Bazı insanlar yalnızca şiir yazmaz; çağlarının vicdanı olurlar. Ahmet Telli de öyle bir şairdi. Kelimelerini sadece güzelliğe değil, acıya, haksızlığa ve insan onuruna da adadı. Kürt halkının yaşadığı acıları görmezden gelmedi; aksine, "Devletin oradaki cinnetini gördükçe eli kalem tutanın kalemi kırılıyor." diyerek birçok insanın söylemeye cesaret edemediği duyguları dile getirdi. Çünkü gerçek şair, yalnızca gülleri anlatan değil, kanayan yarayı da gösterebilen insandır.
Bugün aramızdan bir şair ayrıldı; ama vicdanı, dizeleri ve hakikatin yanında duran sesi yaşamaya devam edecek. Onun bıraktığı miras yalnızca şiir kitaplarında değil, adalet arayan, acıyı paylaşan ve insan kalabilen herkesin yüreğinde yaşayacak. Fikirleri herkes tarafından paylaşılmasa bile, acı karşısında susmamayı seçen tavrı unutulmayacak.
Toprağın incitmesin Ahmet Telli... Kalemin sustu belki, ama kelimelerin bu coğrafyanın hafızasında yankılanmaya devam edecek. Seni yalnızca bir şair olarak değil, vicdanını şiirine dönüştüren bir insan olarak saygı ve özlemle anıyoruz.











