Sabah uyandım. Gözümü açar açmaz telefon çaldı. Saat daha yedi olmadan şantiye benden uyanmıştı. İnşaatın horozu alarm değil, "Şefim bir şey oldu..." cümlesidir.
Şantiyeye vardım. Herkes beni arıyor. Kimisi demiri soruyor, kimisi betonu, kimisi projeyi... Bir tek annem "Kahvaltı yaptın mı?" diye arıyor. O da yanlışlıkla.
Ustaların en sevdiğim cümlesi: "Şefim, küçük bir sıkıntı var." İnşaatta "küçük sıkıntı", Titanic'te "biraz su alıyoruz." demekle aynı şeydir.
Beton bekliyoruz. Beton gelmiyor. Herkes betonu bekliyor. Sanki sevgilisi "geliyorum" yazmış da son görülmesi iki saat önce.
Birisi "Şefim beş dakikaya biter." dedi. İnşaatta beş dakika diye bir zaman birimi yoktur. O, fizikçilerin hâlâ açıklayamadığı paralel evrendir.












