RainMan..
Çanakkale'de gece yarısı 02.00 civarı yürüyüşe çıktım. Hava bulutlu ve hafif rüzgârlıydı. Sahil kenarına gelmiştim bile. Kimseler yoktu. Malum, o saatlerde sonbaharda kimseler olmazdı. Sahili en güzel izleyebileceğim bir banka oturdum. İçimde uzun zamandır sönmeyen ateşin külleri vardı.
Tekrar tekrar yanmaya başlıyordu. Çakmağımı çıkardım, sigara paketinden bir dal aldım. Sigaramı rüzgârdan tek seferde yakamadım. Sigara dumanını normalden daha fazla içime çekiyordum. Denizin dalga sesi, rüzgârın uğultusu eşliğinde art arda sigara içiyordum. İçimdeki yanan ateş daha da vücudumu yakmaya başlamıştı.
Sanırım 8. sigaramın yarısına gelmiştim. Sigara dumanını içime çektim ve gözlerimi kapatmıştım. İşte o an, rüzgârın sesi artarak bedenime çarpmaya başladı. Ve bir damla düştü vücuduma. Daha sonra artarak devam etti. İşte tam o an, içimde yanan ateş bir anda sönmüştü. Sanki hiç yanmamış gibiydi. Huzurla dolmuştum.
O günden sonra yağmurlara olan sevgim ve huzurum başladı. O yüzden yağmurları çok severim. O yüzden “Yağmur Adam” kullanıcı ismini kullanırım internet âleminde.
















