Gaziantep

seen from Australia
seen from Australia
seen from Australia
seen from Australia
seen from Australia

seen from Australia

seen from Australia

seen from Italy
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Canada

seen from Italy

seen from Italy

seen from United States

seen from Philippines
seen from China
seen from Ukraine

seen from Germany
Gaziantep

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
Çok büyük acılar gördüm, bizzat da yaşadım. 19 yaşındayım hiçbir zaman insanların içinde sesli bir şekilde ağlamadım kendimi kahrederek, mahvederek... ağlayasım varsa da tuttum hep. Ya da bu şekilde ağlamaya değecek bir derdim olmadı hiç. Olsa da ağlamadım. Ta ki depremde arkadaşımın annesi ve yeğeninin birbirine sarılı bir şekilde enkazdan cesetlerinin çıktığını duyana dek... Bu dünyada bir çok derde, acıya, çileye göğüs germiş bir kadın ve henüz belki 4 yaşında bile olmayan dünyalar tatlısı bir kız çocuğu... ablası da ölmüş üstelik... yatağından kalkamadan... Nasıl öldüğünü anlatamicam benim de içim almıyor henüz. Arkadaşım enkazdan sağ çıkıyor. Ben iyiyim annemi kurtarın diyor. Annesi geliyor aklına. Sevinemiyorum bile enkazdan sağ kurtulmasına. Deli gibi ağlıyorum. Bağıra bağıra... içli içli... atlatamıyorum kabullenemiyorum... sürekli dua ediyorum arkadasim kurtulsun diye sürekli haber bekliyorum birisi gelip diyor ki başın sağolsun... Hayır diyorum çünkü inanmak istemiyorum. Kabullenemiyorum başta. İnanmıyorum. İki gün önce tam bir ay oldu vefatına yavaş yavaş kabulleniyorum. O hengamede tam hatırlayamıyorum birisi hala inanamadığımı söylediğimde şey demişti "buluşmak isteyip de buluşamayıp, görüşemediğinizde anlayacaksınız öldüğünü" ben onların cenazesinde ağlayamadım. Gözümden bir damla yaş gelmedi. Küçük çocuğun annesi yaşıyor bu arada. Depremden etkilenmemiş başka yerdeymiş. Hayatımda gördüğüm en yaşayan ölüydü... nasıl anlatırım bilemiyorum. Annesi iki kardeşi ve dünyalar tatlısı kızı ölmüş. Bir babası var hayırsız cenazeye bile gelmedi. Kızlarının, eski eşinin lan hepsini geç torununun cenazesi... lan öldüler lan... KABULLENEMİYORUM... Çok kötüydü haliyle o kız. Annesini yeğenini ablasını gömmüşler arkadaşımı gömerlerken yetiştim. Tahta diziyorlardı henüz mezara yeni indirmişler. Yine ağlayamadım. Toparlayamadım sonra. Hep aklıma geldi onun gömülüşü... hızlı hızlı... alelacele... ertesi gün gittik mezarına. En sık dinlediği ve herkese zorla dinlettiği şarkıyı açtı bir arkadaş. Dertleştik, ağladık, güldük, kızdık... bugün ortak bir arkadaşımız anlattı hisli bir arkadaş kendisi ölmeden önce de rüyasında gördüğünü idda ediyor. rüyasına girmiş yine. Cenazeme kimler geldi demiş. Hatırladığı kadarını anlatmış. O geldi mi demiş. (Sevdiği) aslında gelmişti hatta ağlamıştı mezarının başında ama bizim arkadaş görmemiş. Gelmedi demiş. Ağlamış rahmetli. İçime oturdu bu rüya. Çünkü rüya değildi. O gelmişti. Ciddi ciddi merak edip sormuştu cenazeme kimler geldi diye. Bugün öğrendim bu rüyayı. Ağırlığı ve hüznü kalkmıyor üzerimden. Ağlayamıyorum. Velhasıl kelam hayat kısa. Sevin sevilin, üzmeyin kırmayın ve mümkünse hissederek yaşayın hayatınızın her anını. Herkesin gelip geçici olduğunu da unutmayın. Bunların hepsinin birer imtihan olduğunu da unutmayın, sağlıcakla kalın...