Hitâb; Muhattaba seçilmiş kıymettir...
seen from Colombia
seen from Japan
seen from Japan

seen from Japan

seen from Japan

seen from Japan

seen from Singapore

seen from Thailand
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Thailand
seen from Palestinian Territories

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from India
seen from United Kingdom
Hitâb; Muhattaba seçilmiş kıymettir...

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
1405. Hz.Fedale ibni Ubeyd (R.A.) şöyle demiştir: Rasûlullah# (S.A.V.) namazında Allah'a hamdetmeden Rasulüne salevat getirmeden #dua eden bir adamı işitti de bunun üzerine: "Bu #adam #acele etti" buyurdu. Sonra o adamı çağırdı, ona veya #başka birisine #hitab ederek şöyle buyurdu: "Biriniz dua edeceği #zaman önce Allah-u Teâla’ya hamdetsin, sonra #peygamber (S.A.V.)'e salat-u selam getirsin, daha sonra da dilediği duayı yapsın." (Ebu Davud, Vitir, 23) #islam #hadis #hzmuhammed #hzmuhammedsav #buhari #muslim #peygamber #peygamberefendimiz #peygamberimiz #allahummashollialasayyidinamuhammadwaalaalisayyidinamuhammad #allahummesallialaseyyidinamuhammedinvealaaliseyyidinamuhammed #muhammed #mustafa #salevat #duanasılyapılır #Allah #hamd #elhamdülillah #elhamdulillah #tesbih https://www.instagram.com/p/Chqv6f2D1jE/?igshid=NGJjMDIxMWI=
Fotoğraf çekinmek de sınava dahil mi hocam!! 😰🔫 #trenckot #design #vsco #vscogram #Fasihon #tesettürgiyim #hitab #Kombin #manto #kore #tarz #kış #kar #Sonbahar #kıyafet #kaban #kaşekaban #kışlık #moda
Ramazan ayı Mevla’nın zatının özel bir tecellisi olduğu akıldan çıkarılmamalıdır (162.Mektub)
İmamı Rabbani Hz. bu mektubu Hace Muhammed Sıddık’a hitaben yazmıştır.
Bu mektupta Ramazan ayının üstünlükleri ve Ramazan ayının Kur’an-ı Kerimle ilgisinden ve bununla ilgili konulardan bahsedilmektedir. O yüce zatın ismi ile zati durumlardan olan zati olgunluklar ve sıfati halleri içine aldığı önceden geçmiştir.
Mübarek Ramazan ayı bütün hayır ve bereketleri içine almıştır. Her hayır ve berekette yüce zattan gelen feyiz ve durumların sonucudur.
Ortaya çıkan her kötülüğün kaynağı da o olayın kendisi ve o olayı isteyen sıfatlardır.
“Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Sana gelen her fenalıkta kendindendir” (Nisa :79)Ayeti celilesi bu konuyu anlatan kesin bir hükümdür.
Bu ayın bütün hayır ve bereketleri sözün başında anlatılan zati olgunlukların bir sonucudur. Kur’an-ı Kerim ise her şeyi içeren bir hakikatın meyvesidir.
Yukarıda anlatılanlar gereğince Kur’an-ı Kerim bütün olgunlukları içermesi bu ay ise o olgunlukların sonucu ve meyvesi olan bütün hayırları içermesi bakımından aralarında tam bir uygunluk vardır.
Anlatılan bu uygunluk Kur’an-ı Kerim’in bu ayda inmesine sebep olmuştur.
Allah-ü Teala “(O sayılı günler ) Ramazan ayıdır ki, Kur’an onda (ki Kadir gecesinde lemhi mahfuzdan dünya semasına) indirilmiştir.” (Bakara:185) buyurmuştur. Kadir Geceside bu ayda olup bu ayı hülasası ve özüdür. Ramazan ayı da bu öz yerinde kabul o Bir kimsenin üzerinden bu Ramazan ayı geçer de kendisi de bir gönül birliği bulursa o kimse bu ayın hayır ve bereketlerinden nasiplenmiş olur. Bütün sene boyunca gönül birliği içinde kalmaya muvaffak olur. Oradaki hayır ve bereketlere erişmiş olur.
Allahu Teala bizleri bu mübarek ayda hayır ve bereketlere ermeye muvaffak eylesin. Bizlere en büyük nasibi versin.
Efendimiz (s.a.v.) “Biriniz orucunu açacağı zaman hurma ile orucunu açsın. Çünkü hurma berekettir.” buyurmuştur.
Resulullah Efendimizin kendisi de orucunu hurma ile açmıştır. Hurmanın bereket oluşu aynı insan gibi içine almak unvanı ile yaratılması, insan gibi en güzel kılınmasındandır.
Bu özelliğinden dolayı Efendimiz (S.A.V) hurma ağacına
“Hurma ağacı insanoğlunun amcası veya halasıdır” diye isim vermiştir.
Bu hadisi “Amcanız veya halanız olan hurma ağacına hürmet ediniz. Çünkü hurma Adem (A.S)’ın artan çamurundan yaratılmıştır.”şeklinde açıklamıştır.
Ayrıca hurmaya “bereket” ismi vermesinin sebebi anlatılan kapsayıcı olmak bakımındandır.
Hurma ile iftar eden kimse kendisinden bir parça olduğundan kendisiyle iftar etmiş sayılacaktır. Bu parça olmak yönüyle o hurmanın kapsayıcı olmak manası taşıyan hakikati de iftar edenin hakikatinden bir parça olur. Onu yiyen de bu itibarla hurmanın hakikatine sokulmuş olan sonsuz hakikatleri içermektedir.
Anlatılan mana ile onun yenmesi ile mutlaka her zaman meydana gelse de iftar zamanı şehvetlerden ve geçici dünya lezzetlerinden temizlenmiş olduğundan tesiri daha fazla olur. Bu mananın o kişi de ortaya çıkması tam ve olgunluk üzere olur.
Ayrıca Resulullah Efendimiz’in “İnsanın hurma ile sahur yemeği ne kadar güzel olur.” buyurmasındaki mana mümkündür. Hurma o kişinin gıdaları arasında bulunsun ve yiyenden bir parça haline gelsin. Hakikatini tamamlasın. Eksik kalan gıdasını tamamlasın, demektir. Yoksa yenen şeyin hepsinin hurma olması demek değildir.
İnsan oruçluyken hurma yiyemeyeceğinden analatılan mana meydana gelemeyeceğinden sahurda yenmesi boş kalan manayı tamamlamak için teşvik edildi.
Hurmanın yenmesindeki bir başka fayda da yenen bütün şeylerin onun özünde bulunması ve kapsayıcı özelliği itibariyle bereketinin iftar vaktine kadar devam etmesidir.
Hurmanın anlatıldığı şekilde faydalı bir gıda olma durumu ise ancak şer’i yoldan alınması gerçekleşirse ve şer’i sınırlar azıcık bile aşılmazsa olur.
Aynı şekilde bu faydanın hakikati de yiyen kimsenin görünüşü aşıp manaya ve hakikate ermesiyle olur. O kimsenin zahirden geçip batınla rahatlaması gerekir. Durum böyle olunca yenen şeyin zahiri o kimsenin zahirine yardımcı olur. O gıdanın batını da yiyen kimsenin batınını olgunluğa erdirir. Aksi halde o yenen şeyin yardımı ancak zahiri duruma kısılır yiyen de aynı kısıklık içinde kalır.
Sahurda ağır davranılmasında iftarda acele edilmesindeki inceliğe gelince bu da yiyen için tam gıda almasını sağlamaktır.
Bir şiir:
Yediğini cevher etmeyi bilmelisin,
Bundan sonra istediğini yemelisin.
BU MEKTUPTAN ALABİLECEĞİMİZ DERSLER:
1-) Ramazan ayı Mevla’nın zatının özel bir tecellisi olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.
2-) Ramazan ayı ile Kur’an-ı Kerim arasında ilgi olduğundan bu ayda Kur’an-ı Kerim okumaya özen göstermeliyiz. Okuma bilmeyenlerimiz için Ramazan’ı fırsat bilip okumayı öğrenmeliyiz.
3-) Bu ayda kalbimizi Mevla’nın özel kullarıyla bağlamaya çalışarak bir sene boyu o bağlantıyı devam ettirme fırsatını yakalayabiliriz.
4-) Orucumuzu özellikle hurma ile açmaya gayret göstermeliyiz.
Mevla Teala cümlemizi Ramazan ayı ve Kur’an-ı Kerim’in şefaatına erişip şikayetinden emin eylesin.
Siz değerli okuyucularımızın, kıymetli gönül dostlarımızın, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan ayını tebrik eder, Ortadoğu’da akan Müslüman kanının bir an evvel durmasını Yüce Mevla’mızdan niyaz ederim.
İsmailağa Cemaati Kardeşlik Sitesi Ramazan ayı Mevla’nın zatının özel bir tecellisi olduğu akıldan çıkarılmamalıdır (162.Mektub)
Kalple yapılan zikir, şer’i hükümlerin yerine getirilmesine yardımcıdır (275. Mektup)
İmam-ı Rabbani Hazretleri bu mektubu, Molla Ahmet Berki’ye hitaben yazmıştır.
Bu mektupta, bazı sorulara cevap, şer’i ilimleri öğrenip, fıkhı ilimleri yaymaya teşvik etmek ve bununla ilgili bazı konular açıklanmaktadır. Allah’a hamd, Allah’ın Resulüne salat-ü selam olsun. Sizlere de dualar ettiğimi bildiririm. Hasan Efendi ve başka bir zat ile gönderilen iki mektup ulaştı. Çok ferahlık getirdiler. O mektuplardan birinde, Hace Üveys’in hallerini açıklıyorsun. Diğerinde kendi kabulünü soruyorsun.
Bu sırada senin haline teveccüh ettiğimde, o taraftakilerin senin tarafına koşup sana sığındıklarını gördüm. Böylece senin tarafına koşup sana sığındıklarını, sana bağlandıklarını gördüm. Böylece senin o makamın merkezi olup o insanların sana bağlandığını anladım. Bu nimeti ihsan eden Allah’a hamdü senalar olsun.
Bu şekilde muamelenin şek ve şüphe ihtimali bulunan olaylardan (rüya gibi şeylerden) olduğunu zannetmeyesin. Bu halleri gözle görülüp hissedilen olaylardan sanmalısın. Bu nimeti elde etmenin yolu, cehalet ve bidatin yerleştiği yerlerde şer’i ilimleri öğretip, fıkhi ilimleri yaymakla mümkündür. Bu ihlas ise Mevla’nın sana özel bir lütfüdür.
Mana yukarıda anlatılan gibi olunca, size düşen hükümleri yaymaktır. Zira işin özü, yükselmenin dayanağı, kurtuluşun reçetesi budur. Himmet kuşağını kuşanmalısın. Alimler arasına girip iyiliği emredip, kötülükten alıkoymak vazifesini yaparak insanları Mevla’nın hak yoluna çekmeye gayret gösteresiniz. Allah-ü Teala şöyle buyurdu: “Doğrusu bu anlatılanlar birer öğüttür. Dileyen kimse Rabbine doğru giden bir yol tutar.” (Müzzemmil-19)
Sizin izinli bulunduğunuz kalple yapılan zikirde, şer’i hükümlerin yerine getirilmesini kuvvetlendirir. Nefsi emmarenin inadını söküp atar. Bu Tarikat-ı Aliyye’nin yürütülmesi de gereklidir. Kendi halin ve arkadaşlarının haline bilgi sahibi olmadığın için üzülme. Ve bu hali sende bir şey oluşmadığına delil sayma. Arkadaşlarının halleri, senin olgunluklarının aynası olarak yeterlidir. Arkadaşlarında ortaya çıkan senin hallerindir. Ancak yansıma yolu ile onlar ortaya çıkmıştır.
Hasan Efendi, sana verilen nimetin temelinden biridir. Davranışlarında sana yardımcıdır. Eğer Maveraünnehir veya Hint memleketlerine bir yolculuk düşünürsen senin yerine vekil olarak Hasan Efendi vardır. Onun hakkında teveccüh ve iltifata önem vermelisin. Acilen gerekli sayılan dini ilimleri öğrenip tamamlaması için tam bir gayret gösteriniz.
Onunda Hindistan tarafına hem kendisi için hem de sizin için bir kazanç olur. Allah-ü Teala size ve bize İslam şeriatı üzerine istikamet nasip eylesin. Mektupta arkadaşlarından birinde, altı ay kadar bir süre için manen bir yükseliş oldu. Kendisine, gaybet (kaybolma) ve şuursuzluk halinde görülen güzel ruhlar çeşidinden şeyleri şu andaki ayık halinde de görüldüğünü yazmışsınız..
Ey Evlat! Bu görüşte yükselme için bir delil yoktur. İster şuurlu olsun, isterse şuursuz olsun bu yolda birinci basamak: “Mevla’dan başkasını asla görmemektir. O’nun zatından başkası kesin olarak aklında kalmamalıdır.” Fakat bu, “eşyayı Mevla’nın başkası olarak göstermeyecek ve onları Mevla’nın başkası adıyla bilmeyeceksin demek değildir.”
Zira böyle bir şey ayniyle çoğu görmek olur. Elbette Mevla’dan başkasını görmemeli, asla O’ndan başkasını hissetmemelidir. Bu hale “fena” denir. Bu tarikatın ilk derecelerinden biri sayılır. Bundan sonrasını savrulan ağaç yaprakları say.
Bir şiir:
O kimse ki, bulmaz fena Mevla’sının sevgisinde,
Nasipsizdir o kişi yüceliğinin içinde.
Bugünlerde yazılan mektuplar, pek değerli şeylerdir. O mektuplara çok faydalı şeyler yazılmıştır. Hasan Efendi onların suretini beraberinde getirdi. Olgun bir kafayla o mektupları okumak gerekir. Merhume validemiz için dua istemişsiniz. Kabul edip yaptık. Bu taraftakilerin hallerini Hasan Efendi ayrıntısıyla anlatacaktır. Hidayete tabi olup, Hz. Peygambere tabi olanlara selam olsun. Fakir ve evlatları hüsnü hatime için dua isterler. Vesselam…
BU MEKTUPTAN ALABİLECEGİMİZ DERSLER:
1-) Manevi dereceleri elde etmenin yolu şer’i hükümleri öğretip, fıkhi hükümleri yaymak ve Allah dostlarına muhabbet ve samimiyetle bağlılıktır.
2-) Dünya ve ahirette kurtuluş, gücü nispetinde dini ilimleri öğretip şer’i hükümleri yaymaktadır.
3-) Kalple yapılan zikir, şer’i hükümlerin yerine getirilmesine yardımcıdır.
4-) İnsan tarikata çalışırken kendisinde yükselme olmamasına üzülmeyip çalışmaya devam etmelidir.
5-) Tarikatın birinci basamağı olan fenayı (Mevla’nın varlığında yok olma) elde etmeye çalışmalıdır. Mevla Teala bizleri kendisinde fani olan kullarından eylesin.
İsmailağa Cemaati Kardeşlik Sitesi Kalple yapılan zikir, şer’i hükümlerin yerine getirilmesine yardımcıdır (275. Mektup)

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming