‘’Bayanlar, bu küçük üssü patlatmadan önce hepinizi düşük güç modunda görmek istiyorum.’’ Dedikten sonra bir anda ses kesilmişti. Derin bir nefes alarak gözlerini kapattı. Programlama seslerinden, droidlerin birbirleriyle konuşmasından oldukça bunalmıştı. Böyle bir gezegende doğru dürüst element ya da işlevsel parça bulamadığı için yaptığı kalitesiz droidler ile idare etmek zorundaydı. Evet, Darren bir tamirciydi. Oldukça iyi bir tamirci. Küçüklükten beri bunun eğitimini almıştı, cansız külüstürleri canlı birer droid haline getirerek yüz binlerce programa dayatmak ve bu sayede yalnızlığını bir nebze olsun uyuşturmayı kendine görev edinmişti. Kendini ne zaman tamir işinde görse, içinden babasına güçlü bir küfür savuruyor ve devam ediyordu. Babası, bu işin ona ileride çok kazandıracağını söyleyerek neredeyse zorlamıştı. Darren’ın yol göstericisi olmuştu. Ne yol gösterici ama... Hoth gezegeninde yapılması en zor ve getirisi en az olan meslek, Darren’a aitti. Başka kimseyi Tauntaun’un üzerinde, karların arasında materyal ararken göremezdiniz. Düşen gök taşlarına ilk o koşmaya çalışır, ancak ondan önce gelen yağmacılar her şeyi aldığı için ona değersiz, hazin şeyler kalırdı. Edindiği parçaları ise pazara götürür satardı. Bugün de pazara gidecekti. Elindeki bir kaç droidi satacaktı, tabii ki en işe yarayanları. Bu şekilde geçimini sağlıyor, bir sonraki güne para biriktiriyordu. Tabii ki babasını unutmuyordu.
Üzerini kalınca giydi, ellerine sargılarını sardı ve geniş çantasına koyduğu droidi zor bela Tauntaun’a yerleştirdikten sonra maskesini taktı ve pazarın yolunu tuttu. Yol kırk beş dakika sürmüştü, herkes bir şeyler pazarlamaya, satmaya çalışıyordu. Hurdacıya girdi ve droidin bulunduğu çantayı tezgahın üzerine koydu.
‘’Yeni yaptım, kilit açıcı, program kırıcı, el feneri ve video kayıt sistemi de var.’’