seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Angola
seen from United States
seen from Kuwait
seen from United States

seen from Netherlands

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Singapore
seen from Japan
seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States

seen from Russia
seen from United States

Anya is live and ready to show you everything. Watch her strip, dance, and perform exclusive shows just for you. Interact in real-time and make your fantasies come true.
Free to watch • No registration required • HD streaming
İNSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ ve Paradigmalar
ParaSosyal Etkileşim ?İlk defa duyduğum bir etkileşim biraz araştırınca gerçekten mi dediğinizi duyar gibiyim. Parasosyal etkileşime göre kimi zaman bilgisayarlara insanlar gibi davranıyoruz, kimi zamanda bilgisayarlara bir insan gibi görüp onlardan insanlar gibi yanıt almaya çalışıyoruz. Yukarıdaki örnek videolarda göreceksiniz. Kişiler bilgisayardan yanıt alamadığında aslında olumsuz bir yanıt alıyor fakat bunu bir insan gibi sonuç vermesini bekliyoruz. Örnek verecek olursak bir insan kızdığında kaşını çatar mimiklerini değiştirir. Bilgisayarlardan da bunları alamadığımız için o sonuçları yaşıyoruz.Etkileşim ile ilgili olarak size Donald Norman Modelinden bahsetmek istiyorum. Bu modeli en etkili model olarak kabul edilmekte. Bazı arayüzlerin kullanıcılara neden sorun oluşturduğunu göstermek amacıyla kullanılmakta. Model, kullanıcıların arayüz ile ilgili görüşlerine odaklanmaktadır. Bunu gündelik hayattan örnek verirsek çerez yerken bile bazı çerezleri yemek zordur özellikle kabuklu çerezler çünkü yemesi zordur ve en son kabuklu yiyecekleri yeriz. Bunu arayüzler içinde düşünebiliriz eğer arayüzler kullanmak zor olmasa ve kullanıcıya zorluk çıkarmaz ise daha kullanışlı olsa etkileşim oranımızı arttırabiliriz. Uygulamalar ile kullanıcıların hedefleri arasındaki fark yani uzaklık. Bu uzaklığı ne kadar azaltırsak o kadar iyidir bunu da arayüzle bu uzaklığı azaltmayı amaçlamaktır. Aynı zamanda kullanıcıların beklentisi ve sistemlerin fiziksel sunumu arasındaki uzaklıktır. Eğer kullanıcı sunumu kendi hedefi açısından kolayca değerlendirebiliyorsa bu boşluk küçüktür diyebiliriz.Bunun gibi durumların önüne geçebilmek için kullanıcılara düzgün geri dönüşler, anlamlı hatalar verip kullanıcıyı doğru yönlendirip, , kullanıcı ile hedefleri arasındaki boşlukları aza indirmek, kullanıcıların hareketlerinin tahmin edilebilir olmasını sağlamak gibi şeyler yapabiliriz. Etkileşim çerçevesinde 4 ana unsur vardır. Yapmak istediklerimiz Giriş birimine bildirerek, giriş birimi sistemin anlayacağı dile çevirerek işlem gerçekleşir ve çıkıl birimine iletir çıkış birimi de kullanıcıya iletir.Hayatın her alanında var etkileşim oturduğumuz sandalyeden karıştırdığımız çay kaşığına kadar, durum böyle olunca sadece etkileşimle ilgili olarak bir ton ürünle karsı karşıyayız sonuçta aynı işlevi görse de tasarımları değişerek kullanmaya devam ediyoruz.
Hiç düşündünüz mü?
Analog saatlerin hepsinin değerinin aynı olduğunu, google’de “analog saatler “ olarak arattığınızda çoğu saatin 10:10 geçiyor şeklinde göreceksiniz. Çok ilginç ama aslında burada “V” yani onay işaretini göreceksiniz. Burada bile gizli bir etkileşim var.
İnsan Bilgisayar Etkileşimi Nedir ?
Kullanıcı ve sistem arasındaki iletişimimiz kurmasını sağlayan durumdur. Yani bir nesne ile kurduğumuz bağlantı. Etkileşim iyi yönlüde kötü yönlüde olabilir. Kullandığımız araçlar ihtiyaçlarımıza yanıt vermediğinde ya da beklediğimiz yanıtı alamadığımızda aşağıdaki gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz :)
Etkileşim ile ilgili olarak size Donald Norman Modelinden bahsetmek istiyorum. Bu modeli en etkili model olarak kabul edilmekte. Bazı arayüzlerin kullanıcılara neden sorun oluşturduğunu göstermek amacıyla kullanılmakta. Model, kullanıcıların arayüz ile ilgili görüşlerine odaklanmaktadır. Bunu gündelik hayattan örnek verirsek çerez yerken bile bazı çerezleri yemek zordur özellikle kabuklu çerezler çünkü yemesi zordur ve en son kabuklu yiyecekleri yeriz. Bunu arayüzler içinde düşünebiliriz eğer arayüzler kullanmak zor olmasa ve kullanıcıya zorluk çıkarmaz ise daha kullanışlı olsa etkileşim oranımızı arttırabiliriz.
Uygulamalar ile kullanıcıların hedefleri arasındaki fark yani uzaklık. Bu uzaklığı ne kadar azaltırsak o kadar iyidir bunu da arayüzle bu uzaklığı azaltmayı amaçlamaktır. Aynı zamanda kullanıcıların beklentisi ve sistemlerin fiziksel sunumu arasındaki uzaklıktır. Eğer kullanıcı sunumu kendi hedefi açısından kolayca değerlendirebiliyorsa bu boşluk küçüktür diyebiliriz.
Bunun gibi durumların önüne geçebilmek için kullanıcılara düzgün geri dönüşler, anlamlı hatalar verip kullanıcıyı doğru yönlendirip, , kullanıcı ile hedefleri arasındaki boşlukları aza indirmek, kullanıcıların hareketlerinin tahmin edilebilir olmasını sağlamak gibi şeyler yapabiliriz. Etkileşim çerçevesinde 4 ana unsur vardır. Yapmak istediklerimiz Giriş birimine bildirerek, giriş birimi sistemin anlayacağı dile çevirerek işlem gerçekleşir ve çıkıl birimine iletir çıkış birimi de kullanıcıya iletir.
ParaSosyal Etkileşim ?
İlk defa duyduğum bir etkileşim biraz araştırınca gerçekten mi dediğinizi duyar gibiyim. Parasosyal etkileşime göre kimi zaman bilgisayarlara insanlar gibi davranıyoruz, kimi zamanda bilgisayarlara bir insan gibi görüp onlardan insanlar gibi yanıt almaya çalışıyoruz. Yukarıdaki örnek videolarda göreceksiniz. Kişiler bilgisayardan yanıt alamadığında aslında olumsuz bir yanıt alıyor fakat bunu bir insan gibi sonuç vermesini bekliyoruz. Örnek verecek olursak bir insan kızdığında kaşını çatar mimiklerini değiştirir. Bilgisayarlardan da bunları alamadığımız için o sonuçları yaşıyoruz.
#art #etkilesim #etkileyici
Tasarıma Küçük Dokunuşlar
Yaşadığımız dünyada teknolojinin hayatımızda ki etkisi çığ gibi büyümektedir. Bu çığ artık okullarımıza da düşmüş, öğrencilere doğru bilgiye ulaşmanın yollarının öğretilmesi ve öğrenmeyi geleneksel sınıfların dışına taşımak günümüz eğitiminin gayeleri arasında yer almaya başlamıştır.
İnternet ve Web’in gelişmesiyle birlikte artan bilgi paylaşımına bağlı olarak, bilgiye erişim yolları da artmıştır. Dolayısıyla insanlar öğrenme, öğrendiklerini pekiştirme, tartışma gruplarına dahil olma vb. bir çok öğrenme aktivitesini artık web sayfaları üzerinden yapabilir hale gelmiştir. Bununla birlikte bilgisayarlar, tabletler ve mobil cihazlar için bir çok eğitsel uygulama geliştirilmekte ve kullanıcıların beğenilerine sunulmaktadır.
Geliştirilen uygulamaların ve web tasarımlarının bazıları hedef kitlesine akıcı ve canlı kullanıcı deneyimleri yaşatabilirken, bazıları ise ne yazık ki kullanıcıların ilgisini çekmeyi başaramamaktadır. Peki bunun nedenini hiç düşündünüz mü?
Neden içeriği ve ara yüzü gayet iyi hazırlanmış olmasına rağmen insanlar bu uygulamaları yahut web sayfalarını kullanmayı tercih etmiyorlar?
Bilişim sistemlerini tasarlayan kişiler, o sistemi kullanacak hedef kitlenin bilişsel yetenekleri ve sınırlılıkları hakkında fikir sahibi olmak zorundadırlar. Aksi durumda ortaya çıkan ürünlerin kullanımının zor olması kaçınılmaz olacaktır. Bunun yanında insanların bu ortamları kullanırken neler hissettiklerinin de önemi olsa gerek değil mi? Uygulamanızla aynı dili konuşamadığınızı bir düşünsenize, her ziyaret ettiğinizde sanki ilk defa karşılaşıyormuşçasına zorlandığınız, zaman zaman içinde kaybolduğunuz, bir türlü alışamadığınız yada sizin değerlerinize aykırı olan şeylerle donatıldığını…
Bakalım tüm bunların çözümü hangi sihirli kelimede gizli ?
“ETKİLEŞİM” kavramını eminim defalarca duymuşsunuzdur? En kaba haliyle, kullanıcıların yapmak istediklerini bir giriş birimi ile sisteme bildirmeleri ve sistemin anlayacağı dile çevrilen bu isteklerin, işlendikten sonra çıkış biriminde tekrar kullanıcının anlayacağı bir dile çevrilerek geri döndürülmesi unsurlarını kapsar. Bu kavram, İnsan Bilgisayar Etkileşimi uzmanlık alanında karşımıza “Etkileşim Tasarımı” olarak çıkmaktadır.
Etkileşim tasarımı, ara yüzlerin nasıl davrandığıyla değil, teknolojinin insan davranışına nasıl adapte olduğuyla ilgilenir.
İyi de nasıl yapılacak bu etkileşim tasarımı ?
Etkileşimli bir tasarım yapabilmek için çoklu kullanıcı deneyimi disiplinleri hakkında bilgi sahibi olmak gerekmektedir. Çünkü birçok objenin birleşimi olan yeni sistemimizin hem kullanışlı hem de öğrenilebilir olması kolay değildir. Bu yüzden kullanıcı ara yüzü ve kullanıcı deneyimi kavramlarından bahsetmekte fayda vardır.
Etkileşim öğelerinin kullanıcıya yansıyan kısmı olan User Interface(UI) dediğimiz ara yüz, kullanıcıların sistemde rahat dolanmalarını ve kalmalarını sağlayan önemli bir unsurken, tasarımın nasıl göründüğü(UI)’nden çok nasıl hissettirdiği ile de User Experience(UX) ilgilenir. UX’in amacı, yapılacak olan işlemi basit, sorunsuz ve kolay bir şekilde yaptırmak ve kullanıcıya iyi bir deneyim yaşatmaktır. Kullanıcıya iyi bir deneyim yaşatabilmek içinse, onun bilişsel yeteneklerinin farkında olmak, teknoloji kullanım alışkanlıkları ve teknoloji kullanımını etkileyen faktörleri iyi analiz etmek, insanın etkileşim yeteneklerinin farkında olmak, insan ihtiyaçlarının teknik bir dille nasıl ifade edilebileceği üzerine kafa yormak ve kullanılabilir teknolojilerin nasıl tasarlanacağı hakkında bilgi sahibi olmak gerekmektedir.
Etkileşim tasarımı için bu soruları cevapladıktan sonra, ara yüzün insan performansını nasıl artırdığı ya da azalttığı, etkileşim ortamındaki tasarımının nasıl olacağı ve düzenleneceği konularının yanında insan psikolojisini de göz önünde bulundurarak işlevsel, sıralı ve kolay erişilebilir sistemler tasarlamanın yolları aranmalıdır. Gelin şimdide tüm bunları içinde barındıran “Ergonomi” den biraz bahsedelim.
Ergonomi, etkileşimin fiziksel faktörü olan insanı temsil eder.
Ara yüzümüzdeki kontrollerin gruplandırılmasından boyutlarına, sistemin kim tarafından ve nerede kullanılacağından kullanacak olan kişinin fiziksel boyutlarına, ortamın sıcaklığından seslendirmelere, kullanılan renklerin kontrastlıklarından renklerin kültürümüzdeki yerine kadar tabiri caizse bir çok ince ayarı içinde barındıran ergonomi etkileşimin kalitesi için önemli bir belirleyicidir.
Bahsedilen tüm bu kavramlar incelendiğinde hepsinin tek bir amacının olduğu açıkça görülmektedir. “Akıcı ve canlı kullanıcı deneyimleri yaşatmak” Bunun ilk adımı da insanları ve sistemi iyi tanımaktan geçiyor.
NOT: Etkileşim tasarımının temel özelliklerini incelemek için Etkileşim Tasarımı Vakfı’nın web sayfasında yer alan, İnsan Bilgisayar Etkileşimi Ansiklopedisi’nde ki Jonas Lowgren tarafından yazılan “Etkileşim Tasarımı” yazısına göz atmanızı tavsiye ederim(https://www.interaction-design.org/literature/book/the-encyclopedia-of-human-computer-interaction-2nd-ed/interaction-design-brief-intro).
KAYNAKLAR
https://www.interaction-design.org/
https://www.interaction-design.org/literature/book/the-encyclopedia-of-human-computer-interaction-2nd-ed/interaction-design-brief-intro
http://1mm.com.tr/blog/6-baslikta-tasarimda-etkilesimin-temel-ilkeleri
http://tasarlamag.com/ui-ve-ux-nedir/