Savaş sanatları denildiği zaman kitle iletişim araçları ve popüler kültürün hatırı sayılır etkisi ile birlikte akla hep Uzak Asya ülkeleri gelir. Oysa savaş sanatları insan doğası ile doğrudan ilintilidir. Tıpkı beslenme barınma ve benzeş gereksinimlerimiz gibi güvenlikte insanoğlu için olmazsa olmaz ihtiyaçlar arasındadır. Bu gereksinim insanlık tarihinin geçmiş dönemlerine nazaran bugün azalmış gibi görülse de (bazı kişiler tarafından) aslında aynı şekilde devam etmektedir. Değişen insanın çözüm için geliştirdiği formdan başka bir şey değildir. Hatta mertlikten namertliğe doğru bir yolda katedilmiştir(başka bir bakış açısı ile…).
Bu güvenlik gereksinimine bağlı olarak her toplumda, kültürde, hatta farklı bireyler arasında geliştirilmiş stiller vardır. Bu stillerin bazıları özgün iken bazıları derleme ya da uyarlama niteliği taşır.
Savaş sanatlarını sadece ihtiyaç ve çözüm paralelinde değerlendirmek elbette eksik olacaktır. Çünkü savaşçı ruh doğuştan bazı insanların içinde yer alır. Bu fıtrattaki insanlara tarihin sayfaları arasında rastlamak mümkündür. Tarih sahnesinde büyük değişiklik yaratan bazı savaşçıların hasımlarının aksine askeri birikim açısından daha yoksun olduğu yorumları yapılabilir. Ancak doğalarından gelen irdeleme dürtüsü alışılagelmişin dışında bir hakimiyet elde etmelerini sağlamıştır. Bir örnekle pekiştirmek gerekirse son derece eğitimli ve donanımlı Alman ordularını Stalingrad'da mağlup eden general bir çiftçinin oğluydu. Bu durumun doktrinleri gereği üstünlüklerine vurgu yapan bir askeri oluşum üzerinde sadece fiziki değil psikolojik açıdan da bir yıkım yarattığı kesin…
Bu savaşçı doğa güvenlik gereksinimleri realitesi ile bir araya geldiğinde ortaya çıkan sistemlerdir savaş sanatları ve sanıldığının aksine insanlık tarihinin başından bu güne farklı formlarda hep var olmuşlardır. Uzak Asya sanatları gibi yanlış bir ezbere dayanan anlayışı kırmak adına sizlerle yukarıda Kampfringen isimli Avrupa kökenli savaş sanatının tekniklerini içeren bir video paylaştım. Bu örnekleri sayıca arttırmak oldukça kolaydır. Neyse fikir ve analizlerle sizi fazla yormadan videonun konusu olan sanata geçeyim.
Kampfringen orjin olarak Kutsal Roma German imparatorluğuna dayanan orta çağa ait bir mücadele sistemidir. Savaş alanına uygun boğuşma, yere atma ve zapt etme tekniklerin içerir. Zapt etme diye tabir ettiğim hareketler arasında eklem kilitleri de mevcuttur. Silahsız uygulamaların yanı sıra kılıç, kama ve benzeri enstrümanlarla beraberde icra edilebilmektedir. Bu sistem bugünde Avrupa'da özellikle de bu mirasın sahipçisi olarak Almanya'da tutkunları tarafından çalışılmakta, tarihi eskrim eğitimi veren okullarda bütünleşik bir eğitim programının parçası olarak da öğrencilere aktarılmaktadır. Bazı eğitmenler var olan teknikleri bugünkü sokak şartlarına uyarlayarak ve tarihi sosa bulanmış bir self defence anlayışını hakim kılmaya başlamışlardır. Yani diyeceğim o ki bu gün dahi Avrupa sokaklarında gezen şövalye ruhlu kişilere rastlamak mümkündür. :)