Kimine uzağım, kimine çok yakın.
Kimi içime sığmaz, kimi mecburiyetim.
Kimi güler yüzüm, kimi ömrüme zulüm.
Kimileri canım, sol yarım.
Kimileri sabrım, sanki imtihanım.
GB.
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Lint Roller? I Barely Know Her
macklin celebrini has autism

I'd rather be in outer space 🛸
noise dept.


gracie abrams
Sweet Seals For You, Always

PR's Tumblrdome
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
sheepfilms
occasionally subtle
Claire Keane
cherry valley forever

@theartofmadeline
Fai_Ryy
Show & Tell
almost home
ojovivo
seen from Russia
seen from Ukraine
seen from T1

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Mexico
seen from United States
seen from Uruguay

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Uruguay

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Germany
@umudumbirmavi
Kimine uzağım, kimine çok yakın.
Kimi içime sığmaz, kimi mecburiyetim.
Kimi güler yüzüm, kimi ömrüme zulüm.
Kimileri canım, sol yarım.
Kimileri sabrım, sanki imtihanım.
GB.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Kendimi çok yorgun hissediyorum. Ve çok yalnız. Bir sorun olduğu an herkesin ilk terk ettiği kişi benmişim gibi hissediyorum.
Ne yaparsam yapayım suçlu bulunuyorum, ortada bir suç bile yokken üstelik. Güvendiğim kimse yanımda durmuyor. Dahası hiçbiri nasıl olduğumu bile sormuyor.
Çok kırgınım. Kalbim çok kırık. Bunu nasıl tarif edebilirim bilmiyorum. Nasıl onarabilirim onu hiç bilmiyorum. Sanırım sadece oturup ağlamak istiyorum. Problemlerimden kaçmak istiyorum. Zamana bıraktım, zaman halletsin istiyorum ama bir şeyler iyiye gitmek yerine daha da kötüleşiyor. Çaresiz, sıkışmış ve daralmış hissediyorum. Sanki duvarlar üstüme geliyor, nefes alamıyorum.
Benim de insan olduğumu ne zaman hatırlayacaklar? Yoruldum. Çok yoruldum.
"Elinden gelen her şeyi yapıp güzelleştiremediğin yerleri terk etmek seni kötü biri yapmaz Milena."
Franz Kafka
çok umutlu ama bir o kadar da isteksiz bi yolda bagdas kurdum bekliyorum neyi beklediğim konusunda hicbir fikrim yok belki de dinleniyorum ama asla yürüyecek durumda olmadıgımı da cok iyi biliyorum
Merhaba, bir şeyler yazacağım. Dönüp baktığımda okumak için. Bu dünyaya iz bırakamam ama kendime anı yaratabilirim.
Bugün 29.12.19 2 gün sonra yeni yıl. Bu sene diğer yılların heyecanı yok içimde. Son 1 aydır çok sıkıntılı zamanlar geçirdim. Bir kaza yüzünden insanlara ve koltuk derneklerine bağlı yaşamaya başladım, son 2 gündür iyileşme belirtisi görmeye başladım. Fiziken ve ruhen çok yorucu olan ve hala bitmemiş bir dönemdeyim. Ama bu sayede hayatımdaki insanların bana ne kadar değer verdiğini gördüm. Bana değer vermeyen insanlara da açtım kapıyı, döndüm arkamı. Usulca çıkmalarını bekliyorum.
İyileşmeye çalışıyorum.
Kendime, sevdiğim şeylere ara vermek zorunda kaldım yine bu dönem yüzünden. Özlediğim çok fazla şey var. Bir an önce ayağa kalkıp onlara kavuşmak istiyorum.
Hayatımda kısa sürede çok değerli olan insanlar girdi. Onları kaybetmek istemiyorum.
Büyüyorum, fikirlerim çok hızlı değişiyor. Mutlu olmanı sağlayan şeyler değişiyor. Çevrem değişiyor. Birkaç hafta sonra bu yazıyı okuduğumda bile çok şey değişmiş olacak.
Dinlediğim müzikler, sevdiğim filmler, hayatımdaki insanlar, beni üzen, mutlu eden şeyler... hepsi değişecek bu değişimi yaşarken anlayamam. O yüzden yazıyorum bunu. Arada güncelleyeceğim. Nereye varır bilmem ama denemeye değer.
Sağlığımın giderek kötüleşmesi, şu an kolumda 2 saattir bitmeyen bir serumla ayağım dinindeki tekerlekli sandalyeye bakıyor olmamı; zor nefes almama rağmen ertesi gün sınavım olması ve bunun önümüzdeki hafta her gün olması ve tüm bunların 2019'un son 2 gününde olması.
2020, sen bana güzel şarkılardan daha fazlasını katmalısın.
Yeni yılın ilk haftası bitti. Bugün benim için önemli bir gündü. Hayatımda hiçbir halt değişmedi ama iyiye gidiyor. Bu benim iyi hissetmemden de olsa iyiye gidiyor sonuçta.
Çok da yazacak bi şey bulamadım ama bu metinler tamamen öznel şeyler, ileride dönüp bakacağım anılar. Geleceğe mektup yazmak gibi benim için. O yüzden uzun olmasına gerek yok. Şu an huzurluyum ve sadece gelecekteki kendime bunu söylemek istedim.
07.01.2020
bu yazının üstünden 1 ay 2 hafta ve 2 gün geçti.
Yine birkaç ay sonra okumak üzere bir şeyler bırakacağım. Her şeye rağmen güzel zamanlar geçirdiğimi söyleyebilirim. Umursamamayı öğrendiğim, büyüdüğüm ve güldüğüm günlerdeyim. Anlatacak bir şeyler olmasa da güzel bi dönemde olduğumu düşünmek işime geldiği için öyleymiş gibi davranacağım.
Bugün radyoda “neden mutlusunuz?” diye soruldu ve cevaplardan biri “Çünkü öyle görünmem gerekiyor”du. Kısa bi an düşündürdü beni bu cevap ve paylaşmak istedim.
Şimdi de bu yazıyı ileride okuyacak olan bana ufak bi part yazacağım:
Biri seni üzüyorsa onu hayatından çıkartmakta asla tereddüt etme, senden yardım istendiğinde karşındakinin kim olduğuna değil ne istediğine bak, eğer hala spor yapmaya geri dönmediysen sakatlığını bahane etmeyi bırak ve derhal sporuna tekrar başla; sinirlendğinde, üzüldüğünde, kızdığında, ağladığında, ihanete uğradığında, sıkıldığında, yorulduğunda unutma ki o anlar bitecek. Uzun da sürse, kısa da olsa bitecek ve sen yine kulaklığını takıp ellerin cebinde Galata Kulesini izleyeceksin önünde fotoğraf çekmek için sıraya giren insanların aksine uzaktan, sessizce.
24.08.2020 pazartesi
6 ay sonra, bugün okudum bu yazıları tekrar. Tesadüfen oldu ve anladım ki olması gerekiyordu. Çünkü son birkaç gündür kendimi hiçbir yere ait değilmişim, kimseye ayak uyduramıyormuşum ve sanki hiç büyümüyormuşum gibi hissediyordum. Ama bu yazılar bana yalnız büyüyen bu kızın, kendi kendini mutlu etmeyi bildiğini hatırlattı.
Ben ortada sebep yokken delicesine gülebilen biriysem, sanırım şu an bunu yapmanın tam sırası. Çünkü kendime yine ve yeniden söylüyorum; hiç kimse ama hiç kimse senin mutluluğun için senden daha fazla çabalayamaz.
Çabalamaz da zaten.
Kararları sen veriyorsun, şimdi seç: kazanıp kazanmayayı bi kenara bakıp gülmeye devam edecek misin?
Bunun cevabını birkaç ay sonra yine kendimden bekliyorum
30.10.2020
2 ay geçti ve ben bu kadar kısa sürede bu kadsr fazla şeyin değişebileceğine inanmazdım. Sadece 2 ay önce hiç büyümüyormuşum gibi hissettiğimi yazmışım, iyi haber kendimi hiç olmadığım kadar büyümüş hissediyorum.
Ve bunu bana kazandıran şey kalbimin çok ama çok fazla kırılması oldu. Sanırım o kadar kırıldım ki, çocuk tarafımı kaybettim ve evet büyüdüm. Değiştim.
Bana değer vermeyen insanlar için uğraşmayı bırakmam lazım, acilen.
Senin kıymetini bilmeyen insanlar için kendini üzme. Hiçbir şey dünyanin sonu değil, üzülebilirsin, ağlayabilirsin, güleceksin, daha çok güleceksin, o yüzden kendine izin ver.
Üzüldüğünde tekrar gülmek için kendine izin ver. Mutluluğu kim istemez ama mutsuzluğa da var mısın demiş şair. Küllerinden doğmak için önce yanmak gerek. Canın acıyorsa bil ki sonrasında daha iyi olabilmen içindir.
08/07/2023
3 yıl geçmiş. İyi ki yazmışım bu yazıları. 3 yıl önce her şeyin ne kadar faklı olduğunu ama bi o kadar da benzer şeyler yaşadığımı gördüm. Büyüdüm. Her anlamda büyüdüm. Etrafımdaki insanların tamamı değişti, çok değişti. Zor zamanımda yanımda olduğu için dostum olduğuna inandığım insanların yaptıklarını gözümde çok büyüttüğümü gördüm. Aslında o kadar önemsememişler ve önemli de değillermiş. Ben öyle olduklarına inanmak istemişim.
Mutluluğumun kimseye bağlı olmadığını öğrendim. Hala öğreniyorum.
Hayatım çok değişti. Ben de çok değiştim. Sanırım bu değişimden memnunum. Bundan emin olmak için biraz daha zamana ihtiyacım var gibi duruyor.
Değişmeyen ve değişmemesi gereken bir şey var: Kendimi seviyorum, gülmeyi seviyorum. Kendim olduğum için, eğlendiğim için, yaptığım hatalar için kimseden çekinmiyorum. Olduğum kişiden utanmıyorum. Kimsenin beni sevmesi için farklı davranmıyorum.
Çok şanslıyım ve bu şansı kendim yarattım.
28/10/2025
2 yıl geçmiş. 2-3 yılda bir farkında olmadan buraya düşüyorum sanırım. Anılarıma, kendi cümlelerime ihtiyacım oluyor. Bazı şeyleri okumak hala üzücü, bazılarında ne kadar da yanılmışım diyorum ama birçoğunu da hatırlamıyorum. Hayatımda, bu yazıların hiçbirini yazarken hayalini bile kuramayacağım bir dönemdeyim. Kısa sürecek, hemen bitecek biliyorum ama çok güzel. Şimdiden özlüyorum, tadını çıkarmam gerektiğini kendime sürekli hatırlatıyorum. O kadar uzun süre bekledim ki böyle bir hayatı, nankörlük edemem.
Hayallerimi gerçekleştirdiğim, büyüdüğüm ve yepyeni şeyler yaşadığım bir dönem. Hem çok yabancı hem de öylesine aitim ki bu hayata aslında. Zorlansam bile alışmak için çabalamama gerek kalmadı, sanki zaten bunun için doğmuş gibiyim. Sanki zaten yıllardır bu günleri bekliyormuşum, bu aylar için hazırlık yapıyormuşum gibi.
Hep istediğim, hayallerini kurduğum şeylerin çoğuna burada sahibim. Hepsini bir arada yaşadığımı fark ediyorum, her bir farkındalıkla daha da değere biniyor.
Yıllar önce Sude Alkış teşekkür ederim hayatıma demişti bir videosunda. Hala kullanıyor mu bu cümleyi bilmiyorum ama ben ilk duyduğumdan beri yazıyorum.
Teşekkür ederim hayatıma.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Sanırım aşk, birinin omzunda uyumanın kendi yatağınızda uyumaktan daha rahat hissettirmesi.
Kişinin kendisine bile mantıksız gelen ama aklına geldikçe de gülümseten :)
Hayatım şu an bana iyi gelmiyor.
Ne yapacağımı bilmiyorum. Sıkışmış gibi hissediyorum. İlerlemeye devam etmeye çalışıyorum ama hep kendime söylediğim şeyler bu kez işe yaramıyor. Bazen çok canım yanıyor ve sadece birine sarılmak istiyorum. Birine sırtımı yaslamak.
Yalnız değilim. Biliyorum. Gerçekçi olmaya çalışıyorum ama insan yalnız olmadığını biliyorken de yalnız hissedemez mi?
Üzücü kitaplar okuyamıyorum. Bazı şarkıları gözüm dolmadan dinleyemiyorum. Böyle hissetmek istemiyorum. Bunun benim normalim olmadığını biliyorum. Yeni normalim olmasından korkuyorum.
26/02/2025
Burayı hep bir günlük gibi kullandım. Bir sosyal medya platformundan bunu beklemek çok saçma ama kimsenin okumaması, okuyanların umursamaması çok daha özgür hissettirdi. Kendimi filtreleme ihtiyacı hissettirmediğinden sanırım. Bir şeyi gerçekten beğenilme, onaylanma ya da yargılanma endişelerinden arınarak yaptığınızda hep daha güzel hissettiriyor. Daha başarılı değil, ama daha özgür.
Şimdi burası benim için yıllardır biriktirdiğim anılarla dolu. Bazılarını ben de hatırlamıyorum, bazılarını okuduğumda hala gülümsüyorum. Her ikisi de aslında neden yazmayı çok sevdiğimin cevabı. Hayatımın asla unutulmaması, hatırlanması gibi bir amacım yok ama kendi anılarımı mümkün olduğunca canlı tutmam gerektiğine inanıyorum. Yine kendim için. Sanırım bu hesap benim en kendim için yaptığım şey. Sadece ben varım. O zaman bir deftere yaz diyebilirsiniz ama demeyeceksiniz çünkü okumayacaksınız. Ve bu güzel.
Okuyacağım bir sonraki kitaba karar veremiyorum çünkü hepsinin çok iyi olacağını biliyorum ve bu hissin beni ne kadar mutlu ettiğini sadece ben biliyorum.
Bu hissi kendime hatırlatabilmek için yazmak istedim.
Böyle anlar için teşekkür ederim hayatıma…
bir şekilde gelebildin sahip olduğun yaşa. boynunda bir urgan iple nasıl yaşanırsa yaşa.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Çaldığım zaman açılmayan kapıları zorlamayı bırakmıştım.
Her zaman çıkış yolu vardır, bunu hatırlamaya çalış. Bazen sadece nerede olduğunu bilmediğin için görmezsin ama orada olduğuna inanırsan bir pencere açılır.
Aynı gemideydik. Birine ne kadar çok değer verirsen güverte o kadar büyük olur. Ne kadar büyük olursa gemi, o kadar geç fark edersin sızıntıyı. Su bir gün ayaklarınıza dolaşır ama artık gemiyi kurtarmak için geç kalmışsınızdır. Gemi batar. Her şeyle birlikte. Bazen boğulmazsın ama akıntıyla sürüklenirsin. Farklı kıyılara vurursunuz.
Ama o gemi batar. En kötüsü bu sanırım. Ölümden bile daha kötü olan şey, bir daha asla o gemiye binemeyeceğinizi bilmek. Batan gemiden kurtardığın birkaç tahta parçasına tutunur biriniz, diğeri artık orda bile değilken. Tekrar tekrar suyun içine dalıp daha fazlasını kurtarmaya çalışırsın. Yeniden inşa edebilirim diye düşünürsün. Belki de gemiyi kaybetti diye düşünürsün.
Gemiyi ona götürmeyi bile düşünürsün.
Geminin gittiğini, onun gittiğini, bittiğini artık düşünemezsin. Sonra denizi seversin, gemi artık onun içindedir. Sonra deniz olur en yakın olur en yakın arkadaşın. Gemi battı değil, gemi denize karıştı sanırsın.
Her şey benim canımı yakmadığı zaman yaşamak, daha kolay olurdu.
…sanki dağılmış yapboz parçalarıydı. Doğru parçaları yerine oturtmam gerekiyordu ama benden hiç görmediğim bir resmi tamamlamamı bekliyorlardı.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Okyanusları dolduracak kadar gözyaşı akıtsam da altından kalkabileceğimi biliyordu.
Bir insanın bütün hayatının sadece kaçmak istediği anlardan ibaret olmasının ne kadar berbat olduğunu anlamıyor musunuz?