Dedublüman - Nahide Şarkı Sözü, Dedublüman En Popüler Şarkıları, Albümleri ve Şarkıları. Dedublüman Nahide Dinle, Nahide İndir
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Singapore

seen from Switzerland

seen from United States
seen from China
seen from United Kingdom
seen from China
seen from China
seen from United States
seen from China

seen from Switzerland
seen from Singapore

seen from Indonesia
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Switzerland
Dedublüman - Nahide Şarkı Sözü, Dedublüman En Popüler Şarkıları, Albümleri ve Şarkıları. Dedublüman Nahide Dinle, Nahide İndir

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Ucuz
Ucuz çikolatalarla gönderdi yine bu bayram çocukları. Emekli maaşına aldırmadan en son aldığı Madlen çikolataları yüzünden büyük kavga etmişti. Çocuk gibi azarlardı her bir yanlışında Nahide Hanım. Dede iyi niyetinden o kadar çok kaybederdi ki; Nahide Hanım her tekerrürde günlerce küs kalırdı. Laf anlatamazdı Nahide Hanım Dede'ye. "Yağında kavrul be adam, onun sırası mı şimdi?" Sahi sırası mı Dede? Kırışıklıklara aldırmadan sorardı bu soruları. Nahide Hanım Cumhuriyet kadını gibi ince, buruşuk ve uzun boylu hallice. Dede devletin bir fabrikasından malulen emekli olmuş, göbeğini önceden odaya sokan, askısı hiç düşmeyen omuzundan bir adamdı fiziken. Pazarı yapmakta zorlanmak, ucu ucuna yeten o parayı denklemekte zorluk çekiyorlardı. Gereksiz harcamalarından şikayetçiydi Nahide Hanım. 45 senedir tek şikayeti buydu oysa. Dede bir somun ekmeğe ve bir demlik çaya tamamdı. Tek eksiği mutlu edebilmekti insanları. Nahide Hanım'a hiç kızmazdı o, bugüne kadar hiç elini kaldırmayı bırakın sesini bile yükseltmedi.
O eski mobilyalara o kadar alışmışlardı ki, bir bacağı kırılan tekli el işlemeli koltuğun yerini bile boş bırakmışlardı. 1-2 kırışık insan sağ olsun çaya gelirlerdi. Ama o koltuğu aratmazlardı koltuk takımı. Kontrolleri olmasa hastaneden diğer tekli koltuktan ayrılmayacaktı belki de Dede. O kadar severdi bu mobilyaları. Aynalar değişmeli miydi Nahide Hanım diye sorsaydık; kesinlikle şu cevabı verirdi "Beni onlar yaşlı gösteriyor, o silüetten en az 15 yaş gencim" . Sahiden yaşlı gösteriyordu aynalar, ama Nahide Hanım'ı değil; evi. Tüplü televizyonun üzerindeki dantel kadar yer değiştiren bir şey yoktu evde. Ev Nahide Hanım'ın istediği fuşya rengine boyanırdı. O kadar yaşlıydı ki ev, oğulları askerden gelince evlendirmeye, onu evden kovmaya yetti.
Nahide Hanım Dedeyi kaybettiğinden beri, rakıyı sek içer. Oğlunun onu yalnız bıraktığında da sağlam içmişti aslında. Ne acılar gördüğünü, gençken nelere göğüs gerdiğini o ateşli gözlerinden okuyabilirdiniz. Bir yudum aldığı zaman rakısından gözleri dalar kalırdı bir yere, projektör misali gençliğini film gibi seyrederdiniz. Dede'nin koltuğuna sadece kendi otururdu vefatından bu yana. Torunlarını sevmezdi, büyüğünü Dede'ye, küçüğünü de oğluna benzetirdi torunlarının. Hep dedelerini sormasaydı o zaman babaneye torunlar, misafirliğe geldiğinde bağırıp çağırmasınlardı o zaman.
O bilebilir miydi başka bayram görmeyeceğini? Son bayramını az çocuk ziyareti ve bir kase ucuz çikolatasıyla geçirmişti Nahide Hanım. Gecesinde ilaçlarını içeceği vakit bir tane de kendi yemek istedi. Tadı gerçekten ucuzdu. Suratı büzüldü, kabına geri tükürüp çöpe attı.
Kekremsi bir tat.
Nahide Hanım'a hayat dersi veren, sadece kekremsi bir tat olmuştu.
Dede'yi anlıyordu artık. Ama ne Dede ne de Nahide Hanım bir daha o pahalı çikolataları sunamadı çocuklara. Kaç bayram geçti, en son evi terk eden Nahide Hanım'ın evinde hala bir kaç ucuz çikolata durur.
Hepimizin ucuz çikolataları vardır, ucuz ama hayatın anlamını barındıran. Sahi sırası mı şimdi Nahide Hanım? Bu yazının içindeki ucuz çikolatayı aramak?