dil öğrenmek ve cehaletten vakar türetmek
bazı twitter "floodlarımı" daha muntazam durması niyetiyle buradan da paylaşmak istedim.
İkinci bir dili yeterince bilmeden, Türkçeyi de bir yere kadar öğrenebilirsiniz ve üstünlükleriyle eksikliklerini kavramakta sıkıntı yaşarsınız.
Cehaletten milli/dini vakar devşirmeye çalışan şarlatanlar da ümmetin yüzde 99.9'unun Türkçe bilmediğini unutmasın.
Örnek aldığımız, kendisini, etrafını ve zamanını değiştiren insanların bir meziyeti de kendilerini mekandan önce zamanda konumlamaları, medeniyet telakkilerini belirli bir dille sınırlı tutmamalarıydı. Yüksek sesle önce anadil diyenlerin derdinin başka olduğunu düşünüyorum.
Benim derdim ise iletişimdir. Dil ve diller bunun için vardır. İçinde rahat hissettiğim için ben bu dili konuşacağım, ama bir kardeşimle istişare yapmak için onun dilini de öğreneceğim. Yahut birlikte bir dil öğreneceğiz. Bunun detayları, koordinasyonu filan konuşulabilir tabi.
Piyasada "benim beceremediğim şeyler çok zararlıdır ve malayanidir ve boştur" gibi düşünmeyi maharet sayan insanlar gün geçtikçe çoğalıyor. Cehaletin vakarı olmaz. Kendi yetenek ve tercihlerini dolaylı övmektir bu, narsisizmi şeffafça paketlemektir.
Biz birbirimize eksikliklerimizi hatırlatıp, tamamlamamız için vesileler sunacağız. Eksikleri ve acziyetleri allayıp pullayıp kimlik edinmeyeceğiz. Mesela sözelin üstünlüğünü matematik bilmeyenler konuşmayacak, siyer bilmeyen hadis gömmeyecek.
Bizim vakarımız, "nasıl olur da dünyayı değiştirmiş, yahut bizi zapturapt altına almış, yahut ümmetin çok işine yarayacak bir şeyi ben bilmem" cümlesinden yola çıkacak ve bizi azimlendirecek. "Ben bilmiyorum, kimsecikler bilmiyor, maşallah bize", diyerek ne halt edeceğiz?
… Bir sürü konuyu birbirine karıştırdım, ancak bütün bu tavrın çeşitli yansımalarına rağmen, basit bir itirafa acziyetten kaynaklandığını düşünüyorum: "evet, çok lazım, ama benim zekâm/azmim yetmiyor." Bunu söylememek için ansiklopedi yazıyor adamlar.
Her şeye gücümüz yeteceği anlamına gelmiyor bu, herkesin karakteri, yeteneği ve uzmanlığı başka başka. Herkesin mücadele ve hizmet metodu da ayrı ayrı olacak. "Öğrenmeye değer bir sürü şey var." demek "biz hepsini öğrenmeliyiz." demek değil.
Birlikte yürüyen insanlar, birbirlerine dua edecekler, birbirlerini küçümsemeden, tek yolun, sahih tek çabanın, iletişim usulünün kendilerininki olduğunu ima etmeden, akıllarından bile geçirmeden. Yoksa herkesin cehalet yarıştırdığı bir yarışın kazananı olmaz.















