Haziran 8
1504 yılında Mikelanj şaheserinin açılısını yaptı: David heykeli Floransa şehrinin en önemli meydanına dikildi.
Tamamen çırılçıplak bu dev heykel küfürler ve taşlarla karşılandı.
Mikelanj ahlaksızlığı bakırdan yontulmuş bir asma yaprağıyla örtmek zorunda kaldı.
İfade özgürlüğü için verilen mücadelenin tarihi, sansürün tarihi kadar eski. Sansür, antikiteden bugüne hala pek çok toplumda tartışma konusu halini alabiliyor. Sanat tarihi boyunca yaşanan belli başlı sansür vakalarına bir bakalım:
Michelangelo’nun sansüre uğrayan tek eseri David olmadı. Bugün Vatikan’daki Sistina Şapeli’nin tavanını süsleyen, Michelangelo’nun 1534’de başlayıp 1541’de tamamlayabildiği ustalık eseri kabul edilen muazzam ‘Son Yargı‘da çıplak tasvir edilen İsa, Meryem ve bazı başka figürler, 1565 yılında Papa IV. Paul’ün emriyle “giydirildi”. Fresklere bu sonradan müdahaleyi gerçekleştiren ressam Daniele da Volterra’nın adı da bu vesileyle “il braghettone”ye, yani “pantoloncu”ya çıktı. Eser 1993 yılında restore edilirken, de Volterra’nın bazı müdahaleleri tarihsel belge niteliği taşıdığı gerekçesiyle değiştirilmeden bırakıldı.
Son Yargı (Il Giudizio Universale) Michelangelo, Sistina Şapeli
1425 yılı civarında, İtalyan Erken Rönesans dönemi ressamı Masaccio ve birkaç başka sanatçı birlikte, Floransa’daki Brancacci Şapeli için İncil’den esinlenerek bir fresk serisi resmettiler. Masaccio’nun eseri olan ‘Adem ve Havva’nın Cennet Bahçesinden Kovulması’ sahnesi, Cosimo III de’ Medici’nin talebi üzerine resmedilişinden tam üç yüz yıl sonra sansüre uğradı ve Adem ile Havva’nın cinsel organları incir yapraklarıyla örtüldü. Fresk, ancak 1980’lerde tamamen temizlenip restore edildiğinde orijinal haline döndürüldü.
Solda 1680 yılında sansürlenmiş, sağda ise 1980’lerde restore edilerek orijinaline çevrilmiş haliyle Masaccio’nun ‘Adem ve Havva’nın Cennet Bahçesinden Kovulması’ freski (L’espulsione di Adamo ed Eva dal Giardino dell’Eden)
Édouard Manet’nin 1863 tarihli Olympia tablosu ise, içerdiği çıplaklıktan ötürü değil, konusunu ele alış şekli yüzünden sansüre uğradı. Manet, model olarak kullandığı kendisi gibi sanatçı dostu Victorine Meurent’i, dönemin alışılageldik nü’lerindeki idealize edilmiş insan bedeninden farklı olarak, son derece sıradan bir biçimde tasvir etmişti. Resmedilen yalnızca çıplak bir kadın, hatta belki bir fahişe olabileceği için, Manet’nin eseri fazla gerçekçi bulundu ve pornografik yakıştırması yapıldı.
Olympia, Édouard Manet, 1863, Musée d’Orsay, Paris











