Bugün nöbetçiyim. Yarın değilim ama akşama kadar hastanede kalmam gerekiyor. Çünkü zaten az olan çömez sayısı covid nedeniyle iyice azalınca, covide yakalanmayanların cezası eksilenlerin yerine tüm yükü sırtlanmak oluyor. Sabahtan beri toplum içinde ağlamamalıyım diyerek dolanıyorum. Nasib olur da haftanın birkaç gününde akşamları evime uyumaya gidebilirsem Allahım ben çok yoruldum, uyuyayım ama uyanmayayım diye ağlayarak uyuyakalıyorum. Herkesin bir yaz gönlünce tatil yapması, sonrasında da canımız çıkmışken tüm izinlerin istifaların yasaklanıp "lütfen önlemlere uyalım yazık onlara, bak izne bile çıkamıyorlar" denilerek olayın halkın vicdanına bırakılmış olması ağrıma gidiyor. Hiçbir önemimiz yok. Sadece çarklar dönmeli. Geberiyorum desem şu işi halletmeden gebermeye iznin yok diyen bir sistemin içinde sıkışıp kaldım. Tüm bunların içinde boğulurken günde bilmemkaç tane insanla muhatap olmak, laf anlatmaya çalışmak, başımı yastığa bile koymadan olan sabahlar, gün ışığı görmeden biten günler ve asla geçmek bilmeyen baş ağrım. Çok yoruldum. Toplum içinde ağlamamalıyım. Başım çatlayacak. İşleri bitirmeden ölmek de yakışık almaz şimdi.













