İlhan İrem - Buruk Yağmur yağsın, güneş açsın, Gökkuşağı insin başına, Gül biraz, bugün sen, Giriyorsun yeni yaşına...
Üzüntülerin üzerime yıkılmasına alışkınım, karla kaplı dünyamda tutar çıkarırım saklandığı yerden onları, sonra bakarım yukarılara çağırırım hüzün çığlarını üstüme yıkılsın diye… Bilirim ölmem ki, akşam altında kalır sabahına çıkarım, belki günlerce kalır ama yine de çıkarım oradan…
İzin vermem kimseye kendim çıkarım kimseye belli etmem, vücudumda beliren yaralarıma bahaneler bulurum görenlere ufak sıyrıklardan bahsederim…
İkidir beni yakalıyor varlığın, anlatmasam daha büyük üzüntü, bil diye anlatıyorum, bir saklım olmasın diye… Biriktirip biriktirip taşıması zor olmasın diye…
Yanımda olan hep ezildi bu çığlarım da sen ezilme istiyorum. Yapma diyorsun yapmıyorum, gidelim buradan diyorsun geliyorum…
Seni sık sık yoklayan içinde iyiye dair bir şey olmayan şeylerden bahsediyorsun, benimsemişsin beklide artık o kadar çok sık oluyor ki yadırgamıyorsun…
Ben buyum diyorsun…
Ben benimseyemiyorum,
Ben yadırgıyorum…
Bugün 23 Aralık, evinize güneş gibi doğduğun günün arifesi.
Yarın bayram… Bilmiyorum ne hissettiğini, ne hissettireceğini…
Ben bu bayrama hiç denk gelmedim ki…
Geçen gün düşündüm adresini bilmiyorum ama gece yarısını geçtikten sonra sokağına girsem ya elimde pastayla, arasam camlara baksam hangi ev diye tahminde bulunsam ben sağa sola bakarken sen camdan cıksan… Bir şey diyemesem anlarsın beni biliyorum. Çok değil birkaç dakikada birçok şeye bedel… Hayal işte belki bir başka kışa, başka bir aralığa. Yâda günlerin önemi yok en yakın zamana…
O olmazsa böyle olur dedim…
Bu akşam kalkıp gittim ikimize yetecek kadar bir pasta aldım, mum aldım… Mesafeleri umursamadım… Şimdi sen gülmüyorsun ve benim ellerimde mumlar eriyor… Bu yazı nerden cıktı bilmiyorum eğer bu cümleler kazınıyorsa hafızana pasta mumlarla birlikte dolapta duruyor olacak…
ALLAH’IM
Daha önce adını bile duyurmadığın mutluluklar nasip et bu hüzünlü güzele… 24.12.2010
“ yağmur yağsın, güneş açsın, gökkuşağı insin başına... Gül biraz, Bugün sen, giriyorsun yeni yaşına.
Mumları üfle, bir dilim kes hayattan "












