Tren gelir hoş gelir
Buraya ilk yazdığımda, zannediyorum 14 yaşında falandım. Büyük büyük laflar edip büyük büyük acılar çekiyordum -- tam bir tumblr kızının yaşaması gerektiği gibi. Şimdi ise neredeyse 31 yaşındayım ve hala 31 şakası yapıyorum. Tumblr'ıma yakın zamanda geri ulaştım. Gönlüme değmiş her sevgilime şuradan birkaç kelam etmişimdir. Yeni sevgilim de (onun deyimiyle belki de bölüm sonu canavarım) birkaç kelamı hak ediyor diye düşündüm. Onu dışlamayı hiç istemem neticede. Bir takım olma işi böyledir çünkü.
Öncelikle kendimden biraz söz etmek isterim. Kendimle takım olmayı bir türlü beceremedim. Herkesin ihtiyacı benimkinden önde geldi benim için. Herkesin duygusunu ekseriyetle takip ettim, yüzlerini inceledim ve günün sonunda onlar rahat etsin diye küçücük ellerimle ne işlere girdim. Kendimi ise unuttum. İnsan zihni böyledir; bir yere gidiyorsa dikkatin, başka bir yere o kadar dikkatini veremezsin. (Gördüğünüz gibi hala büyük laflar ediyorum ama buraya en son girişimin üzerinden geçen 8 yılda birçok okul bitirdim.) Velhasıl kelam, ben de kendime pek kıymet vermedim. Bir günse canıma tak etti. Kendim için çok zor bir şey yaptım. Yalnız kaldım.
Bu yalnızlığım esnasında birisi çıktı karşıma. Dünyanın yükünü omzundan atmam gerektiğini kulağıma fısıldadı. Cinlerim geldi zannettim, cin değildi ama şeyh torunuydu. İstersem beni çilehaneye götürebilirmiş. Bu torun, çokça kez yanıma gelmeye başladı. Her geldiğinde yeni bir şey fısıldıyor, her fısıltısında ben kendimi daha çok hatırlıyordum. Bebekken bindiğim üç tekerli bisikletten ve ilkokulda okuduğum Muzaffer İzgü'nün Anneanne serisinden tutun, boyum uzasın diye yediğim özel balıklara ve kimsenin yanında bir türlü açamadığım yaralarıma kadar. Hepsini bir bir hatırlamaya başladım. Hepsini bir bir hatırlamaya başladı. Bu kolektif hatırlama seansında içimde şimşekler çaktı, sanki bir trene atladım ve kondüktör feci hız yaptı. Evet, makinist değil de kondüktör kullanıyordu bu treni ve ben bu yolda çarpılır mıyım yoksa pencereden dışarıyı seyredip daha çok şey mi hatırlarım bilmiyordum. Tek bildiğim, kendimi de içeren bir takımım var artık.














