Aq. Trafik
ojovivo
Xuebing Du
hello vonnie
YOU ARE THE REASON
Three Goblin Art
🪼
macklin celebrini has autism
tumblr dot com

Kaledo Art

roma★
trying on a metaphor
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
AnasAbdin
d e v o n
Cosmic Funnies
styofa doing anything
noise dept.

Origami Around

shark vs the universe
seen from Türkiye
seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from United States

seen from T1
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from T1
seen from India
seen from United States

seen from Bosnia & Herzegovina
seen from Uzbekistan
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@turkhard
Aq. Trafik

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Seksin tek kuralı
Tek bir şey olmadan asla seks yapamazsın.
Bu satın alabileceğin bir şey değil,
ya da senin kendin alabileceğin bir şey değil.
Hatta, bu şeye ulaşmanın tek yolu var.
Karşındaki kişinin bunu sana özgürce vermesi gerekiyor.
Bu şey rıza.
Çünkü rıza yoksa seks,
seks değildir.
TECAVÜZDÜR!
Rıza yoksa, yoktur.
Zorlayarak aldığın rıza, rıza değildir. Birisini evet demeye “ikna ettiysen” bu hala tecavüzüdür. Ve hayır, hayır demektir. “Naz yapıyorum, beni ikna et.” demek değildir.
Kırmızı bir Kadın. Hayalleri kırmızı, Yanakları kırmızı, Dudakları kırmızı Karanlık gecede bırakdığı iz KIRMIZI
Noah Gundersen & The forest rangers - Day is Gone (Sons of Anarchy) HD S06E13 ''A mothers work'' Finale song.
Onu geçmişe götürecektim, Sadece bir dakika daha. Sadece seninle bir şans daha. Her şeyden vazgeçecektim. Her son nefes, Senin için her yeni zevk. Sadece düzeltmek için. Ama artık çok geç, Geri dönmek için. Karanlığı görebiliyorum, Çatlaklara doğru. Gün ışığı soluyor, Laneti kırıyorum. Gün bitti. Ben sadece kaçacağım, Bir çocuk gibi. Onların hepsinden sana doğru. Ve şimdi anlıyorum. Benim en belirgin hatam Gidene kadar, neyi sevdiğimi bilmemem. Ama artık çok geç, Geri dönmek için. Karanlığı görebiliyorum, Çatlaklara doğru. Gün ışığı soluyor, Laneti kırıyorum. Gün bitti. Ama artık çok geç, Geri dönmek için. Karanlığa izin verdim, Çatlaklardan sızması için. Aşk kanıyor, Nefesimi lanetliyorum. Gün bitti…
Uyuyunca geçecekmiş gibi geldi, gecenin dördünde uyandım susadım ama sigara yaktım ve bitane daha her dal sigara bitanemden bana darbeydi aslında uyku girmedi gözlerime ve hiç sevmediğim gün aydı sensiz günler bana aymıyor bir sigara daha yaktım perdeyi araladım gözlerim yandı ama kemiklerime kadar buz kestiriyordu yokluğun sadece o odanın içinde ölmek istedim.

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Hanımefendi
Pardon acaba beni kötü emellerinize alet eder misiniz ?
Yar, demlendik bir kere hasretinle. Artık gelsen de eyvallah gelmesen de…
Oh Daddy pleae

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Coloured wax on white skin :3
Bodrum'da Üçlü Aşk - Part 2
Önce birinci bölümü okumanızı tavsiye ederim. Yorumlarınız bekliyorum. Uzun hikaye sevmeyenler okumasın :)
Sabah Mutfağa geldiğimde Serhat, Serpil'le görüşüyordu. Serpil'i kızgın gördüm. Serhat beni görür görmez yanıma geldi. “Dün akşam için kusura bakma. Bir daha olmayacak. Unutalım olanları.” Dedi. Serpill'e de söylemiş. Bana çok ayıp ettiğini. Kendi sevgiline de haksızlık etmişti. Sevgilisi cuma akşamı, hafta sonu kalmak için geliyormuş. Tabii ona söylemiyecektik olanları.
Serpil, Serhat'ın sevgilisi geleceği için bozuktu. Dün gece olanların bir daha olmayacağı kararını da bu yüzden verdiğini iddia ediyordu. Kıskandığı belliydi.
Bu gerginlik içinde gün geçti. Hafta sonu da Serhat'ın sevgilisinin gelmesi başka bir gerginlik getirdi. Buna rağmen gezdik, eğlendik, yedik içtik. Onların baş başa kalmaları her ne kadar Serpil i rahatsız etse de bana biraz nefes alabileceğim ortam sağlamıştı. Serpil benimle hala bir şey yapmıyordu.
Serhat'ın sevgilisi oldukça güzel bir kızdı. Bir birlerini sevdikleri belliydi. Onunla beraberken Serpil'e mesafeli sayılacak şekilde davranıyordu. Ama yeni gelen misafirimiz için yeteri kadar samimi göründüğüne emindim.
Hafta sonu olaysiz bir şekilde bitti. Pazar akşamı Serhat sevgilisini hava alanına bırakıp geldikten sonra Serpil'le araları düzelmeye başladı. Bir iki gün aldı kırgınlığın tamamiyle geçmesi. Ama o geceden söz edilmiyordu. Davranışları yine Fazlasıyla samimiydi ama daha ileri gitmiyordu.
O sabah Serhat'la Bodrum'a alış verişe gidecektik. Serpil evde kalıyordu. Bana turuncu oje ısmarladı. Ama “Sakın Serhat farketmesin aldığını. Ona sürprizim var” dedi. Bodrum'a indiğimizde, Serhat ‘dan bir bahane bulup ayrıldım. Sevgilimin İstediği ojeyi aldım.
Öğlen gibi eve dönmüştük. Serpil odada çalışıyordu. Aldıklarımızı bırakıp İçeri girdiğimde heyecanla “Aldın mı?” Diye sordu. “Evet” dedim. Heyecanla elimden aldı. Pencere kenarınaki kanepeye oturdu. Ayaklarını kaldırıp bana doğru uzattı “Hadi aşkım. Lütfen dikkatli yap. Çok muntazam olmasını istiyorum. Göster ressamlığını.” Kanepenin öteki ucuna oturdum. Yan dönüp ayaklarını bana doğru çevirdi. Ojenin fırçasını çıkartıp baş parmağından başladım sürmeye. Ayaklarının biri kucağımda diğeri elimdeydi. Yüzüme çok yakındı. O kadar güzeldiler ki bakmaya doyamıyorum. Turuncu oje onları şeker gibi yenilesi yapıyordu. Bir sanat eseri üstüne çalışır gibi tek tek boyadım tırnaklarını. “Şimdi de ellerimi” dedi şımarıkca. Onları da tek tek yaptım.
“Hadi şimdi git sen havuza” dedi bana. “Ben de geliyorum birazdan” Öğleden sonraları bir yere gitmezsek havuzun yanında uzanıyorduk. Mayomu giyip çıktım.
Serhat mayosuyla şezlonglardan birine uzanmış kitap okuyordu. “Serpil gelmiyor mu? Diye sordu. "Geliyor” deyip gazetelere bakmaya başladım. Bir hayli vakit geçmişti. Ojelerinin kurumasını bekliyordu her halde. Merdivenlerdeki seslerden, geldiğini anladım. Başımı kaldırdığımda gördüğüm manzara karşısında nefesim kesildi. Serpil o yok gibi turuncu ip bikinisini giymiş yüksek tabanlı plaj terliklerinin üstünde kırıktarak bize doğru yürüyordu. Tırnaklarının turuncusu bikinisinin renginin aynisiydi. Bikinisinin üstü o kadar küçüktü ki memelerinin ucunu ancak örtüyor halkaları ise bir iki yerde belli oluyordu. Alt tarafı daha da çıldırtcıydı. Minicik turuncu kumaş parçası o dudaklı amını zar zor kapatıyordu. Biraz daha büyük adım atsa neredeyse dudaklarının arasına kaçacaktı.
Serhat “Aman Allahım! Bu ne böyle?” Dedi uzandığı yerden gözlerini sevgilime dikmiş. “Ne olmuşsun sen böyle. Delirteceksin bizi.”
Serpil “Turuncuyu severim demiştin” dedi gülümseyerek. Serhat, “Unutmadın demek ki. Turuncuyu severim hele senin üstünde daha da çok severim.” Dedi. Serpil artık bir kaç adım önünde duruyordu onun. “Tarık bu sabah aldı. Gelince de itinayla sürdü tek tek, senin için.” Dedi. Benim hakkımı da vermek istiyordu.
“Bak sen! İkiniz bana sürpriz yaptınız ha! Sizi gidi oyuncular!” Gülerek bana baktı. “Nefis olmuş. Ellerine sağlık, Tarık” “Kolay olmadı senin Serpil'i beğenmem için bunu yapmak ama yine de beğendiğine sevindim. Uğraşmama değmiş demekki” dedim gülerek. “Gerçek bir arkaşsın ve gerçek bir sevgili” dedi ayni şekilde gülerek Serhat.
“Dön bakayım şöyle” Serpil arkasını döndü. O yusyuvarlak çıkık kalçalarının arasın kayboluyordu turuncu ip. Çırılçıplak çıplak gibiydi. Ama çıplaktan daha tahrik ediciydi bu haliyle. Karşısındaki için paketlemiş bir hediye gibiydi.
Güzel bacakları ince ayak bilekleri, fosforlu turuncu ojeli ayakları, ince beline sarılıp kalçalarında asılan bikini ipi… Parlak Bodrum güneşi altında gözlerimiz sevgilimin vücudunu tarıyordu. Kendim gibi Serhat'ın da mayosunun altından sertleştiğini farkettim. Ne olacak acaba diye korktum. Ama sevişmiyeceklerdi artık. Aralaralarında böyle şeyler olmuyordu. Sadece filmi konuşuyor, onunla ilgili detaylar olarak yaşıyorduk bunları diye kendimi rahatlattım.
Serhat “ Tarık, al eline fotograf makineni. Kaçırma bu güzelliği” dedi.
“Haklısın” deyip kalktım. Bunu kaydetmeliydim. Film için güzel detaylardı bunlar. Hemen gidip içerden makinamı aldım. Yanlarına gidip sevgilimin fotografını çekmeye başladım. Şimdi Serhat onu vermesi gereken pozlar için yönlendiriyordu. Sevgilim poz veriyor, ben de fotograflıyordum. Serhat ara sıra bana da bak şuradan çek diye yön veriyordu. “Yönetmen olduğun nasıl da belli” diye takıldım? “Sizin gibi bir ekibim olsun Oscar garanti” dedi
İstediği bir pozu Serpil anlamayınca kalktı. Onu tutup istediği şekle sokmaya başladı. Kalçalarını arkaya doğru çıkartıp belini kavislendiriyor, bana gel bu yandan Çek diyordu. Oldukça iyi bir fotograf gözü vardı. Sayesinde çok iyi pozlar yakalıyorduk.
Şu anda sevgilime dokunabilmek onu okşayabilmek için neler vemezdim. Deli oluyordum Serhat sevgilime dokundukça. Bir ayağını şezlonga dayayıp başını bu yana çevirtiyordu. Bunları yaparken onu okşar gibi tutarak idare ediyordu. Bu dokunmalardan sevgilimin etkilenmemesi mümkün değildi. Ben kendimden geçmiş fotograf çekerken. Bu sırada sevgilimin bikinisinin amının arasına sıkıştığını farkettim. Serhat da farketmişti. Dudakları iki yandan dışarıya taşıyordu. Traşlı, kaymak gibi amı tamamıyle ortadaydi. Serhat eğildi. Parmağını bikininin dışarda kalan kısmıyla göbeğinin arasına soktu. Yavaş bir şekilde aşağıya kaydırarak bikininin sevgilimin amından çıkmasını sağladı. Gülerek, “Bu ne böyle? Sırıl sıklam olmuş ” dedi. Serpil de gülümseyerek, “Napayım? Ben de insanım. Böyle yönetmenin dokunmalarına kim dayanabilir ki? ” dedi. Serhat eğildi şimdi iki elinin parmaklarıyla düzelmeye çalışıyordu şimdi Serpil'in bikinisini. Hiç acele etmiyordu. Parmağını bikininin altına da sokup iki yana doğru çekip düzeltiyordu. Serpil mahvoluyor olmaliydi bu dokunmalardan.
Üçümüz de serpil in bacak arasında odaklanmıştık. Hala fotograf çekiyordum. Azgınlığımız son haddindeydi. Ben bile artık Serhat'ın sevgilimi şuracıkta gözlerimin önünde sikmesini istiyordum. Her şey bittikten sonra duyacağım kıskançlık, sevgilimi kaybetme korkusu, bana çektirecekleri acıya rağmen tek istediğim şey ikisinin hayvanlar gibi sikişmesini görmekti önümde. Ben yapamıyordum. Hiç olmazsa Serhat'ın yapmasını seyretmek, onu aldığı zevki yüzünde okuyarak tatmin olmak istiyordum.
Serhat bikiniyi düzelttikten sonra poz verdirmeye devam etti. Ama şimdi ona mankenden çok porno yıldızı gibi pozlar verdiriyordu. Bir kaç poz sonra, sevgilimi ayakta belinden eğdi. Elleriyle şezlongun sırtını tutturdu. “Dur böyle ! ” dedi. Arkasına geçti. Galiba hepimizin deli gibi arzuladığı an gelmişti. Mayosunun sıyırıp ayaklarının üstüne düşürdü. Allahım ne haşmetli bir yarağı vardı. Şimdi gün ışığında damarlarını bile sayabiliyordum. Sevgilimin minicik amina nasıl girmişti bu kocaman yarrak? Şimdi nasıl girecekti? Taşakları tek iri bir top halindeydi. Yarağının deliğinden sızan zevk suyu güneşte parlıyordu. Serpil kımıldamadan bekledi o halde. Yüzünde sevdiği erkek için her şeyi yapmaya hazır liseli bir kız ifadesi vardı. Sarı uzun saçları aşağıya sarkıyordu. Bikinisi yine amının içine kaçmıştı.
Serhat yarağını kavradı. Seviyesini ayarlamak için dizlerini biraz kırdı. Yarağını Serpilin bacaklarının arasına sokup eliyle yukarıya doğru yönlendirdi. Sevgilim minicikti önünde onun. Sonra ileri geri oynattı eliyle. Yarağının başını sevgilimin zevk suyuyla ıslatıyordu. Bir yandan da bikininin yanından içeriye gireceği yolu açıyor olmalıydı.
Bir kaç saniye sonra yarağını bıraktı. Sevgilimin güzel yuvarlacık kalçalarını iki yandan kavradı. Hala yarı kırık dizlerinin üstünde hafifçe yükselmeye başladı. Serpilin yüzünde hayatı boyunca beklediği bir şeye kavuşmuş kadının ifadesi vardı şimdi. “Serhaaaaaaaaat!” Diye soludu dua eder gibi. Serhat sevgilimin içine giriyordu. Benimki mayomun içinde zonkluyordu. Nasıl da zevk alıyordum sevgilimin sikilmesinden.
Serhat sonuna kadar gömdükten sonra kasıklarını aşağı yukarı oynatarak sikmeye başladı. Sevgilimin her seferinde ayakları üstünde yükseldiğini farkettim. “Ohhhh! Serhat, Dolduruyorsun içimi. Senin oluyorum serhat!” Alttan geçirdikce minik sevgilim adeta havalanıyodu. Serhat hızlanıyor, Serpil “Erkeğimsim Serhat” diye bağırıyordu. Bir süre sonra konuşamaz hale geldi. Artık sadece inliyor ve haykırıyordu.
Serhat birazdan içinden çıktı. Perişan haldeki sevgilimi bir çuval gibi çimlerin üstüne attı. Kendisi de dizleri üstüne çöktü. Hoyratça Serpil'i sırtüstü çevirip ayak bileklerinden yakaladığı gibi bacaklarını omuzuna aldı. Terlikleri ayağından fırlamış gitmisti. Yarağını tekrar amına dayandığında Serpil daha kendine gelmemişti. Hiç beklemeden girdi. Ayni tempoyla pompalamaya devam etti. Sevgilim tekrara çığlık çığlığaydı. Gözleri kaymıştı Narin vücudu Serhat'ın altında ikiye katlanmıştı . Bu pozisyonda onun yarağını dibine kadar içine alıyor olmalydı. Allahım, ne kadar güzel sikiyordu Serhat onu. Nasıl bir duygu olmalıydı bir kadına bunları hissettirmek. Serhat'ın erkekliğini kıskandım. Keşke onun gibi biri olabilseydim.
Sevgilimin biraz önce oje sürdüğüm güzel ayakları şimdi Serhat'ın başının iki yanında fırtınadaki yapraklar gibi saklanıyordu. Serhat'ın yüzünde hayvani bir ifade vardı. Bir sevgilimin kaymış gözlerine, bir de girip çıktığı amına bakıyordu. Avını yiyen bir hayvan gibiydi. Serhat'ın terleri Serpil'in üstüne yağmur gibi yağıyordu. Bu sırada sevgilim kontrolsüz bir halde sarsılak gelmeye başladı. Garip sesler çıkartıyordu. Bu Serhat'ı çok tahrik etmiş olmalı ki böğürerek o da boşalmaya başladı. Ikisi ayni anda boşalıyorlardı yine. Biz hiç böyle olamamıştık. Ben sevgilimi sikerken boşaltamıştım bile. Bir kez daha kıskandım. Bu defa ikisini de.
Serhat tamamiyle boşalınca Serpil'in yanına sırtüstü uzandı. Nefes nefeseydi ama sevgilim tamamiyle bitmişti. Bilinçsiz bir halde deli gibi nefes alıp veriyordu.
İçeriye gidip bir büyük bardak soğuk su aldım. Yanlarina doğru yürürken ikisinin çimlerin üstünde yatan terli vücutlarına dikilmişti gözlerim. Serpil hala kendine gelmiş değildi. Serhat'a bardağı uzatip, “Susamışındır Serhat"dedim. Hala nefes nefese hafifçe doğruldu. Bana bakıp "Sağol Tarık. Çok terledik.” dedi. Bakışlarımdan kıskançlığını yanında hayranlığımı da okumuşmuydu acaba. Utanip gözlerimi sevgilime çevirdim. Hala yarı baygındı. Serhat ona doğru dönüp “Biraz su iç canım” dedi. Sevgilim gözlerini araladı. Serhat'ın gözlerinin içine bakıp gülümsedi. “Serhat, seni seviyorum.” Dedi. Başımdan aşağıya kaynar sular döküldüğünü hissettim. “ Hiç kimse bana bu duyguları yaşatmadı. Hep senin kadının olmak istiyorum. Nolursun!” Serhat cevap vermedi. Biraz daha doğrulup Serpilin başını eliyle kaldırıp bardağı dudaklarına uzattı. Serpil kana kana içti benim getirdiğim suyu Serhat'ın elinden. Sessizce ona teşekkür etti. Duraklarından öptü onu usulca. Serhat da kalan suyu içip, boş bardagi bana uzattı. Aldım. Kenara koydum. Tekrar uzandılar. Serpil elini uzatıp serhat'ın elini tuttu. Gözlerini kapatti.
Onlara bakmadan edemiyordum. Gözüm aşağıya kaydı. Serhat'ın yarı inmiş yarağının ucundan beyaz sıvısı çıkıyordu. Sevgilimin sikilmekten kıpkırmızı olmuş amindan da Serhat'ın dölünün dışarı sızmaya başladığını gördüm. Yoğun bir kıvamda çimenlere doğru iniyordu. Turuncu bikinisine bulaşmıştı. Çok güzel bir görüntüydü. Mayomdan fırlamak üzere olan yarağımı gizlemeye çalışarak fotograf çekmeye koyuldum. 31 çekerim buna bakarak diye düşünüyordum.
Sesleri duyunca ikisi de başlarını kaldırıp bana doğru baktılar. Serhat “Ne çekiyorsun yine?” Diye sordu gülerek. “Spermlerin dışarı akmaya başladı Serpil'in içinden. Çok güzel görünüyor. ” dedim. “ Seninkinin ucundan da bem beyaz akıyor. "Serhat kasıklarını serpilin kasıklarına yaklaştırıp bana "Gel daha yakından çek ikisini bir karede” dedi. Ardından “Benimkinin başını Serpil'in amının yanına getirsene” dedi. “Güzel olur.”. “Nasıl yani?” Dedim “Tutarak mı?” Tabii canım nolacak? İstediğin gibi poz verdir. Fotoğrafçı sensin. Serpil'e hediye olarak verebileceğim bir resim Çek.“ Serpil "Ay ne kadar yaratıcı bir hediye. Canım benim.” Deyip Serhat'ı dudaklarından öptü. Bana dönüp “ Hadi aşkım göster kendini. Dedi sevinçle. ” Tamam. Bir sanat harikası olacak.“ dedim gülerek.
Eğildim. Serhat'ın hala iri, güneş'te parlayan yarağını iki parmağımla çekinerek tuttum. Kaygan olduğu tam hareket etmeye çalışırken için parmaklarımdan kurtuluvermişti. Bu kadar ağır olacağını hesaba katmamıştım. Beni seyrediyorlardı. Olaya üçümüz de güldük. Serpil "Seninkinden çok büyük değil mi aşkım? ” dedi. Utancımı şakayla gizlemeye çalışarak. “Evet ya !” Dedim “Hala kocaman valla. Ne biçim şey bu?” Serpil, o şirin tavrıyla “Ya, ben o koca canavari minicik kutuma alıyorum. Kolay değil. Sen bana sor onu."dedi. "Kim zorluyor seni almasaydın zorsa.” dedim şakamın içindeki sitemi hissetmişti her halde. Ama Şu an Serpil için önemli olan Serhat'ın duygularıydı. Cevap vermedi.“Hadi çek resmimizi.”
Serhat'ın yarağını bu defa beş parmağımın ucuyla tutup sevgilimin kasıklarına doğru çektim. O da kendi kasıklarını ittirerek yardım etti. Kibarca başının ucundaki döllerini serpilin amının hemen üstüne sürdüm. Kayganlaşmış parmaklarımla fotograf makinesini tutup çekmeye başladım. Serpil'in amına yaklaşıp, dudaklarının arasından artık aşağıya daha da sarkmakta olan dölü, arka fonda Serhat'ın gururla dusan yarağını, ucundan sızan dölü bir arada fotoğraflıyordum. Kokularını duyuyordum. Serhat'ın yarağının deliği bile kocamandı. Nasıl tazyikli fışkırmıştı kimbilir Serpilin içine buradan. Nasıl dövmüştü sevgilimin rahim duvarlarını, kale surlarına çarpan gülleler gibi.
Serpil nefes alıp verirken üstündeki yarak da inip kalkıyordu. Kafamı kaldırıp onlara baktığımda ikisinin de bana bakıp güldüğünü gördüm. Serhat “Gerçek bir sanatçı işte” dedi Serpil'e “Konusuna odaklanmış. Adeta konusunun Okyanusunda dalgalarla savaşan bir sanatçı.”
“Dalga geçmeyin” dedim şakadan kızarak. “ Kolaymı zannediyorsunuz siz bunları yaparken aklımı kaçırmadan fotograf çekmek?”
Serhat “ Haklısın valla” dedi “Fena olmuşsundur sen ya. Seni hiç Düşünmedik. Boşalmak istermisin?”
“31 çekerek mi yani?” dedim. Serpil hemen atladı “ Eh! Herhalde bana girecek değilsin” şımarık şımarık. Serhat, “Yok Tarık'cığım o olmasın tabii. Ama dokunmadan, Serpile bakıp 31 Çek istersen. Dur istersen ilginç bir şey yapalım. Serpilden dışarı taşan sıvı hem benim dölüm hem de Serpilin suyu. Onu yarağına bulaştır. Öyle asıl. ”
“Yok istemem” dedim. Serpil yine şımarık şımarık “Ya öyle yaparsın ya da hiç ! ” deyiverdi.
Serhat “Zorlama çocuğu canım nasıl isterse öyle yapsın.”
Serpil “Böyle değişiklikler açık olmayı öğrensin istiyorum. Bence hayat daha eğlenceli oluyor öyle.”
“Yok yok 31 çekmesem de olur” dedim yarağım mayomun içinde zonklarken. Serhat bana göz kırptı sen çaktırmadan asıl bir ara der gibi. Önemli olmadığını göstermek ister gibi fotograf çekmeye devam ettim. Serpil suçlu hissetmiş olmalı ki “Tamam aşkım istediğin gibi çek. Hadi sen de zevk al.” Ben, “Yok istemiyorum zaten” dedim. Devam ettim fotograf çekmeye. “Hadi aşkım kapris yapma. Bak istersen biraz elleyebilirsin de beni. Ellesin biraz değilmi Serhat.? Kızmazsın değilmi ”
“Bu defalık elle biraz ama fazla ileriye girmeden.
Serpil "Hadi bak Serhat da izin verdi.”
Böyle acıma yüzünden verilmiş bir izinle 31 çekmek ağırıma gitti. “Hayır istemiyorum ” deyip kestirip attım.
Serhat parmağını götürüp Serpil'in amı ve kendi dölleriyle oynamaya başladı. “Bak Tarık, ne güzel şişmiş sikilmekten Serpil'in amı. Sikmek için deli oluyorsun onu değilmi? İçi hala dölümle dolu. Hadi baka baka asıl. Bak üçe kadar sayacağım başlamazsan ondan sonra sadece Serpil'in dediği şekilde çekmene müsaade edeceğiz tamamı? Benim dölümü bulaştırıp yani.” eşek şakasından beterdi şu an Serhat'ın yaptığı. Serpil atıldı. Hızlı bir şekilde “ 1, 2, 3” diye saydı. “Tamam kaybettin şansını” dedi. Beni kendi istedikleri şekilde 31 çekmeye zorlamalarına çok kızmıştım. Ne yaptıklarını sanıyorlardı. Ben onlara anlayış gösterdikce daha düşüncesizce şakalar yapıyorlardı. Çimlerin üstünde oturup sinirimden ağlamamak için gözlerimi dikip boş bir yere bakmaya başladım.
Serhat konuşmaya devam etti. “Nasıl inliyordu demin sikilirken. Öyle zevk aldım ki sevgilinin içine fışkırtmaktan. Daracık amı sım sıkı sarıyordu yarağımı. Senin sikemediğin amını siktim sevgilinin. Birazdan bir posta daha sikeceğin onu önünde.” Bunları söylemekten sapıkça bir zevk aldığı belliydi sesinden. Gözlerim ara sıra onlara doğru kayıyordu. Yarağının tekrar kalkmaya başladığını farkettim.
Serpil de katıldı bu sapık oyuna. “Aşkım, Serhat beni öyle güzel sikiyorki seni tamamiyle unutuyorum. Yarağını göbeğime kadar hissediyorum. Amım esneye esneye alıyorum içine. Gözlerime baktığında ona ait olduğumu hissediyorum. Hep onun olmak istiyorum.”
Serhat'ın yarağı tamamiyle kalkmıştı artık. Tutup sevgilimin amına sürtmeye başladı. Mos mordu başı. Nasıl şişmişti. Sevgilimin minik amı nasıl alabiliyordu bunu içine. “Bak Tarık Serpil'in amı nasıl açılıp kapanıyor. Nasıl istiyor benimkini.”
Serpil. “Oh! Serhat n'olur gir içime. Gir bir an önce. Bırak Tarıklar uğraşmayı.”
Yaptıkları beni de deli ediyordu. Ne deseler yapacak haldeyim artık. Hissediyordu bunu Serhat. “Dur güzelim. Tarık'ı böyle görmek hoşuma gitti. Ona 31 çektireyim sonra sikeceğim seni.” Sonra bana dönüp “Çıkart mayonu.” Dedi. Oturduğum yerde kalkmadan mayonu çıkarttım. Popomda çimleri hissediyorum. “Aç avcunu” Avcumu açıp ona uzattım. Dört parmağıyla Serpil'in amının içinden ve dışından dölünü ve sevgilimin suyunu toplayıp bana uzattı. Avucumun içine sıvaştırdı. Avucum resmen dolmuştu. “Hadi şimdi 31 çek” dedi.
Hiç bir şey söylemedim. Sol dirseğim üstünde yan dönüp yarağıma bulaştırdım sıvıları. Serhat “ Seyret bak şimdi” dedi. Sevgilimi yüzü bana dönük yan yatırıp arkadan yaslandı. Bir bacağını kendi bacağı üstüne astı. Bu şekilde sevgilime girişini görmemi istiyordu. Yarağını sevgilimin bacak arasından sokup amına getirdi. Dudaklarına sürtmeye başladı. Serpil yalvarıyordu. “Serhat, sik beni. Deli oluyorum ya. Bırak Tarık'la oynamayı.”
Serhat kasıklarını yavaşça ittirerek yarağının sadece ucunu sevgilimin amına yavasca sokuyor sonra çekiyordu. Ben de gözümü oralarına dikmiş yarağımı sıvazlıyordum. Elimde zonkluyordu. Çabuk boşalmamak için sıvazlamaya bıraktım. Serhat tamamiyle sokmayarak hem beni hem Serpil'i deli ediyordu. Bir dakika kadar daha böyle devam ettikten sonra gözlerime bakarak taşaklarına kadar geçirdi. Serpil “Aaaaaaaaaah! ” dedi ardından da çırpınmaya başladı. Geliyordu. Ben de o anda boşalmaya başladım. Sikimi sıvazlamadığım halde boşalıyordum. O kadar azmıştık. Kendimi engelleyemiştim. Avucumda gerilip duran sikimden spermlerim çimlerin üstüne fışkırıyordu. Serhat tek bir hareketiyle beni de sevgilimi de getirmişti. Hoşuna girmişti bunu yapabilmek. Gülüyordu. Ardından önünde debelenen Serpil'e sokup çıkartmaya başladı. Bir eliye alttan sarılmıştı. Diri memelerinden tutuyordu onu. Bir yandan da bacağından tutup kendine çekiyor daha derine ve daha sert girmeye çalışıyordu. Bana ses çıkartmadan sadece dudaklarını okutarak, anlayacağım bir şekilde tek tek, “ Sevgilinin… Amına… Koyuyorum” dedi. Mahfolmuştum. Gözleri benim gözlerime kilitlenmiş halde sevgilimi bir kaç defa getirdi. Serpil yarı baygın haldeyd. Serhat vurdukca sarsılıyor sonra tekrar titreye titreye geliyordu. Elimde küçülmüş pipimle bunu seyrettim. Birbirlerine verdikleri zevke ve bana yaptıklarından dolayı Kıskançlık ve öfke içindeydim ama çekip gidemiyordum.
Sonunda Serhat da boşaldı ve çimlerin üstüne bıraktı kendini. Serpil yine nefes nefese kendinden geçmiş yatıyordu yanında. Uzun süre kıpırdamadan yattık öyle. Önce Serhat doğruldu. Bana bakıp “Nasılsın Tarık dedi. "Nasıl olayım? Kötü hissediyorum çok ” dedim.
“Ya olur böyle şeyler sekste. Yeni duygularımızı, zevklerimizi keşfediyoruz. Bu oyunlar hepimize zevk veriyor baksana.” dedi küçülmüş pipimi göstererek. Serpil’ in ise daha söz söyleyecek hali yoktu.
Günün kalan kısmını benim gönlümü alma ve bu tür şeyleri denemenin ne kadar güzel olduğunu konuşmakla geçti. Kendimizi tanımak açısından böyle deneyimlerin çok önemli olduğunu söylüyordu Serhat. Serpil de özgürlüğü sonuna kadar yaşamalı insan diyordu. Serpil bana karşı daha sevecen, Serhat da daha sıcak ve arkadaşca davranıyordu. Bu yaz hem kendimizi bulduğumuz, hem de iyi bir film çıkarttığımız bir yaz olacaktı. Zaman zaman birimizi ele alıp, duygularını, isteklerini analiz edecek ve bunu filmimize yansıtacaktık.
Akşam yattığımızda, Serpil bana sarıldı. Başımı okşadı. Yanaklarımdan öptü. Beni anlayışlı ve Olgun olduğum için çok sevdiğini söyledi. Hepimizin bu yaz çok daha olgunlaşacagımızı söyledi. Bana iyi uykular dileyip arkasını döndü, uyudu.
Ertesi gün oldukça ilgi gördüm Serpil'den. Gözü Serhat da olmasına rağmen beni ihmal etmiyordu. Sabah film üstüne çalıştık. Çok zevk alıyorduk bundan üçümüz de. Sonra Serhat dün yaptıklarımızı analiz etmeyi teklif etti. Gönüllü oldu önce kendi duygularını açıklamaya. Serpil'in hem fiziğini hem de özgür kişiliğini çok beğendiğini söyledi. “Ama” dedi “İtiraf etmeliyim ki sana karşı bana verdiği üstünlük, ondan aldığım zevki bir kaç katına çıkartıyor. Onu sikerken adeta senin de beynini sikiyorum. Bozulmuyorsun değil mi bunları söylüyorum diye. Açık olmak istiyorum.” Serpil, ben ağzımı açmadan araya girdi “ Açık olman çok güzel Serhat. Tarık bilsin senin aldığın zevki. Ona zor gelebilir ama o zorluğun karşılığında senin zevk aldığını bilmesi eminim onun buna katlanmasına yardımcı olur. Ben de öyle hissediyorum. Ben de bu anlattığın şeylerden kadınca bir zevk alıyorum. Ben sana o zevkleri verirken sevgilime çektirdiklerime değiyor diye düşünüyorum. Tarık'ı daha çok taktir ediyorum. O da bunu bildiği için daha kolay katlanıyor. Sonunda o da çok zevk alıyor. Değilmi aşkım ? Bunu kabul edemeyeceğim için cevap vermedim. Onlar anladılar.
Günlerimiz yeni kabul ettiğimiz bu düzen içinde geçiyordu artık. Normal zamanda üç arkadaş gibiydik. Ben sevgilimle uyuyordum. Günün içinde onlar bazan romantik oluyorlardı ya da bir birlerini istedikleri zaman vahşiye sevişiyorlardı. Başkalarının bunu bilmemesi konusunda hemfikirdik. Çoğu zaman onları seyrederken kendi istediğim gibi 31 çekebiliyordum. Bazan Serhat ya da Serpil benim kendi istedikleri şekilde 31 çekmemi istiyorlardı. Çoğu zaman itiraz etmiyordum onlara çünkü tartışma çıkarmak istemiyordum.
Bir kaç gün sonra kaldığımız evin sahibi, ortak dostlarımız aradılar. Tekneleriyle yakındaki marinaya geleceklerdi. Ertesi gün için bizi teknelerine davet ediyorlardı. Bir gece orada kalacaktık. Sevindik. Ben "lütfen dikkat edelim davranışlarımıza orada. Bir şey anlamasınlar” dedim. Ikisi de, tabii dediler. Serhat,“ Siz orada sevgili gibi davranın.” Dedi. Serpil “ Aaaaaa, Serhat'cığım, ben sana kıyamam ama” dedi gülerek. Sonra “ Tabii tabii. Şaka yapıyorum.” Dedi. Serhat “Ben seni bu gün öyle bir sikerim ki yarın halimiz kalmaz, daha kolay olur arkadaş gibi davranmak.” Gerçektende Serhat serpil'i o gün bir kaç defa acımasızca sikti. Yatağa gittiğimizde Serpil baygın gibi uyuyuverdi hemen.
Tekneyi Marina'da bulmak zor olmadı. Birkaç kamaralı pek de küçük olamayan bir tekneydi. Ama mürettebat gerektirecek büyüklükte değildi. Karı koca bizi sevinçle karşıladılar. Bizden 10 - 15 yaş kadar büyüktüler. Halit Ağbi Borsa'dan zengin olmuştu. Zeynep abla çalışmıyordu. Rahat yaşantıdan ve kendilerine iyi baktıklarından ikiside çok iyi görünüyorlardı. Kısa bir sohbetten sonra Halit Ağbi “Çıkıp bir koya gidelim vakit kaybetmeden. Denize gireriz” dedi.
Öğleden önce sessiz sakin bir koyda demir atmıştık. Dibi gözüken denize teker teker atladığımızda etraftaki tek gürültü bizden geliyordu. Ne güzel bir hayat dedim kendi kendime. Yüzdük. Eğlendik. Açıkmıştık. Teknede hep beraber yemek hazırladık. Tentenin gölgesinde sohbet ederek yemeğimizi yemeğe başladık.
Birlikte bir film üstüne çalıştığımızı söylediğimizde ikiside çok heyecanlandı. Bir araya gelmemiz onların evi yüzünden olduğu için filmde kendilerinin de bir katkısı olduğunu hissediyorlardı. Israr etmelerine rağmen konusunu anlatmıyorduk. Halit ağbi “Çocuklar biz sanatçıları desteklemekten hep gurur duyduk. Bu filmin finansını yapmak isteriz. ” dedi. “Anlatın canım çekinmeyin çalmayacağız konuyu.” Güldü. Bir birbirimize baktık. Söylemememizin nedeni o değildi tabii ki. Ama nasıl olsa sonunda belli olacaktı. Serhat da saklamak taraftarı değil gibi görünüyordu. Bir sır anlatır gibi anlatmaya başladı. Halit ağbiyle Zeynep abla merakla dinliyorlardı. Anlattıkça hikayenin gerçek duruma benzerliği şüphe uyandıracak hale geliyordu. Serpil yer yer yanında getirdiği dizüstü bilgisayarından bölümler okudu. Yaşadıklarımızın dökümüydü. Halit ağbi bıyık altında gülerek bizi süzmeye başladı. “Güzel hikaye. Çok beğendim. Bunu yaşamanız lazım filmini yapmak için"dedi. Anladığını anlamıştık. Bir süre sessizlik oldu. "Açıkcası ben kişiliklerinizi bildiğim için bu oyuna nasıl iyi uyduğunuzu görebiliyorum.” Durup Zeynep ablaya baktı. O da Gülümsüyordu. Sonra tekrar bize dönüp. “Hoşunuza gidiyor mu?” Diye sordu.
Ben kıpkırmızı olduğumu hissettim. Serhat ve Serpil ise bir şey söylemiyor ama yaramaz çocuklar gibi gülüyorlardı.
Halit ağbi “Bakın biz de size bir şey itiraf edelim ” dedi. Zeynep le biz, Serpil le Tarık'ın tersi bir ilişki içindeyiz. Ben başka kadınlarla beraber oluyorum Zeynep de bundan zevk alıyor ama o sadece benimle oluyor. Bana dönüp, “ Zeynep gibi sen de eşinin arzularını tatmin etmesinden mutlu oluyorsundur eminim.” Evet anlamında hafifçe başımı salladım. “Ayrıca Serhat da bundan çok zevk alıyordur biliyorum çünkü ben de çok tahrik olurum başkasının sevdiğine sahip olmaktan. Erkeği kadınının yanında küçültmekten. Biliyorum bunlar kötü şeyler ama çok zevk alıyorum. Senin gibi bazı erkeklerin buna izin verecek kadar zevk aldığı da bir gerçek.”
Ben “Zevk almıyorum” diye inkar ettim.
Serpil hemen atladı. “Halit Ağbi, bakma sen zevk almıyorum dediğine. Şimdi mayosunu indirse dim dik olmuştur valla”
Halit Ağbi, “ Zevk almadığını ispat etmek istermisin ? ” diye sordu gülerek. Bu gerginlikten dolayı benimki kalktık değildi. O ruh haliyle mayomu indirip minik pipimi gösterdim. Zeynep abla “Ah canım minicik. Ne şirin şey o öyle” dedi gülerek. Tam mayomu çekecektim ki Serhat, “Tut öyle” dedi. Kalkıp Serpil'in yanına gitti. Öpüşmeye başladılar. Bir eliyle de bacaklarını okşuyordu. Haklılardı. Bundan tahrik olmamam mümkün değildi. Pipim kalkmaya başlamıştı bile.
Halit ağbi “Kalkıyor! Kalkıyor!” diyerek bir kahkaha attı. Utanıp mayomu çektim yukarı. Kalkıklığı hala farkediliyordu tabii.
Serhatla Serpil bir süre daha öpüşmeye devam ettiler. Iddialarını ispat etmişlerdi. Bu konuyu konuşmaya devam ettik. Artık herkez daha rahatlamıştı. Ben bile kabul etmeye başlamıştım rolümü.
Halit ağbi Serpile daha samimi davranmaya başlamıştı. Fırsat buldukça dokunuyor iltifat ediyordu. Teknede bikinisinin üstünü giymesine gerek olmadığını söylediğince Serpil hemen kabul etti. Zeynep abla da çıkarttı üstünü. Onun vücudu daha dolgundu. Çaktırmadan bakıyordum. Çok seksiydi o da. Öğleden sonrayı güneşlerek ve yüzerek geçirdik. Iki yarı çıplak kadının böyle ortalıkta dolaşması çok tahrik ediciydi. Halit ağbiyle Serhat istedikleri zaman kadınlarına sahip olabilirlerdi. Zaten sarılıp öpüşüp duruyorlardı. Serpil'i ilk tanıdığım zamana dönmüştüm. O zaman daha çıkmıyorduk. Arkadaşlarla birlikte plaja gittiğimizde onun güzel vücudundan çok tahrik olup tuvalette 31 çekmiştim. Anlaşılan şimdi de ayni durumdaydım.
Onlar iki çift bir birlerine sarılı minderlerin üzerine uzanmış konuşuyorlardı. Ben de yanlarındaydım. Halit Ağbi Serhat'ın kendisine çok benzediğinden bahsediyordu. Serhat'ın kendi kadınını paylaşmadığını ama Serpil gibi başkasına ait bir kadını kullandırmasında bir terslik olmadığını ifade ediyordu. Bu şekilde Serpil'i kullanıp kullanamayacağını anlamaya çalışıyordu. Serhat bu oldukça bariz teklife açık açık cevap verdi. “ Halit Ağbi tabii sana saygım sonsuz. Kesinlikle Serpil'in tadına bakmalısın. Serpil de çok hoşlanır zaten” dedi. Serpil gülümsemeye başlamıştı bile. Serhat onayladığı sürece zevk alacağı belliydi. Halit Ağbi, “Beraber becerelim mi, ne dersin? ” Serhat, “Tamam Ağbi güzel olur” dedi.
Halit Ağbi yerinden kalktı, onların yanına gitti. Elinden tutup serpil'i ayağa kaldırdı ve öpüşmeye başladılar. Beyaz kıllı göğsüne sevgilimin diri göğüslerinin basıldığını gördüğümde içim eridi. Elleri vakit kaybetmeden o guzelim kalçalarına indi. Bikinisinin içinden okşamaya başladı. Sevgilim bu Olgun erkeğin kollarında kendinden geçiyordu. Elini onun mayosunun içine sokup yarağını kavradı. Halit Ağbi mayosunu indirdi aşağıya, ardından da Serpil'in bikinisini. Yarağını görebiliyordum artık. O da Serhat'ın ki gibi Kocamandı. Gerçekten bu iki erkek çok benziyordu bir birine.
Gözümün kenarında Zeynep ablayı farkettim. Elini bikinisinin içine sokmuş kendisiyle oynuyordu. Bende bundan cesaret alıp elimi mayomun içine soktum. Yan yana sevdiklerimizin sevişmesini seyrediyor, kendimizi tatmin etmeye çalışıyorduk. Halit ağbiyle bir an göz göze geldik. Utandım ama duracak halde değildim.
Birazdan Halit Ağbi Serpil'i teknenin arkasındakı geniş oturma yerine götürdü. Minderlerin üstünde domaltıp, önüne geçti. Ağzına verdi. Serpil onun taş gibi olgun yarağını arzuyla emmeye başladı. İleri geri hareket ederek başından tuttuğu Serpil'in ağzını sikiyordu şimdi. Zeynep ablanın “Sik Serpil'i aşkım. Sik küçük yosmayı ” diye soluduğunu duydum. Halit ağbi birazdan eliyle Serhat a işaret etti. Sevgilimin ağzından çıkardı yarağını. Yerini Serhat'a bıraktı. Kendisi de sevgilimin arkasına geçti. Sikecekti. Serhat'ın ki gibi onunki de damarları şişmiş vaziyetteydi. Tutup başını dayadı. Yavaş yavaş ittirmeye başladı. Sevgilim, Serhat'ın yarağı ağzındayken inledi. Ama iki deliğinin dolmuş olması Serpil'i kendinden geçirmişti. Halit Ağbi “Oldukça dar bu kız"dedi. "Çok hoşuma gitti. Seninkinden cok daha dar Zeynep”. Pompalamaya başlamıştı bile. Her vuruşunda Serpil'in yüzü Serhat'ın kasıklarına yapışıyor yarak görünmez oluyordu. Bir ara göz göze geldiler. Güldüler. Sağ ellerini havada çarptılar. Ayni kadını iki ucundan sikiyor olmanın ortaklığını kutlamak için. Ben ise Zeynep ablayla yan yana onlara bakıp kendimizi tatmin etmeye çalışıyorduk.
Birazdan Halit Ağbi bir işaretle Zeynep'i çağırdı yanına. Biliyordu kocasının ne istediğini. Sırt üstü yatıp kocasının bacak arasına girdi. Alttan taşaklarını yalamaya başladı. Harika bir zevk olmalıydı bu. Hemde sevgilime giriş çıkışını görüyordu burnunun dibinde. Bir yandan da hala kendisyle oynuyordu.
Sevgilim yine sarsılarak titreyerek gelmeye başladı. Gerçekten sevgilim benimleyken kadınlığını yaşamıyormuş diye düşündüm. Hiç bu hale gelmezdi. Normali hâli buydu artık. Bu defa her kez çok azmıştı. Erkeklerde dayanamadılar. Azgın hayvanlar gibi Serpil'e çarpa çarpa boşaldılar. Halit Ağbi “Al yosmam! Al amına benim küçük yosmam” diye haykırıyordu. Taşakları da karısının yüzünü iyi dövmüştü. Sevgilimin ağzında da amından da döller taşıyordu dışarıya.
Ben de boşalmıştım onunla beraber. Zeynep abla deli gibi yalıyordu kocasının döllerini. O da haykırarak geldi. Hepimiz nefes nefeseydik.
Boşaldıktan sonra içimi yine bir utanç duygusu kapladı. Ellerimi mayomun içine sildim. Sanki 31 çekmemiş gibi görünmek istiyordum.
Yavaş yavaş doğruldular. Keyifleri çok yerindeydi. “Hadi denize atlayalım” dedi Halit Ağbi. Çırılçıplak, dibi görünen mas mavi berrak suya attık kendimizi.
Akşam yemeği yine güzel sohbetlerle geçti. Halit ağbi, Serhat'dan Serpil'i akşam için istedi. Zeynep ve Serpil'le tek başına olmak istiyordu. Serhat memnuniyetle dedi. Bana ve Serpil'e sormuyordu bunları. Ama Serpil memnundu olayların gidişinden.
Yemekten sonra Halit ağbi bu iki arzulu dişiyi ellerinden tutup kamarasına götürdü. Iyi geceler çocuklar dedi bize kapıyı kapatmadan.
Serhat la kalan şarabı içip sohbet etmeye başladık. Birazdan denizin üstündeki akşam sessizliği kadın inlemesiyle bozuldu. Serhat “Bu seninkinin inlemesi ” dedi. Haklıydı. Ikimiz de tahrik olmaya başlamıştık. “ Gel kapıya yaklaşalım dedi. Kapının yanında mayosunun üstünden yarağıyla oynamaya başladı. Ben de aynisını yapıyordum. Ses çıkarmamaya çalışıyorduk. Serhat Mayosunu indirdi. Dim dik yarağı ortaya çıktı. Kulağıma yaklaşıp "Ağzına alsana! ” diye fısıldadı. Ensemden kavrayıp başımı aşağıya doğru ittirdi. Direndim. Başımı sallayarak sessizce olmaz dedim. Emir veren bir tonla tekrar fısıldadı kulağıma “Ağzına Al!” Başımı aşağıya ittirdiğinde attık direncim kırılmıştı. Yüzüm o sert, güçlü yarağına çarptı. Ağzımı açıp içime aldım. İtaatkarca emmeye başladım. Bu kadar sert olabileceğini beklemiyordum. Kocaman Başı ağzımın içindeydi iki elimle kalın gövdesini ve iri taşaklarını kavramıştım. Bu gücü hissetmek hoşuma gitmisti. Onu daha çok hissetmek daha çok zevk vermek istiyordum adeta. Dilimle içerden yalamaya başladım. O da kasıklarını oynatıp yarağını daha çok sokmaya çalışıyordu ağzıma. Ama mümkün değildi.
Sertçe kolumu tutup beni yerden kaldırdı. Teknenin arkasına doğru aceleyle yürürken beni de adeta sürüklüyordu. Minderlerin önünde hızlı bir şekilde mayomu çıkartıp attı. Pipim beni utandıracak halde dim dik, zevk aldığımı bağırıyordu. Ardından minderlerin üstüne savurdu. Şaşkınlıkla bakıyordum ona. Taş gibi yarağınla üstümde bir dev gibi duruyordu. Ne yapacağı belliydi. “N'olur ?” Diye fısıldadım yalvaran bakışlarla. Ama beni dinleyecek hali yoktu. Bacaklarından birini kavrayıp yüzükoyun hale getirdi. Ata biner gibi üstüme çıktı. Eliyle kıçımı tükürüklediğini hissettim. Ardından o sert yarağını dayadı deliğime. Ittirmeye başladı. Acıdan haykırdım. Arama durmadı. Abanmaya devam etti. Çok azmıştı. Biliyordum bu halini. Zaten kaçabilecek durumda değildim. Çaresizdim. Bari içerdekilerin haberi olmasın istedim.
Ağzımı kapattım. Çığlık yerine inleme çıkıyordu sadece. Serhat milim milim giriyordu bana. Çok acıyordu. Belimin kalçalarımla birleştiği yerden tutuyordu beni. “Oooooh! ” dediğini duydum. Sonuna kadar girmişti içime. Sımsıkı sarıyordum yarağını acı içindeki büzüğümle. Geri çekip tekrar ittirdi. Ardından tekrar. Tekrar. Artık sikmeye başlamıştı beni. Popom eziliyordu altında. Kocaman yarağını derinliklerinde hissediyordum. İçim dopdoluydu. Serpil'in hissettiklerinin birazını anlayabiliyordum şimdi. Üzerime Uzanıp omuzlarından asılmaya başladı. Artık deli gibi sokup çıkartıyordu. Üzerimde hopluyordu. Acımın yanında zevk de alıyordum artık. Ben de inlemeye başladım. Kulağımın dibinde solumasını duyuyordum. Hiç bir şey demiyorduk ikimizde. Sadece soluyor ve inliyorduk. Serhat bana dakikalarca girip çıkmasının sonunda, “ Boşalıyorum Tarık! ” dedi. Büzüğümde onun kasılmalarını hissettim. Ardından içim sırıl sıklam, kaygan oldu. Üzerime yığıldı. Ben pipim hala kalkık altında yatıyordum. Ilk tepkim “ N'olur bu aramızda kalsın” demek oldu. Serhat baştan savar bir şekilde nefes nefese “Tamam, tamam” dedi. Üstümden kalkarken içim boşaldı. Mayomu giydim. Burada uyuyabilirdim. Serhat kamaralardan birine gittik yattı. Halit Abi'lerin kamarasından gelen seslerin arasında uyudum.
Sabah kalktığımda deliğim hala sızlıyordu. Farkettirmemeye çalışarak yan oturdum masada. Kahvaltı sırasında en önemli konu üçünün yaptığı seksti tabii ki. Ne kadar zevk aldıklarını anlatıp duruyorlardı. Özellikle Halit Ağbi Serpil'e güzelliğine ve yatakdaki arzulu haline övgüler yağdırıyordu.
Serhat'a teşekkür ederken, “Sen akşamı kadınsız zor geçirmişsindir herhalde dedi gülerek” Serhat da, “ Yok canım. Hiç üzülmeyin siz. Sağolsun Tarık elinden geleni yaptı” deyiverdi. Aman allahım hani söylemeyecekti! Ne büyük aptalıktı buna inanmış olmam. Üçü de hayretle bir ona bir bana bakıyorlardı. Zeynep abla “ Nasıl yani? ” diye sordu. Serhat “ Şöyle diyeyim: Tarık kıçı üstüne rahat oturmayacak bu gün.” Yine Zeynep abla “ Neee? Siktinmi çocuğu? Vallahi sen Halit'ten de beterimişsin Serhat” dedi, gülerek. “Sevgilisini sikmen yetmedi mi?” Serpil daha da heyecanlanmıştı. Yerinde duramıyordu. “ Yaaa! Bunu kaçırmam çok kötü. Çok isterdim görmek.” Halit Ağbi Serpil'e dönüp “ Sen hiç üzülme tatlım ben sana gösteririm o zaman ” Ben bütün bu konuşmaları kıpkırmızı bir halde dinliyordum ama artık suskun kalamadım, “ Yok Halit Ağbi. Olmaz hayatta” dedim. Serhat, “Bana da çok direndi ama sonra hoşuna gitti. Değilmi Tarık.” diye güldü. Halit ağbi elimden tutup ayni yere götürdü beni. Serpil hemen yanımıza geldiği. Dur ben indireyim mayonu. Pipim yine kalkıktı. Halit ağbi bana “Sırt üstü yat dedi. Sesimi çıkartmadan yattım. O da soyundu. Bacaklarımı omuzuna aldı. Tam yarağını dayanyacaktı ki Serpil ” Bekle ben tutup sokucaaaam!“ Diye uzanıp yarağını tuttu. Ağzına alıp ıslat da fazla acıtmayalım Tarık'ın canını. Serpil ağzına alıp emmeye koyuldu. Bol bo tükürük bırakıyordu üstünde. Tamam dedi Halit ağbi. Sevgilim elleriyle tuttuğu o taş gibi yarağı göt deliğime dayadı. Gülümseyerek Halit ağbiye bakıp. "Hadi sik Tarık'ı ” dedi Halit ağbi ittirmeye başladığında yine o acıyı hissettim deliğimde. “Ağbi nolur yavaş "dedim. Biraz durdu sonra tekrar ittirmeye başladı. Yırtılıyordum adeta. "Ağbi dur! Çok acıyor!” Dedim. Durdu. Serpil susmadı. “Halit ağbi Tarık'ı dinlersen akşama kadar sikemezsin sen onu.” Halit ağbi “Haklısın ” dedi. Bana dönüp “Sık dişini Tarık” deyip yeniden ittirmeye başladı. Yavaş ama kararlıydı bu sefer. Büzüğüm yana yana başını içime aldım. Ardından gövdesinin yarısı girdi içime. Acıyordu. Sonunda bir hamlede kalan yarısını da kökleyiverdi. Allahım ne çok acıyordu. Gözlerimden yaş geldi. “Oldu işte gördünmü?” Dedi. Ben debelenmeyeyim diye bacaklarımdan sım sıkı tutuyordu. Acılı gözlerle Halit ağbinin gözlerine baktım. Dudağında hafif bir gülümseme fark ettim. Serpil elini uzattı. Parmağını Halit ağbinin yarağının dibine deydirdi. O şımarık tavrıyla “Benim tanıdığım Halit ağbi dışarda kalan bir santimi de Tarık'a sokmadan bırakmaz ” dedi. Halit ağbi “Sen ne yaramaz şeysin öyle ya” deyip bir daha abandı. Acıyla “Ahhhh! ” diye haykırdım. Hepsi girmişti bes belli. “Memnun oldun mu? ” dedi Serpil'e. “ Evet” dedi “Çok teşekkür ederim.” Gülüştüler.
Halit ağbi ağır ağır sokup çıkarmaya başladı. Her sokuşunda ben bir “Ah!” Çekiyordum. Zeynep abla hem kocasının vücudunu okşuyor hem de bana girişini seyrediyordu. İnlediğimde de yüzüme bakıyordu. Serpil le Serhat da bir birlerine sarılmış Halit ağbinin beni sikmesini bir show gibi seyrediyorlardı.
Yavaş yavaş aldığım acı zevke dönüşmeye başladı. Hala güçlü darbeyle geçirdiğinde canım yanıyordu ama başka türlü hisler duymaya başlıyordum. Onların önünde sikilidikce küçüldüğümü hissediyordum Çok zavallı görünüyor olmalıydım ayaklarım havada sallanır halde sikilirken. Birden kendimi kaybettim. Halit ağbinin gözerinin içine “Halit Ağbi! Halit Ağbi!” diye soludum. Hiç düşünemeyeceğim bir şey oluyordu. Halit ağbinin güçlü yarağı götümün derinliklerini zorlarken dokunmadığım Pipim kasılmaya başladı. Boşalıyordum. Bir kadın gibi boşalıyordum. Ben hiç bir şey yapmadığım halde Halit ağbi beni sikerek boşaltıyordu. Aldığım zevk beni sarhoş ediyordu.
Kız gibi ince ince sesler çıkartarak altında titriyordum ki, onun kükreyen sesini duydum. Ardından da yarağının içimde kasılmasını hissettim. O da içime geliyordu. Tazyikli dölü vıcık vıcık ediyordu götümün derinlikleri. Yüzüne baktım. Gerilmişti. Sonunda bir “Ohhhhh!"çekti ve durdu. Kalkıp kendini minderlerin üstüne attı.
Onu tatmin etmiş olmak bana da bir tatmin duygusu verdi. Serpil hemen yanında gidip Haşim ağbiyi öpücük yağmuruna tuttu. "Haşim ağbi, inanamiyorum. Nasıl yaptın bunu. Tarık'ı kız gibi ettirdin.” Haşim ağbi gururlu bir gülümsemeyle “Yok canım pipisi kalkık kız olurmuymuş hiç. ” dedi. Serpil bundefa heyecanla koşup Serhat'a sarıldı şımarık şımarık “ N'olursun Tarık'ı bir daha sik şimdi. Pipisi kalkmadan getir onu. N'ooooooooolursun? Kız gibi getir onu.” Serhat gülerek duruyordu cevap vermeden. Ben artık buna dayanacak halde değildim. “Doğrulup kendimi korur bir pozisyon alırken bir yandan da "Yapmayın. Olmaz. Yaptırmam artık diye söyleniyordum. Serpil sakince Yanıma geldi. Bana şefkatle sarıldı. "Tarık'cığım çok istiyorum seni o halde görmek” dedi “ Sana söz, sen boşaldıktan sonra çok seninle sevişeceğim tamam mı?” Başını çevirip Serhat'a baktı onay almak için. Serhat “Pipisi kalkmazsa anlaştık ” dedi.
Daha ben cevap vermeden Serpil beni Sırt üstü yatırdı. Karşı koymadım. Ona sarılmayı onunla sevişmeyi çok istiyordum. Serhatı çağırdı. Yarağı dim dik olmuştu bile. Serhat bacak arama girip ayaklarımı omuzuna aldı. Serpil Serhat'ın yarağını tutup göt deliğime dayadı. Zaten vıcık vıcıktım Haşim Abinin dölleriyle. Oramın hala bir tünel gibi açık olduğunu hissediyordum. Dayatma dayamaz başlı kolayca girdi. Serpil “Hadi canım sok hepsini.” Dedi Serhat'ın vücudunu okşayarak. Serhat tek darbede Kökleri bana. Ince bir “Ihhhh!” Çektim. Beklemeden pompalamalarına başladı. Kalın yarağı artık alışmış olmama rağmen zorluyordu beni. İçim doluyordu. Pipim bir et parçası gibi sallanıyordu o koydukça. Sertleşmeyeceği belliydi. Bu kadar çabuk zaten sertleşmezdim. Serhat beni siktikce azıyordu. Serpil de çok coşmuştu. Serhat'a “Sik Aşkım! Sik Tarık'ı. Koy götüne. Kız gibi getir onu. Benim için sik sevgilimi. Kız yap onu” diye soluyordu. Diğer ikisinin de eğlendiği bes belliydi. Bu Ateşli dakikaların sonunda yine o garip duyguyu hissetmeye başladım, ama bu defa pipim inikken. Solumalarım değişti. Kendimi kaybettim, Serhat'ın gözlerinin içine baka baka titriyordum. O et parçası halindeki pipimden az da olsa dölüm akmaya başladı. Serpilin Çocukça bir heyecanla “Getirdin onu! Getirdin Aşkım. Tarık'ı kız gibi getirdin” diye bağırdığını duydum. El çırpıp Serhat'a öpücükler yağdırıyordu. Gelirken götümü kastığımdan olmalı o sırada Serhat da içime patladı. Serhat'ın sert darbeleri altında sarsılırken Serpilin mutluluğunu ve Serhat'ın gergin yüzünü seyrediyordum.
Birazdan o da bacak aramdan kalkıp Haşim ağbinin yanına oturdu. Havada ellerini çaktılar gülerek. Kıçımdan ve pipimden döller akarken “Benimle sevişecekmisin gerçekten Serpil?” Diye sordum. Cevap vermedi. Gidip Serhat'ı dudaklarından öptü. “Sevişebilirmiyim Serhat çığım? Söz vermiştik.” Dedi. Serhat gülerek “Olur” dedi, “Zaten erkek sayılmaz artık” Hepsi güldüler. Serpil bikinisinin altını çıkartıp yanıma uzandı. Sarıldım o da bana sarıldı. Dudaklarından öpmeye başladım. Ellerim deli gibi arzuladığım harika vücudunu okşuyordu. Çok mutluydum. Sevecen bir şekilde okşuyordu o da beni. Güzel pürüzsüz sırtından aşağıya kaydırdım ellerimi. Yuvarlacık çıkık poposunu taparcasına okşadım. Bir daha ne zaman elleyebilirdim bilmiyordum. Diri güzel memeleri göğsüme sürtüyordu. Bacakları bacaklarıma. Pipim kadınlığına deyiyordu şimdi. Allah'ım nolur kalksın pipim diye yalvardım içimden. Ama mümkün değildi. Ona girmem imkansızdı. Iki kız gibi sevişiyorduk. Serpilin eli arkama gitti. Deliğimi buldu. İki parmağını kolayca sokuverdi götüme. Kulağıma “Şu hale bak aşkım. Seni kadın yaptılar” dedi. Ben de “ onlar değil sen yaptın aşkım” Dedim. Dudaklarımız birleşti.
Bodrum'da Üçlü Aşk
Uzun zamandır çalıştığım hikayenin ilk bölümü. Uzun sevmeyenler okumasın. Ama hoşlananların yorumlarını duymak isterim.
BODRUM'DA ÜÇLÜ AŞK - 1. Bölüm
Masmavi gökyüzü altında, istanbuldan başladığımız yolculuğun sonuna gelmek üzereydik. Bodrum'a yaklaştığımızda hava daha da sıcak ve kuru hissetmeye başlamıştı. Kız arkadaşımla bir dostumuzun bu yaz kullanmayacağı yazlığına gidiyorduk. Teklif ettiğinde çok sevinmiştik. Başka bir arkadaşı da orada olacaktı ama iki ayrı girişi ve ayrılmış iç düzeniyle ev herkeze rahatlık sağlayacak inşa edilmişti. Ayrıca diğer kişi, Serhat'ın da bizim gibi sanatçı olması rahatlatmıştı.
Haritadan bakarak tepede tek başına duran evin bizim ev olduğunu anlamıştık. Harika görünüyordu. Yeşilliklerin yanısıra rengarenk çiçekler bütün duvarları sarmıştı. Arabayla eve yaklaşırken keyfimize diyecek yoktu. Duvarın önünde park edip motoru durdurduğumuzda sadece bir kaç kuşun sesi duyuluyordu.
Eşyalarımızı bagajdan çıkartmadan içeriye girdik. Bakınıp seslendik ama Serhat ortalıkta yoktu. Zaten araba olmamasından da dışarıda olduğunu tahmin etmiştik. Arabamıza dönüp eşyalarımızı aldık. Boş olan odaya yerleşmemiz fazla vakit almadı.
Etrafı tanımak için evin içinde etrafında dolaştık. Binanın manzaraya bakan tarafındaki bahçede büyük olmayan bir yüzme havuzu vardı. En az bir ay kalmayı planlıyorduk. Binanın içinde dolaştık. Terasa çıktığımızda muhteşem manzara karşısında büyülemiştik. Açık denize uzaktan bakıyorduk. Mas maviydi. Hemen aşağıya baktığımızda da kendi havuzumuzu ve bahçemizi görüyorduk. Teras evin en çok yaşanacak yeri olarak hazırlanmıştı. Duvar kenarları kocaman yastıklarda doluydu. Bir yanda Ocak. Serpiştirilmiş sehpalar… Serpil le bir birimize bakıp “Gün batımında yiyip içmek için harika” dedik. Bizi çok güzel bir yaz bekliyor dedik. Bir birimize sarılıp uzun uzun öpüştük. Manzaraya bakmaya doyamıyordum.
Ben resim yapmaya ara verecektim buradayken ama Serpil başladığı romanını yazmaya devam edecekti. Çok verimli olacak gibiydi burası onun için. Serhat sinemacıydı. Onun da buradayken çalışacağını duymuştuk. Belki her kez bir birinin yaratıcılığına katkıda bulunur diye düşündük Serpil'le.
Biraz sonra Serpil “Bence bir kaç gün çalışmayayım ben. Önce keyfini çıkartalım buranın” dedi. “ Haydi mayolarımız giyip bir yerden denize girelim ” dedi. “Tamam! Hadi! ” dedim.
Odamızda soyunurken Sevgilimin o mükemmel vücuduna bakıp ne kadar şanslı olduğumu düşündüm. Minicik bikinisini giydiğinde, herkezin ondan gözlerini ayıramayacağını biliyordum. Kendisine bakılmasından çok hoşlanıyordu. Ilgi odağı olmayı ve özgürlüğünü çok seviyordu. Hayat doluydu. Ben de onunla ancak özgürlüğünü vererek birlikte olacağımı biliyordum. Beraber olduğumuz bu bir yılımız bu şekilde çok güzel geçmişti.
Arabamıza atlayıp daha önceden bildiğimiz bir plaja doğru yola çıktık. Açık pencereden çarpan rüzgar Serpil in sarı uzun saçlarını darmadağın ediyordu. Ikimizde çok keyifliydik. Bodrum denizi yol yorgunluğumuzu alıp götürecekti.
Denize girer girmez de beklediğimiz gibi oldu. Serpil bir çocuk gibi koşarak denize giriyor, yüzüyor, dalıyordu. Birimize sarılıp oynaşıyorduk. Denizin kumun ve güneşin güzelliğini sindire sindire bir kaç saat geçiverdi.
Eve geri dönerken uzaktan, terasta birinin olduğunu farkettik. Serhat olmalıydı. Araba evin yoluna girdiğinde Serhat da bizi farketti. El sallıyordu. Serpil “Bizi gördü bak” dedi beline kadar arabadan sarkıp el sallamaya başladı. Bir yandan da “HEEEEEEY!” Diye bağırıp kahkahalar atıyordu. Serhat bunun üstüne iki kolunu da kaldırıp sallamaya başladı. Onunla iyi anlaşacaktık belliki.
Serhat bizi kapıda karşıladı. Ortak arkadaşlarımız yüzünden gıyaben tanışıyorduk. Bir birimizin ne yaptığını da biliyorduk. Bu ve kişiliklerin uyuşması sımsıcak bir ortam yaratmıştı. Serhat “Geleceğinizi biliyordum. Akşam için yemeklik almaya gitmiştim” dedi. “Teras çok güzel oluyor gün batımında”. Serpil “ Biz de öyle düşündük ” dedi.
Serhat “ Hadi o zaman siz üstünüzü değiştirin sonra da yukarı gelin. Yemeğe başlayalım dedi. "Tamam” deyip odamıza gittik. Ben bir şort ve t-shirt giydim, Serpil de incecik uçuk mavi bir mini elbise. Çıplak omuzları güzel bacakları… Dayanılmaz görünüyordu. Yeni yanmış teni hafif pembeleşmişti. Minik terliklerini de giydi. Terasa çıktık.
Serhat “Tekrar Hoş geldiniz!” dedi karıma şöyle bir alıcı gözüyle baktı. “Harika görünüyorsun deyip sım sıkı sarıldı. Bir eli belinde, bir eli sırtındaydı. Yanağından öptü. Serpil de memnundu bu ilgiden o da cevap verdi. Serhat bana da sarıldı samimice. "Balık aldım. Rakıyla hoşunuza gidermi?” dedi. Tabii dedik. “ Tarık, O zaman sen salatayı yap” dedi bana. Ocağın yakınındaki bankoya geçtim. Domatesleri doğramaya başladım.
Sanki eski arkadaşlarmışız gibi eğlene eğlene yemek yapıyorduk. Serpil özellikle Serhat'ın ilgisini çekmeye çalışıyordu. Sık sık ona sataşıp rahatsız ediyordu. Serhat da hoşlanmıştı bundan.
Izgara üzerindeki balığın kokusu ortalığa yayıldıkca ne kadar acıklığımızı Anladık . Rakıları içmeye çoktan başlamıştık bile. Yerdeki o kocaman yastıklara yerleştik. Serhat bize balıkları getirdi. Biraz daha sakinleşmiştik. Gün batımında yemeğin keyfini çıkartıyorduk artık. Tatlı bir sohbet başladı. Bir birimizi çok az tanıyorduk. Merak ettiğmiz şeyleri sorduk bir birimize. Serpil Serhat'ın kız arkadaşı olup olmadığını sordu. Ciddi bir ilişkisinin olduğunu öğrendik. Çalıştığı için İstanbul da kalmıştı. Bazı hafta sonları gelebilir dedi. Bizim ilişkimizi sordu Serhat. Bir yıldır beraber olduğumuzu söyledik. Bir birimizi sevdiğimizi anlamıştı. Serpilin davranışlarının özgür kişiliğinden geldiğini farketmişti. Bize üstünde çalıştığı filmi anlattı. Serpil yazmakta olduğu yeni romanından bahsetti. Derin derin her konuyu konuştuk. Ben de burada resim yapmayacağımı ama fotograf çekmek istediğimi söyledim.
Sabah yol için erken kalkmıştık. Rakıyı da içinde iyice uykumuz gelmişti. Serpil in gözleri kapanıyordu. Biz yatsak iyi olacak dedik. Serhat, “Tamam o zaman siz yatın ben toplarım ortalığı” dedi.
Kalktı. Serpil in önünde durup elini uzattı. Kalkmasına yardım etti. Serpil sallanıyordu. “Ben seni odana götüreyim” dedi. Cevap vermesine fırsat bırakmadan kucaklayıverdi. O zaman Serhat'ın yakışıklılığının yanında ne kadar iri ve güçlü olduğunu da farkettim Birşey diyemedim. Serpilin mutlulukla gülümsediğini gördüm. Biraz bozulmuştum ama Serpil mutluydu. Onun boynuna sarıldı “Hadi beni yatağıma götür o zaman ” dedi şımarıkca. “Olur tatlı kız” dedi Serhat ve yürümeye başladı. Merdivenlerden yan yan inmek biraz zor oldu. Ben de arkalarından gittim.
Serhat kenara çekilip “Kapıyı açarmısın Tarık ?“ dedi. Öne geçip açtım. İçeri girdi. Yatağın yanında durup biraz alçaldı ve Serpil'i yatağa atıverdi. Çok sert olmamasına dikkat etmişti yaptığı şakanın. Serpil şakacıktan ona kızarmış gibi yaptı ardından gülümsedi "Yine de teşekkür ederim” dedi onun gözlerinin içine bakarak. “Seninle tanıştığım için çok mutluyum” dedi, Serhat “Şimdi güzel güzel uyu sabah görüşürüz deyip eğildi. Serpil'i yanağından öptü. Bana dönüp omuzumu tuttu. Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum. Çok güzel vakit geçireceğiz. ” dedi. “Evet ” diye Cevap verdim. Odadan çıktı.
Soyunup yatağa girdim. Serpil yatağın içinde elbisesini çıkartıp attı. Yarı uykulu bana sarılıp deli gibi öpmeye başladı. “Aşkım Serhat'ı istiyorum çok fena halde ” dedi. Hiç bir şey demedim. Bu arzusuna karşı koyamazdım. Çılgınca sevişmeyi başladık. Zaten bütün gece olanlar beni de çok azdırmıştı. Kulağıma “İçime gir Serhat!” Dediğinde zaten tahmin ettiğim şeyi anladım. Benimle değil Serhat’ sevişiyordu. Umarım duygularını fazla göstermez Serhat'a karşı diye geçirdim içimden. Çok fazla ortak arkadaşımız vardı.
Ertesi sabah kalktığımızda Serhat bize günlük plan yapmıştı bile. Civarda kimsenin bilmediği bir koya götürecekti bizi. Etrafı tanıtayım size sonra bensiz de gidersiniz diyordu. Hazırlanıp gittik. Herçekten de çok güzel ve özel bir yerdi. Yerleştik. Üstümüzdekileri çıkarttık. Serpilin minik ama kadınsı vücudu leylak rengi bikinisinin içinde çok güzel görünüyordu. Serhat, Serpil'i bikinisiyle ilk defa görüyordu. Şöyle bir süzüp, Islık çaldı. “Ne güzelmiş senin vücudun ” dedi. Serpil güldü. “Sen de hiç fena değilmişsin” dedi. Gerçekten Serhat'ın vücudu da çok iyiydi. Çalıştığı belli oluyordu. Kendimizi denize attık. Serinlemek çok iyi gelmişti. Pırıl pırıl güneşin altında kumlara uzandık. Dalgaların hafif sesi geliyordu.
Serhat “Dün akşam yattıktan sonra düşündüm” diye başladı söze. Bana bir senaryo yazmaya ne dersin.? Serpilin gözleri parladı. “Ciddimisin? Çok hoşuma gider” -Aklında bir konu var mı peki? -Ne yalan söyleyeyim ben de dün akşam yattıktan sonra bazı şeyler düşündüm, dedi Serpil yaramaz yaramaz. -Ne düşündün? Senaryo mu?”
“Roman olarak düşünmustum ama şimdi çok iyi bir senaryo olabileceğini görüyorum. Bir birine aşık genç bir çift başka bir erkekle bir yazlık paylaşıyor ve kız onunla da bir ilişki yaşıyor. Üçü birlikte, yazı ve aşkı dolu dolu yaşıyorlar" dedi ve sustu Serpil. Ayni yaramaz bakışlara Serhat'ın cevabını bekliyordu. Ben de çok şaşırmıştım. Hepimiz aslında Serpil'in ne demek istediğini anlıyorduk. Serpil bana da bir bakış attı ama asıl Serhat'ın cevabını bekliyordu. Ben ağzımı açamadım. Ne diyeceğimi bilemiyordum. İki türlü de Serpil'i kaybetmekten korkuyordum.
Serhat, mesajı almamış gibi “Gerçekte olacak bir şey değil tabii ama bence çok güzel film olur. Zaten filmler hayallerimizi tatmin etmek için yapılamazmı?” Dedi.
“Neden gerçek hayatta olmasın ki?” dedi Serpil. Sesinde gerginlik vardı.
Serhat “Öteki erkek belki kızın sevgilisini üzmek istemez. Belki kendisinin de bir sevgilisi vardır aldatmak istemez. Ya da kızı sevgilisiyle paylaşmak istemez.”
Serpil duraksadı. “Bunların hepsi mi yoksa?” Dedi buruk bir ifadeyle. Artık açık açık soruyordu.
Serhat sakince “ Evet” dedi. “En başta bunu Tarık'a yapamam. Yoksa emin ol sana hayır demek benim için çok zor. ” Serpil istediği verilmemiş bir çocuk gibi biraz daha söylendi. Ama sonunda kabul etmiş görünüyordu Serhat'ın reddini.
Ben işin bu şekilde hallolmasından rahatlamıştım. Bütün günü plajda Serhat'a sorularla ve Sepil'in özgürlük felsefesini anlatmakla geçirdik. Tanışmamızın ikinci gününde bir birimizin pek çok özelini öğrenmiştik. Serpil hala ara sıra bu ilişkinin mümkün olduğunu iddia edip şirin şımarıklıklar yapıyor, bizi güldürüyordu. Ama hepimiz tavrımızı belli ettiğimiz için tepki göstermiyorduk.
Eve dönüp odamıza girdiğimizde konuyu açmamayı tercih ettim. Ama Serpil “ Serhat'a teklifime bozulmadın değil mi ?” Diye sordu. “Söylemeden bana haber verseydin iyi olurdu? dedim biraz bozuk. Bir şey demedi önce. Sonra "Haklısın seni kötü durumda bıraktım"dedi boynuma sarılıp özür diledi. Yanağımdan öptü. Gülümseyip "Tamam"dedim. Oda gülümsedi. "Rahat ol. Olmaz zaten. "dedi. "Bundan sonra bizim için bir film konusu bu sadece.”
Terasa çıktığımızda Serhat'ı orada bulduk. Hafif bir şeyler yiyerek filmi konuşmak istiyorduk. Yine sıcak sessiz ve güzel bir akşamdı. Senaryo konusunda anlaşmıştık. Ben de film de kameraman olabileceğimi söyledim. Zaten geldiğimizden beri sürekli fotograf çekiyordum. Çektiğim fotolar film için iyi bir hazırlık olurdu. Serpil ara sıra senaryoya ilgili aklına bazı detayları bize anlatıyor. Fikirlerimizi alıyor ve not ediyordu. Hikaye içinde olduğumuz durumun ve Serpil'in hayallerinin etrafında gelişiyordu. Artık bunu Serpil'in ilham kaynağı olarak görüyor, kabul ediyor hatta cesaretlendiriyorduk.
O akşam yatakta ona sarılmaya çalıştığımda, Serpil “Sana sarılırken Serhat'a ihanet deiyormuşum gibi geliyor” dedi. Şok olmuştum. Bir şey diyemedim. Bakışlarımı görünce açıklamak ihtiyacını hissetti. “Sen olmasan benimle olurdu şimdi. Onun da beni çok istediğini biliyorum seni üzmemek için yapmıyor bir şey.” Çok bozulmuştum “Tamam o kadar çok istiyorsan ayrılalım” dedim öfkeyle. “Hayır öyle değil. Ben seni çok seviyorum. Ama Serhat için de sorumlu hissediyorum.”
-Bir çaresi yok o zaman" dedim. Her kez katlanacak durumuna. -Bu duygular içindeyken, seninle sevişmeyeceğim. Anlarsın beni değilmi? -Ne kadar zaman için ? -Bilmiyorum Öfkeyle “Artık sevgilimle de sevişmeyeceğim öyle mi? Dedim. Arkamı döndüm. Sarıldı. "Sen de üzülme ama şimdi. Bu her kez için en iyisi. O da seni düşünüyor bak.” Omuzumu öpüp durdu bir süre. Sonra zar zor da olsa uyuduk.
Ertesi gün bir gerginliğimizin olduğunu Serhat farketmişti ama bildiklerinden dolayı olduğunu sanıyordu. Plaj ve film çalışmalarıyla bir günümüz daha geçti. Serpil yine hayallerini kağıda döküyor. Zaman zaman benden bunun nasıl görüntülenmesinin iyi olacağını soruyordu. Bu harika manzara ve ışık Serpil'in hayallerine iyi bir görsel ortam yaratıyordu. Bol bol fotograf çekiyordum. Ben de biraz daha gevşemiş, keyif almaya başlamıştım. Bir dinlenme sırasında Serpil Serhat'a “Dün akşam Tarık a söyledim. Onunla sevişmeyeceğim. Ikiniz de benim için önemlisiniz. Onunla sevişirsem sana haksızlık ediyorum gibi geliyor. ” dedi. Serhat bu ani itirafa şaşırmıştı ama hoşuna gittiğini farkettim. Bense bir kez daha bozulmuştum.
“Olurmu öyle şey? ” dedi Serhat. O senin bir yıllık sevgilin benle daha dün tanıştın. “ "Olsun. Üçümüz bir takımız şimdi burada. Ben böyle hissediyorum.” Serhat bana baktı. Ne diyorum gibilerinden. Sevgilimin karakterini bildiğim için söylenecek bir şey yoktu. O da anladı. Zaten hoşuna da gitmişti. “Tamam o zaman” dedi. Biz bir takımız. Platonik bir üçlüyüz.“ gülerek. Serpil Serhat'a sarıldı. "Çocuklar, çok güzel bir film yapacağız birlikte” dedi. Ertesi sabah yine terastaydık. Serpil başını kucağıma koymuş dizini kırmıştı. Ayaklarını Serhat'a doğru uzatmıştı. Serhat'ın bacaklarına yandan neredeyse dokunuyordu. Filmin teknik detaylarını konuşuyorduk. Serpil bundan sıkılmıştı. Ara sıra kızdırmak için ayağıyla Serhat'ı ittirmeye başladı. Bunu önce önemsemeyen Serhat, Serpil'in daha sertleşen darbelerine karşı “ Hey! Yapma!“ deyip bir yana kaydı. Ama köşede olduğu için kaçamamıştı. Serpil gülüp ittirmeye devam etti. Ben de yapma deyip duruyordum. Birazdan Serhat dayanamadı. Oturduğu yerden kalktı. Serpil'i ayak bileklerinden yakalayıp yukarıya doğru çekti. Serpil "Bıraksana yaa! ” diye bağırıp debeleniyor, kurtulmaya çalışıyordu. Böyle asılı gibi çırpınırken elbisesi beline kadar düşmüş tangasının zaten örtmediği harika kalçaları ortaya çıkmıştı. Bikiniden yanmamış kısmı daha açık renkti “Uslu duracakmısın bakiyim ha? Uslu duracakmısın ? ” Diyor bir yandan da sevgilimin kalçalarını bakmadan edemiyordu. Sonunda Serpil, kıkırdıya kıkırdıya “Tamam. Tamam. Söz.” Dedi. Serhat bir süre daha Serpil'i ayaklarından öyle asılı tuttuktan sonra yavaşça bıraktı. Eski yerine oturdu.
Serpil yaramaz bakışlarla, eskisi gibi başını bana ayaklarını onun bacaklarımın yanına dayayıp uzandı. Üçümüz de gülüyorduk. Konuşmamıza kaldığımız yerden devam ettik. Serpil ayağını biraz hareket ettirince Serhat hemen elini üstüne koydu. Refleks bir hareketi bu. Ayağını tuttu. Sonra Serpil'in bir şey yapmayacağını farkedince rahatladı ama tutmaya da devam etti. Bir yaramazlık yapabilirdi. Konuşmamıza devam ettik. Biraz sonra Serhat'ın sevgilimin ayağını tutan elinin yavaş yavaş hareket ettiğini farkettim. Parmakları ayağının okşuyordu. Bunu çok doğal bir şeymiş gibi yapıyordu. Ben de görmemezlikten geliyordum.
Serhat, damdan düşer gibi “Güneşte daha çok yerini yakmalısın bence. Sana Bodrum'dan küçük bikiniler alalım” dedi. “Üstsüz de güneşlenmelisin.” Serpil aslında oldukça küçük bikiniler giyiyordu. Ama Biraz önce poposunun güneş görmemiş yerleri daha da seksi görünmüştü. Serpil, “Tamam olur. Yarın gidip alalım” dedi. Serhat güldü, “Ben, senaryoda erkek böyle desin diye, yazman için söylemiştim” Biz de güldük. Serpil, “Olsun gidip alalım. Film için araştırma olur. Zaten yeni bikinilere ihtiyacım var.” dedi. Serhat,“ O zaman ne bekliyoruz yarını? Şimdi gidelim” dedi.
Hem alışveriş yapar hemde yemek yer, gezeriz dedik. Hemen kalkıp arabaya atladık. Serhat arabayı kullanıyordu. Ben yanına oturdum Serpil de arkada. Günlerce sakin bir hayattan sonra, Bodrum'un kalabalığı hoşumuza gitmişti. Sokaklarda öylece dolaşmaya başladık. Gerçekten üç iyi arkadaş, bir takım gibiydik. Ellerimizdeki dondurmaları yalıya yalıya vitrinleri seyrediyor, bir birimize şakalar yapıyorduk.
Sonunda istediğimiz gibi bikinileri satan bir dükkan bulduk. Sevgilim tek tek giyip bize defile yapmaya başladı. Manken gibi hareketlerine hem gülüp eğleniyor hem de tahrik oluyorduk. Satıcı kız bile her zamanki müşterilerden olmadığını farketmişti Serpil'in. Hangimizin sevgilisi olduğunu anlayamıyordu herhalde. Serpil her seferinde kıza daha küçüğü varmı diye soruyor. Kız da daha küçüğünü bulup getiriyordu. Serpil, Serhat ın da onayıyla iki çok açık bikini seçmişti. Satıcı kız “bir dakika” deyip arka tarafa gitti. Merakla bekledik. Geri geldiğinde yumruk şeklinde kapalı elini bize doğru uzattı. Gülümseyerek açtı. Neredeyse sadece ipten oluşan bir bikini vardı avucunda. “Uzun zamandır elimizde bu. Kimse almadı. Size hediyemiz olsun. Bunun hakkını siz verirsiniz”. Serhat hemen “Mükemmel ! Hem de turuncu. En sevdiğim renk.” Diye haykırdı heyecanla. Sevgilim de çok beğenmişti. O da heyecanla hemen eline alıp inceledi. Bir bana bir Serhat a bakıp “giyebilirmiyim ben bunu ya?” Diye sordu. Serhat “Önce evde bize giyersin.” Dedi. Serpil elindeki bikiniyi üstüne tuttu. “Yok gibi” dedi. Gerçektende öyleydi. “Bakalım giyebilirmiyim” deyip satıcı kıza teşekkür etti. Artık bundan küçüğünü bulamayacağımızı bildiğimiz için ödemeleri yapıp çıktık. Parasını Serhat ödemişti. “Benim fikrimdi” deyip bize ödetmedi. Serpil çıktığımızda ona sarılıp yanağından öptü. “Çok teşekkür ederim Serhatcığım. Umarım giydiğimde de hoşuna gider”
Serhat çarşıda bir vitrinde gördüğümüz ince askılı bir elbiseyi de “Sana çok yakışır bu” diyerek aldı. Serpil yine sarılıp öptü Serhat'ı. O akşam deniz kenarında bir restaurantda yemek yedikten sonra evimize döndük. Günlerimiz güzel ve verimli geçiyordu. Hem gezip eğleniyor hem de çalışıyorduk. Çok iyi anlaşıyorduk. Çok uyumluyduk. Deniz'de yüzüyor güneşleniyorduk. Serpil yeni küçük bikinileriyle aklımızı başımızdan alıyordu her gün. En küçük olan bikinisini daha giymemişti. Ilk haftanın sonuna doğru Serpil'in senaryosunun büyük bir kısmını kağıda geçirmiştik. Ben de fırsat buldukça fotograf çekiyor film için sahne ve açıları yakalamaya çalışıyordum. Çoğu zaman Serpil ve Serhat baş oyuncu oluyorlardı görüntülerimde. Hatta bir kere gittiğimiz gece Kulübünde üçümüz birlikte dans ederken kendimi fazlalık gibi hissettim. Hayal ettiğim gibi bir tatil olmuyordu ama başka türlü heyecanlar duyduğumu da fark ediyordum. Akşam Serpil le yatıyordum ama kardeş gibiydik. Beni yanağımdan öpüyor. Iyi geceler diliyordu. Son zamanlarda yatakta onu ellemeye calismaktan vaz gecmedigim icin aramiza yastik bile koymaya baslamisti. O kadar cok seviyordum ki kizmama ragmen sonunda kabul ediyordum.
Bir kaç gecedir dışarda yemek yiyorduk. Bu akşam terasta yiyelim yine dedik. Serpil Serhat'ın aldığı askılı elbiseyi giyip terasa geldi. Bir modelden fasksızdı. Artık tamamiyle bronzlaşmış pürüzsüz teni, beyaz elbisenin içinde daha da etkileyici görünüyordu. İçindeki tangası ince kumaşdan farkediliyordu. Ikimizde durup tepeden tırnağa süzdük. Aklımızı başımızdan almıştı. Ben kameramı elime alıp fotografını çekmeye başladım. “Hadi güneşin batışını kaçırmayalım. Şöyle durun duvarın kenarında. Iyi bir sahne olacak. Güneşin açısı çok iyi geliyor” dedim. Arkalarını dönüp yan yana güneşe bakar pozisyona geldiler. Ben fotograf çekerken Serpil elini yana doğru ittirerek Serhat'ın eline dokundurdu. Serhat bunun üzerine başını yavaşca döndürüp Serpil'e baktı. Serpil Serhat'ın dokunduğu elini yumuşak bir şekilde tutuverdi. İkisi de bir birlerine dönüp bakışmaya başladılar. Çok iyi bir pozdu. Güneşin ışığı şimdi elbisenin kumaşından Serpil'in o diri göğüslerini görünür hale getirmişti. Serhat da farketmişti. Serbest olan elinin parmaklarını Serpil'in güneşin turuncu ışığıyla alev yana saçlarına geçirdi. Gözlerinin içine bakarak “Çok güzelsin Serpil” dedi. Ben bu anı fotoğraflarla yakalamaya çalışırken başını kavradı. Ona doğru eğildi. Serpil çıplak ayak parmakları üstünde yükseldi. Dudakları birleşti. Donakaldım. Sevgilim ve Serhat aşkla öpüşüyorlardı. Hani ben varken Serpil le bir ilişkiye giremezdi. Ne yapıyorlardı? Bu film değildi artık. Sevgilim ona sarıldı. Ayakta sevişiyorlardı. Ellerini alttan Serhat'ın gömleğinin içine soktu. Çıplak sırtını okşuyordu artık.
Dudakları dakikalardır ayrılmamıştı. Ben kıskançlık ve öfke içindeydim. Bir yandan da çok tahrik olduğumu farkettim. Sadece seyredebiliyordum gözümün önünde olanları. Serhat dudaklarını sevgilimden ayırdı. Biraz geriye çekildi. Serpil de. Tamam artık bitti, diye düşündüm. Ona tepeden tırnağa bakıyor güzelliğini içine sindirmeye çalışıyor gibiydi. Bir birlerine bakıp gülümsediler. Sonra hiç beklemediğim bir şey oldu. Serhat parmaklarıyla sevgilimin elbisesinin askılarını omuzunun iki yanına ittirdi. Elbise yavaşça kayarak ayaklarının üstüne düşüverdi. Sadece tangasıyla kalmıştı sevgilim. O ellemeye doyamadığım güzel memeleri dim dik duruyorlardı tayfunun önünde. Serhat onlara önce baktı. Sonra yavaşça okşamaya ardından avuçlamaya başladı. Ah, onları okşamayı nasıl özlemiştim. Serhat da üstünü çıkarttı. Tekrar sarılıp öpüşmeye başladılar. O güzel göğüsleri şimdi Serhat'ın göğsüne sürtüyordu. Serpil Serhat'ın sırtını okşarken Serhat'ın elleri arkadan sevgilimin yuvarlacık çıkık kalçalarına indi. Onları da ayni şekilde önce okşadı. Sonra avuçlamaya başladı. Artık deli olacaktım neredeyse. Sevgilime dokunmayı çok özlemiştim. Onun kalçalarını ellemek için neler vermezdim şu an. Ama cesaret edemiyordum. Tamamiyle kaybetmekten korkuyordum. Seyretmekle yetinmeye kara verdim.
Öpüşmeleri iyice ateşlendi. Daha fazla bekleyebilecek halde değildiler. Serhat onu elinden tutup minderlerin olduğu tarafa götürdü. Serpil'i minderin üstüne sırtüstü yatırdı. Ayakta şortunu ve kilotunu çıkarttı. Dim dik olmuş iri erkekliğini gördüm. Damarları farkediliyordu. Sevgilim de o sırada tangasını çıkartıp attı. Bacaklarını zarif bir şekilde iki yana ayırdı. Minik pırıl pırıl kadınlığı Bütün davetkarlığıyla ortadaydı artık. Serhat sevgilimin bacakları arasına girip üzerine uzandı.
Tekrar öpüşmeye başladılar. Serhat bir elini bacak arasına götürdü. Aman allahım sokacaktı sevgilime. Kasıklarını biraz kaldırdı. Erkekliğini sevgilimin kadınlığına dayadığını anladım. Öpmeyi bıraktı başını kaldırdı Serpil le göz göze bakışıyorlardı. Yavaş yavaş Kasıklarını indirdiğinde sevgilimin yüzü gerildi “Ahhhhh!” diye inledi. Girmişti. Serpil sımsıkı sarıldı. Bacaklarını onun beline doladı. Serhat iri vücudunun altında minicik kalmıştı. Serhat bir süre kıpırdamadan durdu bakışıyor birleşmelerini sindiriyorlardı. “Oh! Serhat içimi doldurdun. Hayatımda böyle bir şey hissetmemiştim.” Serhat duyduklarında mutluydu gülümsedi. Serpil'in içinden çıkıp tekrar abandı. Serpil Serpil'in gözleri büyüdü önce. Yine bir “Ah! ” çekti. Iki saniye nefesini topladıktan sonra. “Oh! Serhat, Sik beni!“
Serhat iyice azmıştı sevgilimden bunları duymaktan. Sokup çıkarmaya başladı. İşte o an Serpil'den hiç duymadığım inlemeler duymaya başladım. Serhat geçirdikçe o haykırıyordu. Yüzü geriliyordu. Bacakları hala Serhat'ın beline dolanmışken tırnaklarını da Serhat'ın sırtına sapladı. Serhat artık kendine kenetlenmiş haldeki sevgilimi acımasızca sikiyordu. Sevgilim "SERHAT! SERHAT! SERHAT!…” diye haykırmaya başladı. Geliyordu.Serpil’in sesi kesildi sadece nefesi duyuluyordu artik. Ama Serhat birakmadi ayni tempoyla sikmeye devam etti. Alaca karanlikta Serhat’in kasilmis kalcalarinin inip kalktigini goruyordum. Sevgilim tekrar İnlemeye başladı. Inemeleri haykirmalara donustu. İkinci defa boşalması fazla vakit almadı. Yastıkların üstünde debelenerek geliyordu. Simdi ona Serhat’in bogurmesi de eklenmisti. Ikisi birlikte geliyorlardi. Serhat sert darbelerle koyuyordu sevgilime. icine fiskirttigini anladim. Muhteşemdi. Sanki ben orada yoktum. Dunya da sadece ikisi vardi. Ve yapilmasi gereken en dogal seyi yapiyorlardi.
Ter içinde kalmışlardı. Nefeslerinin normale dönmesi dakikalar aldi. Yavasca dogrulan Serhat sırtını duvara verdi. Serpil de sırtını ona dayadı kaşık gibiydiler. Serhat ona sarılıyordu. Yüzleri bana dönüktü. Hava da kararmıştı. Serpil,“Serhat, ben hiç sikilmemişim şimdiye kadar.” diye fisildadi. Sonra da bana "Offf Tarık, aşkım anlatamam sana nasıl bir duygu olduğunu bunun. Kadın olduğumu hissettim ilk defa” Dedi sonra biraz kaygıyla “Bozulmuyorsun değilmi ? Biz her şeyi paylaşacak kadar yakınız, değil mi?”
Yaptıklarına değil de söylediklerine bozulup bozulmadığımı soruyordu Serpil? Ağzımın kurulduğundan dolayı yutkundum "Eh biraz bozulmadım desem yalan olur açıkcası” dedim. Serhat da “Kusura bakmadın değil mi Tarık? Kendime hakim olamadım” dedi. Sanki bu daha kabul edilebilecek bir şeymiş gibi “Tabii” dedim. Büyüklüğün bende olduğunu, yaptıklarından etkilenmeyecek kadar güçlü olduğumu yansıtmaya çalışıyordum. Bozuktum ama çaresizliğimi hissetmelerini istemiyordum.
Serpil heyecanla anlatmaya devam ediyordu. “Bir an zevkden öleceğim zannettim biliyormusun?” Dedi “Seninle hiç böyle olmamıştı.” Serhat beni Serpil'in sözlerine karşı korumak için araya girdi. “Yok canım abartma artık. Tarık da sana kimbilir nasıl zevk vermiştir.” Dedi. Serpil bana bakıp sevgiyle gülümsedi “ Canım benim! Tabii çok zevk verdi. Biz onunla çok güzel anlaşıyoruz. Sevişiyoruz. Özgür ve eşitliğe dayanan bir ilişkimiz var. Ama seninle özgür ve eşit olmak istemiyorum. ” Gittikçe heyecanlanıyordu konuşması. “ Senin yanında küçük ve zayıf hissettim. Senin gücüne teslim olmak hoşuma gitti. Ne istersen yap bana istiyorum. Tarık'ı hiç düşünmedim. Onunla ilişkimizi kaybetmek pahasına bile bir kere daha senin kadının olabileceğimi biliyorum. Şu an Tarık bana engel olamaya kalksa bile sana tekrar kendimi veririm biliyormusun? Çünkü seni her şeyden çok istiyorum. Sevgilin olduğunu, onu bırakmayacağını bilmemem rağmen.” Sözlerinin sonunda aşkını ilan eden bir ses tonu vardı. Bunun karşısında ben de Serhat da diyecek bir söz bulamadık. Uzun bir sessizlik oldu. Serhat ona biraz daha sarıldı. Ben küçülüp yok olduğumu hissettim.
Sessizliği Serpil bozdu. Serhat'ın kendine sarılan kolunu öperek bana döndü" Aşkım mumları yakarmısın? Şimdi biz kalkmayalım buradan.“ "Bu dediklerinden sonra hiç bir şey yapmamam lazım ama…” Deyip kalktim. Kibriti alıp tek tek mumları yaktım. Mum ışığında terli vücutları parlıyordu. Serpil'in bir göğsü görünüyordu. Diğerini Serhat'ın kolu örtüyordu. Serhat'ın kasıklarına yaslanmış kalçaları muhteşem bir kavis yapıyordu.
Serpil'in söyledikleriyle ilgili konuşmaya başladık. Serhat’la ben bu karışık durumu biraz rahatlatacak, gerginliğini azaltacak sözler bulmaya çalışıyorduk. Sohbet biraz daha değişik konulara gider gibi oldu. Hatta Serpil'le ilk flört anılarımızı anlatıyorduk Serhat'a. Serhat ona sarılan elini yukarıya kaydırdı yavaşça. Bir göğsünü avuçladı. Sohbete devam ediyorduk. Ardında ayni eli önce yavaşça beline ardından da o güzel kalçalarının üstünde yükseldi. Ağır ağır okşamaya başladı yuvarlaklığını. Serpil gerçekten çok minicik görüyordu. Ben oturduğum yerde kendimden geçiyor, bir yandan da konuşmamı sürdürüyordum.
Serhat, Serpil'i boynundan öperken kasıklarını biraz geri çekti. Elini bacak arasına soktu. Ne yapacağını heyecanla bekliyordum. Evet erkekliğini kavrıyordu. Ohh! Yine sokacaktı. Göremememe rağmen her şey ortadaydı. Kasıklarını ileri doğru ittirdiğinde Serpil hala bana cevap veriyordu. Cümlesini bitirmedi “Oh! Serhaaaaaat” diye soludu. Beni unutuvermisti. Başını arkaya doğru uzatıp dudaklarını araladı. Serhat o dolgun dudaklara yapıştı. Emmeye başladı. Ağır ağır girip çıkıyordu. Şimdi görebiliyordum Serhat'ın erkekliğinin sevgilime girişini. Serhat öne doğru ittirdikce Serpil de arkaya doğru bastırıyordu kalçalarını. Tam bir aheng içindeydiler. Dilleri bir birinin ağzında dolaşıyordu. Yine kopmuşlardı. Sevgilim elini,arkaya uzatıp Serhat'ın başınım kavradı. Kendine çekti. Ayrılmasını istemiyordu. Ihtiraslar öpüyordu onu. Serhat da bu sırada Serpil'in memelerini avuçluyordu.
Sanki 20 dakika önce o delice sevişme olmamış gibi arzuluydular. Serpil “Oh! Serhat seni göbeğime kadar hissediyorum” diyerek elini göbeğinin üstüne koydu. “İşte bu olağanüstü bir duygu, aşkım. Sen de koy elini bak. Hisset” dedi. Kızgın ve utanıyor olmama rağmen biraz bekledikten sonra ona dokunmayı çok istiyordum. Onun hissettiklerini hissetmek istiyordum. Yerimden doğrularken Serpil'in Serhat'ın elini tutup göbeğinin üstüne getirdiğini gördüm. Aşkım diye bana değil ona diyordu. Ne yapacağımı bilemedim. Yarı kalkmıştım. Farkettirmeden oturmaya çalıştım. Ama Serhat da kendisine dediğini anlamadığı için elini götürmemiş bana bakıyordu. Olayı farketti. Serpil'e Alçak sesle “ Tarık'a diyorsun zannettim. Tarık da öyle zannetti.” Dedi. Sanki Serpil’in bana gobegini elletmesi gerekir diye uyariyordu onu. Serpil Sasirdi. -Ellesin mi peki ?” -Ellesin de senin ne kadar mutlu olabilecegini anlasin istersen. -Tamam o zaman. Ama kaldiğimiz yerden devam edeceksin söz mü? Tarık bozmasın zevkimizi. -Ah! tatlım zevkimizi kimsenin bozmasi mümkün değil. Ne Tarik de ne baska biri. Öyle güzel sarıyorsun ki beni içinde. Tarik, AŞKIM (kelimenin üstüne espirili bir şekilde basarak beni kasteddigini ifade etti ve gülümsedi.) Gel de bu zevkimi paylaş nolursun. Elle bak göbegimi.
İçimdeki karışık duygulara ragmen kendimi engelleyemedim. Tam bir yüzsüzlük örnegi davranışla kalktım. Yanlarına gittim. Diz çöktüm. Heyecanla titreyen ellimli sevgilimin minik göbeğinin üstüne koydum. Serpil “ Hissediyormusun?“ diye. Orada bir sertlik vardi galiba. Tam o sırada Serhat kasıklarını geri çekip ittirdi. Aman allahim! Evet sertligin elime carptigini hissettim. Ne kadar kocamandi. Ne kadar sertti. Serpil’in karnında bebeğimizin ilk hareketini elimle hissetmeyi hayal ederdim. Ama şimdi, sevgilimin rahminde baska bir erkegin yaragini hissetmekten tahrik oluyordum. Serhat bana nispet yapar gibi sokup çıkartmaya başladi. “Evet Askim.” dedim. “Kocaman! Tas gibi!”
Serpil tekrar başını geriye atıp dudaklarını erkegine teslim etti. Ben o darbeleri elimde daha uzun hissetmek için kıpırdamadan duruyordum. Onları rahatsiz etmek istemiyordum. Bir süre sonra Serpil Serhat’in elini tutup göbeğinin üstüne getirdi. Onun hissetmesini istyordu asıl. Elimi çekmediğimi farkeden Serpil bir an öpüşmeyi bırakıp bana döndü. Ters bir bakisla “TARIK !” dedi. Elimi ittirdi. Hakliydi durumu hissedip daha once çekmeliydim elimi ama yine de bunu daha yumuşakça yapabilirdi. Hiç olmazsa Serhat’in yaninda. Serhat da artık onu tanımıştı. Hissettiği gibi davranirdi. Hafifçe güldü. Ben bir şey demeden eski yerime gectim. Onlar kendi dünyalarına döndüler. O gece bazan romantik bazan şehvetle saatlerce önümde seviştiler. İkisinin her hareketini, agizlarindan cikan her kelimeyi ve sesi beynime kazidim.
Akşam yatağa gittiğimizde Serpil'e sarılarak sevişmek istediğimi belli ettim. Artık benimle sevişmemesi bir neden yoktu. Onun için, bütün gece deli olmama rağmen 31 çekmeyip gücümü bu ana saklamıştım. Serhat'ın performansından sonra rezil olmak istemiyordum. Şefkatle bana bakıp "Aşkım Serhat perişan etti beni yapamam. Bittim gerçekten.” dedi. Arkasını döndü. Hemen uyudu.
Devamı var…
Here the blowjob video we promised you guys💦👅

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Mini photo shoot while they look up videos on tumblr Lemme know what you think!