11-12-1990 Tarihli Corenthal Belgeleri
11 Mayıs 2012'de Unfictioner TheGreenFeathers, önbelleğe yaptığı yolculuğun ve Evan ile karşılaşmasının bir videosunu yayınladı. Ertesi gün, aralarında bu mektubun da bulunduğu önbelleğin fotoğraflarını yayınladı.
Pekala, çocuklarıma(yineleme teorisi ile ilgili yazdığım yazı ile alakalı kısım) ne olacağı düşünceleri uyku saatlerimin işkencesini asla kesmez. Güzel yüzlerini görmek bile işkenceye yeter. Ama gece terörü... geri döndü.
Onlara ve onlar tarafından yapılan korkunç, imkansız şeyler. Hafızalarına yardımcı olmak için yapabileceğim hiçbir şey olmadığını biliyorum, ama her gece uyanıyorum, bir savaşa hazırlanıyorum, kendimi onların hayatları için savaşmaya hazırlıyorum -tekrardan onları yüzüstü bıraktığımı hatırlamak için.-
Sevgili Linnie'm en son gördüğüm kabusumda gözüme çarptı. Onu bir ormanın girişinde, bir otobüsün arkasında, bir postanede, telefonda görebiliyordum. Yüzünü asla göremedim; bilinçaltım bana böyle bir hediye vermedi. Artık büyümüştü, bir yetişkindi ama onun Linnie'm olduğunu biliyordum.
Pennsylvania kırsalının inişli çıkışlı tepelerini, Rosie ve William'ın rahat edebileceği bir ortam bulduğu, güzel dağ ormanlarını gördüm. Linnie elinde bir mektupla bir derenin yakınında yürüyordu. Sanki benim yokluğumu hissetmiş gibi, bir dalın kırılma sesini duyar gibi başını kaldırdı ve mektubu çabucak katlayıp gri kapüşonlu sweatshirtünün içine tıktı. Ormandan, kiralık edindiği evden uzağa seyahat ediyordu. Kilometrelerce uzaktaki bir hana geldi ve gergin bir şekilde masaya yaklaştı. Anlaşılır bir kelime duyamadım. Dünyamın iletişimi, kilometrelerce su gibi hissettiren ve ses çıkaran şeyin altında bastırılıyordu adeta. Bu rüya lobisinde, karanlık hızla bastırdı ve sahnenin değişmek üzere olduğunu hissettim. Panik içinde sokağa fırladım ve binanın yan tarafında bir tabela gördüm: Logan Inn. Site çöktü ve aniden bir tepenin tepesinde duruverdim. Önümde harap bir tuğla bina vardı. Etrafım ölü bir ormanla çevriliydi. Gri ağaçların ve çalıların arasından dağın eteğinde küçük bir kasaba görebiliyordum. Ben ise yanlızca "hangi cehennemdeyim?" diye sormuştum. çok korkmuş, çok kararlı olan Linnie, benim hayaletimi geçip binaya girdi.
Bu vizyona, kaçınılmaz olan karanlık olayları değiştiremeyeceğimi bilmek beni adeta mahvetti.
Linnie, Karanlık bir merdiven boşluğunda gözden kayboldu. Sonrası sessizlik.
Nefes sesi kulağımda yankılandı. Benden bir iki kat yukarıdaydı, bu eski binada bir yerde, bir okulu çok andırıyordu ve bacaklarımı hareket ettiremiyordum.
Ensemdeki tüyler yükseldi. Linnie'nin duyulabilir nefesi yavaşladı. Nefesini tutmaya, sessiz olmaya, saklanmaya çalışıyordu. Bu duygunun çok tuhaf olduğunun farkına vardım, sanki bir cam bölmenin arasında sürünen yalnız bir örümceğin fiziksel olarak(orada olduğunun) farkındaymışım gibi.(ÇN: bu hayatımda çevirdiğim en tuhaf benzetme aq) Yıkıntıların arasında bir yerde bir yaratık kıpırdanıyordu. Linnie sessiz olan ağlamasını bastırdı. Kendi de biliyordu bunu, (farkındaydı). Bu sefil sahnede ben sadece bir gözlemciydim, doğru dürüst izleyemiyordum. Sanki iç organlarım varmış gibi, neyse ne. (İç organlarını ona ağırlık yaptığını söylemeye çalışıyor)
Duvarlardan alaycı, boğuk, gırtlaktan bir ses sızmaya başladı. Linnie hiç konuşmadı ama onun mağlup olmuş düşüncelerini hissedebiliyordum: Çok geç kaldım. Sesi geldi ve gitti, değişen perde ve ses seviyesi, talihsiz kızımla alay etti. "Camın üzerinde sürünen örümcek" hissi, şurada burada yaprakların hışırtısında, okulun uzak bir köşesinde eski mobilyaların devrilmesinde, bu köşedeki tuğla duvara tiz bir şaklama sesiyle kendini gösterdi. Linnie takip ediliyordu.
Linnie'nin üst kattaki pozisyonuna odaklanırken korkunç hırıltı hızla arttı. Canım kızım... Nefesi kesilip, insanlık dışı tizlik patlarken, dünya yavaşlarken, çaresiz bir çığlık atmadı, ölmek üzere olan bir çığlık attı, ve onun narin sesinin "Özür dilerim" diye fısıldadığını duyabiliyordum.
Sahne bomboştu. Yirmi dakika yatağımda yattım, gözlerim sımsıkı kapalıydı, uyanık olduğumun farkında değildim, daha fazla görüntü bekliyordum, elimden geleni bir araya getirmeye çalışıyordum, boşuna yardım etmeye çalışmıştım.
O sabah, yukarı baktım ve bu "Logan Inn"in izini sürdüm - görünüşe göre Pennsylvania'da küçük bir tarihi otel - ve delirmiş kızım, Linnie, gri sweatshirtlü bir kadın, benim kız hakkında o kadına herhangi bir şey sordum. kızımı ve o takip eden şeyi. Kesinlikle hiçbir şey bulamadım. Gün boyunca önceki iki haftadaki her çalışanla konuştum. Hiçbiri bu kişiyi hatırlayamadı. Onlara zaman ayırdıkları için teşekkür ettim.
Bu sadece bir rüyaydı James.
Belki de bunlar hiç yaşanmadı. Belki Linnie hala hayatta gayet iyi bir şekilde yaşıyordur. Belki ben de "Mutluluk" kelimesini şansa bırakan(?) Akrabalarım gibi yaşamaya bir gün cesaret edebilirim.
Kendi saçma sapan rüyam olsa da, neden onu doğuya seyahat ettiğini bilmek istiyorum. Kimi arıyordu ki?
•Corenthal , Alex tarafından
Consensus'ta anlatılanlar gibi potansiyel olarak kehanet niteliğinde rüyalara atıfta bulunur.
•Tarif edilen rüya, Linnie'nin Ashen Waste'deki mektupta anlatılan eylemlerine büyük benzerlik gösteriyor.