorum. +Tamam, o zaman ben burada kalırım. -İstemiyorum. +Ne zararım var sana ya? -İstemiyorum Bekir, hoşlanmıyorum senden işte. +Ne yapıyorum ki ben sana? -Ne yaptığın önemli değil, istemiyorum zorla mı? Bu böyle olmaz, bu gidişle kötü olacak, gururunu kırdıracaksın, daha fazla kötü olmadan hemen geri dön. +Bana akıl verme lan! -Sana akıl vermiyorum, olacağı söylüyorum. Hadi her şeyi bir kenara bıraktık, ya Zagor, duyarsa bu sefer kafana sıktırır. +Nah sıktırır, o kadar kolay değil işte o. -Nasıl kolay değil, ne çabuk unuttun başına gelenleri? Günahsız insanlara acı çektirmeye, çocuğunu öksüz bırakmaya değer mi? +Seninki değiyor mu? Ailen ne durumda biliyor musun, ne yiyorlar, ne içiyorlar haberin var mı? Takılmışsın bir psikopatın peşine, gidiyorsun ya. -Bu seni ilgilendirmez. +Lan insan bile değil o be. Sizi koruyan, evinize ekmek getiren adamı kalleşçe öldürdü, hem de ciğeri beş para etmez, adi bir kulampara uğruna. O sübyancı puşt, şimdi senin kardeşini sikiyor, haberin var mı, arkadaşları da ananı. Sen burada, bütün bunlara sebep olan o ibne için orospuluk yapıyorsun. -Siktir git lan! +Sen siktir git, amına koduğumunun orospusu! -Bu, seni son görüşüm olsun lan, bir daha yoluma çıkarsan, allahıma, kitabıma vurdururum seni, hem de kafana sıka.. +Siktir git lan! Siktir git, ağzını burnunu kırarım şimdi senin.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
- Neden geldin? - Biliyosun. - Ne diyim ben şimdi sana? - Hiçbir şey deme, bir tek kalmama izin ver yeter, bak söz veriyorum bu sefer hiçbir şeye karışmayacam. - Kaç defa denedik biliyosun, nasıl inanayım sana? - Söz veriyorum, eğer durmazsam kovarsın. - Ya bela çıkarırsan? - Çıkarmam. - Ya çıkarırsan? - Çıkarmam ya, baktım olmuyo, bir kenarda kafama sıkarım! - Manyak manyak konuşma! - Eğer sıkmazsam siksinler! Benim de bir gururum var be. - Gördük. Son defasında bütün Konya’yı ayağa kaldırıp gittin. - Sen de aşağılama bizi, o taa ne zamandı. - Ben dönmenden yanayım. Artık iki çocuk babasısın. - Bunu yapma bana. - Sen de yapma, benim için hava hoş, iyi bile olur. Ama insaniyetli olmaz. Sana da yazık, ailene de.
- Sen de anla artık başka yolu yok bunun. Yazıkmış, kılmış, tüymüş hepsi hesap edildi bunların ya, her şeye hazırım diyorum sana. De ki iyilik ediyorsun, de ki sevap işliyorsun, herkesin inandığı bir şey vardır bu amına koyduğumun hayatında. Benimkisi de sensin, ne yapıyim!
Geçen gece çocuk hastaydı. İlacı bitmiş, almak için dışarı çıktım. Sağa sola saldırıp nöbetçi eczane arıyoruz. Birden durup dururken içim cız etti. Bi baktım gene aynı karın ağrısı. Öyle özlemişim ki seni. Dönerken bir meyhane gördüm. Bi tek içeri girdiğimi hatırlıyorum, bi de rakıya yumulduğumu. Arkasından en az dört cigaralık. Sonra gözümü bi açtım, karşıdan karlı dağlar geçiyor. Bi daha açtım, başımda bi çocuk; “Kalk abi” diyor “Kars’a geldik”. Otobüsten indim, yürümeye başladım. Dedim: “Allahım nerdeyim ben, burası neresi?”. Sonra güç bela burayı buldum. Kapının önünde durup düşündüm.
Dedim, “Bekir, bu kapı ahiret kapısı, burası sırat köprüsü, bu sefer de geçersen bi daha geri dönemezsin.”. “İyi düşün” dedim. Düşündüm, düşündüm, ama olmadı, dönemedim. Sonra “Bak oğlum” dedim kendi kendime. “Yolu yok, çekeceksin, isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. Yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi.”
Bu kaltakla aynı mahallede büyüdük. Mevlanakapı'da… Babası zabıtaydı. Alkolik, hasta bi’ adamdı rahmetli, erkenden de gitti zaten. Bu anasıyla yoksul, perişan... Bizim tuzumuz kuruydu, hacı babam yapmış bi’ şeyler. Bi’ de Zagor vardı. Bizim eski evin kiracısının oğlu. Babası filmciydi Yeşilçam’da. Cepçilik, arpacılık, her yol vardı itte. Ama sevimli, yakışıklı oğlandı. Bizimkine âşık etmiş kendini. Ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. Öylece büyüdük gittik işte. Ne bok varsa, hep askerliği beklerdim. Dört sene kaldı, üç sene kaldı... Sonunda o da geldi, gittik. Bizde de herkes bunu bekliyormuş, gelir gelmez yapıştılar yakama. Ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan... Nikâhlandık. İki taksi, bi’ dükkân verdi peder. Dükkânda koltuk moltuk satardım. Bi’ gün bu orospu çıkageldi. Hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. Böyle basma bi’ etek dizine kadar, çorap yok, üstünde açık bi’ bluz, saçlar maçlar... Pırlanta anlayacağın. Şunun bunun fiyatını sordu, dalga geçti benimle. Kanıma girdi o gün. Tabii taktım ben bunu kafaya. Ertesi gün bi’ soruşturma... Dediklerine göre yemeyen kalmamış mahallede. Ama asıl Zagor’a kesikmiş. Zagor’da kaftiden içerde o sıra. Bi’ gün süslenmiş püslenmiş, zırt, geçti dükkânın önünden. Yazıldım peşine. Tuhafiyeciye gitti, pastaneden çıktı; minibüs, otobüs, geldik Sağmalcılar'a, benim içimde bi’ sıkıntı... İşi anladım tabii; Zagor’u ziyarete gidiyor. Bi’ tuhaf oldum, piçi de kıskandım. Uzatmayalım, çaresiz evlendik ötekiyle. O ara Zagor içerden çıktı. Sonra bi’ duyduk, kaçmış bunlar. Altı ay mı, bi’ sene mi, kayıp. Hep rüyalarıma girerdi orospu. O gün dükkâna gelişini hiç unutamadım. Benimkine bile dokunamaz oldum. Sonra bi’ daha duyduk ki, iki kişiyi deşmiş Zagor; biri polis, ikisinin de gırtlağını kesmiş. Karakolda beş gün beş gece işkence buna... Arkadaşlarının öcünü alıyorlar. Kaltağa da öyle... Önce öldü dediler Zagor'a, sonra komalık. Ankara'da oluyor bunlar. Bizimki bi’ gün çıkageldi mahalleye. Zagor içerde, en iyisinden müebbet. Bi’ sabah dükkâna geldim, baktım bu oturuyor. Önce tanıyamadım. Anlayınca içim cız etti. Cız etti de ne? Tornavida yemiş gibi oldu. Çökmüş, zayıflamış, bembeyaz bi’ surat... Ama bu sefer başka güzel orospu... Orhan’ın şarkıları gibi… Kalktı böyle, dimdik konuşmaya başladı. Dedi ‘Para lazım, çok para.’ Zagor'a avukat tutacakmış. İlerde öderim, dedi. Esnafız ya biz de, "Nasıl?" diye sormuş bulunduk. Orospuluk yaparım, dedi. ‘İstersen metresin olurum.’ İçime bi’ şey oturdu, ağlamaya başladım, ama ne ağlamak! İşte o gün bi’ inandım, orospuyla tam yirmi yıl geçti. Uzatmayalım, Zagor'a müebbet verdiler. Ama rahat durmaz ki piç! Ha birini şişledi, ha firara teşebbüs; o şehir senin bu şehir benim, cezaevlerini gezip duruyor. Orospu da peşinden… Sonunda dayanamadım, ben de onun peşinden... Önce dükkân gitti, ardından taksiler. Karı terk etti, peder kapıları kapadı. Yunus gibi aşk uğruna düştük yollara. İş bilmem, zanaat yok. Bu tınmıyor hiç. İlk yıllar ufak kahpeliklere başladı, sonra alıştı. Gözünü yumup yatıyor milletin altına. Gel dönelim diye çok yalvardım. ‘Evlenelim, pederi kandırırım, Zagor'a bakarız.’ Yok. Kancık köpek gibi izini sürüyor itin. Ne yaptı buna anlamadım. Kaç defa dönüp gittim İstanbul'a. Yeminler ettim. Doktorlar, hocalar kâr etmedi. Her seferinde yine peşinde buldum kendimi. Bi’ keresinde döndüm, biriyle evlenmiş bu, hamile... Beni abisiyim diye yutturduk herife. Nedense rahatladım, oh dedim, kurtuluyorum. Bu da akıllanmış görünüyor. Yüzü gözü düzelmiş, çocuk diyor başka bi’ şey demiyor. Sinop'ta oluyor bunlar. Ben de döndüm İstanbul'a. Doğumuna yakın Zagor bi’ isyana karışıyor gene. Hemen paketleyip Diyarbakır cezaevine postalıyorlar. Çok geçmeden bizimki depreşiyor gene. O halinle kalk git sen Diyarbakır'a, üç gün ortadan kaybol... Herif kafayı yiyor tabii. Dönünce bi’ dayak buna, eşşek sudan gelinceye kadar. Kızın sakatlığı bu yüzden. Sonra çocuğu doğuruyor. Durum hemen anlaşılmamış. Ortaya çıkınca bi’ gece esrarı çekip takıyor herife bıçağı. Çocuğu da alıp vın Diyarbakır'a, Zagor'un peşine. Allah’tan herif delikanlı çıkıyor da şikâyet etmiyor. Ben o ara İstanbul'da taksiden yolumu buluyorum. Epey bi’ zaman böyle geçti. Yine her gece rüyalarımda bu… Zagor'un Diyarbakır ceza evinde olduğunu duymuştum o sıralar. Bi’ gece bi’ büyükle eve geldim. Hepsini içtim. Zurnayım tabii. Bi’ ara gözümü açıp baktım karlı dağlar geçiyor. Bi’ daha açtım, başımda bi’ çocuk. Kalk abi, Diyarbakır'a geldik, diyor. Baktım, sahiden Diyarbakır'dayım. Bi’ soruşturma... Kale mahallesi vardır oranın, bi’ gecekonduda buldum, malımı bilmez miyim? Görünce hiç şaşırmadı. Hiç bi’ şey demedik. O gece oturup düşündüm. ‘Oğlum Bekir!’ dedim kendi kendime. ‘Yolu yok çekeceksin. İsyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. Yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi.’ O gün bugün usul usul yürüyorum işte.