23/03/2026 [20.56] - Pazartesi
Az önce dolmuştaydım. Akşam saat sekiz, mart ayı hava da haliyle soğuk. Ben pazar yerinde bindim daha kimse yoktu dolmuşta, güzel bir yer kaptım. Gittikçe doluştu her yer, en son da PTT'nin karşısındaki durak. O durakta bir sürü kişi bindi zaten dolmaya başlamış dolmuşa o kadar büyük falan bindi, en sonda bir çocuk vardı tahminen 8-9 yaşlarında yalnız. Tek o çocuk binemedi o soğukta halbuki kapı tarafındakiler kayma zahmetinde bulunsa sıkış tepiş 3-4 kişi bile binerdi daha. Ufacık çocuk ne yer kaplayacak zaten cılız bir şeydi! Çocuk baktı kapı tarafı dolu gibi, tecrübesiz yavrum hemen geri çekildi. Bir de bunları yaparken gülüyordu ama talihsizliğini belirten bir gülüşle. Sonrakini beklemek üzere geri durağa döndü ve biliyorsunuzdur muhtemelen bu saatlerde dolmuşlar yarım saatte bir geçiyor ancak. En azından bulunduğum yerde öyle yani. Daha kötüsü de ne biliyor musunuz? Şakasız bi' 20 metre kadar sonra rahatça yürüyebilecek iri yapılı bir kadın binmek istedi ve dolmuş durdu. Kapı tarafı dolu olsa da kadın ittire ittire milleti, kendine yer açtı. Zaten yer vardı sığabileceği ama onun dışarıdan görebileceği şekilde yoktu. Beni hem o küçük çocuğun binememesi ve kim bilir daha ne kadar beklemesi gerektiği hem de o çocuk binemezken o kadının binmiş olması hem sinirlendirdi hem de aşırı kırdı.















