🎥🎬
Batu bizde karantinadayken, "Bir tane film vardı. Böyle trende geçiyordu. İsmi de 'Tünel'di. Çok güzeldi, hadi izleyelim." dedi. Filmi aradık taradık meğerse ismi Tünel değilmiş. İzledikten sonra "ilk izlediğimde daha güzel gelmişti." diye yorumladığı mantık hataları olsa da kıyamet sonrasına farklı bir bakış açısı sunan film
Snowpiercer
2013 yapımı bir bilimkurgu filmidir. İçerisinde çokça distopya mevcuttur. Fransızların Le Transperceneige isimli çizgi romanından uyarlanmıştır.
Konusuna gelirsek, küresel ısınma nedeniyle Dünya'da iklim değişiklikleri meydana gelir. İnsanların akıllarına harika bir fikir gelir. (her zaman ki gibi🙄) Derler ki zekiler, "laa ogliiimmm, biz bu küresel ısınmaya savaş açah. Kimyasallarla saldırak da kurtulak." Böylece atmosfere küresel ısınmayı durduracak kimyasallar salgılarlar. Isınmayı durdurmak açısından başarılı olurlar ama ve lakin soğuma öyle boyutlara ulaşır ki dışarıda her hangi bir insan kişisinin canlı kalması mümkün olmaz.
Nasıl oluyorsa bir tren aşığı insanın aklına çoh da zekice 🙄 bir fikir! gelir. "Yav benim tüm dünyayı tek bir demiryoluyla dolaşan trenim var. Tren dünyayı 365 günde tamamlıyor. Tren çalıştığı süre boyunca içindekilerin donması mümkün değil (nasıl oluyorsa o???) Haydi gelin." diyor.
Bu muhabbetler 2014 yılında geçerken film 2031 yılında başlıyor. Trende yaklaşık bin insan var. Bu hikaye trenin en arka vagonundaki dışlanmış, fakir insanların, diğer vagonlardaki özellikle en ön vagondaki trenin sahibine karşı yapılan baş kaldırıyı anlatıyor. İsyan ilerledikçe farklı farklı diğer vagonları görüyorsunuz. Ben kendi açımdan görsel olarak sevdim filmi. Görüntüler, vagon değiştikçe renklerin de değişimi hoşuma gitti fakat çok fazla mantık hatası var. Yine de 'ay layk dis muvi may fırends'
Bir kere izlerken sıkılmadım. Trenin akıp gidişi gibi film de akıp gitti. Kesinlikle daha güzel filmler var ama ben çirkin severim. Teşekkürler!












