Yahya Kemâl : Hiçbir şiir bir mezar taşı kadar kadar millî olamaz. Çünkü onda el emeği, göz nuru, sanat vardır. Ve onlar bize bizi anlatır.” derken,
Süheyl Ünver ise : “Mezar taşlarını sevmek medeniyeti sevmektir.” der.
Nihat Sami Banarlı da : “Eğer bir medeniyetin ihtişamını görmek istiyorsanız Eyüp Sultan mezarlıklarına ve mezar taşlarına bir göz atınız” diyerek bu gerçeği ifade eder.
Mezar taşlarımız köklü bir medeniyetin bakiyesi. Orada hem medeniyetin izlerini, hem estetiği hem de bir milletin hafıza ve hissiyatının taşlar üzerinden bizlere ayet-i kerime, hadis-i şerif, vecize, şiir ve nesir olarak yansımasını görürüz.
Ne ki bu bu medeniyetin izleri birer birer yok oluyor. Okullarda kültürel bilinç dersleri olmalı ki bir zamanlar neye sahip olduğumuzu ve neleri kaybettiğimizi fark edelim. Diğer yandan Osmanlı Türkçesi’ni iyi derecede okuyup yazabilmek her bir ferdin kendine ödev bilmesi gereken bir sorumluluğudur.
Nidayi Sevim Hoca mezar taşları ile ilgili gerek kitap gerek saha çalışmaları olan bir yazarımız. Bu eseri 2017’ de imzalatmışım kendisine. Bugünlerde yeniden gündemimde. Osmanlı Mezar Taşları’nda Manzum Metinler Kitabı İstanbul ve Anadolu’da bazı mezar taşlarındaki manzum metinleri konu ediniyor.
Şiir, daima şiir. 🫠 Mezar taşında olunca etkisi çok daha farklı oluyor. Zira ibret ve hikmet içeriyor. Meraklı dostlara ihbar olunur. 🌿










