Oratoryo, Khaçadur Avedisyan.. To my sisters and brothers, to my comrades who were killed in Suruc.. Suruç'ta öldürülen kardeşlerime, yoldaşlarıma..
seen from Australia
seen from China
seen from United States
seen from Colombia
seen from Pakistan
seen from Tunisia
seen from Mexico

seen from Türkiye
seen from Germany
seen from Germany

seen from Germany

seen from Belgium
seen from Germany
seen from Australia
seen from United States
seen from Brazil

seen from France

seen from Angola

seen from Lebanon
seen from South Africa
Oratoryo, Khaçadur Avedisyan.. To my sisters and brothers, to my comrades who were killed in Suruc.. Suruç'ta öldürülen kardeşlerime, yoldaşlarıma..

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Anlamayanlar için tartışma ve ikna üslubu
T24′te bir yazı yayınlanmış, başlığı “Anlamayanlar için Suruç Katliamı”. Linki burada. Yazan arkadaş bana yakın düşüncelerde, ama ben okurken utandım. Ülkemdeki aydın, açık görüşlü, özgürlükçü, demokrat insanlar adına utandım. Yazı öylesine sert, öylesine acımasız, öylesine dışlayıcı bir şekilde yazılmış ki... Yazının başlangıcı “Bilal’e anlatır gibi” anlatma vaadiyle başlıyor. Sonra Suruc Katliamı ile ilgili bilgi verirken okuyucuyu cahil, inkarcı ve faşist olmakla suçluyor. Sonra da “bilmem anlatabildim mi” diye sorup bitiyor. Şimdi, bu yazı kimi hedef alıyor? Liberalleri mi? CeHaPe zihniyetini mi? Milliyetçileri mi? Ulusalcıları mı? AKePe’cileri mi? Yazının görünen hedef kitlesi Suruc Katliamı konusunda ya ilgisi olmayan ya da "ama askerlerimiz şehit olurken o çocukların orada ne işi vardı” diyen kişileri hedef aldığı. Temel konsept olarak, “insanlar öldü” diyor. “İnsan ölünce biz üzülürüz, üstelik bu ölenler barış götürmeye çalışan çocuklardı” diyor. “Çok üzüldük” diyor. Sonra çeşitli partilerin çeşitli başkanlarına sevgilerini ilettikten, birkaç anlamsız pikaçu benzetmesi yaptıktan, SGDF’nin paravan bir organizasyon olmadığını açıkladıktan, Kobani’de savaşanların aslında Kürtler olduğunu söyledikten, HDP’nin 80 milletvekilinin hepsini hakederek çıkarttığından bahettikten, diğer partilerin HDP'ye oy verenleri gafil olarak nitelendirdiğini belirttikten sonra açıklamaların yeterli olmasını bekleyip “hah şimdi anladın değil mi” diyerek bitiriyor.
Ben cevabı vereyim: Anlamadı Anlamadığı gibi senden daha çok nefret etti. Muhtemelen o da senin gibi öfke ile, tükürük saçarak, büyük harflerle “ŞEHİTLERİMİZ ÖLÜYOR” diye bir post atıp seni facebook listesinden sildi.
Aslında bu tarz yazıları çok görüyoruz Yazıyı yazmış olan arkadaşımızın kalemi gayet kuvvetli olduğu için ve çoğu kişi hem düşüncelerine hem de üslubuna yakın hissettiği için bu yazıyı paylaşmış. Yoksa ne dersin, Suruc Katliamı ile ilgili aynı şekilde düşünmeme bedeli tiksinilmekten başlıyor, Kobane sınırına yollanıp Işid tarafından kafası kesilmeye kadar gidiyor. Sonra sosyal medyada insanlar önce tartışmaya, sonra kavga etmeye, en sonunda da arkadaşlarını silmeye başlıyorlar. Dolayısıyla bu yazıların gerçek hedef kitlesi, sadece kendisi gibi düşünen insanlar oluyor. Peki ne yapmalı? Sadece empati. İnsanlar bir günde hayat görüşlerini, siyasi görüşlerini değiştirmiyorlar. Ancak ne olursa olsun önce fikirlerine saygı duyulmasını istiyorlar.
İnsana o saygıyı göstermeden onunla iletişime geçemeyiz. Ancak lalililölö.